Kandiller... | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Kandiller...

Tahsin EMİN

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Şub 2012
Mesajlar
11,751
Puanları
83
Kandiller...

Öncelikle şunu ifade etmek gerek. Allah'a iman eden erkek ve kadın, hayatını ve yaşamını Kur'an ve Sünnet merkezli idame ettirir. Hangi durumda olursa olsun, hayatın her anını ve safhasını bu değerlerin kriterlerine göre tanzim eder. Dolayısıyla, müslüman bir erkeğin ve müslüman bir kadının, bu gününün Kur'an ve Sünnet noktasında anlamı ve manası ne ise, yarınki gününden bugünden farklı bir yönü yoktur. Çünkü, haramlar ve helaller Kur'an'da kayıt altına alınmış, Peygamberimiz tarafından onların nasıl icra edileceği de öğretilmiştir.
Mesela, Allah namazı emretmişse, bu emir ölünceye kadar ikame edilecektir. Namazın ikamesi noktasında, Kadir Gecesi ile diğer geceler arasında bir fark yoktur. Yani, bir müslüman, "Ben namaz kılmıyorum şu kadar da namazı ikame etmedim, Kadir Gecesi de geldi, bu gece şu kadarcık namazı ikame edeyim, sevabı da fazladır, iyiki de kazaya bırakmışım" diyemez ya da bu niyet üzerine namazı bina edemez. (Görevim icabı böyle sorular dahi bana soruldu. İnanmayacaksınız, çünkü akla ve hayale gelmeyen bir şeydir bu husus.)
Diğer emir ve yasaklar da öyle.
Her bir emrin (helal) ve her bir yasağın (haram) yeri bellidir, zaman dilimi bellidir.
Zekat verecekseniz bunun zamanı bellidir... Ve diğer ibadetler...
Yasaklarda da öyle,
Yalan konuşmak, gıybet etmek, dedikodu yapmak, insanları çekiştirmek, kumar, içki, zina vs... Bunlar da ölünceye kadar her an ve zaman itibariyle haram olan şeylerdir.
Müslüman kadın ve erkek hayatı ve yaşamı bu merkezde kuşanınca geriye zaten gelecek günlerin ve gecelerin bir esprisi olmuyor.
Kadir Gecesi de gelse, Mevlid Gecesi de gelse vs. hayatı ve yaşamı akışına bıraktığınız Kur'an ve Sünnet'le değerlendiriyorsunuz.
Yani, Kadir Gecesi içersinde de olsanız,
Namazınızla,
Orucunuzla,
Nafilelerinizle,
Dualarınızla,
İslami gayretlerinizle,
İkram ve infakınızla, vs. berabersiniz.
Dün de öyleydiniz Kadir Gecesi de öylesiniz.
Hatta bu ara şunu da ifade edelim:
"İki günü birbirine müsavi olan aldanmıştır" Hz Peygamber'in biz müslümanlara büyük bir ihtarıdır bu. Dolayısıyla bu ihtar'ın zamanı ve günü yoktur.
Nefsini haramlara karşı nasıl koruyorsan yarın daha ince bir çizgide koruyacaksın...
Bugün 100 sayfa kitap okumuşsan, yarın bu sayfa adedini geçmelisin vs.
Günlük Kur'an okuyorsan ve bir günde de bir cüz okuyorsan yarın bu sayı 25 sayfaya çıkmalıdır vs.
Yani, Müslüman görevini ve mükellefiyetini bazı günlere ve gecelere arzedemez.
İşte günümüzde mübarek gece ve gün kutlamaları, özel bir hal aldı ve müslümanların büyük bir ekseriyeti,
Nafilelerini,
Namazlarını,
Kazalarını,
Dualarını, vs., bu gün ve gecelere hasretmeye başladılar.
Bazen bana soruyorlar,
"Mevlit Kandi'linde ne yapalım ya da diğer mübarek günlerde..?"
Hemen şunu ifade ediyorum:
"Allah'a kulluk babında bütün "an"lar mübarektir... Önce bir bunu unutmayalım... Mükellefiyetimizin mübarek gün ve geceleri yoktur... Bunu da unutmayalım... Hayatınızı ve yaşamınızı kuşandığınız (Kur'an/Sünnet) şekilde bu geceleri ihya ediniz... Bunu da unutmayınız... "
Bunun ötesinde bildiklerimiz var mı..?
İşte Peygamberimiz ve Sahabe dönemlerinde şu güne mahsus "özel" uygulamalar ve törenler yoktu, çünkü onların gece ve günüzleri değil, "an"ları dahi özeldi Allah'a kulluk ekseninde.
Mesela Mevlit Kandili bilebildiğim kadarıyla "özel bir rtüel"le ihya edilmemiş uzun bir dönem. "An"ı özel olanların, özel günler ve geceler tertiplemesi mümkün olabilir mi..?
Mevlit Kandi'linin özel bir dini rtüel'e dönüşmesi Fatımlere dayanıyor. (969/1170)
Kuruluş ve yıkılış dönemlerine bir bakarsak, Peygamberimiz Dönemi'nden bir haylice sonra.
Zaten burada diğer günler de neş'et ediyor ve Kadir Gecesi ve diğer geceler özel rtüllerle ikame ediliyor.
Kadir Gecesi'nin bin aydan daha hayırlı olduğu ifade edilir Kur'an'da...
Allah'a kulluk anlamında "an"ınızın özelliğini bu gecede nasıl "özelin özeli" kılarsınız..?
Farklı bir şeyler söyleyebilir misiniz söylediklerimden..?
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz:
Müslümanın her günü ve gecesi "kulluk" noktasında özeldir...
Dolayısıyla, hangi gece olursa olsun müslüman bu özelliğinde bu geceleri ihya eder.

NOT:

Bu mübarek geceler, son dönemlerde müslümanlarda, "özel an"lar oldu ve "kulluk"larının büyük bir çoğunluğunu da bu gecelere havi kılmaya vesile oldu...
Çok modern kadınlar ve erkekler hatta İslam'a düşman olanlar dahi, bu geceleri ihya ediyor.
Yani şunu diyorum, kendimizin amelinden ziyade, başkalarının kurtarıcılığını önemsiyoruz ki, mübarek geceler algısı bu yarayı daha da genişletiyor müslümanlar arasında.
Peygamberimiz bu gün yaşasaydı, günümüz müslümanın bu gecelere bakışını görmüş olsaydı, bu gecelere ait olan "özel"leri de tamamen yasaklardı diye düşünüyorum...

NOT:

Ben de bu gece de (Mevlit Gecesi) her daim yaptığımı yaptım.
Bir arkadaşla beraber Kur'an'dan aşr-ı şerifler okuduk, arkasından Peygamberimiz'in Kur'an'ı ikame etmedeki mücadelesi başlığı altında bir sohbet icra ettik ve arkasından da genel bir dua yaptık...
Yatsıyı biraz geç kıldık...
Geç kalmasaydık,
Siyami ERDEM Kapalı Spor Salonu'na geçecektik ama olmadı...

Allah'a karşı kulluğunu an be an ikame edenlere selam olsun...

 
Üst