İniltiler(tarif) | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

İniltiler(tarif)

kutayre

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
8 Eyl 2006
Mesajlar
10
Puanları
0
Çocukluğumda bir Mustafa amca vardı;
Hacı Mustafa,

Evden çıktığımda yola doğru,
Kapılarının önünden geçerken
Halil gel hele diyen
Ve bana bir bardak tuzlu soğuk ayran içirmeden bırakmayan…
İç halilim iç, şifa olur…

Birgün kalktığımda
Hacı Mustafa amca vefat etti dediler
Beyin kanaması…
Artık o ayran yok…!
Tadını unuttum…

Çocukluğumda bir selime abla vardı,
Kuran öğrenmek için yanına giderdim,
Hacı Mustafa amcanın kızı,
Şimdi onun bir çocuğu var
Ben ona matematik öğretiyorum…
Büyüdü..
Büyüdü..
Çok büyüdü…

Çocukluğumu hatırlıyorum,
Oynadığım ufak çocuklar şimdi büyüdüler,
Nurettin evlendi, çocuğu var
Fatih askerden geldi,
Emrahım hala okumakta…

Çocukken çeşitli lakablar taktığımız ufak kızlar
Şimdi gelinlik kız oldular
Sümüklü Ayşe denen bir kız vardı
Şimdi ismini benimle anıyor anacağazım…
Halil isteyelim mi?
İyi hoş kız
Çarşaflı…Hafız
Ama bakamam ki!

Çocukken Emrah ve kardeşimle,
Eski toprak yığınları arasında demir, bakır arardık
Kardeşim düşmüştü demire,
Kafası kanamıştı,
Koşuyorduk…
Koşuyorduk…
Emrah önde,
Ben onun arkasında,
En arkada kardeim Salih…

Yüksellll yengeeeeee,
Salih beyin kanaması geçiriyorrrrrr!
Çocuklu işte,
Oysa “şekerli ıslak ekmeği” başına sarınca durdu kanaması…

Şimdi geçemediğim caddelerle dolu mahallem…
Korkuyorum,
Çocuklukta beraber saklambaç oynadığımız ufak kızlar,
Gelinlik giyecek yaşa geldiler,
Aman birini görmeyeyim…
Konuşamıyorum…

He…
Unutmadan…
Çocukluğumda bir tane daha Mustafa amca vardı
O yeni Hacı oldu…
Bayram sabahları bir araba kiralar,
İçine tatlı koydurur
Çocuklara ikram ederdi…
Koşardım…
Koşardım…

Çocukluğumun bayramları,
Heyecandan uyuyamayışım,
Babamın yeni aldığı pantolun gömlek ve ayakkabılar
Yatağımın başucunda dururdu,
Bayram namazına giderken giymeye kıyamazdım,
Sanki giyince bütün gözler bende olacak diye,
Ya da ayakkabılarım çalınmasın diye annem giydirmezdi…

Caddeye çıkardım,
Şimdi bana anlatırlar;
Halil caddeye çıkardı
Önüne gelenle bayramlaşır tanımadıklarıyla ellerini öper
Şeker toplardı,
Az da olsa anımsıyorum işte…

Şimdi geçemediğim caddelerden
Zorla başım önde geçerken…

Evinin ta üçüncü katından halillll efendiii diye bağıran
Fadime teyze…

Nasılsın deyişi sımsıcak ne zaman görse…
Halil oğlum düzelecek her şey,
Tüm mahalle sana dua ediyor arkandan,
Mahallenin nadide gülü…
Duacın çok arkanda…

Onun oğlu var marangoz Mehmet abi,
Beni gördü mü
Ve yanında birileri oldu mu mahalleden
Bu adamdan korkun derdi,
Hâla da der…
Bakmayın böyle safi durduğuna,
Ne yere bakan yürek yakandır,
Annesi Fadime Teyze gelince,
Beni göstererek bu adamın nesini seviyorsunuz diye tebessüm ederdi,
Sevilecek adam mı bu diye
gülerdi… Hala güler…
Hâla öğrenemedim sevilecek adamıyım diye?
Bir daha soracağım…

Mahallemin camisi,
Evimle bitişik,
Küçüklüğümle vakit namazlarına koşardım,
Ezanı ben okuyayım diye,
Amcaların teşvik için bana harçlık vermesi
Güzel sesin var evladım,
Ufak çocuk görmüyorlardı camide belki,
Artık koşamıyorum…
Neden?

Caminin önünden geçerken,
Çaycı salim amcanın halil efendi ne haber deyişi,
Görünmüyorsun,
Hastayım diyemeyişim,
Evde kılıyorum diyemeyişim…
Bilmiyorum…
Neden…

Büyüdü halil,
Bedeni büyüdü ya ruhu?

Kütüphanede bir gün…
Altı tane ufak genç…
Dördü kız ikisi erkek…
Orta bir gençleri ama belime gelen boylarıya,
Sımsıcak taptalı simalar,
Ne yapıyorsunuz çocuklar
Ödev,
Destan yazacağız ve oynayacağız
-Konu nedir?
Aşk abi…
Kocaman tebessüm dudaklarımda,
Aşkın yaşı bayağı düşmüş…

Yardım edermisiniz deyişleri
Peki dedim,
Tam isabet,
Aşk,
Bir kral bir prenses, kraliçe lazım dedim
Bir de fakir genç deyişim…
Nedendi bütün kızların prenses olmak isteyişi…?
Sonradan öğretmen olduğumu anladılar,
Hocam gelin siz de izleyin,
Yok gelemem çocuklar,
Hastayım…
Dua edeceğiz öğretmenim size…

Öğretmenliğin ne demek olduğunu o zaman anladım
Ufak kızın yanağına bir buse kondurduğumda…
Öğretmenim deyişlerinde, hiç bilmedikleri bana…
Halil’e…

Ne yazsam,
Ne anlatsam ki başka,
Böyle bir hayat
İşte
Yazdıklarımı
Toplasanız
Karışık, kuruşuk ve
Küçücük bir
Ben çıkar ortaya
Küçücük bir ben…
 
Üst