Hekimoğlu İsmail Babıali Sohbetindeydi | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Hekimoğlu İsmail Babıali Sohbetindeydi

eylül

Veled-i kalbî
İhvan Üyesi
Katılım
15 Ara 2006
Mesajlar
5,223
Puanları
0
Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)’nin Perşembe akşamları düzenlediği “Bâbıâli Sohbetleri” devam ediyor. Cağaloğlu’ndaki Timaş Kitap Kahve’de gerçekleşen son toplantının misafiri tanınmış yazar Hekimoğlu İsmail’di. “Derdini seven adam” Hekimoğlu İsmail, toplantı mekânına erken gelerek dinleyicileri selâmladı. Konuşmaya ve sorulacak suallere cevap vermeye hazır olduğunu söyledi. Önce yazı hayatına nasıl başladığını ve Minyeli Abdullah’ın yazılış safahatını sorduk. Şunları anlattı:

“Türkçü Nihal Atsız, komünist Nazım Hikmet hapiste, büyük din âlimi, müceddid Bediüzzaman hapiste. Yani fikir adamları hapiste, ot gibi adamlar dışarıda. Solcular bizi pasif görüyorlar, dindarın, Müslümanın halini dile getiren yok. Bunu ben yapayım, yazayım dedim. Minyeli Abdullah’ı yazmaya başladım. Ümraniye'de eşimden ve işimden gizli, saklı yazdım. Hanım bir odada, ben diğer odada her akşam yazdım. Kâğıt alacak param yoktu. Vergi dairesinin önündeki çöplüğe gider, atılmış vergi makbuzlarını toplardım. Boş arka sayfalarına yazardım. Ve yazdıklarımı saklardım. Rezarvuarın altına, buzdolabının vidalarını söker aralarına sıkıştırırdım. Askerdim, füzeciydim. Amerika’ya gönderildim, İngilizce öğrendim.”



Hekimoğlu İsmail konuşmasına şöyle devam etti:

“Askerlikten atılırsam diye bir endişem yoktu. İkaz ederlerdi, burada böyle olmaz, ihraç ederiz diyorlardı. Bediüzzaman’a danışmıştık. Kesinlikle ayrılmamı söylemişti. ‘Ancak atılabılirsin’, demişti. Ben de ayrılmayı düşünmedim ve atılma korku ve endişesi duymadım. Atılırsam ne yaparım diye de şoförlük öğrenip ehliyet aldım, elektronikçilik öğrendim. Askerlikten atarlarsa şoförlük yaparım, elektronik aletleri tamir ederim diye düşündüm.”




MÜSLÜMAN VE PARA

Hekimoğlu İsmail’e “Müslüman” ve “Para” konusu soruldu. Hekimoğlu bunun üzerine, “Para bir vasıtadır. Müslüman maddî bakımdan da iyi durumda olmalıdır. Müslüman ve Para isimli kitabım yayınlandığında rahmetli Adnan Kahveci aradı, ‘Görüşelim’ dedi. ‘Evine geleyim’ dedi. ‘Hayır efendim siz zahmet etmeyin ben geleyim’ dedim. O ‘hayır ben senin evine gelmek istiyorum’ dedi. Tam görüşeceğimiz sırada o kaza oldu, görüşemedik.” diye konuştu.

Hekimoğlu İsmail, konuşması sırasında sık sık sevdiği şairlerden şiirler okudu.

Dinleyiciler arasında bulunan yazar Recep Şükrü Apuhan, beş ciltten oluşan Derdimi Seviyorum kitaplarının ortaya çıkışını anlattı. Hekimoğlu’nun konuşma yaptığı her yere gittiğini ve notlar tuttuğunu belirten Apuhan, daha sonra Ali Erkan Kavaklı ile birlikte bunu sistemli hale getirdiklerini ve Hekimoğlu İsmail ile yaptıkları sohbetleri kitaplaştırdıklarını dile getirdi. Apuhan, eserin altıncı cildini de Attilâ Şahiner’in derlediğini sözlerine ekledi.

Mehmet Nuri Yardım’ın sorusu üzerine Hekimoğlu İsmail tanıdığı Necip Fazıl Kısakürek, Osman Yüksel Serdengeçti ve Mustafa Nezihi Polat gibi şahsiyetlerle ilgili hâtıralarını nakletti. Bir gün Polat’ı ziyaret ettiğinde kendisine yazdığı iki yazıyı götürdüğünü belirterek, “Yazıları verdim ve beğenirsen kendi imzanı at ve yayınla” dedim. Ama o, benim İttihad gazetesinde sürekli yazmamı teklif etti. Böylece başladım.



EVLERİMİZİ KÜTÜPHANEYE ÇEVİRDİ

Dinleyicilerden ESKADER Yönetim Kurulu üyesi gazeteci Hüseyin Sarıkoç da, Hekimoğlu İsmail ile tanışmasını anlattı. Sarıkoç, “Hekimoğlu İsmail aslında Minyeli Abdullah romanıyla bize bir model sunmuştur. Minyeli Abdullah, duruşu, yaşayışı, yaptığı çalışmalar ile örnek teşkil eden, beyefendi, mütevazı, inanmış dava adamı, zorluklara göğüs geren, bu milletin dertlerini kendine dert edinen mümtaz bir şahsiyettir. Müslümanların evi ya kütüphane ya da dershane olmalı.” sözü ona aittir. O bu sözünden hareketle, yazdığı eserleriyle, -dikkatinizi çekerim- kütüphanesiz evlerimizi kütüphaneye çevirdi.”

Kalabalık bir dinleyici topluluğunun takip ettiği toplantıda bulunan yazarlardan kültür tarihçisi Dursun Gürlek Hekimoğlu İsmail ile tanışmasının hikâyesini anlatırken, emekli müftü ve yazar Mustafa Polat da Hekimoğlu’nun eserlerinin ışık saçtığını ve milleti aydınlattığını, kendisinden çok istifade ettiklerini ifade etti.

Toplantı sona ererken dinleyiciler kendisine uzun ve sıhhatli bir ömür dilediler. Program, Ahmet Yüter Hocanın manzum duası ile son buldu.

Ardından hatıra fotoğrafları çektirildi ve dinleyiciler Hekimoğlu İsmail’e kitaplarını imzalattılar.
 
Üst