Hat sanatına da kadın eli değmiş | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Hat sanatına da kadın eli değmiş

mostar

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
6 Ara 2009
Mesajlar
1,011
Puanları
0
Hat sanatına da kadın eli değmiş 19 Kasım 2010 11:12


Kim demiş kadın hattat olmaz diye! Osmanlı'daki kız okullarında kadın hattatların olduğu belgelendi ve kayıtlarda 150'nin üstünde kadın hattat bulundu.


Hattat Hilal Kazan makalelere konu olan kadın hattatları ilk defa kitap haline getirdi; 161 kadın hattatın biyografi ve çalışmasına yer verdi. 19. yüzyılda Osmanlı'daki kız okullarında kadın hattatların olduğunu belgelediklerini söyleyen Kazan, "Bu çalışmayla tarihe ışık tuttuk." diyor.
Endülüs Emevî Devleti'nde kadın hattatların sayısı binlerle telaffuz edilir. Ancak belgelere baktığımız zaman karşımıza sadece üç-dört hattat çıkar. O devirdeki kültürün mahremiyete verdiği önem ve İslam öğretisinde mühim bir yer tutan tevazu anlayışı nedeniyle kadın hattatların tarihi süreç içerisinde kendilerini gizledikleri düşünülür. Hatta anlatılan bazı hikâyelerde hanımların tepkilerden korktukları için kitaplara kendi isimleri yerine erkek isimleri yazdığı söylenir.
Bahsi geçen nedenlerden dolayı günümüzde kadın hattatlarla ilgili bilgilere ulaşmak çok zor. Uzun süredir tarihi kabristanlarda araştırmalar yapan, tozlu kitaplardan kafasını kaldırmayan hattat Hilal Kazan, bu açığı kapatmak için çalışmalarını kitap haline getirdi. 'Dünden Bugüne Hanım Hattatlar' adlı kitabında 161 kadın hattatın biyografi ve çalışmalarına yer verdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ desteğiyle yayımlanan kitapta hanım hattatlar, İslam tarihinin başlangıcından itibaren kronolojik sırayla ele alınmış. Kitabı açtığımızda ilk olarak Hz. Ömer'in akrabası olan Şifâ bt. Abdullah'ın okuma yazma bilen ilk kadın hattat olduğunu, eseri günümüze ulaşan ilk kadın hattatın yirminci yüzyılda Kayrevan'da öne çıkan Ebû Eyyûb Ahmed b. Muhammed'in cariyesi olan Fadl'ın eseri olduğunu öğreniyoruz. Sonrasında mezar taşları, levhalar, tuğralar, sanatçıların çalışmalarıyla tarihî bir yolculuğa çıkıyoruz.

Kitabın sonunda klasik üslupla çalışan hocalardan icâzet alan talebelere yer verilmiş. Ayşe Sevgi Sula Akbal, Zeynep Hacer Sevsevil, Zeynep Ebru Ersoy, Zehra Çekin, Sevil Tezgah ve Serap Karamollaoğlu bunlardan yalnızca birkaçı. Yazara göre kitabın en önemli bölümü 19. yüzyılda yaşamış Osmanlı Devri Hanım Hattatları bölümü. Neden mi? Hilal Hanım konuşuyor: "Müzayede kataloglarında yer alan bilgileri dahi inceledik. Böylece Tuhfe-i Hattâtîn ve Son Hattatlar adlı eserlerde yer alan 20 Osmanlı devri hanım hattat sayısı otuzun üzerine çıktı. Çalışmalar Osmanlı kadınlarının entelektüel boyutunu gösteriyor. Mesela kitap basıldıktan sonra bu dönemdeki kız okullarında kadın hattat hocalarına rastladım. Bu konu hakkında yeni makaleler yazmak istiyorum."
Kadın hattatlar arasında en çok tanınan ve günümüze en çok eseri ulaşan Esmâ İbret ile ilgili yeni bilgilere de kitapta yer verilmiş. İbret'in eserleri arasında bazı levhalar ve dua mecmuaları bulunmakla beraber, sanatçının yurtdışında sergilenen ve Türkiye'de bilinmeyen bir mushafının resimleri ilk kez yayınlanıyor. Değişik el sanatları kurslarında hat dersleri alan günümüz kadınları ise kitaba dâhil edilmemiş. Hilal Kazan bu kararını şöyle açıklıyor: "Bu kurslarda henüz herhangi bir kadın hattat klasik ölçülerde yetişerek icâzetini alıp temayüz edemedi. Bunun için hocaların tavsiyelerini dikkate aldık. Kısa süre önce İran'da neşredilen Bakhshayishi tarafından tertip edilen Zenân Hoşnüvîs adlı eseri kaynak olarak kullandık."
--------------------------------------------------------------------------------
Dünyadaki ilk üç kadın hattat
Sahabe hanımlarından Şifa bt. Abdullah, Hz. Ömer'in kızı Hafsa bt. Ömer el-Fârûk birçok hanım sahâbîye okuma ve yazma öğretmiş. Bu özelliği sebebiyle Şifa Hanım İslam'ın ilk kadın yazı öğretmeni ve ilk kadın hattatı kabul ediliyor.
8. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı tahmin edilen Ümmü'd-Derdâ es-Suğrâ ikinci kadın hattat olarak anılıyor. Bazı kaynaklarda belirtildiğine göre tâbiînden olan Ümmü'd-Derdâ, devrinde okuma yazma bilmeyenlere öğretmenlik yapmış, levhalara hikmetli sözleri güzel yazıyla yazmış.
Abbâsî halifelerinden Mansûr ve Mehdî-Billâh devrinde yaşayan Sena, kendisini sanatta geliştirmiş ve İshak b. Hammâd'dan hüsn-i hattı öğrenmiş.
(Zaman)
 

zeynephanne

Aşka Meftûn…
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ağu 2009
Mesajlar
1,281
Puanları
0
MaaşaAllah..ne kadar güzel....hat sanatına hep ilgi duymuşumdur ama..kısmet olmuyor bir türlü
 
Üst