Zekat, Fakirin Hakkıdır.. | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Zekat, Fakirin Hakkıdır..

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,181
Puanları
83
Zekat, fakirin hakkıdır der Kur'an. Zekat iltifat değildir. Zekat minnet etmek değidlir. Zekat bağışta değildir. Zekat fakirin hakkıdır hakkı. Hak ne demek önce onu bi anlayıp idrak etmek gerek.

Hak, haklının en mukaddes malıdır
Vermezlerse alacaksın tamam mı!

Hak..! Bu müthiş bir şey. Ciltler dolusu hüküm çıkar buradan. Bir kelime deyip geçmeyin, dünyaları değiştiriyor.

Malum, zekat topluca bir fakire verilebileceği gibi pay da edilebiliyor. Yani bir fakire şu miktardan fazla veremezsin diye bir kaide belirlenmemiş. Bir milyon tl zekatın olsa bunu tek fakire verme hakkın vardır. Çoğu bunu bilmediği için gıdım gıdım vermekle daha faydalı iş yaptığını sanır. Oysa fakirler arasında yetenekli, okumuş ve zeki olanlara yüklü miktarlar verilse belki o fakir bir iş veren olmakla başka fakirleri de iş sahibi yapacaktır. Kanımca yüklü miktarın belirli testlerden geçecek yeteneklere verilmesi toplum için daha faydalı diye düşünüyorum.

Şimdi gelelim HAK mevzusuna. Allah, zekat miktarına fakirin hakkı demiş. Bu aynı zamanda şu demektir: Bir zengin, malının zekatını vermediği zaman fakirin hakkını gaspetmiş oluyor. Bu durumda bir fakir, zekatını vermediğini bildiği bir zenginin malından zekat miktarı gaspetse, gaspetmiş mi olur, yoksa alıkonup verilmeyen hakkını almış mı olur? Hırsız mı olur, yoksa hakkını zalimlere yedirmeyip söke söke alan bir yiğit mi olur? Bu durumda eşkiya kim olur? Fakirin hakkını çalan zengin mi, yoksa hakkını arayan fakir mi?

Buyrun, hodri meydan..
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,630
Puanları
113
Zekat 'ı yardımlaşma, ihtiyaç sahibine verme, yakınlarına bakma gibi eylemler ile karıştırmayalım lütfen Zekat bir bütündür. Zekat vermeni isteyen kimdir? Allah peki Allah 'ın sana verdiği mülk nedir? senin kazandığın para, altın, mal, ürün vs vs değil.
 

türkü

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Tem 2007
Mesajlar
4,973
Puanları
113
"aç sabahlayıp da kılıcına sarılmayana şaşarım." buna karşılık geliyor galiba. isteyene hem verir hem de başka yönlerden yardım eder bizim insanımız. benim çevremde gördüğüm böyle. büyük şehirler kim kime dum duma sanıyorum.
 

Dua Nur

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Nis 2007
Mesajlar
37,459
Puanları
63
Zekatlar usulünce verilseydi, fakir kalmazdı Müslümanlar arasında ve bu sistem Batı'ya bile emsal teşkil ederdi.
 

Dua Nur

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Nis 2007
Mesajlar
37,459
Puanları
63
Zekatın bilincinde olduğu halde gereğini yerine getirmek. Birde bilincinde olan ama vermeyenler var.
 

Dut_agaci

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
7,219
Puanları
83
Web sitesi
www.Menzil.Net
Hüccetü’l-İslâm İmam Gazalî rh.a. şöyle der:

“Zekât, nimeti verene şükürdür. Allah Tealâ’nın kulu üzerinde gerek bedeninde gerekse malında birçok nimeti vardır. Bedenle yapılan ibadetler, ihsan edilen beden nimeti için bir şükür, mal ile yapılan ibadetler de mal nimeti için bir şükürdür. Darlık içinde bir din kardeşinin bu halini görüp de, Allah Tealâ’nın seni başkasına muhtaç etmeyip ihsan ettiği servetin kırkta birini veya öşürde olduğu gibi onda birini ona vermeyen kimseden daha aşağı mertebede kim vardır?”

Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn
 

Dut_agaci

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
7,219
Puanları
83
Web sitesi
www.Menzil.Net
"Onlardan kimi de Allaha şöyle kesin söz vermişti. Eğer bize lütf ve kereminden ihsan ederse, muhakkak zekatını vereceğiz, gerçekden salihlerden olacağız. Ne zaman ki Allah, kereminden isteklerini verdi, cimrilik edip yüz çevirdiler. Zaten yan çizip duruyorlardı."

[TD="width: 100%, colspan: 3"]Sa'lebe bin Hatıb, Resulullahın huzuruna gelip, "Ya Resulallah, malımın çok olması için bana dua buyur" dedi.

Bunun üzerine Resulullah efendimiz, "Vah sana ey Sa'lebe, şükrünü yapabildiğin az mal, şükrünü yapamayacağın çok maldan iyidir" buyurdu.
Sa'lebe tekrar, ya Resulallah, dua et Allahü teâlâ bana çok mal versin, dedi.

Resulullah efendimiz buyurdu ki: "Vah sana ey Sa'lebe, benim gibi olmayı istemez misin! Eğer şu dağlar altın olmasını ve benim yanımda hareket etmelerini dileseydim, olurdu!"

Sa'lebe tekrar, ya Resulallah dua eyle ki, Allahü teâlâ bana çok mal versin. Seni hak peygamber olarak gönderen Allah hakkı için, malım üzerine düşen her hakkı eda edip, yerine getireyim, dedi.

Resulullah efendimiz tekrar, "Ey Sa'lebe şükrünü yapabildiğin az mal, şükrünü yapamadığın çok maldan iyidir" buyurdu.

Fakat, Sa'lebe ısrar edip yine, ya Resulallah, dua et de Allahü teâlâ bana çok mal versin, dedi. Bunun üzerine Resulullah "Allahım Sa'lebeyi çok mal ile rızklandır" diye dua etti.

Sa'lebe bir mikdar koyun satın aldı. Allahü teâlâ bu koyunlara öyle bereket verdi ki, koyunlar çoğalıp, Medineye sığmaz oldu. Koyunlarını alıp Medinenin dışına çıktı. Gündüz mescide namaza gelir, gece gelmezdi.
Koyunları zamanla daha çok arttı. Çok uzaklara gitti. Artık Resulullahın mescidine Cum'adan Cum'aya gelirdi. Koyunları daha da artınca öyle uzağa gitti ki, asla mescide ve cemaate gelemez oldu. Resulullah epey zamandan beri Sa'lebeyi göremeyince halini sordu. Halini anlattılar.

Bunun üzerine, "Vay Sa'lebe bin Hatıba" buyurdu.

Bir müddet sonra Allahü teâlâ zenginlere zekat vermeği farz kıldı. Resulullah efendimiz zenginlerin zekatını toplamak üzere iki kişi vazifelendirdi. "Sa'lebeye ve Beni Süleym kabilesinden zengin bir kimse var, ona uğrayınız" buyurdu.

O iki kimse Sa'lebenin yanına gidip zekatını istediler. Sa'lebe elinizdeki mektubu göreyim, dedi. Mektubu gösterdiler. Sa'lebe bu istediğiniz haracdan başka birşey değildir. Hele siz gidin başkalarından bir toplayın bakalım, dedi.

O iki kimse Sa'lebenin yanından ayrılıp, başka yere gittiler. Süleym kabilesine mensub olan zengin kimse onların kendisine zekat almak için geldiklerini haber alınca, onları karşıladı.

Develerimin en iyilerini zekat için alınız, dedi. O iki sahabi sana farz olan zekat bunlardan azdır, dediler. O kimse ise bu iyi develeri alınız. Allahü teâlânın rızasını malımın en iyisiyle kazanayım, dedi.

Sonra o iki sahabi tekrar Sa'lebenin yanına geldiler. Sa'lebe tekrar mektubları gösterin, dedi. Mektubu gösterdiler. Sa'lebe "Bu haractır, siz gidin ben bir düşüneyim" dedi!

Resulullahın emrini dinlemeyip zekatını vermeyen Sa'lebe'nin yanından üzüntü içinde ayrılan iki sahabi Medineye dönüp Resulullahın huzuruna çıktılar. Henüz onlar sözü başlamadan, Resulullah: "Vay Sa'lebe bin Hatıba" dedi.

Süleym kabilesinden olan ve zekatını veren zengin kimseye ise, berekete kavuşması için dua etti.

Allahü teâlâ Sa'lebe hakkında [Tevbe suresi 75, 76.cı ayetlerinde mealen]

buyurdu.
Sa'lebenin kabilesi bunu işitince, Sa'lebeye haber verip, helak oldun. Allahü teâlâ senin hakkında ayet-i kerime gönderdi, dediler.

Sa'lebe, Resulullahın efendimizin huzuruna gelip, işte malımın zekatı kabul eyle, dedi. Resulullah, "Allahü teâlâ senin zekatını kabul etmekten beni men' etti" buyurdu. Resulullah "Sen kendi kendine ettin! Sana söyledim, sözümü dinlemedin!" buyurdu ve onun zekatını almadı.

Resulullah efendimiz vefat ettikten sonra Sa'lebe zekatını hazret-i Ebu Bekire getirdi. Ya Emir-el mü'minin! Zekatımı kabul eyle, dedi.

Hazret-i Ebu Bekir, ben Resulullahın kabul etmediğini nasıl kabul edebilirim, buyurdu.

Daha sonra hazret-i Ömere de getirdi. Fakat o da kabul etmedi. Sa'lebe, hazret-i Osmanın halifeliği sırasında vefat etti.[/TD]

[TD="width: 100%, colspan: 3"][/TD]

 

Dut_agaci

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
7,219
Puanları
83
Web sitesi
www.Menzil.Net
Ey bana;

-Zekat vermeyenin malını yağma mı yapsın fakir ?

Diye soran kişi !

İki Cihan Serveri Efendimiz (sav) ve devamında gelen Hulefâ-i Râşidîn (rh); Sa'lebe bin Hatıb'ın koyunlarını yağma mı etmişler di ?
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,630
Puanları
113
Ey bana;

-Zekat vermeyenin malını yağma mı yapsın fakir ?

Diye soran kişi !

İki Cihan Serveri Efendimiz (sav) ve devamında gelen Hulefâ-i Râşidîn (rh); Sa'lebe bin Hatıb'ın koyunlarını yağma mı etmişler di ?
Mekkeli müşrikler İslam 'ı neden seçmediler yada neden girmediler? Adamlar zaten hac ediyor oruç tutuyor namaz kılıyor vs vs yani anlayacağın belli bir ibadet sistemleri var şimdi peygamberin getirdiği ibadet sistemini neden kendi yaşamlarına entegre etmediler? Biraz derin düşmek gerek muhterem
 

Dut_agaci

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
7,219
Puanları
83
Web sitesi
www.Menzil.Net
Mekkeli müşrikler İslam 'ı neden seçmediler yada neden girmediler? Adamlar zaten hac ediyor oruç tutuyor namaz kılıyor vs vs yani anlayacağın belli bir ibadet sistemleri var şimdi peygamberin getirdiği ibadet sistemini neden kendi yaşamlarına entegre etmediler? Biraz derin düşmek gerek muhterem
En doğrusunu Alemlerin Rabbi bilir.

Peygamber Efendimize (sav) dini tebliğ etmesi emir edilmeden önce, orada yaşayan insanlar namaz kılıyor, hac ediyor, oruç tutuyor olabilirler.

Ancak bu ibadet ve taatler de bizedir, bizim içindir, Yaratıcımıza kulluk borcumuzdur.

Rabbül Âlemin'in (cc), İslamiyetten önceki yapılan amel, taat, ibadetleri değiştirdi. Namaz örneğin 2'den 5'e çıktı. Kurban yılda bir oldu. Haç imkanı olana oldu, oruç bir aya çıktı, şarhoşluk verenler haram oldu. Bunların kimisi hemen oldu, kimisi seyriyle yada aralıklarla oldu gibi gibi.

Bunun nedenini veya niyesini en iyi Rabbül Âlemin bilir.

Lakin Allahü Tealanın varlığına ve birliğine inanan bir kişi (inkar eden, inkar etmeyen, arada kalan, 5-10 yıl sonra islama geçen vs.) artık bunu kabul ettikten sonra yeni tebliğ edilen dinin hükümlerine uymak zorundadır.

Yeni tebliğin hükümlerine HEMEN uyanlara SIDDIK denilmiş. Makam ve mevkilleri bellidir. Yaşarken Efendimiz (sav) ile yanlana oldukları gibi, türbeleri de yanyanadır. Ahirette de yanyana olacaklardır.

Yeni tebliğin hükümlerine hemen uymayanları Rabbül Alemin, çeşitli ayetlerle bize olay olay açıklamış, izah etmiş...

Bundan sonraki keyfiyet, tebliği alana ait.

Hemen kabul etmek, yada "bir düşüneyim" demek tercih meselesi.
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,630
Puanları
113
Hemen kabul etmek, yada "bir düşüneyim" demek tercih meselesi.
Müşriklerin kabul etmedikleri şeylerin en başında mallarının fakirler tarafından yağma edilecek olması ve o küçümsedikleri fakirler ile aynı safta olmaları daha çok şey sayılabilir tabi :) bu yüzden adamlara müşrik deniyor uydurdukları ilahların yasa ve kanunları ile dünya hayatını cennet ediyorlardı günümüzdede farklı bir durum söz konusu değil tabe :)
 
Üst