O herşeyi en güzel, en faideli olarak yarattı | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

O herşeyi en güzel, en faideli olarak yarattı

melde

helina_roje
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
2,238
Puanları
38
Allahü teâlâ herşeyi en güzel ve en fâideli olarak yaratdı. Meselâ, Erd
küresini güneşden yüzelli milyon kilometre uzakda yaratdı. Dahâ uzakda
yaratsaydı, hiç sıcak mevsim olmaz, çok soğukdan ölürdük. Dahâ yakın
yaratsaydı, çok sıcak olur, hiç bir canlı yaşayamazdı.


Etrâfımızı saran hava, hacmen yüzde yirmibir oksijen, yüzde yetmişsekiz azot
ve onbinde üç karbondioksit gazlarının karışımıdır. Oksijen hücrelerimize
kadar girip, oraya gelmiş olan gıdâ maddelerini yakarak, bize kuvvet, kudret
veriyor. Oksijenin havadaki mikdârı dahâ çok olsaydı, hücrelerimizi de
yakar, hepimiz kül olurduk. Mikdârı 21 den az olsaydı, gıdâlarımızı
yakamazdı. Yine, hiçbir canlı yaşayamazdı.


Yağmurlu, şimşekli havalarda, oksijen azotla birleşerek, havada nitrat
tuzları hâsıl olup, yağmurla toprağa iniyor. Bunlar, nebâtâtı besliyor.
Nebâtlar da, hayvanlara, hayvanlar da insanlara gıdâ oluyor. Görülüyor ki,
rızkımız semâda hâsıl olmakda, göklerden yağmakdadır. Havadaki karbon
dioksid gazı, dimâgçedeki kalb ve teneffüs merkezlerini tenbîh ediyor,
çalışdırıyor. Havadaki karbon dioksid mikdârı azalırsa, kalbimiz durur ve
nefes alamayız. Mikdârı artarsa bozuluruz. Karbon dioksid mikdârının hiç
değişmemesi lâzımdır. Bunun için de, denizleri yaratdı. Karbon dioksid
mikdârı artınca, kısmî tazyîki de artıp, fazlası denizlerde eriyerek, sudaki
karbonat ile birleşerek, onu bi-karbonat hâline eviriyor. Bu da, dibe
çökerek deryâların dibinde çamur tabakası hâsıl oluyor. Havada azalınca,
çamurdan ayrılıp suya ve sudan havaya geçiyor. Bütün canlılar havasız
yaşayamaz. Bunun için, havayı, her yerde, her canlıya çalışmadan, parasız
veriyor ve ciğere kadar gönderiyor. Susuz da yaşayamayız. Suyu da heryerde
yaratdı. Fekat, susuzluğa dahâ fazla tehammül edildiği için, bunu arayıp
bulacak, taşıyacak şeklde yaratdı. Fe-tebârekâllahü ahsenül-hâlikîn!
İnsanlar, bunları yapmak şöyle dursun görebilenlere, anlayabilenlere ne
mutlu!
 
Üst