Eskİ İstanbulda Bİr GÜn

BAMTELİ

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Eki 2006
Mesajlar
164
Puanları
0
Yaş
49
Eski İstanbul’u hayal ederdim,
Bu hayallerle olacak ki ;
Rüyamda 16.asırda İstanbul’dayım ,

İstanbul Şehr-emini Mehmet Efendi ile
Şehr-İstanbul’u karış karış yudumluyoruz.

Okmeydanı kıyılarında ,bir kalabalık ,
Hazerfen Ahmet Çelebi ,
Galata Kulesinde , hazırlık yapıyor,
Uçmak için , iki tane büyük kanatla,
Meraklı kalabalıkların içerisinde,
Bizde bekliyoruz olan bitenleri ,
4. Murat ,Saraydan izlemektedir ;
Hazerfen kanatlarını açar ,
Rüzgarla beraber kuş gibi kanat çırpar,
Üsküdar’a iner .
Bu görülmemiş bir şeydir , bir yeniliktir .
Sonra padişah , takdir etiyse de , Hazerfen’i ,
Devlet-i Aliye’nin ,selameti için sürgün etti.

İstanbul Şehr-emini’nin dediğine göre,
İstanbul çeşitli isimlerle anılırmış,
İslambol , Dersaadet ,Darüs’saade ,
Ve üç kazası yani Selase belde,
Üsküdar , Eyüp , Galata,

Mehmet Efendi yedi tepeyi gösteriyor ,
Burası suriçi , fethedilen İstanbul diyor,
Bak diyor ; Topkapı Sarayı ,
Yavuz Selim Cami meydanı ,
Çemberlitaş ,Beyazıt Meydanı,
Fatih Cami , Edirnekapı ,Koca Mustafa Paşa ,
Yeditepeye bakarken içimden geçiriyorum,
Adına ne şarkılar , ne şiirler yazıldı diyorum.

İşte diyor Mehmet Efendi ,Galata ;
İstanbul’un Avrupası,
Bankerleri ,Galata limanı ile ,
İkinci büyük ticaret merkezi.
Ünlü Galata Kulesiyle,
Göz kırpar İstanbul’a ,

Mehmet Efendiyle Eyüp’teyiz,
Fetihle kurulmuş bir kaza ,
adını ,Sahabe Eyüp El Ensari’den almış
Padişahlar culusta kılıç kuşanırlarmış,
Ezanlar ve dualar , İslambol’u perçinlemiş.

Sandallarla Üsküdar’dayız,
Burası anadolunun sesi,
Salacak ve Paşalimanı arasında ,
Boğazın girişinde ,gösterişten uzak ,
Karaca Ahmet mezarlığının koynunda ,
Kız kulesi , Mihrimah Sultan Camisi.


Mehmet Efendi’yle çarşıları dolaşıyoruz ,
İki tane bit pazarı varmış İstanbul’da ,
Biri Galata’da diğeri Üsküdar’da ,
Haraç ve mezad satılırmış buralarda ,
Üsküdar’dan İstanbul’a kayıklara bindik ,
Kayıklar iki kişi bir akçe verip oniki kişilik,
Karşımızda Yenicami , altmışaltı yılda tamamlanmış,
Hemen yanında ,Bedesten , yani kapalıçarşı ,
Bedestende neler yok ki ; Çuhacılar , Hilatçılar ,
Kebeciler , Kuşakçılar , Peştemalcılar,
Bedestenin arka taraflarında ,
Esir pazarı ,Okçu pazarı ve At meydanı.
4.Mehmet’in validesi Turhan Sultan’ın yaptırdığı ,
Mısır Çarşısı’ndayız .Mısır’dan gelen baharatlar satılırmış

Mehmet Efendi’yle Haliç kıyılarındayız ,
Varlıklı kesimin rağbet ettiği güzel bir kıyı beldesi ;
Fener ve Balat , Haliç kıyılarında devam ederken ,
Eyüp Sultan’a uğruyoruz ,Eyüp’te neler yok ki ,
Mandralar ,En güzel kaymaklar burada olurmuş ,
Kıyı kahvehaneleri ,Oyuncakçı dükkanları ,
Birde Eyüp Sultan’da meşhur olan kılıç kuşanma töreni ,
2. Süleyman ,Mahmud Hüdayi’nin elinden kılıç kuşanıyordu.

Dönemin şahsiyetlerinden , Koca Sinan’ın eserleri ,
Her yerde selamlıyor sanki insanı ,
Süleymaniye, az ötede Şehzadebaşı Cami ,

O zamanlar da ünlü olan ,Sahaflar çarşısına varıyoruz ,
Şimdiki yerinde değil , Kapalı çarşının içinde ,
Elli kitapçı , üçyüz çalışanı olan ,El yazması
kitap alınıp , satılan Sahaflar Loncasına bağlı bir çarşı ,
Tüm çarşılar gibi duayla açılıp duayla kapanırmış.

Bu dönemde ,
Yaşayan önemli şahsiyetlerden ;
Değerli alim Ebussuud efendi var.
Ünlü bilginlerimizden ,
Katip Çelebi’nin hangi eserleri yok ,
Tarihten ,tıpa, Coğrafyadan , Astronomiye kadar ,
İlgi alanı geniş Çelebi’nin bir de Cihannüma var ki ;
Dünya coğrafyacılarına ders niteliğinde ,
Sarayda ;Zati , Hayali ,Baki ,Fuzuli dilleniyordu,
Fuzuli’nin ;Leylâ vü Mecnun, şiirleri pek meşhurdu.
Halk arasında ise ;diyar diyar Anadolu’yu gezen ,
Karacaoğlan ve şiirleri dilden dile dolaşır olmuştu .
 
Üst