Hamd ile şükür arasindaki fark | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Hamd ile şükür arasindaki fark

_ikLiL_

VUSLATA HASRET.....
İhvan Üyesi
Katılım
24 May 2010
Mesajlar
2,117
Puanları
0
Yaş
28
Hamd ile şükür arasindaki fark

Hamd ile şükür arasında fark vardır; şöyle ki: Hamd, sadece Allahu Teala8217;ya mahsus olan bir fiildir.

Hamd, nimetin Allahu Teala8217;dan geldiğini itiraf etmek, onunla Allah rızası için güzel amellerde bulunmak ve o nimete Allah8217;tan başkasını ortak koşmamaktır.

Bu sebeple Allahu Teala şöyle buyurmuştur: 8220;Hamd, alemlerin Rabbine mahsustur.8221;( Fatiha, 1/1 ) Yani bütün hamdler ancak Allah8217;a ait ve O8217;na layıktır. Çünkü O, alemlerin Rabbidir.

Bir haberde şöyle zikredilmiştir: 8220;Elhamdü lillah, Rahman8217;ın ridâsıdır. (Hamd sadece O8217;na aittir).8221;( Bkz: Acluni, Keşfu8217;l-Hafa, No. 1182; Aliyyü8217;l-Kâri, el-Esraru8217;l-Merfua, No. 179, Zebidi, ithaf, XI, 94. (Irakî, bu lafızlarla hadis olarak aslını bulamadığını belirtir. Ancak sahih hadislerde 8220;elhümdü lillah8221; şeklinde zikir ve şükür yapmak övülmüş, teşvik edilmiştir.) )

Şükür, nimetin sahibine açıkça övgüde bulunmak; bu nimetin bize ulaşmasına vesile olanlara ise gizlice dua etmektir. Şükür, hem Allah8217;a hem de kullara karşı yapılan müşterek bir ameldir. Şükre anne baba da dahildir. Şükür yani teşekkür, insanlardan onu hak edenlere de yapılır.

Yusuf b. Esbat8217;ın şöyle dediği nakledilmiştir: 8220;Süfyan-ı Sevrî (rah) bana: 8220;Ancak şükrün değerini ve yerini bilen kimseye teşekkür et!8221; dedi. Ben: 8220;Bu nasıl olur?8221; diye sordum; şu cevabı verdi:

8220;Ben sana bir iyilik yaptığımda, onu senden daha fazla gizler ve senden daha fazla utanırsam, o zaman bana teşekkür et, yoksa etme.8221;

İbrahim b. Ethem (rah), arkadaşlarından birinden Allah için iki dirhem para istedi. Onun da yanında bir şey yoktu. Bunun üzerine mecliste bulunan bir genç kesesini çıkardı. İçinde iki yüz dirhem bulunan keseyi İbrahim8217;e verdi. İbrahim, keseyi kabul etmedi ve şöyle dedi:

8220;Bize bir şeyler veren herkesin verdiğini kabul mü edeceğiz? Biz ancak, bize verdiği mala karşılık Allah8217;ın kendisine ondan daha büyük bir nimet verdiğine inandığımız (ihlaslı) kimselerin verdiklerini kabul ederiz.8221;

Hasan-ı Basri8217;den (rah) nakledilen uzun bir kıssada şu hâdise anlatılmıştır: Adamın biri ona toplu bir para vermek istedi; el-Basrî, adamın teklifini reddetti. Adam gittikten sonra, o mecliste bulunan Hâşim el-Evkas, Hasan-ı Basrî8217;ye: 8220;Ey Ebu Said! Bu yaptığına hayret ettim. Adamın ikramını geri çevirdin; o da hüzünlü bir şekilde ayrılıp gitti. Oysa sen, Malik b. Dinar8217;dan ve Muhammed b. Vâsi8217;den devamlı alıyorsun.8221; dedi. Bunu duyan Hasan (rah) ona şu karşılığı verdi: 8220;Yazık sana! Malik ve İbnu Vâsi, bize bir şey verince, bize değil, Allahu Teala8217;ya bakarlar/bunu sırf O8217;nun rızası için yaparlar. Bu durumda bize düşen, onların verdiğini almaktır. O zavallı adam ise, verdiğinde bize bakıp bizden bir karşılık beklemektedir. Onun verdiğini işte bu sebeple geri çevirdik.8221;

Sen bu anlayışı elde ettiğinde, sana gelecek bir şeye engel olan hiç kimseyi ayıplamaz ve hiç kimseye de kızmazsın. Çünkü o şeyin sana gelmesini ilk engelleyen Allahu Teala8217;dır. O8217;nun engellemesinde de bir hikmet mevcuttur. Verdiği nimette nasıl bir hikmet gizliyse, engellediğinde de hikmetler mevcuttur.

Fakat bizler bir insanı Yüce Mevla kötülediği zaman kötüleyebiliriz. Allah bir kimsenin kusurunu ortaya koyduğu zaman biz de koyabiliriz. Allah bir kimseye kızdığı zaman biz de kızabiliriz. Böyle olursa yapılan iş Yüce Mevla8217;nın muradına ve rızasına uygun olur.

Allahu Teala verme işinde kulun bir etki ve yetkisinin bulunduğunu bildirmekte ve bunun için hayır yolda harcama yapanları övmektedir. Bu onun sonsuz kereminden olmaktadır. Aynı şekilde cimrilik yapıp malı elde tutmada ve kötü işleri yapmada da kulun iradesinin bulunduğunu bildirmekte, onun için malı elinde tutan ve isyana dalanları kötülemektedir. Bu, ilahi kudretin ortaya koyduğu bir hikmet icabı olmaktadır. Bunun bir hikmeti de, ilahi hükümlerin ortaya çıkması, helal ve haramın belli olması, herkese yaptığı iyilik veya kötülüğün karşılığının verilmesidir. Allahu Teala, kullarına emrini açıklamış, kader sırrını ise kendi katında gizli tutmuştur. Bu durumda mümin, emredildiği şeyleri yapar, Allahu Teala8217;nın kendi katında saklı tuttuğu şeylerde Ona teslim olur.

ALINTI.......
 
Üst