Görüsmenin ölçüleri

berraksu

Aşafatlı
İhvan Üyesi
Katılım
2 Eyl 2006
Mesajlar
3,652
Puanları
0
Yaş
32
Evlenmeden önce, evlenilecek adayla görüsmede ölçüler nelerdir ?


Evlilige niyet etmek, sonsuz bir beraberlik için atilan ilk adimdir. Kisi
henüz bu niyet safhasinda iken meseleyi ciddîye alir, ölçülü ve mâkul
davranirsa, ilerisi için sihhatli ve huzurlu bir yasayisin temelini atmis
sayilir.Çünkü yaratilis, mizaç ve huy bakimindan farkli olan degisik çevre
ve muhitte yetisen iki ayri insanin beraberligi söz konusudur. Aile
hayatinin istenilen sekilde olmasi ve arzu edilen saadet ve huzurun temini
açisindan ilk tesebbüslerdeki davranislar mühim bir yer tutmaktadir. Mesut bir yuvanin fertleri hem dünyalari, hem de dinî hayatlari bakimindan
kazançli kimselerdir. Geçimsiz bir evde ise, maddî ve manevî sarsintilarin
her an ortaya çikmasi mümkündür. Iste, yuvanin temeli atilirken, dikkatli,
ihtiyatli ve akillica hareket etmek lâzimdir.

Evlenmeye tesebbüs eden insan, ilk olarak arastirma ve sorusturmaya baslar. Müsait bir aday bulunca, nasil bir insan oldugunu ögrenmek için görmek ve bazi hususiyetlerini bilmek ister. Bu hal, sahsin bizzat kendisi tarafindan yapilabildigi gibi, yakinlari veya itimat ettigi kimseler tarafindan da gerçeklestirilebilir. Bu meselede dinimizin gösterdigi yol ve tavsiye ettigi usûl en mâkulü ve en isabetlisidir.

Istenmeyen birtakim durumlarin ortaya çikmasini bastan önlemek için
taraflarin birbirlerini görmeleri istenmis ve bu görme sünnet olarak vaz
edilmistir. Ashabdan Mugire bin Sube, bir gün Peygamberimize gelerek bir
kadinla evlenmek istedigini söyler. Resul-i Ekrem Efendimiz, "Onu gördün
mü?" diye sorunca, "Hayir" der. Bunun üzerine Peygamberimiz, "Git, o kadina bak. Çünkü bakman, evlendiginizde aranizda ülfet [uyusma, geçim] ve sevginin devam etmesi için daha uygundur" buyururlar. Hz. Mugîre, Peygamberimizin dedigini yapar, daha sonra kadinla evlenir. Hz. Mugîre, Peygamberimizi tavsiyesi üzerine yaptigi bu evlilikten mesut oldugunu ve çok iyi anlastiklarini söylemektedir.(1)

Yine bir baska Sahabi Peygamberimize gelerek, Ensâr kadinlarindan birisiyle evlenmek istedigini söyler. Peygamberimiz, ona da "O kadina baktin mi?" diye sorar. Görmedigini söyleyince Resulullah, "Öyleyse git, o kadina bak. Çünkü Ensarin gözlerinde bir sey vardir" buyurur.(2)

Rivayetlerde Ensar kadinlarinin bazilarinin gözlerinin küçük veya gece
körlügüne müptelâ oldugu bildirilmektedir. Muhammed bin Mesleme'ye de
Peygamberimiz söyle buyurmaktadir: "Allah, bir erkegin kalbine bir kadinla
evlenme istegini attigi zaman, artik onun o kadina bakmasinda hiçbir beis
yoktur."(3)

Ulemâdan Âmes ise bu hususta söyle demektedir: "Hangi evlenme ki bakmaksizin ve tetkik etmeksizin olmustur, sonu üzüntü ve sikintidir."(4)

Bütün mezhep imamlari evlenmek niyetinde olan kimsenin talip oldugu kadina, kadinin da erkege bakmasinin caiz oldugu hükmüne varmislardir. Ancak, bu görüsme esnasinda, kadinin yaninda mahremlerinin birisinin bulunmasi sarti aranmaktadir. Çünkü taraflar her ne kadar evlenmek niyetiyle bir araya gelmislerse de, nikâh olmadigi müddetçe birbirlerine yabanci ve nâmahremdirler. Yalniz olarak bir arada bulunmalari dogru olmaz.

Taraflarin birbirlerini görmeleriyle sadece güzellik veya çirkinlikleri
belli olur. Fakat, diyanet ciheti, ahlâki ve ev haniminda bulunmasi gereken
özellikleri ise, ya bizzat kendisi sorar veya sözlerine güvendigi bir kimse
vasitasiyla ögrenebilir. Bu meselede dikkat edilmesi gereken en mühim husus, taraflarin açik fikirli ve iyi niyetli olmalaridir. Daha isin basindayken
aliskanlik ve huylarini anlatmalidirlar. Hattâ sevip sevmedigi yemeklere
varincaya kadar konusmalarinda fayda vardir. Sadece begenilen huylarin
bahsedilmesi, hususî mizaç ve aliskanliklardan söz edilmemesi, ileride bazi
rahatsizliklara meydan verebilir.

Çok kere taraflarin yüz yüze konusmalari mümkün olmaz. Bu durumda her iki adayin durumu bir baskasi kanaliyla ögrenilir. Bu hususta îmam-i Gazalî Hazretleri su tavsiyede bulunmaktadir: "Kadinin gerek ahlâkini ve gerekse güzelligini, ancak, dogru, basiret sahibi, iyiye kötüyü birbirinden ayird edebilen birisinden ögrenmelidir. Kendisiyle istisare edilen kisi, istenilen kiza fazla taraftar olmamali ki, kizin vasiflarini oldugu gibi anlatsin. Ayni zamanda bu kisi kizi sevmeyen birisi de olmamali ki, onun iyi vasiflarini gizleyip, meziyetlerinden geregi gibi bahsetmemesi durumu ortaya çikmasin. Çünkü insan tabiati, evliligin baslangicinda ve kendisiyle
evlenilmek istenen kadinlarin vasfinda ya ifrata veya tefrite meyledicidir.
Bu hususta normal hareket edip, gerçegi söyleyen pek azdir. Bu sebeple,
ihtiyatli hareket etmek, hanimindan baskasina gönül vermekten korkan bir mü'min için çok mühimdir."(5)

Gerçekten de, çevremizde mübalagaci bazi kadinlarin erkegi veya kizi asiri
derece övmesi, onlarda bulunmayan vasiflari bir bir saymasi büyük mahzurlara yol açmaktadir. Evlilik gerçeklesip, esler bir araya geldiklerinde, birbirlerinde söylenenleri bulamayinca huzursuzluklar baslamaktadir. Bunun için, herseyi oldugu gibi anlatmali, ifrata ve tefrite kaçmamalidir.
 
Üst