Risale-i Nur | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Risale-i Nur

Erhan

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
21 Tem 2006
Mesajlar
2,115
Puanları
48
Web sitesi
www.softajans.com
Ali FERŞADOĞLU

Allah'ı bulan kalp, her şeyi bulur





Çok hassas ve kâinattaki olaylarla irtibatlı yaratılan kalbimiz, hem sever, hem de sevdiği şeye sımsıkı bağlanır. Dolayısıyla karşılık görmek ister. Bulamayınca yaralanır. Ayrılıktan üzülür ve en derin köşelerinde ayrılık darbesini yer. O hissin baskısından, acıtmasından kurtulmak için de gaflete dalar. Gaflete düşen kalp, ümidi keser ve sahibini elemlere boğar.

Siyah bir gözlüğü takan adam, yani iman nuruyla bakmayan, her şeyi siyah, çirkin gördüğü gibi; basiret gözü nifakla perdelenen kalp de küfürle peçelenirse, bütün eşya çirkin ve kötü görünür. Bu, bütün insanlara, belki kâinata karşı ayrıca bir kin ve düşmanlığa yol açar.1 Bu kadar ağır bir kin ve nefret yığınlarını kalp taşıyamaz, çöker!

Bundan dolayıdır ki, Yaratıcımıza yöneltmemiz ve diğer varlıklara O’nun adına beslememiz gereken sevginin yüzünü başkalarına çevirdiğimizde perişan oluruz. Çünkü;

* Dünya fânidir, kalben bağlanmaya değmez. Zaten her an başka başka hallere girerek yokluğa mahkûm olan yüzünü gösterir bize.



• İnsan, sayısız güzellikler üstünde fanilik damgasını görür, kalbî ilgiyi, bağı keser. Eğer ilgiyi kesmezse, sevgililer sayısınca manevî yaralar açılır.2

• Kalbimiz sonsuza dek sevdikleriyle beraber kalmak ister. Oysa şu karmakarışık, altüst olan âlemde hiçbir şey kararında kalmadığından zavallı insan kalbi her vakit yaralanıyor. Ellerini yapıştığı şeyler parçalıyor, belki koparıyor. Daima ıztırap içinde kalır, yahut (acıları unutmak için) gaflet ile sarhoşluğa dalar.3

Öyle ise, kalp, bu olumsuzluklardan kurtulmak için her şeyi planlayan, programlayan, yaratan, idare eden ve sevk eden sonsuz kudret Sahibini bulmalı, Ona yönelmeli ve Onu sevmelidir. Allah’ı bulan kalp, gıdası dahil her şeyi bulur.4


Dipnotlar:


1- İşârâtü’l-İ’câz, s. 96.; 2- Lem’alar, s., 140, 21.; 3- Sözler, s. 321-322.; 4- Mektubat, s. 444.
 
Üst