Hüda par il başkanin beyani | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Hüda par il başkanin beyani

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0



HÜDA-PAR iddiaları sert şekilde yalanladı 30 Ara 2014 17:15

Hür-Dava Partisi (HÜDA-PAR) Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu, Şırnak’ın Cizre ilçesinde yaşanan olaylarla ilgili olarak hükümetin ve güvenlik güçlerinin hesap vermesi gerektiğini söyledi.

‘Provokasyon ve paralel yapı’ iddiasını yalanlayan Tanrıkulu, “Şunu, bunu suçlayarak bu işin içinden çıkamazsınız. Bunun hesabını hem hükümet, hem de PKK vermeli. Bize göre orada ne provokatör vardır, ne paralel yapı vardır, ne de dış ülkeler vardır. Orada açık bir şeklide PKK’nın, YDG-H çetelerinin dindar insanlara saldırması vardır.” dedi.

'DEVLET SOKAKTA YOKTU'

Hür-Dava Partisi (HÜDA-PAR) Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu ve beraberindeki ilçe başkanları, basın kuruluşlarını ziyaret etti. Şırnak’ın Cizre ilçesinde yaşanan olaylar hakkında bilgi veren Tanrıkulu, devletin saldırılara adeta seyirci kaldığını söyledi. Tanrıkulu, özetle şu görüşleri dile getirdi: "Saldırlar 03.00’da başlıyor. Saat 11.00’e doğru emniyet güçleri o mahalleye girmeye çalışıyor. Nasıl ki 6-7 Ekim'de, Kurban Bayramı’nda Diyarbakır’da devlet yoktuysa, aynı durum Cizre’de gerçekleşti. Vali ve emniyet güçleri 8 saat sonra olaya müdahale etmeye başladılar. Yani sanki bu vandallara sizi serbest bırakıyoruz istediğinizi yapın, deniliyor. Ağır silahlarla dindar insanlara saldırmak, bunun önünü açmak ve sessiz kalmak güvenlik güçlerinin büyük bir zaafı."

'HÜKÜMET HESAP VERMELİ'

"Paralel yapı diyerek bu işin içinden çıkamazsınız. Bunun hesabını hem hükümet, hem de PKK vermeli." diyen Şeyhmus Tanrıkulu, "Her eylem ve katliam olduğunda veya bu tür girişimler yapıldığında işin basitine kaçılıyor, provokatör vardır, dış güçler vardır, paralel yapı vardır deniliyor. Vardıysa niye ortaya çıkartmıyorsunuz? Niçin bunlar yakalanmıyor? Güvenlik güçlerinin 8 saat sonra oraya gitmesinin sorumlusu kim, hesabı niye sorulmuyor? Diyarbakır’da da hiçbir mülki amirden hesap sorulmadı ki. Diyarbakır’da insanlar vahşice katledildi ama ne emniyet ne vali, ne İçişleri Bakanı kimse hesap vermedi. Oysa başka ülkelere baktığında durum farklı. Mısır’da bile öğrenci servisi arabası trenle çarpışıyor hemen bakan istifa ediyor. Yani vicdanen rahatsız oluyor. Bizim burada böyle değil. Çok vahim olaylar gerçekleşmesine rağmen bakanlar hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyorlar." ifadelerini kullandı.

'SUÇLU HÜKÜMET VE PKK'

Cizre olaylarında provokatör varsa ortaya çıkarılmasını isteyen Şeyhmus Tanrıkulu sözlerini şöyle sürdündü: "Ama bize göre yoktur. Bize göre orada ne provokatör vardır, ne de paralel yapı, ne de dış ülkeler vardır. Orada açık bir şeklide PKK’nin YDG-H çetelerinin dindar insanlara saldırması vardır. İçerimizde bazı ajanlar var, diyorlar. Aranızda ajan varsa çıkartın, niçin bu ajanları cezalandır mıyorsunuz? Son 2 yılda partimize 150 saldırı oldu. Bunların hiçbirinin faili yakalanmamış. Bizim üyelerimiz kaçırılıyorsa, üyelerimizin evleri taranıyorsa ve bunların faili yakalanmıyorsa burada biraz düşünmek lazım. Bunun suçlusu kimdir? Biz bu noktada hükümeti suçlu görüyoruz. İkicisi ise PKK'dır. PKK ve KCK’yı suçlu görüyoruz. Başka bir şeyler var bu işin içinde. Sen bu partiyi kendine tehlike olarak görüyorsun, biz bunları tasfiye edelim, yok edelim şeklinde saldırı yapanları yakalamıyorsun.

PKK zaten faşist bir zihniyete sahip. Kendi dışında hiçbir güç, kuvveti istemeyen bir zihniyete sahip. Bugün bölge PKK’nın eline düşürse aynen Kemalist sistem Cumhuriyeti kurarken nasıl hem Müslümanlara hem Kürtlere yani Kemalist olamayan insanları tasfiye etmişse, hatta yüz binlercesini katletmişse vallahi PKK aynısını yapar, belki daha ağırını yapar. Bu bölge PKK’ya bırakılırsa zaten dağda gerillası var, silahlı unsurları var, şehirde de bu iki yıl içerisinde çok ciddi manada silahlanmış ve silah yığınağı yapmış böyle bir durumda ne yapacak tabi ki gelecek kendisine en çok muhalefet yapan veya muhalif olan, bir de İslami bir yapı olan HÜDA-PAR’ın şahsında Müslümanları tasfiye edecek."

'PKK HİÇ BU KADAR GÜÇLENMEMİŞTİ'

PKK tarihinde hiç olmadığı kadar güçlü konumuna getirildiğini vurgulayan HÜDA-PAR Diyarbakır İl Başkanı Tanrıkulu, "İki yıl içerisinde polis ve asker ölmedi, PKK’lı ölmedi, karşı karşıya gelmediler, daha doğrusu karşı karşıya geldiler birbirlerini görmezden geldiler, fakat bu iki yıl içerisinde PKK şehir yapılanmasını tamamladı, silahlı olarak tabi ki. Dağdan indirdiği gerillaların büyük bir kısmı da burada gençlere eğitimi vererek veya kendi şehir içerisindeki askeri yapılanmasına güçlendirdi. Şimdi biz sokağa çıkıp yolu kapatan veya taş ve molotof atan insanları basit görmememiz lazım, hepsini bu iki yıl içerisinde yaptılar. Bu iki yıl içerisinde kendi mahkemelerini kurdular, bugün Bismil ve Lice’de kendilerinin mahkemeleri var. Yani iş adamlarını çağırıyorlar. Ondan haraç alıyorlar. Sadece Bismil’de 50 trilyon haraç almışlar işadamlarından. Şimdi bunu ne zaman yaptı, çözüm sürecinde ve bu iki yıl içerisinde… Nasıl olsa hükümet bize karışmıyor. Bende bu vesileyle kırsal alanda muhalif gördükleri HÜDA-PAR ve ya İslami kesimler tasfiye edelim, dediler. Buna sessiz kalan devlet ve hükümet değil mi? Niçin görevini yerine getirmiyor. Halkın güvenliğini sağlamayacaksa çıksın aradan bu halk kendini savunur. Halk kendini savunmaktan aciz değil. 6-8 Ekim olayında sonra halk artık ciddi olarak kendini savunmanın önemini kavramış durumundadır. Durum böyle iken biz bunları nasıl görmezden geliriz. Her şeyi paralel yapı yapıyor diyorlar. Paralel yapı kimdir? 1990’lı yıllarda burada JİTEM, bugünkü Ergenekon, Balyoz davasından yargılananlar bırakıldı hepsi, bunlar görmezden geliniyor. Yani bu olaylar geldi geçti günah keçisi paralel yapı mı? Hükümetin şimdi bir taktiği var. Her seçim döneminde kendisine bir düşman belirliyor ve onun üzerinde propaganda yaparak sanki muhalefeteymiş gibi öyle bir algı oluşturarak en azından seçime o şeklide giriyor. PKK da öyle yapıyor. Her dönem bir düşman ilan ediyor ve kendini düşman üzerinden kamuoyuna oluşturmaya çalışıyor." görüşünü dile getirdi.

'DEVLET YOKSA HALK KENDİNİ SAVUNUR'

"Biz kendi üyelerimize dedik ki bakın burada bize yönelik büyük bir saldırı var. Ortada devlet de yok, güvenlik güçleri de yok. Bundan dolayı insanın en temel hakkı olan meşru müdafaanızı kullanın. İki aşiret arasında bir kavga çıktığında herkes silahlanıyor. Bir de bizim bölgemiz hassas. Böyle bir durumda farkı siyasi düşünceye sahip olan gruplar ve cemaatler var. Her an çatışma ortamı olabilecek bir durum söz konusudur. Böyle bir durumda eğer devlet üzerine düşeni yapmazsa PKK gibi gayrimeşru güçler kalkıp yol kesme, kimlik kontrolü yapacak. Evlere gidip arama yapacak, saldırı yapacak kimse buna dur demeyecekse tabi ki halk kendini savunacaktır." sözleriyle yaşadıkları sıkıntıları dile getiren Şeyhmus Tanrıkulu sözlerini şöyle tamamladı:

'HÜKÜMET BÖLGEYİ PKK’YA BIRAKTI'

"İki yıl içerisinde devlet ile PKK nelerde anlaştı? Çözüm süreci şeffaf değil. Neler konuşulmuş biz bilmiyoruz. Bırakın bizi CHP ve MHP’nin haberleri yok. Genelkurmay Başkanlığı bir açıklama yaptı, ‘çözüm sürecinden neler konuşulmuş haberim yok’ diyor. Ancak biz fiiliyata bakarak bazı değerlendirmeler yapıyoruz. 2 yıllık süre içerisinde devlet PKK’ye bölgeyi bıraktı. PKK tarihinde güçlenmediği kadar güçlendi. PKK açık bir şekilde hem Güney Kürdistan’a Şengal’e, hem de Kobani’ye adam gönderiyor. Bunlar da sınırdan geçiyorlar. Senin vatandaşın başka bir ülkeye gidiyor savaşıyor tekrar geliyor. Sen ses çıkartmazsan bu insanlar yarın bir gün gelecek burada bir ayaklanma çıkartacaklar. Cizre’de zaten dağdaki gerillalar var. Görüntülerde açık ve net bir şeklide görünüyor. Bir de Cizre ve Diyarbakır olaylarında özellikle Kobanilerin ve Ezidilerin kullanıldığı söyleniyor. Çünkü hastane kayıtları vardır.”
 

Dua Nur

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Nis 2007
Mesajlar
37,459
Puanları
63
Devlet suçluları yakaladı hesap soracak
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0
Şimdi

Sn @Ahmet

Bu konu için Forum da Bu partinin senpetizanı olan @Mahabad a görüşlerini öğrenmem için ETİKETLEME YAPMAYAYIMMI ?

Bu Konu için Bu Forum da YENİ TÜRKİYE diye konu açan @hirahos a düşüncelerini sormam için ETİKETLEME yapmayayımmı ?
 

Muminaga

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ara 2006
Mesajlar
8,208
Puanları
0
Şimdi

Sn @Yahudisever Feto

Bu konu için Forum da haşhaşi örgütün senpetizanı olan @agbi a böyle zırt pırt saçma sapan mesajları niye yazıyor?
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0
Şimdi

Sn @Yahudisever Feto

Bu konu için Forum da haşhaşi örgütün senpetizanı olan @agbi a böyle zırt pırt saçma sapan mesajları niye yazıyor?
Cevap verememe pisikosunda olunca SALDIRIYA mı geçtin.

Senden bı olaylar hakkında yorum istedim.
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0
Şimdi

Sn @Yahudisever Feto

Bu konu için Forum da haşhaşi örgütün senpetizanı olan @agbi a böyle zırt pırt saçma sapan mesajları niye yazıyor?
Cevap verememe pisikosunda olunca SALDIRIYA mı geçtin.

Senden bı olaylar hakkında yorum istedim.
YANİ DİYORSUNKİ

Hür-Dava Partisi (HÜDA-PAR) Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu BU DURUMDA SANA GÖRE SAÇMA SAPAN BEYAN VERDİ ?
 

agbi

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Kas 2006
Mesajlar
25
Puanları
0
Şimdi

Sn @Yahudisever Feto

Bu konu için Forum da haşhaşi örgütün senpetizanı olan @agbi a böyle zırt pırt saçma sapan mesajları niye yazıyor?
Cevap verememe pisikosunda olunca SALDIRIYA mı geçtin.

Senden bı olaylar hakkında yorum istedim.
YANİ DİYORSUNKİ

Hür-Dava Partisi (HÜDA-PAR) Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu BU DURUMDA SANA GÖRE SAÇMA SAPAN BEYAN VERDİ ?
Evet
@Mahabad

Size göre

Hür-Dava Partisi (HÜDA-PAR) Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu BU DURUMDA SANA GÖRE SAÇMA SAPAN BEYAN VERDİ ?


Cevabınız ?
 

Muminaga

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ara 2006
Mesajlar
8,208
Puanları
0
Zevzeklik yapma
Her kes gibi sende konu hakkında görüşünü yaz bas git
Onu etiketleyip, bunu etiketleyip artistlik provaktörlük fitnebazlık yapma.
Yaşlandıkça sapıtıyorsun, yaşlandıkça şizofrenin tabana vuruyor
 

bi husben

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Mar 2007
Mesajlar
5,664
Puanları
83
@AGBİ BU KONUDA HAKLI

devlet PKK nın güçlenmesi için elinden geleni yaptı yapıyor şımaran pkk kendinin bolgenin hakimi ilan etti istediği gibide at koşturuyor
ayrıca devletin bahanesi paralel hadi tamam paralelsede mudahale etsene yoksa askerdeki herkesmi paralel

Hüdapar il başkanı doğruları konuşmuş
 

Muminaga

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ara 2006
Mesajlar
8,208
Puanları
0
@Ahmet yeri geldiği zaman raporlayın gereğini yaparız diyorsun.
agbi nin etiket ve alıntı yapması ile ilgili geçmişte onlarca defa raporlamam oldu bir tek defa dahi gereği yapıldı.
Başka bir üye raporlayınce gereği hemen yapılmadı.

ben artık raporlamaktan da vaz geçtim.
Burdan açık yazıyorum.

Sayfayı her yenilediğimde çifter çifter alıntı-etiketleme görüyorum.
Bu şahsa anladığı dilden yazınca da Mahabad uslubu bozdu denilmesin.
 

Muminaga

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ara 2006
Mesajlar
8,208
Puanları
0
@AGBİ BU KONUDA HAKLI
Git HÜDA-PAR dan sor
HÜDA-PAR, terör örgütü pkk'ye " iç ŞEYTAN 1"
haşhaşi yahudisever gülen örgütüne " iç ŞEYTAN 2 " diyor.

HÜDAPAR üyesi onlarca kişi paralel örgütün polis savcı ve hakimlerince zülme uğratıldı, yargılandı yıllarca cezalar verdirildi.

agbi denilen yüzsüz HÜDA-PAR kelimesinin H harfini bile ağzına almasın.
 

Dua Nur

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Nis 2007
Mesajlar
37,459
Puanları
63
Git HÜDA-PAR dan sor
HÜDA-PAR, terör örgütü pkk'ye " iç ŞEYTAN 1"
haşhaşi yahudisever gülen örgütüne " iç ŞEYTAN 2 " diyor.

HÜDAPAR üyesi onlarca kişi paralel örgütün polis savcı ve hakimlerince zülme uğratıldı, yargılandı yıllarca cezalar verdirildi.

agbi denilen yüzsüz HÜDA-PAR kelimesinin H harfini bile ağzına almasın.
Ellerine sağlık.
 

Muminaga

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ara 2006
Mesajlar
8,208
Puanları
0
@AGBİ BU KONUDA HAKLI
Gittin gittin öyle birine haklı dedin ki
günahı var, sorumluluğu var, vebali var.

bi husben, aşağıdaki haberi senin için buraya getirdim
"İlahi Adaletin tecellisi"

Öte yandan Muammer Akkaş'ın göreden uzaklaştırılmasını kısa ve çok anlam ifade eden bir mesajla değerlendiren HÜDA Urfa İl Başkanı Lokman Yalçın, Akkaş'ın Doğru Medya grubuna yaptığı hukuksuz operasyona işaret ederek, "İlahi adalet muhakkak yerini bulacaktır bir gün" mesajını paylaştı.
Medya Operasyonunu yöneten savcı
Adliye önünde basın bildirisi dağıtmasıyla tanınan Muhammer Akkaş, 2011'de Doğruhaber Gazetesi, İnzar Dergisi, Dua Basın ve Yayıncılık'a düzenlenen Medya Operasyonunu yönetmişti. Söz konusu dava 2013 yılında sonuçlanmış ve aralarında Hür Dava Partisi Genel Başkan Yardımcılarının, Gazetecilerin, STK Yöneticilerinin ve Rehber TV Genel Yayın Yönetmeni ve Programcılarının olduğu13 Müslüman'a toplamda 113 yıl hapis cezası verilmişti.(İHA / Hürseda Haber)

http://www.dogruhaber.com.tr/haber/157559-akkasin-gorevden-alinmasi-ilahi-adaletin-tecellisi-oldu/
Haşhaşi, hain, siyonist işbirlikçisi gülen örgütü ve bu örgütün medyası dün düşman ilan ettikleri ve zülme-baskıya uğrattıkları parti cemaat ve tarikat mensuplarını bugün hiç bir şey olmamışcasına destekler görünmelerine aldanan insanlara hayret ediyorum.

Hangi insan kullandırılmak ister? haşhaşi şeytanların yılandan farkı yok.
Dün cezaevlerine tıktıkları gazete ve tv'lerinde akla gelmedik kumpaslar kurdukları HÜDA PAR il başkanı için bugünde ortaya çıkıp il başkanı şöyle demiş böyle demiş demeleri tek kelime ile şeref sizliktir.
 

MÜTEŞEKKÜR

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
6,938
Puanları
0
Ne hikmetse HÜDA-PAR'a hükümet sahip çıkmıyor.Öldürülenler hep onlar oluyor.Devlet acaba Doğu illerini PKK'ya mı teslim etti diye iyice şüphe etmeye başladık..

Ben HÜDA-PAR'lı değilim ama, anladığım kadarıyla aslen PKK'yı bunlar bitirecek ama devlet sahip çıkmayınca onlar ne yapsın yahu!..
 

Muminaga

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ara 2006
Mesajlar
8,208
Puanları
0
Bu sefer öyle olmadı.
pkk 65 yaşındaki HÜDA-PAR cizre ilçe teşkilatı üyesi Abdullah Deniz'i katl etti.
_____

25 yıllık pkk mensubu, sözde komutan dahil olmak üzre 2'si pkk dağ kadrosundan, 1'i pkk'li şehir eşkiyasından 3 kayıp verdiler.

Cizre'de yürüyüş yaptılar, "katil HÜDA-PAR", "katil AKP" şeklinde slogan attı bu şeref sizler.

Eline uzun namlulu silahı al, Müslüman Kürtleri katl etmek için Nur mahallesine kudurmuş köpek gibi saldır sonra da kayıp verince "katil HÜDA-PAR" diye bağır!?
 

Muminaga

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ara 2006
Mesajlar
8,208
Puanları
0
HÜDA-PAR'a Yönelik baskı ve zülmun emri Paralel savcıdan gelmişti



İslami STK'lara Baskın Emri Akkaş'tan Gelmişti


28 Ocak 2011 tarihinde Doğruhaber Gazetesi, İnzar Dergisi ile Dua Basın ve Yayıncılığa baskın emrini veren dönemin İstanbul Cumhuriyet savcısı Muammer Akkaş'ın, hakkında alınan görevden uzaklaştırma kararı, akıllara Akkaş'ın savcılığını yaptığı mahkemenin İslami STK temsilcilerine, yazar ve siyasetçilere verdiği 118 yıllık hapis cezasını getirdi.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 2. Dairesi, Cumhuriyet savcıları Zekeriya Öz, Celal Kara, Mehmet Yüzgeç ve Muammer Akkaş'ın, haklarında açılan soruşturma sonuçlanıncaya kadar görevlerinden uzaklaştırılmasına karar verdi.

“Böyle olacağı belliydi”

Bugün (30.12.2014) öğle saatlerinde basına yansıyan kararı değerlendiren Savcı Akkaş, "Hayırlısı olsun. Söyleyeceğimiz bir şey yok. Bu süreç bir yıl önce mitinglerde söylenen şeyler bir yıl sonra gerçekleşti. Karar bize tebliğ edilmedi. Tuzun koktuğu yerdeyiz. Dönemin başbakanı tarafından bir yıl önce miting alanlarında söylenenler gerçekleşti, böyle olacağı belli bir süreçti" sözleriyle kendini savundu.

2011 yılında tutukluluk süresini belirleyen Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 102. maddesinin yürürlüğe girmesinin ardından kanundan yararlanan 16 Hizbullah Cemaati mensubunun tahliye edilmesi sonrası medyanın tamamına yakını söz konusu kişiler hakkında linç kampanyası başlattı. Başlatılan kampanya sonrası Türkiye genelinde İslami kurum ve kuruluşlara yönelik polis baskınlarında yüzlerce Dindar Müslüman gözaltına alındı, onlarcası tutuklandı.

Gazeteciler şafak baskınında gözaltına alındı
Hukuksuz gerekçelerle yapılan operasyonlardan biri de 28 Ocak 2011 İstanbul merkezli Doğruhaber Gazetesi, İnzar Dergisi, Dua Yayıncılık ve İslami Sivil Toplum Kuruluşlarına yapıldı. Operasyon emrini savcı Muammer Akkaş'tan alan polis, Doğruhaber Gazetesinin İstanbul Esenler'deki binasına, gazete yazarlarından Fikret Gültekin'in evine, Dua yayıncılık genel yayın yönetmeni M. Ali Gönül'ün evine ve bazı adreslere eş zamanlı baskın düzenledi. Operasyon kapsamında Doğruhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Göktaş da ikamet ettiği Kayseri'deki evinde gözaltına alındı.

O dönem basına şu bilgiler yansımıştı:
“Yardım faaliyetlerinde bulunan, toplumun ıslahı için etkinlikler düzenleyen İslami Sivil Toplum Kuruluşlarına yönelik baskılar devam ediyor. Operasyonlar kapsamında dün İstanbul'da da polis tarafından operasyon düzenlendi.

Yaklaşık 17 noktada eş zamanlı operasyon düzenleyen polis ekiplerinin, İslami STK ve yayın kuruluşlarına baskınlar düzenlemesi dikkat çekti. Yapılan baskınlarda dernek başkanları ve dernek üyeleri gözaltına alındı. 13 kişinin gözaltına alındığı operasyonlarda Doğruhaber Gazetesinde de aramalar yapıldı. Ayrıca operasyon kapsamında Doğruhaber Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Mehmed Göktaş ile gazete yazarlarından Fikret Gültekin ve Mehmet Ali Gönül de evlerinde yapılan baskın sonrasında gözaltına alındı.

Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Göktaş ikamet ettiği Kayseri'de gözaltına alınarak uçakla İstanbul'a getirildi.

Silahlarla hücre evi basar gibi gazete binasını bastılar!
Sabah 6 sıralarında Doğruhaber Gazetesi binasını basan polisler kapıyı zorlayarak açtı. Silahlarla hücre evi basar gibi gazete binasına giren polis ekipleri o sırada içeride olan gazete dağıtıcılarının gün boyu gazete binasından ayrılmasına izin vermeyerek gazetenin dağıtılmasını engellemiş oldu. 12 saat boyunca gazetede arama yapan polis ekipleri gazetede bulunan bütün bilgisayarların hard disklerini kopyaladı. Aramalar kapsamında okuyucuların gönderdiği mektuplar, program CD'leri, muhabirlere ait ajandalar, telefon rehberi, flaş bellekler ve hafıza kartlarına el konuldu. Ayrıca muhabirler tarafından çekilmiş hatıra fotoğrafları ile arşiv fotoğraflarına da el konuldu.

Basında Doğruhaber'e Sansür
Gazetede aramalar devam ederken operasyonu takip etmek için onlarca yayın kuruluşu Doğruhaber Gazetesi önünde toplandı. Gazete yetkilileri tarafından polisin yaptığı operasyon kınanırken ulusal gazetelerin haberleri yansıtmaması ve televizyon kanallarının operasyona yeterli oranda yer vermemesi "Doğruhaber Gazetesine yapılan baskın sansür mü ediliyor?" sorularını akıllara getirdi.

Hizmet Kurumlarına Operasyon
Polisin düzenlediği operasyonla İslami hassasiyetleri ile tanınan ve yardım çalışmalarında bulunan Mustazaflar ile Dayanışma Derneği İstanbul şubesi, Hayıreli Derneği, Umut-Der, İlke-Der, İlim-Der, Furkan-Der, Semere-Der isimli 7 Sivil toplum kuruluşuna da baskınlar düzenlendi. Dernek başkanlarının evleri ile dernek binalarını basan polis ekipleri dernek başkanlarını ve bazı dernek üyelerini gözaltına aldı. Polisin yaptığı baskınlarda bazı dernek binalarının kapıları ve gözaltına alınan bazı dernek üyelerinin evlerine ait kapılar kırılırken, binaların polis tarafından yapılan aramalarda darma dağın edildiği öğrenildi. Ayrıca polisin yaptığı operasyonlarda hücre evi basar gibi özel harekat timleri ile baskın düzenlemesi dernek yetkilileri tarafından tepkiyle karşılandı. Dernekler tarafından yapılan açıklamalarda operasyonlar kınandı. İşte operasyona uğrayan dernekler.”

13 Müslüman'a toplamda 113 yıl hapis cezası

Gülen Grubu'nun gücün zirvesine vardığı yıl olan 2011 Dindar kesime yapılan operasyonlardan sadece biri olan bu operasyonda Gazete yöneticileri, İslami STK temsilcileri ve yazarlar 9 suçsuz yere hapis yattıktan sonra çıkarıldıkları ilk mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldılar.
Muammer Akkaş'ın savcısı olduğu İslami Medya Davası 2013 yılında sonuçlandı ve aralarında 2 Hür Dava Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Gazeteciler, STK Yöneticileri, Rehber TV Genel Yayın Yönetmeni ve Televizyon Programcılarının olduğu 13 Müslüman'a toplamda 113 yıl hapis cezası verildi.

Hükümetin asıl sınavı şimdi başlıyor
Savcı Akkaş, aldığı görevden uzaklaştırma cezası sonrası hakkına girdiği Müslümanlardan özür diler mi bilinmez, ancak elindeki yargı gücünü mensubu olduğu grubun çıkarı doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına karşı kullanmaktan çekinmediği, dolayısıyla yukarıda zikredilen İslami kurum, kuruluş ve şahsiyetlere karşı da kullanmaktan imtina etmeyeceği acı bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Tam da bu yüzden hükümetin asıl sınavı şimdi başlıyor. O dönemde düzenlenen onca protesto eylemini duymazdan gelen AK Parti yöneticileri, geç de olsa savcı Akkaş gibi görevi kötüye kullandığı iddia edilen savcı ve yargıçların mağdur ettiği kesimlerin mağduriyetini giderecek mi, yoksa sadece kendisine yönelik yapılanların hesabını mı soracak. Bunu da bize zaman gösterecek.

(Hürseda Haber)
 

MÜTEŞEKKÜR

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
6,938
Puanları
0
Bu sefer öyle olmadı.
pkk 65 yaşındaki HÜDA-PAR cizre ilçe teşkilatı üyesi Abdullah Deniz'i katl etti.
_____

25 yıllık pkk mensubu, sözde komutan dahil olmak üzre 2'si pkk dağ kadrosundan, 1'i pkk'li şehir eşkiyasından 3 kayıp verdiler.

Cizre'de yürüyüş yaptılar, "katil HÜDA-PAR", "katil AKP" şeklinde slogan attı bu şeref sizler.

Eline uzun namlulu silahı al, Müslüman Kürtleri katl etmek için Nur mahallesine kudurmuş köpek gibi saldır sonra da kayıp verince "katil HÜDA-PAR" diye bağır!?
PKK aslında asla müslüman kürtleri temsil etmiyor.Onların içinde birçok ermeni dölleri var.Masum kürt kardeşlerimizin sözde haklarını savunmak için kurulmuş gibi gösteriyorlar kendilerini...Oysa durum öyle değildir.PKK, Marksizm, sosyalizm, zerdüştlik ve hırıstiyanlığı temsil etmektedir.Keşke onlara aldanan müslüman kürtler bir bilseler bari onların bu kötü emellerini.İnanın ki PKK o zaman doğu illerimizde cirit atmaya cesaret edemeyecektir.
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Agbi'den ümit kesik. Jetonu ölünce düşecek ama geri al boşluğuna... :) İşe yaramayacak.

İslam itikadına suikast, sulandırma, küffara hoş görünüp Müslümana nefret, kumpas, iftira ve hırsızlıkla devlete sızma, bikinili, alkollü takiyyeler, mahremiyete tecavüz, devletin gizli bilgilerini ifşa ile servis, devleti kendinin kılmak için darbecilik, ajanlık, batı hesabına casusluk, kanlı ve tahripkar sokak olayları, görev ihmalleri ile can kaybına yol açmak, himmet adı altında rüşvet, zimmete para geçirmek hatta faili meçhul cinayetlere karışmak ya da zemin hazırlamak, çözüm sürecine kastetmek, diğer STK'ları bitirmek için tezgah, medyayı kötüye kullanmak, haber hakkını gasb, milletin parasını menfaatine kullanmak için toplamak, batmış bankaya destek olmak, ekonomik tetikçilik, faizleri yüksek tutarak hazineye zarar vermek, yatırımları baltalamak, yalan, dolan, numara, devlet erkanına küfür ve hakaret, kul hakkı yemek vs.. vs.. vs..

Bütün bu rezil suçlar, cemaat kurmaylarının üzerindedir.

Say say bitmiyor.

Bu saydığım rezil işlerini artık herkes görmüş ve bilmiştir. İnkar edilemez bir açıklıkla ortaya çıkmıştır. Bu saatten sonra bin yıl algıya oynasalar, bin yıl üzerlerinden suç atmaya kalksalar da başaramazlar. Bu millet, bu çeteyi ASLA affetmeyecektir.

Forumdaki cemaatçiler ve goygoycuları da maalesef, göre göre kurmaylara ait olan bu rezilliklere ve milletin gönlünden düşmeye razı olmuşlardır. Adeta, suç ortağı olmuşlardır. Zulme rıza zulümdür. Zalimin yanında duran da zalimdir. Suçluyu savunan, suça ortaktır. Cemaatten yakasını kurtaran çoktan kurtardı. Kalanlar kaleyi savunanlar! Bu leke üzerlerine yapıştı bir kere...

agbi, 17 Aralıktan önceki gibi sanıyor. Orda kalmış. Neymiş; İslam alimiymiş, itham ediliyormuş, alay ediliyormuş, ağlama duvarında resmi varmış... mış.. mış. Bir kalemde geç. İleri sürdüğün şeylerin, gerçek Gülen tablosunda gram yeri yok. Biz Gülen'i tanıdık. Senin jeton düşmedi o kadar.
 
Üst