Mahmud Efendi Hazretlerinden Açıklama | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Mahmud Efendi Hazretlerinden Açıklama

Ercan Tekin

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
25 Eyl 2010
Mesajlar
5,631
Puanları
83
Mahmud Efendi Hazretlerinden Açıklama
Pazar, 24 Ekim 2010 19:18


Yeni Şafak gazetesinin Cübbeli Ahmet Hoca Efendi hakkında yapmış olduğu asılsız haberlere ilişkin Mahmud Efendi Hazretlerinden'de açıklama geldi...
Yeni Şafak gazetesinin, Ataköy'deki Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenecek töreni, 'provokasyon' olarak nitelendirmesi ve Cübbeli Ahmed Hoca efendiye ilişkin asılsız iftiralarla dolu haberler yapılmasından rahatsız olan Mahmud Efendi Hazretleri bizzat açıklamada bulundu.
Efendi Hazretleri, yaptığı açıklamada "Benim bu işlerden haberim var. Alimlerin toplanmasını ben istedim. Yeni Şafak'ın yaptığı iftiradır" dedi.
Oysa Yeni Şafak "Cüppeli Ahmet hoca'dan Provokasyon Hazırlığı" başlıklı manşet haberinde, 'Efendi Hazretlerinin ve çevresinin, bu programdan rahatsız olduğunu' savunuyordu.
Efendi Hazretleri'nin açıklaması aynen şöyle:
"Benim bu işlerden haberim var. Kimse yapmıyor bu işi. Alimlerin toplanmasını ben istedim. Benim isteğimle geldiler biiznillah. Her şeyden haberim var. Yeni Şafak gazetesinin yaptığı iftiradır. Fitnelere sakın ha!.."

İtibar Haber
 

bakış

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Kas 2009
Mesajlar
4,717
Puanları
83
Efendinin ağzından duydum,rahatladım.Efendiden izinsiz adım atmayan cübbeliye çok büyük iftira atıldı...
 

efruz

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ağu 2009
Mesajlar
5,170
Puanları
113
Yeni şafak gazetesi büyük bir hata etti.ve Efendi hz.lerinin dediği gibi iftira etti.

Yazık ki bizler o kadar heveslendik sevindik.günler öncesinden herşey hazırlanmıştı.hevesimiz bu iftiracı gazete sayesinde kursağımızda kaldı.

Hakkımız helal değildir.
 

Hikem

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
31 Ağu 2009
Mesajlar
6,073
Puanları
0
Ajans5 açıklamayı kendi sesinden vermiş.Böylece Yenişafak gazetesinin iftirası tescillenmiş oldu.Bu açıklmadan sonra, bu gazetenin bir bildiği vardır, gibi açıklamalarında

iftiraya ortak olmaktan başka bir anlamı olamaz.Yani '' su göründü ,teyemmüm bozuldu''.
 

semih_TEK

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
2 Ocak 2007
Mesajlar
598
Puanları
0
şaşırdımmmm
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0
ÇELİŞKİ VARMI ?

varsa Mahmud efendi bir yere mi çekilmek isteniyor ?

Benmi Yanlış yorumluyorum ?


Cübbeli Ahmet Hoca, Yeni Şafak'ın manşeti için ne dedi?
"Cüppeli Ahmet'ten Provokasyon Hazırlığı" başlıklı haberle ilgili, Marifet Derneği tarafından yazılı bir açıklama yapıldı.
Yeni Şafak gazetesinde bugün manşetten yayınlanan "Cüppeli Ahmet'ten Provokasyon Hazırlığı" başlıklı haberle ilgili, Marifet Derneği tarafından yazılı bir açıklama yapıldı.

Açıklamada Yenişafak gazetesinin haberi yalanlandı. Haberde yer alan iddiaların talihsiz olduğu belirtildi.

Basın açıklaması şu şekilde:

Yeni Şafak gazetesinin provokatif haberinde Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenecek "ödül törenine katılacak vatandaşlara sarıksız, cüppesiz, çarşafsız gelmeyin mesajı" gönderildiği iddia ediliyor. Vatandaşlara mesaj gönderme durumu yoktur. Bu iddia tamamen yalandır. Ödül törenine katılacak insanların kıyafet tercihlerine müdahale etmek söz konusu değildir.

YENİ ŞAFAK'IN MANŞETİ İÇİN TIKLAYIN

Haberde "Cüppeli Hoca ve taraftarlarının İnönü veya Olimpiyat stadındaki buluşmanın tarihi olarak 29 Ekim'i seçmeleri ise dikkat çekti" deniliyor. Organizasyon yapılırken hiçbir şekilde 29 Ekim tarihi üzerinde konuşulmadı ve bu tarihle alakalı da hiçbir müracaat yapılmadı.

Yine haberde "Cüppeli Ahmet Hoca ve taraftarlarının camiler yerine spor salonlarını kullanmaya başlaması da dikkat çekti" deniliyor. Bu bir cami programı değildir, bir ödül törenidir. Onun için spor salonu tercih edilmiştir. Böyle bir organizasyonun camilerde yapılma imkânı da yoktur.

Yenişafak gazetesi "başörtüsü yasağının kalkmasıyla ilgili sürecin tartışıldığı hassas bir dönemde Cüppeli Ahmet Hoca'nın Sinan Erdem'de düzenlenecek ödül töreniyle provokasyona yol açacak eylemler içerisinde olduğunu" iddia ediyor. Oysaki olası bir yanlış anlamanın önüne geçmek için WOW otelde düzenlenecek ve iki gün sürecek sempozyum ile Pazar günü Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenecek ödül törenlerinin basına kapalı olduğu bütün basın yayın kuruluşlarına ilan edilmiştir.

Olası bir yanlış anlamanın önüne geçilmesi için toplantıların içeriğiyle ilgili bütün detayların yer aldığı ilan Bugün, Star, Taraf ve Yeni Akit gazetesinde yayınlanmıştır. Yenişafak gazetesi ise bu ilanı yayınlamaktan kaçınmıştır. Bu da Yenişafak gazetesinin en baştan bu olaya önyargıyla yaklaştığını göstermekte ve birileri tarafından yönlendirildiğini izlenimini vermektedir.

Ödül töreni için hava şartları düşünülerek Sinan Erdem kapalı spor salonu tercih edilmiştir.

Programları organize eden Marifet Derneğidir. Cüppeli Ahmet Hoca sadece konuşmacı olarak katılacaktır. Mahmut Ustaosmanoğlu hocaefendiye ödülü verecek olan da AL MAHAD-UL-AALi AL-iSLAMi Üniversitesi'dir.

Bu toplantı bir kapalı alan toplantısı mahiyetinde olduğundan herhangibir izin veya bildirime gerek olmadığı halde Derneğimiz hem İstanbul Valiliğinden hem de İstanbul emniyetinden izinler alınarak, toplantının güvenliğinin sağlanması noktasında da emniyete müracaat edilmiştir.

Haberde "Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi'ye plaket verme bahanesiyle davet ettikleri öğrenildi" iddiası yer alıyor. Bu sempozyum tüm İslam ülkelerinden katılan İslam alimlerinin katıldığı uluslararası ilmi bir çalışmadır. Ödül organizasyonu, Duyubendi Ulemasının önderliğinde 300 alimin katılımıyla Mahmut Ustaosmanoğlu hocaefendiye şimdiye kadar yapmış olduğu büyük irşat çalışmalarından dolayı İslam'a üstün hizmet ödül vermek istediklerinin tarafımıza iletilmesi şeklindedir.

Haberde geçen "Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi'nin güvenliğini ise özel olarak tutulan 500 görevli sağlayacak" konusu da asılsız olup Sinan Erdem Spor Salonunda yapılacak organizasyonun tedbir amaçlı 400 personel için güvenlik şirketiyle anlaşılmıştır.

"Ustaosmanoğlu çevresinin, bu programdan rahatsız olduğu öğrenildi" şeklindeki iddia tamamen gerçek dışıdır. Mahmut Ustaosmanoğlu hocaefendinin kabulü ve rızasıyla katılacağı bu ödül töreninden çevresinin rahatsız olduğunu iddia etmek ise yalan ve iftiradır.

Muhafazakâr bilinen Y.Ş Gazetesi, dünyaca ünlü İslam âlimlerinin kişiliklerine hakaret eder mahiyette "saygın âlimlerin adı kullanılıyor" demiştir. Milyonlarca müslümanın saygısını kazanmış bu kadar büyük âlimin "kandırılarak" isimlerinin kullanılmasına müsaade ettiğinin haberleştirilmesi en hafif tabiriyle "ayıp"tır. Bu iftira ve yalanı manşet yapmaktan çekinmeyen Yeni Şafak'ın bu haberle neyi amaçladığı ve kimden beslendiği Müslümanların kafasında soru işareti oluşturmaya devam edecektir.

Manşetinden son cümlesine kadar yalan, iftira ve tahkirle dolu bir haberi Yeni Şafak Gazetesinin böyle bir dönemde yapmış olmasını da ayrıca manidar buluyoruz.
22.10.10 17:27

TEKRAR ÖZÜR DİLEYEREK sorumu tekrar etmek istiyorum benmi alıntıya getirdiğim yazıyı yanlış yorumladım.

Dergi tarafımıza iletildi diyer

Mahmut efendi tarafımdan davet edildi diyor.

Yani onlar isteklerini sunmuşlar Mahmud efendide buyrun bana ödül vermek için Türkiye ye davetlimsinizmi diyor.

Dergi ise isteklerin onlardan geldiğini belirtiyor.

İnşallah yanlış anlamışımdır.
 

arifan yolcusu

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ağu 2010
Mesajlar
1,303
Puanları
48
Yaş
39
yeni şafak telafisi mümkün olmayan bir kabahat işlemiştir...
ve efendi hz. nin de ifadesi ile fitneye yol açmıştır...
biz şaşırmadık açıkçası ama birçok ihvan şaşıracaktır...
okuduğumuza yada duyduklarımıza dikkat edelim...
vesselam
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0
Haberde "Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi'ye plaket verme bahanesiyle davet ettikleri öğrenildi" iddiası yer alıyor. Bu sempozyum tüm İslam ülkelerinden katılan İslam alimlerinin katıldığı uluslararası ilmi bir çalışmadır. Ödül organizasyonu, Duyubendi Ulemasının önderliğinde 300 alimin katılımıyla Mahmut Ustaosmanoğlu hocaefendiye şimdiye kadar yapmış olduğu büyük irşat çalışmalarından dolayı İslam'a üstün hizmet ödül vermek istediklerinin tarafımıza iletilmesi şeklindedir.


TEKRAR ÖZÜR DİLEYEREK sorumu tekrar etmek istiyorum benmi alıntıya getirdiğim yazıyı yanlış yorumladım.

Dergi tarafımıza iletildi diyor.

Mahmut efendi tarafımdan davet edildi diyor.

Yani onlar isteklerini sunmuşlar Mahmud efendide buyrun bana ödül vermek için Türkiye ye davetlimsinizmi diyor.

Dergi ise isteklerin onlardan geldiğini belirtiyor.

İnşallah yanlış anlamışımdır.

Yanlış anlamadıysam

ALLAH cc Mahmud efendiyi korusun hazırlanan senaryodan.
 

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
7,131
Puanları
113
bu işin öncesi büyük hadis alimi muhammed avvame hocaefendi tarafından başlatıldı bildiğim kadarıyla. muhammed avvame hocaefendi EFENDİ HAZRETLERİNE böyle bir ödül vermek istediklerini söyledi Efendi hazretlerimizde kabul buyurarak Türkiye ayağının organizesi emrini verdi. bu işin birde uluslararası ayağı var onuda ödülü veren yer organize ettiler. bütün işlemler efendi hazretlerimizin emri ve bilgisi dahilinde yapıldı.
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0
Mahmud Efendinin

Cübbeli Hocanın kurduğu radyoya karşı olduğunu yetkili kişi kişilerden duydum Doğrumudur ?
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0
Mahmud Efendinin

Cübbeli Hocanın kurduğu radyoya karşı olduğunu yetkili kişi kişilerden duydum Doğrumudur ?
herhalde buna cevap verecek kişi vardır Forum da
 

Yeni-OSMANLI

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
19 Eki 2010
Mesajlar
0
Puanları
0
islam alimleri toplantisinda mezhebsiz ve ehli-sünnet disi olarak taninan Kardavinin ne isi var?
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0

Yeni-OSMANLI

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
19 Eki 2010
Mesajlar
0
Puanları
0
23 Ekim 2010, 18:49
Anadolu Haber

...Marifet Derneği ve Hindistan AL MAHAD-UL-AALi AL-iSLAMi Üniversitesi tarafından düzenlenen sempozyuma İslam dünyasından birçok âlim katıldı.
Sempozyuma sağlık sorunları sebebiyle katılamayan ünlü İslam Âlimi Yusuf Karadavi’nin daha önce kameraya çekilen konuşması sinevizyon sunumuyla verildi. Karadavi konuşmasında İslam dünyasına birlik çağrısında bulundu...
 

bakış

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Kas 2009
Mesajlar
4,717
Puanları
83
Mahmud Efendinin

Cübbeli Hocanın kurduğu radyoya karşı olduğunu yetkili kişi kişilerden duydum Doğrumudur ?
Bende cübbeliyi seviyorum diyordun.Yalanına klavyen daha fazla dayanamadı ve içindeki zehri kustun....

Daha dün mikrofona karşı gelen efendi hazretleri bugün tv kurulmasına bile izin veriyor.Sen ne konuşuyorsun agbi?
İctihat makamı çalışıyor ve çağın gereklerine göre ictihat yapıyor.Sen ise klavyeden sallıyorsun.
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0
Bende cübbeliyi seviyorum diyordun.Yalanına klavyen daha fazla dayanamadı ve içindeki zehri kustun....

Daha dün mikrofona karşı gelen efendi hazretleri bugün tv kurulmasına bile izin veriyor.Sen ne konuşuyorsun agbi?
İctihat makamı çalışıyor ve çağın gereklerine göre ictihat yapıyor.Sen ise klavyeden sallıyorsun.
Gerçekten bu sanal ortamlarda yapılan münazaralar , İstişareler

KÖROĞLUNUN dediği gibi delikli demir çıktı MERTLİK bozuldu görüşü ile aynı parelelde.

DÜRÜST OLUN sayın BAKIŞ MERT olun.

Yazdığınız mesaj da alıntı yaptığım mesaj arasında bağlantı kurun.

Bana KLAVYE YALANCISI diyorsunuz ben bunu HAKARET olarak kabul etmiyorum çünkü benim için siz DÜŞÜNCE ZAVALLISINIZ ama siz bunu HAKARET KABUL EDİP Yönetime raporlayın.

Yalan söylediğimi İSPAT et

Bana bugüne kadar yazdığım mesajlarda Cübbeli AHMET Hoca nın İSLAM BİLGİSİ hakkında ( Siyasal değil Kuran Bilgisi ) hakkında tek kelime NEGATİV yazımı getirin GETİREMEZSİNİZ daha sonrada yine SANAL ın arkasına saklanarak LAF EDERSİNİZ MERT OLUN ARTIK.

Cübbeli AHMET Hoca İSLAM ı anlatmak için belirli kanalların kişilerin vesilesi ile ulaşaşılamayanlara ulaştı BUNU TAKTİR ETTİĞİMİ HER ZAMAN SÖYLEDİM FAKAT bunun karşılığındada EHİL OLMADIĞI KONULARA GİRDİ
 

Ercan Tekin

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
25 Eyl 2010
Mesajlar
5,631
Puanları
83
Bırakın bunları, bunlar ki Allah dostlarını tanımazlar etmezler böyle onlar hakkında fikir üretmeye kalkışırlar günahlarını alırlar ve üzerlerine vebal yüklerler.
Mahmud efendi hazretleri hakkında ileri geri cümleler kurup Efendi hz'leri üzerinden sözde Cübbeli hocaya saldırmak isteyen şu yaklaşımları çirkin buluyor yakıştıramıyorum.

bakış kardeşimiz ne güzel cevap vermiş ama o cevap bu ölçüsüz hareket edenleri asla kesmez çünkü amaçları hakkı görüp onaylamak değil tam aksi kin güttüğü kimseleri kötüleyip nefislerini tatmin etmektir.

Allah c.c. alimlere olan su-i zanlardan bizleri sakındırsın.amin

En iyisi kişinin bilmediği konularda halen ısrarla bilmişlik yapmalarını gördüğünde o kişilerden uzak durmak olacaktır.
 

talib

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,906
Puanları
113
islam alimleri toplantisinda mezhebsiz ve ehli-sünnet disi olarak taninan Kardavinin ne isi var?
Bu sorunun cevabını Fethullah Gülen Bey'in fıkhını anlayan Faruk Beşer ağabeyiniz cevap versin:

"Vehbe Zuhayli de günümüz fakihlerinden birisi. Elbette ben onu Yusuf Kardavi ile karşılaştırmıyorum.

-Neden?

-Kardavi bir âlim-i küll. Bir âlim ve müctehid. Ama Vehbe Zuhayli bir ilim adamı. Böyle ayıralım isterseniz.

- Vehbe Zuhayli neden öyle değil?

-Belki eylem yönü onun kadar olmadığından. Bunu derken, İslam’ı yaşamayan birisi olduğunu söylemiyorum tabi. Ama Kardavi sosyal ve siyasi eyleme önem veren, onun için bildiklerini hemen piyasaya süren, hayatta, toplumda tatbik eden, onların oluşturacağı refleksi gören, topluma yön veren bir ilim adamı, bir âlim. Yani, bilgiyi sosyalleştiren ve topluma indiren bir adam.

Vehbe Zuhayli ise bilgiyi yazan bir adam. Yazmada kabiliyeti olan bir insan. Herhalde ciltleri üst üste koyarsak, Vehbe Zuhayli’nin yazdıkları Kardavi’nin yazdıklarından muhtemelen üç kat daha fazladır. Hadiste yazmış, tefsirde yazmış, fıkıhta yazmış, diğer alanlarda yazmış.

Fakat muhteva olarak, içtihad kapasitesi olarak, eski bir tabirle “fakih’ün nefs” olarak, fıkhı özümsemiş, kanına canına işlemiş biri olarak, herhalde Kardavi birkaç gömlek daha ileridir, benim gördüğüm kadarıyla..

Yusuf Kardavi(Karadavi)

Yusuf Kardavi şu an İslam dünyasının medar-ı iftiharı olan bir âlim. Mısırlı, bir defa Arapça ana dili. Küçük yaşta, bildiğim kadarıyla 9 yaşında hafız olmuş. Sonra ilmi çalışmalar yapmış, “Fıkhu’z-Zekât” adlı bir doktora tezi hazırlamış. Ne hikmetse, çok geniş olduğundan mı, yoksa jüri üyeleri anlayamadığı için mi, anlayacak durumda olmadıkları için mi, onu doktora olarak kabul etmemişler. Böyle duymuştum, doğru mu bilmiyorum.

Pek çok kitabını çok eskiden beri aldım, okudum. İstifade ettim. “Helal Haram” kitabını ta öncelerden beri takip ediyoruz. “Muasır Fetvaları” var, onlardan yararlanıyoruz. Konuşmalarını dinliyoruz, etkilerini görüyoruz. Kendisiyle beraber bir sempozyuma konuşmacı olarak iştirak ettik. Birbirimize eleştiri veya değerlendirme adına şeyler söyledik. Yani, biraz değil, epeyce yakından takip ettiğim bir İslam âlimi.

Doğrusunu söylemek gerekirse insanların çok farklı yönleri olabiliyor. Bir açıdan bakıyorsunuz ki, bir adam dünyada bir tane olabiliyor. Bir başka açıdan bir başkası bir tane oluyor.

Ama bugün toplam kalite dedikleri, biz ona toplam puan diyelim, toplam puan dedikleri tarzda bendenize, İslam dünyasında bir iki tane adam göster deseler, herhalde ilk aklıma gelen isimlerden biri Yusuf Kardavi olur.

Şimdi, bir ilim adamı, akademisyen prototipi var, bir de âlim var. Ben şahsen bunları ayırıyorum. Âlim, akademik bir bilgiye sahip olan değil, her konuda söyleyeceği bir şeyler olan kişi demek. Hayatı bir bütün olarak ele aldığımız zaman, hayatta biz her şeye muhtacız. Yemeye, içmeye, havaya, suya, gezmeye, tozmaya, meskene, toplumsal hayata, siyasi ilişkilere, toplumsal ilişkilere, filan. Eğer bilgi dediğimiz şey de, bu hayatı bu şekilde düzenleyecek olan bir nesne ise, o zaman, hayatın ihtiyaçlarına paralel olarak her şeyden bilmiş olmak, bir konuda ihtisastan daha öncelikli olmalı..

İşte hayatı bir bütün olarak düşündüğümüzde, âlimi, yürüyen bu hayata müdahale eden, onun önünü açan, tıkanmaları kaldıran, ortaya çıkan problemleri halleden anlamında düşünürsek, o zaman Kardavi büyük bir âlim.

İkincisi, âlim ilmiyle amil olan ve “âlem” haline gelen insandır. O sadece bilgisiyle, marifetiyle değil, bilgisini ve o eylemi bizatihi kendi yaşamasıyla tanınan insandır. Yani, hem biliyor, hem yaşıyor, hem de insanlara önderlik ediyor. Hem de kılığıyla, kıyafetiyle, görünüşüyle, duruşuyla, temsiliyle insanların önünde oluyor. İnsanlar onu “alem” gibi, yani bir dağ gibi işaret olarak görüyorlar. Onunla kendi yönlerini tayin ediyorlar. İşte âlimi böyle tarif edersek, Kardavi büyük bir âlim.

Söylüyoruz, bazıları bunu garip karşılıyorlar, ne demek olduğunu anlayamıyorlar, ama söyleyeceğiz; Kardavi bugünün müçtehitlerinden bir müctehid. Şafii asıllı, ama Şafii mezhebini de bilen, Hanefi mezhebini de bilen ve bugün artık en azından yeni ortaya çıkan hususlarda mezheplerde bulunan görüşlerle yetinmesi haram olan bir insan.

Yani o noktaya gelince zaten müçtehitler de diyorlar ki; “Siz bir mesele ortaya çıktığında onu anlarsınız, delillerini bilirseniz, orada hakikaten bir içtihada sahip olursanız, o zaman sizin bir mezhebi taklid etmeniz zaten haram olur.”

"Konumuza dönersek, benim gördüğüm insanlar içerisinde en büyüklerden birisi Yusuf Kardavi’dir. İlmiyle, ameliyle, eylemiyle, düşüncesiyle, cihad ruhuyla.. Bu çok önemlidir."
 
Üst