Kitap Tavsiyeleriniz

ALI25

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2015
Mesajlar
7,509
Puanları
48


Kitabın Basım Bilgileri

  • Kitabın Adı: Peygamberimizin Risaleti ve Şahsiyeti
  • Yazar: Mevlana Şibli Numani
  • Baskı Tarihi: 2004
  • Sayfa Sayısı: 425
  • İSBN: 9799753627343
  • Kitabın Türü: Tarih, Din (İslam)
  • Dil: Türkçe
  • Yayınevi: Timaş Yayınları
 

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
6,183
Puanları
113



"Kıyamet kopmadan önce şu altı olayı bekle! 1- Ölümümü, 2- Beytu'l - Makdis'in fethedilmesini, 3-Kırıp geçirecek olan Mutan salgınını, ki o koyun sürüsünü kırıp geçiren bir salgın misali sizi kırıp geçirecektir. 4- Mal varlığının aşırı bir şekilde artması. Siz, herhangi birine çıkarıp 100 altın verseniz bile adam, bunu azımsayarak size karşı öfke dolu olduğu halde kinini hep sürdürecektir. 5- Bunun peşinden öyle bir fitne baş gösterecek ki, Arap toplumundan kimseyi dışta bırakmaksızın hepsini içine alacaktır. 6- Sonrasında ise sarı ırk mensubu (Bizans ile) aranızda bir barış oalcak. Nihayetinizde size ihanet ederek, size karşı seksen bayrak altında ayaklanacaklar. Bu seksen bayrağı taşıyan her komuta merkezinin emrinde de 12 bin kişiden oluşan bir büyük ordu ile saldırıya geçecekelrdir." (Buhari, 3179)





 

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
6,183
Puanları
113


Bismihi Teala, Hamd ve salavattan sonra...


Mektubat-ı Rabbani gibi eşsiz bir eserin anlaşılması ve anlatılması manasındaki tercüme işinin ne kadar müşkil olduğu açıktır. Bu sahada gerçekten mükemmel olanların kitap yazmadığı, bilakis yaşayarak tasavvufu hayatına tatbik ettiği bir ortamda, söz ve yazı ile ifadenin ancak bu kadar olabileceğini kabul etmek gerekir. www.arifankitapevi.com


Diğer bütün tercümelerin değişik yönleri olup, çeşitli faydalara sahip olduğu açık olmakla birlikte bizim tercümemiz ise aslına sadık kalarak tasavvufu yaşamakla, tatbik ile elde edilecek olan marifetlere işaret ve teşvikler içermektedir.


Bu ilimlerde bizleri yetiştiren Müceddid Mahmud Efendi Hazretleri (KS.) nin elbette çok büyük payı ve tesiri vardır. Tüm okurlarımızı “Mektûbâtâ€￾tan uzak kalındığı an feyiz kesilir buyuran Mahmud Efendi Hazretleri'nin sözleri ve yazılarını örnek almaya davet ederek, eserimizin kabulünü, bu yolda faideli olmak dileğiyle bu aciz kulunu muvaffak eylemesini yüce Rabbimden niyaz ederim.



Ali Kara (Ramazan - 1435 - 2014)
 

nefahtü

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Haz 2013
Mesajlar
5,117
Puanları
0
Üsküdar'da Bir Attar Dükkanı
Ahmet Yüksel Özemre.
 

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
6,183
Puanları
113



BEHCETÜN NÜFUS TERCÜMESİ 1. CİLT
önsözden:

Allaha hamd olsun, Habibi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ve tabilerine salat ve selam olsun.
Elinizdeki eser, İbni Cemre diye tanınan Ebî Muhammed Abdullah b. Sa’d b. Ebî Cemre el-Ezdî, el-Mürsî, el-Endelûsî’nin çok kıymetli bir eseridir.
Eserin, hadis ilmi sahasındaki kıymeti ile birlikte tasavvufi yönü de önemlidir. Takva sahibi olan müellifin sünnete ittiba nuruyla keşfettiği manaları okuyucularına aksettirmesi de büyük bir ikramdır. Kur’an ve hadisi şerif lafızlarına gizlenen manaları bizlere açıklayan alimlere ve evliyaya şükranlarımızı ifade etmekten aciziz. Onların şu kıymetli çalışmaları olmasaydı, ümmet bugün daha fazla bid’at ve dalalet kuyularında boğulacaktı.
Müellif İbni Cemre Endülüs’ün Mursiye şehrinde ilimle şöhret bulmuş bir aileye mensuptur. İspanyol Hristiyanları Müslümanların ellerindeki toprakları alınca, orada yaşayan halkta hicret etmek zorunda kalmıştı. İbn Ebî Cemre de yaşadığı yer olan Mursiye’nin kaybedilmesiyle Mısır’a hicret etmek zorunda kalanlardandır.
İbn Ebî Cemre hayatını sade bir şekilde, sünnete ittiba ile yaşayan bir kimse idi. Kendisine teklif edilen kadılık görevini almamıştır.
Sünnete bağlılığı en önemli vazife olarak görür ve zor zamanlarında bile Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetinden ayrılmazdı. Bu sebeple yatmadan önce Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’den rivayet edilen duaları okumayı ve sağına uzanarak yatmayı terketmezdi. Bir keresinde sağ tarafında şiddetli bir ağrı ve elem duymuştu. Yatağa yöneldiğinde sağ tarafına yatmak istiyordu lakin ağrısı buna engel oluyordu. Bütün bunlara rağmen Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in Sünnet’ine uymanın bereketini umarak, meşakkatli de olsa sağ tarafına doğru yattı. Daha sonra kendi ifadesiyle, “daha başını yastığa koymadan O’nun (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetinin bereketiyle şiddetli ağrısının kaybolduğunuâ€￾ hissettiğini söylemiştir.
İbn Ebî Cemre tasavvufi yaşantısı olan birisiydi. Bu sebeple şahsî ibadete çok önem verir ve “halvetâ€￾ hayatını tercih ederdi. Dünya işlerinden uzaklaşır ve kendisini Rabbisine yakınlaştıracak ilim ve ibadetle meşgul olmaya çalışırdı. Zikirlerini gizli (hafi) olarak yapardı ve böyle yapılmasını isterdi, açıktan (cehrî) zikir yapılmasını ise istemezdi.
Hayatının son yıllarını Kahire’de geçiren İbn Ebî Cemre, hicrî 699 senesinde vefat etmiştir. Kabri, Kahire sınırları içerisinde yer alan Şeyh Taceddin b. Atâullah türbesinin yakınlarında olup ziyarete açıktır.
Allahu Teala hizmetlerini kabul eylesin ve bizleri şefaatine nâil eylesin.
Ali Kara (30 Muharrem-1439 / 20 Ekim 2017)
 

muallim08

Paylaşımcı Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Eyl 2007
Mesajlar
6,964
Puanları
113


Ekonomik,siyasi,askeri, tüm çalkantılara anlam katma çabasında yazılmış 3 kitap. Dünya ve dünyadaki Türkiyeyi tanımaya yardımcı...
 

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
6,183
Puanları
113
0000000712126-1.jpg

Oğuzname, "Türk kimliği"nin kitabıdır.Okuyucu, bu eserde Türklüğün dilini, coğrafyasını, sosyolojisini, siyasî, hukukî, hülasâ kültür tarihini bir bütün olarak okuyup öğrenecektir. Oğuzname, Türklerin kökenini araştırmak isteyenler için bir başucu kitabıdır. Şöyle ki, Oğuzlar'ın Hazret-i Nuh'tan itibaren bilhassa Moğollarla, Kıpçak, Karlık ve diğer kavimlerle XVII. yüzyıla kadar yaşadıkları hadiseler bu eserde rivayetlerle gözler önüne serilmektedir. Oğuzname, güneşin doğduğu yerden güneşin battığı yere kadar bütün dünyanın Oğuz Kağan tarafından fethinin kitabıdır. Oğuz Kağan, ata yurdu olan Issık Göl çevresinden ordusu ile birlikte hareket ederek dünya üzerine düzenlediği seferlerin, Asya'nın, Anadolu'nun, Avrupa'nın ve Afrika'nın nasıl bir Türk yurdu olduğunun destânıdır. Oğuzname, Diyarbakır'ın, Antakya'nın Türk yurdu haline getirilip altın bir taht üzerinden nasıl yönetildiğinin, Anadolu'nun buralardan nasıl fethedildiğinin destânıdır. Oğuzname, Türk töresinin, geleneklerinin, zevklerinin, toylarının, sevinçlerinin, acılarının ve gözyaşlarının destânıdır. Oğuzname, Türk edebiyatının en önemli kaynaklarından birisidir. Türk edebiyatının diğer önemli eserlerinden olan Dede Korkut Destanı da dâhil olmak üzere pek çok eserin kaynağı Oğuzname'dir. Türk destanları konusunda yetkin bir isim olan Prof. Dr. Necati Demir'in hazırladığı bu eser Oğuzname'nin İngiltere Milli Kütüphanesi'nde bulunan iki nüshasından hareketle hazırlanmıştır. Eserde her iki metnin tenkitli bir çevirisiyle Türkiye Türkçesi'ne aktarılmış nüshalarını ve kapsamlı bir "Oğuzname sözlüğü"nü birlikte bulacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
 

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
6,661
Puanları
113
Ekli dosyayı görüntüle 709

Oğuzname, "Türk kimliği"nin kitabıdır.Okuyucu, bu eserde Türklüğün dilini, coğrafyasını, sosyolojisini, siyasî, hukukî, hülasâ kültür tarihini bir bütün olarak okuyup öğrenecektir. Oğuzname, Türklerin kökenini araştırmak isteyenler için bir başucu kitabıdır. Şöyle ki, Oğuzlar'ın Hazret-i Nuh'tan itibaren bilhassa Moğollarla, Kıpçak, Karlık ve diğer kavimlerle XVII. yüzyıla kadar yaşadıkları hadiseler bu eserde rivayetlerle gözler önüne serilmektedir. Oğuzname, güneşin doğduğu yerden güneşin battığı yere kadar bütün dünyanın Oğuz Kağan tarafından fethinin kitabıdır. Oğuz Kağan, ata yurdu olan Issık Göl çevresinden ordusu ile birlikte hareket ederek dünya üzerine düzenlediği seferlerin, Asya'nın, Anadolu'nun, Avrupa'nın ve Afrika'nın nasıl bir Türk yurdu olduğunun destânıdır. Oğuzname, Diyarbakır'ın, Antakya'nın Türk yurdu haline getirilip altın bir taht üzerinden nasıl yönetildiğinin, Anadolu'nun buralardan nasıl fethedildiğinin destânıdır. Oğuzname, Türk töresinin, geleneklerinin, zevklerinin, toylarının, sevinçlerinin, acılarının ve gözyaşlarının destânıdır. Oğuzname, Türk edebiyatının en önemli kaynaklarından birisidir. Türk edebiyatının diğer önemli eserlerinden olan Dede Korkut Destanı da dâhil olmak üzere pek çok eserin kaynağı Oğuzname'dir. Türk destanları konusunda yetkin bir isim olan Prof. Dr. Necati Demir'in hazırladığı bu eser Oğuzname'nin İngiltere Milli Kütüphanesi'nde bulunan iki nüshasından hareketle hazırlanmıştır. Eserde her iki metnin tenkitli bir çevirisiyle Türkiye Türkçesi'ne aktarılmış nüshalarını ve kapsamlı bir "Oğuzname sözlüğü"nü birlikte bulacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
Osmanlı kurucusu kayılar kürtmüş kitapta yazıyor mu :)
Kürtler olmasa sen olur muydun düşündün mü?(!) hehhee
 

Büşra

'ana hura!!
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
22,598
Puanları
113
Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil?



“KADIN” GİZLİ GÜÇLERİN TEMSİLCİSİ

KADIN: İnsan cinsinin iki kutbundan biri. Bütünün diğer yarımı.

Ana: Yaradan’ın “Rahim” esmasının insanda tecillisi. Toplumun mimarı. Taşıyan, doğuran, büyüten, şekil veren, inşa eden.

Aşk: Allah’ın “Cemal” sıfatının insanda temsilcisi. Uğruna nice şiirler şarkılar yazılan gizemli varlık. Alıcı.

Dişi: Gizli güçlerin temsilcisi. Gücünü zayıflığından alan cinsiyet. Gizemli çekici, üreten. Kanmaya ve kandırmaya meyilli, cezp edici, baştan çıkarıcı. Masum, mûnis-yumuşak. Şefkat ve teslimiyetin temsilcisi. Kendi içinde de zıtları uyumlayabilin varlık. Kalp.

Dişil Güçler: Gizemli güçler. Teslimiyet, kadınlık, sevecenlik, yumuşaklık, letâfet, neşe, duygusallık, beceriklilik, masumiyet, kurnazlık, güzellik, annelik…

“ERKEK” AÇIK GÜÇLERİN TEMSİLCİSİ

ERKEK: İktidar, güç ve irade. Allah’ın “Celal” isminin tecellisi.

Baba: Koruma, kollama, sorumluluk alma, aileye sahip çıkma…

Aşık: Verici.

Erk: Açık güçlerin temsilcisi. İktidar, kuvvet ve kudret. Koruma ve yönetme gücü. Baş.

Eril Güçler: Fiziki güç, maddi güç, liderlik vasıfları, dayanıklılık, cesaret, güven, kontrol etme, koruma kollama, sahip çıkma…

Yaratılışta erkeğe kas gücü gibi fiziksel güçler verilirken, kadına yumuşaklık, letafet gibi ince güçler verilmiş.

Filin, aslanın, arının, yılanın, akrebin gücü birbiri ile kıyaslanamaz. Bir bakarsın küçücük bir akrep koca bir aslanı devirmiş.

Kadın ve erkeğin güçleri de birbirinin aynı değildir. Kadın erkeğe göre fiziksel ve duygusal olarak zayıf yaratılmış. Erkek de kadına karşı zayıftır.

“Su ile ateşin hallerini bilirsin. Gerçi su, ateş gibi heybetli bir varlığı söndürebilme kudretindedir. Ancak aynı su bir kap içinde bulunursa ateş onu kaynatır, bir damlası kalmayıncaya kadar buhar haline getirip havaya karıştırır. Kısaca kaplar dolusu suyu ortalıktan yok eder. İşte erkekle kadın da böyle su ile ateşe benzerler. Görünüşte su gibi olan erkek, kadına hâkim bir durumda ise de işin iç yüzü böyle değildir. Ateşin harareti gibi kadının sevgisi ve câzibesi de erkeği coşturup kaynatıp tüketmeye kadirdir.”
( Hz. Mevlana-Mesnevi)

(Sema Maraşlı /Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil kitabından)

Bu kitaptan bir kaç tane almalıyım hediye etmem gereken dişiler var =)))
 

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
6,183
Puanları
113
Modernist Zihniyete Karşı EHLİ SÜNNET MÜDAFAASI





Dirayet Yayınlarından çıkan onüç hocanın katkılarıyla hazırlanan Modernist Zihniyete Karşı Ehl-i Sünnet Müdafaası adlı bu eserin takdiminde şöyle deniliyor: Hakkı ihkak etme adına gayret etmemenin batılı terhiç etmeye eş değer olduğuna inanan bizler bu gayretimizin somut bir neticesi olması için ortaya koyduk bu çalışmayı. Türlü vesilelerle temellerinin tazif edilerek yok edilmeye çalışıldığı sahih İslam inancının ve ehlisünnet akidesinin yanında olduğumuzu göstermek ve batılın hak suretinde takdim edildiği bir keşmekeş furyasında hakkın gerçek veçhesini yansıtan bir ayna olabilmek için sıvadık kollarımızı…
Elinizdeki Ehl-i Sünnet Müdafaası adlı bu eserde Resulallah sav bu müjdesine nail olabilme maksadıyla yola çıkmış olan, büyük taaruzlara maruz bırakılmış ehli sünnet cephesinin küçük bir hizmetkarı olabilmeyi hayatının en büyük bahtiyarlığı addetmiş olan ve safların birbirine karıştırılmaya çalışıldığı bir dönemde hakkın safında olmayı yeğlemiş bir kısım mü’min neferler tarafından hazırlanmış bir eserdir.
Yazarlar:
– Hüseyin Avni Hocaefendi
– Yücel Karakoç
– Hasan Yaşar
– İbrahim Bayraktar
– Ömer Faruk Korkmaz
– Orhan Gazi Yüksel
– Dursun Ali Yılmaz
– Hulusi Taşçı
– Enes İnce
– Faruk Kemaloğlu
– Mustafa Ülker
– Ubeydullah Ademoğlu
– İbrahim Delioğlu
 

ihvncnr

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Eki 2018
Mesajlar
41
Puanları
8
Ölü Dalgıcın Sonbaharı isimli kitaba başladım. Güzel gidiyor beğendim şimdilik.
 

Büşra

'ana hura!!
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
22,598
Puanları
113
Hatice Kübra Tongar
Bağırmayan Anneler
Çocuk eğitimi sahasına giren güzel bir hanım kardeşimiz
Bağırmayan Babaları da ben mi yazsam =p
 
Üst