• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Tüm dünya müslüman olacak mı ?

Mndrs78

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
5 Tem 2006
Mesajlar
556
Beğeniler
1
Puanları
0
Yaş
27
#1
Arkada$lar 2 yil once bir forumda "Gelecekte tumm dunya musluman olacak" sonra geri i$te kafirler olacak falan...
Dogru mu ben pek inanmiyorum da?
 

melde

helina_roje
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
2,238
Beğeniler
21
Puanları
0
#2
banada saçma geldi hadis ve ayet olmadığı sürece pek inanmıyorum böyle iddalara
 

derya

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Tem 2006
Mesajlar
178
Beğeniler
1
Puanları
0
Yaş
30
#3
Doğru arkadaşlar gün gelecek tüm dünya müslüman olcak.Rabbimizin nurunu tamamlayacağına dair sözü var.Bildiğim kadarıyla sonra mehdi gelcek ortalık karışcak kıyamet anını ise hiçbir müslüman görmeyecek.O anda müslüman olmayacak.Bende ayrıntıyı çok bilmiyorum.selametle...
 

Bedrin_Aslanı

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
20 Haz 2006
Mesajlar
1,792
Beğeniler
3
Puanları
0
#4
derya' Alıntı:
Doğru arkadaşlar gün gelecek tüm dünya müslüman olcak.Rabbimizin nurunu tamamlayacağına dair sözü var.Bildiğim kadarıyla sonra mehdi gelcek ortalık karışcak kıyamet anını ise hiçbir müslüman görmeyecek.O anda müslüman olmayacak.Bende ayrıntıyı çok bilmiyorum.selametle...
Mehdi geldiğinde ortalık zaten karışık olacak :) Müslümanlar şu anki gibi daha da fazla bir şekilde dinden uzaklaşmış ve türlü türlü biatler çıkmış olacak. Efendimiz S.A.V yapmadığı şeyleri Allah rızası için yapıyoruz diyecekler.
Ama herkes kesinlikle müslüman olmayacak. Ama dünyada islamiyet hüküm sürecek inşa'Allah...
 

Enes

Paylaşımcı ÜYe
İhvan Üyesi
Katılım
6 Haz 2006
Mesajlar
13,680
Beğeniler
706
Puanları
113
Yaş
34
#5
açtığınız konuların başlıkları kurallara uygun olmalıdır... (? ! ??? ) gibi başlıklar yasaktır.

konu başlıkları konuyu anlatan biçimde olmalıdır...

ikinci uyarıda konunuz direkt silinir ve cezai sistem devreye girer...

selametle...
 

Sofuoglu

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
4,442
Beğeniler
170
Puanları
63
Web sitesi
www.vuslatkervani.com
#7
Allah(c.c) nurunu tamalayacaktir insaAllah,

Hakkinizi helal ediniz,
biraz uzun oldu ama sorunuzun cevabina binayen ve mehdi aleyhselam hakkinda ehl-i sunnet itikatina gore hadisler dogrultusunda bilgiler yer almaktadir,

faydali olur insaAllah



--Kıyametin kopmasına bir gün bile kalsa, Allah-u Teâlâ o günü uzatarak benim soyumdan bir kişi gönderecektir. Adı adımın, babasının adı babamın adının aynısı olacak, zulüm ve zorbalık altında inleyen yeryüzünü huzur ve adaletle dolduracaktır.-- (Ebu Davud, Tirmizî)



Ahirzamanda, kıyâmetin kopmasına çok az bir zaman kala Allah-u Teâlânın ümmet-i Muhammedin başına gönderdiği bir komutan olan Hazret-i Mehdi, adil bir idareci, dirayetli bir önder, şecâatli bir kumandandır. O doğrudan doğruya Resulullah Aleyhisselâmın vekâletini taşıyacak, onun hilâfetini, onun vazifesini yapacak.
Garip duruma düşen İslâmı, gariplikten kurtarmaya çalışacaktır.
Çünkü bunun için gönderilecek. Allah-u Teâlâ onu muzaffer edecektir.Mehdi, kelime olarak hidayet kökünden gelir. Allahın hidayetine ermiş mânâsını taşır,
Allahın izniyle hidayete erdirecek mânâsını da ifade eder.Mehdi Aleyhisselâm hakkında çok sayıda Hadis-i şerif nakledilmiştir.
Alimler bunu mütevatir kabul ederler. Resulullah Aleyhisselâmdan beri, müslümanlar ahir zamanda, Ehl-i beyte mensup bir zatın çıkıp dini güçlendireceğine, adaleti hâkim kılacağına, müslümanların ona tâbi olup İslâm beldelerinde hâkimiyet kuracağına, bu kimseye Mehdi deneceğine inanmış ve bu âli zâtın gelmesini beklemektedirler.
[red]Hadis-i şeriflerde ifade edildiğine göre İsa Aleyhisselâm ile Mehdi Aleyhisselâm aynı zamanda çıkacak ve Hazret-i İsa, Hazret-i Mehdiye yardımcı olacak, birlikte Deccâli öldüreceklerdir. Hatta Hazret-i İsa Aleyhisselâmın Mehdinin arkasında namaz kılacağı rivayet olunmuştur.[/red]
Bugüne kadar --Mehdiyim-- diyenlerin hepsi şeytanın kuklasıdır, maskarasıdır. Bu çıkanlar yalancıdır, sahtedir, soytarıdır.
Gelecek olan Hazret-i Mehdinin alâmetlerini Hadis-i şeriflerden öğreniyoruz.Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar:

--Kıyametin kopmasına bir gün bile kalsa, Allah-u Teâlâ o günü uzatarak benim soyumdan bir kişi gönderecektir. Adı adımın, babasının adı babamın adının aynısı olacak, zulüm ve zorbalık altında inleyen yeryüzünü huzur ve adaletle dolduracaktır.-- (Ebu Davud, Tirmizî)

Mehdi Aleyhisselâmın Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin neslinden geleceğini ve yeryüzünü adaletle dolduracağını bu Hadis-i şerif haber veriyor. Nice asırlardan sonra Hatemün nebi Muhammed Aleyhisselâmın ümmetinden ve kendi neslinden gelecek olan bu kurtarıcının dünyaya malik olacağı haber verilmektedir.

--Yeryüzünde dört kişi malik olmuştur. İkisi mümin, ikisi kafirdir. Müminler, Zülkarneyn ve Süleyman Aleyhisselâm, kâfirler ise Nemrud ve Buhtunnasrdır. Beşinci olarak Ehl-i Beytimden birisi gelecek ve o da dünyaya mâlik olacaktır.-- (İmam-ı Suyûtî)

İşte o zât-ı âli Mehdi Aleyhisselâm, şeriat-ı mutahharanın emir ve hükümlerine, tarikat-ı münevverenin edeb ve erkanına harfiyyen riayet edecektir. Allah-u Teâlânın ahkam-ı ilâhisini, Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin sünnet-i seniyyesini yaşayacak ve yaşatacaktır.

--O zât insanlar içerisinde Peygamberin -sallallahu aleyhi ve sellem- sünneti ile amel eder. İslâm yeryüzüne tam mânâsı ile yerleşir. Yeryüzünde yedi sene kalır, sonra vefat eder ve müslümanlar onun üzerine namaz kılarlar.-- (Ebû Dâvud. 4286)

Mehdi Aleyhisselâm gelinceye kadar İslâm ümmeti parça parça olmuş, uhuvvet kalkmıştır. Alimler nefis ve menfaatlarına düşkündür. İslâmın kurallarını hafife alma, yok sayma yarışına girmişlerdir. Koyun postuna bürünmüşler, müslüman görünüyorlar. Halbuki, ne zamanın alimlerinde ihlas, ne de amirlerinde adalet vardır. İşte o zaman Allah-u Teâlâ beklenen kurtarıcıyı gönderir, bölük bölük olan İslâm ümmetini sancağının altında toplar, zulüm içinde inleyen yeryüzünü adaletle doldurur.

-- Dünyadan bir gece bile kalsa, Allah o geceyi uzatır ve Ehl-i Beytimden birisi gelerek dünyaya hakim olur. Onun adı adıma, babasının adı babamın adına uyar. Daha önce yeryüzü nasıl zulümle doluysa, o onu adaletle doldurur. Malı seviye üzere taksim eder ve Allah bu ümmetin kalblerine zenginlik verir. Yedi veya dokuz sene kalır. Mehdiden sonra, artık hayat yaşamakta, bir hayır yoktur.-- (İmam-ı Suyûtî)

Daha önce işkence, zorbalık, zulüm ile dolu olan yeryüzü, o geldiği zaman yedi yıl kadar adalet, emniyet ve zenginlik içinde kalacaktır. O zat-ı muhteremin şekil ve şemalini Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle tarif ediyorlar:

--Mehdî bendendir. Alnı geniş, burnu ince uzun ve ortası biraz yüksekçedir. Yedi sene hükmeder. Yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu gibi, onu doğruluk ve adaletle doldurur.-- (Ebû Dâvud. 4285)

Mehdi Aleyhisselâm, Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin kızı Hazret-i Fatıma validemizin neslinden gelecektir.

--Mehdî kızım Fâtımanın çocuklarından ve benim ehl-i beytimdendir.-- (Ebû Dâvud. 4284)

Naim bin Hammad -radiyallahu anh-ın rivayet ettiği bir Hadis-i şerifte Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Mehdi Aleyhisselâmı açıkça tarif buyuruyor:

--Mehdinin çıkış yeri Medinedir, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-in ehli beytindendir. İsmi Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-in ismidir. Hicret edeceği yer Beytül-Makdis (Kudüs)tir. Sakalı sıktır, gözleri sürmeli olacaktır. Dişleri parlaktır, yüzünde bir ben vardır. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-in softan bayrağı ile çıkacaktır. O bayrak dört köşeli olup dikişsizdir ve rengi de siyahtır. Onda bir hicr (hale) bulunur. O Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-in vefatından beri açılmamış olup Mehdi çıkınca açılacaktır. Hazret-i Allah üç bin meleği Mehdiye yardım için gönderecek ve melekler Ona muhalefet edenlerin yüzüne ve arkasına vuracaktır. O, yaşı otuz ile kırk arasında olduğu halde gönderilecektir.-- (İmam-ı Suyûti)

Bir diğer Hadis-i şeriflerinde ise, Mehdi Aleyhisselâmın nurlu, parlak, adeta bir yıldız gibi parlayacağını haber veriyorlar.
--Mehdî neslimden bir şahıstır. Yüzü parlak yıldız gibidir.-- (İmam-ı Suyûtî)

Bunun böyle olduğunu bilin, bu sahteleri bu Hadis-i şerifin nûr ışığı altında tanıyın.

--Mehdi bizden, ehl-i beytimizdendir. Allah onu bir gecede ıslah eder.-- (Kütüb-ü sitte muhtasarı: c. 17, sh: 557)

Allah-u Teâlâ onu hıfz-u himayesine ve tasarruf-u ilahiyesine alacaktır. Mehdi Aleyhisselâmı bir gecede olgunlaştıracak. O gece onu nûru ile dolduracaktır. Yani Allah-u Teâlâ onu nûru ve kudsi ruhu ile destekleyecektir.

--Biz Abdülmuttalib oğullarıyız. Cennet ehlinin efendileriyiz: Ben, Hamza, Ali, Câfer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi.-- (Kütüb-ü sitte muhtasarı: c. 17, sh: 558)

Hakem bin Uyeyne -radiyallahu anh-den şöyle nakledilir :

--Ben Muhammed bin Aliye dedim ki:İşittiğimize göre sizden bir adam çıkacak, bu ümmet arasında adalet yapacak.O dedi ki:--Karanlık gecenin parçaları gibi olan fitnelerden önce, hayırlı ameller işlemede acele edin. O fitne geldi mi kişi mümin olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama girer. Mümin olarak akşama erer de kâfir olarak sabaha ulaşır, dinini basit bir dünya menfaatine satar.-- (Müslim, İman 186, 118, Tirmizi, Fiten 30, 2196)

Dinini basit bir dünyalığa satmıyorlar mı? İmam veya alim görünen bu gibi kimseler bunu yapmıyorlar mı? Onlar dini kendilerine uydurmaya çalışırlar. Madde ve menfaat, mevki ve şöhret uğruna dinden çıktıkları gibi, başkalarını da çıkarmaya çalışırlar.
--Onlar ahiret karşılığında dünya hayatını satın alan kimselerdir.-- (Bakara: 86)

Bununla da kalmayacak, Mehdiyim, hatta peygamberim diyen sahtekâr, soytarılar türeyecektir.
Bunları Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz haber vermiştir .

--Hepsi de Allahın peygamberi olduğunu iddiâ eden otuza yakın yalancı deccaller türemedikçe kıyamet kopmaz.-- (Tirmizi)

Şimdi deccaliyet devrinin içindeyiz, en son deccale gelinceye kadar devam edecek.--Şüphesiz ki kıyametin önünde yalancılar zuhur edecektir.

-- (Müslim)İşte bu yalancılar bu zamanda mevcuttur. Onların her şeyi yalan ve dolandır.Allah-u Teâlâ Âyet-i kerimesinde bu gibilerin durumunu şöyle tarif ediyor:
--Onlar hakikaten kendilerinin bir şey üzerinde bulunduklarını sanırlar. İyi bilin ki onlar yalancılardır. Şeytan onları istilâ etmiş, onlara Allahı anmayı bile unutturmuştur. Onlar şeytan fırkasıdır. İyi bilin ki, asıl kayba uğrayanlar şeytan taraftarı olanlardır.-- (Mücâdele: 18-19)

Ey müslüman!Şeytanın istila ettiği bu sahteler şeytan taraftarıdırlar. Onlara tabi olanda onlarla beraberdir ve şeytan fırkasındandır. Bu yalancılara kanmayın. Onları iyi tanıyın.
Hazret-i Ali -radiyallahu anh- Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-e şöyle bir soru tevcih etti:
--Ya Resulellah, Mehdi bizden Al-i Muhammedden mi, yoksa bizim gayrımızdan mı?-- Buyurdular ki
:--Hayır, bilakis bizdendir. Allah bu dini nasıl bizimle başlatmışsa onunla sona erdirecektir. Ve onlar bizimle nasıl şirkten kurtulmuşlarsa, onunla da fitneden kurtulacaklardır. Allah bizimle insanları nasıl şirk adavetinden kurtararak, onların kalplerine ülfet ve muhabbet yerleştirmiş ve din kardeşi yapmışsa, Mehdi ile fitne adavetinden kurtaracak ve kardeş yapacaktır.-- (Naim bin Hammâd, Taberanî)


Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir diğer Hadis-i şeriflerinde ise,
Mehdinin açık ve kesin beş alametinden bahsediyor,

ümmet-i Muhammede haber veriyor:
--Mehdinin beş alâmeti bulunur. Bunlar, Süfyani, Yemâni, semâdan bir sayha, Beydada ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir.-- (İmam-ı Suyûtî)

Dikkat ederseniz bunlar Allah Resulü Peygamber Efendimizin beyanıdır. Artık bundan sonra çıkacak bu gibi sahtekarlara kulak vermeyin, itibar etmeyin.

--Bizim Mehdimiz için iki alâmet vardır ki, Allah semavat ve arzı yarattığından bu yana böyle bir şey vaki olmamıştır. Bunlar Ramazanın ilk gecesinde ay, yarısında ise güneş tutulmasıdır. Allah semâvat ve arzı yarattığından beri böyle bir şey olmamıştır.-- (İmam-ı Suyûtî)

Yine Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Hadis-i şeriflerinde, Mehdi Aleyhisselâmı çok açık bir şekilde beyan buyuruyor, ümmet-i Muhammede tarif ediyor:

--Sizinle insanlar arasında dört sulh anlaşması olacak, dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasıtası ile olur ve bu yedi yıl devam eder. Bir adam Ya Resulellah o gün insanların imamı kimdir? dedi. Buyurdu ki: Evlâdımdan kırk yaşındaki Mehdidir. Yüzü parlayan yıldız gibi, yanağında siyah bir ben vardır, üzerinde kutvani iki aba bulunur. Tavrı beni İsrail ricaline benzer. Hazineleri çıkarır ve şirk beldelerini feth eder.-- (İmam-ı Suyûtî)
--Mehdinin çıkışından önce, Ramazanda iki kez ay tutulması olacaktır.-- (İmam-ı Suyûtî)
--Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mehdiyi anlatırken, dilinde pelteklik olacağını ve kelimeyi telaffuz ona zor geldiğinde sağ elini sol uyluğuna vuracağını söyledi ve ismi ismimin, babasının adı babamın adıdır buyurdu.-- (İmam-ı Suyûtî)
--Bir fitne görülür, bunu diğer fitneler takip eder ve birinciler sonuncuların kılıçla çatışmaya dönüşünü kamçılar ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir. Sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdiye evinde otururken gelecektir.-- (İbn-i Ebi Şeybe)
--Mehdinin çıkışından önce, şarktan parlak kuyruklu bir yıldız doğacaktır.-- (İmam-ı Suyûtî)
--Bir halifenin ölümü anında (ehl-i hal ve akd arasında) ihtilaf olacak. (O zaman) Medine ahalisinden bir adam (Mehdi), kaçarak Mekkeye gidecek. Mekke halkından bir kısmı ona gelecek ve istemediği halde onu (evinden) çıkaracaklar. Rükn-ü Yemanî ile Makam-ı İbrahim arasında ona biat edecekler. Onları (ortadan kaldırmak için) Şamdan bir ordu gönderilecek. Ordu Mekke-Medine arasındaki el-Beydada yere batırılacak. İnsanlar bunu görünce Şamın Ebdâlı ve Irak ahalisinin velileri ona gelip biat ederler. Sonra Kureyşten, dayıları Kelb kabilesinden olan bir adam zuhur eder ve (Mehdi ve adamlarına) karşı bir ordu gönderir. Ama onlar bu orduya galebe çalarlar. Bu ordu, Kelbînin (ihtirasıyla çıkarılmış) bir ordudur. Bu Kelbînin ganimetine iştirak edemeyen zarara uğramıştır. Mehdi, malı taksim eder. Halk arasında peygamberlerinin sünnetini (ihya eder ve onun) ile amel eder. İslâm yeryüzüne yerleşir. Yedi yıl hayatta kalır. Sonra ölür ve müslümanlar cenaze namazını kılarlar.-- (Ebu Dâvud: 4286, 4288, 4289)


Hadis-i şeriften anlaşıldığına göre, bir halifenin ölümü üzerine, yerine seçilecek kimse meselesinde seçiciler arasında ihtilaf çıkar. Zikri geçen zât yani Mehdi Aleyhisselâm, Allah-u âlem, emirlik makamının mesuliyetinden ve fitne çıkmasından çekinerek Mekkeye kaçar.
Çünkü orası, kendine ilticâ edenlere emniyet sağlayan, mukaddes belde Harem-i şeriftir.Mekke halkının ihlaslı salih kimseleri, onun halini anlayacaklar ve onu yalnız bırakmayacaklar.
Onu evinden çıkarıp Kâbe-i muazzamanın önünde Hacer-ül-Esved, Rükn-ü ile Makam-ı İbrahim arasında biat edeceklerdir. Ancak Şamdan bir ordu gönderilerek bunlar tenkîl edilmek istenecek. Fakat ordu Mekke-Medine yolu üzerinde Beydada yere batırılacak. Bu kerametle Allah-u Teâlânın vazifelisi olduğu anlaşılır, kıymeti ve makamı ortaya çıkar. Böylece etrafında civarın salihleri toplanır. Şamın ebdalları, Irakın sulehâsı ve ihlâs sahipleri yanına gelip biat ederler.Sonra annesi Kelp kabilesinden olan Kureyşli birisi Mehdî Aleyhisselâma karşı çıkar ve hatta bir ordu hazırlar. Mehdî Aleyhisselâm ve askerleri bu orduyu bertaraf ederler, bol miktarda ganimet elde edilir.-

-İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın Hac ederler. Minaya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır. İnsanlar endişeyle onların en hayırlısına koşarlar. Ve ona geldiklerinde onu kâbe duvarına yapışmış ağlar bir halde bulurlar.Ben onun göz yaşlarını adeta görür gibiyim.Ona Gel sana biat edelim derler. O ise, Yazık size, ne kadar söz bozdunuz, ne kadar kan döktünüz. der ve sonra istemediği halde biatlarını kabul eder. Eğer siz ona yetişirseniz ona biat ediniz, çünkü o yerde de gökte de Mehdidir.-- (İmam-ı Suyûtî)

Minada birçok Hacının öleceği şiddetli harpler olacaktır. Bu sıkıntılı anda insanlar Mehdi Aleyhisselâma koşacaklardır.
--Süfyânî, bir ordu göndererek Medinede Beni Haşimden kim varsa öldürülmesini ister. Beni Haşimden ele geçirilenler öldürülür ve geride kalanlar dağlara kaçarak Mehdi, Mekkeden çıkana kadar saklanırlar. Mehdi zuhur ettiği zaman Medineden kaçan bu insanlar Mekkede onun etrafında toplanırlar.-- (İmam-ı Suyûtî)

--Güneş alâmet olarak, doğmadıkça, Mehdi çıkmayacaktır.-- (İmam-ı Suyûtî)

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz diğer bir Hadis-i şeriflerinde muhtelif İslâm beldelerinden yedi hakiki âlimin Mekkede buluşup Mehdi Aleyhisselâma biat edeceklerini haber vermektedir.

--Ticaret ve yolların kesildiği ve fitnelerin çoğaldığı zaman, muhtelif beldelerden yedi âlim, her birinin beraberinde üçyüzon küsür kişi olduğu halde, birbirlerinden habersiz bir şekilde Mekkede bir araya gelirler. Biri diğerine Burada ne arıyorsun? diye sorar. Ona şöyle derler: Biz o şahsı aramak için geldik ki, fitneler onun eliyle sönebilir. Konstantiniyye onunla feth edilir. Biz onu ismi ile ve anasının, babasının ismiyle ve ordusu ile tanırız, Mekkede olduğunu da biliyoruz. Bu yedi âlim bu konuda birleşirler onu ararlar ve Mekkede bulurlar. Ve kendisine Sen falan oğlu falansın derler. O ise Ben sadece Ensardan birisiyim der. Onların elinden kurtulur. Onu tanıyan ve bilenlere anlatırlar, bunun üzerine Aradığınız sahibiniz odur ve Medineye gitmiştir. denilir. Bu defa onu ararlar, halbuki o tekrar Mekkeye dönmüştür. Onu tekrar Mekkede bularak yine, Sen falan oğlu falansın, annen de filân kızı filânedir, sende şu şu alâmetler vardır, birinci defa bizden kurtuldun, uzat elini sana biat edelim. derler. Bunun üzerine o Ben aradığınız değilim. der ve tekrar Medineye gider. Medinede yine aranınca tekrar Mekkeye döner. Mekkede kendisini Rükûnda bularak şöyle derler: Eğer biatlarımızı kabul etmezsen, bizi aramakta olan ve başında Haddamdan birisinin bulunduğu Süfyani ordusuna karşı korumazsan, günahlarımız senin üzerine ve kanlarımız da boynuna olsun. derler. Bunun üzerine Mehdi, Rûkun ile Makam arasına oturur ve elini uzatarak biatları kabul eder.Allah da onun muhabbetini insanların sinelerine yerleştirir. O daha sonra gündüz aslan, gece ise âbid olan bir kavimle beraber olur.-- (İmam-ı Suyûtî)

--Mehdi yatsı vaktinde Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellemin bayrağı, gömleği, kılıcı ve Nûr ve beyan gibi daha bir çok alametler yanında olduğu halde, Mekkede zuhur eder. Yatsı namazını kıldıktan sonra en yüksek sesi ile şöyle hitab eder: Ey insanlar, ben size Allahı hatırlatıyorum. Yarın mahşer gününde Allahın huzurunda yerinizin ne olacağını haber veriyorum. Allah-u Teâlâ size pek çok deliller ve Peygamberler göndermiş, Kuran-ı indirmiş ve size şöyle emretmiştir: Allaha hiç bir şeyi ortak koşmayın, Allah ve Resulüne itaati koruyun. Kuranın ihya ettiğini diriltin, yasaklarını da yasaklayın ve siz Mehdiye yardımcılar ve destek olun. Zira dünyanın fena bulması ve zevale ermesi yaklaşmıştır. Ve bu kesindir. Ben sizi Allaha ve Resulüne, Onun kitabıyla amel etmeye, batılı yok edip, sünnet-i ihya etmeye davet ediyorum. Bu hitabdan sonra, yanında sonbahar bulutları gibi birbirinden habersiz toplanan, Bedir ehli sayısınca üçyüzonüç kadar, insanla birlikte zuhur eder. Onun ashabı gece abid, gündüz ise aslanlar gibidir. Allah, Mehdi için Hicaz toprağını feth ederek hapisteki Haşimilerin hepsini de kurtarır. Siyah bayraklar ise Kûfeye inip biat için Mehdiye adam gönderirler. Hazret-i Mehdi ordusunu her tarafa gönderir. Zulmü ve zalimlerin hepsini yok eder. Beldeler onun emrine girer. Allah-u Teâlâ onun elindeki Konstantiniyyenin fethini müyesser kılar.-- (İmam-ı Suyûtî)

Bu kavim Mehdi Aleyhisselâmın ordusudur. O ordunun erleri gündüzleri cihadda, geceleri ibadettedirler. O orduya asker olabilmek ne büyük bir şereftir.Diğer bir Hadis-i şerifte şöyle buyuruluyor:

--Mehdi aşure günü zuhur eder. O gün Hüseyin bin Ali şehid edilmiştir ve o Muharrem ayının onuncu cumartesi günü olmuştur. O Rûkun ile Makam arasında kaim olur. Cebrail Aleyhisselâm onun sağında, Mikail Aleyhisselâm ise solunda olur. Arzın muhtelif yerlerinden gelen taraftarları toplanırlar ve ona biat ederler. Böylece, yeryüzü daha önce zulüm ile dolduğu gibi, şimdi de adaletle dolar.-- (İmam-ı Suyûtî)

Huzeyfe -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

--Zevrada bir savaş olacak.--Huzeyfe -radiyallahu anh-: --Yâ Resulellah! Zevra nedir?-- diye sorduklarında,Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle cevap vermişlerdir:
--Zevra doğuda, nehirler arasında bulunan ve ümmetimin en şerlilerinin yaşadığı bir şehirdir. Zalimler hep orada otururlar. Onlara dört çeşit belâ musallat olur. Kılıçtan geçirilir, yere batırılır, tufana maruz kalır ve hayvan suretine değiştirilirler.


--Devamla Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdular:

--Habeşliler Araplarla savaşmak isterler, ancak onlar korkup Ürdün toprağına sığınırlar. Bu arada Süfyânî üçyüz altmış süvari ile Şama varır ve bir ay içinde otuz bin kişi onlara iltihak eder. Süfyânî daha sonra ordusunu Iraka gönderir ve Zevrada yüzbin kişiyi öldürür. Nihayet Kûfeye varır ve onları esir ederek bir ordu daha hazırlar ve onu Medineye gönderir. Ancak bu arada doğuda başlarında Şuayb bin Salih Temiminin bulunduğu bir ordu toplanır ve düşmanlarını yok ederek Kûfeli esirleri kurtarır.Süfyaninin Medineye gönderdiği ordu üç günlük bir işgalden sonra Mekkeye yönelir, ancak Beydaya geldiğinde Allah-u Teâlâ --Ya Cebrail onları cezalandır-- emri ile Cebrail Aleyhisselâmı gönderir ve Cebrail Aleyhisselâm bir ayağını yere vurarak bu orduyu toprağa gömer. Sadece Süfyânîye haber getirecek iki kişi sağ kalır. Bu iki kişi Süfyânîye gelip durumu anlattığında o herhangi bir korku duymaz. Bu sırada Kureyş soyundan bir grup insan Konstantiniyyeye kaçar. Ancak Süfyânî Rum büyüğüne haber göndererek bunları geri istetir. Bu kişiler ona iade edilir. Süfyani de Şam kapısında onların boynunu vurdurur.O gün o kadar çirkin olaylar olur ki, Şam kapısında gezdirilen bir kadın mihrapda Süfyânînin dizlerine oturtulur. Bunu gören müslümanlardan birisi Yazıklar olsun size imandan sonra küfre mi düştünüz, bu helâl değildir. der. Ancak Süfyânî tarafından boynu vurdurulur. Bu olayı yayan herkesin de boynu vurulur. İşte o zaman semadan şu ses duyulur: Ey insanlar! Allah-u Teâlâ size münafık ve zalimlere uymayı men etmiş ve Mekkede bulunan yeryüzündeki insanların en hayırlısı, ismi Ahmed, babasının adı Abdullah olan Mehdiyi reisiniz kılmıştır, ona uyun ve emrini dinleyin.--Bu sırada İmran bin Hüseyin -radiyallahu anh- Hazret-i Mehdinin nasıl bilineceğini sordu. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu cevabı verdi:--O benim evlâdımdandır. Tavrı Benî İsrail ricali gibidir, üstünde pamuktan (kutvani) iki cübbe bulunur. Sağ yanağında siyah bir ben vardır. Yüzü parlayan yıldız gibi nurludur. Kırk yaşındadır. Şam, Mısır ve Doğunun bir çok yerinden ebdallar ve ileri gelen insanlar ona gelir ve Rükun ile Makam arasında ona biat ederler. Sonra Hazret-i Mehdi, önünde Cebrail arkasında Mikail ile Şama doğru yola çıkar ve onun hilafetine yer, gök ehli, yabani hayvanlar, kuşlar hatta denizdeki balıklar bile sevinir. Zamanı bereketli olur, nehirler suyunu, yer verimini artırır, hazineler çıkarılıp Şama getirilir.Süfyânî, dalları Hire ve Taberiyeye doğru uzanan bir ağacın altında öldürülür. Kelp kabilesi de yok edilir. Orada imkansızlık nedeni ile de olsa bulunamayan hüsrana uğramıştır.----Onlar tevhid ehli olduğu halde, onlarla savaşmak nasıl doğru olabilir?-- şeklindeki sualini de Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle cevaplandırmıştır:--Onlar mürteddirler. Zira şarabı helâl sayarlar ve namazı da kılmazlar.-- (İmam-ı Suyûtî)

Şimdilerde türeyen sahte mehdi de (İskender Evrenesoğlu) şarabı helâl saymakta, başı açık gezilmesine, kadınların çıplak dolaşmasına izin vermekte, namazı hafife almaktadır.
İşte Hadis-i şerif işte türeyenlerin durumu.
Artık tanıyın bunları.
--Şamın ortasından, adına Süfyânî denilen ve kendisine tabi olanların çoğunun Kelb kabilesinden olacağı birisi çıkar. O insanları öldürür, hatta kadınların karınlarını deşip çocuklarını katleder. Sonra onunla savaşmak için bir ordu toplanır ve onu öldürür.-- (İmam-ı Suyûtî)

-- Medine reisi, Mekkedeki Haşimilere bir ordu gönderir, ancak Haşimiler bu orduyu hezimete uğratır. Bunun üzerine Şamın o günkü sahibi olan Süfyani, içinde altı yüz yabancı olan yeni bir orduyu tekrar Haşimilerin üzerine gönderir. Aydınlık bir gecede bu ordu çölde giderken, bir çoban farkederek Vay Mekkenin başına gelene şeklinde söylenirken, ordunun birden gözünün önünden kaybolduğunu görünce Sübhanallah kısa zamanda nasıl da yok oldular diyerek onların battığı yere gelip ve yarısı yerde, yarısı yerin dışında kalmış bir yorganı yakalıyarak, çıkarmaya çalışır. Lakin çıkaramaz ve o zaman ordunun toprağa battığını anlar. Mekke reisine bunu müjdelemek için gider ve bunu duyan Mekke reisi Elhamdülillah, bize kendisinden haber verilen alâmet işte buydu der.-- (İmam-ı Suyûtî)

--Beydada ordunun yere batırılışı Mehdinin çıkış alametidir.-- (İmam-ı Suyûtî) Bu açık beyanlardan sonra hakiki, gerçek Mehdinin alametlerini iyi tanıyın, sahte ve soytarılara, yalancılara kanmayın.
--Kâfirler Arap yarımadasına inerler, ordular düzenlenir, halife öldürülür, dertler de büyür. Şam surları üzerinde bir münâdî Yaklaşan şerden dolayı vay Arapların haline! der.-- (İmam-ı Suyûtî)

--Hazret-i Mehdi başı üzerinde bir bulut olduğu halde çıkacak, o bulutta bir münadi, Bu Allahın halifesi Mehdidir Ona tabi olun diye nida edecektir.-- (İmam-ı Suyûtî)
--Bu fitnelerin en sonuncusu Günahsız insanların öldürülmesidir ki, artık o zaman kendisinden herkesin razı olacağı bir gidişatta olan Mehdi çıkar.-- (İmam-ı Suyûtî)
--Süfyani, Halid bin Yezid bin Ebusüfyanın evlâdındandır. Kafası oldukça büyüktür. Yüzünde kaşıntılı bir hastalıktan (çiçek bozuğu) eser vardır. Gözünde de beyaz bir nokta bulunur. Şam şehrinden çıkacaktır. Ona tabi olanların çoğu Kelbdendir. Kadınların karınlarını deşip çocuklarını öldürür, kendisine karşı toplanan Kays kabilesini de iyice yok eder. (İşte o zaman) Ehl-i beytimden Harem de biri çıkar. Onun haberi Süfyaniye ulaşınca, Süfyani ona karşı ordusundan bir ordu gönderir. Ancak Mehdi, bu orduyu hezimete uğratır ve bunun üzerine Süyani yanındakilerden bir orduyu, ona karşı tekrar gönderir. Ancak bu ordu arzdan Beydaya vardıklarında yere batırılır ve kendilerinden haber getirecekler dışında kimse sağ kalmaz.-- (İmam-ı Suyûtî)


İbn-i Mesud -radiyallahu anh- anlatıyor:
--Biz, Resulullah Aleyhisselâmın yanında iken Benî Hâşimden bir grub genç geldi. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onları görünce, gözü doldu ve rengi değişti. Ben:
Ey Allahın Resulü! Şimdiye kadar, mübarek yüzünüzde hoşumuza gitmeyen bir manzara hiç görmemiştik, (şimdi ne oldu da bizi üzen bir ifade ile karşılaşıyoruz?)-- dedim.
Şu cevabı verdiler:
--Biz öyle bir Ehl-i Beytiz ki, Allah bizim için dünyaya mukabil ahireti tercih etmiştir. Benim Ehl-i Beytim benden sonra bela, kaçırılma ve sürgüne maruz kalacak. Nihayet, doğu tarafından beraberlerinde siyah bayraklar olan bir kavim gelecek. Bunlar hayır (saltanat) isteyecekler, fakat istekleri yerine getirilmeyecek. Bunun üzerine onlar savaşacak.
Allah onlara yardım edecek. Bundan sonra istedikleri (hükümdarlık) kendilerine verilecek.
Ne var ki, onlar bunu kabul etmeyip emirliği Ehl-i Beytimden bir adama tevdi edecekler.
Bu (Emîr) de, insanlar yeryüzünü daha önce zulüm ile doldurdukları gibi, yeryüzünü adaletle dolduracaktır.
Artık sizden kim o güne yetişirse kar üstünde emeklemek suretiyle de olsa onlara varsın (katılsın)-- (Kütüb-ü sitte muhtasarı c. 17 sh: 556)

Bu Emr-i şerif de gösteriyor ki gerçek Mehdi Aleyhisselâma tabi olmak şarttır.


Muhterem bir Allah dostunun, kaleminden ALINTIDIR
 

Mndrs78

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
5 Tem 2006
Mesajlar
556
Beğeniler
1
Puanları
0
Yaş
27
#8
Biraz mi yoksa cok mu uzun demek istedin?:)
Sonra okurum insallah ...
 

Sofuoglu

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
4,442
Beğeniler
170
Puanları
63
Web sitesi
www.vuslatkervani.com
#9
Mndrs78' Alıntı:
Biraz mi yoksa cok mu uzun demek istedin?:)
Sonra okurum insallah ...
cokmu uzun olmus,oku insaAllah uzun deme

tanirim seni menderes,okursun sen insaAllah

sen beni tanimasanda ben seni baska bir siteden iyi tanirdim,;)

selametle....
 

HuBeyB

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
22 Tem 2006
Mesajlar
484
Beğeniler
2
Puanları
0
Yaş
33
#11
bencede oku kardes :) hem soru sorup okumazsan ayıp olur bak
 

Mndrs78

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
5 Tem 2006
Mesajlar
556
Beğeniler
1
Puanları
0
Yaş
27
#13
islamsayfasi' Alıntı:

--O zât insanlar içerisinde Peygamberin -sallallahu aleyhi ve sellem- sünneti ile amel eder. İslâm yeryüzüne tam mânâsı ile yerleşir. Yeryüzünde yedi sene kalır, sonra vefat eder ve müslümanlar onun üzerine namaz kılarlar.-- (Ebû Dâvud. 4286)


$iimdi anladihiim kadariyla Islam dini yeryuzunde 7 yil tam manasiyla yerle$ir yani tum dunya 7 yil musluman mi kalacak..
Bir de "Muslumanlar o'nun uzerine namaz kilarlar yani 7 yil boyunca kilmiyorlarmi?sonra da kiliyorlar?
 

NurKalbim

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ağu 2006
Mesajlar
46
Beğeniler
0
Puanları
0
#14
Islam sayfasi kardesim cooooook guzel paylasmissin insaalah. Cok faydali.

Allah nurunu tamamlayacaktir.

Bunun icin sanirim dunyada son savaslar olacak ve arkasindan sulh ve sukun gelecek. Asri Saadet donemi gelecek.
 

chatlaksss

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Eyl 2006
Mesajlar
6
Beğeniler
0
Puanları
0
#15
Bir konu araştırırken bence önce ışığımız kuran-ı kerim olmalı bu konuyla ilgili saff suresi 8. ayette şöyle bahsediyor...
saff suresi 8.ayet
"Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoş görmese de Allah nurunu tamamlayacaktır. "
 
M

Murat Sâki

Misafir
#16
chatlaksss' Alıntı:
Bir konu araştırırken bence önce ışığımız kuran-ı kerim olmalı bu konuyla ilgili saff suresi 8. ayette şöyle bahsediyor...
saff suresi 8.ayet
"Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoş görmese de Allah nurunu tamamlayacaktır. "
ayet bütün dünyanın müslüman olacağınamı işaret ediyor?
 
Üst