Furkan dergisinden İddia : Ölmeden Önce Dink’i Bankaya STV Yorumcusu Etyan Mahçupyan Yönlendirdi | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Furkan dergisinden İddia : Ölmeden Önce Dink’i Bankaya STV Yorumcusu Etyan Mahçupyan Yönlendirdi

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
Furkan dergisinden İddia : Ölmeden Önce Dink’i Bankaya STV Yorumcusu Etyan Mahçupyan Yönlendirdi

Nakşibendi Cemaatinin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu'nun yeğeni Saadettin Ustaosmanoğlu'nun çıkardığı Furkan Dergisi geçtiğimiz günlerde Oğuz Alp Kaya imzasıyla ilginç bir analiz yayınladı.

İşte Kaya'nın "Hrant Dink'in Son Konuştuğu Kimdir" başlıklı o yazısı ve yazısında yayınladığı o belge:

Hrant Dink cinayetini yakından takib edenlerdenseniz, hatta hiç takib etmeyen ama gazetelere yansıyanlara bakanlardansanız bile olayın bir "öldürme" fiilinden çok daha girift bir hâl aldığını anlamış, sezmişsinizdir.

Sabıkalı ve “psikopat” birinin davul vura vura Dink'i öldüreceğini heryerde söylemesine rağmen hiçbir şey yapılmaması, emniyet içindeki birtakım kişilerin "ihbarları" yok sayması, geç bildirmesi, önemsememesi, ardından da birbirlerini itham etmeleri vb. meseleler, davadan çok daha fazla ehemmiyetli bir hâl aldı.

Yasin Hayal ve Ogün Samast'ın ilişkileri, Erhan Tuncer'in "polis" veya "asker muhbiri" olması, BBP eski Başkanı Yazıcıoğlu'nun, o dönem meşhur ve vaka-yı adiyye hâline gelen papazlara saldırı yapanların BBP bağlantılarının çıkması üzerine söylediği, "BİZİM TARLAYI ÇOK ÖNCEDEN SÜRMÜŞLER"demesi, üzerinde durulup düşünülmesi gereken konulardır elbette ama Dink cinayetinin öncesi-sonrasında "istihbaratın" tavrı çok daha fazla üzerinde durulması gereken meseledir.

Dink'in öldürülmesinden önce hakkında "Ermeni ayrılıkçısı, eski terörist" vb. sözler sarfedenler, hakkında "Türklüğe hakaret davası" açma girişiminde bulunanlar, bunları söyleyenlerle aynı davadan (Ergenekon) yargılanan Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Emin Gürses'in cinayetin ardından,"Dink, MİLLİ KUVVETLERDENDİ, ayrılıkçı değildi, soykırım konusunda devletle çalışıyordu, bizim toplantılarımıza katılırdı" demesi üzerine ne düşünmüşlerdir bilemeyiz ama Gürses'in, "milli kuvvetlerdendi" demesi oldukça önemli olsa gerek.

Dink'in, ABD ve Avrupa’da birbiri peşisıra kabul edilmeye başlanan "1915 Ermeni soykırımı" yasaları üzerine mutedil bir dil ile karşı çıktığı malumdu, tv'lerde, gazetelerde bahsediyordu zaten; bundan galiba sıradan basit bir "tetikçi" olan Samast ile Hayal’in ve Kerinçsiz gibi tiplerin haberi olmasa gerek. Cinayet üzerine başta Zaman ve STV olmak üzere basın "gözyaşları" ile hareket etti, Dink'in ayağında öldürüldüğü zaman "delik papuçlu ayakkabı" olmasından dem vurarak "Hepimiz Hrant'ız, Ermeniyiz" kuyruğuna girdi.
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
YENİ DEMOKRASİDEN ZAMAN'A
Cinayetin ardından Dink'in gazetesinde de önemli bir değişiklik oldu ve 1990'larda Yeni Demokrasi Hareketi'nde Cem Boyner ile birlikte "eş başkan" gibi bir ünvanla siyasete atılan, Zaman gazetesi yazarı Etyan Mahçupyan gazetenin başına getirildi.

Bu görevi için Zaman Gazetesi’nden ayrılmak zorunda kaldı. Kısa bir zaman önce tekrar, görevinden ayrılarak Zaman'a dönüverdi Mahçupyan. Mahçupyan'ın "özür diliyoruz"cuların arasında yeralması, Gerorge Soros'un"Açık Toplum Enstitüsü"nün üyesi olması, kısaca Mahçupyan'ın "siyasi kişiliği" dikkate alınırsa, Dink'in gazetesinin başına getirilmesi, Kerinçsiz'i, Gürses'in sözlerinden çok daha fazla sarsmış olması gerekir; hakeza, Gürses'in de "milli kuvvetlerden" birinin gazetesinin başına "gayr-i milli" birinin getirilmesine şaştığını düşünüyoruz kolaylıkla.

Gülenistlerin Dink cinayeti üzerinden Ergenekon davasında tutuklu bulunanları üzerine yürümesi, cinayeti onların üzerine atma çabaları, bunun için Ergenkon iddianameleri ve delil klasörlerini didik didik ederek "evrak bulma" çabaları malum; iddianamede geçen en basit dedikodu veya asparası bile abartarak ve gerçekmiş gibi milletimizin önüne sererek (bir de STV'deki bazı dizi filmlerde kurgu olarak kullanarak) "toplum mühendisliği"ni en cıvık, en iğrenç ama sarsıcı bir şekilde kullanmaları, Ergenekon davasına ÖLÜMÜNE SAHİB ÇIKMALARI, sadece "gazetecilik" ile açıklananabilir mi, "cemaat" konusu ile alakalı olarak "irdelenmelidir" muhakkak.

Gülenistlerin, Ergenekon’da tutuklamalar başlar başlamaz "telefon kayıtları"na erişmeleri(!) elbette bir gazetecilik başarısıdır(!), başı ***ı belli olmayan "görüşmeleri" seslendirmeli olarak ekrandan vermeleri, daha emniyetde bulunan kişilerin baştan suçlu ilan edilmesi olsa da, işin bir başka tarafı, -iddianameye nasıl konulduklarına gerçekten bizim de şaştığımız ve belki de aleyhde olduğu gibi leyhdeki "kanıtları" da savcıların koyduğunu ve hatta işin bir başka perspektifini de gösteren- bazı "telefon konuşmalarını" görmemesi oldukça garib veya "manidardır"...
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
AKP'DEN MİLLETVEKİLİ ADAYI
Üçüncü Ergenekon İddianamesinde yeralan bir telefon görüşmesi, gözaltına alınan ama sağlık sebebiyle tutuksuz yargılanan bir sanığın muhatabı ile yaptığı ilginç ve dediğimiz gibi "perspektif sunan" bir "delil" olsa gerek.

Gülenistlerin, Zaman Gazetesi ve STV'sinin niye bunu görmediğini kendilerine bırakarak bahsettiğimiz görüşmeyi iddianameden alarak yayınlıyoruz:

"- Tape No:5345, 02.07.2008 saat: 12.36' da Ünal İNANÇ ile Halil İ. N. arasındaki yapılan telefon görüşmesinde özetle; ÜNAL İNANÇ'in "Okudun mu" dediği, İBRAHİM'in "Okudum baba" dediği, ÜNAL İNANÇ 'm "Ne diyor" dediği, İBRAHİM' in "Eee şeyi Ergenekonu kasdediyorsun dimi" dediği,

ÜNAL İNANÇ 'm "Ergenekonu kasdetmiyorum konuşsam çatlarım diye bir yazı dedik" dediği, İBRAHİM' in "Tamam işte canım okudum onu okudumdayani ben" dediği,

ÜNAL İNANÇ 'in "Beğenmedin" dediği, İBRAHİM' in "Hayır onu söylemiyorum ben programda kullanabilirim mesela" dediği, ÜNAL İNANÇ 'in "Ya ister kullan ister kullanma okudunmu nasıl burduğunu soruyorum" dediği,

İBRAHİM'in "okudum güzel ee güzel savcıya akıl veriyorsun" dediği,, ÜNAL İNANÇ 'm "Savcıya akıl vermiyorum ne yapması gerekiyorsa onu söylüyorum" dediği, İBRAHİM' in "İşte bende onu kasdediyorum yani güzel yazı ben hatta kullanmayı düşündüm yarın sabah mesela" dediği,

ÜNAL İNANÇ 'in "Yav çok önemli televizyondu bbc book diye sen önemlisin de yani çok isim değil sen kullanasın diye"..."Sana ben birşey söylüyorum dikkat et televizyon önemli değil sen önemlisin" dediği, İBRAHİM' in "Tamam işte bende kendim için şey yapıyorum. " dediği,

ÜNAL İNANÇ 'in "(...anlaşılmıyor) arkadaş 1 sene şey sürüyo orada bir şey anlatıyorum" dediği, İBRAHİM' in "Evet dediği, ÜNAL İNANÇ 'in "Diyorum ki Abdullah Öcalan ı da maşallah bunlar has si... lan hani insanlar canından oldu lan bu iş için "... "Şu (...anlaşılmıyor) fabrikanı uçurdu ağzını açtı mı a... koyduk Kürtlerin diye " dediği, İBRAHİM' in "Hiç ağzını bile açan olmadı" dediği,

ÜNAL İNANÇ 'in "Haa bizdekiler öyle" dediği, İBRAHİM' in "Yav satılmış adamlar işte yaa. bugün Yeniçağ'da bir haber var yeşiller partisi kuruluyor diye" dediği, ÜNAL İNANÇ 'in "Haa üye olalım bak.(...anlaşılmıyor) " dediği, İBRAHİM' in "Kuranlar hep bu Taraf gazetesinin adamları" dediği,

ÜNAL İNANÇ 'in "Haa ibneler partisi o o zaman YEŞİL i....ler partisi kuruluyor" dediği, İBRAHİM' in "Hemen hemen" dediği, ÜNAL İNANÇ 'm "Orada bir karı var Yasemin Çongar"... "O fena değil" dediği, İBRAHİM' in "Yani yazı olarak mı güzel" dediği, ÜNAL İNANÇ 'in "Yazı olarak fena değil yani"..."O ETYAN MAHÇUPYAN DİYE BIR İ.. VAR ORADA"... "ERMENİ CEMAATİNE GİTTİ DEDİKİ BANA OY VERİRMİSİNİZ BEN AKPARTİYE GİRİYORUM BENİ MİLLETVEKİLİ YAPACAKLAR SİZDEN GARANTİ ALIRSAM NASIL" dediği, İBRAHİM' in "Manyak" dediği,

ÜNAL İNANÇ 'in "Manyak falan değil" dediği, İBRAHİM' in "Eee ne oldu" dediği, ÜNAL İNANÇ 'in "HRANT ÖLMEDEN ÖNCE KİM ONU ARAMIŞ" dediği, İBRAHİM' in "BU MU ARAMIŞ" dediği, ÜNAL İNANÇ 'in "O ARADI TABİ NİYE ARADI" dediği, İBRAHİM' in "Bilmiyorum" dediği, ÜNAL İNANÇ 'in "BİR TÜYO VERECEKTİ HERİFTE BANKADAN PARA ALIP İŞTE (..ANLAŞILMIYOR) ANLADIN MI"...

"YANİ HERİF ÖYLE KOŞA KOŞA ÇIKIYO GELİYO BANKADA PARA YOK" dediği, İBRAHİM' in "Kızıyo falan" dediği, ÜNAL İNANÇ 'in "Kızıyo haa" dediği, İBRAHİM' in "Anladım sen geliyomusun istanbul a bu ara" dediği, ÜNAL İNANÇ 'in "Cumartesi burada sünnet yapıyorum" dediği…"
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
ÖLDÜRÜLENLER PROTESTAN

İddianameden alacağımız yer burası... Bir de şunu nakledelim; Rahip Santora ve Malatya-Zirve cinayetleri sonrasında ortaya çıkıp "İncil'in sevgi yolu"ndan bahseden Türkiye Protestan Kiliseleri Birliği Başkanı İhsan Özbek bakın ne demişti, Zirve cinayeti sonrasında:

"- Türkiye Ortaçağ karanlığına gömülmüştür. Uzun süredir ırkçılık ve Hırıstiyanlığa nefret tohumları ekiliyordu, şimdi bunlar biçiliyor. Yabancı düşmanlığı sürekli olarak körükleniyor.

Bugün Türkiye’de Ortaçağ’daki gibi cadı avı var. Hergün misyonerlerin hain planları üzerine yazı çıkıyor. Bu bir cadı avıdır. Bugün birilerine misyoner demek onu saldırya ve katledilmeye açık hale getirecektir.

Türkiyede can güvenliğimiz tehlike altındadır. Üçü de Protestan şehitleridir. Türkiyede artık Protestanların kanı döküldü!" Tam da böyle olmadı mı zaten? Zaman-STV'de "hoşgörüsüzlük... diyalogsuzluk" üzerine sözler söylenmedi mi?

Dink cinayetinin ardından "evlad-ı sadıka" meselesi Gülenistler tarafından sayfa sayfa yazılmadı mı? Gülen ile el ele kol kola fotoğrafları bulunan -maktul- Üzeyir Garih, maktul hale gelmeden önce, Trabzon limanının özelleştirlimesi ve buradan da Ermenistan'a "el uzatma" üzerinde durmamış mıydı?

Gülenistlerin Ermenistanla alakalı "çalışmaları", Ermeni meselesi ile alakalı "hoşgörülü-diyalogcu tutumları" ile alakalı bir sürü belge-haber-küprü temini mümkümdür ve düşünülmesi gereken de Dink cinayeti sonrasında içimizdeki Ermenilerden çok Ermenistanla alakalı bir "sempati"nin mayasının tutturulmaya hem de Gülenistler-Açık Toplumcular tarafından, çalışılmasıdır!

Ve kıldan tüyden meseleleri Ergenekon davasında "manşete" çeken Gülenist ve Açık Toplumcu-Soroscu medyanın, Dink'in ölmeden önce son konuştuğu ve onu bankaya yönlendirip, dışarı çıkartan, yerini belli eden kişinin (telefon konuşmasında iddia edildiği üzere), ölümünden sonra koltuğuna oturan Zaman gazetesi yazarı, STV yorumcusu Etyan Mahçupyan olduğunu neden-niçin manşete çekmez? Sadece masumca soruyoruz.
Odatv
 

manifesto

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2006
Mesajlar
0
Puanları
0
eeee ? takva yazıyı paylaşmışsın odatv için canla başla çalışıyorsun sonuç ne yorum ne?
Koca yazıda hiçbirşey yok
Yok yere kalabalık ediyorsunuz
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
Furkan dergisi diyorki; herşeyi ergenekoncuların üzerine atıyorsunuz ama mahçupyanı gözden kaçırmaya çalışıyorsunuz, bunu sorguluyor. Yani ergenekon avukatlığı yapıyorlar ve stv ye kızıyorlar ergenekondan bahsettiği için. yazıda çok şey var.
 

manifesto

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2006
Mesajlar
0
Puanları
0
Furkan dergisi diyorki; herşeyi ergenekoncuların üzerine atıyorsunuz ama mahçupyanı gözden kaçırmaya çalışıyorsunuz, bunu sorguluyor. Yani ergenekon avukatlığı yapıyorlar ve stv ye kızıyorlar ergenekondan bahsettiği için. yazıda çok şey var.
hee tamam Bu zevatlar etyen mahçupyan sırf ermeni diye ayrıştırmaya çalışıyor olmalılar.
Ergenekon'a avukat çok bir de ağalardan çıksın sorun değil..
Dink'in mahçupyan ile konuşması kadar doğal ne var? ikisi de ermeni ne varmış bunda
Mahçupyan mı öldürttü?
salak ile avanak
 

SeNoL

MUEYABYA
İhvan Üyesi
Katılım
16 Kas 2006
Mesajlar
4,867
Puanları
0
Yaş
39
Furkan dergisi diyorki; herşeyi ergenekoncuların üzerine atıyorsunuz ama mahçupyanı gözden kaçırmaya çalışıyorsunuz, bunu sorguluyor. Yani ergenekon avukatlığı yapıyorlar ve stv ye kızıyorlar ergenekondan bahsettiği için. yazıda çok şey var.
Furkan dergisi diyor peki konu başlığı neden ismailağa cemaati ile başlıyor. Alakası nedir ? Mahmud efendinin yeğenin dergiyi çıkartması mı ?
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0


Furkan dergisi diyor peki konu başlığı neden simailağa cemaati ile başlıyor. Alaksı nedir ? Mahmud efendinin yeğenin dergiyi çıkartması mı ?
Evet o cemaatin dergisi ve görüşlerini yansıtıyor.
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
hee tamam Bu zevatlar etyen mahçupyan sırf ermeni diye ayrıştırmaya çalışıyor olmalılar.
Ergenekon'a avukat çok bir de ağalardan çıksın sorun değil..
Dink'in mahçupyan ile konuşması kadar doğal ne var? ikisi de ermeni ne varmış bunda
Mahçupyan mı öldürttü?
salak ile avanak
İşte bu yüzden çok şaşırtıcı. Koskoca cemaatin dergisi nelerle uğraşıyor. Sayfalar dolusu yazı yazıyor, ulusalcı söylemlere çanak tutuyor.
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
Bunun delili sadece Mahmud efendinin yeğenin dergiyi çıkartması mı ?
Evet, istişare etmeden o dergiye o yazılar konulmaz. Sonuçta derginin çalışanları cemaatin yazarları, sözcüleri, yani medyadaki fkiri sözcüleri.

Karşı taraf elbette o görüşlere tepki verdiğinde kişisel algılamayacak ve cemaat sorumlu tutulacak, zaten oda tv nakşibendi cemaatten şok iddia diye vermiş haberi.
 

manifesto

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2006
Mesajlar
0
Puanları
0
Mahmut Efendi ile bu yeğeninin arası pek iyi değil diye de hatırlıyorum ben
Soyisimleri aynı ama pek yakın değiller.
FURKAN DERGİSİ ne pek sahip çıkmıyor mahmut efendi
 

SeNoL

MUEYABYA
İhvan Üyesi
Katılım
16 Kas 2006
Mesajlar
4,867
Puanları
0
Yaş
39
Bana da hiç inandırıcı gelmiyor. Mahmud efendinin yeğeni diye dergiyi cemaate mâl etmek yanlış bence.
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
Mahmut Efendi ile bu yeğeninin arası pek iyi değil diye de hatırlıyorum ben
Soyisimleri aynı ama pek yakın değiller.
FURKAN DERGİSİ ne pek sahip çıkmıyor mahmut efendi
Yalnız şöyle bir şeyde var, mahmut efendi sonrası cemaatte baş olması kavgası olduğu söyleniyor ve ekibin başını cübbeli hocanın çektiği söyleniyor, böylede bir vakaa var.
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
Bana da hiç inandırıcı gelmiyor. Mahmud efendinin yeğeni diye dergiyi cemaate mâl etmek yanlış bence.
Furkan dergisi cemaatin dergisi , medyada böyle biliniyor ve yazarlarının söylemleri, cemaat adına algılanıyor. Son gülerce olayındada aynı şey oldu ve gülerce ferdi hareket ettiğini söylemek ve özür dilemek zorunda kaldı. Eğer furkandaki yazıda ferdi ise yazarın aynı şeyi yapması ve bunu belirtmesi gerekir.
 

ORHANCAN

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
15 Ara 2006
Mesajlar
2,536
Puanları
0
dergi ile ilgili bir bilgiyi alıntılıyorum müsadelerinizle..

Muhterem kardeşim;
Beyan dergisinin şu andaki danışmanı Efendi Hazretlerinin İzmir vekili olan Hüseyin Avni Hocaefendidir.
Hocaefendi tanıyan onun ne kadar kıymetli birisi oldugunu bilir.
Dergide şu anda ehli sünnete aykırı hiç bir yazı yoktur ve yazarların neredeyse hepsi cemaatimizin insanıdır.
Ali Ulvi Uzunlar, M.Mustafa korkmaz, Ali Kara, Ali Polat, Kemal Efendi, İsmail Hünerlice, Mehmed Talu vs. Bunlar zaten bu dergi cemaat dışı olsa ne yazı verirler ne de röoportaj. Mesela düşünün ki Ali Ulvi Uzunlar hocaefendinin Arifanda yazıları çıkmasına rağmen kendisi Beyana röportaj vermiştir.
Demek ki Beyanda bir şeyler değişti ki bu insanlar röportaj veriyor. Kısacası Beyan'ın idari kadrosu tamamen değişmiştir.
Bizim oldugumuz bölgede vekil olan Ali Polat hocaefendiye de sorduk, kendisi derginin yeni halini çok beğendi ve okunabilecegini söyledi....06-01-2010
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
Ya hu bu forum cidden çok eğlenceli :)
 

talib

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,906
Puanları
113
Evet o cemaatin dergisi ve görüşlerini yansıtıyor.


Cemaatin resmi bir dergisi yoktur. Bazı hocaefendilerin kontrolünde çıkan dergiler vardır. Ve Furkan dergisi bunlardan değildir. İBDA-C bağlantılıdır diye biliyoruz.

Başlık değiştirilmelidir
 

talib

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,906
Puanları
113
yorumum değiştirilmiş ama başlık aynı duruyor. Başlığı değiştirmek lazımdır ya da bize yeni bir Takva lazım :) Nickine muhalif olmayan..
 
Üst