Kader ve Kaza

berraksu

Aşafatlı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Eyl 2006
Mesajlar
3,652
Puanları
0
Yaş
32
Kaderimde herşey yaziyorsa benim suçum ne??

Öncelikle kader nedir:
Kader Allah'ın (cc) herşeyi sonsuz ilmiyle bilmesi ve bunu kader kitabında yazmasıdır.
Kader meselesinin ince ayrıntılarına girilmesini alimler pek tavsiye etmemişlerdir. Onun için bu mesele icmali olarak bahsedilecek.
Kaderimizin yazılı olması bizi sınırlamaz. Bizi herhangi bir şeyi yapmaya mahkum edip zorlamaz.

Şöyleki: Bulunduğunuz şehrin hakim bir tepesinde yüksek bir bina var. Buradan şehrin ekseriyeti rahatlıkla görünüyor. Bir adam o binanın üzerine çıkar. Elinde çok keskin bir dürbünü var. Şehri seyretmeye başlar. Şehrin göbeğindeki yolda iki aracın biri sağdan biri soldan süratlice geldiğini görür. Bakar gayet süratli ve dikkatsiz hareket ediyorlar. Eline kalemi kağıdı alır ve yazmağa başlar.
A Plakalı araçla B Plakalı araç sekiz dakika sonra filanca kavşakta çarpışacaklar. Sekiz dakika sonra araçlar gerçektende yazdığı yerde çarpışırlar. Bu araçları kullanan adamlar araçlardan çıkarlar. O yüksek binadan onları seyreden adam inip onların yanına gelir.
Derki: Ben sizin sekiz dakika önce çarpışacağınızı bildim ve işte bu gördüğünüz kitabımda yazdım. Kaza yapan adamlar bakıyorlar gerçekten de öyle.

Adamlardan birisi dedi ki: Sen niye bizim kaza yapacağımızı kitabında önceden yazdın? Eğer yazmasaydın biz kaza yapmayacaktık suçlu sensin bizde bir suç yok dese nekadar akılsızlık yaptığını anlarsınız. Çünki o yüksek binadaki adam sekiz dakika sonra kaza yapacaklar diye yazdığı için onlar kaza yapmadılar. Belki kendi dikkatsizlikleri ve kusurları yüzünden kazaya sebep oldular. O adamsa ilmiyle onların kaza yapacaklarını önceden bildi ve kitabında yazdı.

Sonsuz ilmiyle herşeyi bilen yüce Rabbimiz, bütün insanların geçmişini ve geleceğini önünü ve sonunu bildiği için, önceden onların yapacakları şeyleri kader kitabına yazar ve saklar. Fakat insanları sınırlamaz. Siz ne yapacaksanız onu yazar. Yapmayacağınız şeyleri yapmaya sizi zorlamaz. Mesela ben şu anda bir hayırı işlemektede bir şerri işlemektede serbestim. Cüzzi ihtiyarımı yani seçme kabiliyetimi hangisine kullanırsam ALLAHIN izniyle onu yaparım.
İnsan zaten kaderde olan ve müdahele edemediği meselelerden sorumlu değildir. Mesela kaş yapısı göz rengi hangi memlekette dünyaya geleceği hangi anna babadan olacağı gibi.
Kaderdeki birşeyin başımıza gelmesine kaza denir. Bu böyle olmasaydı şöyle olurdu gibi sözlerden kaçınmamız gerekir. Çünki yüce Rabbimiz sebeple sonucu beraber yaratmıştır. Sebebin olmadığını düşünürsek sonucun ne olacağını bilemeyiz.

Mesela: Firenini yaptırsaydın kaza olmazdı diyemeyiz. Çünkü sebep firenin kötü olması sonuçsa kazadır. Firenin iyi olması halinde kazanın olmayacağını garanti etmek ve kabul etmek kadere imanı zedeler.
Belki demeliyizki firenimiz kötüydü sonuç kaza oldu firenimiz iyi olsaydı sonuç ne olurdu biz bilemeyiz Allah bilir.
 

"haTTat"

Paylaşımcı
İhvan Üyesi
Katılım
18 Tem 2006
Mesajlar
356
Puanları
0
Ce: Kader ve Kaza

Takvimlerimizde ay tutulmaları, güneş tutlmaları hatta kuruklıyıldızların nereden ve nasıl geçecekleri bile yazılıdır. Ama kimse kalkıp da "siz bunları oraya yazmasaydınız onlar olmayacaktı" demez, diyemez.
 

Mahmut Akar

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
9 Mar 2007
Mesajlar
444
Puanları
0
Web sitesi
www.tefsirdersi.com
Hadisler de farklı anlatılmış???

Sonsuz ilmiyle herşeyi bilen yüce Rabbimiz, bütün insanların geçmişini ve geleceğini önünü ve sonunu bildiği için, önceden onların yapacakları şeyleri kader kitabına yazar ve saklar. Fakat insanları sınırlamaz. Siz ne yapacaksanız onu yazar. Yapmayacağınız şeyleri yapmaya sizi zorlamaz. Mesela ben şu anda bir hayırı işlemektede bir şerri işlemektede serbestim. Cüzzi ihtiyarımı yani seçme kabiliyetimi hangisine kullanırsam ALLAHIN izniyle onu yaparım.
Fasıl:
KADER BÖLÜMÜ
Konu:
Kaderle Amel
Kaynak:
Buhari, Kader 1, Bed'ü'l-Halk 6, Enbiya 1, Tevhid 28; Müslim, Kader 1, (2643); Ebu Davud, Sünnet 17, (4708); Tirmizi, Kader 4, (2138)
Ravi (r.a.):
İbnu Mes'ud
Hadis:
Sadık ve Masduk olan Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk günde cem olur. Sonra bu kadar müddette "alaka" olur. Sonra bu kadar müddette "mudga" olur. Sonra Allah bir meleği dört kelimeyle gönderir: (Bu melek) rızkını, ecelini, amelini, şaki veya said olacağını yazar, sonra ona ruh üflenir. Kendinden başka ilah olmayan Zat'a yemin olsun, sizden biri, (hayatı boyunca) cennet ehlinin ameliyle amel eder. Öyle ki, kendisiyle cennet arasında bir ziralık mesafe kaldığı zaman ona yazışı galebe çalar ve cehennem ehlinin ameliyle amel ederek cehenneme girer. Aynı şekilde sizden biri (hayatı boyunca) cehennem ehlinin amelini işler. Kendisiyle cehennem arasında bir ziralık mesafe kalınca yazışı ona galebe çalar ve cennet ehlinin amelini isteyerek cennete girer."
---------------


Hadis e göre Cüz'i İrade ne oluyor?
Cüz'i iradesini hep iyi yönde kullanan birisi hadise göre nasıl değerlendirilmeli?
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,969
Puanları
0
Her şeyi ve her olayi Allah'tan (azze ve celle) bilelim bu bize yeter. Sebep ve sonuçlar üzerinde kafa yormaya hiç gerek yok.
Ne güzel demişler :

Kula bela gelmez hak yazmayinya,
Hak bela yazmaz kul azmayinca

Cümle işler Halık`ındır, kul eliyle işlenir,
A'nın izni olmadan,sanma ki yaprak titreşir.

Hak kulundan intikamını yine kul eliyle alır,
lm-i Ledün bilmeyen bunu kul yaptı sanır
 

Mahmut Akar

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
9 Mar 2007
Mesajlar
444
Puanları
0
Web sitesi
www.tefsirdersi.com
Mantık Aşağıda ki gibi mi olmalıdır?

Fasıl:
NİKAH BÖLÜMÜ
Konu:
Nikah Mevzuuna Giren Muhtelif Meseleler
Kaynak:
Buhari, Nikah 8; Nesai, Nikah 4, (6, 59)
Ravi (r.a.):
Ebu Hureyre
Hadis:
"Ey Allah'ın Resulü" dedim, "ben genç bir insanım, günahtan korkuyorum, evlenecek maddi imkan da bulamıyorum, hadımlaşmayayım mı?" dedim. Aleyhissalatu vesselam bana cevap vermedi. Ben bir müddet sonra aynı şeyi tekrar söyledim. Yine cevap vermedi. Sonra: "Ey Ebu Hureyre! buyurdu. Senin karşılaşacağın şey hususunda artık kalem kurumuştur. Bu durumda ister hadımlaş ister bırak."
-----------

Cüz'i İrade yi hadımlaşmaktan yana kullanmak ne derece doğrudur?
Hiç eleştiri yapmayacak mıyız?
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,969
Puanları
0
Bilgilerin tamamini verin !

alinti : Mahmut Akar
"Ey Allah'ın Resulü" dedim, "ben genç bir insanım, günahtan korkuyorum, evlenecek maddi imkan da bulamıyorum, hadımlaşmayayım mı?" dedim. Aleyhissalatu vesselam bana cevap vermedi. Ben bir müddet sonra aynı şeyi tekrar söyledim. Yine cevap vermedi. Sonra: "Ey Ebu Hureyre! buyurdu. Senin karşılaşacağın şey hususunda artık kalem kurumuştur. Bu durumda ister hadımlaş ister bırak."
-----------
Cüz'i İrade yi hadımlaşmaktan yana kullanmak ne derece doğrudur?
Hiç eleştiri yapmayacak mıyız?


Kardeşler,
Şu bir gerçek ki, "sarhoş iken namaza yaklaşmayiniz" ayet-i kerimesinden sadece "Namaza yaklaşmayiniz" kismini alarak nakletmek nasil bir büyük çarpitma ve vebâl ise, NASS'larla ilgili diğer hakikatlarin da çarpitilmasi ve eksik sunulmasi öyle HARAMDİR. Şimdi yukarida alintida belirtilen Hadis-i Şerifi altinda yapilan soru şeklindeki tuhaf yorum dolayisiyla bir artaştiralim dedik !
Bakiniz karşimza nasil bir tablo ve bilgi çikti ve hadis-i şeriflerde ÇARPİTİLMA nasil olurmuş herkes bir görsün istedik.
İşte konu ile ilgili Buhari-yi Şerifteki başlik ve hadisin-hadislerin- tamaminin nakli :

Kadınlardan Kesilip Evlenmeyi Terketmenin Ve Erkeklik Yumurtalarını Çıkartmanın Mekruh Kılınması Babı

11-.......İbn Şihâb, Saîd ibmı'l-Müseyyeb'den şöyle derken işit­tiğini haber vermiştir: Ben Sa'd ibn Ebî Vakkaas'tan işittim, şöyle diyordu: Rasûlullah (S), Usmân ibn Maz'ûn'un kadınlardan kesilip evlenmekten çekinmesini reddetti. Eğer Rasûlullah onun kadınlardan kesilip çekinmesine izin verseydi (biz daha ileri giderek) muhakkak hadımlaşırdık [15].

12-.......ez-Zuhrî şöyle demiştir: Bana Saîd ibnu'l-Müseyyeb ha­ber verdi ki, kendisi Sa'd ibn Ebî Vakkaas'tan şöyle derken işitmiştir: Yemîn olsun Peygamber (S), Usmân ibnu Maz'ün'un bu kadın­lardan kesilme teşebbüsünü reddetmiştir. Şayet Peygamber ona ka­dınlardan kesilip çekinmeye icazet vermiş olsaydı, bizler muhakkak erkeklik yumurtalarımızı çıkartırdık [16].
13-.......Kays ibn Ebî-Hazım dedi ki: Abdullah (ibnu Mes'ûd (R) şöyle dedi: Biz Rasûlullah'ın maiyyetinde gazveye giderdik. Ya­nımızda maldan hiçbirşey yoktu. (Cinsî münâsebete şiddetle ihtiyâç duyardık). Bu sebeble biz:
— Erkeklik yumurtalarımızı çıkartıp hadım olalım mı? diye sorduk.
Rasülullah bizi hadım olmaktan nehyetti. Sonra bize -muayyen bir müddete kadar- elbise (ve benzeri bir ücret) mukaabilinde kadın eş almamıza ruhsat verdi.
Bundan sonra Abdullah ibn Mes'ûd bize karşı şu âyeti okudu: "Ey îmân edenler! Allah Hn size halâl ettiği o en temiz şeyleri (nefsi­nize) haram kılmayın, haddi aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları
Sevmez" (el-Mâide: 87)
Esbağ ibnu'l-Ferec de şöyle dedi: Bana İbnu Vehb, Yûnus ibn Yezîd'den; o da İbn Şihâb'dan; o da Ebû Seleme'den haber verdi ki, Ebû Hureyre (R) şöyle demiştir: Ben:
- Yâ Rasûlallah! Ben genç bir erkeğim. Nefsim aleyhine kötü bir iş yapmaktan korkuyorum. Kadınlarla evlenecek dünyalık da bu­lamıyorum, dedim. (Erlik yumurtalarımı çıkartayım mı? demek
istedim.)
Rasülullah (S) bana cevâb vermekten sustu. Sonra bu suretle hâ­limi bir daha arzettîm. Yine sükût etti. Sonra bunun gibi bir daha söyledim, yine sustu. (Dördüncü) bir daha söylediğimde Rasülullah
(azarlayarak) bana:
— "Yâ Ebâ Hureyre, senin kavuşacağın mukadderatı yazan ka-lemiin mürekkebi) kurumuştur. Şu hâl üzerine sen ister hadımlaş, is­ter bırak (müsavidir)" buyurdu [17].

Dip notlar:
[15] Hadîsin başlığa uygunluğu meydandadır. Hadîs metnindeki "Tebettul" kelimesi hakkında şu açıklama yapılmıştır:
el-Beti, bâ'nm fethiyle bilinci ve ikinci bâblardan kesmek ve bir nesneyi diğerinden ayırıp ifraz ve temyiz eylemek ma'nâlarmadır.
et-Tebettul, tefa'ul vezninde kesilmek ma'nâsınadır. Ve "Tebettele ile'llâh", mâsivâdan kesilip ihlâs veçhiyle hakka teveccüh ve ubudiyet eylemek, bir kavle göre nikâh ve tezevvücü terkedip zâhidlik eylemek ma'nâsınadır. Müellif "Ve tebettel ileyhi tebtüen = Yalnız O'na yönel" (el-Muzzemmil: 8) âyetine işaret ey­lemiştir. Bi'1-külliye Hakk'a munkatı' ve müteveccih olup dâima nefsini mâsi­vâdan kat' ve tecrîd üzere olmayı mutazammındır. eî-Betul, sabûr vezninde şol hâtûna denir ki, rical kısmından bi'1-külliye kesilip, asla onlara dâir haceti, şeh­vet ve müracaatı olmaz. Meryem el-Azrâ (R) cenabına "Betûl" denmesi bu ci­hetledir... (Kaamüs Ter.).
el-Ihtısâ, neslin devamının dönüp dolaştığı uzuv olan erkeklik yumurtala­rım çıkartıp kendini hadım yapmaktır. Bu, bâzı maksadlar için birtakım şart­larla hayvanlarda tatbîk edilir. Hayvanın yumurtalarının saplan döğülmek veya kıstırılmak suretiyle ezilir yâhud da yumurtalar tamâmiyle çıkartılır. Buna "Hay­van iğdiş etme ameliyesi" denir. Bu, bâzı gayeler için hayvanlarda tecvîz edili­yorsa da aslında Allah'ın yarattığı şekli değiştirmek, hayvana azâb vermek ve neslin kesilmesini gerektirdiğinden dolayı haram kılınmıştır.

[16] Bu da geçen hadîsin başka yoldan gelen bir rivayetidir.

[17] Buhârî burada getirdiği rivayetlerle de bu konudaki nehyi kuvvetlendirmekte­dir. Son hadîste Rasülullah, Ebû Hureyre'yi tehdîd ve tekdir edip azarlamıştır. Çün­kü Rasûlullah'ın dört kerre sorulan bir soruya sükût ile mukaabele ettikten sonra söylediği sözü, ancak tehdîd ve azarlamadır. Rasûlullah'ın ısrar ile sükûtu, suâ­lin fenalığını kemâlli bir belâgatle ifâde etmiş, sonunda söylediği cevâb da an­cak nehye ve tehdîde delâlet etmiştir. Bu, Yüce Allah'ın şu âyeti gibidir: "De ki: O (Kur'ân), Rabb'inizden gelen bir haktır. Artık dileyen îman etsin, dileyen kâfir olsun..." (el-Kehf: 29).
Ebû Hureyre'nin bu derece ısrarı da, belki Câhiliyet devrinde hadımlığın çeşitli maksadlarla yapılmış olmasına ve bunun zühdî bir maksadla yapılması­nın hükmünü anlamak sevkiyledir. İslâm Dîni'nin gidermekle meşgul olduğu Câhiliyet âdetleri arasında tevâşî geleneği de bulunuyor.

Görüldüğü gibi İslâmi konularda böyle bir çarpitma yapabilmek için insanin şeytanlarinin değirmenine su taşiyor olmasi gerekmektedir. Yani, hadimlaşmanin yasaklandiği ve men edildiği metin haidsten çikarildiği zaman sanki böyle bir duruma Hz. Peygamber izin veriyormuş gibi bir anlam çikar ki, bu da müslümanlari saptirmak için yeterli bir sunum olmuş olur.
Rabbimiz böyle bir hâle düşmekten İblis Aleyhillâneye askerklik yapmaktan hereksi muhafaza buyursun.
 

Mahmut Akar

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
9 Mar 2007
Mesajlar
444
Puanları
0
Web sitesi
www.tefsirdersi.com
abdal 21 kardeş,

Benim vurgulamak istediğim noktalardan birisine temas etmişsiniz..
Ama ters anlıyorsunuz, garip olan hareket tarzınız budur..
Korunmuş olan Kitabullahtır, bunu unutnayınız, benim iman ettiğim Hz. Muhammed
kimseyi bu şekilde yönlendirmez, kızgınlıkla dahii olsa.

Bu hadis, Kadere farklı bir bakış açısıyle iman etmiş olanları izaha yönelik olarak kendilerine delil olarak kullandıkları bir örnek olarak karşımıza çıkmaktadır.
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,969
Puanları
0
alinti :
Benim vurgulamak istediğim noktalardan birisine temas etmişsiniz..



:confused1::blink::confused1::blink:
 

Mahmut Akar

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
9 Mar 2007
Mesajlar
444
Puanları
0
Web sitesi
www.tefsirdersi.com
Ben hadisin yarısını falan almadım, bunu da bilesiniz

Hadisleri Kitabullah süzgecinden geçirelim derken,
bu tip hadisleri sorgulayalım,
elimizde ki Furkan ın değerini bilelim demek istiyorum.
Ama bazıları ille de "-biz anlamayız, büyüklerimiz bu işi halletmişler
bizlere sadece mukallidlik düşer" demekteler
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,969
Puanları
0
alinti : Mahmut Akar
Ben hadisin yarısını falan almadım, bunu da bilesiniz !


Tamam arkadaş tamam !

Bize hadisin tamamini yazdiran başka bir kişiydi herhalde ! :blink:

YERSEN LOKANTASİ HERKESİ BESLER!


 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,969
Puanları
0
Mahmud,
Birbirimizi burada yemeye çalışmayalim !
Senin en büyük hatan www.muhaddis.org sitesini KAYNAK oalrak görmen ve alman ! Bu site her muhakkik araştiricinin bildiği gibi birçok noksanlik olan ve hadisleri çarpitan bir sitedir. Astiğin hadisin tamaminda bulunan ve hadisin son cümlesinden önceki ;
(Dördüncü) bir daha söylediğimde Rasülullah (azarlayarak) bana:
ibaresi konulmamiş...
Daha ne noksanlik ariyorsun ? Hadisin Buhari'deki tam metni bizim yazdiğimiz şekildedir.
Senin naklettiğin hadiste Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz sanki hadimlaşmayi emrettiği veya normal gördüğü anlami çikarken hadisin tamami nakledildiğinde bunu kesinlikle onaylamadiği ve men ettiği anlaşilmaktadir.
 

Mahmut Akar

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
9 Mar 2007
Mesajlar
444
Puanları
0
Web sitesi
www.tefsirdersi.com
muhaddis.org yi niçin kabul etmiyorsunuz ki?

Onlarda kendilerini ehli sünnet çizgisinde olduklarını kabul ediyorlar.
O zaman siz de bir link ismi veriniz de oradan da faydalanalım:)
Ne yani herkes bizim çizgimiz en çok ehli sünnet çizgisine daha yakındır derse n'olcak?
Bu işe kim karar verecek ki?
Ha bir de korunmuş olan Kitabullahtır, bunu da bir yerlere not ediniz
 
Üst