Kaynaklarıyla yabancı ile tokalaşma | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Kaynaklarıyla yabancı ile tokalaşma

Beniadem

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Eki 2006
Mesajlar
8
Puanları
0
Selamunaleyküm ihvanlar. Bu meseleyi yeni bir başlık altında açtığım icin mazur görün.Cvp'larda delilli metinler az gördüm ve bunu ilginize sunmayı uygun buldum.

Ibn-i Hacer (rahimehullah) buyurmuştur ki: Musafaha emri umumi olmakla beraber, yabancı kadınlar ve yakışıklı emred (sakalı çıkmamış, tüysüz delikanlı) larla musafaha bundan müstesnadır. Dört mezhep fıkhında bu hususta ihtilaf söz konusu değildir. Nitekim Mevla Teala, erkekler hakkında:

"(Habibim) Mümin erkeklere de ki: Gözlerini (yabancı kadınlara bakmaktan) yumsunlar ve namuslarını korusunlar. Çünkü bu kendileri için daha temiz (bir hareket) dir. Şüphesiz ki Allah (-u Teala) onların yaptıklarını ziyade haberdardır. (Nur Süresi:30) Kadınlar hakkında:

"Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar ve namuslarını muhafaza etsinler." (Nur Süresi 31'den) buyurmuştur ki, namahreme bakmak bu ayet-i kerimeyle haram edildiğine göre, yabancı eli tutmanın haram oluşu hayda hayda anlaşılmaktadır.

Mevla Teala, Ashab-ı Kiram gibi en seçkin kullarını bile:
"Onlardan (peygamber hanımlarından) bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır." (Ahzab Süresi 53'den) ayet-i celilesiyle manevi annelerimiz olan efendimiz (s.a.v) in ailelerine bakmaktan menetmiştir ki bu da, bu konunun hassasiyetini açıkça ortaya koymaktadır.

Ayrıca Efendimiz (s.a.v) in eli, hayatı boyunca yabancı bir kadın eline değmemiştir. Nitekim:
Ümeyme binti Rukayka (r.a) dan rivayet edildiğine göre, Efendidmiz (s.a.v) "Muhakkak ki ben kadınlarla musafaha etmem (tokalaşmam) buyurmuştur.

Aişe (radiyallahu anha) da buyurmuştur ki " Vallahi! Resulullah (s.a.v) in (mübarek) eli, hiç bir (yabancı) kadının eline katiyyen değmemiştir. O, kadınlarla sadece konuşmak suretiyle (ellerini tutmadan) biatleşirdi."

Bu rivayetlerin kuvvetliliğinden ve çokluğundan da anlaşılacagı üzere kadınlarla tokalaşmak kesinlikle haramdır. Bunun aksini iddia eden veya bunu tersine hareket eden hoca ve şeyh kisvesinde ki bir takım sapıklardan son derece sakınılmalıdır.

Onlar müride (kadın mürid) lerini manevi evlat kabul ederek ve kalplerinin temizliğini iddia ederek bu fitneye düşmüşlerse de, bu hususta mazur değildirler. Zira en büyük önderimiz ve manevi babamız olan, sevgili peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimizden kalbi daha temiz bir kimse düşünülemeyeceğine göre, onun yapmadığı bir işi, yapmağa kalkışmak hiç bir ehl-i sünnet aliminin ve şeyhin karı değildir.

Kaynak: Ruhu'l Furkan c.5, s.464,465

Not:Bu metni asli şekilde görmek isteyen varsa, .pdf veya .jpeg formatında gönderebiliriz.Metinde ki ayetlerin ve hadislerin arapçasını, ve hadislerin kaynağını orjinalinde görebilirsiniz.

Büyüklerin duası üzerinize olsun.
 

Beniadem

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Eki 2006
Mesajlar
8
Puanları
0
Tedbirsiz davranmak

Iffetsizliğe ve gayri meşru ilişkilere düşmemek için dinimizin tavsiye ettiği kurallara titizlikle uyulması gerekir. Mahremiyet ölçülerine, namahremle baş başa kalmama prensibine, konuşurken vakar ve ciddiyete titizlikle uyulmalıdır.

Bilhassa akrabalık, arkadaşlık, komşuluk ve hemşehrilik ilişkilerine çok dikkat edilmelidir. Kimi insanlar, "Yabancı değil ki, amcamızın oğlu", "Canım el mi, komşumuz", Ne olacak ki, kayın biraderim", O benim arkadaşım, kötü gözle bakmaz" gibi sözlerle dinimizin kurallarını çiğniyor ve sonuçta zarar ediyor. Elbette insanlara suizan etmeyeceksiniz. Fakat kurallar da uyacaksınız.

Hiç kimse Peygamberimiz (s.a.v) kadar iffetli, namuslu ve iyi niyetli olamaz. O dahi tavsiye ettiği kurallara önce kendisi uymuştur. Karşı cinsle konuşurken ciddiyetini korumuş, ellerini sıkmamış ve yüzlerine bakmamıştır.

Kimi dindar insanların karşı cinsle konuştuklarına şahit oluyorum.Hemcinsiyle konuşur gibi hareket ediyorlar. Yüksek sesle, kahkaharla ve esprilerle süren konuşmada neredeyse hiç bir sınır tanınmıyor. Sonuçta her iki taraf sorumlu oluyor.

Ömür Boyu Aşk - 2, s.125, Cemil Tokpınar
 
Üst