Kayıtsız şartsız özgürlük | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Kayıtsız şartsız özgürlük

mostar

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
6 Ara 2009
Mesajlar
1,011
Puanları
0
ÖZGÜR OLMAK HAKKIMIZ!
Kayıtsız şartsız özgür başörtüsü!
4 Kasım Perşembe günü "Başörtüsüne kayıtsız şartsız özgürlük!" eylemi yapılacak.
Başörtüsüne kayıtsız şartsız özgürlük!
Sorunun çözümünün ertelenmesi ve başörtüsü özgürlüğünün üniversiteyle sınırlanması üniversiteli öğrencilerin tepkisini çekti. Müslüman öğrenciler 4 Kasım Perşembe günü 13:00’da Beyazıt Meydanı'nda bir araya gelerek başörtüsüne kayıtsız şartsız özgürlük talep edecekler.
Başörtüsüne Kayıtsız Şartsız Özgürlük.

Başörtüsü sorununun hükümetin çözümü seçim sonrasına ertelemesiyle iyiden iyiye çıkmaza girmesi ve bir kısım üniversitelerde yasakçı uygulamaların devam ediyor oluşu üniversite öğrencilerini harekete geçirdi.

Yaşanan son süreç içerisinde üniversitelerde başörtüsünü ve İslami değerleri aşağılayan yasakçı öğrenci gruplarına ve başörtüsü özgürlüğünü sadece üniversite ile sınırlayan yaklaşımlara tepki vermek üzere Akabe Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği, Özgür Açılım Platformu ve Özgür-Der Üniversite Gençliği ortak bir eylem gerçekleştirme kararı aldı.

4 Kasım Perşembe günü, saat 13.00’da Beyazıt meydanında bir araya gelecek olan öğrenciler yasakçıları lanetleyecek ve Müslümanca kimliğin gereği olan başörtüsünün hayatın bütün alanlarında, kayıtsız ve şartsız olarak özgürleşmesi için seslerini yükseltecekler.

Not: Eylemde "grup yürüyüş de" olacak.
 

eylül

Veled-i kalbî
İhvan Üyesi
Katılım
15 Ara 2006
Mesajlar
5,223
Puanları
0
yerinde, sıcağı sıcağına bir eylem.

beklenin ötesinde, ses getiren bir eylem de olur inşaAllah.
(seçim sonrası ayağı ne iştir anlamamış olanlardanım.)
 

.::zeynep::.

{MİLLİ GÖRÜŞ}
İhvan Üyesi
Katılım
25 Eyl 2009
Mesajlar
711
Puanları
0
yerinde, sıcağı sıcağına bir eylem.

beklenin ötesinde, ses getiren bir eylem de olur inşaAllah.
(seçim sonrası ayağı ne iştir anlamamış olanlardanım.)

anlamak çokta zor değil , başörtüsünü kullanarak meydanlara çıkacaklar...yine yüzde kırklarda oy alacaklar...
 

eylül

Veled-i kalbî
İhvan Üyesi
Katılım
15 Ara 2006
Mesajlar
5,223
Puanları
0
bu şekilde oy alabileceklerine inanıyor musunuz gerçekten?
samimi bulmadığım birine ne diye oy vereyim?
 

.::zeynep::.

{MİLLİ GÖRÜŞ}
İhvan Üyesi
Katılım
25 Eyl 2009
Mesajlar
711
Puanları
0
bu şekilde oy alabileceklerine inanıyor musunuz gerçekten?
samimi bulmadığım birine ne diye oy vereyim?

daha önceki seçimlerde aynen bu şekilde oy aldılar ,
seçimden sonraya bırakmalarının başka mantıklı açıklaması varmı ?
 

girdap

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
8 Şub 2007
Mesajlar
2,541
Puanları
0
Eğer organizatör Anadolu Gençlik ise, tavsiyem vaktinizi boşa harcamamanızdır..
Siz başörtüsünü düşünürken, onlar AKP karşıtı sloganlara başlarlar, hayal kırıklığına uğrarsınız.
 

serhen

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2010
Mesajlar
234
Puanları
0
Yaş
41
Eğer organizatör Anadolu Gençlik ise, tavsiyem vaktinizi boşa harcamamanızdır..
Siz başörtüsünü düşünürken, onlar AKP karşıtı sloganlara başlarlar, hayal kırıklığına uğrarsınız.
Bırakın artık şu partizanlığı,zaten sizin gibi "aman Akpye zarar gelmesin" ciler yüzünden,bu vurdumduymazlık yüzünden Akp yıllardır bu sorunu hasır altı yaptı,bu sorun akepeyle başlamadı,milligörüş ve bu konuda hassasiyeti olanlar o zamanda meydanlardaydı,o zamanki hükümetler de protesto edildi ,eğer ciddi bir tepki ve baskı olsaydı Akp "BAŞÖRTÜSÜ SORUNU yüzde1.5 un sorunudur" demezdi ve bu sorun siyasi çıkarları için seçim sonrasına atılmazdı.
 

.::zeynep::.

{MİLLİ GÖRÜŞ}
İhvan Üyesi
Katılım
25 Eyl 2009
Mesajlar
711
Puanları
0
Bırakın artık şu partizanlığı,zaten sizin gibi "aman Akpye zarar gelmesin" ciler yüzünden,bu vurdumduymazlık yüzünden Akp yıllardır bu sorunu hasır altı yaptı,bu sorun akepeyle başlamadı,milligörüş ve bu konuda hassasiyeti olanlar o zamanda meydanlardaydı,o zamanki hükümetler de protesto edildi ,eğer ciddi bir tepki ve baskı olsaydı Akp "BAŞÖRTÜSÜ SORUNU yüzde1.5 un sorunudur" demezdi ve bu sorun siyasi çıkarları için seçim sonrasına atılmazdı.
bahanede hazır...:)

"Başbakan, başörtüsününde içinde olduğu özgürlükler sorununun çözümü için gelecek yıl yapılacak seçimlerden sonra harekete geçeceklerini söyledi"

bir tane ak partili( partiye boşver herhangi biride olabilir ) bunun mantıklı bir açıklamasını yapsınn...:)
 

girdap

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
8 Şub 2007
Mesajlar
2,541
Puanları
0
Ne demek istediğimi anlarsanız, partizan olmak şöyle dursun, partizanlığı eleştirdiğimi göreceksiniz.
Organizatörü Anadolu Gençlik olan ve sözde ümmetin bir problemi için düzenlenen mitinglere gitmeyin diyorum.
Neden? Çünkü o toplantılarda partizanlık yapılıyor.
Gazze için toplanıyoruz diyorlar, Gazze unulutup Erbakan konuşuluyor, Gazze unutulup Erdoğan'ı suçlama yarışına dönüyor iş..
Korkarım başörtüsü mitinglerinde de bu utanmazlığa imza atarlar.
Milli Görüşçüler bu konuda hiç temiz bir geçmişe sahip değil.
 

mostar

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
6 Ara 2009
Mesajlar
1,011
Puanları
0
BU AYNI BAŞÖRTÜSÜ!
Başörtüsü ve Arif Nihat Asya
Başörtüsü yasağı problemini bir de Arif Nihat Asya'dan dinleyin..
23 Ekim 2010 Cumartesi 14:30

Üstad Necip Fazıl, Babıbali’de Büyük Doğu’yu kastederek “Bizden değildi; ama bizden olmayanlardan da değildi.” der Arif Nihat Asya için. Çünkü o NAAT şairidir. Bir kısım insanlar Arif Nihat Asya’yı sadece “Bayrak” şairi olarak görür ve göstermek ister. Oysa modern şiirde Divan şiirinin izini sürer Arif Nihat. Hicviyeleri kadar rubaileri de ünlüdür. Şiirinin kaynağında sadece tarih, din, tasavvuf, hamaset yoktur; ümmetin aktüel sorunları da vardır.Arif Nihat Asya

1980’li yıllarda Asır Ajans tarafından yayımlanan şiirlerini kendi sesinden dinlediğimde şunu gördüm: Aruzu bilmeyen kişi aruzla yazılmış bir şiiri okuyamaz ve hissettiremez. Kaydı sorunlu olsa da bize sadece yazı ve şiirlerini değil; sesini de bıraktı Arif Nihat. Yer yer tok, şiirin temasına göre dalgalanan, öfkelenen ve iğneleyen sesini.

Altmışlı yıllardan başlayarak sorun haline getirilen başörtüsünü konu edindiği şiirini Dünyabizim.com okuyucuları ile paylaşmak istedim. Filmlere, hikâyelere, romanlara konu olan başörtüsünü bir de Arif Nihat Asya’dan okumaya ne dersiniz?

Aradan şu kadar yıl geçmiş, taraflar kimler, gerekçeler ne, ne kadar yol almışız-yani alamamışız- başörtülü bir kızımızın dilinden okuduktan sonra şiiri, siz karar verin ve şairimiz Arif Nihat Asya’yı rahmetle anın.



Kamil Yeşil ustalar saygıyı hak ediyor dedi


BAŞÖRTÜSÜ



Ne demekmiş

“Yasak! ”

İşiniz mi kalmadı

Yapacak?



Ne diye karışırsınız

Saçımıza-başımıza,

Bizi oyuncağınız mı sandınız

Bakıp yaşımıza?



Sebebini anlatamayacağınız

Çocukça bir devrin hevesinden

Karşınızdaki en güzel portreleri

Mahrum ettiniz çerçevesinden!



Kim demiş, ki:

“Başörtüsüydü o! ”

Başımızın -renk renk-

Süsüydü o!



Altında saçlarımız,

Arkadan, ne hoş sarkardı;

Kimimizde -örgü örgü- sarmaşıklaşır...

Kimimizde, su olup akardı!



Şu, bu nâmına “Yasak! ” demiş

Bulundunuz, tez elden;

Ne olurdu, anlasaydınız biraz da,

Güzellikten, güzelden!



Siz, bizden değilsiniz,

Tanımıyoruz hiçbirinizi,

Çekin başımızdan

Ellerinizi!



Bir gericilik tutturmuşsunuz;

Gericilik değil, Türk'ün köy modasıdır bu...

Üstelik, ninemizin başımızda

Taşıdığımız hatırasıdır bu!



Dediniz: “Çıkacak başınızdan

Başörtünüz! ”

Alın -öyleyse- onunla

Yüzünüzü örtünüz!





Arif Nihat Asya
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
Öğrenciler Başörtüsüne Kayıtsız Şartsız Özgürlük İstedi





Özgür-Der Üniversite Gençliği, Anadolu Gençlik Derneği, Özgür Açılım Platformu ve Akabe Vakfı’nın çağrısıyla 4 Kasım Perşembe günü saat 13.00’da Beyazıt Meydanı’nda bir protesto eylemi düzenlendi.

Beyazıt'taki İstanbul Üniversitesi Merkez Kampusu'nun önünde bir araya gelen üniversite öğrencileri son günlerin önemli gündemlerinden birisi olan başörtüsü meselesiyle ilgili bir eylem gerçekleştirdi.
Eylem Özgür-Der Üniversite Gençliği adına Ömer Faruk Karagüzel'in yaptığı bir konuşmayla başladı. "Başörtüsü sorunu Kemalist sistemin halkın sırtına yüklediği ağır bir yüktür. Sistem başından beri iktidarını korumak adına halkına zulmetmeyi adeta bir ilke olarak benimsemiştir. Dün İstiklal Mahkemelerinde bu milletin kanaat önderlerini idam ederek; dün Kürtlere karşı uyguladığı ayrımcı ve ırkçı politikalarla; dün 1960'da, 1971'de, 1980'de ve 28 Şubat postmodern darbesinde bu milleti hizaya çekerek insanları cezaevlerine ve kuyulara doldurarak zulme dayalı iktidarlarını devam ettirdiler. Artık halka kurdukları düşmanca tuzaklar bir bir ortaya çıkan oligarşik zihniyetin kabul etse de etmese de şapkasını önüne alıp düşünme vakti gelmiştir. Yasakçılar son çırpınış olarak da başörtüsü özgürlüğünün üniversite ile sınırla kalması gibi kabul edilemez bir politik kurnazlık içine girdiler. Biz burada başörtüsünün hayatın bütün alanlarında özgürleşmesini istediğimizi ve bunu inancımızın, varoluşumuzun bir gereği sayıyoruz. Müslümanlar için başörtüsü bir kimlik izahıdır." ifadelerini kullanan Karagüzel konuşmasının ardından sözü Diyarbakır Özgür-Der mensubu başörtülü öğrenci Kevser Beyazyüz'e bıraktı.


Üniversitede yaşanan son durumlar hakkında genel bir değerlendirme yapan Kevser Beyazyüz, sorunun sadece üniversitede değil hayatın bütün alanlarında çözümlenmesi gerektiğini ifade ederek muğlak bir kamusal alan tanımlaması ile özgürlüklerin sınırlanmasının ve başörtüsü meselesinde hizmet alan/hizmet veren gibi tutarsız bir ayrımın kabul edilemez olduğunu söyledi.


Ardından Anadolu Gençlik Derneği'nden Halil İbrahim Akpınar hazırlanan ortak basın açıklamasını okudu. Açıklamada YÖK'ün İstanbul Üniversitesi'ne gönderdiği yazıyla yeni bir sürece girilen başörtüsü meselesinde topu öğrenciye atan tutumlardan vazgeçilerek sorunun nihai bir çözüme kavuşturulması istendi. Hükümetin referandum sonrasında yargı tasallutundan büyük ölçüde kurtulmuş olmasına rağmen net adımlar atamayışının ve 28 Şubat'ta kendileri "provokatör"lükle suçlananların bugün devletin refleksleriyle tepki vermesinin eleştirildiği açıklamada "Toplumu tek tipleştirmek üzere kurgulanan eğitim anlayışıyla 80 yıldır insanların değerlerini ve kimliklerini imha etmeyi deneyen oligarşik zihniyet çözülüyorsa da 8 yıldır sürekli olarak 'İktidar olduk ama muktedir olamadık' bahanelerinin arkasına sığınan Ak Parti, sürece hükümet endeksli yaklaşan yazarlar ve bir takım muhafazakâr basın organları ilköğretim okullarına başörtülü giren öğrencilere ve onlara sahip çıkan ailelere 'provokatörlük', 'ahmaklık', 'gericilik' yaftalarını rahatlıkla vurabildiler. İnançları gereği başörtüsü takmayı tercih eden öğrencileri ve ailelerini 'çözüme giden süreci baltalamakla' suçlayan ve 'çocuklarını ellerinden almakla' tehdit eden iktidar partisi milletvekillerini şiddetle kınıyor, Zafer Üskül ve Burhan Kuzu gibi isimlerin bu çirkin sözlerinden dolayı derhal özür dilemelerini istiyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Basın açıklamasında, yaşanan son süreçte üniversitelerde başörtüsünü aşağılayarak İslami değerlere alenen saldıran gruplar ve yasağın devam etmesi için imza toplamaya başlayan akademisyenler de kınandı.


Grup Yürüyüş'ten Özgürlük Şarkıları Açıklamadan sonra ise yıllardır devam eden üniversitelerdeki yasağa karşı özgürlük türküleri söyleyen Grup Yürüyüş bir konser verdi. Başörtüsü direnişi sürecinde besteledikleri direniş marşlarını ve Ergenekon ile ilgili şarkılarını seslendiren Grup Yürüyüş, başörtüsü direnişini sonuna kadar destekleyeceğini söyledi. Grup Yürüyüş'ün marşlarına öğrenciler de hep bir ağızdan eşlik ettiler.
"Başörtüye Kayıtsız Şartsız Özgürlük!" pankartının açıldığı eylemde "Herkes İçin Adalet Başörtüye Özgürlük!", "Yasakçılar Yenilecek, Direnenler Kazanacak!", "Başörtüye Her Yerde, Hemen Şimdi Özgürlük!", "Yaşasın Başörtüsü Direnişimiz!", "İnancına Örtüne, Kimliğine Sahip Çık!", "Başörtüsü Özgürlük Bayrağımızdır!", "Uyan, Diren, Özgürleş!" gibi sloganların atıldı ve "Yaşasın Başörtüsü Direnişimiz!", "Kamuda, Üniversitede, İlköğretimde Başörtüye Özgürlük!", "Ece Nur Onurumuzdur!", "Asıl Provokatör Yasakçılardır!" ve "Zafer Üskül Özür Dile!" yazılı dövizler taşındı.
HAKSÖZ-HABER












(Fotoğraflar: Muharrem Baykul)
Basın Açıklamasının Tam Metni:
BAŞÖRTÜSÜNE KAYITSIZ ŞARTSIZ ÖZGÜRLÜK!
Referandum sürecinde çeşitli siyasi odakların başörtüsü sorununun çözümü noktasında yaptıkları açıklamalar ve sonrasında YÖK'ün İstanbul Üniversitesine gönderdiği yazı ile olumlu bir sürece girildiği havası yaratıldı. Öğretim üyelerinin öğrencileri sınıftan çıkaramayacakları hükmünün ardından yasakçı üniversitelerin bir kısmı başörtüsüne serbestlik getirdi, yaşanan kutuplaşma sonucu bir kısım üniversite de yasağı uygulamaya başladı. Bu noktada siyasi aktörlerin daha net adım atmaları ve sorunu meclisten geçirilecek bir yasayla kesin olarak ortadan kaldırmaları beklenirken, YÖK'ün tutanak tutulması ile ilgili topu öğrenciye atarak keyfi uygulamaların önünü açan söylemleri zaten kangren hâline gelmiş olan bu sorunu iyiden iyiye çıkmaza sokacak gibi görünüyor.
Son günlerde üniversitelerde başörtüsünü aşağılayan, İslami değerlerimize alenen saldıran gruplar İslam düşmanı yüzlerini bir kez daha gösterdiler. Bir grup akademisyen ise yasağın devam etmesi için imza toplamaya başladı. Buradan şunu açık bir şekilde haykırıyoruz, inancımızın ayrılmaz bir parçası olan başörtüsü sadece üniversitede değil hayatın bütün alanlarında özgürleşene kadar mücadele etmeye devam edecek ve bunun pazarlık konusu yapılmasını asla kabul etmeyeceğiz.
Hükümet referandum sonrasında yargının tasallutundan ve askeri vesayetten büyük ölçüde kurtulmuş olmasına rağmen özgürlükler konusunda statükocu tavırlar ortaya koymaktan çekinmemekte, arkasına aldığı halk desteğini boşa çıkarmakta ve referandum kampanyalarındaki özgürlük vaatleriyle açık bir şekilde çelişmektedir. 28 Şubat'ta kendileri provokatörlükle suçlananların bugün devletin refleksleriyle tepkiler vermesi son derece manidardır.
Toplumu tek tipleştirmek üzere kurgulanan eğitim anlayışıyla 80 yıldır insanların değerlerini ve kimliklerini imha etmeyi deneyen oligarşik zihniyet çözülüyorsa da 8 yıldır sürekli olarak "İktidar olduk ama muktedir olamadık" bahanelerinin arkasına sığınan Ak Parti, sürece hükümet endeksli yaklaşan yazarlar ve bir takım muhafazakâr basın organları ilköğretim okullarına başörtülü giren öğrencilere ve onlara sahip çıkan ailelere "provakatörlük", "ahmaklık", "gericilik" yaftalarını rahatlıkla vurabildiler. İnançları gereği başörtüsü takmayı tercih eden öğrencileri ve ailelerini "çözüme giden süreci baltalamakla" suçlayan ve "çocuklarını ellerinden almakla" tehdit eden iktidar partisi milletvekillerini şiddetle kınıyor ve bu çirkin sözlerinden dolayı derhal özür dilemelerini istiyoruz.
Adaletten ve özgürlükten yana olan duyarlı kimseleri, ailelerinin çocuklarını kendi değerlerine göre yetiştirme hakkını ayaklar altına alan uygulamalara karşı çıkmaya davet ediyoruz. Kendi ıslahevlerinde ve çocuk yetiştirme yurtlarında yaşanan rezaletlerin hesabını veremeyen devlet hangi hakla ve samimiyetle çocukların velayetini talep ediyor!
Akabe Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği, Özgür Açılım Platformu ve Özgür-Der Üniversite Gençliği olarak, faşist bir zihniyetin ürünü olan Milli Güvenlik derslerinden "Andımız" uygulamalarına ve başörtüsü yasağına; insanların kimliklerini, değerlerini yok sayan dayatmalara tamamen son verilmesini istiyoruz. Vicdan sahibi bütün insanları yıllardır fiziksel ve zihinsel işkencelere maruz kalan başörtülü kardeşlerimizin yanında, taşlaşan kalplerin karşısında durmaya çağırıyoruz.
Akabe Vakfı
Anadolu Gençlik Derneği

Özgür Açılım Platformu
Özgür-Der Üniversite Gençliği
 

.::zeynep::.

{MİLLİ GÖRÜŞ}
İhvan Üyesi
Katılım
25 Eyl 2009
Mesajlar
711
Puanları
0
Eğer organizatör Anadolu Gençlik ise, tavsiyem vaktinizi boşa harcamamanızdır..
Siz başörtüsünü düşünürken, onlar AKP karşıtı sloganlara başlarlar, hayal kırıklığına uğrarsınız.

....................

Öğrenciler Başörtüsüne Kayıtsız Şartsız Özgürlük İstedi





Özgür-Der Üniversite Gençliği, Anadolu Gençlik Derneği, Özgür Açılım Platformu ve Akabe Vakfı’nın çağrısıyla 4 Kasım Perşembe günü saat 13.00’da Beyazıt Meydanı’nda bir protesto eylemi düzenlendi.

Beyazıt'taki İstanbul Üniversitesi Merkez Kampusu'nun önünde bir araya gelen üniversite öğrencileri son günlerin önemli gündemlerinden birisi olan başörtüsü meselesiyle ilgili bir eylem gerçekleştirdi.
Eylem Özgür-Der Üniversite Gençliği adına Ömer Faruk Karagüzel'in yaptığı bir konuşmayla başladı. "Başörtüsü sorunu Kemalist sistemin halkın sırtına yüklediği ağır bir yüktür. Sistem başından beri iktidarını korumak adına halkına zulmetmeyi adeta bir ilke olarak benimsemiştir. Dün İstiklal Mahkemelerinde bu milletin kanaat önderlerini idam ederek; dün Kürtlere karşı uyguladığı ayrımcı ve ırkçı politikalarla; dün 1960'da, 1971'de, 1980'de ve 28 Şubat postmodern darbesinde bu milleti hizaya çekerek insanları cezaevlerine ve kuyulara doldurarak zulme dayalı iktidarlarını devam ettirdiler. Artık halka kurdukları düşmanca tuzaklar bir bir ortaya çıkan oligarşik zihniyetin kabul etse de etmese de şapkasını önüne alıp düşünme vakti gelmiştir. Yasakçılar son çırpınış olarak da başörtüsü özgürlüğünün üniversite ile sınırla kalması gibi kabul edilemez bir politik kurnazlık içine girdiler. Biz burada başörtüsünün hayatın bütün alanlarında özgürleşmesini istediğimizi ve bunu inancımızın, varoluşumuzun bir gereği sayıyoruz. Müslümanlar için başörtüsü bir kimlik izahıdır." ifadelerini kullanan Karagüzel konuşmasının ardından sözü Diyarbakır Özgür-Der mensubu başörtülü öğrenci Kevser Beyazyüz'e bıraktı.


Üniversitede yaşanan son durumlar hakkında genel bir değerlendirme yapan Kevser Beyazyüz, sorunun sadece üniversitede değil hayatın bütün alanlarında çözümlenmesi gerektiğini ifade ederek muğlak bir kamusal alan tanımlaması ile özgürlüklerin sınırlanmasının ve başörtüsü meselesinde hizmet alan/hizmet veren gibi tutarsız bir ayrımın kabul edilemez olduğunu söyledi.


Ardından Anadolu Gençlik Derneği'nden Halil İbrahim Akpınar hazırlanan ortak basın açıklamasını okudu. Açıklamada YÖK'ün İstanbul Üniversitesi'ne gönderdiği yazıyla yeni bir sürece girilen başörtüsü meselesinde topu öğrenciye atan tutumlardan vazgeçilerek sorunun nihai bir çözüme kavuşturulması istendi. Hükümetin referandum sonrasında yargı tasallutundan büyük ölçüde kurtulmuş olmasına rağmen net adımlar atamayışının ve 28 Şubat'ta kendileri "provokatör"lükle suçlananların bugün devletin refleksleriyle tepki vermesinin eleştirildiği açıklamada "Toplumu tek tipleştirmek üzere kurgulanan eğitim anlayışıyla 80 yıldır insanların değerlerini ve kimliklerini imha etmeyi deneyen oligarşik zihniyet çözülüyorsa da 8 yıldır sürekli olarak 'İktidar olduk ama muktedir olamadık' bahanelerinin arkasına sığınan Ak Parti, sürece hükümet endeksli yaklaşan yazarlar ve bir takım muhafazakâr basın organları ilköğretim okullarına başörtülü giren öğrencilere ve onlara sahip çıkan ailelere 'provokatörlük', 'ahmaklık', 'gericilik' yaftalarını rahatlıkla vurabildiler. İnançları gereği başörtüsü takmayı tercih eden öğrencileri ve ailelerini 'çözüme giden süreci baltalamakla' suçlayan ve 'çocuklarını ellerinden almakla' tehdit eden iktidar partisi milletvekillerini şiddetle kınıyor, Zafer Üskül ve Burhan Kuzu gibi isimlerin bu çirkin sözlerinden dolayı derhal özür dilemelerini istiyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Basın açıklamasında, yaşanan son süreçte üniversitelerde başörtüsünü aşağılayarak İslami değerlere alenen saldıran gruplar ve yasağın devam etmesi için imza toplamaya başlayan akademisyenler de kınandı.


Grup Yürüyüş'ten Özgürlük Şarkıları Açıklamadan sonra ise yıllardır devam eden üniversitelerdeki yasağa karşı özgürlük türküleri söyleyen Grup Yürüyüş bir konser verdi. Başörtüsü direnişi sürecinde besteledikleri direniş marşlarını ve Ergenekon ile ilgili şarkılarını seslendiren Grup Yürüyüş, başörtüsü direnişini sonuna kadar destekleyeceğini söyledi. Grup Yürüyüş'ün marşlarına öğrenciler de hep bir ağızdan eşlik ettiler.
"Başörtüye Kayıtsız Şartsız Özgürlük!" pankartının açıldığı eylemde "Herkes İçin Adalet Başörtüye Özgürlük!", "Yasakçılar Yenilecek, Direnenler Kazanacak!", "Başörtüye Her Yerde, Hemen Şimdi Özgürlük!", "Yaşasın Başörtüsü Direnişimiz!", "İnancına Örtüne, Kimliğine Sahip Çık!", "Başörtüsü Özgürlük Bayrağımızdır!", "Uyan, Diren, Özgürleş!" gibi sloganların atıldı ve "Yaşasın Başörtüsü Direnişimiz!", "Kamuda, Üniversitede, İlköğretimde Başörtüye Özgürlük!", "Ece Nur Onurumuzdur!", "Asıl Provokatör Yasakçılardır!" ve "Zafer Üskül Özür Dile!" yazılı dövizler taşındı.
HAKSÖZ-HABER












(Fotoğraflar: Muharrem Baykul)
Basın Açıklamasının Tam Metni:
BAŞÖRTÜSÜNE KAYITSIZ ŞARTSIZ ÖZGÜRLÜK!
Referandum sürecinde çeşitli siyasi odakların başörtüsü sorununun çözümü noktasında yaptıkları açıklamalar ve sonrasında YÖK'ün İstanbul Üniversitesine gönderdiği yazı ile olumlu bir sürece girildiği havası yaratıldı. Öğretim üyelerinin öğrencileri sınıftan çıkaramayacakları hükmünün ardından yasakçı üniversitelerin bir kısmı başörtüsüne serbestlik getirdi, yaşanan kutuplaşma sonucu bir kısım üniversite de yasağı uygulamaya başladı. Bu noktada siyasi aktörlerin daha net adım atmaları ve sorunu meclisten geçirilecek bir yasayla kesin olarak ortadan kaldırmaları beklenirken, YÖK'ün tutanak tutulması ile ilgili topu öğrenciye atarak keyfi uygulamaların önünü açan söylemleri zaten kangren hâline gelmiş olan bu sorunu iyiden iyiye çıkmaza sokacak gibi görünüyor.
Son günlerde üniversitelerde başörtüsünü aşağılayan, İslami değerlerimize alenen saldıran gruplar İslam düşmanı yüzlerini bir kez daha gösterdiler. Bir grup akademisyen ise yasağın devam etmesi için imza toplamaya başladı. Buradan şunu açık bir şekilde haykırıyoruz, inancımızın ayrılmaz bir parçası olan başörtüsü sadece üniversitede değil hayatın bütün alanlarında özgürleşene kadar mücadele etmeye devam edecek ve bunun pazarlık konusu yapılmasını asla kabul etmeyeceğiz.
Hükümet referandum sonrasında yargının tasallutundan ve askeri vesayetten büyük ölçüde kurtulmuş olmasına rağmen özgürlükler konusunda statükocu tavırlar ortaya koymaktan çekinmemekte, arkasına aldığı halk desteğini boşa çıkarmakta ve referandum kampanyalarındaki özgürlük vaatleriyle açık bir şekilde çelişmektedir. 28 Şubat'ta kendileri provokatörlükle suçlananların bugün devletin refleksleriyle tepkiler vermesi son derece manidardır.
Toplumu tek tipleştirmek üzere kurgulanan eğitim anlayışıyla 80 yıldır insanların değerlerini ve kimliklerini imha etmeyi deneyen oligarşik zihniyet çözülüyorsa da 8 yıldır sürekli olarak "İktidar olduk ama muktedir olamadık" bahanelerinin arkasına sığınan Ak Parti, sürece hükümet endeksli yaklaşan yazarlar ve bir takım muhafazakâr basın organları ilköğretim okullarına başörtülü giren öğrencilere ve onlara sahip çıkan ailelere "provakatörlük", "ahmaklık", "gericilik" yaftalarını rahatlıkla vurabildiler. İnançları gereği başörtüsü takmayı tercih eden öğrencileri ve ailelerini "çözüme giden süreci baltalamakla" suçlayan ve "çocuklarını ellerinden almakla" tehdit eden iktidar partisi milletvekillerini şiddetle kınıyor ve bu çirkin sözlerinden dolayı derhal özür dilemelerini istiyoruz.
Adaletten ve özgürlükten yana olan duyarlı kimseleri, ailelerinin çocuklarını kendi değerlerine göre yetiştirme hakkını ayaklar altına alan uygulamalara karşı çıkmaya davet ediyoruz. Kendi ıslahevlerinde ve çocuk yetiştirme yurtlarında yaşanan rezaletlerin hesabını veremeyen devlet hangi hakla ve samimiyetle çocukların velayetini talep ediyor!
Akabe Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği, Özgür Açılım Platformu ve Özgür-Der Üniversite Gençliği olarak, faşist bir zihniyetin ürünü olan Milli Güvenlik derslerinden "Andımız" uygulamalarına ve başörtüsü yasağına; insanların kimliklerini, değerlerini yok sayan dayatmalara tamamen son verilmesini istiyoruz. Vicdan sahibi bütün insanları yıllardır fiziksel ve zihinsel işkencelere maruz kalan başörtülü kardeşlerimizin yanında, taşlaşan kalplerin karşısında durmaya çağırıyoruz.
Akabe Vakfı
Anadolu Gençlik Derneği
Özgür Açılım Platformu
Özgür-Der Üniversite Gençliği







..........................
 

türkü

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Tem 2007
Mesajlar
4,973
Puanları
113
artık çok geç sanki.. şimdilerde bir söylem var: "ruhunu kaybetti" deniliyor.
 

girdap

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
8 Şub 2007
Mesajlar
2,541
Puanları
0
Hükümet referandum sonrasında yargının tasallutundan ve askeri vesayetten büyük ölçüde kurtulmuş olmasına rağmen özgürlükler konusunda statükocu tavırlar ortaya koymaktan çekinmemekte, arkasına aldığı halk desteğini boşa çıkarmakta ve referandum kampanyalarındaki özgürlük vaatleriyle açık bir şekilde çelişmektedir. 28 Şubat'ta kendileri provokatörlükle suçlananların bugün devletin refleksleriyle tepkiler vermesi son derece manidardır.
Toplumu tek tipleştirmek üzere kurgulanan eğitim anlayışıyla 80 yıldır insanların değerlerini ve kimliklerini imha etmeyi deneyen oligarşik zihniyet çözülüyorsa da 8 yıldır sürekli olarak "İktidar olduk ama muktedir olamadık" bahanelerinin arkasına sığınan Ak Parti, sürece hükümet endeksli yaklaşan yazarlar ve bir takım muhafazakâr basın organları ilköğretim okullarına başörtülü giren öğrencilere ve onlara sahip çıkan ailelere "provakatörlük", "ahmaklık", "gericilik" yaftalarını rahatlıkla vurabildiler. İnançları gereği başörtüsü takmayı tercih eden öğrencileri ve ailelerini "çözüme giden süreci baltalamakla" suçlayan ve "çocuklarını ellerinden almakla" tehdit eden iktidar partisi milletvekillerini şiddetle kınıyor ve bu çirkin sözlerinden dolayı derhal özür dilemelerini istiyoruz.
......
 
Üst