Islam'da örtünme

berraksu

Aşafatlı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Eyl 2006
Mesajlar
3,652
Puanları
0
Yaş
32
Bir savaş sonrasında Ümmü Hallâd isminde bir kadın Hz. Peygamber'in (s.a.v) yanına geldi. Yüzü dahil her tarafı kapalıydı. Savaşa giden çocuğunu soruyordu. Çocuğu şehid olmuştu. Haberini alınca, edebini ve halini hiç bozmadı. Ashaptan biri kadının bu haline şaşırdı ve kadına,
"Allah Resûlü'ne gelmiş şehid düşen çocuğundan bu halde haber mi soruyorsun?" dedi. Bunu duyan kadın,
"Çocuğumu kaybettiysem hayâmı da kaybetmedim ya!" dedi.

Örtünme Nedir?
Dinimizde erkeğin ve kadının avret yerlerini örtmesi konusu tartışma götürmeyecek derecede açık, kesin ve şekli bilirli bir hükümdür. Fakat son zamanlarda değişik sebeplerle tartışma konusu yapılmaya başlanmıştır. Biz de bu konudaki şüpheleri gidermek için bu temel farzın ne olduğunu değişik yönleri ile ele alacağız.

Örtünme Farz Bir Emirdir
Avret yerlerini örtmek farzdır. Bu konudaki ilâhî emir kesindir. Bu emir her mümine verilmiştir ve kıyamete kadar geçerlidir. Yüce Allah namaz gibi örtünmeyi de kesin hükme bağlamış, bunu insanların keyfine ve tercihine bırakmamıştır. Örtünme şekli, şahsa ve duruma göre az çok değişse de hüküm değişmez. Böyle olması rahmettir. O, aynı zamanda örtünmenin bir insan, aile ve cemiyet için ne kadar gerekli olduğunu da göstermektedir.
Akıllı olup bulûğa eren her erkek ve kadın emredilen yerlerini örtmekle yükümlüdür. Erkek ve kadına göre avret bölgelerinin nereler olduğu aşağıda açıklanacaktır.
Örtünme, Kur'an ve Sünnette açıkça emredilmiş, kimlerin ne zaman, nerede, ne şekilde örtüneceği bildirilmiştir. Bütün İslâm âlimleri örtünmenin farz olduğu konusunda görüş birliği içindedir.
Örtü âyeti indikten sonra bütün müslüman kadınlar bu emri istenen şekilde uygulamaya başlamışlardır. Son asır hariç, hiçbir devirde müslüman kadının örtünmesi tartışma konusu yapılmamıştır.
Örtünme bir âdet değil ibadettir. Âdet olduğu için örtünenler de vardır. Fakat her mümin kadın, örtünün yüce Allah'ın emri olduğunu bilerek örtünmeli, böylece âdeti ibadete çevirmelidir.
Kur'an ve Sünnette örtü için ölçüler verilmiş fakat tek tip kıyâfet belirlenmemiştir. Bunun için her kadın, verilen ölçülere uymak şartıyla maddî imkânına, iş durumuna, iklim ve çevre şartlarına göre bu emri yerine getirebilir.

Yüce Allah erkeklere şu emri vermiştir:
"Mümin erkeklere söyle: Gözlerini harama bakmaktan çeksinler ve ırzlarını korusunlar. Bu, kendileri için daha temizdir."

Yüce Allah kadınlara da şöyle emretmiştir:
"Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar. Irzlarını korusunlar. Görülmesi tabii olan yerler hariç ziynet yerlerini açmasınlar. Baş örtülerini yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynet yerlerini izin verilenler dışında kimseye göstermesinler. Bir de ayak bileklerine taktıkları gizli süsler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, (önceki kusurlarınızdan dolayı) hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin, umduğunuza nâil olursunuz."

Elmalılı Hamdi Yazır (rah) meşhur tefsirinde der ki:
Bu âyette emredilen şudur: Kadınlar başlarını, saçlarını, kulaklarını, boyunlarını, gerdanlarını ve göğüslerini açık tutmayıp anlatıldığı gibi güzelce örtünsünler. Bunun için onu temin edecek baş örtüsü kullansınlar. Cahiliye (İslâm öncesi) kadınları da hiç baş örtüsü kullanmaz değillerdi. Fakat yalnız enselerini bağlar veya arkalarına bırakırlar, yakaları önden açılır, gerdanları ve gerdanlıkları açık olurdu, ziynetleri görünürdü.
İslâm önce açıklığı yasaklamıştır. Sonra, kadınların başlarını örtüp başörtülerini yanları ve göğüsleri üzerine sarkıtmasını emretmiştir. Böylece sadece tesettürün farz oluşu değil, aynı zamanda onun ne şekilde olacağı da gösterilmiştir. Kadın edep ve nezaketinin en güzel ifadesi bundadır.

Kadınlara örtüyü emreden ikinci âyet şudur:
"Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, evlerinin dışına çıkarken cilbâblarını (dış elbiselerini) üzerlerine alsınlar. Bu, onların tanınması ve incitilmemesi için en uygunudur. Allah çok affedici ve çok esirgeyicidir."
Cilbâb, bütün bedeni örten elbiseye denir. Kadınların vücutlarını tamamen örttükleri her türlü elbise cilbâb yerine geçer.
Örtünmenin farz olduğu ikinci yer mescid ve namazdır. Bu konuda âyette şöyle buyrulmuştur:
"Ey âdemoğulları! Her mescide (namaza) gelişte elbiselerinizi giyin (avret yerlerinizi örtün)."

Âyetteki hüküm, Kâbe'de yapılan tavafı ve namaz için mescide gelmeyi de içine alır. Buradaki ziynetten maksadın "elbise ve giysi" olduğu belirtilmiştir. Böylece İslâm namaz ve tavaf gibi ibadetlerde avret yerlerinin örtülmesinin farz olduğunu bildirmiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v) örtünme ile ilgili âyetlerin tefsirini yapmış ve onların nasıl uygulanacağını göstermiştir. Bu konuda çeşitli hadisler vardır. Biz ikisini nakledeceğiz:

Hz. Âişe (r.ah) anlatır:
Bir gün Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ ince bir elbise ile Resûlullah'ın (s.a.s) huzuruna girmişti, Hz. Peygamber ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu:
"Ey Esmâ! Kadın erginlik çağına ulaşınca onun şu yüzü ve elleri hariç diğer yerlerinin görülmesi helâl değildir."

Diğer bir hadiste şöyle buyrulmuştur:
"Allah Teâlâ erginlik çağına girmiş bir kadının namazını başörtüsüz kabul etmez."

Örtünmenin Hedefi
Örtünmeden maksat edeptir. Edebin hedefi insanı terbiye etmek ve ona şeref vermektir. Örtü ve edep içindeki insan sürekli ibadet halindedir, rahmet altındadır; kulluk yapmaktadır ve sevap almaktadır. Edepli insan hem günahlardan korunur hem de ateşten. Sonuç yüce Allah'ın rızâsıdır. Onun bir kulundan razı olmasından daha büyük hangi saâdet vardır?
İnsandaki edep ve hayâ duygusu örtünmeyi gerektirir. Ancak mümin erkek ve kadınların örtünmede asıl gayesi yüce Allah'ın rızâsını kazanmaktır. Çünkü Allah Teâlâ'nın emir ve yasaklarına uymak bir ibadettir. Namaz ve oruç gibi ibadetleri emreden yüce Allah ibadetin içinde ve dışında örtünmenin şekil ve sınırlarını da belirlemiştir.
Bazıları, örf ve âdetinden dolayı örtünür. Örtünmenin yüce Allahın farz bir emri olduğunu bilmez. Bu kadınlar örtünün farz olduğunu bilip bundan sonra Allahın emrini yerine getirmek için örtünmeye devam etmelidir.
Bazıları örtüyü bir süslenme aracı olarak kullanırlar. Değişik desen ve modellerdeki kıyâfetlerle kendilerini daha cazip bir hale getirir, dikkat çeker, çekmek isterler. Bu yanlıştır. Helâl değildir.

Örtünmenin ibadet olması için şunlara dikkat etmelidir:
1. Örtünme ile yüce yaratıcının emrine yerine getirmeye niyet etmeli ve O'nun rızâsı için giyilmelidir.
2. Örtü dinimizin öğrettiği ölçülerde olmalıdır.

Kadın örtünmekle ayrıca kocasının hakkını koruduğunu, nikâh akdine vefa gösterdiğini ve böylece büyük bir hayır yaparak sevap aldığını bilmelidir.

Örtünme İşinde Kocaya Düşen Sorumluluk
Evli kadınların örtünmesinden başlarındaki kocaları sorumlu olduğu gibi, kız çocuklarının evleninceye kadar örtünme ile ilgili problemlerinden de birinci derecede babası sorumludur. Çocukla uzun süre birlikte olan, onun eğitim ve terbiyesiyle yakından ilgisi bulunan anne de ikinci derecede sorumlu olur. Âyette şöyle buyrulur:

"Ey iman edenler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden kendinizi ve ailenizi koruyun."

Ateşten korumanın ancak iman ve edeple olacağı bildirilmiştir.

Şu hadislerin uyarısı da önemlidir:

"Sizin hepiniz birer çobansınız ve hepiniz yönettiğiniz kişilerden sorumlusunuz. Erkek ailesinin çobanıdır ve kıyamet gününde onlardan sorumlu olacaktır. Kadın da kocasının evinden ve çocuklarından sorumludur."

"Çocuğunun senin üzerinde hakkı vardır."

Örtünme Emanettir
Her farz gibi örtü de yüce Allah'ın bir emanetidir. Kadın ve erkeğe örtüyü yüce Allah emanet etmiştir. Onu koruyanı Allah dünyada fitneden, âhirette ateşten korur. Onu ihmal eden hesaba çekilir ve kendisine, "Niçin avret yerlerini yabancıların yanında açtın?" diye sorulur. Bunun hesabını vermek kolay değildir.
Namus, erkek ve kadın için imandan sonra en büyük emanettir.

Mümin namusunu korumak için can verse şehid olur; cenneti bulur. Kadın kocasının, koca da kadınının namusudur. Biri diğeri için elbise yapılmıştır. Birbirlerini örterler, süslerler, korurlar, tamamlarlar.

Tedavi gibi bir zaruret yokken evinin dışında, yabancıların yanında örtüsünü çıkaran bir kadın, iki kimseye vefasızlık yapmış olur. Biri vücudun sahibi yüce Allah, diğeri de nikâh emanetini taşıyan kocası. Sonra bu kadın kendisi başta olmak üzere herkese zarar vermiş olur.

Koca medeniyet zannedip kadınından örtü perdesini açmasını istese bile kadın Allah için açmamalıdır. Allah korusun, şeytana uyulup örtü açılırsa ortaya güzellikler değil, bir sürü çirkinlikler çıkar. Yüce yaratıcımız bu konuda hepimizi şöyle uyarmaktadır:

"Ey âdemoğulları! Sakın şeytan ilk anne babanız Havva ile Âdem'e yaptığı gibi (haram şeyleri süsleyerek) sizi de fitneye düşürmesin. Şeytan onların ayıp yerlerini göstermek için elbiselerini çıkartıp cennetten çıkmalarına sebep oldu."

"Ey âdemoğulları! Sizin için çirkin yerlerinizi örtecek ve giyip süsleneceğiniz elbiseler yarattık. (Onlarla örtünün. Şunu da unutmayın ki) takvâ elbisesi daha hayırlıdır."

Örtünme Emniyettir
Örtü bir emniyettir. Örtüyü giyen de gören de emniyette olur. Örtülü bir kadınla karşılaşan kimsenin gözü ve gönlü haramdan korunur. Örtünen de vebalden kurtulur. Bir kötü işi yapmamak gibi ona sebep olmamak da farzdır. Dinimiz, kötü işlerden önce ona giden yolları da kapatmıştır. Bunun için zina gibi en çirkin işe düşülmesin diye, bir sürü tedbir almıştır. Bunların başında örtünme gelmektedir.

Örtünen kadın önce kendisini koruma altına almış olur. Sonra kendisine bakan yabancı kimseyi nefsinin vesvesesinden ve kötü düşüncelerinden kurtarır. Bu durumda şeytan istese de kalbi bozmaya yol bulamaz. Böylece örtü, harama karşı bir siper olur. Onu giyen sevap aldığı gibi, örtüye hürmet eden de sevap alır.

Örtü hem güzelliği hem de çirkinliği örter. Örtü ile kadın güzelliğin âfetinden korunduğu gibi, çirkinliğin de ezikliğinden kurtulur.

Örtü ile kadınlar arasında zengin-fakir, zayıf-şişman, kültürlü-kültürsüz ayırımı ortadan kalkar; herkes sade bir örtü içinde müslüman kadın olarak tanınır. Böylece zengin gözüküp şımarma ve fakir bilinip utanma tehlikesi olmaz.

Mümin için kalp Cenâb-ı Hakk'ın nazar ettiği özel bir mahaldir. Orası ilâhî aşkın bulunduğu, tadıldığı ve meyvelerinin alındığı yerdir. Bunun için devamlı temiz ve huzurlu olması gerekir. Yoksa yüce aşk tadılamaz; insan ağzına koyduğu aş tadıyla kalır.

Velîlerden Şiblî hazretlerine (k.s), "Mümin erkeklere söyle gözlerini haramdan sakınlar" âyetinin mânası nedir?" diye sorulduğunda şöyle demiştir:

"Bunun mânası şudur: Onlara söyle; baş gözlerini haramdan, kalp gözlerini de Allah'tan gayri şeylerden çeksinler."

Göz gönüle açılan bir penceredir. Kalp ehli için göz ve bakışlar çok önemlidir. Yüce Allah'a âşık bir mümin için en önemli iş gönlünü ve gözünü haramdan korumaktır. Dünya ehli bunu anlamaz.

Şeytanın erkeğe karşı en birinci silâhı kadındır; avlamak istediğini onunla vurur. Şeytan örtü içindeki kadınla hedefine kolay ulaşamaz. Bunu bilir ve kadını örten elbiseyi çıkartmak için bin türlü vesvese verir. Bunu tek olarak başaramazsa, insan şeytanlarından yardım ister. Bunun için yüce Peygamberimiz (s.a.v) kadınları şöyle uyarmıştır:

"Kadın örtülmesi gereken bir varlıktır. Kadın dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker (onu günaha nasıl alet edeceğini hesap eder)."

Bazıları, örtünen kadınların içinde nice kötü kadınların bulunduğunu, örtünün onlara bir fayda vermediğini söyler. Böyle kadınlar bulunabilir. Örtü ona bir fayda vermese de ona bakan ve örtülü olduğu için haramdan korunan kimselere fayda verir. Örtülü olup kötülük niyetinde olan bir kadın ancak onu yakından tanıyanlara ve kendisi gibi kötülük peşinde olanlara zarar verir.

Ancak iyi niyetli bir kadın açık olsa ve bu şekilde dışarı çıksa, hiç kimseye zarar verme derdi de olmasa, o bu pozisyonu ile kendisine kötü niyetle bakana zarar verir, kötü niyetli olana kapı açmış olur. Kendisi hiç harama bulaşmadan evine dönse bile, kendisine kötü niyetle bakıp harama düşen bir sürü insan bulunur. Sebebi de bu kadın olur.
Bu nedenle örtü, kadın ve erkek için her yönden emniyettir. O, iyilere de kötülere de fayda verir. Yüce Allah örtünmenin faydasını anlatırken şöyle buyurmuştur:
"Mümin kadınlara söyle örtünsünler; çünkü bu, onların tanınması ve incitilmemesi için en uygunudur."

Örtünme Dinî Bir Alâmettir
Allah için giyilen örtü kalpteki imanın ve edebin alâmetidir. Bunun için örtüye bürünen mümin kadın bu iman ve edebi korumak için elinden geleni yapmalıdır.
Kur'an ve Sünnete göre yapılan örtünme İslâm dininin alâmetidir. müslüman kadın örtüsü ile tanınır, bilinir ve ona göre tavır alınır. Bu örtü, bütün müminlerin ortak emanetidir. Örtüyü giyen de onu gören de örtüye dinin öğrettiği edebe göre davranmalıdır. Örtüyü dünya menfaatleri için kullananlar ve onun şerefini zedeleyenler mesul olurlar.

İnsanı hayvandan ayıran en önemli farklardan biri de utanmadır. Buna hayâ denir. Hayâ kadının en kıymetli sermayesi ve en güzel süsüdür. Bir kadın hayâsını korumak için hayatını verse değer; çünkü hayâ gidince elde etten ve kemikten başka bir şey kalmaz.
Örtü edebe, edep cennete götürür. Yüce Allah örtüsünü ve edebini koruyan erkeklerle kadınlara affını, cennetini ve cemâlini müjdelemiştir.
Bu müjdeye ulaşanlara ne mutlu!

Örtünmenin Sınırı
Örtünmenin amacı bakılması haram olan yerleri kapatmaktır. Bu yerler kadınlarda el ve yüz dışında bütün bedenidir. Zor durumda ayaklar için de ruhsat vardır. Kadın namazda veya yabancı erkeklerin yanında eli ve yüzü hariç bütün bedenini örtmelidir. Örtü altından sarkan saçların da örtülmesi gerekir.
Başın yüz kısmı hariç, diğer bütün yerleri örtülmelidir. İç elbise üzerine giyilen dış örtü ayak topuklarına kadar inmelidir. Kollar da el bileklerine kadar kapalı olmalıdır.
El ve yüzün namazda ve namaz dışında örtülmesi gerekmez. Ayaklar için de ruhsat vardır fakat zaruret yoksa örtülmesi daha güzeldir. Ayakların açık kalması hacetten kaynaklanınca, bir günah olmaz.
Nitekim, "Kadınlar süslerini (yabancı erkeklere) açmasınlar" Nûr 24/31. âyetinde "kendiliğinden görünen yerler müstesnadır" ifadesiyle bedenden bazı yerlerin açık kalabileceğine işaret edilmiştir.
Âyetlerdeki emre bakılınca örtünmede kadın için iki parçalı bir giysi şekli ortaya çıkar. Birincisi saç, boyun ve göğüsleri örten ve omuzlara doğru yakaların üstüne salınan baş örtüsü; ikincisi ise dış giysidir.


Dış giysi de iki şekilde olabilir:
1. Baş örtüsünün üstünden, bedeni aşağıya kadar örten büyük parça giysi.
2. Baş örtüsünün altında boyundan aşağı topuklara kadar örten dış giysi.

Örtünmenin gayesi, avret yerlerini örterek kendini ve karşıdakini haramdan korumaktır. Bunun için önemli olan giyilen elbiselerin parçası değil, özelliğidir. Şimdi bu özellikleri kısaca açıklayacağız.

Kadının Elbisesinde Ölçü
Elbise İnce ve Dar Olmamalı
Kadının dış elbisesinin sık dokunmuş ve altını göstermeyen kalınlıkta olması gerekir. Cildin rengini gösterecek derecede ince olan giysi ile kadın örtülmüş sayılmaz. Bu yüzden derinin beyazlığı veya kırmızılığı belli olan elbise ile namaz geçerli olmaz ve bununla örtünme gerçekleşmez. Eğer giysi kalın olmakla birlikte uzvu belli ederse ve hacmi ortaya koyarsa, bu çirkin görülmekle birlikte namaz geçerli olur. Şâfiîlere göre vücut hatlarını belli eden böyle bir dar giysi ile namaz kılmak kadınlar için mekruhtur, erkeklerin de dar giysiyi terketmesi daha uygundur.
Kadın buna dikkat etmelidir. Giysinin geniş ve altını göstermeyen nitelikte olması gereklidir. Hz. Ebû Bekirin kızı Esmâ'nın (r. ah) ince giysilerle Peygamber Efendimizin yanına gelince Allah Resûlü ondan yüz çevirerek onu şöyle uyarmıştır:

"Bir kadın erginlik çağına girdiğinde onun elleri ve yüzü dışında bir yerinin yabancı erkeklerin yanında açması helâl olmaz." Ebû Davud, Libâs, 31
Hz. Peygamber'e (s.a.v) Mısır yapımı bir elbise hediye edilmişti. Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) onu Hz. Üsâme'ye (r.a) verdi. O da hanımına verdi. Resûlullah (s.a.v) elbiseyi Hz. Üsâme'nin üzerinde göremeyince, ne yaptığını sordu; o da hanımına verdiğini söyledi. O zaman Hz. Peygamber (s.a.v),
"Eşine söyle, altına bir gömlek giysin. Çünkü vücut şeklinin ortaya çıkmasından korkarım" buyurdu. Zira elbisenin kumaşı sık dokunmuş olmakla birlikte altını belli edecek derecede ince idi.

Âlimler bu hadisin açıklamasında şöyle demiştir:
"Bu hadise göre, kadınların bedenlerini vücut hatları belli olmayacak şekilde bir giysi ile örtmeleri gerekir. Avret yerini örtmek için bu şarttır. Giysinin altına ayrıca bir gömlek giyilmesinin emredilmesi, onun ince olması ve vücut hatlarını göstermesi yüzündendir."

Şu hadis-i şerif de ince elbisenin tehlikesini haber vermektedir:
"Ümmetimin son dönemlerinde öyle kadınlar çıkar ki onlar görünürde giyinmişlerdir, fakat (elbiselerinin inceliği, darlığı ve kısalığından) çıplak hükmündedirler. Onlar saçlarını toplayıp öyle şekil verirler ki başları deve hörgücüne benzer. Onlar cennete giremez ve cennetin kokusunu bile alamazlar."

Baş Örtüsünde Ölçü
Baş örtüsü, başı tamamen örtmelidir. Bu örtü, kadının bütün saçlarını, boyun ve göğüs kısımlarını örtecek ve bunlardan hiçbir şey göstermeyecek şekilde olmalıdır.
Başa örtülen şeyin maddesi ve şekli kadının maddî durumuna, yaşadığı iklime, alıştığı örfe ve çalıştığı işe göre değişik olabilir. Maksat, örtülmesi gereken yerleri örtmektir.
Başörtüsünde dikkat edilecek bir önemli husus, kadının saç şeklini ve modelini belli etmemesidir. Hz. Peygamber (s.a.v), bazı kadınların başlarını örttüğü halde, örtü altındaki saçlarına verdikleri tuhaf şekiller yüzünden lânete uğradıklarını, bu şekilde kıldıkları namazların bile kabul edilmediğini haber vermiştir.

Hz. Âişe'nin (r.ah) huzuruna altını gösteren ince başörtülü bir gelin getirilmişti. Onu şöyle uyardı:

"Nûr sûresine inanan bir kadın bunu örtünmez."
Başa örtülen şey, sırf erkeklere ait bir giysi olmamalıdır. Bir de diğer bâtıl din veya görüşlerin özel alâmeti olan giysilerden sakınmalıdır.
Örtü ile de güzellik gösterisinde bulunmak, dikkat çekmek ve şehveti tahrik etmek mümkündür. Hatta kadın bazan cazibeli bir örtü içinde daha dikkat çekici olabilir. Örtü bunlara alet edilmemelidir.
Örtü bir ibadettir. İbâdet Allah rızâsı için yapılmalıdır. Örtü edebince yapılırsa ibadet olur; yoksa âfete dönüşür.
 

islamveinsan

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eyl 2006
Mesajlar
1,360
Puanları
0
* Kadın ın ilk dikkat çeken yeri neresidir ?
* Kadın da güzelligi belirleyen ölçü nedir ?
* Kadınların en çok bakılan yeri neresidir ?
* Kadınların güzelliginin zuhur ettigi yer neresidir ?
Örtüden murad güzelligi gizlemek değilmidir ?

O ZAMAN YÜZ HARAMDIR....
 

mavigece

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
2 Tem 2006
Mesajlar
880
Puanları
0
Yaş
34
*

O ZAMAN YÜZ HARAMDIR....

Yüz haramdır ?...Öylemi.?...Kusura bakma kardeşim sen islamiyeti bilmiyorsun..O zaman kadınlar yaşamasın...Yüzünü hiç kimse görmeyecekse...Bence bir an evvel bilgileri sağlam bir hoca seni bilgilendirsin..Bu gerçekten korkunç bir şey:blink: ...Ayrıca peygamber efendimiz zamanında herkese birbirini tanıyordu...Hz Aişe kimdir diye sorsalar o devirde yaşayanlar bilirdi kesin...Yüzünü örtse kimse kimseyi tanıyamaz böyle bir mantıkta olamaz...Çok saçma yani söyliyim
 

meyve

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
15 Eki 2006
Mesajlar
762
Puanları
0
Bakın yüz avret yeri değildir. Ve gösterilmesi helaldir. Ayet ve birçok hadiste alenen geçer bu. Dinin helal saydığı birşeye siz hangi hakla haram hükmünü verirsiniz?
 

islamveinsan

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eyl 2006
Mesajlar
1,360
Puanları
0
Bakın yüz avret yeri değildir. Ve gösterilmesi helaldir. Ayet ve birçok hadiste alenen geçer bu. Dinin helal saydığı birşeye siz hangi hakla haram hükmünü verirsiniz?
Ben değil; 1400 seneden beri Alim olan söylüyor...
Ben değil; Hz Muhammed sas zamaninin yaşayanlari sahabeler söylüyor...
Ben değil; Son asrin Alimi; Said Nur söylüyor 24 lema Tesettür Riselesi
Yohsa ben kimim ki !!
Selametle...
 

islamveinsan

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eyl 2006
Mesajlar
1,360
Puanları
0
Yüz haramdır ?...Öylemi.?...Kusura bakma kardeşim sen islamiyeti bilmiyorsun..O zaman kadınlar yaşamasın...Yüzünü hiç kimse görmeyecekse...Bence bir an evvel bilgileri sağlam bir hoca seni bilgilendirsin..Bu gerçekten korkunç bir şey:blink: ...Ayrıca peygamber efendimiz zamanında herkese birbirini tanıyordu...Hz Aişe kimdir diye sorsalar o devirde yaşayanlar bilirdi kesin...Yüzünü örtse kimse kimseyi tanıyamaz böyle bir mantıkta olamaz...Çok saçma yani söyliyim
Ben islami iyi bilmiyorum kabul edilir alim değiliz ya... Alimlerin bildigini taşıyoruz bu siteye....

Ama şuna eminim küfür ve haram ile yaşamaya alışan bizler;
bugün ki yaşadımız ın "islam" oldugunu saniyoruz...

Zaman=ahirzaman

Selametle..
 

meyve

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
15 Eki 2006
Mesajlar
762
Puanları
0


Ben değil; 1400 seneden beri Alim olan söylüyor...
Ben değil; Hz Muhammed sas zamaninin yaşayanlari sahabeler söylüyor...
Ben değil; Son asrin Alimi; Said Nur söylüyor 24 lema Tesettür Riselesi
Yohsa ben kimim ki !!
Selametle...
Haşa, yüzbin defa haşa!!!
Neler yazdığınızın farkında mısınız?
Ayet-i Kerimede açıkça helal olduğu belirtilmekte bayanların el, yüz ve ayaklarını göstermeleri.
 

islamveinsan

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eyl 2006
Mesajlar
1,360
Puanları
0
Ümmü selelme; "Cilbablarını üzerlerine salsınlar ayeti nazli olunca ensar hanımları üzerlerinde giyindikleri siyah örtüleri oldugu halde dışarı çıktıklarında vakarlarından adaeta başlarının üzerinde siyah kargalar varmış gibi göründüler. "

Hz Aişe ra.. dediki; Mümin hanımlar Rasulullah sav ile birlikte sabah namazlarına cilbaplarına bürünmüş olakar gelirlerdi. Sonra namazı bitirdiklerinde evlerine geri dönerlerdi de alaca karanlıktan dolayı kimse onları tanımazdı (buhari-müslim)

İbni hacer; "... Allah a yemin ederim ki ensar kadınlarından daha afaziletlisini görmedim. .... Nur suresindeki -başörtülerini yakalanırın üzerine salsınlar- fermanı indirilince erkekleri hemen onlara gidip bu surede ayet i onlara okudu, istisnasız her kadın hemen kalktı ve hicabına yöneldi. Sabah oldugufnda sabah namazını cilbablarına bürünmüş olarak, başları üzerinde kargalar varmış gibi namaz kıldılar.."

Hz Ebu Bekr in kızı Esma ra dediki;" Bizler erkeklere karşı yüzlerimizi örterdik"

Sorumluluk adına Yorumsuz;
 

Sofuoglu

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
4,457
Puanları
63
Web sitesi
www.vuslatkervani.com
islamveinsan kardes,

Allah(c.c) senden gani gani razi olsun....

seni yetistiren,saglam firasetli hocalarinida cennetine koysun insaAllah



kadinlar taninmaliymis:)

la havle.......
 

mavigece

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
2 Tem 2006
Mesajlar
880
Puanları
0
Yaş
34
İslamveinsan daha islamiyeti bilmiyorsun ne yazıkki
 

ileney_

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
124
Puanları
0
Yaş
16
* Kadın ın ilk dikkat çeken yeri neresidir ?
* Kadın da güzelligi belirleyen ölçü nedir ?
* Kadınların en çok bakılan yeri neresidir ?
* Kadınların güzelliginin zuhur ettigi yer neresidir ?
Örtüden murad güzelligi gizlemek değilmidir ?

O ZAMAN YÜZ HARAMDIR....
kardeşim ben değil o söylüyor diyorsun da ne söylüyor bir zahmet getirirmisin..
ayette yüz haram değil diyor

ben kaynaklarımı getiriyorum

[yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, zinetlerini [zinet takılan yerlerini] göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler!) [Nur 31]

(Kadının [yüz ve iki elinden başka] bütün bedeni avrettir) [Mecma'ul-enhür, El-mugni]

Hz. Esma, ince elbise ile gelince, Resulullah baldızına bakmadı. Mübarek yüzünü çevirip (Ya Esma, bir kız, namaz kılacak yaşa gelince, yüz ve elleri hariç, vücudunu erkeklere gösteremez) buyurdu. (Ebu Davüd)

Allah buyuruyor ki yüzlerinizi örtmeyin bir müslüman kardeşim de çıkıp hayır kadının yüzü güzeldir o zaman yüzü örtmek helaldir ne oldu şimdi din kallktı sen Allah'ı bırakıp kendi emrini dindenmiş gibi gösterdin içki haramdır hayır içkide şifa da var ama o zaman içki içilebilir ılımlı islam dedikleri bu olsa gerek senin kaynaklarını bekliyorum Allah'a emanet
 

islamveinsan

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eyl 2006
Mesajlar
1,360
Puanları
0
kardeşim ben değil o söylüyor diyorsun da ne söylüyor bir zahmet getirirmisin..
ayette yüz haram değil diyor

ben kaynaklarımı getiriyorum

[yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, zinetlerini [zinet takılan yerlerini] göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler!) [Nur 31]

(Kadının [yüz ve iki elinden başka] bütün bedeni avrettir) [Mecma'ul-enhür, El-mugni]
........
Yorum yapmiyorum bu parantez içindeki yerler orjinal mi ?
Yoksa bu manaya geliyor diye iliştirilmiş mi?
 

mavigece

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
2 Tem 2006
Mesajlar
880
Puanları
0
Yaş
34
Hiç bir zaman biliyorum demedim, demeyecegimde... Cahilim evet....

Bilenler var, ben bilenlerin bildirdigini; bildiriyorum, Söylenmişleri söylüyorum,..
Selametle...
Yüzü göstermek haramdır diyen bir insanın verdiği bilgilere güvenmiyorum açıkçası
 

ileney_

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
124
Puanları
0
Yaş
16


Yorum yapmiyorum bu parantez içindeki yerler orjinal mi ?
Yoksa bu manaya geliyor diye iliştirilmiş mi?
kardeşim tabiii kide sen yorum yapamassın bunlar islam alimlerinin yorumlarıdır haşa benkendi aklımdan söylemedim nur suresine dikkat et görünen kısmı hariç diyor
 

meyve

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
15 Eki 2006
Mesajlar
762
Puanları
0
Aslında örtünme hakikati, Cenab-ı Hakk'ın "Settar" isminin bütün varlık alemini kuşatan tecellisidir.

Tesettür hakikati, esirden başlayarak varlığın bütün boyutlarını kuşatmaktadır. Esir maddesi yıldızları, gezegenleri, dünyayı, insanları, hayvanlar alemini, bitkiler alemini, organik yapıları, molekülleri ve zerreleri latif bir yorgan gibi örtmektedir.

Yirmi Dördüncü Lem'a'da, tesettür hakikatinin bu fıtri boyutuna dört hikmet çerçevesinde dikkat çekilir. "Birinci Hikmet", kadınların zerafet ve nezaketinin korunabilmesinin tesettürü gerektirdiği hususudur. "İkinci Hikmet", örtünmenin psikodinamik zemininde yer alan kıskanma duygusu ile ilgilidir. "Üçüncü Hikmet" güven duygusu için örtünmenin gerekliliği konusu üzerine kurulmuştur. "Dördüncü Hikmet"de ise, aile müessesesinin korunabilmesi için tesettürün gerekliliğine dikkat çekilir.

Başlarını örten hanım kardeşlerimiz bilmelidirler ki, o örtü sadece bir metrelik bir bez parçası değildir. Adeta, alemin bütününde yankılanan müthiş hakikatin bir parçası niteliğindedir. Tesettürün hakikati budur işte! Bu bilinçle örtüsüne bürünmeli insan...
 

simal27778

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
20 Kas 2006
Mesajlar
24
Puanları
0
Yaş
42
bunların hepsi şeytanın vesvesesi çarşaf olmadan gerçek tesettür olamaz ilk dikkat çeken yüzdür kesinlikle gizlemek lazım iyi düşün
 
Üst