İftiraya cevaptır... | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

İftiraya cevaptır...

alitufan2003

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
27 Ağu 2013
Mesajlar
1,370
Puanları
0
.............Öngütçü taifenin alimleri ve kaynakları çarpıtarak ..........
1-) Biraz utanman kalsaydı böyle bir cümle kullanmaya yüzün kızarırdı..
Hatırlarsan Muhyiddin Arabi Hz.lerinin bir eserinde böyle bir cümle olmadığını iddia etmiştin ve bende tüm forumu şahit tuttarak burada orjinal metni sergiledim..
Hala yüzün kızarmadan iftira ediyorsun...
Yazık...

2-) ÖMER ÖNGÜT -K.S.- HAZRETLERİ:

Ahir zaman fitnelerinin ve ahir zaman bölücülerinin içyüzünü ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerle ortaya dökmüştür.
YIL:2000

Zamanında bu hakikatleri neşrettiğinde bu adam dine hizmet edenleri tekfir ediyor diye itham edenler, "Şimdi yandık anam, meğer memleketi yıllardır ifsat etmişler, nasıl temizleriz diye feryat ediyorlar..."
OLAN MEMLEKETE OLDU TABİİİ..
Bu zat bunların içyüzlerini taaa o zamandan görüyordu....
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bu durumu bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle açıklamıştır:
“Mümin-i kâmil’in ferasetinden sakınınız. Çünkü o Azîz ve Celîl olan Allah’ın nuru ile bakar.” (Tirmizi)
Bunun mânâsı; kalbindeki nur-i ilâhî ile sırlarınızı keşfedeceği büyük ihtimaldir. Bu lütfu onlara Allah-u Teâlâ vermiştir.
Bir Hadis-i şerif’lerinde de Hakk ehlinin kalplerindeki nuru Zuhal yıldızına benzetmişlerdir. Doğduğu zaman o yıldızın bir ok gibi ziyası nasıl karanlıkları delip geçiyorsa; Hakk ehli de böyledir, kalplerindeki ilâhî nur sayesinde keşifleri mümkün olur.

Biraz aklınız olsaydı
( hirahos vb.'leri ) ; ya bizim asrın müceddidi dediklerimiz bu küfrü hoşgörücülere methiyeler düzüyordu, zamanında nasıl göremedi içyüzünü diye sorgularsınız?
Unuttunuz beyanlarınızı:

*
F.GÜLEN için;“Ehl-i Sünnet bir âlimdir, ona hüsn-ü zannımız var” MAHMUD USTA OSMANOĞLU
* Cübbeli Ahmet'in mektubu:
"bana ismen dua eden ve talebelerine de ismen dua yapmalarını emreden muhterem Fethullah Hocamız’ı biz de ismen dualarımızda zikredelim ki böylece vefamızı göstermiş olalım."
13 Eylül 2012 Perşembe/Metris Cezaevi

F.GÜLEN Sizler için alim olabilir...Amma Hatem-i Veli onun içyüzünü taaaa ilk zamanında ortaya döktü ve şu ibretlik cümlesi de hala eserde mevcuttur!!!!

"Bu ajanlar küffâra hizmet ediyorlar. Kâfirlerin harp ile yapamadığını, ajanlar bu perde arkasından yapmaya çalışıyorlar. Bu millet hilenizi sezecek ve bu güzel vatanı başınıza dar getirecek.

Zira Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde buyuruyorlar ki:
“Fitne onlardan çıktı ve yine onlara dönecektir.” (Beyhakî)"
HATEM-İ VELİ ÖMER ÖNGÜT -K.S.- HAZRETLERİ http://www.hakikat.com/dergi/81/bsyz8125.html


Şimdi size soruyorum:


a-) F.GÜLEN:
“Kadınların başlarını örtmesi iman meselesi ölçüsünde önem arzetmez. Allah’a karşı kulluk, umumi manada kulluk ölçüsünde önem arzetmez bunlar. Teferruata ait meseledir. "
“Kadınlardan idareci olmasının hiçbir sakıncası yoktur.”
Cebrâil Aleyhisselâm hakkında; “Gökyüzünden inse, parti kursa, kusura bakma ben senin partine girmem desteklemem derim.”
Hıristiyan papazları, yahudi hahamları ile hoşgörü toplantıları yaparak; “Keşke her köşeye bir hoşgörü vakfı kursak da herkes hoşgörü soluklasa.”
Himmet geceleri, iftar ziyafetleri ile trilyonlarca lira para toplanması ve BANKA kurulması...

b-) REFAH DİNİ
Bolu mitingi "Burada bir veli varmış. Refah'a hizmet etti de mi veli oldu?"
13 Mayıs 1991 tarihinde Sıcak Çermik'te düzenlenen RP Eğitim Semineri;
"Oyunuzu RP'ye verin diye 3 köye gitmiş birisine ahirette, `biz sana 5 köye gidecek takat verdik, diğerlerine niye gitmedin diye yanacaksın' denilecek."
"Sen Refah Partiye hizmet etmezsen hiçbir ibadetin kabul olmaz"
"Şuurla Refah'a çalışan cennete gidiyor, neden? Çünkü Refah demek Kuran nizamını hakim kılmak için çalışmak demektir. Sen Refah'tan başkasıdan oldun mu yerin cehennemdir."
"Bir müslüman, zekatını götürüp fakire veremez.Parti çalışmaları için zekat parasından harcama yapılır. Zekatı Refaha vereceğiz, uygun yerlere o dağıtacak."

Bunlar İSLAM DİNİNDE var mıdır?

3-) Eğer gerçekten sizin de derdiniz ve gayeniz İSLAM olsaydı, CİHAD olsaydı, ne dilencilik yapardınız ne de faiz ile iştigali olan yerlere tevessül ederdiniz!!!
Gözünüzü açın biraz!!!


Utanmadan bu rezilliğinize bir de hadis-i şerifi alet ediyorsunuz!!!!

Git bütün illerdeki hakikat kitabevlerini gez!
Kredi kartı ile ödeme yapabiliyormusun?
Veya banka kartı ile?
Sana şu cevabı verecekler:

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz fâizin her çeşidinin günahını otuz altı zinâya eşit saymıştır.
ve Hadis-i şerif'lerinde buyurmuşlar ki:
"İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, fâiz yemeyen kimse kalmayacaktır. Fâizin kendisini yemese bile tozunu yutacaktır." (Ebu Dâvud)
Faizin müessesesi ile iş yapmak ona destek olmak gibidir o nedenle biz hiçbir banka ile iş yapmıyoruz!!!


Veya sor ben zekatımı size bağışlamak istiyorum de?
Sana şu cevabı verecekler:

"Zekâtlar: Allah'tan bir farz olarak yoksullara, düşkünlere, onu toplayan memurlara, kalbleri müslümanlığa ısındırılacaklara verilir; kölelerin, borçluların, Allah yolunda olanların ve yolda kalanların uğrunda sarfedilir. Allah bilendir, hakîmdir."(Tevbe: 60)
Bu ayeti kerime mucibince biz zekat toplamayız!!!
Zekat fakirin hakkıdır!!!
 

dostluk

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
5,663
Puanları
83
Yaş
48
Isim vererek başka cemaatleri kötüledimi kötülemedimi ..nokta.

artı Mahmut efendi gerçekten ehlisünnet mir İslam alimidir kitaplarında yanlış olan hibe konu yoktur ..bir partinin söylemleri yüzünden kitaplardaki doğrular. Ve o Âlim yok sayılamaz karalanamaz..Süleyman efendi deseniz o keza..bir alimin evladı taraftarları yüzünden o âlim kötülenemez..
 

lafons7275

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
19 Şub 2013
Mesajlar
21,533
Puanları
83
Sen şimdi neye cevap verdiğini zannediyorsun, biz ne dedik sen ne yaptın.

Dükkandaki pc nin sık kullanılan kısmına kaydetmiştim o linki. P.tesi gündüz buyur gel foruma da neyi ispatlaman gerektiğini anla.
 

Kurtuluş26

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
6 Ocak 2014
Mesajlar
860
Puanları
18
Web sitesi
islamikonular.weebly.com
@alitufan2003
Allah razı olsun kardeşim.Hakikati arayana gayet açıp.Onların sorularına sürekli cevap veriliyor iliimle,delil ile birlikte.Fakat diğerleri sadece konuşuyorlar.Çoğunda hakaret edenleri görüyorum.Evet ne yazıkki diliyle helak olan çoktur.Birinin hayatını bilmeden,eserlerini okumadan nasıl düşman olunur,iftiralara nasıl destek verilir?Bu zor bir iş fakat başarıyorlar.

Cahil diyenlere soruyorum"HAZRET-İ MUHAMMED
ALEYHİSSELÂM"
eserini okudunuz mu?YokOkuyanlara sordunuz mu?Yok
Kuranı Kerim Tefsirini Okudunuz Mu?Yok Meali? Yok?
Sözler ve Notlar?Yok Hatemi Veli hakkında kaç evliya hangi eserlerinde bahsetmiş?Bunları okudunuz mu?YokHayatı hakkında bir bilginiz var mı?YokNeden düşman olduğunuzu biliyormusunuz?Evet küfre rıza göstermedi susturamadık...

Organ nakli konusundada kesmeyin,doğramayın,öldürmeyin diyoruz.Fakat yanlış fetva veren ahir zaman hocalarının peşlerinden gidiyorlar.Okumadan konulara atlıyorlar.Sırf eserden alıntıyla doktor olanlara dahi cevap verildi .Doktor diyor "asla fişi çekin hasta yaşamaz!"1 örnek verdim inanmadı.Diğer örnekleri sıraladım cevap kesildi.İsteyen istediğine inansın. Hakikati kimse değiştiremeyecek.İsteniz kadar iftira atın,yalan söyleyin.Biz ölsekde,bu yoldan atılsakta her zaman bu yol devam edicek.Hz.Mehdi(a.s) zamanıda az kaldı biraz daha bekleyin.
Hesap gününde kim tir tir titreyecek kim sevinecek.Bakalım.

Eserlerin hiçbirisine cevap veremezler.Bu sebeble yalan,iftira,hakaret ile eserlerin okunmaması için ellerinden geleni yaparlar.Fakat kendi kendileri helak oluyor.İftira atanların hepsi iftira attıkları ortaya çıkıp hakkı batıla karıştıramamışlardır.Eserler ise dünyaya yayılıp okunmaktadır.

"Bu, dimdik ayakta duran bir dindir." (Rûm: 30)


İslam hiç değişmedi.Sadece insanlar zanlarına uyup parçalandı.Kuran ve sünneti kimse ayırmayacak.İslamı değiştirmeyede kimsenin gücü yetmez.Ancak kendini helak ederler ve bazılarının imanlarını çalarlar.
 

Ahi Evran

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
1,695
Puanları
38
Yaş
42
Merhum Ömer Öngüt'ün kusuratı çoktur, tekfire varan ithamları ile hesap verecektir, Allah taksiratını affetsin...

Üzücü olan fitne, fesadının tarikat adı altında devam ediyor olması!...

Öngütçülere tavsiyemiz, (kendi lisanlarıyla söyülüyorum) meşayıhın yoluna girsinler, şeyhlerine de istiğfar etsinler, yoksa hesap günü işleri var!...
 

ukubat

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
1,937
Puanları
63
Web sitesi
www.ismailaga.org.tr
Merhum Ömer Öngüt'ün kusuratı çoktur, tekfire varan ithamları ile hesap verecektir, Allah taksiratını affetsin...

Üzücü olan fitne, fesadının tarikat adı altında devam ediyor olması!...

Öngütçülere tavsiyemiz, (kendi lisanlarıyla söyülüyorum) meşayıhın yoluna girsinler, şeyhlerine de istiğfar etsinler, yoksa hesap günü işleri var!...
Öngütçülerin peşinden giden taife o kadar haddi aşmış ve mizandan çıkmış ki hiçbir makul vaaza kula verecek durumda değiller.
"Tek müslüman biziz bizdne gayrısı kafirdir!" gibi kokuşmuş ve azgın bir zihniyete karşı hiçbir umudum yok.
Allah şerlerinden emin eylesin ve daha aralarına kimsenin kapılmasından cümle ümmeti muhammedi muhafaza etsin diyoruz...
 

alitufan2003

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
27 Ağu 2013
Mesajlar
1,370
Puanları
0
Öngütçülerin peşinden giden taife o kadar haddi aşmış ve mizandan çıkmış ki hiçbir makul vaaza kula verecek durumda değiller.
"Tek müslüman biziz bizdne gayrısı kafirdir!" gibi kokuşmuş ve azgın bir zihniyete karşı hiçbir umudum yok.
Allah şerlerinden emin eylesin ve daha aralarına kimsenin kapılmasından cümle ümmeti muhammedi muhafaza etsin diyoruz...
Bu kimse bir iftira etmiş ve @hirahos'ta her zaman ki gibi nerede o büyük zat'a bir iftira edilse altına imzasını atmış...

Hirahos ve ukubat;

Şimdi,
Bu zat'ın 38 ciltlik külliyatı birçok dilde çevrilmiş olarak, dünyanın dört bir tarafına yayılmaktadır. Tek bir islam'a mugayir cümlesini gördünüz mü?



İsmail Hakkı Bursevî -kuddise sırruh- Hazretleri "Kenz-i Mahfi" adlı eserinde Hâtem-i veli'nin ilmi ve eserlerinden şöyle bahsetmiştir:
"Hatemü'l-veli ise -kuddise sırruh-, bütün velilerden üstündür. Çünkü, en kâmil vâris odur. Buna delil ise, tasnif ettiği eserlerinin pek çok olacağıdır. Nasıl ki bu, ehline gizli değildir." (Kenz-i Mahfî. 10. Bahis)

Sizlerin Hatem-ül Evliya'yı reddini anlayabiliyoruz. Çünkü İsmail Hakkı Bursevî -kuddise sırruh- Hazretleri sizler gibiler hakkında buyurur ki:

"Hatmü'l-evliyâ üzerine inkârın çok ve fazla oluşu, tam mazhar oluşundandır." (Kitabu'n-Netice)

Fakat YALAN söyleminizi anlamıyoruz.
Çünkü beyanlarınızda hep Ehl-i sünnet var amma Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyurmuşlardır:"Yalandan sakınınız. Zira yalan ile iman bir arada bulunmaz." (Ahmed bin Hanbel)

Şimdi,
Bize getirin deyin ki, İslam'da böyle amma Ömer ÖNGÜT -k.s.- Hazretleri farklı söylüyor.
Buyrun...
Hodri meydan...
Bütün kitapları ortada...
Buyrun...


 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,969
Puanları
83
Şu festivale bir bakın arkadaşlar bir bakın ve değerlendirin ya !
Bu basiretsizlerin aynı kendileri gibi müceddid ilân edilen basiretsiz olan molla-hocaları daha 2 sene öncesine kadar Pensilvanyadaki zat için Ehl-i Sünnet bir âlimdir, ona hüsn-ü zannımız var” MAHMUD USTA OSMANOĞLU
* Cübbeli Ahmet'in mektubu:
"bana ismen dua eden ve talebelerine de ismen dua yapmalarını emreden muhterem Fethullah Hocamız’ı biz de ismen dualarımızda zikredelim ki böylece vefamızı göstermiş olalım."
13 Eylül 2012 Perşembe/Metris Cezaevi
…derken, bunların beğenmedikleri merhum Hatem-i Veli Ömer Efendi (k.s.) Hz.leri şöyle diyordu :
"Bu ajanlar küffâra hizmet ediyorlar. Kâfirlerin harp ile yapamadığını, ajanlar bu perde arkasından yapmaya çalışıyorlar. Bu millet hilenizi sezecek ve bu güzel vatanı başınıza dar getirecek.
Zira Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde buyuruyorlar ki:
“Fitne onlardan çıktı ve yine onlara dönecektir.” (Beyhakî)"
HATEM-İ VELİ ÖMER ÖNGÜT -K.S.- HAZRETLERİ
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bu durumu bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle açıklamıştır:
“Mümin-i kâmil’in ferasetinden sakınınız. Çünkü o Azîz ve Celîl olan Allah’ın nuru ile bakar.” (Tirmizi)
Bunun mânâsı; kalbindeki nur-i ilâhî ile sırlarınızı keşfedeceği büyük ihtimaldir. Bu lütfu onlara Allah-u Teâlâ vermiştir.
Bir Hadis-i şerif’lerinde de Hakk ehlinin kalplerindeki nuru Zuhal yıldızına benzetmişlerdir. Doğduğu zaman o yıldızın bir ok gibi ziyası nasıl karanlıkları delip geçiyorsa; Hakk ehli de böyledir, kalplerindeki ilâhî nur sayesinde keşifleri mümkün olur.
http://www.hakikat.com/dergi/81/bsyz8125.html
Yaw,şimdi Ey Millet ! Bunlara kanacak kadar saf ve echel kimse var mı bu forumda soruyoruz ? Bunlarda biraz utanma ve arlanma olsaydı en azından forumda kimsenin yüzüne bakacak yüzleri olmazdı !

 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
53
Son yazdığım konulardan biri geç açılıyor. Silindi zannettim. Neticede açtı ama çok zorlandı. Geç açılan konulardan millet çabuk vazgeçer. O nedenle ordaki şu yazılarımı ve ÖNEMLİ hususları burada tekrar edeyim de Öngüt ve elemanlarının, şeytanın maskarası olduğu bir kez daha görülsün ve onlardan sakınılsın:

Bütün Peygamberler Öngüt’ün Müntesibi ve Öngüt'e Muhtaç (Haşa)
EVLİYÂ-İ KİRAM
-Kaddesallahu Esrârehüm- HAZERÂTI’NIN “HÂTEMÜ’L-EVLİY” HAKKINDAKİ BEYAN ve İFŞAATLARI (83)

Seyyid Ali el-Hemedânî -kuddise sırruh- Hz.lerinin Hatem-i Veli Hakkındaki İfşaatçları(1)

HAYATI ve ESERLERİ

Asıl ismi Ali bin Şehâbeddîn bin Muhammed olan Seyyid Ali el-Hemedânî -kuddise sırruh- Hazretleri, Horasan da yetişen mutasavvıfların önde gelenlerinden olup, doğum tarihi hakkında kaynaklarda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Doğum yeri Hemedan'dır.
Hayatının önemli bir kısmını zâhirî ilimleri tahsil etmekle geçiren Hazret, kısa zamanda bu ilimlerde büyük bir kudret kazanmış ve ardından kendisini Tasavvuf'taki nihâî gâyeye eriştirecek kâmil bir mürşid aramaya başlamıştır. Bu maksatla devrin önde gelen mutasavvıflarından Mahmûd el-Mezdekânî -kuddise sırruh- Hazretleri'ne intisab eden Seyyid Ali el-Hemedânî -kuddise sırruh- Hazretleri, Şeyh Mahmûd el-Adkânî -kuddise sırruh- Hazretleri'nin irfan meclislerine katılıp her iki zâttan da feyz almıştır. "Menâkıbnâme"sinde bizzat kendi dilinden nakledildiğine göre; Muhyiddîn İbnü'l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri'nin eserleri üzerinde zaman zaman mütalâalarda bulunmuş olan Hazret, Şeyhü'l-ekber'in bir eserinde yetmiş gün boyunca riyâzet yaptığını okuyunca kendisini yüz yetmiş gün boyunca yiyip-içmekten alıkoyup, nefsini uzun müddet riyâzetle ıslâh yolunu tutmuştur. Ayrıca zamanındaki diğer velîlerle Tasavvufî bazı ıstılahlar hakkında münâzarada bulunmuş, kısa zamanda büyük bir kemâlâta kavuşmuştur. Hayatının bundan sonraki kısmını irşad vazifesini ifâ etmekle geçiren Hazret, talebeleri ve sevenleri yetiştirmek için Keşmir yakınlarında bir dergâh kurup ölümüne kadar hep bu yolda olmuştur.

Mîlâdî 1384 (H. 786) senesinde ebedî âleme göç eden Seyyid Ali el-Hemedânî -kuddise sırruh- Hazretleri, Hıtlân yakınlarına defnolunmuştur.

Seyyid Ali el-Hemedânî -kuddise sırruh- Hazretleri Tasavvuf alanında birbirinden kıymetli pek çok eser te'lif etmiş olup, "Zaharâtu'l-Mülûk" bunların başında gelmektedir. "Şerh-i Fusûsu'l-Hikem", "Şerh-i Esmâ'i'llâh", "Şerh-i Kasîde-i Hemziyye" adlarındaki şerhleri ve "Esrâr-ı Vahy" ile "Risâle fî Seyrü't-Tâlibîn" ismini taşıyan diğer eserleri de Tasavvufî kaynaklar arasında önemli bir yere sahiptir.

Eserleri vefâtından sonra, talebelerinden Nûreddîn Ca'fer el-Bedahşânî tarafından biraraya toplanıp geniş hacimli bir mecmuâ hâline getirilmiş; ayrıca söz ve menkîbelerinin bir kısmı da "Hülâsatü'l-Menâkıb" adı altında bu mecmuânın içine dâhil edilmiştir.

"HÂTEMÜ'L-VELÂYE" HAKKINDAKİ BEYAN ve İFŞAATLARI

Şeyhü'l-ekber Muhyiddîn İbnü'l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri'ne ve eserlerine karşı büyük bir alâka duyan Seyyîd Ali el-Hemedânî -kuddise sırruh- Hazretleri, Hazret'in "Hâtemü'l-velâye" ile ilgili hem en mühim, hem de çözümü en müşkil sırlarını içeren "Fusûsu'l-Hikem" adlı eserini şerhetmiş; eserde zikri geçen gizli ve kapalı noktaları, kendisine has muhteşem üslûbuyla açık bir biçimde ifşâ etmiştir.

İsm-i A'zam'ın Sırrına Mazhar Olup, "Hatm-i Velâyet"le Nîmetlendirilen Velî:


Seyyîd Ali el-Hemedânî -kuddise sırruh- Hazretleri "Şerh-i Fusûsu'l-Hikem" adlı eserinde, peygamberlerin ve velîlerin Hakk'ı ancak arada "Hâtemü'l-velâye" kandili bulunduğu taktirde görebildiklerine dikkati çekerek; "Hatm-i velâyet"e vâris olan velînin "İsm-i A'zam"ın yegâne mazharı olan Hâtemü'r-rüsul'ün bâtınına vâris olduğunu haber vermiştir:
"Hâtem-i rusül'ün rûhundan istimdâd etmedikçe, peygamberlerden hiç kimse Hakk'ı göremez, bilemez ve Hakk'a erişemez. Resullerin bile Hakk'ı ancak arada Hâtem-i evliyâ'nın kandili bulunduğu taktirde görebilmesi nedeniyle, aynı şekilde velîler de O'nu veliyy-i Hâtem'in kandilinden başka bir yerden göremezler. Şu hâlde Hakk'ın isimlerinin mazharları olan Enbiyâ -'aleyhimüsselâm-ın cümlesini (ona) muhtaç kılan öne geçme nerede olur?
Hâtem-i rusül -'aleyhi efdalü's-salâvâtü ve's-selâm- zâhir veyâ risâlet, bâtın veyâ velâyetle ilgili hakikatleri biraraya toplayan 'İsm-i a'zam'ın mazharıdır ve onun ismi bütün ilâhî isimleri kendi dâhiliyyeti altında bulunduran isimdir. Peygamberler Muhammedî nübüvvet makâmından alınan bir 'nübüvvet'le tesmiyye edilir, nübüvvet ise erişme ve tespit etmenin kemâlini gerekli kılanla Hatm olur. Öyleyse nübüvvetin bâtını da velâyet olur. İlim kesilmiştir ve velî olan kimsenin velâyetten herhangi bir şeye isti'dâdı, herhangi bir yol ile zuhûru gerektirir. Tâ ki erişmenin zuhûrunu kemâle erdirenin daha öteye geçmesiyle, görülecek olanın tamamı görülsün ve velâyetin ihtiyaç duyulan hissesi Hatm olup, bir kişi Hatm-i velâyet'le nîmetlendirilsin!" ("Şerh-i Fusûsu'l-Hikem", Süleymâniye Ktp. Şehid Ali Paşa, nr.: 2794/37, vr. 533a)

Hâtemü'r-Rüsul'ün Hâtemü'l-Evliyâ'ya Teslim Ettiği Üç Hazîne:

Seyyid Ali el-Hemedânî -kuddise sırruh- Hazretleri "Fusûsu'l-Hikem Şerhi"nde, peygamberlerin ve velilerin kendisine intisab ettiği, Hâtemü'r-rüsul'ün has velâyetinin sahibi olan Hâtemü'l-evliyâ'yı, Sultân'ın hazînesinin başına tayin edilmiş güvenilir bir hazînedara benzeterek, Sultân'ın bu hazînedâra birisini herkese, birisini kendisine bağlı olan seçkin kimselere, birisini de yalnızca kendisine ayırdığı üç hazînesini birden teslim ettiğini haber vermiş ve Sultân'ın kendisine mahsus olan hazînesini bu hazînedardan almasının, saltanatına hiçbir şekilde gölge düşürmeyeceğini ifşâ etmiştir:

"Bil ki Rûh-ı Muhammedî, nübüvvetin ve velâyetin asliyyetine sâhip ve her âlemin tümüyle zuhûrunu sağlayan ismin bütününe mazhardır. Gayb âlemi için de durum aynıdır. Nübüvvet feyzi, peygamberlerin ve velîlerin tümüne 'nübüvvet' ve 'velâyet' şeklinde paylaştırılmış iki hazînedir. (Bunun) temsîli ve mâhiyetini bildiren en büyük misâl ise; Sultân'ın herhangi bir malı, eline teslim edilmiş seçkin ve güvenilir bir hazînedardan almasıdır ki; kimi zaman malın bir kısmını hizmetçi ve bendelere, bir kısmını husûsî işlere sarf eder ve bir kısmını da gözetir ki, sağlam bir güvenilirlikle senden talep edebilsin. Şu hâle göre, talep vaktinde malı Sultân'a gizli bir hâlde, yalnız talep ediliş yönünden üstün olan bir kişi eriştirir ve (bu) talep ediş nedeniyle de, saltanatta hiçbir noksanlık meydana gelmez. İşte mutlak Muhammedî velâyetin hazînesi olan Hâtem-i evliyâ da böyledir; peygamberler de, velîler de onun tâbî ve müntesibleridir. 'Âdem benim bayrağım altındadır.' Şu hâlde velîler ve resuller Hakk'ı ancak Hâtem-i evliyâ mişkâtından görebilirler, her iki görüş de has velâyetten ve Hâtem-i evliyâ'lığa tahsis edilenlerin tümünün sâhibinden gelir." ("Şerh-i Fusûsu'l-Hikem", Süleymâniye Ktp. Şehid Ali Paşa, nr.: 2794/37, vr. 533a-533b)

Hâtemü'l-Evliyâ'ya Tevdî Edilen "Öz Velâyet"in Mâhiyeti:

Seyyid Ali el-Hemedânî -kuddise sırruh- Hazretleri'nin "Fusûsu'l-Hikem" kitabına yazdığı şerhte yer alan en mühim ve esrârlı noktalardan birisi de; "Nübüvvet"le "Velâyet"in, Hâtemü'l-evliyâ'nın has velâyeti ile, peygamberlerin ve diğer velîlerin velâyetleri arasındaki farkı izâh ettiği noktadır.

Hazret bu noktada; Hâtemü'l-evliyâ olan zâta Hâtemü'r-rüsul'ün bâtın verâsetiyle intikâl eden bu velâyet'in, vâsıtasız bir biçimde yalnızca Hakk'a dayanan, araya herhangi bir vâsıtanın karışmadığı, yalnızca ona tahsis edilmiş olan "Öz velâyet" olduğunu dile getirerek şöyle buyurmaktadır:

"Altın ker***, zâhirlerden ibâret olan Nübüvvet; gümüş ker*** ise bâtından ibâret olan Velâyet'tir. Vücûduyla her iki ker*** yerini de dolduran Hâtem-i evliyâ, Muhammedî Şerî'at'ın tâbîlerinin ve onların dışındaki tâbîlerin sağlayabildiği faydanın tamamına; yine Muhammedî Şerî'ata tâbi' olup ondan daha sonra gelen kimseler ise yalnızca bir parçasına ulaşmıştır. Nübüvvetin gümüş ker***le, velâyetin altın ker***le temsil edilmesine gelince; gümüşün üzerinde, karartıların üstüne yansımış bir beyazlık vardır. Beyaz Hakk'ın nûrunun misâli, karartılar ise halkıyyetin (yaratılışın) karanlığıdır. Nübüvvet'in bir tarafı Hakk'a, bir tarafı halka dönüktür. Şu kadar var ki altının Nûr'u pekişmiştir, muhkemdir ve özü tertemiz kılınmıştır. Tıpkı bunun gibi, (bu) velî de Hakk'a dayanmış ve yapışmış olup Öz'le meşguldür." ("Şerh-i Fusûsu'l-Hikem", Süleymâniye Ktp. Şehid Ali Paşa, nr.: 2794/37, vr. 534a)


Seyyid Ali el-Hemedânî -kuddise sırruh- Hazretleri'nin "Hâtemü'l-velâye" hakkında son derece mühim ifşaatlarda bulunduğu "Şerh-i Fusûsu'l-Hikem" adlı eserinden iki yaprak. Süleymâniye Ktp. Şehid Ali Paşa, nr.: 2794/37, vr. 533b-534a
"Hâtem-i rusül'ün rûhundan istimdâd etmedikçe, peygamberlerden hiç kimse Hakk'ı göremez, bilemez ve Hakk'a erişemez. Resullerin bile Hakk'ı ancak arada Hâtem-i evliyâ'nın kandili bulunduğu taktirde görebilmesi nedeniyle, aynı şekilde velîler de O'nu veliyy-i Hâtem'in kandilinden başka bir yerden göremezler. Şu hâlde Hakk'ın isimlerinin mazharları olan Enbiyâ -'aleyhimüsselâmın cümlesini (ona) muhtaç kılan öne geçme nerede olur?

Hâtem-i rusül'ün rûhundan istimdâd etmedikçe, peygamberlerden hiç kimse Hakk'ı göremez, bilemez ve Hakk'a erişemez. Resullerin bile Hakk'ı ancak arada Hâtem-i evliyâ'nın kandili bulunduğu taktirde görebilmesi nedeniyle, aynı şekilde velîler de O'nu veliyy-i Hâtem'in kandilinden başka bir yerden göremezler. Şu hâlde Hakk'ın isimlerinin mazharları olan Enbiyâ -'aleyhimüsselâm-ın cümlesini (ona) muhtaç kılan öne geçme nerede olur?"


Okumalara devam ediyoruz. Sıkıldım ama bırakmayacağız. Neler yumurtlamışlar neler? Renkli paragraf bu konunun ilk mesajından:

Altı çizili kalın yer: Şeriat sahibi Rasuller yani büyük Peygamberler dahi HAKKI ancak hatemül evliyanın yani Öngüt'ün kandilinden görebiliyorlar.

Belli ki Hatemül Enbiya (yani Rasulullah efendimiz) yazılan ya da yazılması gereken yere Öngüt'ü monte edivermişler ve mananın değişmesinden, Öngüt'ün Rasullere dahi kandil olmasından rahatsız değiller. Aman ya Rabbi, sapkınlığın bu türünden en çok, hepsinden Allah'a sığınıyorum. Bu güruhtan ve yazdıklarından razı değilim, beriyim, ya Rabbi...

Denilebilir ki bir yerdeki bir kelimeden yola çıkıp neler diyorsun? Belki sehven, hata ile "hatemül evliya" yazdılar... Hayır, dün akşamdan beridir neler okuyorum anlatsam dudaklarınız uçuklar. Bütün hepsinin sehven yazılması mümkün değil. Misallerini toptan vereceğiz okuma bitince. Şimdi bir misal:

Başka yerde yazmış edeb, ahlak, itikad ve feraset fakiri; Rasulullah efendimiz ve Öngüt, İKİ AYRI KANDİL olarak, ikisi de Adem As'dan önce yaratılmış güya... Haşa haşa...

Bunlar Öngüt'ün iddiaları. Foruma da taşımışlar. Bazı yerde nurcu, bazı yerde harici, bazı yerde batınici herif, Müslümanlara neler yutturmuş.

@lafons7275 @abdullah birisi @levent48, @Hattabi, @Kurtubi@ukubat @Dut_agaci @zulk@rneyn @Lucky Strike

@talib @ummuhan

... peygamberlerin ve velilerin kendisine intisab ettiği, Hâtemü'r-rüsul'ün has velâyetinin sahibi olan Hâtemü'l-evliyâ'yı ...

Bu da ilk mesajdan. Virgüle ve manaya dikkat!

---------------

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?150879-Seyyid-Ali-el-Hemed%C3%A2n%C3%AE-kuddise-s%C4%B1rruh-Hz-lerinin-Hatem-i-Veli-Hakk%C4%B1ndaki-%C4%B0f%C5%9Faat%C3%A7lar%C4%B1(1)&p=1527158#post1527158

Hata ile yazılmış bir kelimeyi büyütüyorsun diyebilecekler için o kısmın izahını da alıntılayalım, manaların aynen mevcut ve tekrarlandığı sabit olsun:

fakiri Nickli Üyeden Alıntı http://www.ihvanforum.org/showthread.php?p=1514234#post1514234

İşte mutlak Muhammedî velâyetin hazînesi olan Hâtem-i evliyâda böyledir; peygamberler de, velîler de onun tâbî ve müntesibleridir. 'Âdem benim bayrağım altındadır.' Şu hâlde velîler ve resuller Hakk'ı ancak Hâtem-i evliyâ mişkâtından görebilirler, her iki görüş de has velâyetten ve Hâtem-i evliyâ'lığa tahsis edilenlerin tümünün sâhibinden gelir.

Arama fonksiyonunu kullanarak bu satırları ilk mesajda bulunuz.

Tekrarla yazılan bu ifadelerin hatayla yazılmadığı sabittir. Öngüt ve elemanları, veli olmayı geçtik, kutub olmayı da geçtik, hatta Velilerin sonuncusu olmayı da geçtik; Peygamberleri kendilerine haşa muhtaç ve tabi hayal ediyorlar. haşa ve kella. Şu densiz, şu nursuz, şu dehşet davayı gördünüz mü?

HasbünAllahü...

Aradığımız ne idi? Neler bulduk!

"Allah'ın halifesi olduğunu dava eden Öngüt, Sahabeden hatta Ebubekir Sıddık efendimizden bile üstündür" şeklinde ifadelere acaba forumda nerde rastlamıştım diye arıyor, dün akşam ve bugün, saatlerdir fakiri ve diğer elemanların konularına bakıyordum. Artık ne gerek var ki? Adamlar Sahabeyi Ebubekir Sıddık efendimizi çoktan sollayıp Peygamberleri kendilerine tabi etmişler, haşa estağfirullah. Aramayı bırakıyoruz.

abdullah birisi Nickli Üyeden Alıntı

şimdi ben bu sapıklara sorsam, peygamberler ve veliler, son samuray öngüte, tabi ve mümtesibmidir diye, ne cevap alırım....

Abi nelerini okudum bilsen, donar kalırsın. Bu kadarını hakikaten ne biliyordum ne tahmin ediyordum. Biz de saf saf Fütuhatta yanlış aktarma vs. var diye oyalanıp duruyoruz. Bunların had sınır tanımayan şeytani davaları karşısında eseri yanlış anlamak/aktarmak zemzemle yıkanmış kaldı. Tevbe, daha uğraşmam bunlarla, Allah Teala, bunları kurtarsın.

Ehli Sünnetiz deyip bilmez isen daha çok Öngütler yutarsın ey Ümmet! Medet ya Rabbi!

____________

Kurt26’ya

Neyse, sürdürmeye gerek yok. Neticede sana bir kitap tavsiye edecek ordan mevcut bilgilerini kontrol et, şu bahisteki şu Hadis-i Şerifi mutlaka oku ve kendini ona göre ayarla diyecektim. Vazgeçiyorum.

Bütün Peygamberler, Öngüt'ün kandilinden Hakkı görür, peygamberler Öngütün tabi ve müntesibidir. Rasulullah efendimiz ile Öngüt, Adem As.'dan önce yaratılmış İKİ AYRI KANDİLdir diyen bir yolun sözleri seni uyandırmıyorsa, Hadis külliyatları okusan sana faydası yok. Sen bildiğine devam. Ara sıra istihare yap ki şüpheye düşmeyesin.

yazılar burada bitti...
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
53
Abi nelerini okudum bilsen, donar kalırsın ....

@alitufan2003 de burdan itibaren okuyabilir. Aynen kendisine ifade etmiş olduk.
 

Kurtuluş26

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
6 Ocak 2014
Mesajlar
860
Puanları
18
Web sitesi
islamikonular.weebly.com
Abi nelerini okudum bilsen, donar kalırsın ....

@alitufan2003 de burdan itibaren okuyabilir. Aynen kendisine ifade etmiş olduk.
Senin gibi düşmanlık için okuyan ne anlayacak?
Neden öğrenmek için okumadın?Kaç kere cevap verildi.
Bunların ki tekrar söylüyoruz keç inadı.
Yalanlarına,iftiralarına tekrar tekrar cevap verilmiştir.

Size soruyorum.Konunun başlığını okuyanla konunun tamamını okuyan bir midir?
Tekrar soruyorum konuyu anlamak için okumakla hata bulmak için okuyan bir midir?

Bu şahıs sayfa sayısı yanlış diye hata buldum diye sevinen bir kişidir oysa cahil arapça bilmiyor ki.Türkçesinden bakmış...

Üstelik çarpıtma var dediler,yanlış çeviri var dediler.Bunlarada cevap verildi.
Yetmedi alitufan2003 kardeşim orjinal metni getirdi önünüze koydu.

Sizin ne utanmanız var ne ilminiz.

Sizin cahillikleriniz elbette cevap verilir.
Gerçekleri saklamak için taklalar atıyorsunuz fakat yaptınız taklalarla ancak kafanızı yarar kendinize zarar verirsiniz.
Çünkü bu nuru yalanlarınızla,iftiralarınızla asla Allahın izniyle söndüremeyecektir.

Hatemi Veli Hz. Ömer Öngüt (k.s) yaşarken düşmanlık ettikleri gibi vefatindede düşmanlık edilmektedir.Çünkü halkın imanını ve parasını çalan,zekat paralarını yiyen bu dolandırıcı,bölücülerin iç yüzleri ayet ve hadislerle açıklamıştır.

Biz eserleri okuyan biri olarak bunların hallerini gördükçe Rabbimize şükrediyoruz.Elhamdülillah. Çünkü Allah korusun bizde bu cahiller gibi bölücüleri destekleyebilirdik.
Fakat eserleri okuduk bunların iç yüzünü gördük.Elhamdülillah.
Eserleri okuyan milyonlarca kişide aynı şekilde bu bölücülerden sakınmışlardır.

Evet bu bölücülerin çatlayıp patlaması için anlatıyorum Eserler tüm hızı ile dünyaya yayılmıştır.
Bunlar uyurken Hatemi Veli ve ihvanları hristiyanlara ve yahudilere müslüman olmaları için broşürler dağıtıyorlardı.Papasların dahi müslüman olmasına vesile oldu.Allah razı olsun binlerce kez Hatemi Veli Hazretlerinden inşaAllah.

Öyle bir hale düştüler ki ne yapacaklarını şaşırdılar.Önceleri hatemi veli diye birşey yok diyen bu cahiller .Artık Hatemi veli var ama o değil demeye başladılar.

Allahın sevdiği bu mübarek kula düşman olanları Allaha havale ediyoruz.Şüphesiz ki kuran ve sünnetden zerre şaşmamıştır.38 ciltlik eserini okuyanlar bunu görürler.

Allah böyle istedi ve böyle oldu.
40-50 evliya Hatemi veliden bahsetmiştir.Bu eserleri okumamak için adeta gözlerini yuman,kulaklarını tıkayan bu cahiller zaman ilerledikçe asla üstü örtülemeyecek gerçekleri görmeye zorlanacaklardır.Okuyan zaten anlıyor görüyor.Eserin neresinden okursanız okuyun her tarafında ayet ve hadislerle açıklandığını göreceklerdir.
Birde şu var ki hayatdayken göremediyse mahşerde görür fakat senin için geç olur...

Halkın hatemi veli konusunu tam olarak anlaması güç olsada.Eserleri okuyan kişiler
1.Bölücülerin iç yüzünü anlar,
2.40-50 evliya hatemi veliyi nasıl anlatmış,neler açıklamışlar diye merak edip bakanlar işaretleri takip ederek hatemi velinin kim olduğunu anlar.Zaten görene tek hadisde yetiyor.
3.Farkedeceğiniz bir şeyde rüyaları yorumlayabilmesi.
4.Eserin tamamında zahir,batın,ledün ilmi olması.
5.Eserin her tarafında kuranı kerim ayet ve hadislerin olması ve bunları kolayca anlayacağımız bir biçimde tefsir edebilmesi,açıklaması.
6.Halkın bu kadar düşmanlık edeceğini bilmesine rağmen kimsenden korkmaması,nasıl bir cesaret ki tek başına tüm bölücülere savaş açıştır.Elbette Allahın izniyle vazifeliydi .Azmi,gayreti,cesareti,yaptıkları anlatılamayacak kadar çoktur.

Nefsin her dediğini yapan,gözü kör ,kulağı duymaz,nasihat dinlemezler haricinde aklını kullanan her müslümanın bu yazılardan çok şey anlayacağını umuyorum.



 

Yahayy

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
25 Ocak 2014
Mesajlar
4,603
Puanları
63
Vay be tarikatçı arkadaşları bile zıvanadan çıkaracak uydurmalar bulundu sonunda.
İşte katıksız İslâm penceresinden de sizin Gavs'dı, Kutub'tu, Rical ilmiydi, keşifdi, Rabıtaydı aynen şuan sizin bu öngütçülere şuan baktığınız gibi duruyor.
Hele şükür biraz uydurmacılığın ne olduğunu siz de anladınız, adamlara kızmayın boşuna sizin Beyazıd, Hallaç, Arabi vs iddiaları bunlardan çok farklı değil, kendinizw gelince eee, Te 'vil edilebilirrrr. Öngütçülere gelince vay sapıklar.
Çok şükür ki bidat ehlinin eli ile bidat ehline aslı gösteriyor ama, görecek gözü olana.
 

Kurtuluş26

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
6 Ocak 2014
Mesajlar
860
Puanları
18
Web sitesi
islamikonular.weebly.com
Vay be tarikatçı arkadaşları bile zıvanadan çıkaracak uydurmalar bulundu sonunda.
İşte katıksız İslâm penceresinden de sizin Gavs'dı, Kutub'tu, Rical ilmiydi, keşifdi, Rabıtaydı aynen şuan sizin bu öngütçülere şuan baktığınız gibi duruyor.
Hele şükür biraz uydurmacılığın ne olduğunu siz de anladınız, adamlara kızmayın boşuna sizin Beyazıd, Hallaç, Arabi vs iddiaları bunlardan çok farklı değil, kendinizw gelince eee, Te 'vil edilebilirrrr. Öngütçülere gelince vay sapıklar.
Çok şükür ki bidat ehlinin eli ile bidat ehline aslı gösteriyor ama, görecek gözü olana.
Tasavvuf düşmanı kuraniyyuncu mu vehhabimi ne olduğu belirsiz kişi.Sürekli hakaret eden birisin.Tasavvuf konularındada biz cevabımızı elbette veririz.Sizin gibi fırsatçıların ,insanların bu hallerine sevinenlerin burada işi yok.
Evet biz gerçekleri söyleriz.Kimsenin küfrüne rıza gösterenlerden değiliz.
Kuran ve sünnet dışına çıkan,küfre kayan sizin gibilere 38 ciltlik eserde cevap verilmiştir.Öyle bir cevap gibi başka bir açıklamayada gerek yok.

Allahın veli kullarını ağzına alma şüphesiz onların koruyucusu Allahtır.Allahın sevdiklerine düşman olanları Allaha havale ediyoruz.

Allahım sevdiğini sevdir sevmediğini sevdirme amin.
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,969
Puanları
83
Son yazdığım konulardan biri geç açılıyor. Silindi zannettim. Neticede açtı ama çok zorlandı. Geç açılan konulardan millet çabuk vazgeçer. O nedenle ordaki şu yazılarımı ve ÖNEMLİ hususları burada tekrar edeyim de Öngüt ve elemanlarının, şeytanın maskarası olduğu bir kez daha görülsün ve onlardan sakınılsın:

Bütün Peygamberler Öngüt’ün Müntesibi ve Öngüt'e Muhtaç (Haşa)

"Hâtem-i rusül'ün rûhundan istimdâd etmedikçe, peygamberlerden hiç kimse Hakk'ı göremez, bilemez ve Hakk'a erişemez. Resullerin bile Hakk'ı ancak arada Hâtem-i evliyâ'nın kandili bulunduğu taktirde görebilmesi nedeniyle, aynı şekilde velîler de O'nu veliyy-i Hâtem'in kandilinden başka bir yerden göremezler. Şu hâlde Hakk'ın isimlerinin mazharları olan Enbiyâ -'aleyhimüsselâmın cümlesini (ona) muhtaç kılan öne geçme nerede olur?

Hâtem-i rusül'ün rûhundan istimdâd etmedikçe, peygamberlerden hiç kimse Hakk'ı göremez, bilemez ve Hakk'a erişemez. Resullerin bile Hakk'ı ancak arada Hâtem-i evliyâ'nın kandili bulunduğu taktirde görebilmesi nedeniyle, aynı şekilde velîler de O'nu veliyy-i Hâtem'in kandilinden başka bir yerden göremezler. Şu hâlde Hakk'ın isimlerinin mazharları olan Enbiyâ -'aleyhimüsselâm-ın cümlesini (ona) muhtaç kılan öne geçme nerede olur?"


Okumalara devam ediyoruz. Sıkıldım ama bırakmayacağız. Neler yumurtlamışlar neler? Renkli paragraf bu konunun ilk mesajından:

Altı çizili kalın yer: Şeriat sahibi Rasuller yani büyük Peygamberler dahi HAKKI ancak hatemül evliyanın yani Öngüt'ün kandilinden görebiliyorlar.

Belli ki Hatemül Enbiya (yani Rasulullah efendimiz) yazılan ya da yazılması gereken yere Öngüt'ü monte edivermişler ve mananın değişmesinden, Öngüt'ün Rasullere dahi kandil olmasından rahatsız değiller. Aman ya Rabbi, sapkınlığın bu türünden en çok, hepsinden Allah'a sığınıyorum. Bu güruhtan ve yazdıklarından razı değilim, beriyim, ya Rabbi...

Denilebilir ki bir yerdeki bir kelimeden yola çıkıp neler diyorsun? Belki sehven, hata ile "hatemül evliya" yazdılar... Hayır, dün akşamdan beridir neler okuyorum anlatsam dudaklarınız uçuklar. Bütün hepsinin sehven yazılması mümkün değil. Misallerini toptan vereceğiz okuma bitince. Şimdi bir misal:

Başka yerde yazmış edeb, ahlak, itikad ve feraset fakiri; Rasulullah efendimiz ve Öngüt, İKİ AYRI KANDİL olarak, ikisi de Adem As'dan önce yaratılmış güya... Haşa haşa...

Bunlar Öngüt'ün iddiaları. Foruma da taşımışlar. Bazı yerde nurcu, bazı yerde harici, bazı yerde batınici herif, Müslümanlara neler yutturmuş.

@lafons7275 @abdullah birisi @levent48, @Hattabi, @Kurtubi@ukubat @Dut_agaci @zulk@rneyn @Lucky Strike

@talib @ummuhan

... peygamberlerin ve velilerin kendisine intisab ettiği, Hâtemü'r-rüsul'ün has velâyetinin sahibi olan Hâtemü'l-evliyâ'yı ...

Bu da ilk mesajdan. Virgüle ve manaya dikkat!

---------------

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?150879-Seyyid-Ali-el-Hemedânî-kuddise-sırruh-Hz-lerinin-Hatem-i-Veli-Hakkındaki-İfşaatçları(1)&p=1527158#post1527158

Hata ile yazılmış bir kelimeyi büyütüyorsun diyebilecekler için o kısmın izahını da alıntılayalım, manaların aynen mevcut ve tekrarlandığı sabit olsun:

fakiri Nickli Üyeden Alıntı

İşte mutlak Muhammedî velâyetin hazînesi olan Hâtem-i evliyâda böyledir; peygamberler de, velîler de onun tâbî ve müntesibleridir. 'Âdem benim bayrağım altındadır.' Şu hâlde velîler ve resuller Hakk'ı ancak Hâtem-i evliyâ mişkâtından görebilirler, her iki görüş de has velâyetten ve Hâtem-i evliyâ'lığa tahsis edilenlerin tümünün sâhibinden gelir.

Arama fonksiyonunu kullanarak bu satırları ilk mesajda bulunuz.

Tekrarla yazılan bu ifadelerin hatayla yazılmadığı sabittir. Öngüt ve elemanları, veli olmayı geçtik, kutub olmayı da geçtik, hatta Velilerin sonuncusu olmayı da geçtik; Peygamberleri kendilerine haşa muhtaç ve tabi hayal ediyorlar. haşa ve kella. Şu densiz, şu nursuz, şu dehşet davayı gördünüz mü?

HasbünAllahü...

Aradığımız ne idi? Neler bulduk!

"Allah'ın halifesi olduğunu dava eden Öngüt, Sahabeden hatta Ebubekir Sıddık efendimizden bile üstündür" şeklinde ifadelere acaba forumda nerde rastlamıştım diye arıyor, dün akşam ve bugün, saatlerdir fakiri ve diğer elemanların konularına bakıyordum. Artık ne gerek var ki? Adamlar Sahabeyi Ebubekir Sıddık efendimizi çoktan sollayıp Peygamberleri kendilerine tabi etmişler, haşa estağfirullah. Aramayı bırakıyoruz.

abdullah birisi Nickli Üyeden Alıntı

şimdi ben bu sapıklara sorsam, peygamberler ve veliler, son samuray öngüte, tabi ve mümtesibmidir diye, ne cevap alırım....

Abi nelerini okudum bilsen, donar kalırsın. Bu kadarını hakikaten ne biliyordum ne tahmin ediyordum. Biz de saf saf Fütuhatta yanlış aktarma vs. var diye oyalanıp duruyoruz. Bunların had sınır tanımayan şeytani davaları karşısında eseri yanlış anlamak/aktarmak zemzemle yıkanmış kaldı. Tevbe, daha uğraşmam bunlarla, Allah Teala, bunları kurtarsın.

Ehli Sünnetiz deyip bilmez isen daha çok Öngütler yutarsın ey Ümmet! Medet ya Rabbi!

____________

Kurt26’ya

Neyse, sürdürmeye gerek yok. Neticede sana bir kitap tavsiye edecek ordan mevcut bilgilerini kontrol et, şu bahisteki şu Hadis-i Şerifi mutlaka oku ve kendini ona göre ayarla diyecektim. Vazgeçiyorum.

Bütün Peygamberler, Öngüt'ün kandilinden Hakkı görür, peygamberler Öngütün tabi ve müntesibidir. Rasulullah efendimiz ile Öngüt, Adem As.'dan önce yaratılmış İKİ AYRI KANDİLdir diyen bir yolun sözleri seni uyandırmıyorsa, Hadis külliyatları okusan sana faydası yok. Sen bildiğine devam. Ara sıra istihare yap ki şüpheye düşmeyesin.

yazılar burada bitti...
Yaw arkadaşlar,
Görüldüğü ve gördüğünüz gibi, bunlarda ne ders alma vardır, ne hakikatları teslim etme ve ne de utanma ve arlanma vardır ! Bunların sadece canlı yani, hayat süren mevta oldukları buradan da bellidir. Kalkmışlar bugüne kadar gelmiş-geçmiş evliyâullahın Hatem-i Veli hakkındaki ifşaatlarını tenkid ediyorlar ! Bizim buraya Hatem-i Veli ile alâkalı olarak astığımız bütün beyanların başta Hakimet-Tirmizi olmak üzere Muhiddin-i El-Arabi ve diğer bütün maruf ve meşhur evliyâlara ait olduğunu belirtmişizdir. Üstelik bu beyanların hangi eserlerin hangi sayfalarında olduğu dahi vurgulanmıştır. Neden böyle yapılmıştır ? Çünkü, k,imin işkembeden konuştuğu ve kimlerin de hakikatlardan bahsettiği gün gibi ortaya çıksın diye böyle bir yol izlenmiştir. İşte, zavallılar kategorisinden İsmail Ağa çiftliği hayranları aklı ve bilgileri ermediği bu konuda kalkmışlar Seyyid Ali el-Hemedânî -kuddise sırruh- Hz.lerinin beyanlarını sanki merhum Ömer Öngüt Efendi söylüyormuş, O’nun ifadesiymiş gibi buraya getirşmiş asıyorlar ! Halbuki, bu işi biz zaten falan evliyâullah şu eserinde böyle demiştir diye astık-asıyoruz…O zâtın böyle bir beyanı oldu diye siz bir başka birisini nasıl eleştirebilirsiniz ? Böyle bir aymazlığı aklı başında hiç kimse gösterebilir mi? İşte bunların içinde bulundukları cehalet çukurunun yanı-sıra, nasıl bir iftira ve bühtan uçurumuına yuvarlandıkları ve cehenneme gitmek için kombine bilet satın aldııkları böylelikle kolayca anlaşılmaktadır.
 

lafons7275

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
19 Şub 2013
Mesajlar
21,533
Puanları
83
- Mürit gel bi dakka!

- Emredin hatemi velim, öl de ölelim.

- Mürit, dün rüyamda senin 19 yaşındaki kızı gördüm.

- Hayırdır hatemim velim, nasıl gördünüz?

- Mürit orasını karıştırma, bu rüyalanma bir işaret, Allah senin kızı bu piri faniye, dünyadan el etek çekmiş 80 lik ihtiyara nikahladı. Kızını bana ver.

- Emredersiniz hatemim velim...
 

Yahayy

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
25 Ocak 2014
Mesajlar
4,603
Puanları
63
- Mürit gel bi dakka!

- Emredin hatemi velim, öl de ölelim.

- Mürit, dün rüyamda senin 19 yaşındaki kızı gördüm.

- Hayırdır hatemim velim, nasıl gördünüz?

- Mürit orasını karıştırma, bu rüyalanma bir işaret, Allah senin kızı bu piri faniye, dünyadan el etek çekmiş 80 lik ihtiyara nikahladı. Kızını bana ver.

- Emredersiniz hatemim velim...
Noldu bir Allah dostu ilham yoluyla Allah'tan bilgi alamaz mı, yönlendirilemez mi? Nesine şaşırdın
 
Üst