• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Düşünce Parkı

Yüzde bir

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
657
Beğeniler
304
Puanları
63
#1
Düşünce Parkı;




Düşeni, düşenin; düşünce anladığı bir yer ...
Bilmem ki;
Nice düşmemiş hiç anlayabilir mi ki ?..

Peki ama aceb düşünce, düşünce dediğimiz de ne ola ki ?..
 

Verda

Gales
Yönetici
Yardımcı Admin
Katılım
9 Nis 2010
Mesajlar
10,917
Beğeniler
988
Puanları
113
#2
Acıyı birebir yaşamak olabilir mi acaba ?!
 

Yüzde bir

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
657
Beğeniler
304
Puanları
63
#3
Dostum sen düşünceden ibaretsin ...
Gerisi et ve kemiktir ...
Gül düşünürsen gülistan ...
Diken düşünürsen dikenlik olursun ...



Araba parkına; arabamızı götürüp park ederek bırakıyoruz, emniyete alıyoruz ...
Bilmem düşünce parkımızda, düşüncemizi nereye götürüyor, nereye park, rabt ediyoruz ki ...
Ya da düşüncemizi, en emniyetli; her türlü taassubiyeten ari nereye park/rabt etmeliyiz ki ...
Hem öyle ki; anlaya bilelim, anlaşa bilelim, birleşe bilelim, bir birimizi bilebilelim, kendimizi bulabilelim ve
en önemlisi kendimiz olabilelim ...

Birgün komşuları hocanın damdan düştüğünü duyarak hem sohbet hem ziyaret kastı ile uzun zamandır görmedikleri nasreddin hocanın kapısına gelirler ...
Acı içinde kapıyı açan hoca karşısında ki kalabalığa hayretle bakan gözlerle; "hayırdır ?" diye merakla sual eder ...
Komşuları; "hocam senin damdan düştüğünü duyduk hem bir hal ve hatırını soralım hem de uzun zamandır görüşememiştik sohbet ederiz dedik" diye cevab ederler ...
Hoca acı içinde "acaba içinizde hiç damdan düşen var mı ?" der ...
Herkes bir birine
boş gözlerle bakarak "yok" der ...
Hoca "Ya hu" der, "içinizde hiç damdan düşen, kolu kırılan, başı şişen, nice ağrılar çeken, geceleri acı içinde uykusuz geçiren yok iken şimdi biz siz ile sohbet etsek siz bizden ne anlarsınız, siz bizimle sohbet etseniz biz sizden ne anlarız" der ...


Bu bağlamda; Acıyı [Izdırabı] birebir [birlikte] yaşamak, birlikte bir dert sahibi olmak anlaşmayı tabii dir ki kolaylaştırabilir ...
Her cins kuş kendi hem cinsiyle uçarken, bakmış ki bir leylek ile bir güvercin birlikte uçuyor ... Çok taaccüb etmiş ve biraz daha yaklaşınca her iki kuşun da ayaklarının kırık olduğunu fark etmiş ... Anlamış ki kuşların cinsleri farklı olsa da dertleri bir imiş ve bu derd; anlaşmayı, birlikteliği getirmiş ...

Bir gül yetiştirdim adını sevda koydum, soldu ...
Bir gül yetiştirdim adını aşk koydum, yaşatamadım ...
Bir gül yetiştirdim adını ızdırab koydum, hala daha yaşatıyorum ...

Evet her kim ne bulmuş ise ızdırabta bulmuş,
peki ama bilmem ki, bulana hiç ızdırab acı olur mu ki ...
 

Yüzde bir

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
657
Beğeniler
304
Puanları
63
#5
@Yüzde bir sen farklı birisin, ve iyiki varsın....



Ömer-ül Faruk; Fark edici ...

Her ne varsa âlemde örneği var âdemde ...
Bul seni sen bu demde âdeme gel âdeme ...

Her ne görüyorsak bizde be @Erdem; iyilik de, güzellik de, kötülük de, fark da, ayrılık da; gördüklerindir senin ...

aslında fark da yok, mevhum varlığımız gibi ...

Peki aceb nasıl oluyor nasıl görülüyor ki bu farklılıklar derseniz eğer ...
Düşünce parkımızda düşüncelerimizi park/rabt ettiğimiz farklı yerlerde ki,
gördüğümüz farklı manzaralardır deriz ...

Yüzde bir;' Alıntı:
düşüncemizi, en emniyetli; her türlü taassubiyeten ari nereye park/rabt etmeliyiz ki ?
 

Yüzde bir

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
657
Beğeniler
304
Puanları
63
#6
Düşünce diyoruz ya demek düşmeyince anlaşılamıyor ...



Yukarıda;

"Düşüncemizi, en emniyetli; her türlü taassubiyeten ari nereye park/rabt etmeliyiz ki ?"

Diye soruldu ama, bakınız "düşüncemiz" sözü bir aidiyyet ifade ediyor ve düşüncenin manasını [ki düşünce zaten bir mana değilmidir ki] BEN zamirine bağlıyor ve bağladığı benliğe, düşüncesini herhangi bir yere götüre bilme, güç ve park/rabt/bağlayabilme yetisi, hükmü çıkarıyor ...​

Ya rabbi senden sana sığınırız ...

Peki ama biz düşüncelerimizin sahibimiyiz ki ?


Bilmem ama nece ki düşmeyince anlayamıyoruz gibi ama bir de düşünce ...


Hayalde gör rüyada gör düşte gör
Baharda gör yazda gör kışta gör
Gerçek dostu dostum sende düşte gör
 

Yüzde bir

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
657
Beğeniler
304
Puanları
63
#7
Dai ilallah ...



Vaizin biri camide cemaate infaktan, sehavetten [cömertlikten] vaaz etmektedir. Bu esnada muhterem zatın biride camide edilen bu vaazı cemaat ile birlikte sessizce dinlemektedir. Vaazını tamamlayan vaiz kürsüden inerken vaaz ettiği konuda hani böyle infak edin der gibi örnek olsun diye sırtında ki hırkasını çıkararak cemaatten birinin sırtına usulca bırakır. Bunu gören zat-ı muhterem derhal ayağa kalkarak vaize; "sen bize dinin hükümleri tebliğe memurdun ne zaman ki sırtında ki hırkayı çıkartıp başka birinin sırtına koymak suretiyle kendi nefsini bize takdim ettin, artık o kürsüye bir daha çıkmaya yetki/selahiyyetin kalmamıştır" diye söyler ...

O; ne dünyaya, ne ahirete ne de kendi nefsine ...
O; Allah'a davetçi nur saçan bir kandildi ...
Hiçbir ışığın olmadığı karanlıklarda insan bir kandile öylesine muhtaç ki ...
 

Yüzde bir

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
657
Beğeniler
304
Puanları
63
#8
Mümin, müminin aynasıdır ...


Bilmem ki zahiren her dem aynaya bakıp üst başımıza çeki düzen veriyoruz da hayrın ve şerrin O ndan geldiğine iman ettiğimiz halde niçin yaşadığımız olaylarda ki gördüklerimize göre acep niçin halimize, sözlerimize bir çeki düzen veremiyoruz ki ... Aceb bunda da mı aynalar suçludur; beğenmiyoruz kırmaya çalışıyoruz yada göremiyormuyuz, bu öylesine ağır bir dava ki … Suret aynaları yalancıdır solu sağ, sağı sol gösterir diye zamanın bahrında bir güzel sanki seslenmiş ve gönül aynası asla yalan söylemez gönül aynasının solu yoktur diye eklemişti hatırlayabildiğim kadarı ile … Böyle güzel sözlerin işaret ettiği özler O kadar güzel ki … Aceb; güzellik de, kusur da görene ait değilmidir ki … Sahiden bu bağlamda suçlu, aynalar mı yoksa aynada ki görüntülermidir, yoksa aslında ortada bir suç yokmudur ki …. Her ne ise bilmem ki gerisi çok derin; yalnızca bildiğim, bilmeyene bilmediğini kabul edip bilmeyi isteyene elbet bildirir rabbim …

Âdeme âdem gerektir âdem etsin âdemi …
Âdem âdem olmayınca netsin âdem âdemi …
 

Yüzde bir

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
657
Beğeniler
304
Puanları
63
#9
Ahsin kemâ ahsenallâhu ileyke …



Hani Sultan bir mücevher ile nasıl ki etba’ını imtihan eder ve nasıl ki kır onu diye emreder ... Veziri; yüz eşek yükü altın eder bunu kıramam, kırarsam bu size kötülük olur der de sultanı ona ihsan eder … Perdecisi; bu mücevher ülkenin yarısı eder kıramam, bunu kıran size ancak düşmanlık eder der de sultanı ona da ihsan eder … Bendesi, mücevheri düşünmeden kırıp paramparça eder ve kınayıp ayıplayan gözlerle bakanlara; ”Ey benim büyüklerim! Padişahın buyruğu mu daha değerli, bu mücevher mi ?.. Mücevherin güzelliği ve değeri gözünüzü kamaştırdı, Sultanı göremediniz .... Ben gözümü sultanımdan ayırmam ... Müşrik gibi taşa yüz tutmam ... Ne kadar değerli olursa olsun, bir taşı onun sevgisine ortak etmem” diyerek hitabeder … Celali titretirken kubbeleri, bendesi hürmetine Sultan etba’ını aff eder … Taaccübe şayandır ki baha biçilmez olan gözlerin gördüğü mücevher de değilde, Sultanın bendesinde saklı imiş meğer … Neyi kırılır, neyi mamur olurmuş garibin meğer ... Kolay değildir Sultan her dem imtihan eder de aceb ne murad eder … Emirdir, Allah’ın sana ihsan ettiği gibi ihsan etmek … Çok tefekküre şayandır ki sencileyin, bencileyin ihsan etmek değil de O nun ettiği gibi ihsan etmek … Sevdiklerinizden vermedikçe Birr’e ulaşamazsınız … Şimdi gel de O Sultanın böyle bir bendesine imrenme …

Sen seni bil sen seni, gerek isen sen sana ...

 

garip70

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
30 Kas 2009
Mesajlar
2,779
Beğeniler
307
Puanları
0
#10
Ah Sultanım, Ah Sultanım,
Gönlüme bir gül Ah Sultanım.
Seni hakkıyla bilemedim,
Affet kulunu Ah Sultanım...
 

Yüzde bir

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
657
Beğeniler
304
Puanları
63
#11
Ah Sultanım, Ah Sultanım,
Gönlüme bir gül Ah Sultanım.
Seni hakkıyla bilemedim,
Affet kulunu Ah Sultanım...

Merhaba be güzel ...



Canım benim ...

Diller Sultanım kelimesi söyler ...
Gönül aynı anda hem nefy hem ispat eder ...
Güzel kelimeler ancak O na yükselir ...
Ahh be güzel, kelimeler neler neler der ...
Aceb neyi nefy edip neyi ispat eder ...
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Beğeniler
43
Puanları
0
#12
Dünyada bir gün içerisinde insan düşündüğünde ve imkanı olduğunda her şeyi yapabiliyor kişinin o anki ruh yapısının güzelliğine yada çirkinliğine bağlı olarak fakat gün içerisinde ne oluyorsa oluyor ve yine o gün içerisinde bitiyor belki bitim yapmak istemeyip bitimi ertesin günün sabahına kadar sürdürende olabiliyor ama mesele o an ve zaman süreci öyle ki hiç bir arzu yada istek ebedi olmuyor yani mutlaka bitmek üzere oluyor ve insanın dönüp dolaşacağı yer yine yaşadığı yer evi oluyor...

Öyleyse belki eve gelmeyi belli süre erteleyip farklı evde yaşayanlar olabiliyor fakat bir gün mutlaka o anı bitirip eve geleceği an olacak ..Belki evden ebedi kaçıp gidenler eve gelmeyecek gibi gözükse de ve belki bedenen evde olamasada aslında ruhen ve düşünce yönünde o gün anı bitmiş evdedir sadece tek eksik düşüncesinde isteğine yanıt vermemesidir...

Bu yukarıdaki yazdıklarımızı değerlendirdiğimizde şunun farkına varıyoruz....

Biz insanlığın ilk evi ALLAH ın yanı olmasıydı....sonrasında biz insanlığın ikinci evinin ise DÜNYA olmasıydı...sonrasında biz insanlığın 3 cü evi insan 4 duvar arasında yaşadığımız evimiz olmasıydı...

Sizce gerçek evimiz neresi diye sorulsa ?

Cevap ve yanıt vermek zor olmaz değil mi?

Evet bazen düşüncede insan zorlanabiliyor belki ama bence gerçek evin yaşamımızdaki varlık anı bence hiç değişmedi...yada ben ÖYLE düşünüyorumdur bilemem...

Yani bu Dünyada her ne yaşayacaksak yaşayacağız ve bir gün gerçek evimize gideceğiz ama gerçek evlerimizin iyi yada kötü olmasını burada biz seçip belirleyeceğiz kararı layık olduğumuza dair SARAYIN tek hakimi verecek çünkü engin yüksek bilgisi Yaratılan hiç kimsede yok olamazda o yüzden...

O halde şunu düşünmek yanlış olmaz sanırım...

İnsanlığın gerçek evi ve yaşamı dışında olan her şey bir gün bitmek üzere tasarlanmış olduğu kanaati

mutlu an bitebiliyor üzüntülü an bitebiliyor para bitebiliyor en güzel anınız olan doğum günü anı bitebiliyor en sevdiğinizle gezdiğiniz güzel dolaşımlar vb her durum bitebiliyor....

Ama bitmeyen tükenmeyen hakkın ve hakimlerin tek sahibi olan ALLAH ın sundukları ne tükeniyor nede son buluyor ta ki güç ün sahibi bit diyesiye kadar

ALLAH her insanlık için hakkında hayırlısını ve güzelini versin inşallah..

Böyle.
 

garip70

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
30 Kas 2009
Mesajlar
2,779
Beğeniler
307
Puanları
0
#13
Diller Sultanım kelimesi söyler ...
Gönül aynı anda hem nefy hem ispat eder ...
Güzel kelimeler ancak O na yükselir ...
Ahh be güzel, kelimeler neler neler der ...
Aceb neyi nefy edip neyi ispat eder ...
Bazen dil söyler gönlü aşikar eder...
Bazen dil susar gönül şebnemlerle ıslanır...
Bazen olur gönül de susar Sultan konuşur,
Benden başka sevdiğin mi var...?
İşte o zaman ne konuşmaya mecal kalır,
Ne de ağlamaya...
 

Yüzde bir

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
657
Beğeniler
304
Puanları
63
#15
Merhaba sayın @elbiss …

Beyt dersin de, ne güzel dersin be güzel …

Beytullah; İbrahim aleyhisselamın elleri ile imar ettiği Kabe-i Muazzama … Ve bir de “Yere ve göğe sığmam, fakat mümin kulumun kalbine sığarım” hadis-i kudsisi ile bildirilen Beyt-i Celilullah … Bu babdan paylaşımınıza teşekkür ederiz … Her saray içindeki ile kaimdir … İçinde hiç kimsenin olmadığı yapılar harabeye dönmeye ve yıkılmaya mahkumlardır … O beyt ki; O nunla mamurdur, O halde üzüntüye ve korkuya gerek yoktur … Saygılarımla …
 

Yüzde bir

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
657
Beğeniler
304
Puanları
63
#16
Sayın @garip70

Sultanım, dersin be güzel …
Sultanmısın sen?..
Bilirim böyle demezsin sen …
Sözü sultanlar sultanına izafeten söylersin sen …

İş bu ya sorsak şimdi muhabbetten;

Aceb mevhum olan bir sen’e muzaf olan ben,
Nasıl bir aidiyyet kesb eder sultanım diyerekten ?..

Yanlış anlamayasın sakın be güzel, sen dediğim de bilakis ben …

Muhabbet ve saygılarımla …
 

ALI25

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2015
Mesajlar
7,509
Beğeniler
97
Puanları
0
#18
Düsünüyorum O Zaman Varim misali o söz aklima geldi suanda.
 

garip70

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
30 Kas 2009
Mesajlar
2,779
Beğeniler
307
Puanları
0
#19

Sultanım, dersin be güzel …
Sultanmısın sen?..
Bilirim böyle demezsin sen …
Sözü sultanlar sultanına izafeten söylersin sen …

İş bu ya sorsak şimdi muhabbetten;

Aceb mevhum olan bir sen’e muzaf olan ben,
Nasıl bir aidiyyet kesb eder sultanım diyerekten ?..

Yanlış anlamayasın sakın be güzel, sen dediğim de bilakis ben …

Muhabbet ve saygılarımla …
Sultan bütün Sultanlığıyla alemlere hükmediyorken,
Sultan bütün Sultanlığıyla Efali eline almışken,
Sultan bütün Sultanlığıyla Sıfatını bürünmüşken,
Sultan bütün Sultanlığıyla Zatını Zahir etmişken,
Kendini gayrıda gören bize söz mü düşer Sultanım...

Hani ya muhabbetten dem vurmuşsun ya Sultanım,
İşte o muhabbete dem vuralım, Muhammed(sav) hasıl olsun...
Hani Yunus olup söylemiş ya sözü, bir ben var benden içeri...
O ben benliği almışsa ele, daha ne söylenebilir ki...
Ha Sen, Ha Ben... Ha Ben Ha Sen...
Sen Bensin, Ben de Sen...
Huuuu...
 

ALI25

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2015
Mesajlar
7,509
Beğeniler
97
Puanları
0
#20
Kisi bilmediginin düsmanidir ve fakat onu tanidikca vede bildikce bir baska türlü de ona bakabilir.
 
Üst