Kadir Gecesinin fazîleti | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Kadir Gecesinin fazîleti

bulut_bey79

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eki 2006
Mesajlar
12,118
Puanları
0
Web sitesi
3422unitedstates.spaces.live.com
Bildiğiniz gibi bugün, Ramazân-ı şerîf ayının 24. günüdür. Takvîmlere göre, 5 Eylül (26 Ramazân) Pazar gününü 6 Eylül (27 Ramazân) Pazartesiye bağlayan gece, mübârek “Kadir Gecesi”dir.
Sevgili Peygamberimiz buyurdular ki: “Kim, [fazîletine] inanarak ve sevâb umarak Kadir Gecesini ibâdetle geçirirse, geçmiş ve gelecek günâhları affolur.”

ON MÜBÂREK GECE
“Bereketli, hayırlı, faydası bol, feyizli” demek olan “mübârek” sıfatıyle sıfatlanan ve İslâm dîninin kıymet verdiği “on gece” vardır ki, bunlar, hicrî-kamerî sene içerisindeki sıralarına göre, “1 Muharrem (Hicrî yılbaşı gecesi), 10 Muharrem (Aşûre Gecesi), Mevlid, Regâib, Mi’râc, Berât, Kadir, Ramazân Bayramı, Arefe ve Kurban Bayramı geceleri”dir.
Bildirilen bu on geceden başka, Fıtır (Ramazân) ve Kurbân Bayramının diğer geceleri, Zil-hicce ayının ilk on gecesinden kalan 8 gece, Muharrem’in ilk on gecesinden kalan 8 gece ve her Cum’a ve Pazartesi gecesi de mübârektir.
Büyük âlim ve velîlerden İmâm-ı Rabbânî’nin (kuddise sirruh) bildirdiğine göre, üç ayların üçüncüsü, kamerî ayların ise dokuzuncusu olan ramazân ayı, bütünü itibâriyle çok kıymetli ve şerefli bir aydır. Ramazân ayında yapılan bütün nâfile ibâdetlere verilen sevâp, başka aylarda yapılan farz ibâdetlere verilen sevâp gibidir; bir farza verilen sevâp ise, başka aylardaki yetmiş farza verilen sevâp gibidir. Bu ayda ibâdet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene boyunca da bu işleri yapmak nasip olur. İmâm-ı Rabbânî hazretleri, bu bilgileri, aslında Peygamber Efendimizden naklen bildirmektedir...
Şüphesiz ki, Kadir Gecesi ramazan ayı içindedir; ama Kadir Gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bildirilmemiştir. Bu husûstaki hadîs-i şerîflerden birkaçı şöyledir: “Kadir Gecesini ramazânın son on gününde arayınız.” (Müslim); “Kadir Gecesini, ramazânın son on gününün tek gecelerinde [21, 23, 25, 27 ve 29 gibi] veya ramazânın son gecesinde arayınız. Sevâbını umarak Kadir Gecesini ibâdetle geçirenin geçmiş ve gelecek günâhları affolur.” (İmâm Ahmed); “Kadir Gecesi ramazânın 27. gecesidir.” (Ebû Dâvud)
Kadir gecesini soran bir zâta Peygamber Efendimiz: “Bu yıl, ramazanın ilk gecesi idi geçti. 27. geceyi ihyâ et! Ramazanın 27. gecesini ihyâ edene, vücudundaki kıllar sayısınca, hac, umre, şehîdlik ve gâzîlik sevâbı verilir” buyurdu.
Hz. Âişe vâlidemize hitâben de, “13. gece idi geçti. Kadir Gecesini kaçırdıysan, 27. geceye kavuşursun. O geceyi ihyâ edersen, âhiret yolculuğu için azık olarak o geceki ibâdet sana yeter” buyurdu.
Bu ümmetin en büyük âlimlerinden olan İmâm-ı Şâfiî, “Kadir Gecesi Ramazân-ı şerîf ayının 17. gecesi”, Ehl-i Sünnetin reîsi İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe ise, “27. gecesi olması çok vâki olur” buyurmuşlardır.
“(Daha önce) Kadir Gecesine rastlamış olan bir geceyi ihyâ eden, Kadir Gecesini ihyâ etmiş gibi sevâb kazanır” hadîs-i şerîfini düşünerek, sık sık vâki olan 27. gece ihyâ edilirse, o gece Kadir Gecesi olmasa bile, yine de büyük sevâba kavuşulur.

BAZI ALÂMETLERİ...
Okuduğu, ezberlediği kitaplar, sayılamayacak kadar çok olan, derin âlim, büyük velî, Ehl-i sünnetin göz bebeklerinden İmâm-ı Şa’rânî (kuddise sirruh) hazretlerinin uzun tecrübelerine dayanarak bildirdiğine göre, “Ramazan ayı, pazar günü başlarsa, Kadir Gecesi 29. gecedir. Salı başarsa 27. gece, perşembe başlarsa 25., cumartesi başlarsa 23., pazartesi başlarsa 21., çarşamba başlarsa 19., cuma başlarsa 17. Gecedir.” Tabîî ki İmâm-ı Şa’rânî hazretleri, kendi keşfini bildirmiş ve “Ben, bu formül ile 30 sene Kadir Gecesine kavuştum” diye de ilâve etmiştir.
Kadir gecesi, açık ve sâkin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. Hadîs-i şerîfte, “Kadir Gecesi açık ve mülâyim bir gecedir. Soğuk ve sıcak değildir. Sabâhında da güneş zaîf ve kızıl olarak doğar” [Taberânî] ve “Kadir gecesi açık bir gecedir. Sıcak ve soğuk değildir. Onda bulut yoktur. Yağmur ve rüzgâr yoktur. O gecenin sabâhının alâmeti, güneşin şuâsız doğmasıdır” [Taberânî] buyurulmuştur. Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuâsız doğar.
“Kadir gecesinde köpek sesi duyulmaz” diyen âlimler de olmuştur. Ubeyd bin Ömer hazretleri de şöyle anlatmıştır: “Kadir gecesi denizde idim, denizin suyunu içtim, tuzlu değildi, tatlı ve hoş idi.”

İSTİKAMET
Ahmed Doğrusözlü
 

bulut_bey79

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eki 2006
Mesajlar
12,118
Puanları
0
Web sitesi
3422unitedstates.spaces.live.com
Kadir Gecesinin önemi

Dünkü makâlemizde de bahsettiğimiz gibi, “Kadir Gecesi”, çok kıymetli, şerefli, mübârek bir gecedir. Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kur’ân-ı kerîmin, Resûlullah Efendimize gelmeye, vahyedilmeye başladığı ve ramazân ayı içinde olan “Kadir Gecesi”nin fazîleti (üstünlüğü), bin aydan daha hayırlı [fazîletli, kıymetli] olduğu Kur’ân-ı Kerîm’de “Kadir sûresi”nde bizzât Allahü teâlâ tarafından açıkça bildirilmektedir. Hadîs-i şerîfte de buyuruldu ki: “Allahü teâlâ indinde en kıymetli gece, Kadir Gecesidir.”
Nasıl ki, altın madeni bakır, demir, kömür gibi madenlerden çok üstün ise, yine yâkût taşı diğer normal taşlardan çok kıymetli ise, bu gece de diğer normal gecelerden çok üstündür.

GİZLENEN BEŞ ŞEY
Kadir Gecesi, bu ay (ramazân ayı) içindedir. [Bakara, 185; Kadir, 1] Ama Kadir Gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bildirilmemiştir. Bir hadîs-i şerîfte: “Allahü teâlâ, 5 şeyi 5 şey içinde gizlemiştir: Rızâsını tâatte, gazabını günâhlarda, orta namazı 5 vakit namazda, evliyâsını halk arasında, Kadir Gecesini ise ramazân ayı içinde gizlemiştir” buyuruluyor.
O hâlde, Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için, hiçbir iyiliği küçük görmemelidir. Gazabı günâhlar içinde saklı olduğu için, hiçbir günâhı küçük görmemeli ve işlememelidir. Orta namazı kaçırmamak için, 5 vakit namazı vaktinde kılmalıdır. Evliyâsı insanlar arasında gizli olduğu için de, herkese iyi muâmele etmelidir. Atalarımız, “Her geleni Hızır, her geceyi Kadir bil” demişlerdir.
Hadîs-i şerîflerde, bu gecenin, ramazân ayının son on gecesinde yani 20-30. geceleri arasında aranması bildirilmiştir. Nitekim Eshâb-ı Kirâm, Peygamber Efendimize Kadir Gecesinin ne zaman olduğunu sorunca: “Kadir gecesini, Ramazân ayının son on gününde arayınız” buyurmuşlardır. Bir başka zaman sorulduğunda ise, Kadir Gecesini ramazân ayının 27’sinde aramalarını emir ve tavsiye buyurmuşlardır.
“Kadir Gecesi”, Muhammed aleyhisselâmın ümmetine mahsûs bir gecedir. Başka Peygamberlere böyle bir gece verilmemiştir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
“Allah, Kadir gecesini ümmetime hediye etmiş, ondan önce kimselere vermemiştir.” [Deylemî]

NELER YAPMALI?
Her Müslümân, on bir ayın sultânı olan ramazân ayını ve bin aydan daha hayırlı, kıymetli olan Kadir Gecesini bir ganîmet bilmeli, bu fırsatı iyi değerlendirmelidir: Bu gecede ve diğer mübârek gecelerde çok tevbe ve istiğfâr etmeli, Allahü teâlâya duâ, münâcât, tazarru’ ve niyâzda bulunmalı, yalvarıp yakarmalıdır. Sevgili Peygamberimiz, Kadir gecesinde, “Allahümme inneke afüvvün tühıbbü’l-afve fa’fü annî” duâsını okumayı tavsiye etmiştir ki ma’nâsı şöyledir: “Yâ Rabbî! Sen elbette affedicisin, affı seversin, beni de affeyle.”
Tesbîh, tahmîd, tekbîr, tehlîl ve benzeri her çeşit zikir, fikir ve şükürle meşgûl olmalıdır. [Tesbîh: Sübhânallâh, Tahmîd: Elhamdü lillâh, Tekbîr: Allahü ekber, Tehlîl: Lâ ilâhe illallâh demektir.]
Mübârek gün ve gecelerde, kazâ namazı borcu olanlar, kazâ namazları kılmalıdır. Aslında her zaman bolca kazâ namazları kılmalıdır. Çünkü seyyid, allâme İbn-i Âbidîn hazretlerinin beyânına göre, bir kimsenin hiç kazâsı olmasa, buna rağmen bütün namazlarını kazâ etse, ihtiyâtlı iş yapmış olur.
O gecede, Kur’ân-ı kerîm okumalı, sevâbını ölülerimizin rûhlarına da göndermelidir.
Peygamber Efendimize de salât ü selâm okumalıdır.
Kıymetli fıkıh ve ilmihâl kitaplarından fıkhî mevzûları okuyup ilim öğrenmelidir.
Ana-baba, diğer yakın akrabâ ziyâret edilmeli veya telefonla gönülleri ve duâları alınmalıdır.
Fakîrler, yetîmler sevindirilmeli, sadakalar, hediyeler verilmelidir.
Dargınlar, küskünler barışmalıdır.
Ayrıca bu vesîleyle, güzel vatanımızın dirliği, asîl milletimizin birliği ve beraberliği, bütün Müslümanların ve İslâm âleminin huzûr ve saâdeti, bütün insanların da hidâyeti için duâ etmeliyiz.
Bu vesîleyle, bütün değerli okuyucularımızın, asîl milletimizin ve bütün İslâm âleminin Kadir Gecelerini cândan tebrîk eder, sevdikleriyle birlikte sıhhat ve âfiyet içerisinde nicelerine kavuşmalarını, Cenâb-ı Hak’tan tazarru’ ve niyâz eyleriz.





 
Üst