Şefaat Hakkı... | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Şefaat Hakkı...

Tahsin EMİN

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Şub 2012
Mesajlar
11,751
Puanları
83
Şefaat hakkı...

Kur'an'a da Sünnet'e de baksak, şefaat hususunda "izin" istenecek makam ile izni verecek makam aynıdır. O da Allahü Teala'dır. Dolayısıyla izin istenilen "makam"ın izni, kendisi açısından bir "hak" oluyor. Öyleyse "şefaat", sadece Allah'ın açık ve net bir hakkıdır.

Şu ayet bunun apaçık bir delilidir:

"Kim şefaat edebilir..!!!" (Allah meydan okuyor.) "Katından izni olmaksızın..."

Peygamberimiz de şefaat hakkında malumatına şu girişle başlar:

"Ümit ediyorum ki (...)"

Dünya hayatında, Allahü Teala'nın bu "hakk"ı, herhangi bir kimseye verdiğini de ifade etmemiştir.

Hal böyle olmasına rağmen, tarikatlerin reisi konumunda olanlar başta olmak üzere, şefaat'ı çoktan Allah'tan alıp, "şeyh"lere teslim etmiştir.

Aslında gerçekte böyle bir şey yoktur.

Yani bir ayet yoktur ki:

"Allah şefaat hakkını, "(........) Efendi"ye verdi şeklinde...

Böyle bir ayet var mı, yok değil mi?

Olmasın ne önemi var ki,

Tarikat şeyhi olup da, Allah'tan bu konuda haber alamayan bir şeyh olur mu?

Elbet olmaz.

Zaten, buradaki tarikat ehli üyeler şeyhte var olan bu sıfatları inkar da etmiyorlar, o kadar çok şey yazdık, biri demedi ki: "Böyle şeyh olur mu? Bu gibi sıfatları reddediyoruz..."

Dememeleri normal çünkü dediklerinde şeyh ile kendi manevi bağları kopmuştur.

O kimse artık şeyhin himmetinden, feyzinden, ilhamından ve ruhaniyetinden yaranamaz. Doğru mu doğru. Buradaki disiplin böyle bir disiplin.

Gelelim sadede.

Yukarıda ifade ettiğim manada şefaat'i inkar eden yok gibidir. Şefaat Allah'ın bir hakkıdır. Dilerse bu hakkı kullandırır, dilemezse kullandırmaz.

Allah, neyi ifade ederse O'na ram oluruz. O'nun emrine itaat ederiz, ki şefaat hakkı da (izin) öyle.

Hakikat bu olmasına rağmen, daha dünya hayatında, şefaat çoktan birilerine bir hakk olarak verilmiştir. Hatta bazı topluluklar da kimlerin falancaların şefaatine nail oldukları da dillendirilir.

NETİCE:

Şefaat sadece Allah'ın bir hakkıdır. Allahü Teala şu ana kadar bu hakkı "falan"a verdiğini de açıklamamış ve bir isim de belirtmemiştir.

Allahü Teala'dan bu "hakk"ı alanlara duyurulur...
 

Ahter

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eki 2009
Mesajlar
5,252
Puanları
0
Resûlüllah Sallâhu Aleyhi ve Sellem’den Dünyada Şefâat İstenmez mi ?

İddiâ: “De ki, şefâatin tamamı Allah’a aittir,”[68] âyetine göre Resûlüllah sallâhu aleyhi ve sellem’den dünyada şefâat istenmez; bu bir şirktir.
Cevâb:
Bir: Ne Kitâb'ta ne de Sünnet'te, dünyada Resûlüllah sallâhu aleyhi ve sellem’den şefaat istemeyi yasaklayan hiçbir delîl yoktur. Aksine,

İki: O’ndan dünyada dünyâlık işler için şefâat edilmesi Kur’ân ve Sünnetle meşrû’dur ve hatta emredilmektedir. Allah celle celâlühû şöyle buyurdu: “Kim güzel bir şefâat ederse ondan nasîbi olur.”[69] Resûlüllah sallallahu aleyhi ve selem de O’na bir hacet istemek için gelindiğinde şöyle buyurdu: “Şefâat edin ecir kazanın.”[70]
Üç: Dünyada Âhiret içün şefâat istenebileceği Tirmizî hadîsiyle sâbittir:[71]

Dört: O’ndan Âhiret’te şefâat istenebileceği de Buhârî hadîsiyle sâbittir:

“Mü'minler, (Kıyâmet gününde) Âdem aleyhisselâm'dan, sonra Mûsâ aleyhisselâm'dan, sonra da Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'den istiğase edecekler/şefaat yardımı isteyecekler.”[72]

Beş: Getirilen “şefâatin tamamı Allah’a âittir” meâlindeki âyet, şu iddiâ içün delîl olarak ileri sürülebilecekse, Resûlüllah sallâllahu aleyhi ve sellem’den sâdece dünyâda dünyalık bir şefâat da istenemez. Halbuki yukarıda getirdiğimiz âyet ve hadîs bu iddiâyı çürütmektedir.

Altı: Yine getirilen âyet, şu iddiâ içün delîl olarak ileri sürülebilecekse, Âhirette de şefaat istenmez; arada hiçbir fark yoktur. Hâlbuki, O’ndan Âhirette şefâat isteneceği, şu iddiâ sâhiblerinin bir çoklarınca Buhâri rivâyeti sebebiyle inkâr edilememektedir.

Yedi: Nasıl Mülk sadece O’nundur[73] âyetiyle, Mülkü dilediğine verirsin[74] âyeti çelişmiyorsa, İzzetin tamamı Allah'a aittir[75] âyetiyle, İzzet, sadece Allah'a, Resûlü'ne ve mü'minlere aittir[76] âyeti, nasıl birbirine zıd değilse, aksine birbirlerini tefsîr ve îzâh ediyorlarsa, de ki, şefâatin tamamı Allah’a âittir[77] âyeti ile, Rahmân’ın yanında ahd edinenler (O'nun müsâade ettikleri) müstesna, onlar şefâate mâlik olmayacaklardır[78] âyeti de çelişmez.

Sekiz: Hem, Şefâat ne demektir?... Şefaat, kendine karşı cinâyet/günâh işlenmiş kimseden (burada Allah’dan) günahın affını istemek demek idi.[79] Yani Allah celle celâlühû’nün, bir günahı affetmesi için, O’na benim hatırıma veya başka bir şey hatırına bunu affet diyerek aracı olmak idi... Hâşâ hangi yüksek makamdan şu suçlunun affını isteyecek? Evet, bazen sevdiği kulların zimmetinde olan bazı hakları onlara birtakım mükâfaatlar vermek karşılığında hak sâhiblerinin affetmesini isteyecektir:[80] Ancak bu, Şefâatin Şer'an gösterdiği bir ma'nâ değildir.

Dokuz: Gerçi Seyyid Şerîf Cürcânî’nin ta'rîfi, gâlib ve meşhûr olan günah affı içün olan şefâatin dışındaki, hesapsız cennete girmek ve cennette derece yükselmek gibi şefâatleri kapsamadığından eksik ise de, mes'ele değişmez.
Zîrâ ma'nâ, şefâat, izin, müsâade ve kabûl bakımından Allah celle celâlü-hû’ya âiddir; O'nun katında bu talebi yapmak bakımından da bu yetkiyi verdiği kullara âittir, demektir. Her ne kadar mes’ele bu denli uzatmaya muhtâc olmayacak kadar -orta akıllı, vasat zekalı birazcık ilimli kimselere nisbetle- açık ise de iddiâ sâhibi olan muhâtabların seviyesini hesaba katmak, ifâde sanatının îcâbların-dan olmakla bir çoklarının kafasını şişirmek zorunda kaldık; affola...

https://www.youtube.com/watch?v=OsWTHZLWoIE …



Dipnotlar :
[68] Zümer: 44
[69] Nisâ:85
[70] [Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, Ebû Mûsâ radıyallahu anhu’dan], Et-Teysîr:1/158
[71] [Tirmizi, Kıyame 9],Mu’cem.
[72] Yukarıda geçti: [Buhârî, Sahîh: Zekât, 52]; Mu’cem:21
[73] Teğâbun: 1
[74] Âlü İmrân: 26
[75] Fâtır:10
[76] Münâfikûn: 8
[77] Zümer: 44
[78] Meryem: 87
[79] Seyyid Şerîf Cürcânî, Ta’rîfât: 68
[80] Abdullâh İbnü Ahmed İbni Hanbel, Zevaidü’l-Müsned, Abbâs İbnü Mirdâs Es-Sülemî’den, Beyhekî, Şuabu’l-Îmân (İlmiyye) 1/ 304-305 H: 346.
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,628
Puanları
113
Resûlüllah Sallâhu Aleyhi ve Sellem’den Dünyada Şefâat İstenmez mi ?

İddiâ: “De ki, şefâatin tamamı Allah’a aittir,”[68] âyetine göre Resûlüllah sallâhu aleyhi ve sellem’den dünyada şefâat istenmez; bu bir şirktir.
Cevâb:
Bir: Ne Kitâb'ta ne de Sünnet'te, dünyada Resûlüllah sallâhu aleyhi ve sellem’den şefaat istemeyi yasaklayan hiçbir delîl yoktur.

şefaat nedir ?
 

Ahter

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eki 2009
Mesajlar
5,252
Puanları
0
Yazıyı okumadığın belli?:)
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,628
Puanları
113
Yazıyı okumasaydık soru sormazdık belli ki verecek cevaplarınız mevcut değil. Senin yazman yada copy paste yapman ile bu işler olmuyor güzel kardeşim

ben yazdım oldu ne güzel mantık :)
 

forumdayim

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
7 Eyl 2009
Mesajlar
1,156
Puanları
48
allahin peygamberlerine ve naz makamindaki seckin kullarina birileri icin ricaci olmasi diye izah edebiliriz
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,628
Puanları
113
konuyu okusaydin sorunun cevabi vardi...
Güzel kardeşim kendi baktığın noktaya göre elbet cevabı var hele birde gel buradan bak bakalım cevabını görebiliyormusun?

soru şu

şefaat nedir? buna mı cevap veremiyorsunuz?
 

Ahter

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eki 2009
Mesajlar
5,252
Puanları
0
Yazıyı okumasaydık soru sormazdık belli ki verecek cevaplarınız mevcut değil. Senin yazman yada copy paste yapman ile bu işler olmuyor güzel kardeşim

ben yazdım oldu ne güzel mantık :)
Ben ısrar ediyorum.Okumamışın? Bir diğer şık daha var ama onuda sana yakıştıramam?:)
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,628
Puanları
113
Ben ısrar ediyorum.Okumamışın? Bir diğer şık daha var ama onuda sana yakıştıramam?:)
Tamam senin güzel hatırın için tekrar okuyacağım fakat bu sefer soru sorduğumda cevaplayacaksın mübarek olur mu?
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,628
Puanları
113
Sesim nasıl muhterem güzel okuyabiliyormuyum :)

Oku dedin okudum ve soru sorma hakkını elde ettim değel mi?

O zaman sorumu soruyum cevabını bekliyorum.

Şefaat nedir?
 

forumdayim

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
7 Eyl 2009
Mesajlar
1,156
Puanları
48
Sesim nasıl muhterem güzel okuyabiliyormuyum :)

Oku dedin okudum ve soru sorma hakkını elde ettim değel mi?

O zaman sorumu soruyum cevabını bekliyorum.

Şefaat nedir?
allahin peygamberlerine ve naz makamindaki seckin kullarina birileri icin ricaci olmasi diye izah edebiliriz . umarin bir nebze meragini gidermisimdir​
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,628
Puanları
113
allahin peygamberlerine ve naz makamindaki seckin kullarina birileri icin ricaci olmasi diye izah edebiliriz . umarin bir nebze meragini gidermisimdir​

Mübarek teşekkür ederim.
 

Veyselcan

Kısıtlı Erişim
İhvan Üyesi
Katılım
5 Haz 2015
Mesajlar
460
Puanları
0
allahin peygamberlerine ve naz makamindaki seckin kullarina birileri icin ricaci olmasi diye izah edebiliriz . umarin bir nebze meragini gidermisimdir​

allahin peygamberlerine ve naz makamindaki seckin kullarina BİRİLERİ....



Buradaki BİRİLERİ kimlerdir... ??
 

AlpBilge

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
1 Şub 2015
Mesajlar
706
Puanları
0
Ey iman edenler. Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkâr edenler ise zalimlerin ta kendileridir. (Bakara 254 )

Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la ikaz et. Onların Allah'tan başka velileri ve şefaatçileri yoktur. Umulur ki korkup sakınırlar. (Enam 51)


De ki: Şefaat yetkisi sadece Allah'a aittir. Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi O'nundur. Sonunda O'na döndürüleceksiniz. (Zümer 44)


"Andolsun ki sizi ilk defa yarattığımız gibi yapayalnız ve teker teker huzurumuza geldiniz. Ve size verdiğimiz şeyleri ardınızda bıraktınız. Hani, ortaklarınız olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz. Andolsun ki aranızdaki bağlar artık kopmuştur. Ortak sandıklarınız da sizden kaybolup gitmiştir." (Enam 94)


O (Allah) ki gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları altı günde (devirde) yarattı; sonra Arş'a istiva etti. Sizin O'ndan (Allah'tan) başka veliniz ve şefaatçiniz yoktur. Düşünüp öğüt almıyor musunuz? (Secde 4)


“Öyle bir günden korkun ki, o gün kimse kimsenin yerine ceza çekmez, kimsenin şefaati kabul edilmez, kimseden fidye alınmaz ve kimseye yardım edilmez.” (Bakara 48)


"Ey kızım Fatıma. Babam Peygamber diye sakın güvenme. Rabbine karşı kulluk vazifeni yap. Eğer Allah’tan nefsini satın alamazsan vallahi ben bile seni kurtaramam.” (Müslim, İman,89, Hadis no:351)


"Ey Kureyş topluluğu. Kendinizi kurtarmaya bakın; Allah’ın yanında size bir faydam olmaz. Ey Abdumenaf oğulları. Allah’ın yanında size faydam olmaz. Amcam Abdulmuttalib oğlu Abbâs. Allah’ın yanında sana faydam olmaz. Halam Safiyye. Allah’ın yanında sana faydam olmaz. Ey kızım Fatma. Benim malımdan dilediğini iste. Fakat Allah’ın katında sana hiçbir faydam olmaz." (Buhârî, Vesâyâ, 11)
 

ALI25

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2015
Mesajlar
7,509
Puanları
48
Yazi tek kur´an-i kerim agirlik olmus bu ise bir eksik ayni zamanda bundan dolayida makbul ve de muteber degil.

Asagidaki Ahter kardesimin eklemis oldugu yazi ise makul,makbul ve de muteber olur bu yazi herkesin icin kafi olur.
 

Tahsin EMİN

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Şub 2012
Mesajlar
11,751
Puanları
83
Kur'an elbet bazı ayetlerinde "şefaat"i tamamı batıl kılar. Dolayısıyla o ayetlerden yola çıkarsanız, "şefaat" diye bir şeyin olmadığını kavramakta zorluk çekmezsiniz ki, zaten bu ayetlere takılan yoktur, tasavvufçular da dahil... Eğer Allah bir şey hakkında "YOKTUR" buyuruyorsa, bunun üzerine kelam edilir mi..? Elbet edilmez...

Edilmez de, Allahü Teala bazı ayetlerine de "Allah'ın izni olmadan" cümlesini ekleyince hüküm biraz daha başka bir hal alıyor ister istemez...

Burada hemen şöyle bir soru akla geliyor:

"Allahü Teala'nın izin verecekleri olacak mıdır..?" Yani Allahü Teala izin verecek, o izin verilen de "iman eden" ve "salih amel işleyen"lere duada bulunacak ve onların kurtulanlardan olması yönünde Allahü Teala'dan müsade isteyecektir... Böyle bir şeyin vaki olacağı durup dururken aklımıza gelmedi, bir anlamda böyle bir tasavvuru aklımıza getiren Allahü Teala'dır...

"Allah'ın izni olmadıkça kim şefaat edebilir..!!!" İşte böyle ayetler de olduğundan dolayı ister istemez bu tasavvurlar aklımıza geliyor... Hiç hadis de yazmadım, ayetlerden yola çıkarak böyle bir tasavvurda bulundum...

O zaman şu bir gerçek:

Daha dünyada iken, müslümanlardan, ölenlerine şefaat edenler (dua), Ahiret'te de kurtulmuş iseler orada da müslümanlar, müslümanlar için dua (şefaat) edeceklerdir...

Peki Allahü Teala özel izin verecek midir, bazı kimselere, bunu da orada bileceğiz...

Allahü Teala, bizleri Kur'an'dan ve Peygamberinin temiz yolundan ayırmasın...
 

Tahsin EMİN

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Şub 2012
Mesajlar
11,751
Puanları
83
Burada şunu da söylemek iktiza eder...

Müşrikler, ibadet etmezlerdi... Namaz kılmazlardı... Ve Allah'ın diğer emirlerini yerine getirmezlerdi... Böyle oldukları halde, putlarına taparlar ve taptıkları putlarının da kendilerine şefaat edeceklerini ifade ederlerdi... Allahü Teala buna meydan okuyor... Böyle bir şeyin asla olamayacağını ifade ediyor...

Peki, bir tek mutasavvıf var mı böyle halde olan..???

Yani bize de şeyhlerimiz şefaat edecek diyen arkasından da, namaz kılmayan, ibadet etmeyen, Kur'an ve Sünnet merkezli yaşamayan, Allah'ın emirlerini yerine getirmeyen, yok değil mi..???

Böyle halde olanları müşriklere kıyaslamak doğru bir kıyas mıdır..? Elbet değildir... Çünkü bütün mutasavvıflar, Allah'ın bütün emirlerini yerine getirmeye gayret ederler... Şefaat beklemezler, halleri de, fiilleri de, kelamları da buna şahittir zaten...

Belki bunların yaptıkları şudur:

Ayette ifade edildiği şekliyle, Allah'ın izni olacaktır şeklinde inanç beslemeleridir... Bunda da bir sakınca yoktur sebebi de, amelleriyle Kur'an merkezli olmaya gayret ederler...

Gene hadisler yazmadım... Ayetlerden yola çıktık...
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,628
Puanları
113
Bilinçlendirme , farkına vardırma, farkı gösterme seviye olarak dünya katında olan sıradan şeyler ile kıyas edilemeyecek bir kavramdır.

Allah 'tan istemedikçe senin adına kimse O 'ndan isteyemez. Sen O 'ndan istedikçe O sana gerekli olanı gönderir. Kimse sana gerekli olanı O 'ndan isteyemez. Oku duğunuzda eğer anlamıyorsanız size anlatacak olan O dur.

Yaratan ile yaratılan hiç bir olur mu? Senin neye ihtiyacın olduğunu ancak senin yaratan bilir.
 

ALI25

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2015
Mesajlar
7,509
Puanları
48
Kur'an elbet bazı ayetlerinde "şefaat"i tamamı batıl kılar.Dolayısıyla o ayetlerden yola çıkarsanız,"şefaat" diye bir şeyin olmadığını kavramakta zorluk çekmezsiniz ki,zaten bu ayetlere takılan yoktur, tasavvufçular da dahil.Eğer Allah bir şey hakkında"YOKTUR" buyuruyorsa,bunun üzerine kelam edilir mi.?Elbet edilmez.Edilmez de,Allahü Teala bazı ayetlerine de"Allah'ın izni olmadan"cümlesini ekleyince hüküm biraz daha başka bir hal alıyor ister istemez.Burada hemen şöyle bir soru akla geliyor:"Allahü Teala'nın izin verecekleri olacak mıdır..?" Yani Allahü Teala izin verecek,o izin verilen de"iman eden" ve "salih amel işleyen"lere duada bulunacak ve onların kurtulanlardan olması yönünde Allahü Teala'dan müsade isteyecektir.Böyle bir şeyin vaki olacağı durup dururken aklımıza gelmedi, bir anlamda böyle bir tasavvuru aklımıza getiren Allahü Teala'dır."Allah'ın izni olmadıkça kim şefaat edebilir.!" İşte böyle ayetler de olduğundan dolayı ister istemez bu tasavvurlar aklımıza geliyor.Hiç hadis de yazmadım, ayetlerden yola çıkarak böyle bir tasavvurda bulundum.O zaman şu bir gerçek:Daha dünyada iken, müslümanlardan,ölenlerine şefaat edenler (dua),Ahiret'te de kurtulmuş iseler orada da müslümanlar,müslümanlar için dua (şefaat) edeceklerdir.Peki Allahü Teala özel izin verecek midir,bazı kimselere,bunu da orada bileceğiz.
Allahü Teala,bizleri Kur'an'dan ve Peygamberinin temiz yolundan ayırmasın.
Kur´an-i kerim´in ilk muhatabi kim peygamber (s.a.v) degil mi o bunu bilmiyor mu ve eger senin dedigin gibi olup kabul edilecek olur ise sadece o olsa idi bir sefaat diye var olan sey cinsinden bize ondan haber gelmis onunda sefaat edecegine dair.

Böyle yazarken bir seyi aradan cikiyoruzsunuz var olan bir seyi inkar etmek gibi bu ise vakia degil ve de onuda bir hak da etmiyor.

Bu konuda o kadar da haber gelmis bunlari yok gibi saymak hangi delil ile kur´an-i her ne kadar birseyler diyorsa ona dair buda resulullah s.a.v in ahiret günü edecegi o sefaatti da inkar da etmiyor.

Su benim acimdan meseleyi örtmek olur var olan seyin gündeme gelmemisi olur ve suanda yazmis oldugun yazida ehli sünnet acisindan da makul degil tek bunu demek vede bununla yetinmek ve böyle birsey kabul edilecek olur ise o kadar vakia olan seyler de yalan ve birer uydurma hükmünde olur.

Bunun gibi bir sey ilkönce akide kitablarina ters ve sonra da hadis kitablarina da vede söyle diyeyim onlarida bir yalanci cikarmak gibide olur.

Yazin acikcasi ve kesin olarak uygunluk bakmindan da tek bir sey ile meseleyi sinirlandirdigin icin olmamistir.

 

Tahsin EMİN

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Şub 2012
Mesajlar
11,751
Puanları
83
Kur´an-i kerim´in ilk muhatabi kim peygamber (s.a.v) degil mi o bunu bilmiyor mu ve eger senin dedigin gibi olup kabul edilecek olur ise sadece o olsa idi bir sefaat diye var olan sey cinsinden bize ondan haber gelmis onunda sefaat edecegine dair.

Böyle yazarken bir seyi aradan cikiyoruzsunuz var olan bir seyi inkar etmek gibi bu ise vakia degil ve de onuda bir hak da etmiyor.

Bu konuda o kadar da haber gelmis bunlari yok gibi saymak hangi delil ile kur´an-i her ne kadar birseyler diyorsa ona dair buda resulullah s.a.v in ahiret günü edecegi o sefaatti da inkar da etmiyor.

Su benim acimdan meseleyi örtmek olur var olan seyin gündeme gelmemisi olur ve suanda yazmis oldugun yazida ehli sünnet acisindan da makul degil tek bunu demek vede bununla yetinmek ve böyle birsey kabul edilecek olur ise o kadar vakia olan seyler de yalan ve birer uydurma hükmünde olur.

Bunun gibi bir sey ilkönce akide kitablarina ters ve sonra da hadis kitablarina da vede söyle diyeyim onlarida bir yalanci cikarmak gibide olur.

Yazin acikcasi ve kesin olarak uygunluk bakmindan da tek bir sey ile meseleyi sinirlandirdigin icin olmamistir.

Hadislere gelmeden ayet zaten "o"na kapı aralıyor, dolayısıyla, hadisleri zikretmedim, yani hadislere inmeden de "izinli bir dua"nın olacağını ayetler size arzediyor zaten...

Ben var olanı falan inkar etmedim...

Hadisleri yalan çıkaran yok...
 
Üst