Kamalak: Bu seçimlere sıfır barajla giriyoruz | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Kamalak: Bu seçimlere sıfır barajla giriyoruz

maksut ibrahim

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
6 Kas 2009
Mesajlar
5,889
Puanları
0
SP lideri Kamalak: Bu seçimlere sıfır barajla giriyoruz
 
24.10.2015 17:22
Saadet Partisi(SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, “Saadet Partisi’ne verilen oylar boşa gider” diyenlere Samsun’dan seslendi. Kamalak, “Bu seçimlere sıfır barajla giriyoruz, siz yeter ki milletvekili...
http://www.bugun.com.tr/son-dakika/sp-lideri-kamalak-bu-secimlere-1892667.html
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,282
Puanları
83
bu kamalak, nasıl gider başımızdan....
 

maksut ibrahim

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
6 Kas 2009
Mesajlar
5,889
Puanları
0
Bu seçimlere sıfır barajla giriyoruz diyorsunuz
Bu nasıl oluyor
BARAJ SIFIR OLDUDA BİZİM HABERİMİZMİ OLMADİ

Bir de meclis de birinci parti olacagiz diyorsunuz

SİZ ANCAK SIFIRI SANDIK DA BULURSUNUZ
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,282
Puanları
83
kamalak ile,yerinde saymaya devam....
 

KAFKAS

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
3 Nis 2014
Mesajlar
5,905
Puanları
63
İktidar olmayı bırak, meclise bile girme ihtimalleri yok; Buna rağmen "Geliyoruz", "Baraj yok" yalanları ile milleti kandırmaya devam ediyorlar. Peki amaç ne olabilir?
Öncelikle %1 gibi bir oran bile Türkiye'yi CHP, MHP ve HDP'ye teslim etmek ve Batı'ya tekrar "Selahaddin Eyyübi'yi yendik" manşetleri attırmak, Türkiye'nin büyük yatırımlarını durdurmak, FETÖ'yü, Doğan'ı ve PKK'yı kurtarmak için yetiyor.
Bu yüzden FETÖ ve Doğan üzerine düşeni yaparak sürekli manşetlere ve kanallarının baş köşelerine taşıyor; Daha önce Kılıçdaroğlu'nun da dediği gibi "Kullanıyor". PKK ise yerinde ziyaret ediliyor.
HÜDA PAR bile barajı aşamayacağını bildiği için seçimlere katılmayıp oyları bölmek istemezken bunlar üstüne üstlük "Sakın ha barajı aşamaz diye bizden vazgeçmeyin, baraj yok" yalanı da niyetlerini ortaya koyuyor.
Kimseye "Ocu-bucu" demiyoruz, ancak bu yaptıklarının yukarıda saydığımız örgütleri hatta İsrail'i bile sevindirdikleri de bir gerçek.
 

Dua Nur

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Nis 2007
Mesajlar
37,459
Puanları
63
Bu seçimlere sıfır barajla giriyoruz diyorsunuz
Bu nasıl oluyor
BARAJ SIFIR OLDUDA BİZİM HABERİMİZMİ OLMADİ

Bir de meclis de birinci parti olacagiz diyorsunuz

SİZ ANCAK SIFIRI SANDIK DA BULURSUNUZ
Yalancının mumu 1 kasıma kadar yanar:)))))))))
 

DESIFRE

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Şub 2012
Mesajlar
3,817
Puanları
0
Anayasa’da %10 gibi bir baraj yoktur. Baraj 298 sayılı Kanunla konulmuştur.
BİREYSEL BAŞVURU

1) Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili olarak iki dönem Parti’mizin Anayasa Bütçesi üzerindeki görüşleri hep tarafımdan beyan edilmişti. Bu beyanlarımda ısrarlı biçimde, Anayasa Mahkemesi nezdinde insan haklarıyla ilgili bir dairenin mutlaka kurulması gerektiğini vurgulamıştım.
2) Ayrıntıya girmeden belirtelim ki bu talebimiz, 2010 yılında, Anayasa’da değişiklik yapan 5982 sayılı Kanunla “Bireysel Başvuru” sistemiyle büyük ölçüde karşılanmıştır.
3) “Bireysel Başvuru” sistemi Anayasa’nın 148.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45-51.maddelerinde düzenlenmiştir.
4) Anayasa’nın 148.maddesinin 3.fıkrasına göre;
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”
5) Buna göre bir aday milletvekili seçilecek kadar, diyelim 40 bin oy almıştır. Ancak partisi %10’luk barajı aşamamıştır. Bu yüzden, kendisine milletvekili mazbatası verilmemiştir.
Buna karşılık kendisinden daha az oy alan, misalen 30 bin oy toplayan diğer bir aday sırf partisi %10’luk barajı geçtiği için milletvekili seçilmiş sayılacaktır.
Biz, konu daha iyi anlaşılsın diye 40.000 - 30.000 misalini verdik ama, bireysel başvuru için bir tek oyun fazla olması bile yeterlidir.
Bu durumda 40 bin oy alan aday bakımından bir hak ihlalinin olduğu hiçbir tartışmaya meydan vermeyecek kadar açıktır.
İşte Anayasa Mahkemesi, daha çok oy aldığı halde, mazbatası başkasına verilen aday bakımından (tıpkı Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi) bir hak ihlalinin olup olmadığını tespit edecek ve mazbatanın hak sahibine verilmesini sağlayacaktır.
6) Hemen belirtelim ki Anayasa’da %10 gibi bir baraj yoktur.
7) Baraj 298 sayılı Kanunla konulmuştur.
8) Anayasa’nın 11.maddesine göre kanunlar Anayasa’ya aykırı olamaz.
9) Herhangi bir aday, seçilecek kadar oy aldığı takdirde, partisi barajı aşamamış olsa bile, Anayasa’nın 148.maddesinin 3.fıkrasında aranan şartların tamamını sağlamış olacaktır.
10) Çünkü seçme ve seçilme hakkı Anayasa’nın teminatı altında bulunan bir temel haktır.
Anayasa Mahkemesi’nin 9 Eylül 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 23.07.2014 tarih ve Başvuru numarası 2014/5425 olan kararına göre (yerel seçimler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kapsamına girmediği halde) milletvekili seçimleri Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kapsamına girmektedir.
11) Öte yandan Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları için, Anayasa madde 79 uyarınca olağan kanun yolu tüketilmiş sayılmaktadır.
12) Anayasa Mahkemesine başvuru süresi seçim kurulu kararının tebliğ (öğrenildiği) tarihten itibaren 30 gündür.
NOT:
Baraj olayının bir türünü biz, Refah Partisi döneminde, 1996 yılında yaşadık.
Şöyle ki:
1995 Genel Seçimlerinden Refah Partisi (RP) birinci parti olarak çıkmıştı.
Teamül gereği Meclis başkanının RP’den seçilmesi, hükümeti kurma görevinin de RP Genel Başkanına verilmesi gerekiyordu.
Fakat Anayasa teamülüne itibar edilmesi. Meclis başkanlığına ANAP’lı Sayın Mustafa KALEMLİ seçildi. Hükümeti kurma görevi de ANAP Genel Başkanı Sayın Mesut YILMAZ’a verildi.
Sayın YILMAZ, hükümeti kurdu. Hükümet için güvenoyu oylaması yapıldı. Meclis Başkanı hükümetin güvenoyu aldığını açıkladı.
Gerçekten, kanun gücünde olan Meclis İçtüzüğü’nün 105.maddesine göre hükümet güvenoyu almıştı. Çünkü 105.madde “Kabul oylarının sayısı ret oylarının sayısından fazla olması halinde hükümet güvenoyu almış sayılır” diyordu.
Ama Anayasa, oldukça karışık biçimde, farklı bir ifade kullanıyordu.
Anayasa 96.maddesinde “Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa’da başkaca bir hüküm yoksa, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir”diyordu.
Güven oylamasında kabul oylarının sayısı ret oylarının sayısından –hem de epey- fazlaydı ama oylamaya katılanların salt çoğunluğuna ulaşmıyordu.
Bu durumda İçtüzüğe göre güvenoyu almış olan Hükümet, Anayasa’ya göre güvenoyu almamıştı. En azından Refah Partisi’nin iddiası böyle idi.
Tüzük Anayasa’ya aykırı olamazdı.
RP kadrolarına göre Hükümetin güvenoyu almış sayılabilmesi için kabul oylarının ret oylarından fazla olması yetmezdi. Aynı zamanda salt çoğunluğa da ulaşması gerekiyordu.
Salt çoğunluğu bulmak için ise “kabul oyları”+ “ret oyları”+ “çekimser oylar” toplanmalı ve ikiye bölünmeliydi.
Konu, Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü.
Neticede RP kadrolarının iddiası Anayasa Mahkemesi tarafından kabul gördü. Hükümetin güvenoyu almadığı anlaşıldı. Mesut Yılmaz hükümeti düştü.
54.Efsane Erbakan Hükümeti (Refah-Yol) kuruldu.

Kısacası, önümüze konan engel 1996’da Anayasa Mahkemesi yoluyla aşılmıştı.
Hiç şüphe yoktur ki seçilecek kadar oy alan adayların mazbataları, Partileri %10’luk barajı aşamamış olsa bile, bireysel başvuru sonunda kendilerine mazbataları verilecektir.
Gayet tabiidir ki seçilecek kadar oy alamadığı halde sırf partisi %10’luk barajı geçtiği için seçilmiş sayılan kişinin de mazbatası iptal edilecektir.
Tıpkı haksız olarak görevden alınan bir bürokratın yerine, bir başkasının atanması halinde görevden alınan bürokratın mahkeme kararıyla yeniden görevine dönmesi (hakkını alması) gibi. 07.10.2015

Prof. Dr. Mustafa KAMALAK
 

Enes

Paylaşımcı Üye
İhvan Üyesi
Katılım
6 Haz 2006
Mesajlar
14,095
Puanları
113
böyle bir şeyin mümkün olmadığını en iyi kamalak bilir ama maksat insanların kafasını bulandırmak.

ee akıl hocası pensilvanya olunca insan rezil de olur
 

kebîkec

Paylaşımcı Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Eyl 2007
Mesajlar
7,707
Puanları
113
Sıfırla girdiğine bende şahidim. :)
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,282
Puanları
83
Anayasa’da %10 gibi bir baraj yoktur. Baraj 298 sayılı Kanunla konulmuştur.
BİREYSEL BAŞVURU

1) Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili olarak iki dönem Parti’mizin Anayasa Bütçesi üzerindeki görüşleri hep tarafımdan beyan edilmişti. Bu beyanlarımda ısrarlı biçimde, Anayasa Mahkemesi nezdinde insan haklarıyla ilgili bir dairenin mutlaka kurulması gerektiğini vurgulamıştım.
2) Ayrıntıya girmeden belirtelim ki bu talebimiz, 2010 yılında, Anayasa’da değişiklik yapan 5982 sayılı Kanunla “Bireysel Başvuru” sistemiyle büyük ölçüde karşılanmıştır.
3) “Bireysel Başvuru” sistemi Anayasa’nın 148.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45-51.maddelerinde düzenlenmiştir.
4) Anayasa’nın 148.maddesinin 3.fıkrasına göre;
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”
5) Buna göre bir aday milletvekili seçilecek kadar, diyelim 40 bin oy almıştır. Ancak partisi %10’luk barajı aşamamıştır. Bu yüzden, kendisine milletvekili mazbatası verilmemiştir.
Buna karşılık kendisinden daha az oy alan, misalen 30 bin oy toplayan diğer bir aday sırf partisi %10’luk barajı geçtiği için milletvekili seçilmiş sayılacaktır.
Biz, konu daha iyi anlaşılsın diye 40.000 - 30.000 misalini verdik ama, bireysel başvuru için bir tek oyun fazla olması bile yeterlidir.
Bu durumda 40 bin oy alan aday bakımından bir hak ihlalinin olduğu hiçbir tartışmaya meydan vermeyecek kadar açıktır.
İşte Anayasa Mahkemesi, daha çok oy aldığı halde, mazbatası başkasına verilen aday bakımından (tıpkı Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi) bir hak ihlalinin olup olmadığını tespit edecek ve mazbatanın hak sahibine verilmesini sağlayacaktır.
6) Hemen belirtelim ki Anayasa’da %10 gibi bir baraj yoktur.
7) Baraj 298 sayılı Kanunla konulmuştur.
8) Anayasa’nın 11.maddesine göre kanunlar Anayasa’ya aykırı olamaz.
9) Herhangi bir aday, seçilecek kadar oy aldığı takdirde, partisi barajı aşamamış olsa bile, Anayasa’nın 148.maddesinin 3.fıkrasında aranan şartların tamamını sağlamış olacaktır.
10) Çünkü seçme ve seçilme hakkı Anayasa’nın teminatı altında bulunan bir temel haktır.
Anayasa Mahkemesi’nin 9 Eylül 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 23.07.2014 tarih ve Başvuru numarası 2014/5425 olan kararına göre (yerel seçimler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kapsamına girmediği halde) milletvekili seçimleri Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kapsamına girmektedir.
11) Öte yandan Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları için, Anayasa madde 79 uyarınca olağan kanun yolu tüketilmiş sayılmaktadır.
12) Anayasa Mahkemesine başvuru süresi seçim kurulu kararının tebliğ (öğrenildiği) tarihten itibaren 30 gündür.
NOT:
Baraj olayının bir türünü biz, Refah Partisi döneminde, 1996 yılında yaşadık.
Şöyle ki:
1995 Genel Seçimlerinden Refah Partisi (RP) birinci parti olarak çıkmıştı.
Teamül gereği Meclis başkanının RP’den seçilmesi, hükümeti kurma görevinin de RP Genel Başkanına verilmesi gerekiyordu.
Fakat Anayasa teamülüne itibar edilmesi. Meclis başkanlığına ANAP’lı Sayın Mustafa KALEMLİ seçildi. Hükümeti kurma görevi de ANAP Genel Başkanı Sayın Mesut YILMAZ’a verildi.
Sayın YILMAZ, hükümeti kurdu. Hükümet için güvenoyu oylaması yapıldı. Meclis Başkanı hükümetin güvenoyu aldığını açıkladı.
Gerçekten, kanun gücünde olan Meclis İçtüzüğü’nün 105.maddesine göre hükümet güvenoyu almıştı. Çünkü 105.madde “Kabul oylarının sayısı ret oylarının sayısından fazla olması halinde hükümet güvenoyu almış sayılır” diyordu.
Ama Anayasa, oldukça karışık biçimde, farklı bir ifade kullanıyordu.
Anayasa 96.maddesinde “Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa’da başkaca bir hüküm yoksa, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir”diyordu.
Güven oylamasında kabul oylarının sayısı ret oylarının sayısından –hem de epey- fazlaydı ama oylamaya katılanların salt çoğunluğuna ulaşmıyordu.
Bu durumda İçtüzüğe göre güvenoyu almış olan Hükümet, Anayasa’ya göre güvenoyu almamıştı. En azından Refah Partisi’nin iddiası böyle idi.
Tüzük Anayasa’ya aykırı olamazdı.
RP kadrolarına göre Hükümetin güvenoyu almış sayılabilmesi için kabul oylarının ret oylarından fazla olması yetmezdi. Aynı zamanda salt çoğunluğa da ulaşması gerekiyordu.
Salt çoğunluğu bulmak için ise “kabul oyları”+ “ret oyları”+ “çekimser oylar” toplanmalı ve ikiye bölünmeliydi.
Konu, Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü.
Neticede RP kadrolarının iddiası Anayasa Mahkemesi tarafından kabul gördü. Hükümetin güvenoyu almadığı anlaşıldı. Mesut Yılmaz hükümeti düştü.
54.Efsane Erbakan Hükümeti (Refah-Yol) kuruldu.

Kısacası, önümüze konan engel 1996’da Anayasa Mahkemesi yoluyla aşılmıştı.
Hiç şüphe yoktur ki seçilecek kadar oy alan adayların mazbataları, Partileri %10’luk barajı aşamamış olsa bile, bireysel başvuru sonunda kendilerine mazbataları verilecektir.
Gayet tabiidir ki seçilecek kadar oy alamadığı halde sırf partisi %10’luk barajı geçtiği için seçilmiş sayılan kişinin de mazbatası iptal edilecektir.
Tıpkı haksız olarak görevden alınan bir bürokratın yerine, bir başkasının atanması halinde görevden alınan bürokratın mahkeme kararıyla yeniden görevine dönmesi (hakkını alması) gibi. 07.10.2015

Prof. Dr. Mustafa KAMALAK
deşifre kardeşim, beni bilirsin, bir milyon oyum olsa, bir tanesini bile, akp ye vermem.. lakin, sayın kamalak abmizin yaptığı, partiyi küçük düşürmekten başka bir şey değil... Rahmetli Hocamız, yüzde 5 oyu olduğu vakit bile, sanki yüzde 50 oyumuz varmış gibi, insana heyecan verdirirdi, böyle şeylere tevessül etmezdi....mecliset olmak veya olmamak arasındaki fark, o kadar büyük değil.... Rahmetli Hocamız, ırak tezkeresini, meclis dışındayken, milletvekillerini etkileyip, hayır oyu verdirmişti... hatta, belki çoğu kimse hatırlamaz, Hocamız yine meclis dışındayken, akp nin yerel yeönetimleri destekleme, yani, yerinde yönetim diye çıkarmak istediği kanunu, gündeme gelir gelmez, yaptığı açıklamalarla, geri çektirmişti.... ben, yalışmıymış gençmiş ona bakmam....ne kadar iyi niyetli olursa olsun, maalesef sayın kamalak abimiz, bu görevin adamı değil.....
 

maksut ibrahim

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
6 Kas 2009
Mesajlar
5,889
Puanları
0
Aslinda kamalak ak parti icin cok iyi calisiyor

kamalak i dinleyen ak partiye gidiyor

neden gidiyorlar ?

CÜNKI KAMALAK INSANLARIN GÖZÜNE BAKA BAKA YALAN SÖYLÜYOR
 

maksut ibrahim

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
6 Kas 2009
Mesajlar
5,889
Puanları
0
7 haziran da milli ittifak vardı

1 Kasım da milli ittifak a ne oldu

milli gitti

sıfır baraj geldi

sıfır baraj 7 haziran da neden yoktu
 

KAFKAS

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
3 Nis 2014
Mesajlar
5,905
Puanları
63




:):):):):):):):):):):):)
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Sadece SP için demiyorum. Herkes için:

7 Haziran sonrasında yaşadıklarımız milletimize, bizlere ders vermeli. Göz odur ki dağın ardını göre. Akıl odur ki başa geleceği bile.
 

talib

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,906
Puanları
113
SP lideri Kamalak: Bu seçimlere sıfır barajla giriyoruz
 
24.10.2015 17:22
Saadet Partisi(SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, “Saadet Partisi’ne verilen oylar boşa gider” diyenlere Samsun’dan seslendi. Kamalak, “Bu seçimlere sıfır barajla giriyoruz, siz yeter ki milletvekili...
http://www.bugun.com.tr/son-dakika/sp-lideri-kamalak-bu-secimlere-1892667.html
Maksat Fetullah'a hizmet olsun. SP'liler de biliyor sıfır baraj olmadığını. Ama müslümanların oylarını ne kadar bölebiliriz endişesi insana yalanı çok kolay söyletebilir. Namazları, oruçları bilmem kurtarabilir mi bu ihanetlerinden dolayı SP'li arkadaşları.
 

erdemceerdem

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
29 Eyl 2006
Mesajlar
2,617
Puanları
83
bu kamalak, nasıl gider başımızdan....
bu sorudan; ben kendi değerlendirmemi ve kendime uyarlamamı yapıyorum hacım...

inandığında katılaşmış insanları, ikinci bir alternaife yönelmelerine engel olmak için bence...

Gülen cemaatinin yüzünü milletimiz gördükten sonra, 1 kasım seçim öncesi saadet akparti görüşmeside

aslında aradaki yakınlığın ne derece arttığına da işarettir bence...

ve aslı artık bizle vakit harcamayın, gidin hem kendi hem bizi hayatımızı kurtarın ve akpartiye oy verin havasında...

öyle yorumluyorum haziran seçimlerinden bu tarafa ki hallerinden..
 
Üst