Susmak...!

Kimya

İhvan Forum Üye
Katılım
23 Ağu 2009
Mesajlar
2,327
Tepkime puanı
426
Puanları
83
susmak bazen en güzel cevaptır.susarsan dağlar devirirsin.susarsan sen olursun.
sevdiğini mi söylüyor.sus.çünkü birgün o zaten susacak.konuştuğuna pişman olacaksın.seni istediğini söylüyor öyle mi?sus.çünkü birgün senden vazgeçtiğini söyleyecek.konuştuğuna pişman olacaksın.senin için öleceğini mi söylüyor?sus.çünkü birgün baldan da tatlı olcak canı.konuştuğuna pişman olacaksın.senden vazgeçemeyeceğini mi söylüyor?sus.çünkü birgün yanında olmadığını farkedeceksin.konuştuğuna pişman olacaksın.
susarsan anlayacak...senden vazgeçecek.senin için ölmeyecek.seni istemeyecek.ve birgün o da pişman olduğunu farkedecek...susmak bazen en güzel cevaptır
 

Kimya

İhvan Forum Üye
Katılım
23 Ağu 2009
Mesajlar
2,327
Tepkime puanı
426
Puanları
83
“Susmak en büyük çığlıktır” derler…Susmak içinde kopan fırtınalara rağmen sessiz ve sakin bir liman gibi görünmektir.Susmak içindeki yangını göz yaşlarınla söndürmektir.
Birinin karşısında susmak aslında en güzel konuşma şeklidir.Mesela ben yağmur yağdığında dışarı çıkar bir parkta oturp yağmur vucudumu ıslatığın da yağmurun sesi ile gecenin sesi nasıl fısıldaşır onları dinlerim.
konuşursam ;kırmaktan ,kırılmaktan,gözyaşlarımı tutamamaktan,kelimeleri yanyana getirememkten yaralı kelimeler sun maktan korkuyorum.geri alınmayacak kelimeler adına ;ağzınım sürgüsünü çektim! şu an boğazımda düğümlenen kelimeleri çarmıha geröekle meşkulum sustum.............
Susmak zorundasındır;çünkü sana yakışan budur..
Susmak zorundasındır;çünkü en güzel cevabın budur..Susmak zorundasındır;çünkü suskunluğun en güzel dileklerini gizler içinde..
sustum. ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat ... susmak,güzeldir...kendi içinde konuşmaktır susmak.sadece anlayana anlatmaktır derdini...anlamayana ise en güzel ... bazen susmak gerekiyo ya. benim şu an yaptığım gibi........
SUSTUM
:(
 

MAV!M

muamma
Katılım
16 Kas 2009
Mesajlar
3,735
Tepkime puanı
1,163
Puanları
0
Sen değilsin; taş benim ey yâr.
Kendimi taşımaya mecâlim yok.
Kendime söyleyecek sözüm yok.
Kabrimden kalbine taşınıyorum ey yâr.
Suskunluğum taş olmaklığımdan.
Sözsüzlüğüm sözümü taşa devrettiğim için.

Bağrımda ağır ve soğuk bir suskunluk... / Taşıdığım sensin ey yâr. /
Söze sığdıramadığım. / Ve hiç susturamadığım. /
Ne oldu kalbime? / Katılaştı, katılaştı. / Taştan da katılaştı. /
Ağlarsa, taşlar ağlar. / Ben ağlayamadım; sen ağla... / Taş değil misin ey yâr?


Senai Demirci
 

ArZu

GülenAy
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
30,610
Tepkime puanı
2,100
Puanları
0
Konum
Kayıp Şehir...
Web sitesi
www.arzuzum.blogcu.com
Söylesem tesiri yok...
Sussam gönül razı değil....... /Fuzuli


Sustum...Öylesine...Bir nefeste...Aheste...Varsın güller açılmasın bundan sonra...Varsın olsun! Eksik olsun...Çoklar aza, anlar hiçliğe, canlar ecele devrile dursun...Koygar şahinler uçurman bundan gayrı, turna kanadıyla yaralanmış göklerimde...Kıyılmış ne varsa beyhudedir bundan böyle...Sustum...Dertli kalem...Artık sen söyle!

Sustum...Bu vakte kadar, söz kalesinin burçlarında niçin mahpustum? Viran olmanın noksan kıldığı bir tutam acıyla, mürekkep renginde içimi kustum...Siyahın üstüne renk tanımakla yapılan hatayı, saçımda an be an artan aklardan öğrendim...Ve öğrendim susmayı, akıtmaya kıyamadığım sağanaklardan...Uyan ey zaman! Bedel iste bitirdiğim yarınlardan...

Sustum...Kelamın kolidorlarında infilak eden sedamı, yunmuş yıkanmış kızıllıklara yar eyledim...Sustum ve nihayet kar eyledim...İncecikten bir sızıyla inlerken neyler, son sözümü, sona ermeden evvel suskunluk alfabesiyle söyledim...Evet!
Belkide bir zamanlar meyustum...Ama korkmayın artık...Sustum...Sustum...

Sustum...Cana, canana, zamana, mekana, zekana, korkuna, yürek burkana, gökten sarkana, yerle bir olan arkana...
Tuş oluşunu gördüm, sustum...Yaratık mesabesine indirgenmişlerin haliyle sustum! Tersine açan bir çiçek gibi, topladım yapraklarımı gün ışığından, goncamın içine pustum...Sustum...Sustum...

Sustum...Olmayan saygının kaygısını çekerek...Bağrımdaki çorak toprağa Mecnun'un efkarını ekerek...Bir ceylanın toynaklarıyla ezildim, geçip gitti sekerek...Ormanlar uğuldadı gözümdeki son billuru da dökerek...Hıçkırmak istedim olmadı, sendeledim olduğum yere çökerek...Harman vakti bir başak kesildim, biçmekten imtina etmeyen kader adlı orağın önünde boyun bükerek....Sustum...

Sustum...Konuş deseler de...Söz gümüşünü biriktiririm artık yamalı keselerde...Özüm her ne kadar kavrulsa da, Leyla menşeli vesveselerde...Veya...Kısıtlamış hülyalarım, açı ortayını yitirse de lüzumsuz hendeselerde...Söz dedim ya...
Hani ağlamaklı baktığında kelam kesilen mevzu...İşte o artık bundan böyle, sözü geçmez köşelerde...Sustum...
Hakikatte susmak dil çeliğini örseler de...Neyse...Sustum...

Sustum...Gemiler kalkıyordu limandan...Fora yelkenlerin kirlettiği simandan, bir hüzün aksetti sonra...Küçük bir çocuk çehresiyle kanadı ufkun derinliklerini...İçimdeki ateşler terk ederken o ıtri serinlikleri...Yaseminler de bivefa, kokmayınca bu bahar! Hanımeli saltanatını devirince Akdeniz'in rutubet kokan nefesi...Ansızın yıkılınca zincirlere hükmeden aslanların kafesi...Sustum...

Sustum...
Sebebsiz yere...
Ruhum yara bere...
Eyvahları yollamadan mutebere...
Biliyor musun ah aziz dostum...
Ben sustum!



ne vaktinde söylerim sözleri artık
ne kaynatırım patlaması için içimdeki volkanı ...
susarım,suskunluğum benimle kalsın ...
susayımda dilim de , gönlüm de dinlensin artık...



Alıntı
 

ArZu

GülenAy
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
30,610
Tepkime puanı
2,100
Puanları
0
Konum
Kayıp Şehir...
Web sitesi
www.arzuzum.blogcu.com
Susarak da Söylenecek Söz Vardır

di-5MPU.jpg


Her gönülden bakan bir çift göz vardır
Susarak da söylenecek söz vardır

Küllense de alevlenir an gelir
Yürek varsa, bir yerinde köz vardır

Sevda ikliminin yalnızlığında
Sıcakların üşüttüğü yaz vardır..

Ağrısız başların mutluluğunca
Çokların da imrendiği az vardır..

Kendinin farkına varır yandıkça
Bilir misin öz içinde öz vardır..

Tebessüm doldurur acılarına
iç yüzünü gizler nice yüz vardır..

Vardır elbet vardır.. kendi boyunca
Bu çizgide eğri vardır, düz vardır..

Çile çiçekleri tahammül açar
Gecelere doğan bir gündüz vardır..

Her gönülden bakan bir çift göz vardır
Susarak da söylenecek söz vardır..

alıntı...
 

Yüzde bir

Doçent
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
705
Tepkime puanı
347
Puanları
63
di-5UDN.jpg

"Bütün cüz'lerimi, varlığımı aşkın kapısında susmuş, sessizce duruyor, gördüm. Fakat her sessizliğin, her susuşun altından gelen nice feryadlar, naralar duydum."

Şems-i Tebrîz'e "Bu susanlar kimlerdir?" diye sordum.
Dedi ki: "Vakti gelince sen de öğrenirsin." ...
[Hz.Mevlana]
 

Yüzde bir

Doçent
Katılım
18 Haz 2011
Mesajlar
705
Tepkime puanı
347
Puanları
63

di-VDQL.jpg


Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her şey susuyor. Anladımki susan her şey derin ve heybetli ... [Hz. Mevlana]​
 

uykusuz

Kıdemli Üye
Katılım
18 May 2011
Mesajlar
7,798
Tepkime puanı
1,236
Puanları
0
Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki:

“Kul (bazan), Allah’ın rızasına uygun olan bir kelamı, ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah onun sebebiyle cennetteki derecesini yükseltir. Yine kul (bazan) Allah’ın hoşnutsuzluğuna sebep olan bir kelimeyi ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah, o sebeple onu cehennemde yetmiş yıllık aşağıya atar.”

(Buhâri, Rikak 23; Müslim, Zühd 49, (2988); Muvatta, 4, (2, 985); Tirmizi, Zühd 10, (2315)
 

Kırmızı_zambaK

Profesör
Katılım
17 May 2010
Mesajlar
1,434
Tepkime puanı
380
Puanları
0
Konum
Yesrip
80642316936445861845.jpg


İki…Üç.. Tıp… Sustum… En “ vav “ halimle “ sana / sevdana “ sustum… Çünkü sen; “ Umut “ oldun ” vav “ hali yalnızlığıma… “ Elif “ oldun “ canı “ sende saklı yarınlarıma… “ Gül “ oldun dalında “ Cennet “ yazılı kavuşmalarıma..
 
Katılım
29 Ara 2010
Mesajlar
51
Tepkime puanı
7
Puanları
0
Susmak; eylemsiz ve durağan bir edim gibi görünse de her susku bir şey anlatır yine de ve her suskunun bir nedeni vardır ve her susku içinde pek çok sesi hapseden sessiz bir eylemdir…


Esin ARDIÇ
 

ArZu

GülenAy
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
30,610
Tepkime puanı
2,100
Puanları
0
Konum
Kayıp Şehir...
Web sitesi
www.arzuzum.blogcu.com
di-AUMWWZHY.jpg


Bazen susmak gerekiyormuş,
Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş hayatın yalanlarına...
Anlamaya çalışmak saçmalık..!
Anlamadan yaşamak gerekiyormuş..
Ama bazen!
Unutmak gerekiyormuş, unutulma pahasına.
Zaman değilmiş gideni getiren, aslında zamanmış var olanı götüren...

alıntı...
 

ArZu

GülenAy
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
30,610
Tepkime puanı
2,100
Puanları
0
Konum
Kayıp Şehir...
Web sitesi
www.arzuzum.blogcu.com
18672.jpg


Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
Halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.
Tarih sussa, hakikat susmayacak.
Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
Halbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar,
vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar,
tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar!

{Sezai Karakoç}
 

yusufsaid

Profesör
Katılım
17 Şub 2011
Mesajlar
873
Tepkime puanı
407
Puanları
0
Konum
Ankara
di-AUMWWZHY.jpg


Bazen susmak gerekiyormuş,
Bazen bomboş bakmak gerekiyormuş hayatın yalanlarına...
Anlamaya çalışmak saçmalık..!
Anlamadan yaşamak gerekiyormuş..
Ama bazen!
Unutmak gerekiyormuş, unutulma pahasına.
Zaman değilmiş gideni getiren, aslında zamanmış var olanı götüren...

alıntı...

anlamaya çalışmayacaksak, anlamadan yaşanana yazık etmemeli, kopar bağlarını gitsin:) zaman, unutamadığını unutamamaya alışmaktan başka ne getirir? az beyin hücrelerini kurcalasan, az gönül tellerine vursan, unutamadığın naz etmeden ben burdayım diyecektir. Unutmaya çalışmak,bi acizlik, unutulmayanı toprağın altına diri diri gömmek, yüzünü görmesen de çığlığını duyarsın...erdem, teslim olmakmış; silmeden, ümit etmeden, beklemeden..
 

ArZu

GülenAy
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
30,610
Tepkime puanı
2,100
Puanları
0
Konum
Kayıp Şehir...
Web sitesi
www.arzuzum.blogcu.com
xvf.jpg


Usulca sokulur derviş, gülün dibine…Susmak güzeldir. Uzanır yalnız elleri pınara… Susmak güzeldir. Dokunur bakışları sıdk ile -ezelî- bakışlarına… Susmak güzeldir.
Kirpiklerinde süzülür gün ışığı rengârenk… Susmak güzeldir. Gözyaşı yükselir, pırıl pırıl aydınlanır gözleri acının… Susmak güzeldir. Öfkeyle kıvrılan dudaklarına bir bûse kondurur rüzgâr… Susmak güzeldir.
Kervânlar, arabalar, trenler, uçaklar, bir şeyler alır götürür sevgiliyi; elleri asil, başı dimdik, ama yürek alev alev, bir kibrit çöpü gibi kıvrılır… Susmak güzeldir. Nurlar iner her bereketli toprağa… Vahiy nasıl sularsa gönlü, ilhamlar öylece yeşertir insanın bilge yanını. Artık az önceki, bir önceki insan değildir, ama idrak edemez bunu… “Mal bulmuş mağribi…” Anlaşılmamak bir şeydir yine de; yanlış anlaşılmak ise iyi bir cezâdır emâneti heder edene… Susmak güzeldir.
Gayb bahçelerinden kokular getirir bazen nesîm-i seher, bâd-ı sabâ… Rüyalara girer altın taçlı sultanlar. Bazen kapı açılır, Hızır girer içeri… Her aşk paylaşılmak için sabırsızlanır. Paylaşılınca tükenir bereketi… Ucub ve kibir, riyâ ve varlık hissi sızar pencerelerden… Susmak güzeldir.
Yahya Kemal bir prototip çizer. “Şarkın velî çehresi” diye anlatıp durduğu zâtı, câmi kürsüsünde görür bir gün… Hevesle kulak kabartır. Bozulur büyü… Susmak güzeldir. Nice câzip duruşların, konuşma başlayınca dökülüverir yaldızları… İmaj ve asıl arasındaki dev aynasıdır mükâleme… Susmak güzeldir.
Öfkeyle üzerimize salınan kelimelere karşılık, hangi kelimeyi cepheye sürersen sür yenilecektir iz’an, kabaracaktır öfke… Susmak güzeldir. Tesellî, birinin acısına söz ile ortak olmakmış Arapça’da; bir anlamı yokmuş acıyla kavrulan bir yürek için… Müvâsât imiş, o anda acısını dindirecek olan her neyse onu sunabilmek, onunla çare olabilmek, devâ bulmak… Bunun için, “Yâ Vâsî”, “Yâ Müvâsî” kıymetli yakarışlardır mavinin koyuya çaldığı anlarda… İnsanlar çok ilginç; acı çektiğinizi görürlerse anlamlı-anlamsız pek çok sözle teselliye kalkışırlar, acınızı içine gömüp ALLAH için susarsanız, canınızı acıtmak, illâ ki bir feryat duymak için kanırtırlar bağrınızdaki hançeri… Susmak güzeldir.
Susmak güzel. Susmak hayırlı. Susmak dostluk alâmeti, yakınlık ve tanıdıklık işâreti… Yabancıya hâl anlatma sıkleti yok dostların yanında, dost hâlden anlar, dostların yanında rahatça susulur. Sâmi Efendi Hazretleri benim dünyama “susmak sohbetleri” ile girmiştir. Hani o, hâl lisânıyla bazı dostlarına: “-Haydi bir saat susmak sohbeti yapalım.” dermiş de başlarını kalplerine eğip bir saat sükût ederlermiş. Susmak güzeldir.
Yanında susabildiğim dostlara şükür! Yanımda susan dostlara şükür!..
Rahmân’ın sözü sözüne değmiş, Kelîmullah olmuş, Mûsâ -Aleyhisselâm-… Deniz ikiye ayrılmış işaret edince… O müthiş mûcizenin vecdi içinde konuşunca karşı yakada, biri: “-Ne güzel konuştun!..” deyivermiş. Susmak güzeldir.
Sözden açılmış ilm-i ledün yolculuğunun kapısı: “-Güzel konuştun ya, güzel susmayı da öğren Kelîm’im!” Gemiye binerler, gemi delinir. Çocuk öldürülür. Duvar tamir edilir. Üç tuhaf hadise üç hırçın soru… “-Sen benimle olmaya sabredemezsin mîrim!” Susmak güzeldir…
Derler ki, Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî Hazretleri, Hızır makamında, sormamayı başardığı için hâlâ sürmekteymiş yolculukları… Zaman ve mekânın ötesinde, Allâh’ın ilminde… Susmak güzeldir…
Zekeriyyâ peygambere -aleyhisselâm-, bir evlâdın anne-baba için en makbul iki sıfatı ile, “cebbâr ve anîd olmamakla muttasıf” Yahya -aleyhisselâm-’ın müjdesi verildiğinde, üç gün “susmak orucu” emredilmişti. Cebr ve inada karşı susmak… Susmak güzeldir.
Îsâ -aleyhisselâm- Allâh’ın “kelimesi” idi. Doğduğunda Meryem vâlidemize de üç gün “susmak orucu” emredilmişti. Ağır ithamlara karşı kundaktaki bebeği işaret ediyordu. Anne susuyordu, İsâ’sı konuşuyordu. Susmak güzeldir…
Peygamber Efendimiz -Sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile Hazret-i Ebûbekir -Radıyallâhu anh- birlikte iken bir adamın hakâretlerine mâruz kalırlar. Peygamber Efendimiz susar. Hazret-i Ebûbekir -radıyallâhu anh- bir susar, iki susar, üçüncüde dayanamaz cevap verir adama!.. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- yüzü değişmiş bir hâlde oradan uzaklaşır. Sıddîk-ı Ekber koşar peşinden, bin telaş! “-Biz susarken bir melek o adama aynen cevap veriyordu. Ama sen konuşunca melek sustu.” Susmak güzeldir… “Kur’ân okunurken susun ki merhamet olunasınız!..” buyuruyor Cenâb-ı Hak. Kelime “ensitû”; susmanın en uysal, en kaliteli hâli… Susmakla merhamet arasındaki en güzel köprü Kur’ân sesi. Susmak güzeldir.
Su gibi dingin ve usulca… Su gibi lâtif ve azîz… Susmak güzeldir. Sessizce gelip oturur derviş, eşiğe. Yüzü tâzîmle yönelir göğe… Sükût kıvrım kıvrım yükselir dergâh-ı hâcâta… Sevda söze dökülünce perişan… Muhabbet arz olununca yalın… Aşk ilan edilince arsız… Susmak güzel… Yunus Emre başı eşikte… Üveys, Karen’de bir vahada… Hz. Ebûbekir bi’sette, Miraç dönüşünde… Hz. Îsâ, son akşam yemeğinde… Hz. Zekeriyyâ, ağacın içinde… Hz. Ömer b. Hattab diriliş seferinde… Leyla çadırda… Hz. Âişe bekleyişte…
Ve bütün “susmak güzellikleri”, şükür size!.. Uysal bir denize dönük yüzümüz, kapattığımız gözlerimizle… Fonda Itrî’nin segâh yürük semâisi… Susmak güzeldir.

alıntı...
 

ArZu

GülenAy
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
30,610
Tepkime puanı
2,100
Puanları
0
Konum
Kayıp Şehir...
Web sitesi
www.arzuzum.blogcu.com
6k49.jpg


Bazen, uzaklaşmak gerekir yakınlaşmak için…
Bazen, hatırlamak gerekir hatırlanmak için,
Bazen, ağlamak gerekir açılmak için,
Bazen, anmak gerekir anılmak için,
Bazen de susmak gerekir duymak için…


Şems-i Tebriz
 
Üst