Kocaya İtaatten Ne Anlamalıyız ? | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Kocaya İtaatten Ne Anlamalıyız ?

spesifik

آزادی قید و بند
Yönetici
Süper Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
24,493
Puanları
113
Bu konu ne hikmetse gündemde ki tazeliğini korur vaziyette. Müslüman olarak bütün amellerimizin hesabını vereceğimizi hepimiz biliyoruz. Erkek olsun kadın olsun mizanın endişesi ile hayatta ki ameliyelerine hassas yaklaşmaya gayret ediyoruz.

Yalnız şu dikkatimi çekti ki tarafların isteksizlikleri ile taat birbirine karıştırılıyor. Yahut erkeğin eşinden istemediği bir amel itaatsizlik olarak değerlendirilebiliyor.

Kıskançlık adı altında bazı müslüman erkekler eşlerini bir çok amellerden uzak tutuyorlar. Face, twit yalnız başına sokağa çıkma, market dahil. Yahut koruma adına bir takım sınırlar çiziyorlar kendilerince. Kendilerince diyorum çünki Kuran ve sünnet uzak durulması gereken amellerde kişilik ve cinsiyet ayrımı yapmaz.

Mesela eşinin face kullanmasını istemeyen bir erkek neden face kullanır?
Kendisinin yaptığı bir amelde eşine kullanmama yaptırımı uygulamaya hakkı var mıdır? Varsa delili nedir ?

Bu basit bir örnek.. Dışarıda yabancı erkeklerle muhatap olmasını istemezken kendileri neden yabancı bayanlarla muhatap olabiliyorlar. Bu selahıyeti nereden alıyorlar.

Kadına itaat adı altında yaptırım uygulamak onu incitmekten başka bir işe yaramaz. Bu nedenle kadın eşinin istemediği amelleri yerine getirme durumunda kalabilir. İstemediği halde eşine kafa tutmak kadını daha çok incitir.Güvenilmediğini düşünür. Verimini kaybeder. Verimini kaybeden anneler evlerinde huzur bulamazlar.

Farkında olmadan birbirlerine hayatı çekilmez kılarlar. Bu durumda iki tarafında musamahakar davranması gerekir diye düşünüyorum..

Benim dediğim olacak mantığı ne kadar yanlış ise eşe kafa tutmakta o derece yanlıştır. Altını çizmek gerekir ki erkeğin istemediğini yapmak itaatsizlik değildir...

Ki müslüman erkek eşine davet görevinin her iki bireye farz olduğu dünyada farziyetine engel olma hakkına hiç sahip değildir!

Bu onuda reelden bildiğim çok örnek var...şimdilik bu kadarı kafi...

Büşra Betül
 

spesifik

آزادی قید و بند
Yönetici
Süper Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
24,493
Puanları
113

Bu video da çok güzel örtüşüyor konu ile...
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,969
Puanları
83
Kadınlar eşlerinin Facebook kullanmasına izin vermezse erkek de Faceboo veya twitter kullanamaz düşünüyorum. Hrr ikisinin de bu syfaları beraberce kullanmasını ise, aklım ve hafsalam hiç bir şekilde almıyor-almaz !
 

spesifik

آزادی قید و بند
Yönetici
Süper Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
24,493
Puanları
113
Kadınlar eşlerinin Facebook kullanmasına izin vermezse erkek de Faceboo veya twitter kullanamaz düşünüyorum. Hrr ikisinin de bu syfaları beraberce kullanmasını ise, aklım ve hafsalam hiç bir şekilde almıyor-almaz !
Emin misin dede , Hatun sana face kullanma dese foruma girme dese yapar mısın yani ?
 

Muhtazaf

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
22 Ocak 2014
Mesajlar
1,865
Puanları
48
Web sitesi
www.facebook.com
Soru: Bir kadının kocasına şirk ve küfür amelleri hariç itaati ne ölçüde olmalı? Misal erkek hanımına ben kalk dersem kalkacaksın otur dersem oturacaksın. Ye dersem yiyeceksin yeme dersem yemiyeceksin. Ben neyi doğru görursem sen de onu doğru göreceksin. Senin kedine ait düşünce , görüşün ve isteklerin olamaz benim isteklerime göre hareket edeceksin. Çünkü islamda bana itaat etmek zorundasın.
Kadın da kocasına o zaman sen benden kişiliksiz biri olmamı mı istiyorsun dediğinde senin kişiliğin olamaz diyor ve kadın bu konularda itiraz ettiğinde sen itaatsiz ve iffetsizsin diyor. Eğer saliha bir kadın olsan bunlardan daha fazlasını isterdin diyor ve kadına hep islamdaki erkeğe itaati öne sürüyor ve sen bu konularda bana itaat etmek zorundasın diyor. Kadın bu konuların hepsinde kocaya Allah için itaat ediyor .Ama islamda kadının şahsiyeti ve kendi görüşleri doğruları ve düşünceleri olamaz mı? .Yada erkek bu konulardaki bütün hakların hepsine sahip mi? Kadının hakkı yok mu? Bu konularda. Lütfen bu konuda ayrıntılı bir cevap istiyorum?

CEVAP: İtaat etme ile şahsiyet sahibi olma arasında fark vardır. Kocasına itaat eden kadın helal konusunda, haramı emretmediği müddetçe kocasına itaat ettiği zaman şahsiyetsiz olmaz. Bilakis tam Allahın istediği şahsiyete sahip olmuş olur. İtaatkâr kadın sıfatına sahip olmuş olur.
Koca bir komutan gibidir. Asker ona itaat edecektir. Asker komutanına itaat ettiği zaman şahsiyetsiz olmaz. Bilakis yapması gereken ve doğru olan şeyleri yapmıştır. Ama koca da emir hakkına sahip olduğu için insanın kaldırabileceği emirler vermesi gerekir.

إذا أردت أن تطاع فاسأل المستطاع
Çünkü, şöyle bir söz vardır; Eğer karşı tarafın sana itaat etmesini istiyorsan, o zaman onun yapabileceği şeyler iste.
Kadının, şahsiyetli olabilmek için kocasına karşı çıkması ile bu olmaz. Şahsiyetim olsun diye kocasına itaatsizlik yapamaz.
Kadın,eğer böyle düşünüyorsa şahsiyet ne demek bilmiyor demektir.
Evde bir emir (komutan) vardır. İki emir olmaz. Bir emir olduğuna göre bu emrin verdiği emirlere itaat edilmesi gerekir. Bu emirin altındaki olan kişiler emire itaat ederlerse, o zaman Allahtan sevap kazanmış olur. Eğer itaat etmezse haram işler.

Kadın, kocasına görüş beyan edebilir. Kocaya hanımının görüşünü sorması ve onun dediğine önem vermesi o kocanın derecesini düşürmez. Çünkü Rasulullah (s.a.s), eşlerinin görüşlerini almış ve önem vermiştir. Eğer koca hanımının görüşünü sorar ve alırsa, o koca için karısına itaat etti denmez. Bir kişi çocuga soru sorar ve görüşünü alırsa hiç bir zaman çocuğa itaat etti denilmez. Görüşünü sordu denir. Çocuğun görüşünü beğenirse uygular, beğenmezse uygulamaz.

Kocası karısına “hep susacaksın,görüş beyan etmeyeceksin” vs.. Gibi sözler söylerse ona haksızlık yapmış olur ve bu koca itaati yanlış anlamış demektir . Koca, karısı ile istişare yapmalıdır. Ama son karar kocaya aittir. Koca karar verdiğinde artık karısı bir şey yapamaz.
Yani, bazı erkekler kocaya itaati yanlış anlıyorlar. Sanki kadına esir gibi veya köle gibi davranacaklar. Öyle değil!
Verilen misal, bu bir tâcizdir. Yani ben kalk dersem kalkacaksın, otur dersen oturacaksın.. Böyle olmaz.. İstersen kalkarsın, istediğin zaman oturusun.. Kadın istediği zaman oturur, kalkar, yer ve içer. Ama koca, karısına şu yemeği yiyeceksin veya yemeyeceksin derse, kadının buna itaat etmesi gerekir. Çünkü kocasının hakkı vardır.

Erkek, “ben neyi doğru görürsem sende onu doğru göreceksin” Bu söz yanlıştır. Ama kişinin emre itaat etmesi için doğru görmesi şart değildir. Kişi, doğru görmediği bir emre eğer masiyet değilse Allah için itaat edebilir. Onun için “Ben ne doğru görürsem sende onu doğru göreceksin” Sözü yanlıştır. İtaatle ilgisi yoktur. Kadının söz söyleme hakkı vardır. Konuşabilir. Görüşü alınabilir. İkna edebilir. Son karar kocaya aittir. İslam böyle emreder. Ama “Ben ne doğru görürsem sende onu doğru göreceksin” şeklinde bir yaklaşım İslam’da yoktur.

Erkeğin karısına ”senin kişiliğin yok” demesi yanlıştır. Kadının bir şahsiyeti ve kişiliği vardır. Koca, karsını dinler görüşlerini alır sonra yine kendi kararını uygular. Kadın itiraz etmez. Kadın sadece kendi görüşünü beyan eder. Buna hakkı vardır. Ama erkek “hayır ben bunu yapmanı istiyorum” dediği zaman, artık kadına itaat düşer.

Evet,İslam’da kadının şahsiyeti vardır, kendi görüşleri vardır. Doğru veya yanlış kendi görüşlerini beyan etme hakkı vardır. Kocanın karısını dinlemesi gerekir.Fakat son karar kocaya aittir. Kadın kocasının meşru olan kararına doğru kabul etmese bile itaat etme mecburiyetindedir.

Erkekler kadınlar üzerine hâkimdirler. O sebeple ki, Allah onlardan kimini (erkekleri) kiminden (kadından) üstün kılmıştır. Bir de (erkekler kendi) mallarından infak etmektedirler. İyi kadınlar itaatli olanlardır..." (Nisa, 4/34).
 

Tahsin EMİN

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Şub 2012
Mesajlar
11,751
Puanları
83
Bir ayet var, orada her şey ayan beyan ortada:

"Onların sizin üzerinizde, sizlerin de onlar üzerinde hakları vardır..."

Olay bitmiştir ve her şey eşittir...

Kadın erkeğine İslam eksenli ne kadar saygı duyuyorsa, erkek de İslam eksenli o kadar saygı duyacaktır...

Yerine göre, bazı durumlarda olabilir mümkündür, erkek hanımına ne kadar sinirlenmişse,

Yerine göre kadın da erkeğine o denli sinirlenmiş olabilir...

Bunların olabilirliliğini "bilmek", fiiliyata döküldüğünde ise "kadın/erkek" saygıyı kuşanmaktır...
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,286
Puanları
83
bu konuyu herkez kaldıramaz..
 

Mugalata

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
10 Mar 2014
Mesajlar
4,252
Puanları
63
"Kocaya itaat" lafı artık sevimsiz bir çağrışım yapıyor. Eskiden beye itaat, ağaya itaat, krala itaat, lidere itaat, sultana itaat geçerliyken, beye itaat de anlaşılır bir durumdu. Ama artık bireysel hürriyet ve eşitlik anlayışı yerleşti. Bu koşullarda "kocaya itaat"in lafı bile bir sıkıntı yaratıyor. Uygulaması iyice sorunlu olmalı.

Doğru ifade "geçinme" olabilir; karı koca iyi bir şekilde geçinmenin yolunu bulmalıdır. Bu da karşılıklı sevgi ve saygı temelinde, tarafların hassasiyetleri göz önüne alınarak bulunabilir. Bunun için de baştan bilinmelidir ki ona göre karar verilsin.
 

Tahsin EMİN

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Şub 2012
Mesajlar
11,751
Puanları
83
Erkek kendisi icin ne kadar saygi istiyorsa hanimindan, hanimi da kendisi icin o kadar saygi isteyecektir kocasindan...

Bunun otesi yoktur...

Erkek insansa kadin da insandir...
 

Mugalata

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
10 Mar 2014
Mesajlar
4,252
Puanları
63
daha "kadınlar da insandır" da mıyız?!
 

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
9,800
Puanları
113
"Kocaya itaat" lafı artık sevimsiz bir çağrışım yapıyor. Eskiden beye itaat, ağaya itaat, krala itaat, lidere itaat, sultana itaat geçerliyken, beye itaat de anlaşılır bir durumdu. Ama artık bireysel hürriyet ve eşitlik anlayışı yerleşti. Bu koşullarda "kocaya itaat"in lafı bile bir sıkıntı yaratıyor. Uygulaması iyice sorunlu olmalı.

Doğru ifade "geçinme" olabilir; karı koca iyi bir şekilde geçinmenin yolunu bulmalıdır. Bu da karşılıklı sevgi ve saygı temelinde, tarafların hassasiyetleri göz önüne alınarak bulunabilir. Bunun için de baştan bilinmelidir ki ona göre karar verilsin.
batı felsefesinin kelimeleri sana yüce geliyorken
islamın kavramları sana barbarmış gibi geliyor öylemi

islamdaki kavramlar
erkek kadına baskındır:
1) kadın duygu yüklüdür, içindeki duygular bazan aşırı yüklenir kabarır. kadın bunu aşmak için kocasına birazını yansıtır. erkek duygu fırtınalarına daha izoledir ve kadındaki fırtınayı baskın tavırlarıyla giderir.
2) erkek yapısı itibariyle daha serttir önemli kararların alınmasında çekingenlik göstermez ve son noktayı koyar.

en hayırlı erkek kadına iyi davranandır: gerek tarihte olsun gerek günümüzde olsun erkek maddi alanda, mülkiyet alanında kadına bariz bir üstünlüğü vardır. bu durum kadını daha korunmasız kılmaktadır. islam bunun çözümünü erkeğin kadına iyi davranmasında görür.

kadın kocasına itaat eder: sosyolojik çalışmalar göstermektedir ki kadın, kendine baskın olmayan erkeği kendisine baskın olması yönünde davranışlarda bulunur; yani kendisi kendini bu itaat çemberine almada erkeğe çok yardımı dokunur.


bunlar kadına haksızlık gibi algılanabilir ancak Allah cc kadınlara erkekler vermediği diğer niğmetlerle durumu dengelemiştir.
bir kadın erkekten hem cinsel hem duygusal hem düşünsel alanda erkekten çok üstün kalitede bir yaşam sürer. tabi bunu istatislerde aramayın çünkü herbiri diğerinin yaşadıklarını tam olarak bilemez. erkekler dünyayı neon ışıklarıyla donanmış masal diyarı olarak nadiren görürler. hırslarına yenilen erkek milleti dünyayı neon ışıklarında görmek için uyuşturucu madde kullanır ama kadın erkekler yüzünden bulaşır. yapılan bir araştırmada kullanım dağılımı

3.Cinsiyet


Grafik-3:Madde kullananların cinsiyet faktörüne göre dağılımı

Madde kullanıcılarının cinsiyete göre dağılımı Grafik-3’de verilmiştir. Buna göre madde kullananların %91,4’ünün erkek, %8,6’sının kadın olduğu görülmektedir. Madde kullanımının kadınlar arasında az görülmesinin nedeni olarak Türk toplumunda ataerkil bir aile sisteminin baskın olması ve toplumda kadının sosyal yaşamda yerinin az olması nedeniyle maddeyle buluşmasının erkek toplumuna göre daha zor olduğu için kadınlarda madde kullanımı daha azdır.
sonuç: kadın ve erkeği en iyi yaratıcıları tanır bu yüzden birbirlerine nasıl davranacaklarını da en iyi o bilir; dolayısıyla boşanan aileyi yıkan avrupanın feminist söylemi değil; her şeye mükkemmel çözüm üreten dinimiz, bizim için ana çıkış noktasıdır
 

Mugalata

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
10 Mar 2014
Mesajlar
4,252
Puanları
63


batı felsefesinin kelimeleri sana yüce geliyorken
islamın kavramları sana barbarmış gibi geliyor öylemi
...
islamın kavramları değil, o zamanki toplumun kavramlarının artık geçersiz olduğunu söylüyorum. sense benim söylemediğim bir şeyi söylemişim gibi yaparak haksızlık ediyorsun.

tahrifat yapıyorsun, mugalata yapıyorsun. ama benim adım mugalata, bana mugalata sökmez. :)
 

lafons7275

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
19 Şub 2013
Mesajlar
21,533
Puanları
83
 

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
9,800
Puanları
113
islamın kavramları değil, o zamanki toplumun kavramlarının artık geçersiz olduğunu söylüyorum. sense benim söylemediğim bir şeyi söylemişim gibi yaparak haksızlık ediyorsun.

tahrifat yapıyorsun, mugalata yapıyorsun. ama benim adım mugalata, bana mugalata sökmez. :)
evet mugalata olduğun kesin
 

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
9,800
Puanları
113
ABD ve Avrupa'da boşanma oranları hızla artıyor



(USASABAH)

Hamza Bayrak / LONDRA

Boşanma oranlarının yüzde 50'ye yaklaştığı Batı'da, her iki çocuktan biri evlilik dışı ilişki sonucu dünyaya geliyor.


Yapılan araştırmalarda 1970 yılında ABD ve Avrupa'da boşanma oranı yüzde 10 civarındayken, günümüzde bu oran yüzde 50'ye kadar yükseldi. Boşanma oranlarıyla birlikte evlilik dışı çocuk sahibi olma oranı ABD'de yüzde 41 olarak belirlendi.

Eurostat Avrupa istatistik Kurumu'nun yayınladığı son araştırma Batı'da ailelik kurumu bitiyor mu tartışmasını yeniden alevlendirdi. Eurostat'ın araştırmasına göre İzlanda'da dünyaya gelen çocukların yüzde 64'ü evlilik dışı birliktelik sonucu doğuyor. Bu oran Fransa'da yüzde 55, İngiltere'de 47 ve Almanya'da yüzde 33 olarak kaydedildi. Analistler 1970'lerde bu oranın yüzde 5 seviyesinde olduğunu belirtiyorlar.

İngiliz Ulusal İstatistik Bürosu'nun yaptığı araştırmaya göre ülkede 1 milyon çift aynı evde yaşamıyor. Araştırmada, aile yaşamı açısından yeni bir olgunun oluştuğu ve resmi deyişle "ayrı evlerde beraberlik" olarak sınıflandırıldığı belirtiliyor. Bunun sonucu olarak, İngiltere'deki çocukların yüzde 46'sının 16 yaşından önce ebeveynlerinden ayrıldıkları görülüyor.

Özellikle Avrupa'da bu krizin önüne geçmek için aile kurumunu teşvik edici yasalar çıkarılmasına rağmen, boşanma ve evlilik dışı ilişki oranı her geçen gün artıyor.

Yeni moda; boşanma fuarları

Bununla birlikte Avrupa ve ABD'de "yeni bir başlangıç" adıyla boşanma fuarları düzenleniyor. Bu fuarlar ayrılan çiftlere psikolojik destek sağlayarak bu zor dönemlerini atlatabilmek için onlara yardımcı olmayı amaçlıyor.

Refah ve gelir seviyesinin yüksek olduğu yerlerde boşanma oranlarının yüksek olduğuna dikkat çeken uzmanlar, yoğun çalışma hayatına katılan kadın ve erkeklerin aileden uzaklaşması, tek başına hayat kurmayı özgürlük olarak algılama, bireysel zevklerin ön plana çıkmasının boşanma sürecini hızlandırdığını belirtiyor.

Bunun sonucunda da ABD ve Avrupa'da aile kurumu, boşanma oranlarının artışıyla birlikte önemini giderek yitiriyor.
bir erkeğin sebebsiz kadınını boşluğa itmesi, boşaması bana göre onursuzluktur
bir kadın için de çok acı vericidir
çünkü kadın kocasına çok bağlı olur

ama batı değerleri kadını oyuncak, zamanı gelince atılacak zevk objesi haline getirmiştir
süslenir püslenir ve erkeklere peşkeş çekilir

aile ve kadın muhteremdir
bu ihtiramı bozan islami düzen değil
batı felsefesidir

BATI FELSEFESİ: KADIN KENDİNİ ZEVK OBJESİ HALİNE GETİRİP İHTİRAMINI YERLERDE SÜRÜKLEMESİNDE ÖZGÜRDÜR
böyle özgürlüğü tükürüğe boğmak gerek
 

spesifik

آزادی قید و بند
Yönetici
Süper Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
24,493
Puanları
113
Kadının itaat etmekte mecburiyet hissettiğini iddia edenler çok yanılıyorlar..
Kadın teslimiyetçidir. Fıtratı teslim olmaya elverişlidir..
Eşine itaat etmekten saygı duymaktan söylediklerini yerine getirmekten hem sevap alır hem mutlu olur..
Yalnız erkek bu taati kafasına göre kullanırsa arızalar oluşur...
 

Mugalata

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
10 Mar 2014
Mesajlar
4,252
Puanları
63
Kadının itaat etmekte mecburiyet hissettiğini iddia edenler çok yanılıyorlar..
Kadın teslimiyetçidir. Fıtratı teslim olmaya elverişlidir..
Eşine itaat etmekten saygı duymaktan söylediklerini yerine getirmekten hem sevap alır hem mutlu olur..
Yalnız erkek bu taati kafasına göre kullanırsa arızalar oluşur...
kadınlar daha mülayim görüldükleri için en sıkıcıve en sabır gerektiren işler kadınlara yükleniyor. mesela santralde çalışmak, bankada çalışmak, avm girişlerinde günde 8-10 saat ayakta beklemek vb...

oysa kadın çok daha iyi ve verimli olabileceği işlerde çalışmalı.
 

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
9,800
Puanları
113
kadınlar daha mülayim görüldükleri için en sıkıcıve en sabır gerektiren işler kadınlara yükleniyor. mesela santralde çalışmak, bankada çalışmak, avm girişlerinde günde 8-10 saat ayakta beklemek vb...

oysa kadın çok daha iyi ve verimli olabileceği işlerde çalışmalı.
kadının özgür olmasından kastın çalışmak galiba..
sonra da evini ve eşini ihmal etsin
ardından eşsiz de yaşayabileceğini öğrensin
eh nihayetinde boşanıp sıcacık yuvasını harap eylesin

tıpkı evrupalılar gibi boşanma %50 liler çıksın
zina mahsülü veledler de hakeza

yok aga
özgürlüğünü al da git

biz milettin angaryasını kadına layık görmeyiz
biz evinin sultanı olmasını layık görürüz

seninkiler nusaybin caddelerinde BİZ KİMSENİN NAMUSU DEĞİLİZ diye slogan atıyorlardı bir aralar
zaten namus mevhumu olmayanlara aileyi öğretemeyiz ki
 
Üst