• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

devletteki gelir adaletsizliği kul hakkı olur mu?

hokucu

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2016
Mesajlar
15
Beğeniler
1
Puanları
0
#1
Selamunaleyküm.
Ben, bir bakanlık bünyesinde istanbul taşra teşkilatında çalışan bir mühendisim. kıyafet mecburiyeti, yan ödemelerin azlığı, tayin tehlikesi gibi sıkıntılarım var.(yine allaha çok şükürler olsun elbet ki)


Yine benimle aynı meslekte derece kademede yani herşeyiyle aynı olan, aynı çalışma saatlerinde çalışan ve benimle aynı zorluk derecesinde çalışan bir mühendis istanbul belediyelerinde (belediyelerde olsa devlet kuruluşudur) benim neredeyse 1.5 katım maaş alıyor. Yol, yemek, ikramiye v.s. alıyorlar. bunun yanısıra kıyafet serbestlikleri var, nezih ortamlarda çalışıyorlar, tayin dertleri yok.


Benden çok çalışsa gıkım çıkmaz ama benle aynı çalışıp benim 1.5 katım maaş alıp onun yanısıra başka avantajları olması inanın beni o kadar üzüyor ki. çünkü onlarda aynı devletin başka bir kurumunun memuru ben de başka bir kurumunun memuruyum. İkimiz de bu devlet için hizmet ediyoruz.ama bu ayrımcılık bu adaletsizlik neden? bizler de onlarla aynı saatlerde çalışıyoruz ve onlarla aynı emeği veriyoruz.


inanın çalışma azmim kalmadı. hayata sevgim ve inancım kalmadı.umutlarım tükendi..yaşayan ölü gibi işe gidip geliyorum .ve istanbulu çok sevdiğim ve bu işe ihtiyacım olduğu için mecburen adeta bir yaşayan ölü gibi işe gidiyorum ve geliyorum.


Ben bunun kul hakkı olabileceğini düşündüm. çünkü benimle aynı çalışan ve benimle aynı derece ve kademede çalışan adama devlet benim 1.5 katım maaş veriyorsa benim hakkımda onunla aynıdır diye düşündüm ve Dolayısı ile benim ve benim gibi memurların hakkı yendiğini ve bunun da haliyle kul hakkı olduğunu düşünmüştüm.


Ve sevinmiştim de. hiç değilse hakkımı böyle alabileceğimi düşünmüştüm. ama çevremde sorduklarım kul hakkı olmadığını ve devletin yasa ile bunu böyle yaptığını ve benimde bu koşulları kabul ederek işe girdiğim için, kul hakkının söz konusu olmadığını söylediler.yani aynı alışverişteki gibi "alan razı veren razı" durumu olduğunu söylediler. yani kulun hakkının, üst düzey kişilerin kendi inisiyatifinde koyduğu kanunlarla yok edilmesinin de Allah katında makbul olduğu gibi bir anlamda sözler söylediler..bu beni daha çok üzdü ve moralimi daha çok bozdu inanın. çünkü kulun koyduğu kanunun, hatasına ve yanlışlarına rağmen Allah'ın katında makbul olabileceği gibi bir sonuç çıkıyor ki mantıken buda çok kötü bir şey.size şöyle sormak istiyorum:


1 – devlette konulan bu kanunlar yüzünden sebep olunan gelir adaletsizliği ve mağduriyet bize karşı yapılan bir kul hakkımıdır. Eğer kul hakkıysa hakkımızı kanunları koyan insanlardan mı alacağız.


2 – eğer kul hakkı değilse bizim mağduriyetimizin Allah katında değeri varmı? Yani bu mağduriyetimiz Allah tarafından ödüllendirilecek mi? Eğer bu da mümkün değilse bizim emeğimiz boşa gidiyor. bu da Allah’ın “el-adl” sıfatına ters düşen bir durum değil mi? Çünkü yüce Rabbimiz her şeyi işiten ve bilendir, haliyle bu yapılan hareket biz memurlara karşı yapılan haksızlık ve adaletsizliktir. eğer bu adaletsizlik ne bu tarafta ne de ahirette karşılık bulmuyorsa,o zaman biz müslümanların emeği yok olmul oluyo. haliyle emek kayboluyorsa adaletten bahsedemezsiniz.


3 – eğer bu durum kul hakkı değilse, birkaç insanın kendi inisiyatiflerine göre kanun koymaları Allah katında geçerlidir gibi bir anlam çıkıyor. Peki bu durumda yapılan hatanın mağduriyetini kul çekmiş ve hatta boşu boşuna çekmiş olmuyor mu?


4 – yaşadığımız bu adaletsizliğe Allah’ın musibeti diyebilir miyiz? Eğer bu musibetse günahlara kefaret olabilir mi?ya da dini açıdan başka durumlara neden olabilir mi?


5 – (konu dışı olacak ama merakımdan soruyorum) Şeriatin yönetim olarak kabul edilmemesi yani medeni kanun,anayasa v.s. gibi kanunları kabul etmek Allahın kanunu reddetmek gibi bir şey oluyor mu? ve bu durumun islamda hükmü nedir.(mesela islam dışında başka bir din kabul eden kişi islama göre otomatikman kafir oluyor. Onun benzeri bir durum)


Bilgilendirirseniz çok sevinirim. inanın bu konu benim için çok önemli. bu konu yüzünden psikolojik bunalıma girdim ve Allah’ın katında önemsiz ve değersiz bir varlık olduğumu hissetmeye başladım ve tüm umutlarımı hayallerimi yitirdim. İnanın yaşamak istemiyorum.


Ramazanınız mübarek olsun.
 

Dut_agaci

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
7,181
Beğeniler
290
Puanları
83
Web sitesi
www.Menzil.Net
#2
burası fetva kurulu değildir

sana fetva verecek "hoca" burada yoktur

burada alacağın cevapların çoğu "bence, bana göre, içimden geldi" gibi kısır döngüler içerisinde olacağından..........

ehil hocalara sormak için Diyanet yetkileri ile yüzyüze görüş garındaşım
 

hokucu

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2016
Mesajlar
15
Beğeniler
1
Puanları
0
#3
kusuruma bakmayın kardeşim..haklısınız. ben başlığı "dini sorularınız" olarak görünce sormak istemiştim.

Selamlar. Hayırlı ramazanlar.
 

Dut_agaci

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
7,181
Beğeniler
290
Puanları
83
Web sitesi
www.Menzil.Net
#4
kusuruma bakmayın kardeşim..haklısınız. ben başlığı "dini sorularınız" olarak görünce sormak istemiştim.

Selamlar. Hayırlı ramazanlar.
ve aleykümselam, eyvallah

fetva demek, sorduğun adamın dudakları arasından çıkacaklar ile YARATICINA kullak vazifeni yapacaksın demek

her adama sorulmaz, ilim ehli de olsa her yerde sorulmaz

sen ilim ehline sor garındaşım

unutma, hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu ?
 

alanyali07

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 May 2008
Mesajlar
6,162
Beğeniler
403
Puanları
83
#5
Aleykum selam..
Kamuda veya özel sektörde aynı unvanı taşıyanlar arasında maaş farkı olmasına kul hakkı denir mi bilemedim..bana pek denebilir gelmedi..
Adam sana 3500 maaş vereceğim diyip 3bin veriyorsa kul hakkı olabilir..
ya da aynı kurumda aynı unvanda tüm parametreleriniz eşitse ve ücret farklılığı uygulanıyorsa o zaman denebilir..

özel sektörde de bir kurum, muhasebecisine 2500 verirken, başka kurum kendi muhasebecisine 4000 verebilir..
kamu kurumlarında da her kurumun kendi ücret politikası vardır..bunlara kul hakkı denilemez..
 

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
5,328
Beğeniler
208
Puanları
63
#6
Merhaba hokucu kardeş
Devlet ödediği maaşlar adilane olmalıdır; hakaniyetli ödemler yapabilmek için dengeyi iyi sağlamalıdır.
mesela meclis yapabiliyorum deyip vekil maaşını katlarca artıramaz; bakanlıklar karı artıralım deyip memuru düşük maaşla süründüremez. Toplanan vergiler, devletin zenginliği, işin niteliği vb niteliklerle işe göre maaş ayarlanmalıdır.
Ne varki liberal kapitalist sistemde, böyle üst düzeyde herkes hakkettiğini alabilecek bir sisteme dönmek hiç de basit değildir. Siz benzer iş yapan başkasının maaşını bırakın; Acaba benim yaptığım işten aldığım ücret hakkettiğimden daha fazla olabilir mi? diye sorun. Göreceksiniz ki sermaye, arz, talep, rekabet, siyaset, ekonomik sistem yapısı vb bir sürü etmen işi bu raddeye sürüklemiştir; nerdeyse çözüm imkansızdır.
Aslında kötülükle haksızlıkla savaşıyorsunuz ama bunu biraz don kişot ça yapıyorsunuz, çoğumuz gibi. bunu konu dışı sorunuzdan da anlamak mümkündür. Ne var ki bu sadece sizin sorununuz değil hepimizin sorunudur. Bir yandan islamı tamamen şeriatten uzaklaştırıp, pısırıklaştıran diyalogcular, demokratik islamcılar vb ile sosyal, siyasal, askeri, hukuki altyapıyı kurmadan şeri olmayan sistemlerde yaşamayı, kafirlikle özdeştiren harici islamcıların olması; islamın hareket metodunun çökmüş olduğuna delalet eder. Yüzyıllardır sünniliğin sarayların hizmetindeki uysal koyunlar olması, ümmetin siyasal yapısını ulusçu, mezhepçi vb yapılara tağyir etmesini sağlamıştır. Bu mantıkla yaşamış binlerce alim islamı ritüeller ilmihaline çevirmişlerdir, islamı biraz yahudileştirmiş biraz da hiristiyanlaştırmışlardır.
Meseleyi daha fazla irdelemek isterdim ama zamanım yok. Size tavsiyem makro duruş, düşünme ile mikro duruş, düşünme arasındaki dengeyi iyi sağlamaya çalışın. Kişisel gücünüz ölçüsünde karşı durun ki bununla makro değişimler, çözümler beklemeyin; yoksa bu sizde mantıksal, bilişsel çelişkiler yaratır buda sizde ruhsal baskı oluşturur. Esenlikler dilerim
 

hokucu

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2016
Mesajlar
15
Beğeniler
1
Puanları
0
#8
Aleykum selam..
Kamuda veya özel sektörde aynı unvanı taşıyanlar arasında maaş farkı olmasına kul hakkı denir mi bilemedim..bana pek denebilir gelmedi..
Adam sana 3500 maaş vereceğim diyip 3bin veriyorsa kul hakkı olabilir..
ya da aynı kurumda aynı unvanda tüm parametreleriniz eşitse ve ücret farklılığı uygulanıyorsa o zaman denebilir..

özel sektörde de bir kurum, muhasebecisine 2500 verirken, başka kurum kendi muhasebecisine 4000 verebilir..
kamu kurumlarında da her kurumun kendi ücret politikası vardır..bunlara kul hakkı denilemez..
selamuınaleyküm alanyalı07 kardeşim.
özel sektör konusunda haklısınız. çünkü her birey farklıdır. kimi iyi niyetli kimi kötü niyetli..kimi eli açık kimi cimridir. Ama devlet hepimizin yani devletimiz tektir. dolayısı ile her bireyine eşitlik ve adaletle davranması gerekir. (kaldı ki ayet ve hadislerde yöneticilik görevinin çok veballi bir görev olduğunu ve yöneticilerin emrindeki vatandaşlara yani bizlere karşı adaletli davranması gerektiği belirtilmiştir.)

hani görev şartları derece kademe farklı olur,o zaman maaşta fark olur derim.ama gelin görünki aynı yani herşey aynı sadece çalışılan kurum farklı.ama ikiside devlet.. kanunlarla bir grup diğerine karşı üstün kılındı,öteki grup diğerine karşı mağdur edildi. elbet ki maaşımız neyse onu alıyoruz. ancak "eşit işe eşit ücret" diyerek yan ödemeleri hesaba katmadan konulan bir kanun yüzünden azımsanamayacak çoğunluktaki memurlar benim gibi mağdur oldu ve olmaya da devam ediyor.

kul hakkı olabileceğini ben Kur'an da ve efendimizin hadislerinden yola çıkarak bu sonuca varmıştım. değilse de allah bu dünnyadaki emeklerimizin karşılığını kat kat versin inşallah.

Ramazanınız mübarek olsun.
 

hokucu

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2016
Mesajlar
15
Beğeniler
1
Puanları
0
#9
Hakperest kardeşim selamunaleyküm.
Yazdıklarını okudum. Allah sizden razı olsun. Aslında halime şükretmedim desem yalan olur. Ama insan hüzünleniyor. Biz ki adaleti ile nam salmış Hz. Ömer (r.a.) gibi bir insanı tanıyorken, bu hallere neden ,nasıl düştük..Aslında yazınız bu sorunun cevabıydı hakperest kardeşim.

Aslında çok haklı olduğunuz bir noktayı da belirtmeden edemeyeceğim. "Don kişotça"
Yeldeğirmenlerine savaş açan bir kahraman. şöyle baktığımda aslında yaptığımın sadece bu gibi birşey. internette soruma cevap aramak ve beklediğim cevabı duymayınca da üzülmek. Gönlüm isterdi ki gerçekten bir takım yanlışlerı, ilgilisine duyurup düzeltilmesini sağlayabilseydim. Ama elimi yüce Allah'a açıp dua etmekten başka birşey gelmiyor elimden.

yazınızın geneli aslında üzücü ve bir o kadar da düşündürücü..Ama acı gerçekler. Bu yazıyı inşallah her bu siteye uğrayan okumalı..çünkü ibret alacağımız çok şey var o yazı da.

Allah razı olsun sayın hakperest kardeşim. Üşenmeden şu mübarek ramazan bu güzel yazıyı yazmışsınız. yüreğinize,elinize sağlık..Ramazanınız mübarek olsun inşallah
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
5,731
Beğeniler
165
Puanları
63
#10
Akitleşmenin kaidelerine uygunsa kul hakkı olmaz. Size vereceği maaşı önceden söylemiş ve siz işe başlamışsanız bu böyledir. 1 lira dahi dese ve siz kabul edip işe başlarsanız kul hakkına girmez.

Gelir adaletsizliği noktasında iyica bakmak lazım. Sizden fazla maaş alan memurların muhakkak üstlendikleri bir sorumluluk falan olsa gerek. Zira serbest ekonomi sisteminin rekabet kuralları karşılıksız bir maaş ödeme lüksüne müsade etmez. En azından uzun vadede müsade etmez..
 

alanyali07

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 May 2008
Mesajlar
6,162
Beğeniler
403
Puanları
83
#11
selamuınaleyküm alanyalı07 kardeşim.
özel sektör konusunda haklısınız. çünkü her birey farklıdır. kimi iyi niyetli kimi kötü niyetli..kimi eli açık kimi cimridir. Ama devlet hepimizin yani devletimiz tektir. dolayısı ile her bireyine eşitlik ve adaletle davranması gerekir. (kaldı ki ayet ve hadislerde yöneticilik görevinin çok veballi bir görev olduğunu ve yöneticilerin emrindeki vatandaşlara yani bizlere karşı adaletli davranması gerektiği belirtilmiştir.)

hani görev şartları derece kademe farklı olur,o zaman maaşta fark olur derim.ama gelin görünki aynı yani herşey aynı sadece çalışılan kurum farklı.ama ikiside devlet.. kanunlarla bir grup diğerine karşı üstün kılındı,öteki grup diğerine karşı mağdur edildi. elbet ki maaşımız neyse onu alıyoruz. ancak "eşit işe eşit ücret" diyerek yan ödemeleri hesaba katmadan konulan bir kanun yüzünden azımsanamayacak çoğunluktaki memurlar benim gibi mağdur oldu ve olmaya da devam ediyor.

kul hakkı olabileceğini ben Kur'an da ve efendimizin hadislerinden yola çıkarak bu sonuca varmıştım. değilse de allah bu dünnyadaki emeklerimizin karşılığını kat kat versin inşallah.

Ramazanınız mübarek olsun.
Aleykum selam kardeşim..

Kurum farklı olduğu için illaki farklı ücret politikaları oluyor..her belediyedeki maaş da farklı olabiliyor..bazı belediyeler daha yüksek verebiliyor..sonuçta bu belediyelere verilmiş bir hak..
belediyenin gelir-gider dengesi,bütçeden aldığı paya göre değişebiliyor..
Kitlerde durum daha farklı oluyor..
her Kit'in kendine göre geliri oluyor ona göre maaş veriyor..
Her hastanenin ücret politikası farklı oluyor..
yani illaki bu farklılıklar oluyor..
bir kurum kendi memuruna lojman imkanı verirken, başka kurum vermiyor..

Ben de bir devlet kurumundayım, belediyelerden bizim kuruma geçmek isteyenler oluyor..yani her belediye çalışanı da memnun değil halinden.. :)
 

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
5,328
Beğeniler
208
Puanları
63
#12
öyle yok akitmiş yok serbest arz talepmiş paradigmasıyla, adaletsizlikleri meşrulaştırma arka çıkma doğru bir yaklaşım değildir. Bu yaptığınız şuna benzer; günümüz kapitalist dünyasının dünyayı ve insanı tüketmesini; dünyanın az bir kısmının, dünyayı ve kaynakları hızla tüketip kirletirken; Afrikada açlıkla boğuşan insanı "e ama üretemiyor" suçlaması yapmaya benzer. Ozonu delen fabrikalar kuraklığa sebeb olunca, bundan mütevellit kıtlığın afrikalı insanı öldürünce; yahu onlar da kirletsin demeye benzer.

günümüz ekonomik yapısı faiz, israf, adaletsizlik üzerine kurguludur, tıpkı askeri siyasal adaletsizliklerde olduğu gibi.
gömleği yanlış iliklerseniz yanlışlığını ancak ilk ilikten anlarsınız sadece sonraki iliklere bakarsanız gayet düzgün olduğunu görürsünüz. Borsa, karaborsa, ihtikar, rekabet, faiz, sadaka, vergi, zekat, maaş, para, sermaye, tüketim alışkanlıkları, üretim mantığı; işte bunlar sizi ve sisteminizi ele verir. Normalmiş gibi baktığınız bu sistem ******dan da vergi alır bunu normal görür ve bazan maaş olarak bize geri öder. Deniz sahillerinde her türlü günahı pazarlar ve vergisini de toplar. vs vs iken blmem hangi ilçenin hangi köyünde mehmet efendi hala cep telefonu çeksin diye yüksek yamaçlara ağaçlara çıkmaktadır. yahu mehmet efendi köyde üretim yaptığı için suçlu mudur? daha az vatandaş mı? mehmet efendinin vergisi vergiden sayılmıyor mu? Bu durum eğitim ulaşım vs vs uzayıp gider. Hani ulus devlette herkes eşitti.
 

hokucu

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2016
Mesajlar
15
Beğeniler
1
Puanları
0
#13
Akitleşmenin kaidelerine uygunsa kul hakkı olmaz. Size vereceği maaşı önceden söylemiş ve siz işe başlamışsanız bu böyledir. 1 lira dahi dese ve siz kabul edip işe başlarsanız kul hakkına girmez.

Gelir adaletsizliği noktasında iyica bakmak lazım. Sizden fazla maaş alan memurların muhakkak üstlendikleri bir sorumluluk falan olsa gerek. Zira serbest ekonomi sisteminin rekabet kuralları karşılıksız bir maaş ödeme lüksüne müsade etmez. En azından uzun vadede müsade etmez..
Sayın moderatör dostundostu. selamunaleyküm
verdiğiniz örnek de bu sefer şöyle bir durum oluşuyor.karaborsa. yani bir objenin değerinin yerle bir edilmesi yada haketmediği değerlere getirilmesi..bu da dinimizce haram sayılıyormuş(sayılıyormuş dedim çünkü karaborsanın haram olduğunu internetten öğrendim.ben de o sayede öğrendim)

hocam keşke dediğiniz gibi bizlerin 2-3 katı iş yapsalarda o parayı haketseler..inanın bizimle kafa kafaya..yani bazen biz iş yoğunluğunda onları geçiyoruz,bazende onlar bizi.ama onların sadece bir handikapı var.SİYASİ KURUM OLMALARI.haliyle siyaset karışıyor..hoş bizde de karışıyor ama onlar kadar değil. yani hocam aynı diyebilirsiniz.

aslında ekonomi olarak dediğiniz durum,maalesef ağırlıkla siyasi nedenler,baskılarla alakalı.

hocam yazdıklarıma alınmanızı istemem.benimkiler sadece görüş.eğer kırgınlık olduysa özür dilerim.

hayırlı ramazanlar.

NOT:
bir de konu ile ilgili geçenlerde bir fetva sitesine mail atmıştım.. özel mailime gelen cevap şöyle oldu:

"ilgili sorumlu ve yöneticiler vebale girmiş, sorumluluklarını yerine getirmemiş olurlar.Siz çalışmanız karşılığında maaş almaktasınız. Diğerlerinin az veya çok alması ilgili yöneticilerin sorumluluğundadır."

bu yazıdan benim anladığım şöyle oldu : bu adaletsizliklere (sadece maaş değil devlet ile ilgili her konuda) neden olanlar (dolaylı veya direk) Allah katında vebal almışlardır..bu da işin aslı kısmen kul hakkına giriyor. çünkü vebal hakkın verilmemesi durumunda ortaya çıkar..tabi benim anladığım böyle. :)
 

hokucu

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2016
Mesajlar
15
Beğeniler
1
Puanları
0
#14
Ben de bir devlet kurumundayım, belediyelerden bizim kuruma geçmek isteyenler oluyor..yani her belediye çalışanı da memnun değil halinden.. :)
aleykümselam ve tekrardan selamunaleyküm alanyalı07 kardeşim.
istanbul'da durum farklı..buranın belediyeleri daha oturmuş ve deneyim kazanmış belediyeler. başkanlar çalışanlarına imkan konusunda insancıl yaklaşıyorlar. ve neredeyse 1.5 kat maaş farkı oluyor (yan ödemeleri yüzünden)

yani kardeşim demem o ki. bugün istanbul belediyeleri "devletten geçişleri kabul edeceğim" dese. ve devlet yani bakanlıklar da muvafakat (izin) verse inan bana bir Allahın kulu kalmaz hepsi belediyeye geçer..istanbulda durum ne yazık ki böyle. yani en kötü sayılabilecek belediyesi bile bakanlık bünyesinden çok çok daha iyi. (tabi durum istanbul için,diğer illeri bilmiyorum)

ramazanınız mübarek olsun kardeşim.
 

hokucu

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2016
Mesajlar
15
Beğeniler
1
Puanları
0
#15
Hakperest hocam selamunaleyküm
yazdıklarınıza katılmamak elde değil. çünkü benimde düşüncem bu şekilde.

bir de şöyle bir sıkıntı var..eğer akitleşme (yani antlaşma) yada yasalar nedeniyle yapılacak hareketler uygun olsaydı, o zaman islam da haram olan bazı şeylerin helal olması gerekirdi ki bu (haşa) olamaz..

mesela en belirgin örnek faizdir. günümüzde devlet bankalarının faiz verdiğini ve bununla ilgili konları kanunlara bağladığını (örneğin 5411 sayılı bankacılık kanunu) görmekteyiz. bu kanuna bakarsanız faiz konusunda da açıklamalar v.s. vardır. bu durumda da devlet faizi meşru kılıyor. o zaman helal mi olur sizce.

ve ya Hakperest hocamın yukarıda yazdığı bir satırda(
..... Normalmiş gibi baktığınız bu sistem ******dan da vergi alır bunu normal görür ve bazan maaş olarak bize geri öder. ....
) belirttiği gibi, kökeni haram olan ticarethanelerden alınan para yasa,antlaşma v.s. nedeniyle helal mi olur.

yani demem o ki. konulan yasalar da antlaşmalar da kul yapısıdır..elbet hatalar oalcaktır..ama mühim olan o hatalardan ders çıkartıp düzelmeye geçmektir..bizim ülkemizde malesef bu yok..hatta bu olmadığı gibi daha da hatanın üstüne üstüne gidiyoruz ne yazık ki.. :(
 

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
5,328
Beğeniler
208
Puanları
63
#16
Hakperest hocam selamunaleyküm
yazdıklarınıza katılmamak elde değil. çünkü benimde düşüncem bu şekilde.

bir de şöyle bir sıkıntı var..eğer akitleşme (yani antlaşma) yada yasalar nedeniyle yapılacak hareketler uygun olsaydı, o zaman islam da haram olan bazı şeylerin helal olması gerekirdi ki bu (haşa) olamaz..

mesela en belirgin örnek faizdir. günümüzde devlet bankalarının faiz verdiğini ve bununla ilgili konları kanunlara bağladığını (örneğin 5411 sayılı bankacılık kanunu) görmekteyiz. bu kanuna bakarsanız faiz konusunda da açıklamalar v.s. vardır. bu durumda da devlet faizi meşru kılıyor. o zaman helal mi olur sizce.

ve ya Hakperest hocamın yukarıda yazdığı bir satırda() belirttiği gibi, kökeni haram olan ticarethanelerden alınan para yasa,antlaşma v.s. nedeniyle helal mi olur.

yani demem o ki. konulan yasalar da antlaşmalar da kul yapısıdır..elbet hatalar oalcaktır..ama mühim olan o hatalardan ders çıkartıp düzelmeye geçmektir..bizim ülkemizde malesef bu yok..hatta bu olmadığı gibi daha da hatanın üstüne üstüne gidiyoruz ne yazık ki.. :(
Aleyküm selam (her mesajda selam vermenize gerek yok :) )
son dönemde devlet bir çok konuda başarılı ivme gelişme gösterdi;
ancak ideal bir devletten uzağız belki de hiç ulaşamayacağız.
Zaten eldeki kaynaklar, konjöktürel durum buna fırsat vermeyebilir.
Şimdiki yönetimde iktidar sorunu yok, muhalefet sorunu var.
Yanlışları göstermesi gereken bir muhalefet yerine;
köstek olan, teröre destek çıkan bir muhalefet var.
 

hokucu

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2016
Mesajlar
15
Beğeniler
1
Puanları
0
#17
O konuda haklısınız hakperest hocam..devletimizin bazı konularda (özellikle ulaşımda) gelişme gösterdiği doğrudur. Ancak yine dediğiniz gibi ideal devletten çok çok uzak. hele muhalefetimiz ne yazık ki sadece "muhalif". Yani herkes tarafından kesin doğru kabul edilen konuya bile muhalefet ediyorlar. (ama kastettiğim onlardan sadece bir tanesi, daha ilerisi siyaset boyutuna gireceği için fazla detaya girmemek en doğru olacaktır)

Kur'an-ı Kerim'de adaletle ilgili ayetleri arattığımda karşıma 9 tane ayet çıktı. ancak bunlardan ikisi vardı ki çok çarpıcı ve adeta günümüzdeki manidar durumu gözler önüne seriyordu. Bunlar :

Nisa-58. Haberiniz olsun ki, Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz vakit adaletle hükmetmenizi emrediyor. Gerçekten Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah işiten ve bilendir.

Şura-15. (Resûlüm!) İşte bunun için, artık sen onları davet et. Ve emrolunduğun gibi istikamet üzere (Allahâ doğru) ol. Ve onların heveslerine tâbî olma. Ve onlara de ki: Allah'ın kitaptan indirdiği şeye îmân ettim. Ve sizin aranızda adil (adaletli) olmakla emrolundum. Allah, sizin de Rabbiniz bizim de Rabbimiz. Bizim amelimiz bize, sizin ameliniz size. Sizinle bizim aramızda bir huccet (çekişme) yoktur. Allah, bizi biraraya toplayacak. Ve dönüş, Onadır (Allah'adır).

işte görüldüğü gibi bu iki ayet açık ve net bir şekilde, yöneticilerin adaletli olması gerektiğini vurgulamaktadır. Dış etkenlerin etkisiyle, bir grubu kayırıp diğerini yerin dibine batıran kararlardan şiddetle kaçınılması gerektiği kastedilmektedir.

Yani sadece bu iki ayetten bile ders çıkarılabilseydi, belki şimdilerde herşey daha farklı olurdu.

Ramazanınız mübarek olsun...

Selamunaleyküm.
 

berduş

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
21 Mar 2012
Mesajlar
3
Beğeniler
0
Puanları
0
#18
Selamunaleyküm

Sayın hokucu yazdığınız durum %100 kul hakkıdır.

Benim de benzeri bir durum bugün başıma geldi. Şefimiz istanbulda yeni ilçe olmuş bir belediyede çalışan ile konuştu. Dediğine göre bizden 1800 TL fazla aldıkları yetmediği gibi, imkanları bizden çok çok ötede ve bziden çok daha az iş yapıyorlar.

Kul hakkı olmadığını iddia edenlerin bahanelerini ve onların iddialarını çürütmeden önce Kuranda ki adalet ile ilgili en çarpıcı ayet olan Şura 15'i bir hatırlayalım:

Şura 15 : (Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."

Burada yüce Allah, Edfendimize alenen DIŞ GÜÇLERİN ETKİSİNDE KALMAMASINI VE ADALETTEN ASLA ŞAŞMAMASINI EMRETMEKTEDİR. Yani günümüze şu mesajı vermektedir : "Kanunları koyarken, herkese eşit davranın ve herhangi bir etkiye kapılıp (sendika,loca vs. gibi) kimseyi kimseden üstün yapmayın" demektedir.

Kusura bakmayın da, kul hakkı olmadığını iddia edenler (hocası,imamı v.s. dahil) ya Kuranı bilmiyor yada bir zümreye yada bir güce yağdanlık amacındalar veya işlerine gelmiyor ve Kuran ayetini inkar ediyorlar.Şu ayet bile kul hakkı olduğunu ıspatlamaya yeter de artar bile..Kaldı ki daha adaletle ilgili ayetler mevcuttur Kuranda

Peki kul hakkı değil diyenler neye dayanıyor.İşte onların iddiası ve tarafımca bu iddialarını boşa çıkaracak laflarım:

İddia 1 - kanunlar bu yönde.siz bunu kabul edip işe girdiniz kabul ettiniz. Yani "alan razı veren razı" durumu. O yüzden olmaz.

Cevap 1 - Peki bu mantığa göre kulun her yaptığı kanun Allah katında mübahse,o zaman Faiz de helal olması gerekir. Çünkü devletin kanunlarında faiz meşrudur ve devlet bankası bile faiz vermektedir.
Demek ki , faiz nasıl haram oluyorsa(kanuna ve devletin vermesine rağmen) kulun koyduğu kanunda her haliyle Allah katında geçerli değilmiş ve bundan da Allahın hak ihlalini soracağı sonucunu çıkartabiliriz.

İddia 2- Belediyelerin devletin kanunla verdiği yetkiler nedeniyle kendi özel bütçeleri vardır ve istediğini yapar,istediği kişiye istediğini verir.

Cevap 2 : Devlet hepimizin devleti ve belediye de devlet kurumudur. Devletimizde tektir ve çalışanına eşit davranmak durumundadır. Aynı vasıftaki adamın aldığı parayı bile kesecek duruma getirmişken,diğer adamı havadan avanta paralara boğuyorsa kusura bakmayında bu AÇIK SEÇİK KUL HAKKIDIR. Yani devlet, özel sektör mantığı ile gidemez ve adaletli davranması gerekir. Buna hala kul hakkı demeyen kötü niyetlidir.

Ayrıca kemer sıkma politikası v.s. adları altında memurun aldığı ek ödemeyi kesip, belediyedeki sds,giyim,yakacak v.s. yardımına dokunulmuyorsa ve bunun hala kuıl hakkı olmadığı iddia ediliyorsa, bu gerçekten çok gülünç,üzücü,kötü ve art niyetli bir durumdur.

İddia 3 - Belediyelere kısmen devlet kısmen özerktir.o yüzden istediği gibi maaş verir,imkan sağlar v.s.

Cevap 3 - Peki siz yarım bardak rakının içine, yarım bardak su katarsanız, bu sizce helal olur mu. Yani alkol olmaktan çıkar mı? Ne kadar saçma oldu değil mi?Aynen yukarıdaki iddia gibi. NASIL Kİ RAKI SU İLE KARIŞINCA ALKOL OLMA (DOLAYISI İLE HARAM OLMA) ÖZELLİĞİNİ KAYBETMİYORSA, BELEDİYEDE KISMEN ÖZERK OLMASI NEDENİYLE DEVLET KURUMU OLMA ÖZELLİĞİNİ KAYBETMEZ.

Yani sonuç olarak devlet; gerek belediye, gerek bakanlık, diğer devlet kurumlarında çalışan aynı vasıflı,kadrolu,dereceli memura devlet adaletli olmalı ve aynı imkanları vermelidir. Ek ödeme muhabbetine girildiğinde bu adaletsizlik olacak ve dolayısı ile devletin memura karşı veballeri ve kul hakları ortaya çıkacaktır.
 

berduş

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
21 Mar 2012
Mesajlar
3
Beğeniler
0
Puanları
0
#19
tabi burada şu ince ayrıntıyı kaçırmamak lazım. devlet kul hakkına girmez. Şöyle ki; devlet hepimizindir. Yani devlet = biziz. Burada kul hakkı alınacak kişi veya kişiler; kanunlar,yönetmelikler vs. ile durumun bu hale gelmesine neden olanlardır.

sadece bu alanda değil, nerede olursa olsun dediğim durum geçerli.
 

hokucu

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2016
Mesajlar
15
Beğeniler
1
Puanları
0
#20
Ebu Zerr isimli sahabi Rasulullah'tan devlet görevi istediğinde. Efendimiz ona, devlet yönetimi konusunda zayıf olduğunu ve iki kişiye bile olsa yöneticilik görevi yapmaması gerektiğini söylemiştir.

bunu internetten okudum ve çok etkilendim. Efendimizin sahabeleri çok sevdiğini biliriz. Düşünün o çok sevdiği insanlardan birinin bu isteğini geri çevirdi. İşte devlet yönetimi bu kadar zor ve sorumluluğu büyük.Ve dolayısı ile tepeden tırnağa adaletli olmak zorundadır.

Ama gördüm ki, gerek, internette yazılanlar, gerek fetva hatlarına sorularımın cevapları gerekse çevremdeki görüşler, konunun en başında yazdığım durumun kul hakkı olmadığını söylediler ve bunun nedenini sorduğumda genel anlamda verilen cevapta, kanunların bu yönde olduğunu ve işe girerek (yada kpss de burayı tercihe derek) peşinen kabul ettiğimi ve dolayısı ile kul hakkı olmasının mümkün olmadığını söylediler.

Ne kadar acı ve abes değil mi? Peygamberimiz en sevdiği insanlardan birinin istediğini, ülke yönetiminin vebali büyüktür diye reddederken. bizlerin konulan kanunların hatalarını, saçma nedenlere dayandırarak Allah katında mübah hale getirme çabalarımız ne kadar acı ve düşündürücü değil mi?

ve kaldı ki ülkemizin din konusunda laflarını kendimize rehber edindiğimiz hocaların, bu hataları maskeler gibi olan şeyi olmamış gibi göstermeleri ne kadar düşündürücüdür.
 
Üst