SANAL TESELLİ VE TARTIŞMA KAYNAĞI "FUATAVNİ" - Ahmet Alp HAN | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

SANAL TESELLİ VE TARTIŞMA KAYNAĞI "FUATAVNİ" - Ahmet Alp HAN

ahze21

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
3 Kas 2006
Mesajlar
550
Puanları
0
Yaş
43
Bir kaç gündür Osman Özsoy'un "Fuat Avni" mevzusunda yazmış olduğu "subjektif" yorumlar tartışılıyor. Hazret, iyi bilenlerin aksine bir kaç kelam sarf etmiş.

Özetle "FuatAvni denilen şahsın pek de matah biri ve güvenilmez olmadığından bahsederek nihayetinde ise "en çok AKP'nin işine yarıyor" diyerek kendi görüşünü sanılanın aksinde belirterek kamu oyunun ilgisini çekmeye çalışmış. Başarılı da olmuş. Tebrik ederim sayın yazarı.

Hazretin bu yorumlarına kabul oyu vermeyen bazı gazeteci ve yazarlar da araya girince, tahmin ettiğiniz gibi ortalık toz duman.

İş bu yazıyı "Fakir"e yazdıran sebep ise en son sitemiz yazarlarından A. Tarık Osmanoğlu'nun da olaya dahil olmasıdır.

Her iki muhterem zata bir çift sözüm elbet vardı ama tartışmayı uzatmanın israf-ı kelam nevinden olduğunu düşünerekten Ünlü hikayecimiz Ömer Seyfettin'in kaleminden cevap vermeyi uygun buldum...

Çoğu kimsenin aklına Ömer Seyfettin deyince yazmış olduğu "çocuk hikayeleri" gelir. Onu tanıyanların da kaçta kaçı çoğu hikayelerinin yetişkinler için olduğunu bilir, tahmin edemiyorum.

Aşağıdaki bölüm Ömer seyfettin'in "MEHDİ" hikayesinden alınmıştır. Hazreti mezarında rahatsız etmeden, ruhuna bir fatiha göndererek ne yazdığını okumaya başlayalım isterseniz:


“...Bu Mehdi kimdir? Biliyor musunuz evlatlar? Kaybolan on ikinci imam! Bütün Müslümanlar onun gelmesini bekliyorlar… Bu şüphesiz bir hayal. Bu hayalin nereden ve nasıl tesirlerle çıktığını size söyleyeyim: İslamlık bir mefkûredir. Öyle âli, metin, yüksek bir mefkûre ki taarruzî… Her Müslüman, İslam olmayan memleketleri almak, oralarını hep Müslüman yapmak emelini besler.

Zaman fitneler ve nifaklar arasında geçmiş. İslam hükûmetleri birer birer inkıraz bulmuş. İslamlar esir düşmüşler. Fakat her esir Müslümanda İslamlık mefkûresi şuursuz bir anane, bir ümit bir emel bırakmış. Esirliğin ağır ve ateşli zincirleri altında inleyen her Müslüman bir halas, bir necat gününden ümidini kesmemiş. Ve bu ümidinin fiile çıkarılmasının tekrar bir gün meydana çıkacak olan on ikinci imama, Mehdi’ye atfetmiş.

Bu Mehdi İslam selikasının şuursuz bir emniyetle beklediği halasçı, hâdidir. Acaba hakikaten böyle bir halasçı çıkıp bütün Müslümanları esaretten, zulüm ve îtisaftan kurtaracak mı? Bütün İslam diyarlarında, Rumeli’nin, Asya’nın, Bulgaristan’ın, Hindistan’ın köylerinde, Afrika’nın bâdiyelerinde Müslümanlar hep bir halasçıyı, bir Mehdiyi beklerler ; Mehdi’ye dair birçok masallar, hikâyeler vardır. Bunlara büyük ve perişan bir ümmetin yaralanmış ruhunda uyuyan en hüzünlü, en garip ve muhteşem şiirlerde karışır. Ak Minare vesaire gibi…

Lakin bu Mehdi sahiden gelecek mi ? Hayır ve evet…

İslam ruhu şuursuz bir sâfiyet ve emniyetle her halasçı gibi sivrilen kahramana bu adı verir. Fakat o muvaffak olamayınca “Mehdi” kelimesi “Mütemehdi” olur yine hakiki beklenilmeye başlanır. Ama…Ama hayır…Öyle bir Mehdi zuhur edip bütün İslamlara birleştirerek müstevlilerinden bir anada intikam alamayacaktır. Lakin bu esirlik de kıyamete kadar sürecek mi ? Hayır,hayır… Mutlaka bir gün İslamların öcü alınacaktır. Ama nasıl ?..."


Evet, hikaye böyle akıp gitmede. Bize ise alınacak ders düşmekte.

Başımıza gökyüzünden üç elma düşüp de kafamızı yarmadan aklımızı başımıza devşirmeliyiz. Milletin daha büyük dertleri ve uzun boylu problemleri varken biz yazarlar için var olup olmadığı bile belli olmayan sanal, "sosyal bir profil ve fenomen"i tartışmak abesle iştigaldir.

Milletimiz her zaman bir şahsı yüceltir. Bazen şahış veya mevhumlar bunu gerçekten haketmiştir bazense aldatmaya ve dalevereye borçludurlar. Fakat "onlar" milletin tesellisidir her zaman.

Elinde zaten pek bir şeyi kalmamış olan bir milletten "teselli kaynaklarını" almak "anne-babası" kendisiyle ilgilenmeyen bir çocuğun elinden oyuncağını almak gibidir. Onun ruh dünyasıyla oynarsınız.

Tartışmaya dahil olan tüm entellektüellere nihayi sözüm şudur: Fikir üretin, çare üretin. Bu necip milleti yalnız bırakmayın.

Ahmet Alp HAN
Global Haber
Twitter: @ahze22
 
Üst