Hasan Ali Kasır Şiirleri | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Hasan Ali Kasır Şiirleri

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
Hasan Ali Kasır

Hasan Ali Kasır, 11 Temmuz 1953 tarihinde Elazığ/Gençte doğdu, İlk ve ortaöğrenimini Elazığda (1970), Yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve tarih Coğrafya Fakültesinde tamamladı (1975). Murakıplık, ve çeşitli liselerde edebiyat öğretmenliği yapan Kasır, 1986 yılında Yardımcı Prodüktör olarak TRTye geçti; Erzurum ve Mersinde prodüktör olarak çalıştı. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Sabri Divanı üzerine Yüksek Lisansını ve aynı yerdeki bilimsel edebi çalışmalarıyla doktorasını tamamlayan Hasan Ali Kasır şiirlerini Delal (1991) ve Yorgun İkindiler adlı kitaplarında topladı. 31 Ağustos 2000 tarihinde Mersinde geçirdiği trafik kazasında vefat eden Hasan Ali Kasır, güldesteler ve halk edebiyatından derlemeleriyle yerli şiir araştırma ve kayıtlarına verdiği emekleriyle de tanınıyordu.

Şiir kitapları: Delal (1991), Yorgun İkindiler (1997),
Deneme-Anlatı : Gündönümünde Yaşamak (1995),
Araştırma-inceleme: Seyrani (1984), Kültür Bilinci (1993), Edebiyat Dersleri 1-2 (Rıdvan Canım'la birlikte/ 1996), Erzurum Şiirleri Antolojisi (1997), Şiir Defteri (GÜldeste/1997), Mevla Şiirleri (Güldeste/1997), Gurbet Şiirleri (Güldeste/1997), Peygamber Şiirleri (1998), Esrar Dede Divanı (1998), Hüzün Şiirleri (1998), Ölüm Şiirleri (1998).
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
Ömrüm Firar

gözlerinde yaşanır
bir ömrün sarhoşluğu
gibi bahar/ey yâr
ve serazâd bâkirliği
can'ın canım
yalar saçların yalazını:
duygular azâd
zaman firar

düşer ufkumuza habire
kara kara yalnızlıklar
harlanır gözleri aşkın
sevda puslu bir hüzne dalar
-zaman tutuşur
-zaman yanar
tutunarak geleceğin duvarlarına
ömür kül olur
ve gül:
aşk ile solar
sevda firar

her gün bir kıyamet
çalar zaman kapısını
ki ecel haşrine komşuyuz her/an
ömrün bahar
yolum bahar
ve sevdamız
alev alev yorgun kar:
ey yâr
yaşam firar

bir düğünevi sarhoşluğu
ve telâşiyle duygular
yaşanır bir çırpıda zaman
bir adımlık an/heyecan
düşer burcumuza
mezartaşımız
ve soğuk gölgesi ölümün:
yürek perîşan
ömüm firar
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
Deniz Özlem Ve Şafak

'Zülfü Talû'ya:
-Hani na'at, diyordun ya!'


Dayanılmaz bir özlemin dalgaları
Alır beni yedeğinde sürükler
Götürür hicret öncesi zamanlara
Merhaba sana kutlu güzellik
Sahillerimde eğlenen altın ışık
Hoşgeldin yüreğimdeki ufuklara

Gölgeme karışan zehire yenildim
Engin denizlere doğru yürürken
Kurşunî burgaçlara döndü sevdam
Öğüttü olayları zaman değirmeni
Çeliğime su verdi terinden sevgili
Alevden damlalarıyla sevdim gönendim

Gel özlemin kayalarına çarpan cansu
Şu kandan ve balçıktan kurtar beni
Işıkların en sessiz anında yıka gövdemi
Dudağının tuzundan tadayım kana kana
Hep seni düşledim İsa'dan bu yana
Sahillerine demir atan sevdalın olayım

Gel yıka özümü köpüren dalgalarında
Sevdamı denetleyen açık deniz ol bana
Koyma beni zâlim karanlıkların ağına
Kurtar Hasan'ı özlemin derin sularından
Gel içimdeki deniz kızına can ver artık
Dönüşünü bekliyorum bir Medine şafağında...
 
Üst