Köpek dövüşleri

Kaptan

Stajyer Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
14,231
Beğeniler
595
Puanları
113
#1
images.jpeg

Köpek dövüşçüleri köpeklerini dövüşe hazırlamak için şu yöntemi kullanırlarmış;

Dövüştürecekleri köpeği karanlık bir kafese koyar ve orada ona işkence ederlermiş. Bu esnada da bu köpeğin dövüşeceği rakip köpeğin resmini karşısına asarlarmış. Zavallı köpek çektiği tüm işkencenin sebebini fotoğraftaki köpek zanneder, ona ha bire dış biler, hırlayıp dururmuş.

Dövüş günü geldiğinde de gözünü kaybetme, kulağını yırtma pahasına da olsa o köpekle dövüşür, çektiği acının intikamını ondan almaya çalışırmış. Zavallı köpekler "kendisine düşman belletilen" hasımlarıyla dövüşür durur; uyanık köpek dövüşçüleri de bu taktikle asude hayatlarını devam ettirirlermiş.
 

talib

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,842
Beğeniler
1,031
Puanları
113
#2
İnsan işte... Hayvandan aşağı.. Nankör.. Alıntı yapalım bir yerden, Kur'an ne der bu insan tipi için:

İnsan zayıf yaratılmıştır.[19]İnsan yaratılışça zayıftır, sabırsızdır, nefsin eğilimlerine ve şehvetine düşkündür. Ama o bu acziyet ve zafiyetini vahyin ölçülerini kuşanarak yenebilir. Gönlünü, beynini, dilini vahiyle besleyip donatan insan güçlüdür. Böyle bir kişi, nefis ve şeytan başta olmak üzere tüm iç ve dış düşmanlarıyla baş edebilir, onları yenebilir.

Doğrusu insan çok cahildir.[20] İnsan bu cehaletini, bilgi ile yenmeli, bunun için ilk emre kulak vermeli, Yüce Yaratıcının eğitim halkasına girmelidir. İlk emri ‘oku’ olan bir dinin muhatapları için cahillik ve cehalet söz konusu olamaz.

Doğusu insan çok nankördür.[21] Nimeti örtmek ve onu görmezden gelmek (küfran-ı nimet), gerçeği ötmek ve onu inkâr etmek (küfür-inkar) şeklinde kendisini gösteren bu nankörlükten kurtulmalı. Bunun için hakikatin tanıkları olmalı, nimetlere şükredilmelidir.

İnsan pek acelecidir.[22] İnsan, zamanı iyi kullanmadığı için, yapması gerekenleri vaktinde yapmadığı için acele eder. Bunun için kendisine emanet edilen zaman nimetini yerli yerince ve en güzel bir biçimde kullanmalıdır. Kur’ân adamı, vaktin çocuğu (ibnü’l-vakit) olmalıdır.

Gerçekten insan pek zalimdir.[23] O halde insan zulmün her çeşidinden uzak olmalı, her alanda ölçülü olmalı, adaleti ayakta tutanların yanında yer almalıdır. İnsan isterse âdil olabilir. Bunun yolu ise, Adil-i Mutlak olan Yüce Yaratıcıya bağlanmak ve O’nun adalet ölçülerini uygulamaktır.

Gerçekten insan çok cimridir.[24]İnsan, bu cimriliğini, kendisine emanet edilen nimetleri başkalarıyla paylaşarak yenmelidir. Sahip olduğu nimetlerin asıl sahibinin Yüce Allah olduğunu, o nimetlerin elinden alınıvereceğini asla unutmamalıdır.

İnsan, tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.[25]İnsan, kendi eksiklerini ve kusurlarını örtmek için savunma mekanizmalarına sığınır, yaptığı yanlışları savunabilmek için çırpınır durur Oysa ona düşen, doğruya teslim olmak, hep doğruları konuşmak ve doğruları işlemektir. Yanlışta ısrar etmeyip hatadan dönmek de en büyük erdemlerdendir.

İnsan, şimdi apaçık bir hasım kesildi.[26]Onun düşmanlığı yaratıcısına ve hemcinslerine karşıdır. Oysa insan Yaratıcısına bağlı ve O’na teslim olmakla huzur bulacak, hem cinslerini kardeş bilmekle rahata erecektir. İnsan düşmanlık tutkusunu, şeytan başta olmak üzere tüm kötülük odaklarına saklamalıdır.

Doğrusu insan hırslı ve huysuz yaratılmıştır.[27]İnsan günaha, harama, kötülüğe, cimriliğe düşkündür. Ama bu insanın bir yönüdür. O, isterse bu hırs ve düşkünlüğünü hayra ve güzelliklere yöneltebilir. Bu ise, vahyin aydınlığında yönünü Yüce Yaratıcıya çevirmekle, O’nu sevmekle, O’nun huzuruna çıkacağı günü düşünüp buna hazır olmakla mümkündür. Yüce Allah’ın hoşnutluğunu gaye edinenler, hayır ve güzelliklerin tiryakisi olurlar. Böyleleri için ibadet ve taat anları en fazla haz ve lezzet aldıkları anları olur.

Kendisine kötülük dokundu mu sızlanır.[28]Oysa insan, önce iyilik ve güzellikleri hak etmek için çalışmalı, sonra da karşılaştığı olayları hayra yormasını bilmelidir. Şer gördüklerinde hayrın, hayır gördüklerinde ise şerrin olabileceğini asla unutmamalıdır. Bir de başına gelenlerin kendi elleriyle işledikleri yüzünden olduğunu, her insanın kader kuşunun kendi boynunda asılı olduğunu göz ardı etmemelidir.

İnsan, kendisini Rabbinden müstağni görür ve bu yüzden azar.[29]Oysa Rabbine varan yolda çabalayıp durmakta olan insan, sonuçta O'na dönüp varacaktır.[30] İnsan her zaman ve her şartta Allah’a muhtaçtır. O’nun maddî gıda ve nimetlerine muhtaç olduğu gibi, O’nun manevî gıda ve nimetlerine de muhtaçtır. İnsan, Rabbinin bu maddî ve manevî gıdalarından beslendiği ölçüde güçlü ve üstün olacaktır. Onlara karşı duyarsız ve kayıtsız kaldığı zaman ise, gücünü kaybedecek, insanî saygınlığını yitirecek, aşağılara yuvarlanacak, cehalet ve günah çukurlarında kalacaktır.

Doğrusu insan hep zarardadır.[31]Ancak bu zarardan kurtulmanın yolu açık ve nettir: İman edip salih amel işler, hep hakkı tavsiye eder ve bu uğurda karşılaştığı güçlüklere katlanıp başkalarına da sabrı tavsiye ederse.. İşte o zaman zarardan kurtulmuş olur.

[19] 4 Nisa 28 [20] 33 Ahzab 72 [21] 14 İbrahim 34, 17 İsra 67, 22 Hac 66, 42 Şura 48, 43 Zuhruf 15, 100 Adiat 6. [22] 17 İsra 11, 21 Enbiya 37. [23] 14 İbrahim 34, 33 Ahzab 72. [24] 17 İsra 100. [25] 18 Kehf 54. [26] 36 Yasin 77 [27] 70 Mearic 19. [28] 70 Mearic 20. [29] 96 Alak 5-6. [30] 84 İnşikak 6. [31] 103 Asr 2.

Kur'an'ın İnsan tanımları
 

Kaptan

Stajyer Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
14,231
Beğeniler
595
Puanları
113
#6
Karanlık odada bekletilmek dervişlerin çile odası, resim rabıta. Konuyu buraya bağlardın sen aslında. Ama paranoyak cemaliii oyununu erken deşifre etti. Şimdi mecburen hayvan sevgisi minvalinde kalacak konu.
Fena fikir değil, eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek denir buna.
 

Deniz Kara

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Eki 2018
Mesajlar
36
Beğeniler
9
Puanları
8
#11
Hocam bu iş insanlık dışı değil mi. Zevk için köpekleri dövüştürüyorlar. Hayvanlar zaten kendi aralarında bölge vs yemek için dövüşüyor hadi bu normal... Ama bu ne bileyim. Vicdansızca.
 

talib

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,842
Beğeniler
1,031
Puanları
113
#12
Köpek dövüşçüleri köpeklerini dövüşe hazırlamak için şu yöntemi kullanırlarmış;

Dövüştürecekleri köpeği karanlık bir kafese koyar ve orada ona işkence ederlermiş. Bu esnada da bu köpeğin dövüşeceği rakip köpeğin resmini karşısına asarlarmış. Zavallı köpek çektiği tüm işkencenin sebebini fotoğraftaki köpek zanneder, ona ha bire dış biler, hırlayıp dururmuş.
Hadi ben bağlayayım rabıtaya. Hayvanlar dahi, hayali bir rabıta ile beslenerek dövüşeceği köpeğe karşı bir düşmanlık kazanabiliyor ve onu en büyük hasım kabul edebiliyor. İnsan nefsi dahi başlangıçta hayvan gibidir. Siz ona düşman olacağı değil de hayranlık duyacağı bir resmi, figürü, rol modeli karşısına koyarsanız, o hayranlık neticesinde etkilenir ve ona benzemeye çalışır. İstifadenin en kısa yolu budur. Başlangıçta salt zikirden bile daha etkilidir.
 

seringel

Yeni Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Ara 2018
Mesajlar
6
Beğeniler
0
Puanları
1
#13
Hadi ben bağlayayım rabıtaya. Hayvanlar dahi, hayali bir rabıta ile beslenerek dövüşeceği köpeğe karşı bir düşmanlık kazanabiliyor ve onu en büyük hasım kabul edebiliyor. İnsan nefsi dahi başlangıçta hayvan gibidir. Siz ona düşman olacağı değil de hayranlık duyacağı bir resmi, figürü, rol modeli karşısına koyarsanız, o hayranlık neticesinde etkilenir ve ona benzemeye çalışır. İstifadenin en kısa yolu budur. Başlangıçta salt zikirden bile daha etkilidir.
yazmayacaktım da neyse,

zaruret doğdu,

e o zaman bu mantıkilen çocukluğundan beri her yerde ata portreleri veya heykellerine rağmen niye halen bu millet bir türlü doğru vede çalışkan değil, veya olamıyor vede bir türlü evrimleşemediler insana?
 

seringel

Yeni Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Ara 2018
Mesajlar
6
Beğeniler
0
Puanları
1
#14
İnsan işte... Hayvandan aşağı.. Nankör.. Alıntı yapalım bir yerden, Kur'an ne der bu insan tipi için:

İnsan zayıf yaratılmıştır.[19]İnsan yaratılışça zayıftır, sabırsızdır, nefsin eğilimlerine ve şehvetine düşkündür. Ama o bu acziyet ve zafiyetini vahyin ölçülerini kuşanarak yenebilir. Gönlünü, beynini, dilini vahiyle besleyip donatan insan güçlüdür. Böyle bir kişi, nefis ve şeytan başta olmak üzere tüm iç ve dış düşmanlarıyla baş edebilir, onları yenebilir.

Doğrusu insan çok cahildir.[20] İnsan bu cehaletini, bilgi ile yenmeli, bunun için ilk emre kulak vermeli, Yüce Yaratıcının eğitim halkasına girmelidir. İlk emri ‘oku’ olan bir dinin muhatapları için cahillik ve cehalet söz konusu olamaz.

Doğusu insan çok nankördür.[21] Nimeti örtmek ve onu görmezden gelmek (küfran-ı nimet), gerçeği ötmek ve onu inkâr etmek (küfür-inkar) şeklinde kendisini gösteren bu nankörlükten kurtulmalı. Bunun için hakikatin tanıkları olmalı, nimetlere şükredilmelidir.

İnsan pek acelecidir.[22] İnsan, zamanı iyi kullanmadığı için, yapması gerekenleri vaktinde yapmadığı için acele eder. Bunun için kendisine emanet edilen zaman nimetini yerli yerince ve en güzel bir biçimde kullanmalıdır. Kur’ân adamı, vaktin çocuğu (ibnü’l-vakit) olmalıdır.

Gerçekten insan pek zalimdir.[23] O halde insan zulmün her çeşidinden uzak olmalı, her alanda ölçülü olmalı, adaleti ayakta tutanların yanında yer almalıdır. İnsan isterse âdil olabilir. Bunun yolu ise, Adil-i Mutlak olan Yüce Yaratıcıya bağlanmak ve O’nun adalet ölçülerini uygulamaktır.

Gerçekten insan çok cimridir.[24]İnsan, bu cimriliğini, kendisine emanet edilen nimetleri başkalarıyla paylaşarak yenmelidir. Sahip olduğu nimetlerin asıl sahibinin Yüce Allah olduğunu, o nimetlerin elinden alınıvereceğini asla unutmamalıdır.

İnsan, tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.[25]İnsan, kendi eksiklerini ve kusurlarını örtmek için savunma mekanizmalarına sığınır, yaptığı yanlışları savunabilmek için çırpınır durur Oysa ona düşen, doğruya teslim olmak, hep doğruları konuşmak ve doğruları işlemektir. Yanlışta ısrar etmeyip hatadan dönmek de en büyük erdemlerdendir.

İnsan, şimdi apaçık bir hasım kesildi.[26]Onun düşmanlığı yaratıcısına ve hemcinslerine karşıdır. Oysa insan Yaratıcısına bağlı ve O’na teslim olmakla huzur bulacak, hem cinslerini kardeş bilmekle rahata erecektir. İnsan düşmanlık tutkusunu, şeytan başta olmak üzere tüm kötülük odaklarına saklamalıdır.

Doğrusu insan hırslı ve huysuz yaratılmıştır.[27]İnsan günaha, harama, kötülüğe, cimriliğe düşkündür. Ama bu insanın bir yönüdür. O, isterse bu hırs ve düşkünlüğünü hayra ve güzelliklere yöneltebilir. Bu ise, vahyin aydınlığında yönünü Yüce Yaratıcıya çevirmekle, O’nu sevmekle, O’nun huzuruna çıkacağı günü düşünüp buna hazır olmakla mümkündür. Yüce Allah’ın hoşnutluğunu gaye edinenler, hayır ve güzelliklerin tiryakisi olurlar. Böyleleri için ibadet ve taat anları en fazla haz ve lezzet aldıkları anları olur.

Kendisine kötülük dokundu mu sızlanır.[28]Oysa insan, önce iyilik ve güzellikleri hak etmek için çalışmalı, sonra da karşılaştığı olayları hayra yormasını bilmelidir. Şer gördüklerinde hayrın, hayır gördüklerinde ise şerrin olabileceğini asla unutmamalıdır. Bir de başına gelenlerin kendi elleriyle işledikleri yüzünden olduğunu, her insanın kader kuşunun kendi boynunda asılı olduğunu göz ardı etmemelidir.

İnsan, kendisini Rabbinden müstağni görür ve bu yüzden azar.[29]Oysa Rabbine varan yolda çabalayıp durmakta olan insan, sonuçta O'na dönüp varacaktır.[30] İnsan her zaman ve her şartta Allah’a muhtaçtır. O’nun maddî gıda ve nimetlerine muhtaç olduğu gibi, O’nun manevî gıda ve nimetlerine de muhtaçtır. İnsan, Rabbinin bu maddî ve manevî gıdalarından beslendiği ölçüde güçlü ve üstün olacaktır. Onlara karşı duyarsız ve kayıtsız kaldığı zaman ise, gücünü kaybedecek, insanî saygınlığını yitirecek, aşağılara yuvarlanacak, cehalet ve günah çukurlarında kalacaktır.

Doğrusu insan hep zarardadır.[31]Ancak bu zarardan kurtulmanın yolu açık ve nettir: İman edip salih amel işler, hep hakkı tavsiye eder ve bu uğurda karşılaştığı güçlüklere katlanıp başkalarına da sabrı tavsiye ederse.. İşte o zaman zarardan kurtulmuş olur.

[19] 4 Nisa 28 [20] 33 Ahzab 72 [21] 14 İbrahim 34, 17 İsra 67, 22 Hac 66, 42 Şura 48, 43 Zuhruf 15, 100 Adiat 6. [22] 17 İsra 11, 21 Enbiya 37. [23] 14 İbrahim 34, 33 Ahzab 72. [24] 17 İsra 100. [25] 18 Kehf 54. [26] 36 Yasin 77 [27] 70 Mearic 19. [28] 70 Mearic 20. [29] 96 Alak 5-6. [30] 84 İnşikak 6. [31] 103 Asr 2.

Kur'an'ın İnsan tanımları
Bu portrenin sahibinin- yaratıcsının olduğunu varsayalım hiç mi kusuru yok? Yoksa oda bir nevi işkence sever midir?

 

seringel

Yeni Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Ara 2018
Mesajlar
6
Beğeniler
0
Puanları
1
#15
Ekli dosyayı görüntüle 716

Köpek dövüşçüleri köpeklerini dövüşe hazırlamak için şu yöntemi kullanırlarmış;

Dövüştürecekleri köpeği karanlık bir kafese koyar ve orada ona işkence ederlermiş. Bu esnada da bu köpeğin dövüşeceği rakip köpeğin resmini karşısına asarlarmış. Zavallı köpek çektiği tüm işkencenin sebebini fotoğraftaki köpek zanneder, ona ha bire dış biler, hırlayıp dururmuş.

Dövüş günü geldiğinde de gözünü kaybetme, kulağını yırtma pahasına da olsa o köpekle dövüşür, çektiği acının intikamını ondan almaya çalışırmış. Zavallı köpekler "kendisine düşman belletilen" hasımlarıyla dövüşür durur; uyanık köpek dövüşçüleri de bu taktikle asude hayatlarını devam ettirirlermiş.
Karanlık odada bekletilmek dervişlerin çile odası, resim rabıta. Konuyu buraya bağlardın sen aslında. Ama paranoyak cemaliii oyununu erken deşifre etti. Şimdi mecburen hayvan sevgisi minvalinde kalacak konu.
Nihat Genç'in iddiası: 'Ramiz dayı' karakteri aslında Fethullah Gülen nihat genç bilmem ne dizisinden mevlanacılık oynamış. cemalii de buradan bir mevlanacılık oyunu oynamış. e bir başkasıda gelir başka pencereden bakar asıl gerçeği çıkarır ortaya..

*******************

bbc Türkiye belgeselinde; atıyorum 50 sene evvel. Türkiye kendi kendine yetebilen bir ülke der. yarın bu nüfus artışı ile köylü büyükşehirlere göçecek ve kendine yetemez hale gelecek der(bak dr.(bbc) reçete yazmış- sen tersini yapmış ve bu haldesin). E sonuç? Aa adamlar kriptolu mesaj vermiş. o zaman bu zeka ilen. hastamısınız nesiniz. kendi kusurlarınızı gidiyorsunuz. başkalarına yüklüyorsunuz. Adamlar öngörsünü yapmış. Sen gider buğday bile üretemeyecek hale kendini düşürür önlemini almazsan. Adam ta 50 sene önceseinden senaryoyu yazmış mı olur? Tam aksine bu hepimizin Nusret nesin in tespiti ile(%92 mizinde) ne kadar çok zeki olduğunu kanıtlar.
 
Son düzenleme:

HTML

Üst