YAŞAM Çemberi.... | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

YAŞAM Çemberi....

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0


Bugün ki yazılarda çok farklı bir konuyu gündeme almak istiyorum aslında hayatımızın bir çok alanında yaşanılanlarda diyebilirim neyse konuyu okumaya başlayınca daha iyi anlayabilirsiniz kanısındayım
---------------------------------------------------------------------------



Konuya Yaşam Çemberi adını verdim aslında olması gereken bir isimde bizlerin yani insanların hayatları tam anlamıyla bu çember alanı dairesi içerisinde akıp gitmiyormuydu ? yada Biz insanların hayatı her döngüsel yaşam gibi bu çember içerisinde dönüp yaşanmıyormuydu?...(anlatınca daha iyi anlaşılacağı kanaatındeyim...)...

Hadi birlikte bakalım nedir bu Yaşam Çemberimiz...?

Yaşam Çemberi olan insanlar hemen etrafına bir daire çizsin dediğimde sanırım etrafına daire çizmeyen insan olmayacak...yada olamayacak...?...

Peki nasıl...?..

Aslında gündelik rütin hayatlarımızda her daim etrafımıza birer çember çiziyoruz zaten kaldı ki çizilen çemberler sizlerin bizlerin ve diğer tüm insanların yaşam yada diğer ifade ile hayat çemberleri oluyor..

Evet bazı zamanlarda bazı insanların yaşam çemberleri farklı müdahalelere kalıyor ki bu çemberin zaman ömrünün kısalması ile karışlanabiliniyor...

Ben kısalan bu ömür ile değilde aslında çizilen yaşam dairelerin bizlere sunduklarına daha çok dikkat etmek istiyorum ta bi elbette sizler isterseniz kısalan yaşam dairelerine farklı pencereler yada boyutlar katabilir ve kendinizce benim yapacağımdan daha öte düşünce ile anlamlandırabilir yeni fikirlere kavuşabilirsiniz size kalmış...

Benim yoğunlaşacağım alan biraz daha İNSANCIL yan ile ilgili olacak....

Yaşam Çemberinin ilk NABIZ attığı hayatın ilk doğduğu alana yönlenmek istiyorum....



İşte bu alan benim şekillerde de gösterdiğim üzere Dünyanın ilk boyutsuz anlamdaş olduğu zaman dilimleri...

Boyutsuz bir dünya düşündüğümüzde aslında Çember yapısından ötede olamadığımızı farkediyoruz değil mi...burada aklınızda bulunan tüm Dini terimleri ve algıları geride bırakmanızı ve koltugunuza oturup sakin bir düşünce ile yazacaklarımı dikkatlice okumanızı istiyorum çünkü ben sizlere bu yazıyı yazarken oldukça dinlendirici sakin bir müzik ile yazıyor olacağım :)

Din vurgusu üzerinden sizlere yazıları iletmek istemedim tamamen özgürlüğün iç sesini huzurunu sakinliğini benimle birlikte ruhunuzda dünyanızda yaşayıp hissedin istedim...

Özgürüz yapabileceklerimiz sunacaklarımız insanlığa çok varken geniş bir çember alanı içerisinde yaşıyorken aslında nasıl oluyor yada olabiliyorda kendi çember alanlarımızı İnsanlık acımasızlığı ile daraltabiliyoruz bilinmez...

Dünya Çember hayat yaşamında bizlere o kadar fazla geniş yelpaze ve mekanlar sunmuş ki aslında burada eşssiz bir tasarımcı var diyebiliriz....

tasarımcının harikalarından bir taneside çember alanına halkalar yada dairesel esktra bir çemberler çizmiş olması idi...aslında çizilen bu çemberler şekli verilen ana çemberin kendinisi oluşturuyordu...

Acaba gerçektende bizler Dünyanın içindeki bir Dünyadamıydık?....Acaba bizlerin ilk gördüğü çemberin gerisinde ki çemberde mi yaşıyorduk....?..

Tasarımcının yaratılış mücizevi akla ulaşmak çok zor gerçeği bir tek o biliyor fakat en azından düşünebilmemiz için biz insanlara fırsatlar verebiliyor...ki bunu çokça biz insanlardan istiyor...

Yoo yoo bana kızmayın dini terimlerden bahsetmeyeceğimi söyledim bunu unutmadım sadece Mutlak AKIL a yakınlaşabilmek için bunu belirtmem gerekiyordu...

Düşündüğümüzde farkettik ki?...

Boyutsuz dünyaya Çemberler yani halkalar dikey bükümlü çizdiğimizde sonrasında geriden dairesel yaptığımızda aslında esasta bulunan gerçek çemberin içinde olabildiğimizi görmeyi düşündük gerçek değil bilemeyiz...sadece düşündük diyelim...

Devamında bu çemberlere ben karasal anlam ifade eden simgeler ekledim ve neticede bana bakan bir insan yüzü gördüm...aslında gerçekte karasal dünya yaşam çizgisi BÖYLE elbette değil...buradaki tasfirimin nedenini gerçek manada siz bulun diye size bırakmak istemiştim ama en iyisi ben açıklayayım....

Bana bakan yüz aslında sizlerin aynada ki yüzü idi :) bana bakan yüz ise benim aynada ki yüzüm idi...yüz ifadesi sizi şaşırtmış olması lazım...

Yaşam Çemberi tasfiri ile YÜZ resminin ne anlamı var diye değil mi?

Aslında Yaşam Çemberi ile Aynada ki yüzün çok anlamı var güzel insanlar...



Hayatlarınızda ilerlerken aslında her kendinizi yansıtıyor ve kendinizin Yaşam Çemberini yaşıyordunuz...

Başarılı olurken başarısız olurken ezerken ezilirken aslında olan her kare sizin yaşam çemberinizdi..

Paylaştığım kendi el çizimlerine baktığımda üzerlerinde saatler verdim...ve zamanlar verdim ve devamında her dilimde bir yaşam anları oluşturmaya çalıştım hadi birlikte bakalım anlatımlarıma....sonrasında ki çizimleri bağlar yazıları inceleyelim...


saat :16.05 deki tüm olaylara bakalım...tek tek yazmayalım...

İlk karede..

Üsküdar sahilinde oturan bir arkadaşımız var işte bu arkadaşımızın yaşam çemberine biz yukarıdan bakıyor olalım bu durumu tıpkı SİMS e benzetebiliriz...

Üsküdar sahilinde ki arkadaşımızın yaşı ile ilgili bir tanımlama yapabilmemiz mümkün mü?...elbette hayır çünkü onun yaşını belirtecek resimde bir emare yok...

Peki bu sahildeki arkadaşımızın ne yaptığıyla ilgili net bir fikir elde edebilirmiyiz?...kısmen tam netlik veremeyiz diyebiliriz ama oturuyor diyerek bir zaman eylemini ifade edebiliriz...

Peki arkadaşımızın oturduğu mekan ve alanı tasfir edebilirmiyiz...elbette...çünkü bize yer ve zaman verilmiş ki sahilde denizdeki dalgaların tekerlere vurduğunu görebiliriz...

Peki arkadaşımız neden TEK...yani etrafından ondan başka kimse yok?..

Evet dogru bir terimleme...arkadaşımız tek çünkü yaşam çemberinde kendi zamanını yaşıyor ...peki bu arkadaşımızın etrafından yada yanında birileri olsaydı yine bu arkadaşımız anını çevresindekilerle belli zaman için kendi çemberini genişletmiş diyecektik ama mutlak bir gerçek vardı...Her insanın kendi yaşam çemberi kendisiyle ilgiliydi..

hadi diğerlerine kısa kısa bakıp geçelim...yukarıdaki kadar uzun olmasın...

sonrasındaki karede...

Kadıköy nikah dairesinde bir nikah töreni var..

gelin-damat--nikah memuru--ve şahitler...hepsi Yaşam Çemberi adına güzel mutlu bir karede...fakat hepsinde sorular var...

Misal..

Gelin ve damat şu nikah bitsede biran evvel ayrılsak ..
şahitler bitsede şurada işlerimizi halletsek..
memur bitsede evime gitsem yada başka nikaha girip yeni paracıklar alsam :) vss aklınıza ne gelirse işte..

Anlıyoruz ki anlar ve zamanlar aslında belirli saniyeler yada süreler içierisinde anlamlandırılabiliniyor sonrasında ise her insanın kareleri ayrışıyor..

Bunu nasıl izah edebilirim bilemem ama deneyim..

Damat gelin şahit ve memur...belirli süre zaman zarfında bir araya geldiler ve belirli zaman zarfı için aynı yaşam çemberi içerisine girdiler ben buna matematikte KESİŞEN KÜMELER diyorum...yani iki kümenin bir araya gelip kesiştiği nokta...Zaten EVREN VE UZAY MATEMATİK üzerine kurulu değilmiydi ?..



İşte insan yaşamlarıda belirli zamanlarda kesişen küme zarfında bir araya geliyor sonrasında ise kendi çemberinde hayat devam ediyor umarım örneği iyi anlatabilmişimdir...

üçüncü kareye baktığımızda..

Nişantaşında Pazar Yerinde Alışveriş yapan insanları görmekteyiz...oldukça dolu dolu alışverişler maşallah fakat bu yoğunluk içerisinde dikkatimizi birşey çekti değil mi?..

Az yanda geride çöpleri karıştıran biri ve az altta köpek var..

o da ne :)..

Çöpten birşeyler alan biri köpeğe veriyor...ve buna insan yemek köpek ifadesi ile sanırım PAYLAŞIM adını veriyoruz....oysaki biraz ileride çokşeye sahip pazarcıdan tutta paralarıyla alışveriş yapan bir çok insan varken bu insan neden kendi sahiplendiğini bir başka canlı türü için veriyor?..

Cevapları normalde sizlerin bulmanızı isterdim fakat bugün cevaplarıda ben vereceğim...

Az önce pazarda gördüğünüz insanlar sadece kendileri için yani kendi yaşam çemberleri için mücadele veriyorlardı...buna satış yapan pazarcılarda dahil....elbette yaşam çemberleri için insanların nedenleri vss var buna birşey ifade edilmiyor...

Burada anlatılmak istenen aslında her insanın koşuşturmaca içinde kendi yaşam çemberleri adına birşeyler yapmasıydı...

Fakat görülen resimde ÖYLE bir an var ki...

İşte Seçim serbest sizler ÖZGÜRSÜNÜZ denmesinin nedeni bu olsa gerek...?..

İşte bu resimdeki insan kendi YAŞAM ÇEMBERİ ne bu KÖPEK i dahil ediyor ve elindeki yemeği PAYLAŞIYOR...



Kaç insan PASTASIN daki dilimleri bölebilir bilinmez ama bu insan PASTA sını paylaşmış...yani burada KESİŞEN KÜME olmuş...ama ebedi değil çünkü YAŞAM ÇEMBERİ her insan için aynı DÜNYA gibi TEK devam ediyor...

Hadi diğer resme bakalım fakat bu sefer SAAT :19:05 oluyor...buradaki mesajı alabildiniz mi...ta bi ki GALATASARAY :)

saat:19.05 de beykozda bir yalı görmekteyiz..ve oldukça lüks bir yalı...

bu yalıda biri şişme yatakta evinin önünde uzanmış diğeri ise havuzda yüzüyor diğeri ise biraz ufaklar sanırım çocuklar top oynuyor ..

Ne kadar Tuhaf değil mi?

az önce yukarıda 16.05 de yaşanılan kareleri gördük ve 1 saat sonra karşımıza çok daha lüks bir hayat yaşam tarzı çıktı...ve bu insanların yaşam standartları ve kaliteleride kendi çember dünyalarında olanlar gibi olacak...

Yani burada bulunan çember bu insanlara farklı yaşam karaleri çizmiş belki yaşantılarına 16.05 deki gibi kareleri çok ekleyebilecerini düşünemeyebiliriz ama daha farklı bir hayat döngüleri yaşam çınarları olacak...yaşam tarzları bununla birlikte hayat akışlarıda çok farklı olacak ?...bunda hemfikirizdir sanırım...



Fakat şu bir gerçek olmalı....

Bu insanlarında her birininde ayrı ayrı Yaşam çemberi var...yani her ne kadar lüks ve şahşalı hayat sürselerde bu insanlarda hayatlarında sizler gibi bir çok karede kesişme yapacaklar ve aynı sizler gibi onlarda yaşam çevrelerine paylaşım ağları ekleyecekler yada eklemeyecekler vss ....aslında anladık ki ....

YAŞAM ÇEMBERİN de farklılık yok bu her insana aynıymış sadece yaşam çemberinin yönü eğilimi insanların yaşantılarında olan bir durummuş....

Seçim tercih gibi..

sonrasında ki kareye baktığımızda

ZEYTİNBURNU nda SİTELER in olduğu bir mekan....

Bu mekandaki resimlere baktığımızda aslında bir farklılık göremiyoruz demi....fakat bira daha bakınca siteler içerisinde kalmış ufak bir gece kondu ev dikkatimize geliyor...

Peki neden bu kadar SİTE ev içerisinde bu ev sadece tek başına kalmış? Peki neden sadece bu evin yolu var da diğer evlerin yolu yok?...Merak etmeyin cevapları size bırakmayacağımı söylemiştim...normalde cevapları size bırakırdım ama Bugün o gün değil :) şanslısınız..

Hadi birlikte bakalım...

SİTE ler genelde PAYLAŞIM ların çok az yaşandığı konut biçim yaşam tarzları...

ÖYLE site yaşantıları gördüm ki...

Aynı yapı içerisinde birbirlerini tanımadıkları gibi devamında birbirlerine SELAM verme anlamında en ufacık paylaşımların olmadığı alanlar....

Fakat bu EV diğerlerinden çok farklı...

Yaşam Çemberi o kadar geniş ki...içeride Mutlu bir hayat çizgisi olduğu oldukça açık....Bu evdeki yaşayanların bir yolu var...Mutluluk adına Sevgi adına kullandıkları bir yok...ÖYLE bir yol ki...diğerlerinin tercih etmediği bir yol baktığımızda da farketmemiz gerek...

Çünkü sitede oturanlar o yolu hiç seçmemişler...seçmiş olsalardı yanlardan yollar ile bu gece kondu ev ile birleşebilirdi...

Bu evin hergün kullandığı bir yol ne kadar güzel değil mi...

Oysaki tepeden aşağıya sarkan insan e yapıyor sizce....farkettiniz mi...

o eve ulaşmak mı istiyor yoksa intihar mı etmek istiyor yoksa o eve birşeyler mi atıyor?...

Hayır hiç biri değil o insanın yaptığı tasfir her daim insanların yüksek eğolarını temsil ediyor olması idi :) istisnalar hariç ta bi..

Ben yukarıdayım ve yukarıdan bakıyorum diyor olması idi...

Sizce aşağıdaki tek kalmış evin umrunda mı :) ?..

Bence ÖYLE gözükmüyor..çünkü yaşamları adına bir çember oluşturmuşlar ki onca yapının aralarında kalmalarına rağmen bir yolları var...

diğer kareye bakalım....

yer beyoğlu ....meşhur bilindik mağazaları ünlü alışverişlerin yapıldığı İSTANBUL dan çok önemli güzel bir kare benimse hayranlıkla gezip ruhumu rahatlattığım ve farklı insan karelerini ziyaretlerimde incelediğim bir yapı ki aslında çok güzel bir mekan ...Üniversiteli gençlerin çok güzel tiyatrolar oynaması bununla birlikte laz şarkıları söylemeleri vss İSTANBUL da gezilip görülmesi gereken TAKSİM le özdeşen güzel bir mekan....kimin nasıl baktığıyla değişen bir alan diyebilirim....

O kadar alışveriş ve zaman dökümü içerisinde binadan aşağıya atlayan biri dikkatimizi çekmiş olması gerekir...

Neden insan BÖYLE bir düşüncede idi?...

Merak etmeyin yanıtı anlatıyorum...

Aslında intihar eden bunalıma girmiş bir insan tasviri anlatılmak istenen vurgu değil....

Burada anlatılmak istenen aslında yukarıdan atlayıp o insanları oluşturmuş olması idi...yani yolda gezen o insanlar aslında oradan atlayan insandı....

ve yolda gezen gördükleriniz aslında sadece tek bir insandı..

Nasıll yani ...ne alakası var dediğinizi duyar gibiyim?...

Aslında oldukça doğru bir terim...

Çünkü oranın havası oranın çoşkusu oranın atmosferi tek bir insanı çehreliyor olmasıydı....her ne kadar duygular seziler ruhlar farklı olsada aynı hava aynı teneffüs aynı amaç bir BÜTÜN insanı temsil ediyor olmasıydı...

İşin özü amaçlar farklı olsada Tek bir insan kendi yaşam çemberini orada yaşıyor olmasıydı....umarım anlatabilmişimdir. :)

Diğer kareye bakalım fakat bu sefer farklı bir yerden...İTALYA dan saat 16.05

Yer venedik....benzedi mi bilemem ama burada gezinen gondollarla kayıkları görüyoruz ama az geride...can simiti ile gezinen bir insanda var aslında can simit i ile yüzüyor...

Bu insan neden gondollar yada kayıklar varken BÖYLE yüzerek çabalıyor...?

Aslında çabalamıyor aslında paralı yada parasız oda belli değil resim çok şey bize yanıt vermesede şunu anlayabiliyoruz...

Bazen hayat insanların önüne çok farklı kareler çıkarabiliyor ki bazen kareler dram hüzün acı mutluluk sevinç vss gibi değişebiliyor....önemli olan kareleri yakalayabilmekten geçmiyormuydu?..

Dünyada kaç insan YAŞAM KARE lerini görebilir yada anımsayabilir?..

Cevapları bilemeyiz fakat şu gerçek o insan can simit i ile orada ise mutlaka bir YAŞAM ÇEMBERİ içerisnde sebep i vardır...onun adına ta bi.

Sonraki kare ise KUTUPLAR saat:19.05 ,

Burada evlerini yapmış iki insanı görüyoruz durum gayet normal hayat akışı oldukça akıcı gözüküyor...

resimde pek bir sezimlenme yada farklılık yok...

Aslında yazıları okurken hep bir alana yöneldik ve hep bir alanda yoğunlaştık değil mi?...ve sonrasında tüm algılarımız sadece sizi odaklandırdığım alan üzerinde oldu değil mi?..Bunun için kusurumu bağışlayın lütfen..

Hayatta BÖYLE neye nasıl odaklanırsanız yaşantınızda ÖYLE ilerler...Misal yaşantınızda Sadece İŞİNİZE odaklanırsanız hayatınız hep ÖYLE ilerler varsa yoksa iş olur sonrasında İŞ KOLİK olursunuz fakat hayatın YAŞAM ÇEMBERİ BÖYLE değildir....

Yaşam DETAY larda bazense DETAY ların içinde gizlidir...



Buzul dağı olarak çizdiğim şemalar aslında bize Hayvan-Bitki örtüsü(dağlar)-İNSAN tasfirini veriyordu...Bu detayı ben söylemesem ne kadar görebilirdiniz bilemem çünkü bu ana kadar size bir ALGI gösterdim bilerek yaptım bu ALGI da o kadar eminim yoğunlaştınız ki işte ÖZDE detayları görmeyi denemek yerine sadece o yönlendirdiğim ALGI üzerinden ilerlediniz ve sonrasında ise YAŞAM ÇEMBERİNİZ için önemli olan DETAY ları atlayıverdiniz ta ki ben size belirtesiye kadar...

Tamam itiraf ediyorum biraz bitki örtüsü tasfirim iyi çizilmedi ama hep söylerim el çizimlerim çok iyi değil diye :) aslında bunu kasıtlı yaptım neden mi :) ?...Hiçbir İNSAN MÜKEMMEL değildir...her insanın KUSURU vardır diye bilebilmeniz için :)..bunu hiç unutmazsanız sevinirim...

Diğer kareye bakalım fakat zamanı 1 dakika sonraya alalım..

Burada bizi AY-DÜNYA-GÜNEŞ KARŞILIYOR...

Peki bu ana kadar neler gördük inceledik ve okuduk...

Şöyle bir hafızanızı 1-2 dakika ayırıp düşünmenizi istiyorum...

Sonrasında alttaki yazıları okumanızı istiyorum...

1-2 dakika ayırıp düşündüğünüzü varsayarak...

Cevap olarak şunu söyleyebilirim..

AY-DÜNYA-GÜNEŞ bunlarda bir YAŞAM ÇEMBERİ idi...hayatın akışında herşeyin bir görevi amacı vardı ve herşey kendi detaylarında kendi çemberleri için birşey yapıyordu ama hepsi YAŞAM adına idi..

İNSAN da ÖYLE kendi için YAŞAM ÇEMBERİ oluşturuyo ve yaşıyordu...

Son kareye bakalım...

ODA ne ?....

Burada akıp giden bir yol ve araç var ama ne zaman nede mekan belli...?..

Merak etmeyin ben yanıtı vereceğimi söylemiştim :)..

Buradaki araç aslında İNSAN akıp giden yok ise İNSANIN zamanda ve mekanı olan DÜNYA da harcadığı gideceği yol vsss....

Araçların büyükten küçüğe doğru gitmesi ise...

Doğum-Yaşam-Hayat-SON u ifade etmesi....bununla birlikte...Öğrenip öğrendiklerinin SON adına giderek ZİHİNSEL HAFIZA da azalması idi...

Buna Literatürde...BİLGİSEL DOYGUNLUK deniyor...

En çok BİLGİYİ insan ÇOCUKLUK VE GENÇLİK EVRESİN de alabiliyor....sonrasında ise İNSAN bünyesine çok az BİLGİ alabiliyor...EPEY YAŞ ilerledikten sonra ise Bu insana ne anlatırsan anlat kolay kolay senden bilgi almayacağı gibi kolay kolay da seni ne benimseyecek nede kendi bildiğinden geri duracak her daim Muhalefet gibi istisnalar hariç tabi :)

Şimdi gelelim onca yazıdan sonra yazıları BÜTÜN edip tamamlayalım..

Biliyorum yazılar çok uzun oldu ama elimden gelen bir durum değil...olabildiğince kısa tuttum :)

Bu kadar anlatım yelpazesinden sonra hade be ordan diyende olabilir yada o kadar vaktimi harcadın diyen de olabilir ....olabilir işte :)

Neyse diyerekten...



Bu anlatımların hepsi YAŞAM ÇEMBERİ nin içerisinde dönen daireler idi...ÇEMBERİNİZİ ne kadar sağlam tutarsanız HALKANIZ o kadar sağlam ve güçlü olur....

Bir arada İNSANLIK olarak birbirinizi ne kadar fazla severseniz Yarınlarınız gelecek yıllarınız daha huzurlu ve bereketli hal alır...Yaşam Çemberlerinizde dogruları ne kadar güzel ve özenle yaparsanız emin olun etrafınıza ve çemberinize birer SÖNMEYEN KADİLLER olabilirsiniz..

Kandiliniz yanmaya devam ettiği sürecede etrafınıza binlerce kandillerin yanmasına vesile olabilirsiniz....Söylediğim üzere Hayat DETAY larda gizli ise o zaman DETAY ları yakalayıp görebilmek umuduyla diyelim...

Sağlık ve Esenlikle kalın...

Böyle..
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Konuyu anlayabilmeniz için kendi el kalemimle çizdiğim resimleri takip etmeniz gerekmekte....

Bununla birlikte konuyu saat :20.00 da yazmaya başladım 23.00 olmuş :) 3 saatte yazdım epey yordu beni ama umarım elde tutulur birşey olmuştur...

Uzun olmuş filan demeyin çünkü yazması bile 3 saati buldu Çizmek düşünmek üretmek sonrasında derleyip toparlamak devamında uygun resimleri bulup yerleştirmek filan zaman aldı... :) yazmak ve konuyu derleyip toparlamak kolay iş değil yani..

Böyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Konu içerisindeki yazıları tekrardan düzeltme yapamıyorum çünkü yaptığımda yazıların belli bölümü karakter sayısı durumundan ötürü siliniyor Yazılarıma karakter sayısı yetmiyor yani :)

Hatalı gördüğünüz yer var ise düzeltmesini isteyin ben size konu içerisinde yardımcı olurum oke..

Böyle.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Şuan yazıları okumayı bende bitirdim benim açımdan oldukça güzeldi....yazıları yazdığımda ilk anki gibi değiştirmeden düzenlemeden yayınlıyorum....yazıları okuyunca kısaysa sonrasında düzenliyorum uzunsa takıldığınız yer olursa söyleyin düzenler yada değiştiririm diyorum...No Problem Yani :) Nasipse konuya son yazım olsun.

Böyle.
 
Üst