Hanefi Fukahasinin Dereceleri | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Hanefi Fukahasinin Dereceleri

ALI25

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2015
Mesajlar
7,509
Puanları
48
BüyükTürk alimi $eyhulIslam Ibni Kemal Pa$a fukahayi $u yedi dereceye ayirmi$tir. Bu taksim, hanefilerin en me$hur taksimidir:

1-)MüctehidFi´$-$er (= Dinde müctehid, müctehid-i mutlak.)
2-)MüctehidFi´l-Mezheb (= Mezheb dahilinde müctehid.)
3-)MüctehidFi´l-Mes´ele (= Muayyen bir mes´elede müctehid.)
4-)Ashab-iTahric (= Tahric yapanlar.)
5-)Ashab-iTercih (= Tercih yapanlar.)
6-)Ashab-iTemyiz (= Temyiz yapanlar.)
7-)Mukallid-iMahz (= Sadece Taklid yapabilenler.)

$imdi,bu taksime göre belirlenen fakih ve müctehid tabakalarini sirasi ile izah edelim:

1-)MÜCTEHIDFI`$-$ER
Usuldeve fer´i mes´lelerde, asla, baska bir müctehid taklid etmeyip,mutlak olarak ictihad sahibi olan müctehidlere müctehid-i mutlakdenir. Müctehid Fi´$-$er olanlar usul ve kaideleri hazirlayarak,nasslardan (= $er´i delillerden), hükümlerini cikaran alimlerdir.Bu zevatin her birinin, usulde bir ictihad yolu (= metodu) vardir.Bunlar müstakil mezheb sahibi olan imamlardir.İmam-i Azam Ebu Hanife, Imam Malik, Imam $afii ve Imam Ahmed IbniHanbel gibi zevat da böyledir.

2-)MÜCTEHIDFI´L-MEZHEB
Dogrudandogruya nasslardan, $er´i delillerden hüküm cikarma selahiyetinihaiz ve kadir (yani fer´i hükümleri, $er´i delillerindenistinbate muktedir) oldugu halde, böyle yapmayip, bagli bulundugumezheb imaminin (yani müctehid fi´$-$er olan bir zatin ) ictihadmetoduna uyarak, onun usulve kaidelerine tabi olan müctehidlerin her birine müctehidfi´l-mezheb denir. İmam Ebu Yusuf, ImamMuhammed Ibni Hasan es-$eybani, Imam Züfer, Imam Hasan Ibni Ziyadgibi zatlar müctehid fi´l-mezhebtir.

Buimamlar, bazi fer´i mes´elelerde Imam-i Azam Ebu Hanife´yemuhalefet etmi$lerse de, ictihad usul ve kaidelerinde onauymuslardir. Bunlarin prensipleri Imam-i Azam´la ayni idi. Aynidelilleri alirlar ve ayni usulu kullanirlardi. Yani bunlar, bazifer´i mes´elelerde, üstadlari olan Imam-i Azam Ebu Hanefe´yemuhalefet eder; ancak usulde ona muhalefette bulunmazlardi.

3-)MÜCTEHIDFi`L-MES`ELE
Mensububulundugu fikhi mezhebte hükmü mevcut bulunmayan mes´elelerhakkinda ictihad etmeye muktedir olan her hangi bir fakih zatamüctehid fi´l-mes´ele denir. Görüldügü gibi bunlar, imamlardanbir kavil nakledilmis olmayan bir mes´ele hakkinda hüküm vermeselahiyetini haizdirler.İmamlarin kavillerine muhalif bir $ey söyliyemezler.

Hanefimezhebinde müctehid fi´l-mes´ele olan fakihler $unlardir:

Hassaf,Tahavi, Ebu´l-Hasan el-Kerhi, $emsu´l-Eimme Halvani, $emsu´l-EimmeSerahsi, Fahru´l-Islam Pezdevi, Kadihan Burhanuddin Mahmud Buhari,Tahir Ahmed Iftiharuddin Buhari, Burhanuddin Mahmud Buhari´ninbabasi Sadru´s-Said Tacuddin Ahmed Ibnu Abdulaziz Ibni Maze ve bununkardesi Sadru´s-$ehid Husamuddin Ömer Ibni Abdulaziz Ibni Maze vebunlarin babalari Sadri Kebir Burhanu´l-Eimme Abdulaziz bin Maze,müctehid fi´l-mes´ele olan fakihlerdendir.

Müctehid fi´l-mes´eleolan fakihler usul ve furu´da müctehid fi´$-$er olan mezhebimamina muhalefet etmezler. Ancak, hakkinda o mezhebte bir rivayetbulunmayan yeni hadiseler hakkinda mezheb imaminin koydugu usuldahilinde ictihad ederler.

Veo mes´elenin hükmünü cikartirlar.

4-)ASHAB-ITAHRIC
Bunlar,fikihta büyük meleke sahibi olan fakihlerdir. Ancak kendileriictihad edemezler. Fakat bagli bulunduklari mezhebin usul vekaideleri ile fikih mes´elelerini iyice kavramis bulunduklarindan, omezhebin müctehidlerinden naklolunan ve müteaddit vecihlereihtimali bulunan bir kavli, mübhem bir hükmü tavzih ederler. Veihtimali ortadan kaldiracak $ekilde aciklarlar, izah ederler.

Keza,ashab-i tahric olan fakihler, bagli bulunduklari mezhebte hükmübulunmayan, sonradan meydana gelmi$ olan mes´elelerin hükümlerini,o mezhebin usul ve kaidelerine göre bulunup cikarirlar.

Bazizatlar, ashabi tahric´den olan fakihleri, müctehid fi´l-mezhebsayarlar. Hanefi fukahasindan Ebu Bekir Ahmed Ibni Ali er-Raziel-Cesas ve Ebu Abdullah el-Curcani ashab-i tahric´dendir.

5-)ASHAB-ITERCIH
Birmezhebteki Müteaddit ve birbiri ile celi$kili kavillerden,rivayetlerden birini; deliline bakarak digerlerine tercih etmeyemuktedir olan ve: “Bu kavil sahihtir” “esahtir” “kiyasadaha muvafiktir. (= uygundur.)” veya “insanlarin mesalihineevfaktir” . diyebilen fakih zatlara ashab-i tercih denir. Görüldügügibi, ashab-i tercih, delilleri inceleme ve bir biri ile mukayeseetme ehliyetinde olan fakih kimselerdir.

Ancakbunlar, tahric ashabi derecesine yükselmemislerdir. Ashab-i terciholan fakihler, kendi mezheblerinin hükümlerini iyi bilensahislardir. Bu cihetle, ashab-i tercih olan sahislar, bir mes´elehakkinda mezheb imamlarinin--birbiri ile celisen—görüs vekavillerini inceleyerek, onlardan birini secerler.

Vehalkin ihtiyacina daha uygun, örf ve adete daha yarasan kavillerialirlar.

Ashab-itercih olan, hanefi fakihlerinden bazilari sunlardir: EbuHasani´l-Kuduri, $erhulIslam Burhanuddin Merginani, Kemaluddin IbniHümam.... Bazi alimler ise, bu üc fakihi, eserlerindeki tetkikat vekudretlerinden dolayi Müctehid fi´l-mes´ele olan fakihlerdensayarlar.

6-)ASHAB-ITEMYIZ
Ashab-itemyiz bagli bulundugu mezhebteki zahir-i rivaye ile nadir-irivayeleri (= zahir olan rivayetlerle nadir olan rivayetlerinarasini) tefrik etmeye ve kuvvetli olan kavillerle, zayif olankavillerin arasini temyiz etmeye muktedir olan fakihlerdir. Ashab-itemyizin, kendi mezheblerinin delillerini tetkik ve tetebbu hususundanoksanlari bulundugu gibi, delilleri izah ve mes´eleleri aciklamahususunda da bunlar, ashab-i tercih kadar isabetli ve gecerligörüslere sahip olmadiklarindan, celiskili kavillerin birinidigerine tercihe yeterli sayilmazlar.

Ancak,bunlar kendimezheblerinin ana kitablarini inceleyip, mezhebte mevcut kavilleri vebirbirine muhalif düsen rivayetleri ögrenmis olduklarindan; omezhebin kitablarindan bulunan ve kimin rey ve görüsü olduguaciklanmayan kavillerden hangilerinin zahir-i rivaye, hangilerinin denevadirden olduklarini; bunlardan hangilerinin tahric edilenkavillerden olduklarini fark ve temyiz ederler.

Görüldügügibi, ashab-i temyiz de, ---ashab-i tercih olanlar gibi, ---kendimezheblerinin kavillerini ögrenmislerdir. Ancak bunlar, delillerinruhuna ve inceligine nufuz etme hususunda, ashab-i tercih mertebesineulasamamislardir. Bunlar, hem delilde, hem de hükümde mukallidderecesindedirler.

Ashab-itercih ise, sadece delilde mukallidirler. Hanefi fukahasindan ashab-itemyiz olan fakihlerden bazilari sunlardir: Ebu´l-Berekat HafizuddinNesefi, Ebu´l-Fazl Meaduddin Mevsili, Tacu´s-Seriat Mahmud Buharive Muzafferuddin Ibni Saati ....

7-)MUKALLID-IMAHZ
Ictihad,tahric ve tercih´e selahiyet sahibi olmayip, sadece kendi mezhebininhükümleri ile mes´eleleri ve rivayetlerinin büyük bir kisminihifz etmis bunlari eserlerine dercetmis bulunan kimselere Mukallid-imahz denir. Bunlar, aslinda fukaha tabirine bile girmezler. Bunlar,hafizalarina pek cok mes´eleleri yigmislar, fakat onlarindelillerini inceliyerek bir hükme varamamislardir. Bunlar fakihdegil, fikih tasiyan sahislardir.

Ibni Kemal, bunlari Hatibu´l-leyl´e (= gece karanliginda odun toplayan kimseye) benzetir. Ve bunlar, eline geceni, saglamina – cürügüne bakmadan toplarlar. Ancak, bular da ilmi toplayip nakletme görevini yapan zatlardir. Hicri 800 tarihinden sonra gelen hanefi fakihlerinin ekserisi bu kisma dahildir. Alauddin Haskefi ve Ibni Abidin gibi...
(Fetavayi Hindiyye.C.15.s.116-120/Alemgir Efendi)
 
Üst