Mehdi As. Konusunda Uyarı! | Sayfa 2 | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Mehdi As. Konusunda Uyarı!

alkame

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2010
Mesajlar
20
Puanları
0
İşte sizin sorununuz bu kardeşim.Biri sizden farklı düşünemez,düşündümü mutlaka birileri akıl hocalığı yapıyordur.
Akıl hocalrına ihtiyacımız varda,Kurana aykırı olanlarına asla itibar etmem ben bilesin.
Yazacaklarına gelince yeterince yazılmış.Sen yazacaksan inkar ettiğim ayetleri yaz bakalım buraya varsa,öyle atmakla olmuyor kardeşim.
bunu peygambere söylettiler cümlesi senden çıkmadı mı kardeşim bu cümle bile senin peygambere imanının nasıl bir seviyede olduğunu gösteriyor isa (a.s) nüzulü meselesi ilk dönemlerden beri akide metinlerine girmiştir bunu inkar etmeye kimsenin gücü yetmez hee inkar eden varsa da kendine yapar ümmete değil
 

Uzak Yollar

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
15 Eki 2009
Mesajlar
569
Puanları
0
Yaş
52
arkadaşım senin ağzından çıkanı kulağın duyuyormu peygambere söylettiler ne demek bu nasıl bir peygambere iman anlayışı ALLAH sana akıl fikir versin sözlerinin nereye gittiğini anlarsın inşaallah
Peygamber adına söylenen neler biliyormusun kardeşim.
Uydurma hadis sektörünü,ciltlerce kitap yapıyor.
Peygambere imanla ne alakası var.Sen bir peygamberi Kitaba rağmen söz söyleyebileceğini düşünebiliyormusun de hele.
 

alkame

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2010
Mesajlar
20
Puanları
0
Peygamber adına söylenen neler biliyormusun kardeşim.
Uydurma hadis sektörünü,ciltlerce kitap yapıyor.
Peygambere imanla ne alakası var.Sen bir peygamberi Kitaba rağmen söz söyleyebileceğini düşünebiliyormusun de hele.
uydurma hadisler sektörünü bırakta muhaddisler çözsün bu konuda kitaplar yazan aliyyük kari (rahimehullah) bile bu meseleyi onaylarken size laf düşmez ardakadaşım
 

Uzak Yollar

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
15 Eki 2009
Mesajlar
569
Puanları
0
Yaş
52
bunu peygambere söylettiler cümlesi senden çıkmadı mı kardeşim
Benden çıktı kardeşim.Yokum peygamber söylemediği halde bunu peygamber söylemiştir diyenler.
Neyse konuyu uzatmaya gerek yok.Ben böyle düşünüyorum,isteyen araştırsın,Kur'ana iyi baksın,Rasulullahın hayatını iyi okusun.
Son Peygamber gelmiştir,son Din İSLAMDIR,gerisi teferruattır.
 

Uzak Yollar

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
15 Eki 2009
Mesajlar
569
Puanları
0
Yaş
52
uydurma hadisler sektörünü bırakta muhaddisler çözsün bu konuda kitaplar yazan aliyyük kari (rahimehullah) bile bu meseleyi onaylarken size laf düşmez ardakadaşım
Düşer kardeşim,ben müslümanım dinimle alakalı herşeyi araştırım.Dine uygun olmayan ne varsa yargılarım.
Bu hepimizin yapması gereken değilmi sizce.
 

HENGAMe

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
25 Eyl 2009
Mesajlar
1,386
Puanları
0
Yaş
39
Uzak yollar,AÇIK AYET YOK..yanlışlıkla yazdım ..HEMEN ZIPLAMA SENDE ...;)

Sana okadar çok şey yazacamki gelince,sen yine inkar edecen..sizin tayfanızı çok iyi biiliyorum..gelince görüşürüz...
 

veri

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
8 Kas 2010
Mesajlar
0
Puanları
0
uzak yollar kardeşim
benim sorum arada kaynadı
en kısa zamanda mümkünse yeni konu açarak
bilgini paylaşır mısın?
biraz ayrıntılı olursa sevinirim
ordan devam ederiz.

arkadaşlar nedir tavrınız
hoppa çullanıyorsunuz.
biraz sabır, biraz tatlı dil
neler yapmaz
 

alkame

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2010
Mesajlar
20
Puanları
0
Düşer kardeşim,ben müslümanım dinimle alakalı herşeyi araştırım.Dine uygun olmayan ne varsa yargılarım.
Bu hepimizin yapması gereken değilmi sizce.
sen böyle düşünceksen düşün kimse sana bir şey demez ama gelip bu forumda bidat fikirlerini millete aşılamaya kalkarsan bizimde diyecek sözlerimiz olur
 

veri

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
8 Kas 2010
Mesajlar
0
Puanları
0
arkadaşlar nedir tavrınız
hoppa çullanıyorsunuz.
biraz sabır, biraz tatlı dil
neler yapmaz
 

alkame

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2010
Mesajlar
20
Puanları
0
Benden çıktı kardeşim.Yokum peygamber söylemediği halde bunu peygamber söylemiştir diyenler.
Neyse konuyu uzatmaya gerek yok.Ben böyle düşünüyorum,isteyen araştırsın,Kur'ana iyi baksın,Rasulullahın hayatını iyi okusun.
Son Peygamber gelmiştir,son Din İSLAMDIR,gerisi teferruattır.
vay be imam azamı da geçtin o bile bu meseleyi kabul ediyor fakat sen kendi akıl terazinle tartıyorsun
 

Uzak Yollar

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
15 Eki 2009
Mesajlar
569
Puanları
0
Yaş
52
vay be imam azamı da geçtin o bile bu meseleyi kabul ediyor fakat sen kendi akıl terazinle tartıyorsun
İmamı Azamın bi sözünü yaz bakalım buraya,Mehdi ile ilgili.
Yazamazsın yok çünkü.Mehdi ile ilgili hadsiler İmamdan 150 yıl sonra çıktı bunu biliyorsun sanırım.
Hem olmuyor ama arkadaşlar.Ben fikrimi yazdım kimseyi zorluyormuyum.
İsteyen istediği gibi iman etsin.Beni kendim ilgilendirir sayın Alkame.
 

Uzak Yollar

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
15 Eki 2009
Mesajlar
569
Puanları
0
Yaş
52
uzak yollar kardeşim
benim sorum arada kaynadı
en kısa zamanda mümkünse yeni konu açarak
bilgini paylaşır mısın?
biraz ayrıntılı olursa sevinirim
ordan devam ederiz.

arkadaşlar nedir tavrınız
hoppa çullanıyorsunuz.
biraz sabır, biraz tatlı dil
neler yapmaz
Ben bi söz ettim,dileyen araştırsın değerli kardeşim.
İllaki böyle inanın diyen yok kimseye.Mehdi çıkacak diyenler,hergün yeni mehdilerle karşılaşacaklar,
herkes kendi şeyhini hocasını mehdi ilan edecek,kendi şeyhinden başkaları mehdilik ilan ederse onlara yalancı diyecek,
işte böyle ümmet bir kısır döngüde dönüp duracak,zalimler Tağutlar,sahte iLAHLAR ümmetin canına okuyacak.
 

veri

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
8 Kas 2010
Mesajlar
0
Puanları
0
şimdi kardeşim söyledim oldu ile bu işler olmuyor biliyorsun.

kaynaktır
hadis ayet ictihat
biraz fıkıh filan lazım.

mehdi meselesinin yanlış anlaşılabilecek bir konu olduğu zaten belli
lütfen aydınlatırsan sevinirim
 

alkame

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2010
Mesajlar
20
Puanları
0
İmamı Azamın bi sözünü yaz bakalım buraya,Mehdi ile ilgili.
Yazamazsın yok çünkü.Mehdi ile ilgili hadsiler İmamdan 150 yıl sonra çıktı bunu biliyorsun sanırım.
Hem olmuyor ama arkadaşlar.Ben fikrimi yazdım kimseyi zorluyormuyum.
İsteyen istediği gibi iman etsin.Beni kendim ilgilendirir sayın Alkame.
sen herhalde beni karıştırıyorsun buraya kopyala yapıştır yapacağım hee başka işim mi yok aç imamı azamın fıkhı ekber le vasiyye isimli eserine ordan kıyamet alametleri mevzuuna bak aç oku bakalım ne yazıyor hayret bir şeysin arkadaşım ee baştan söyleyeyim ondan sonrada inkar etme sakın ama
 

alkame

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2010
Mesajlar
20
Puanları
0
İmamı Azamın bi sözünü yaz bakalım buraya,Mehdi ile ilgili.
Yazamazsın yok çünkü.Mehdi ile ilgili hadsiler İmamdan 150 yıl sonra çıktı bunu biliyorsun sanırım.
Hem olmuyor ama arkadaşlar.Ben fikrimi yazdım kimseyi zorluyormuyum.
İsteyen istediği gibi iman etsin.Beni kendim ilgilendirir sayın Alkame.
Deccal, Ye'cüc-Me'cüc'ün Çıkması Ve Hz.Îsa (a.s.) İnmesi.


(Deccalın çıkması, Ye'cüc ile Me'cüc'ün çıkması, güneşin batı*dan doğması, İsa aleyhisselâmın gökten inmesi ve sağlam haber*lerle geldiği üzre diğer Kıyamet alâmetlerinin ortaya çıkması hak*tır, olacaktır. Allah dileyeni doğru yola sevk eder.)
Ye'cüc ve Me'cüc hakkında Allah Tealâ şöyle buyuruyor:
“Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc seddi açılıp da her tepeden saldırdık*ları ve hak olan vaad yaklaştığı zaman, işte o vakit kâfir olanların gözleri hemen dikilecek.” [415]
Güneşin batıdan doğması konusunda da Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Rabbinin mucizelerinden (Kıyamet alâmetlerinden) biri geldi*ği zaman, evvelce iman etmemiş, yahut imanında bir hayır kazanma*mış olan kimseye, o gün iman etmek hiç bir fayda vermez.” [416]
Yâni güneş batıdan doğduğu zaman, kâfirlere iman fayda vermeyecektir. Tevbe etmemiş bulunan günahkârların tevbeleri kabul olmayacaktır. İsa aleyhisselâm hakkında Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Isa’nın inişi, Kıyamet alâmetlerindendir.” [417]
Yahudi ve Hıristiyanlardan hiç kimse yoktur ki, ölümünden evvel İsa'ya iman etmiş olmasın.” [418]
Kıyamet kopacağı zaman Hz. İsa yeryüzüne inecek ve böylece bütün milletler gerçekten İslâm milleti olarak tek bir millet haline gelecektir.
İsa aleyhiselâm gelmeden önce Mehdi, Mekke ve Medine Harem*lerinde ortaya çıkacak, sonra Kudüs'e gelecek. Ondan sonra Deccal gelip onunla beraber bulunacak, İsa aleyhisselâm da Dımeşk'de Doğu Minaresinden inerek Deccal'i ölürmeğe gelecek ve Deccal'i ora*da bir darbe ile öldürecek. İsa aleyhisselâm yeryüzüne inince tuz su*da eridiği gibi Deccal da eriyip gidecek. Bundan sonra İsa aleyhis*selâm Mehdi radıyallahu anh ile buluşacak. Bu arada namaz kılına*cak Mehdi namazı kıldırması için İsa aleyhisselâm'a, işaret edecek, fakat İsa aleyhisselâm; bu namaz senin için kılınıyor, diyerek maze*ret belirtecek ve sen bu namazı kıldırmaya benden daha lâyıksın, diyecek. İsa aleyhisselâm'ın Hz. Peygamberin şeriatına uyduğu orta*ya çıkması için Mehdî'ye uyacak, böylece beraber namaz kılacaklar*dır. Nitekim Hz. Peygamber sallellahu aleyhi vesellem bu manaya şu şekilde işaret buyurmuşlardır:
“Eğer İsa aleyhisselâm hayatta ol*sa, onun için bana uymaktan başkası caiz değildi.” [419]
Allah Teâlâ da bu noktayı şu şekilde açıklıyor:
“Hem Allah, vaktiyle peygamberlerden şöyle bir söz almıştı. Celalim hakkı için size Kitap ve hikmet verdim. Sonra size, beraberinizde getirdiğinizi tasdik eden bir peygamber geldiğinde mutlaka ona iman edeceksiniz ve her halde ona yardımda bulunacaksınız; bunu ikrar ettiniz mi? Ve bu ağır ahdimi üzerinize alıp kabullendiniz mi? buyurdu.” [420]
Tayalisî'nin “Müsned”inde rivayet ettiğine göre, İsa aleyhisse*lâm, yeryüzünde kırk sene kalacak sonra ölecek. Müslümanlar Cena*ze namazını kılıp onu gömecekler. Başka ravilerin rivayet ettiklerine göre, İsa aleyhisselâm, Hz. Peygamber ile Hz. Ebûbekir’in katilleri arasında defnedilecek. Bir rivayete göre ise, Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer arasında gömülecektir. Peygamberlerin kanatları arasına gi*ren Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer'e ne mutlu! Bir rivayete göre İsa aley*hisselâm, yeryüzünde yedi sene kalacaktır. En doğrusu da budur. İlk rivayetteki kırktan maksat, göğe çıkmadan evvel ve sonraki kalışıdır Zira İsa aleyhisselâm otuzüç yaşında iken göğe kaldırılmıştır. Yedi seneyi buna eklersek, kırk yaşında eder. “Şerh'ul-Akâid”de şöyle de*niliyor:
“En doğrusu, İsa, aleyhisselâm, insanlara namaz kıldıracak, onlara imamlık yapacak ve Mehdî de ona uyacaktır. Çünkü İsa aleyhisselâm daha üstündür, dolayısıyla onun imamlığı daha evlâdır.” Şerh'ul Akâid'in söylediği bizim dediğimize aykırı değildir.
Sonra Ye'cüc ve Me'cüc çıkacak ve İsa aleyhisselâm'ın duası bereketiyle Allah Teâlâ onların hepsini yok edecektir. Sonra müminler ölecekler ve güneş batıdan doğacaktır. Daha sonra Kur'an göğe kaldırılacaktır. Nitekim İbn-i Mâce Huzeyfe'den şu hadis'i rivayet et*miştir.
Yeryüzünden kaldırılmadan evvel Kur'an okuyun. Zira Kur'an yeryüzünden kalkmadıkça Kıyamet kopmayacaktır. Ashab sordu*lar: Bu mushaflar kaldırılacak. Fakat, kalblerde mahfuz olan Kur'an nasıl olacak? Buna karşılık Hz. Peygamber sallellahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
“Gece yatacaklar sabah kalkınca Kur'an kalblerinden silinecek ve fakat biz bir şey biliyorduk, deyip şiire dalacaklar.” [421]
Kurtubî demiştir ki; bu durum, ancak İsa aleyhisselâmın ölü*münden, ve Habeşlilerin Kabe'yi yıkmalarından sonra vuku bula*caktır. Bu makam, bu durumları açıklama makamı değildir.
Yukarıdaki metinde İmam Âzam inançla ilgili sözünü halis ve has hidayet isteği ile bitirdi. Biz de başlangıçtaki durumun sonuna kadar devam etmesi için güzel bir son istemekte ona uyarak AlIah Teâlâ'dan af ve afiyet isteriz.
Sonra bil ki, İmam Âzam rahimehullah hayatta iken “Fıkh-ı Ekber”i, ölüm zamanında da “el-Vasıyye” adlı kitaplarını yazmıştır. Bu vasıyyetlerin ibarelerini tam olarak zikrettim. Hilâfiyata ait mese*lelerden de olsa, inanılacak hususları açıklamada mutlaka zikredil*mesi gereken bazı mülhak meseleler vardır ki, bunlarla maksat ta*mamlansın, inançlar kemal bulsun. Bu meseleleri zikredelim:
Usul-i Dîn'in tarifi şöyledir: “İnanılması gereken şeylerden, bah*seden bir ilimdir.” Din usulü ilmi iki kısımdır. Bir kısmını bilmemek imana zarar verir. Allah Teâlâ'nın selbi ve sübutî sıfatlarını bil*mek, risalet ve nübüvveti bilmek, âhirete ait bazı işleri bilmek gibi. İkinci kısmını bilmemek ise imana zarar vermez. Peygamberleri me*lekler üzerine üstün tutmak gibi. Bir eserinde Subki bu hususu zikretmiş, şöyle demiştir. Bir insan ömrü boyunca bir peygamberin meleklerden üstün olmadığını hatırına getirmese, Allah Teâlâ bu hu*susu ondan sormayacaktır. “El-Makasıd” sahibi kelâm ilmini şöyle tarif etmiştir: “Dinî inançları kesin delillerinden öğrenmek ve bilmek*tir.” Yukarıda geçen ikinci kısım inanılacak hususlar birinci kısma ilâve edilen hususlardır. Dileyen önceden zikrettiklerimize inan*makla yetinsin; dileyen, çok faydalanmak isteyen de ilâve ettikleri*mize müracaat etsin. Bu ilâve edilen hususlardan biri peygamberler*den bazılarının bazısı üzerine üstün tutulmasıdır. Tafsilâtına girme*den bu husus kesindir. Çünkü Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Şu peygamberlerden bazısını bazısı üzerine üstün kıldık.” [422]
“Muhakkak biz, bazı peygamberleri bazısı üzerine üstün kıl*dık.” [423]
Bu üstün kılma şu dünyaya ait malın çokluğu ile değil, gizli ilim denilen ledünni bilginin çokluğu sebebiyledir. Yahut da geniş hüküm tariki iledir. Üstün kılma kesin olduğu halde üstün kılma yönleri hakkındaki bilgi ise zannîdir. Güvenilir inanç şudur ki, yaratıkların en üstünü Allah'ın sevgili kulu Hz. Muhammed Mustafa'dır. Bazı alimler bu hususta icma bulunduğunu iddia etmektedirler. İbn-i Abbas radıyellahu anh buyuruyor ki;
“Allah Teâlâ, Hz. Muhammed sallellahu aleyhi vesellem'i gök ehli ve bütün peygamberler üzerine üstün kılmıştır. Tirmizî ile Müslim'in Enes radıyellahu anh'dan riva*yet ettikleri hadis-i şerifte ise şöyle buyuruluyor.
“Kıyamet gününde ben Âdem'in çocuklarının büyüğüyüm. Öğünmek yoktur.” [424]
İmam Ahmed, Tirmizî ve İbn-i Mâce bu hadise şu ibareyi ilâve etmişlerdir:
“İki elimde “Livâul-Hamd” sancağı bulunacaktır. Öğünmek yoktur.” Âdem'den başka bütün peygamberler benim sancağım altında bulunacaklardır. Yer yarılınca ilk çıkacak olan benim? öğünmek yoktur. İlk şefaat yetkisi verilen ve ilk şefaat eden ben olaca*ğım, iftihar etmek yoktur.” [425]
Tirmizî ise Ebû Hureyre'den şu ibare ile bu hadisi nakletmiştir:
“Yer yarılınca ilk olarak çıkacak olan benim. Bana Cennet elbisele*rinden bir ipek elbise giydirilecektir. Sonra Arş'ın sağ tarafından kalkacağım. O günde bu makamda benden başka yaratıklardan hiç bir kimse bulunmayacaktır.”
“Beni Musa aleyhisselâm üzerine üstün kılmayın.”,
“Peygamber*ler arasında üstünlük bakımından bir ayırım yapmayın.”
“Hiç bir kula, ben Yunus b. Metta'dan hayırlıyım demek, yakışmaz.” tarzın*da rivayet edilen hadisler, Mirkât şerhi Mişkât adlı kitapta açıkladı*ğımız üzere tevil edilmiştir. Bu açıklamanın özeti şöyledir: Bu hadis-lerdeld yasaklama, peygamber hakkında noksanlığa sebep olacak tarzda ve bir hasımlık şeklinde üstün kılmadır. Müslim şerhinde Ne*vevî'nin zikrettiği gibi bu hadisler ilimden evvel gelmiştir, yahut te*vazu için söylenmiştir tarzındaki tevili Cumhur güzel görmemiştir.
“Akîdet'üt-Tahavî” sarihi demiştir ki;
Beni Yunus b. Metta'ya üstün tutmayın.” hadisi hakkında bazı âlimler, bana çok mal veril*medikçe tefsir etmem demişler ve istedikleri bu mal verildikten son*ra ancak şöyle tefsir etmişlerdir: Yunus b. Metta'nın Allah'a balığın karnında iken yakınlığı, Muhammed sallellahu aleyhi vesellemin Mîraç'ta iken Allah'a yakınlığı gibidir. Bu tefsiri onlar büyük bir açık*lama saymışlardır. Aslında bu, onların Allah'ın ve Resulullah'ın ke*lâmını bilmediklerine delil teşkil eder.
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
Dikkat! Zamanımızda bir takım kimseler, Mehdi As. konusunu dillerine dolayarak kendilerini Mehdi olarak kabul ettirmeye çalışıyorlar! Dertleri Mehdi As. ve İslam'ın yaygın olarak yaşanması ve Müslümanların hakimiyeti değildir; kendi piyasalarını kurmaktır...

Mehdi As. henüz zuhur etmemiştir. İnşallah edeceğine de iman ediyoruz. İbnu Hacer-i Mekki (Heytemi) Hz.lerinin naklettiği bir Hadis-i Şerife göre Mehdi As.'ın ve Deccal'in zuhur edeceğini inkar eden zaten kafir olur.

Mehdi As. teşrif edecektir. O Resulullah efendimizin neslindendir; Ehli Beyt'tendir. Salat u selamlar onların üzerine olsun. Alimlerin bildirdiğine göre ismi ya Muhammed ya da Ahmed'dir. Dünyaya 7 sene hükmedecek, bütün dünyanın Meliki (Hükümdarı) olacaktır. Heytemi Hz.'ne göre dünyada kalışı 40 senedir. (Bu satırların sahibinin notu; dünyada kalışı ifadesi ya akıl baliğinden sonra ya da 40 yaşından sonradır. Allahu alem) Zuhuru ve kuvveti 7 sene sürer. Zuhurunun başlangıcı ve bitmesi 20 seneyi bulur. Yeryüzünü adaletle dolduracaktır. İsa As. dahi yeryüzüne inerek onunla buluşacaktır. İsa As., Mehdi As'a yardım edecek; Deccali Filistinde İsa As. öldürecektir. İsa As., tertemiz olan Şeriat-ı Mustafaviyye'ye yani Peygamber efendimize tabi olacaktır. Peygamberlik için inmeyecektir. Peygamber efendimize ümmet olacak, onun dininin yeryüzünde hakimiyetine desteklik yapacaktır. Ve İsa As., Mehdi As'ın arkasında ona uyarak namaz kılacaktır.

Zulüm ve Allah'a isyanla taşmış dünya Mehdi As'ın hakimiyetinden sonra ADALETLE dolacaktır.

Pekçok alameti var. Hepsini yazmayalım. Yazıyı da uzatmış olmayalım.

Alimler diyorlar ki bu alametler (Mehdi As'ın o olduğuna dair belirti ve işaretler) tevilsiz, yorumsuz, olduğu gibi, anlatıldığı gibi zuhur edecek, gerçekleşecektir.

Şimdi bakınız. Bir kimse Mehdiyim diye ortalığa çıkmışsa ya da bir topluluk birinin Mehdi As. olduğu davasındaysa şunlara bakarak onun veya onların yalancı olup olmadığını rahat anlarsınız:

1- Müslümanlar yeryüzüne hakimler mi? O şahıs yeryüzünün meliki mi?

2- Hz. İsa As. onunla beraber mi?

3- Yeryüzünden zulüm, fısk, fücur, Allah'a isyan kalkıp yeryüzü adaletle doldu mu? Mal, servet, zenginlik adetsiz hesapsız herkese dağıtıldı, ihtiyaç sahibi kimse kalmadı mı?

Şu üç soru dahi yeter.

Tevillere, yorumlara, kıvırmalara, saptırmalara sakın ALDANMAYINIZ. Bu soruların cevabını sınayınız ve unutmayınız.

Hadis-i Şerifte, Ümmetin zamanı a) Hilafet b) Melikler (Osmanlı dahil) c) Cebabire (Zalimler) d) Mehdi As. dönemi olarak ayrılmıştır. Şu an Cebabireyi yaşadığımıza şüphe yoktur.

Hz. Resulullah efendimizin haber verdiği mutlaka gerçekleşecektir. Velev kıyamete bir gün kalsa, Allah Teala, o günü uzatıp vaadini halk edecektir.

Şimdi, iyi ölçünüz: Filan Mehdi, falan Mehdi diyenler çoğaldı. O Mehdi ise, hani mesela İsa As.? Nerde? Efendim, geldi saklanıyor. Geldi aşikar (açık) değil. Herkes onu bilemeyecek. vs. vs.. Sen her gün Mehdi olarak medyadasın, insanların önündesin, dillerdesin; bir şekilde kendinden bahsettiriyorsun; ama sana destek için inecek İsa As. saklanıyor, kendini göstermez! Böyle sahtekarlık, böyle yalancılık olur mu? İsa As. mübareği görmeden, İsa As. aşikar onunla buluşmadan kimse Mehdi değildir. Tevil etmek, yorumlamak, lafı evirip çevirmek; saptırmaktan, tahrif etmekten, istismar etmekten başka bir şey değildir. Efendim sen Mehdiysen ya da senin dediğin Mehdi ise hani Müslümanların DÜNYADA melikliği ve hakimiyeti?! Efendim sen Mehdiysen ya da senin dediğin Mehdi ise hani yeryüzünden zulüm, fısk, isyan kalktı da her taraf adaletle doldu mu? Mal, servet hesapsız adetsiz herkese dağıtıldı mı?

Bunlar olmadıysa boş vehimlere kapılmamak lazım. Oluncaya kadar kullukta ve ibadette istikamet üzere yaşamak lazım. Mehdilik taslayanlara aldanıp kendini mahvetmemek lazım. Allah nasip ederse inşallah o saadetli zamanlara kavuşuruz. Yoksa, ölüm bize bir kıyamet...

Hadis-i Şerife göre Mehdi As'ın başında bir bulut olacak ve o buluttan bir Melek herkese seslenecek: "Bu Zat, Ehli Beytten, Allah'ın Mehdisidir, ona tabi olun" İmam Rabbani Hz.leri bu Hadisi yazıp "filana Mehdi diye inanıyorlar, hani Melek başı üstünden seslendi mi?" diye sormuş Hadis-i Şerifi asla tevil etmemiş, aslında anlamı şudur budur gibi garip yollara sapmamıştır. Ve alametleri olmayan birine Mehdi diye inananları DELALET ile vasıflandırmış, Ehli Sünnet (Fırka-i Naci) dışında olduklarını bildirmiştir. (Bakn: 380. Mektup)

Bu denli sonucu ciddi ve tehlikeli bir davadır. Uyanık olalım. Ves'selam.

Evet; Mehdi As. (ahir zamanın büyük Mehdisi) olmayan birine Mehdi diye inanmak DELALETTİR. Ehli Sünnet yolundan ayırır.

Ve zamanımız ulemasından Mehmed Zahid efendinin uyarısına kulak veriniz:

13 Kasım 1980 günü ahirete irtihal eyleyen Mehmed Zahid Koktu Efendi, kasete alınmış bir sohbetinde Mehdi As’la ilgili olarak şunları söylemektedir:

“ 'Ey Ümmetim, ben sizi bir Mehdi ile tebşir ederim (müjdelerim). Zamanlarınızın korkunç günleri olacaktır. Korkunç günlerinizden sonra sizi hayırlı bir günle tebşir ederim.' Hadis-i Şerifte ‘min Kureyşin’… Mehdi Kureyş’ten olacaktır. Şimdi kimilerine mehdidir diyor insanlar. Filan adam mehdiydi. İyi dinleyiniz ama. Peygamber Efendimiz diyor ki ‘Kureyş’ten olacak’. Araptan olacak. Mekki olacak. Mekkeli bir Arap, Kureyşten. ‘Benim cinsimden, benim silsilemden olacak.’ Başka silsileden değil! Türkten, Acemden, Kürtten değil. İyi dinleyiniz. ‘İnsanların ihtilafa düştüğü bir devirde çıkacak’ ‘Zelzelelerin, felaketlerin, tuğyanların (zulüm ve küfürde çok ileri gitmeler, azgınlıklar, taşkınlıklar), (Allah'a ve Resulüne) isyanların olduğu bir zamanda’ Bu Zat çıkacak. ‘Bu Zatın gelmesiyle yeryüzü adalete boğulacak’ Ortalık adalet dolacak, Hz. Ömer’in devri gibi herkes adalet, rahatlık, huzur (ve Allah'a itaat) içerisinde olacak.

Geldi mi böyle bir Zat? Mehdiyiz, hani ya, ortalığın adaletle dolması lazım. Boş şeylere inanmamak lazım. E canım, kitabında yazmış ben mehdiyim diye. Peygamber Efendimizin sözü mü doğru şunun bunun mu sözü doğru!

‘Nasıl ki zulme, cevre, felaketlere düşmüştünüz onun mukabili adalet olacak’ ‘Gökteki Melekler de Ondan (Mehdi As.'dan) razı olacak. Enbiyalar da Ondan razı olacak, yerde yaşayanlar da Ondan razı olacak.’ ‘Malı “müsahat” ile adalet ile dağıtacak. Ümmet-i Muhammed’in gönülleri zenginlikle dolacak’ Gönülleri dedi, elleri demedi. Allah Teala kalblere zenginlik verecek. ‘O kadar bolluk olacak ki diyecek yok mu ihtiyacı olan gelsin’ Herkes zengin. Tenezzül edip şu ihtiyacım var demeyecek. ‘Bir adam çıkar. Ben geldim der. Mehdi As. git hazineye, oradaki görevli hazinedara, maliye vekiline, ne kadar istersen o kadar versin, diyecek’ ‘İstediği kadar verirler’ Adam gidip der ki ben Mehdi tarafından gönderildim. Ne istersem vereceksin. Diyecek ki ne kadar istiyorsan o kadar al. ‘Alıyor, ama kaldıramıyor’ bu sefer… Bir torba altın, ağır. ‘Döküyor döküyor, kaldıracağı kadarını alıyor sırtına’. Çıkıp gidiyor. Ama adamda pişmanlık başlıyor. Diyor ki bu Ümmet-i Muhammed içinde en haris ben miydim yahu. Hiç kimse gelmedi de yalnız ben mi haris miyim ki geldim. ‘Götürür aldıklarını geri vermek ister’ Oradaki görevli der ki ‘Biz verdiklerimizi geri almayız’ Biz verdik bir kere.

Sohbetin yayınlandığı kaynak: Tıklayınız
AYDINLANMAK İSTEYENler için bir daha alıntılayalım....

Allah Razı Olsun hirahoş :)
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0
İSLAM var oldukça İslam düşmanı olan SİYONİZM

Cahiiler , Sahip oldukları biraz ilim le Kendilerini bir şey zannedenler , Şeh Uçmaz Müridleri uçurur düşünce tipinde olan mürid ler vb.lerini KORKTUK tukları İSLAMİ oluşumlar arasına fitne olarak MEHDİ yi konusunu işlerler.

SİYONİZM bu Medhi fitnesini üretince yine sahip oldukları ilim in derecesine bakmadan kendini bilmezler FİKİR ÜRETİRLER karşısındakilerini YARGILAR lar.

Fakat hiç sormazlar kendilerine GERÇEKTEN MEHDİ gelse onu karşılabileyecek vasıflara sahipmidirler.
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
53
İMAM KURTUBİ TEFSİRİ:

Ta ki onu (İslam dinini) bütün dinlere galip kılsın.” (Tevbe, 33; Saff 11)

Ayetini tefsir ederken İMAM KURTUBİ Hz. şunları yazıyor:

“Suddi demiştir ki: Bu Mehdi’nin çıktığı zaman olacaktır. O zaman hiç bir kimse kalmayacak, meğer ki İslam’ı kabul edecek ya da cizye verecektir.” İmam Kurtubi sonra şöyle diyor: “Mehdi’nin İsa’dan ibaret olduğu da söylenmiştir. Ancak bu doğru değildir. Zira mütevatir olan sahih hadislerde Mehdi’nin Resulullah’ın soyundan olduğu bildirilmiştir. Bu durumda Mehdi As'ın İsa As. olduğunu söylemek doğru değildir. 'İsa’dan gayri Mehdi yoktur' şeklindeki rivayet ise doğru değildir.”

Başkalarını hocaların sözünü dinlemekle suçlayan Uzak Yollar, acaba Mehdi As. ve İsa As. ile ilgili ahir zamanda gelecekleri haberlerinin doğru olmadığını anasının karnında mı öğrenmiştir? Anladınız siz onu... Uzak Yollar, ne yazarsak yazalım okumayacağını söylemiş. O nedenle ona faydası yok. Biz ilgilenenlere hatırlatalım:

Ahir zamanın ahirinde ortaya çıkıp dünyayı hakimiyeti altına alacak olan Mehdi As. hakkındaki Hadis-i Şerifler, çok sayıda Ashabın o rivayetleri bildirmesi ile Mehdi As. haberi mütevatirdir. Tevatür derecesine ulaşmış hatta onu geçmiştir. Tevatur demek, bir haberin yalan söylemesi imkansız bir topluluk tarafından ağız birliğiyle rivayet edilmesi, aktarılıp söylenmesi demek. Bazı alimler 10 Sahabenin aynı haberi vermesini tevatür için yeterli görmüşlerdir. Mehdi As. haberi için 60'dan ziyade Sahabenin rivayeti vardır. Kimi ilim ehli bu sayıyı 120'ye kadar çıkarmaktadır.

Ve İmam Rabbani Hz.leri der ki "Tevatürle gelen bir haberi inkar etmek küfürdür"... Tehlikelidir.

Birçok İslam alimi, Peygamberimiz (sav)'in Mehdi ile ilgili hadislerinin mütevatir olduğunu bildirmiştir:

İbni Hacer Askalani Fethü'l-Bari'de; "Mehdi'nin bu ümmetten olacağı ve Hz. İsa (A.S.)'nın onun arkasında namaz kılacağına dair hadisler tevatür etmiştir" der.

Şevkani de İsa'nın ineceğine dair hadislerin sayısının 29'a ulaştığını söyleyerek, bunları bir bir nakletmiş ve sonunda:

"Bizim naklettiğimiz hadisler görüldüğü gibi tevatür haddine ulaştı. Bu beyanımızla şu sonuca varılıyor ki beklenen Mehdi hakkındaki hadisler, Deccal hakkında hadisler ve İsa'nın inmesine dair hadisler mütevatirdir" demiştir. (Sünen-i İbn-i Mace 10/338)

"Mehdi'nin geleceğine dair olan sahih hadisler tevatür niteliğini taşımaktadır." (Kıyamet Alametleri, s.193)

"Onların zannına göre, Mehdi vefat etti; geçti gitti... Halbuki, bu babda gelen sahih hadis-i şerifler meşhurdur. Hatta tevatür-ü manevi derecesinde olup, taifenin sözlerini tekzip etmektedir. " (Mektubat-ı Rabbani, 2/250)

"Mehdi'nin geleceğine dair Resulullah (sav)'dan tevatür düzeyinde birçok Hadis rivayet edilmiştir... " (eb'ul-Hasan Muhammed b. Hasan el-Überi Sicistani, Menakıb'üş-Şafii/Dr.G.Hüseyin Tacirineseb, Mehdilik ve İmam Mehdi, s. 88 ve 405)

Mehdi'nin varlığı ve ahir zamanda zuhur edeceği, Peygamber ailesinden ve Fatıma oğullarından oluşu, tevatür ölçüsüne ulaşan hadislerle açıklanmıştır ve bu hadisleri inkar etmenin hiçbir anlamı yoktur... Tevatür ölçüsünü aşan, doğru ve açık hadislerde, Mehdi'nin Fatıma soyundan olup, dünya sona ermeden zuhur edeceği, zulüm ve haksızlıkla dolmuş olan dünyaya, adalet ve hakkaniyet getireceği, onun zamanında İsa As'ın gökten ineceği ve onun önderliğinde namaz kılacağı kanıtlanmış bulunmaktadır. (Şerif Muhammed b. Resul Berazenci Medeni, el-işae, s.184 ve 305 / Mehdilik ve İmam Mehdi, s.328)

"Kıyamet gününün en büyük alametlerinden birisi de, hakkında tevatür derecesini aşacak derecede hadis bulunan bir kişinin zuhur edeceğidir. Birçok hadis hafızları, Mehdi'nin Peygamber soyundan olduğunu kabul etmişlerdir, böyle mütevatır bir konuya sırt çevirmek yakışık almaz. Hak ehlinin inancına göre, Mehdi İsa Mesih'ten ayrıdır. Mehdi, İsa As.'dan önce zuhur edecektir. Bu konu Sünni bilginleri arasında, onların inancından sayılacak kadar yaygınlık kazanmıştır. " (Şemseddin Muhammed b. Ahmed Sefareyni, Levaih'ül-Envar'ül Behiyye şehri, C.2, s.74-76-86'dan özet)

Muhammed b. Ali Şevkani, "et-Tavzih..." isimli kitabında şöyle söylemiştir:

" ...Bunlar (Mehdi, Deccal ve Mesih ile ilgili rivayetler) hiç kuşku yok ki, mütevatır hadislerdir, Peygamber'in buyruğu hükmündedir... Buna göre, Deccal ve Mesih hakkındaki rivayetler mütevatır olduğu gibi Mehdi hakkındakiler de mütevatırdırlar... " (Muhib b. Salih el-Bureyni, Ikd'üd-Dürer fi Ahbar'il-Muntazar, s.14-15 / Ebu Tayyib Muhammed Sıddık Kunuci, el-İzaetü... s.95 ve 130 / Mehdilik ve İmam Mehdi s.329)

"Mehdi hakkındaki hadisler, manevi tevatür ölçüsünü geçmiş, inkar edilmelerinin bir anlamı yoktur. " (Şeyh Hasan Advi Hamzavi, Meşarik'ül-Envar, F.2, s.115, -1307 H. Basımı / Mehdilik ve İmam Mehdi s. 329)

"...Mehdi hakkındaki hadisler tevatür ölçüsünden çoktur. "Sünen", "Mesned" ve "Mu'cem" kitaplarında mevcuttur." (M.Sıddık b. Hasan Kunuci, el-İzaetü... s.94)
İmam Kurtubi Tefsirinden, bahsin tamamı:

Tevbe, 33- O dini bütün dinlere üstün kılmak İçin Rasülünü hidayetle ve hak din ile gönderen O'dur. Müşrikler hoş görmese de.


"O, dini bütün dinlere" belge ve deliller ile "üstün kılmak için Rasûlünü" Muhammed (sav)'ı kastediyor "hidayetle" yani, (hakkı batıldan ayıran) furkan ile "ve hak din ile gönderen O'dur."

Yüce Allah dinin şer'i hükümlerini hiçbir şey gizli kalmayacak şekilde açıklamış bulunmaktadır. Bu açıklama İbn Abbas ve başkalarından nakledilmiştir.

"Üstün kılmak için" ifadesinin İslâm dinini diğer bütün dinlere üstün kılmak için anlamında olduğu söylenmiştir. Ebu Hureyre ve ed-Dahhak derler ki: Bu İsa (a.s)'ın nüzulü sırasında olacaktır. es-Süddî de der ki: Bu, Meh-di'nin çıkışı sırasında gerçekleşecektir. İslâm'a girmedik, yahut cizye ödemedik hiçbir kimse kalmayacaktır.

Mehdi'nin, Hz. İsa'dan ibaret olduğu da söylenmiştir ki, bu doğru değildir. Çünkü sahih haberler, Mehdi'nin Rasûlullalı (sav)'ın soyundan geldiğine dair tevatür derecesine ulaşmıştır. Dolayısıyla onun Hz. İsa olduğunu söylemek mümkün değildir. "İsa'dan başka Mehdi yoktur" şeklinde hadis diye gelen rivayet İse sahih değildir. el-Beyhakî "Kitabu'l-Basi ve'n-Nuşûr" adlı eserinde şöyle demektedir: Çünkü bu hadisi rivayet eden Muhammed b. Halid el-Cenedî'dir ki, meçhul bir ravidir. Bu, Eban b. Ebi Ayyaş'dan rivayet eder, o da metruk bir ravidir. Eban da el-Hasen'den, o da Peygamber (sav)'dan diye rivayet eder ki, bu rivayet munkatı'dır. Bundan önceki hadisler ise, Mehdi'nin çıkacağını açıkça ifade etmekte ve Mehdi'nin Rasûlullah (sav)'ın soyundan geleceğini beyan etmektedirler ki senet itibariyle daha sahihtirler.

Derim ki: Biz bu hususu, daha geniş açıklamalar da katarak "et-Tezkire" adlı eserimizde zikrettik ve orada Mehdi'ye dair haberleri yeterince naklettik. Yüce Allah'a hamd olsun.

"O dini bütün dinlere üstün kılmak için" buyruğu ile Arap yarımadasında üstün kılmayı kastettiği de söylenmiştir ki bunu da gerçekleştirmiş bulunmaktadır.
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
53
Kur’an-ı Kerim’de Mehdi

Tevbe, 33: O dini bütün dinlere üstün kılmak için Resulünü hidayetle ve hak din ile gönderen O'dur. Müşrikler hoş görmese de.

"O, dini bütün dinlere belge ve deliller ile üstün kılmak için Resulünü yani Hz. Muhammed Efendimizi hidayetle, yani (hakkı batıldan ayıran) furkan ile ve hak din ile gönderen O'dur."

Fahreddin Razi Hz. Tefsiri:

Birinci yön: İslâm'ın hilafına olan bütün dinlerin mensuplarını, bütün yerlerde olmasa dahi, bazı yerlerde Müslümanlar ezmiş ve onlara galip gelmişlerdir. Bu cümleden olarak, Müslümanlar mesela Yahudileri kahretmiş ve onları İslâm topraklarından çıkarmışlardır. Şam topraklarındaki Hıristiyanlara da galip gelmişler, bu Şam topraklarını Rum diyarından ve batıdan izleyen mıntıkaları da ele geçirmişlerdir. Yine, Müslümanlar Mecusîlere, kendi mülkleri üzerinde oldukları halde galip gelmişler ve yine, Türk ve Hind topraklarına komşu olan pek çok beldede putperestlere de üstün ve galip gelmişlerdir. Diğer dinlere karşı üstünlüğü de böyle olmuştur. Böylece, Allah Teâlâ’nın bu ayetle haber verdiği husus tahakkuk etmiş ve bizzat gerçekleşmiştir. O halde bu, gayb'den bir haber verme ve böylece net bir mucize olmuştur.

İkinci yön: Ebu Hureyre (r.a.)'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bu, Allah Teâlâ’nın, İslâm'ı bütün dinlerden üstün kılacağına dair bir vaadidir. Bu vaadin tamamlanması ise ancak, Hz. İsa (ahir zamanda) zuhur ettiği zaman olacaktır..."

Süddî de şöyle demiştir: "Bu, Mehdî zuhur ettiği zaman tamamlanacaktır. O zaman herkes, ya İslâm'a girecek yahut da "haraç" verecektir. "

Üçüncü yön: Bununla, İslâm'ın, Arap yarımadasında bulunan bütün dinlere galip gelmesi kasdedilmiştir. Bu da gerçekleşmiş ve tahakkuk etmiştir. Zira Allah Teâlâ o yarımadada hiçbir kâfir bırakmamıştır.

Dördüncü yön: Bu ifadeyle murad edilen, "Cenab-ı Hakk'ın o dine mensup olan kimseleri, dinin ahkâmının ve yasalarının tamamına muvaffak kılması ve onları ona tamamıyla muttali kılmasıdır. Böylece de, o kimseye, bu din hakkında herhangi bir şeyin gizli ve kapalı kalmamasıdır."

Beşinci yön: Cenab-ı Hak, bu tabirle bu dini hüccet ve açıklama ile galip ve üstün getireceğini murad etmiştir. Ancak ne var ki bu görüş zayıftır; çünkü Allah Teâlâ, bunu ilerde yapacağını vaad etmiştir. Hâlbuki hüccet ve beyanlar ile dini takviye etmek, İslâm'ın başlangıcında söz konusu idi.

Buna şu şekilde de cevap vermek mümkündür: İslâm dininin ilk yıllarında mü'minlerin zayıf olmaları, kâfirlerin hükümran olmaları ve kâfirlerin, diğer insanları İslâm'ın delilleri hususunda düşünmekten men etmiş olmaları sebebiyle şüpheler çok idi. Ama İslâm Devleti kuvvetlendikten sonra, kâfirler acze düştüler. Şüpheler zayıfladı, böylece de, İslâm'ın delillerinin zuhuru ise kuvvetlendi. Binaenaleyh, bu ayetteki müjdeden maksat, bu kuvvetin ve gücün artmasıdır.

-------------------

Bakara 114: Allah'ın mescidlerinde Allah'ın adının anılmasını engelleyenlerden ve onların harab olmasına çalışanlardan daha zalim kim olabilir? Böyleler! oralara ancak korka korka girerler. Onlar için dünyada rüsvalık vardır. Ahirette de en büyük azap yine onlaradır.

İmam Kurtubi Tefsiri:

7- O Kâfirler İçin Dünyada rüsvalık vardır

"Onlar için dünyada rüsvalık vardır." Bunun anlamı ile ilgili olarak Katade'den şöyle bir rivayet gelmiştir: Harbî olan için öldürülmek, zımmî olan için de cizye vardır demektir.

es-Süddî de der ki: Dünyada onlar için rüsvalık, Mehdi'nin kıyamı, Amuriye, Rumiye (Roma) ve Konstantiniyye'nin fethedilmesiyle buna benzer diğer şehirlerinin fethedilmesidir ki bunlara dair açıklamaları et- Tezkire adlı eserimizde kaydetmiş bulunuyoruz.

Bu ayet-i kerimeyi Kureyşliler hakkında kabul edenler ise onların rüsvalıklarının Mekke'nin fethiyle gerçekleşmiş kabul ederler. Kâfir olarak ölen kişi için ise ahirette (en büyük) azap vardır.
 

Verda

Gales
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2010
Mesajlar
10,917
Puanları
113
Mehdi ile ilgili Ahmet Ağırakça'nın bir araştırması

MEHDİ:
Yol gösteren, hidayete eren, doğru yolu bulan, Allah tarafından kendisine rehberlik edilen kimse. Kıyamete yakın dönemde zulüm ve adaletsizliğin her tarafı kapladığı bir zamanda gelip yeryüzünü adaletle dolduracağı ve İslâmı hâkim kılacağı söylenen Ehl-i beytten birisi.
Mehdi, kelime olarak Arapça He-De-Ye kökünden ismi mef'ul olup hidayete ermiş, hidayet bulmuş kişi anlamını taşır. Mehdî'nin ahir zamanda çıkacağına ve insanları hayır ve adalete yönelteceğine dair ahad haberler mevcuttur. Hz. Peygamber (s.a.s)'den nakledilen İbn Mâce'de mevcut hadislere göre Mehdî'nin Ehl-i beytten olacağı bildirilmektedir:
"Mehdî bizden, Ehl-i beyttendir. Allah onu bir gecede zafere erdirecektir. Mehdî, Fatıma evlâdındandır" (İbn Mâce, Fiten, 34; Dârimî, Mehdî, 1).
"Biz Abdülmuttalib evlâdı Cennet ehlinin efendileriyiz. Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdî" (Ebu Davud, Mehdî, 1; Tirmizî, Fiten, 52-53; İbn Mâce, Fiten, 34).
"Dünya hayatının sona ermesine bir gün bile kalsa, Allah zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak Ehl-i beytten birini gönderecektir" (Ahmed b. Hanbel, II, 117-118).
Bu gibi hadislerin yanısıra diğer muhaddislerin hadis mecmualarında da bazı haberler mevcuttur. Bu hadisleri takviye edecek mütevatir derecede bir bilgi olmadığı gibi, bununla ilgili olarak Kur'ân-ı Kerim'de herhangi bir nass da mevcut değildir. Ayrıca Mehdî konusu Maturidî ve Eş'arî gibi Ehl-i Sünnet'in temelini oluşturan akaide dair eserler telif eden imamların eserlerinde işlenmemiş ve bu konu ele alınmamıştır. Ayrıca fer'i bir konu olduğundan ve ahad habere dayandığından dolayı bunu inkâr küfre sebeb olmadığı için ilk dönem akaid kitaplarına yansımamıştır.
Ehl-i Sünnet'in akideye dair yazılan son dönemlerinde bu konu ele alınmaya başlanmış ve iman ile aralarında ilgi kurulmuştur. Bununla birlikte Şiâ'nın bütün kollarında Mehdîlik önemli bir husus olup sürekli işlenen ve Mehdî beklentisinin hâkim olduğu bir inanç görülmektedir. Şiâ'nın gizli imamı Mehdî'dir. Şiâ'ya göre bu gizlilik mutlaka bir gün sona erecek, yeryüzündeki bu zulüm ve adaletsizlikler yok olacak ve tarih boyunca haksızlığa uğratılan Ehl-i beytin intikamı alınacaktır. Onlar Kur'ân-ı Kerim'in Hud, 11/8; eş-Şuara, 24/4; el-Kasas, 28/5 gibi ayetlerin Mehdî'ye delalet ettiğini söylerler.
Ehl-i Sünnet'te de Mehdî bekleme temayülü olmasına rağmen, ona insan üstü özellikler atfedilmeden toplumu İslâma yöneltecek bir yönetici veya ilim adamı olabileceği ifade edilmektedir. Ayrıca ahad haberlere dayanan bu beklentinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini düşünmek insanın inancına gölge düşürmemektedir.
İmam Sahavî ve İbn Hacer el-Heytemi gibi âlimlerin yanı sıra İmam Celâleddin es-Suyûtî "el-Örfü'l-Verdî fi Ahbâri'l-Mehdî" ve "Kitabü'l-Keşf" adı altında Mehdî ile ilgili hadisleri bir kitabında toplamıştır. Bu eser Ali b. Hüsameddin el-Muttaki tarafından "el-Burhan fi Alâmâtî Mehdiyyi Âhiri'z-Zaman " adıyla yeni bir tasnif ile ilim dünyasına kazandırılmıştır. İbn Hâcer el-Heytemî de bu konuda "el-Kavlu'l-Muhtasar fi Alâmâtil-Mehdiyyil-Muntazar" adlı eserini telif etmiştir. Bu her iki eser Müşerref Gözcü tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir. Mehdî ile ilgili hadisler yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Ebu Davut, Tirmizi, İbn Mâce, Ahmed b. Hanbel gibi büyük âlim ve muhaddisler tarafından kaydedilmiş hadislerdir. Buna rağmen dikkate şayan bir husus vardır ki Buhârî ve Müslim bu konudaki hadislere eserlerinde yer vermemişlerdir.
Sahihayn dışındaki hadis mecmualarında yer alan bu hadislerin sıhhat dereceleri tartışılmış ve genellikle zayıf derecesinde hadis oldukları kabul edilmiştir. Zaten bunlar arasındaki çelişkiler bu durumu göstermektedir.
Ehl-i Sünnet'te Mehdî inancı söz konusu edilmesine rağmen, bir inanç olarak yerleşmemiştir. Şiâ bunu çok ileri seviyede akideyi ilgilendiren bir mesele olarak takdim etmiştir. Şia'da Mehdî'nin on ikinci İmam olduğu ifade edilmekle birlikte daha önceleri beşinci İmam olan Muhammed Bakır'ın Mehdî olduğu da ileri sürülmüştü. Hatta Ca'fer-i Sadık'ın da Mehdî olduğunu ifade eden görüşlere de rastlanmaktadır.
Tamamen siyasî bir rol oynadığı gözlemlenen Mehdî inancı kesin bir delile dayanmamakta olup, İslâm tarihinde bir çok kanlı çatışmaya neden olmuştur. Emevî ve Abbasî tarihleri boyunca ortaya çıkan bir çok siyâsi grup hep liderlerinin Mehdî olduğunu söyleye durmuşlardı. Hatta Kuzey Afrika'da kurulan ve daha sonra Mısır'a da hâkim olan Şiî Fatımî devletinin ilk hükümdarının Mehdî olduğu inancı bu devleti kuran ve sürdüren kimseler tarafından inanılan bir husustu.
Ayrıca zaman zaman Türkiye'de ve başta İstanbul'da olmak üzere İslâm dünyasının birçok yerinde Mehdî olduğunu iddia edenler hiç de eksik olmamıştır. Bu gibi kimseler Mehdî beklentisinde olan bir çok insanı aldatmış ve hislerini istismar etmişlerdir. Meçhule dayalı olan bir anlayışın İslâm'ın genel prensipleri ile bağdaşmadığı görülmektedir.
Bütün bunlar gözönünde bulundurulunca Mehdî inancının İslâmdaki yeri kendiliğinden ortaya çıkar.

ŞAMİL İSLAM ANSİKLOPEDİSİ
Prof. Dr. Ahmed AĞIRAKÇA
 
Üst