• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Bilinmeyen Einstein!..

med-cezir

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
13 Haz 2006
Mesajlar
1,692
Beğeniler
33
Puanları
0
Yaş
111
#1
Albert Einstein, modern zamanların en ünlü bilim insanı... Uzay, mekân ve zaman kavramlarını değiştiren bir fizikçi. Dağınık saçları ve çorapsız giydiği ayakkabılarıyla hep göze batan bu çok yönlü bilim insanının gizli kalmış dünyasında yolculuğa başlıyoruz...



Einstein, 1879 yılında Güney Almanya'nın Ulm kentinde dünyaya geldi. Babası küçük bir elektrokimya fabrikasının sahibi; annesi ise, klasik müziğe meraklı, eğitimli bir ev hanımıydı. Konuşmaya geç başlaması ve içine kapanık bir çocuk olması, ailesini tedirginliğe düşürmüşse de, sonraki yıllarda bu korkularının gereksizliği anlaşılacaktı. Giderek meraklı, hayal gücü zengin bir çocuk olarak büyüyordu.

Okulu hiçbir zaman sevemedi. Gerçekten de, genç Einstein'ın ileride ortaya çıkacak dehasının temelleri, kendisinin de sonradan belirttiği gibi, okulda değil başka yerlerde atılmıştı: "Çocukluğumda yaşadığım iki önemli olayı unutamam. Biri, beş yaşında iken amcamın armağanı pusulada bulduğum gizem; diğeri on iki yaşındayken tanıştığım Öklit geometrisi.Gençliğinde bu geometrinin büyüsüne kapılmayan bir kimsenin, ileride kuramsal bilimde parlak bir atılım yapabileceği hiç beklenmemelidir!" 1955'te Princeton’da hayata gözlerini yumana kadar bilim dünyasına çok şey kattı. 1916'da yayımladığı "Genel Görelilik Kuramı", 1921'de "fotoelektrik etki ve kuramsal fizik alanında çalışmalarıyla aldığı Nobel Fizik Ödülü, dahinin en önemli başarılarından sadece ikisi ya bilinmeyen dünyası.

Einstein ve X-files. Öteki bilim insanlarının aksine, X-files adı verilen normal üstü konulara çok meraklıydı. 1920'li yıllarda, fizik üzerine amatör araştırmalar yapan Amerikalı yazar Upton Sinclair'ın, telepatiyi konu alan "Zihinsel Radyo" (Mental Radio) adlı kitabına önsöz yazmıştı. Einstein, Sinclair'ın "altıncı his" ile ilgili kanıtlarının göz ardı edilemeyeceğine inanıyordu. Hatta, insanların telepatik yollarla iletişim kurabileceklerini de açıklamıştı. Bu savlarını, zihinsel yeteneklerini geliştirmek için katıldığı seanslara, yani kişisel deneyimlerine dayandırıyordu. 1930'da, Alman Otto Reiman'ın düzenlediği ruhsal testlere katıldı. Reiman, insanların yazı örnekleri üzerinde parmaklarını gezdirerek onların kişiliklerini analiz edebileceğini ileri sürüyordu. Sürekli tekrar-lanan başarısına rağmen, Einstein "soğuk okuma" denilen bu yönteme sıcak bakmadı. Bunun yanı sıra, ruhlarla ilişkiye girdiklerini belirten medyumlara hiçbir zaman inanmadı.

Einstein'ın ününü kurtaran kötü hava koşulunun öyküsü, satır aralarından kalma. Görelilik teorisinin en dramatik öngörülerinden biri de, geniş bir plastik tabakanın gülleyle kıvrılması gibi, uzay-zaman madde adacıklarının bulunduğu çevrede uzayın eğriselleşmesi (veya kıvrılması) ilkesiydi. Einstein 1912'de, bu görüşünü kanıtlamak için bir deney yapmaya karar verdi.

Gökyüzünün aynı bölümündeki yıldızların Güneş gibi, az da olsa yer değiştirdiğini ve yıldızların yaydığı ışıkların, Güneş'in büyük hacmiyle eğriselleşmiş uzay-zamanın dış hattını izlediğini kanıtlamak istiyordu. Bu yer değiştirme, Ay'ın Güneş'i kapattığı Güneş tutulması sırasında ölçülebilirdi. Yer değiştirmenin boyunu ölçtü, çok küçük bir açıyla gerçekleşiyordu. Einstein'ın deneyinin doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyen bilim adamları, Güneş tutulması sırasında yıldızları gözlemlemeye koyuldular. Ancak, tüm çabalarına rağmen kötü hava koşulları ve savaş nedeniyle bunu gerçekleştiremediler. Aslında bu durum Einstein için şans sayılabilir. Çünkü, 1915'te ilk hesaplamasının yanlış olduğunu fark etti.

Yer değiştirme düşündüğünden ve hesapladığından iki kat fazla oranda gerçekleşiyordu. 1919'da, bilim adamları, Brezilya'dan ve Afrika sahillerinden tam Güneş tutulmasını izleme fırsatı buldular. Ve, ileri sürdüklerinin tamamen doğru olduğunu gördüler.


O ve evrensel hatası..Einstein'ın "Hayatımın en büyük hatası" şeklinde tanımladığı olaylar zincirinin kökeni 1917'ye, Görelilik Kuramı üzerine çalıştığı yıla uzanıyor.
.
.
... merak edenler için devamı;

http://www.focusdergisi.com.tr/bilim_insanlari/1000_yilin_dahileri/00222/
 

med-cezir

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
13 Haz 2006
Mesajlar
1,692
Beğeniler
33
Puanları
0
Yaş
111
#2
Bazı sözler...

Savaş

Eğer bir adam, marşla uyum içinde yürüyebiliyorsa,o değersiz bir yaratıktır. Kendisine yalnızca bir omurilik yeterli olabileceği halde, her nasılsa, yanlışlıkla bir beyni olmuştur onun. Uygarlığın bu kara lekesi en kısa sürede yok edilmelidir.



Sevgi
"Neden beni hiç kimse anlamıyor, ama herkes beni seviyor?"
12 Mart 1944

İzafiyet
"Relativite kuramım başarıyla kanıtlanırsa Almanya benim bir Alman olduğumu iddia edecek, Fransa ise dünya vatandaşı olduğumu açıklayacaktır. Kuramım gerçek dışı çıktığında ise, Fransa bir Alman olduğumu söyleyecek, Almanya ise bir Yahudi olduğumu açıklayacaktır."
Fransız Felsefe Cemiyeti'ne konferansından.
6 Nisan 1922



Gelecek
"Ben gelecek için hiç bir endişe duymadım. O yeterince hızlı geliyor."
Aforizma Einstein Arşivi.
1944-45



Bilime Bakış
"Fiziği relativite ilkesine sokmak fikrini rasgele bulmama teşekkürler, siz (ve diğerleri) benim bilimsel yeteneklerimi beni rahatsız edecek kadar çok abartıyorsunuz."
Arnold Sommerfeld'e mektup.
14 Ocak 1908



Okul
"Bir insan için olguları öğrenmek o kadar önemli değildir. Bunun için bir yüksek okula gerçekten ihtiyacı yoktur. Bunları kitaplardan öğrenebilir. Bir yüksek bilimler okulundaki eğitimin değeri bir çok gerçeği öğrenmek değil, kitaplardan öğrenilemeyecek bir şeyi düşünmek için aklı eğitmektir."
Thomas Edison'un yüksek eğitim gereksizdir fikri üzerine.
1921


Görecelik nedir
"Hoş bir kızla beraber parkta bir bankta bir saat oturmak bir dakika gibi geçer ama sıcak bir sobanın üzerinde bir dakika oturmak bir saat gibi gelir."
Einstein'ın, sekreteri Helen Ducas'ın muhabirlere ve bilim dışındaki insanlara iletmesi için yaptığı relativite tarifi.


Devlet
"Devletin en önemli misyonunun, bireyi korumak ve yaratıcı bir kişilik olarak gelişmesini onun için mümkün kılmak olduğuna inanıyorum.... Devlet, bizi askerlik hizmeti yapmaya zorladığında bu ilkeyi ihlal etmektedir."
The Nation'dan.
1931

"Güvenlik ulusal silahlanmada görüldüğü sürece hiç bir ülke savaşta zafer getireceğine inandığı herhangi bir silahtan vazgeçmez. Bana göre, güvenlik ancak tüm ulusal askeri savunmaların terk edilmesiyle kazanılabilir."
Jacques Hadamard'a mektup.
29 Aralık 1949


Barış
"Savaş kazanıldı ama barış değil."
New York'ta 5. Nobel Yıldönümü yemeğindeki demeç.

Son sözü
"Ben görevimi burada bitiriyorum."
 
Üst