Farkettim de...

bi husben

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Mar 2007
Mesajlar
5,664
Puanları
83
Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, Güneş'e, Ay'a ve yıldızlara Kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne Yücedir. araf 54.
 

bi husben

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Mar 2007
Mesajlar
5,664
Puanları
83
Evreni oluşturan herşey
Ve bu evrenin yoklukta ki koordinatı neresidir
Başka yoklukların sınırı nerede biter
Buyur izah ve ikna et
Bunu Allahın bildirdiği kadarıyla sana söyleyebilirim
yukardada sana ayet yazdım gerisi beni ilgilendirmez
müteşabihlerin peşinden koşmayın diyen rabbimize işittik ve itaat ettik demekten başka yolumuz yok
sorduğun koordinatların ve sınırları bilen Allahtır biz acizlere bildirmemişse ötesini bilemeyiz.
Seni yaratan sana hayat veren Allah cevheride hak üzere yaratmıştır. ne dememi bekliyorsun?
cevher evren madde karanlık madde nerden mi geldi diyorsun.Sen nerden geldiysen sorduğun soruların cevabıda ordan gelmiştir olacak
 

seringel

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Ara 2018
Mesajlar
127
Puanları
18
Allah zamandan mekandan senden benden ...vs tüm varlıklardan münezzehtir. .
''Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz!'' 32/9 Elmalılı

Size sapıtmamış bir türk olmayan atesit lazım size kuran öğretsin..
 

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
6,822
Puanları
113
Bunu Allahın bildirdiği kadarıyla sana söyleyebilirim
yukardada sana ayet yazdım gerisi beni ilgilendirmez
müteşabihlerin peşinden koşmayın diyen rabbimize işittik ve itaat ettik demekten başka yolumuz yok
sorduğun koordinatların ve sınırları bilen Allahtır biz acizlere bildirmemişse ötesini bilemeyiz.
Seni yaratan sana hayat veren Allah cevheride hak üzere yaratmıştır. ne dememi bekliyorsun?
cevher evren madde karanlık madde nerden mi geldi diyorsun.Sen nerden geldiysen sorduğun soruların cevabıda ordan gelmiştir olacak
Allah müteşabih ayetleri bir hikmetle ve öğüt için düşünesin diye koymuştur, bu bir. İkincisi hangisi müteşabih sen mi karar vereceksin. Üçüncüsü yaratılış hakkında düşünmek ibadettir. Dördüncüsü düşünmekten acizsek neden imtihan olalım ki?

La havle ve kuvvete illa billah
Onun kudretiyle yazıyorsun aga husben
 

bi husben

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Mar 2007
Mesajlar
5,664
Puanları
83
Allah müteşabih ayetleri bir hikmetle ve öğüt için düşünesin diye koymuştur, bu bir. İkincisi hangisi müteşabih sen mi karar vereceksin. Üçüncüsü yaratılış hakkında düşünmek ibadettir. Dördüncüsü düşünmekten acizsek neden imtihan olalım ki?

La havle ve kuvvete illa billah
Onun kudretiyle yazıyorsun aga husben
“Sana bu kitabı indiren O’dur. Kitabın bir kısım âyetleri muhkem olup bunlar onun esasını teşkil ederler. Diğer kısımlar ise müteşabihtirler. Kalplerinde eğrilik olan kimseler onun sadece müteşabihleri ile meşgul olurlar. Bundan maksatları, sırf fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına göre yorumlamaktır. Halbuki onların gerçek mânâlarını yalnız Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar ise, onların mânâlarını anlamaya çalışmakla beraber, asıl maksat ve mânâlarını Allah Tealâ’ya havale edip; ‘Allah’ın maksadı ne ise biz ona inandık. Gerek muhkemi, gerek müteşabihi hepsi Rabbimiz tarafından gönderilmiştir...’derler. Bunu ancak kamil ve öz akıl sahipleri düşünebilirler... Ve onlar sözlerini şu duayla bitirirler: ‘Ey bizim yüce Rabbimiz! Doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi yanlışa saptırma, yüce katından bize rahmet bağışla. Şüphesiz sonsuz lütuf sahibi olan ancak Sensin.’” (Âl-i İmran, 3/7 ve 8)

Buyur ayet siz vahdetul vucutçuları tarif ediyor.
Sana düşünme diyen var mı? yok
Kararı verecek olan kişi ben değilim kararı ilan eden yüce Mevlamızdır
itirazın varsa ona edersin.
Hudutları çizmiş hadsizlik yapıp bu hudutları aşmayın diyede uyarmış
Hudutları aşarsanız kendi anlayışına göre yorum yapan fitne ve fesat peşindne koşan sınıfa girersiniz
İlimde derinleşmiş olanlar bile manalarını Allaha havale etmişken siz kim oluyorsunuz acaba?

Ayrıca onun kudreti olmadan dalından yaprak bile düşmez ağa hakperest madem adın hakperest perestliliğinin hakkını ver yoksa olursun putperest

beşincisi diye devam edecek olursak .Dünyaya gelmiş geçmiş en büyük ilim sahibi efendimiz peygamberimiz değil mi?evet mi

size göre ilim olan bu saçmalık felsefenizden peygamberin haberi var mı?bu ilminize vakıf mıydı?biliyormuydu

Neden müslümanları bu ilimle ilgili bilgilendirmedi

Bence sen cevap veremeyeceksin çünkü cevabın yok çünkü bu saçmalığın dinde islamiyette Allah katında yeri yok

bu panteist bir düşünceden ibarettir. ve bu felsefeyı islamla yoğurmaya çalışıyorsunuz.İslam bunu kabul etmez kusar
 

bi husben

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Mar 2007
Mesajlar
5,664
Puanları
83
Hakkını helal et, buna sesli güldüm.
sorduğum hiç bir soruya cevabınız olmadığı için bence kendine gül
malum farklı dil kullandığınız için anlamay çalışıyorum sizin dilinizde
küfür etmek bile başka mana taşıdığı için sormak ebette doğaldır
siz acınacak halinize gülüyorsunuz kahrolan apaçık bir delil üzer kahrolsun yaşayanda apaçık bir delil üzerine yaşasın

nienczhe kafirini aklmaya çalışan senden ne beklenirki siz kafire şehadet etmeye devam edin
 

bi husben

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Mar 2007
Mesajlar
5,664
Puanları
83
Taoizm
Her şeyin başlangıç noktası Tao’dur. Bir şekilde Tao’da başlar ve sonunda yine Tao’ya döner. O halde inanışın temelde dünyanın varlık sebebi olarak Tao’yu kabul ettiğini söylemek yanlış olmaz. Üstelik evrende kendiliğinden var olan Tao hiçbir şekilde tasvir edilemez, nesnelerle izahı mümkün değildir. Bir nevi sonsuz bir akıl olarak tanımlamak mümkündür.

Sonsuzluk kavramı, insanı başladığı noktaya geri götürmektedir. Dolayısıyla Taoizm için yokluk demek doğrudur. İnsanı hiçe taşıdığı için Nihilizm ve Taoizm ortak düşünüşler barındırmaktadır. Evren, bir hiçten meydana gelmiştir.
Taoizm, temel olarak basit ve sıradan bir hayat yaşamayı emretmektedir. Hiçbir şeyin fazlasına yaklaşmamayı her zaman azla tatmin olmayı hedeflemektedir. Dine mensup olanların yemekten alışverişe, insan diyaloglarından sevgiye her noktada sınırlarını bilmeleri gerektiğini vurgulamıştır.

Taoizm’e göre insanı huzura kavuşturacak iki şey vardır. Bunlardan biri sarhoşluk bir diğeri de rakstır. İbadetlerini ve sorumluluklarını yerine getiren herkes bu ikisinin mutluluğu ile vecde ulaşabilmektedir.

sarhoşlu ve raks demekki rumi tao felsefesinin esiri olmuş bunları kurken sanki dostun dostu veya hakperest bir şeyler yazmış gibi algıladım

siz ence müslüman kımlığınızın onune taoyu ekleyın
 

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
6,318
Puanları
113
Yahu nasıl bilgi sahibi olacaksın hiç yaratan ile yaratılan bir olur mu? O 'nu sana anlatacak ne var? O, ol der olu verir ademin esmayı öğrenmeside böyle değil mi? O sana kendini nasıl bildirecek ki? yahu denk bir şey yok benzeri yok vs vs bunun mümkün olmadığını anlamıyormusun var olan ilimlere ve dönen sisteme bakarak O 'nu mu anlamaya çalışacaksın? varolan hiçbirşey O değil ki? varolan herşey senin için seninle alakalı düşünsene üzerinde bir sistem var bu sistem içinde sen varsın senin oluşumun için var İnsan-ı kamil olma yolunda gerekli olan bilgi ve donanımı alman için var. Senin ne ihtiyacın var ise karşılanıyor çünkü O ol demiştir ve herşey oluyordur. Burada insanın aklı karışıyor daha yüreyeceği o kadar uzun yol varken kısadan kestirmeden kendini bilmeden O 'nu bilmeye çalışıyor burada dikkat edilmesi gereken şey aldatıcı senin O 'nunla aldatmaya çalışır. Sen hazır olmadan seni O 'nun hakkında konuşmaya kıyasa vs vs götürür çünkü ibliste aynı duruma düşmemişmiydi?

Yahu mutlak bilgiden bahseden yok. Allah cc tam olarak şöyle şöyledir demiyoruz zaten. O bize kendisini anlattığı gibidir. Mutlak hüküm ve hikmet sahibidir diyoruz. Yumurtayı bilmek için yumurtlamaya gerek yok adams.
Allahı bilmek başka şey anlamaya çalışmak başka şey. Ben Allahı biliyorum. Nasıl biliyorum? Kuranda kendisini anlattığı gibi, Habibi O'nu anlattığı gibi biliyorum. He diyorum demek ki alemlerin rabbisi Allah böyle ( rahim, kerim, rahman, settar, gaffar, malikül mülk, zülcelali vel ikram, kahhar, muzil...vd ) Peki senin dediğin anlamaya çalışmak nasıl bir şey? Empati gerektirir ve hiç bir beşerin Alemlerin Rabbiyle empati yapması haddi/harcı değildir anca kendi hezeyanını sayıklar.
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
24,075
Puanları
113
O bize kendisini anlattığı gibidir.
Yahu O 'nun kendisini anlatacak ne kelime ve ne dengi var vs vs mutlak hüküm ve himet sahibi çünkü herşey O 'nunla ilgili, alakalı eğer ilgi ve alaka olmazsa kendi kendine kalarak oluşum tamamlanmaz ve zaten eğri yola girmiş olursun. Okumadan okumaya çok fark ediyor rahman ve rahim olan allahın adıyla demek çok farklı rahman ve rahim O 'nun için yani kendi için demek çok farklı şeylerdir. Sen bir oluş içindesin ve bu oluşu tamamladığında artık bilinçli olarak fıtratında senin için yüklenmiş olan yükümlülükler O 'nun için devreye girecektir. Çevrene sağladığın yarar fayda vs vs gibi, herşey önce kendini bulur ve sistem içindeki görevini akleder ve teslimiyet gerçekleşir.
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,180
Puanları
83
Allah cellecelahühû hazretleri Kur'an-ı Kerim'de Ashab-ı Kehf'ten övgüyle bahseder. Allah, bilinmeyi murad etmiştir, dolayısıyla O'nu bilmeye yönelik her uğraş ibadettir. Elbette hakkıyle bilinmez. Amaç o değil zaten. Ayrıca bu -bir şeyi hakkıyla bilme- uğraşı modernizmin bize bir akıl kotarmasıdır. Modern insan, her şeyi kendi hükmüne alıp kontrol etmek için hakkıyla bilmeye uğraşır durur. Aslında hiçbir şey hakkıyla bilinmez. Bu mümkün değil. Dolayısıyla tasavvuf ehlinin tefekkürlerini “bunlar laboratuvarda Allah'ı çözümlemeye uğraşıyor” anlamında yorumlamayın lütfen. Komik oluyorsunuz.
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
24,075
Puanları
113
Elbette hakkıyle bilinmez
Bir şeyi hakkı ile yaptığında tam manası ile yerine getirmiş olursun. Misal O 'nun rızasını kazanmak için yaptığın her işi hakkı ile yerine getiriyorsun. Şimdi sen diyorsun ki elbette hakkıyla bilinmez bu ne demek? Bilinemeyeceğini kendin söylüyorsun sonra diyorsun ki Allah, bilinmeyi murad etmiştir ve O 'nu bilmeye yönelik her uğraş ibadettir yahu sen bu sözün ile bi husben 'i haklı çıkarıyorsun. Yaptığın bütün ibadetlere ve kulluk görevlerine bak sonra senin istifadene sunulmuş olan şu sisteme bak burada murad edilen nedir? Herşey senin için senin oluşumun senin bilinçlenmen vs vs bu yüzden ibrahim ne diyor "Ben alemlerin rabbine teslim oldum neden? O 'nu bilmek için mi? O 'na ibadet etmek için mi? söylesene O 'nun bunlara ihtiyacı var mı? İhtiyaç sahibi olan sensin ve OLuşum içinde olanda sensin ibadetini ve kulluğunu bu derece doğru adlandırmak için ilk adımı doğru atmalısın.
 

bi husben

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Mar 2007
Mesajlar
5,664
Puanları
83
Allah cellecelahühû hazretleri Kur'an-ı Kerim'de Ashab-ı Kehf'ten övgüyle bahseder. Allah, bilinmeyi murad etmiştir, dolayısıyla O'nu bilmeye yönelik her uğraş ibadettir. Elbette hakkıyle bilinmez. Amaç o değil zaten. Ayrıca bu -bir şeyi hakkıyla bilme- uğraşı modernizmin bize bir akıl kotarmasıdır. Modern insan, her şeyi kendi hükmüne alıp kontrol etmek için hakkıyla bilmeye uğraşır durur. Aslında hiçbir şey hakkıyla bilinmez. Bu mümkün değil. Dolayısıyla tasavvuf ehlinin tefekkürlerini “bunlar laboratuvarda Allah'ı çözümlemeye uğraşıyor” anlamında yorumlamayın lütfen. Komik oluyorsunuz.

Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki; «Ruh Rabbimin tekelinde olan bir olgudur. Size bilginin çok az bir bölümü verilmiştir.
 

seringel

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Ara 2018
Mesajlar
127
Puanları
18
Bir şeyi hakkı ile yaptığında tam manası ile yerine getirmiş olursun. .
İlk okunduğunda göze çarpan bu cümleyi yakalamış olan sen. Devamında ''bilmeyi''- yapmakla tevil etmen dolayısı ile açıklamanı sakatlığa uğratmışsın .maalesef:)

Öğrenmekte yetmiyor bir şeyi hakkı ile. Yoksa bir dünya prof. ünvanı ile gezen adam var dünyada ehil olmayan mesela..
Genede iş ehli olmazlara yetkiyi bırakın ufacık bir vida sıkma görevi bile verseniz sonuçları çok ama çok vahim olabilir. bkz; 3. köprü japon mühendis.
akletmezmisiniz, düşünmezmisiniz, göremezmisiniz halen;)
Hülasa din felsefe kaldırmaz. Fazla felsefeyide sizin dağ kaldırmaz .)
 
Son düzenleme:

seringel

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Ara 2018
Mesajlar
127
Puanları
18
Aslında hiçbir şey hakkıyla bilinmez. Bu mümkün değil. Dolayısıyla tasavvuf ehlinin tefekkürlerini “bunlar laboratuvarda Allah'ı çözümlemeye uğraşıyor” anlamında yorumlamayın lütfen. Komik oluyorsunuz.
Bir şeyi tam manasıyla- öğrenemezsek bilmezsek o şey hakkında %100 vardır hükmünü kuramayız. VE Hakkı ile Bilin/e/meyen bir şeyin ardına düşmek insanı hatalara- helaklara- başkalarının helakına sürükleyebilir.

''Yerçekimi kuvvetini taşıyan parçacık gravitondur. Graviton henüz deneysel olarak tespit edilebilmiş bir parçacık değil. Sadece denklemlerdeki bir değişkenden ibaret. Yani varlığı sadece teorik olarak öngörülüyor.''

Dolayısı ile,

''Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz, gönül, bunların her biri yaptıklarından sorumludurlar.'' 17/36
 
Son düzenleme:

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
6,822
Puanları
113
Taoizm
Her şeyin başlangıç noktası Tao’dur. Bir şekilde Tao’da başlar ve sonunda yine Tao’ya döner. O halde inanışın temelde dünyanın varlık sebebi olarak Tao’yu kabul ettiğini söylemek yanlış olmaz. Üstelik evrende kendiliğinden var olan Tao hiçbir şekilde tasvir edilemez, nesnelerle izahı mümkün değildir. Bir nevi sonsuz bir akıl olarak tanımlamak mümkündür.

Sonsuzluk kavramı, insanı başladığı noktaya geri götürmektedir. Dolayısıyla Taoizm için yokluk demek doğrudur. İnsanı hiçe taşıdığı için Nihilizm ve Taoizm ortak düşünüşler barındırmaktadır. Evren, bir hiçten meydana gelmiştir.
Taoizm, temel olarak basit ve sıradan bir hayat yaşamayı emretmektedir. Hiçbir şeyin fazlasına yaklaşmamayı her zaman azla tatmin olmayı hedeflemektedir. Dine mensup olanların yemekten alışverişe, insan diyaloglarından sevgiye her noktada sınırlarını bilmeleri gerektiğini vurgulamıştır.

Taoizm’e göre insanı huzura kavuşturacak iki şey vardır. Bunlardan biri sarhoşluk bir diğeri de rakstır. İbadetlerini ve sorumluluklarını yerine getiren herkes bu ikisinin mutluluğu ile vecde ulaşabilmektedir.

sarhoşlu ve raks demekki rumi tao felsefesinin esiri olmuş bunları kurken sanki dostun dostu veya hakperest bir şeyler yazmış gibi algıladım

siz ence müslüman kımlığınızın onune taoyu ekleyın
Lao tse nin peygamber olma ihtimali vardır. Olmasa bile hakikat hakikattir
 
Üst