Yaranı sar! | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Yaranı sar!

ÂmâK-ı HâYâL

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Ara 2010
Mesajlar
51
Puanları
0

Yaranı sar!

İlk iman edenlerden, mübarek bir sahabi,
Harplerde, kahramanca savaştı arslan gibi.

Uhud’a, zevci Zeyd’le ve iki oğlu ile,
Gelerek, kahramanca savaştı var gücüyle.

Hücuma geçmişti ki biri Resulullaha,
O, bu hali görünce, durur muydu hiç daha.

Kılıcını çekerek, saldırdı o kâfire.
Bir vuruşta, atından düşürdü onu yere.

Bir daha kılıç vurup, öldürdü onu hemen.
Yaralandı kendi de, hem de birkaç yerinden.

Lakin o, düşünmezdi yarasını, derdini.
Harbe teşvik ederdi evladıyla zevcini.

Ümmü Ümare der ki: Biz o Uhud gününde,
Çarpıştık ailece Peygamberin önünde.

Bir ara cenk karıştı, bir müşrik vurdu bana.
Kalkanımla korunup, ben dahi vurdum ona.

Beni görüp, oğluma seslendi Resulullah:
(Çabuk yetiş, annene yardım et ey Abdullah!)


Abdullah da anlatır: Bir müşrik bana vurdu.
Resul beni gördü ve (Yaranı sar!) buyurdu.

Annem Ümmü Ümare, onu sarıp bir bezle,
Dedi ki: (Kalk evladım, savaşa devam eyle!)

Resulullah, annemi gördü ve buyurdu ki:
(Senin katlandığına kim dayanabilir ki?)

Bana vuran o müşrik, geçiyordu oradan.
Peygamber seslendi ki: (İşte oğluna vuran!)

Annem, kılıç vurarak yaraladı kâfiri.
Bunu görüp sevindi Allah’ın Peygamberi.

Buyurdu: (Ey Nesibe, hamd ederim ki şuna,
Muzaffer kıldı seni, nihayet düşmanına.)

Harpten sonra o Server, Eshaba buyurdu ki:
(O gün nerye baktıysam, gördüm hep Nesibe’yi.)

Hudeybiye, Yemame ve Hayber cenklerinde,
Dahi hazır bulunup, savaştı her birinde.

Müseyleme-tül Kezzab, bunun oğlu Habib’i,
Keserek öldürünce, üzülüp yandı kalbi.

Yıllar sonra, gelmişti altmış küsur yaşına.
Katıldı oğlu ile, Yemame savaşına.

Ve harbin en şiddetli olduğu bir zamandı.
Hatta müslümanların dağıldığı bir andı.

Kılıcını çekerek, saldırdı müşriklere.
Hatta Müseyleme’ye vurdu ve yıktı yere.

Bir gün rica etti ki, Peygamber-i zişana:
(Dua et de, Cennette komşu olalım sana.)

Derhal dua ederek, buyurdu: (Ya ilahi!
Komşu eyle Cennette bana bunları dahi.)

Bunu duyup dedi ki: (Kâfi bana bu nimet.
Gam değil bundan sonra gelse de her musibet.)
 
Üst