Ayrıntısıyla SP Kongresinde Yaşananlar | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Ayrıntısıyla SP Kongresinde Yaşananlar

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Saadet Partisi Kongresi’ne ilişkin dün kısa bir değerlendirme yapmıştık. Şimdi Kongre’de yaşananlar, ayrıntıları ve neden böyle bir kongre yaşandı konusunu değerlendirelim.

Binlerce Milli Görüşçü salonu ve salonun dışına hınca hınç doldurmuş ve coşku içinde Saadet Lideri Numan Kurtulmuş ve Milli Görüş Lideri Erbakan’ı heyecan içinde dinlediler.Ve Divan heyetinin kongre programı çerçevesinde seçim maddesine geçmesi ile salonda maalesef gerilim yükselmeye başladı.

Divan Başkanı Teoman Rıza Güneri kendilerine iki liste ulaştığını ifade etti. Birinci liste Numan Kurtulmuş ve kurmayları tarafından teklif edilen “beyaz liste”, ikinci liste ise Oğuzhan Asiltürk önderliğinde hazırlanan “yeşil liste”ydi.

Divan Başkanı her iki listeyi de tek tek okudu ve delegelerin bu iki listeden biri için oy kullanması gerektiğini ifade etti.

Liste teklifi verenlere de konu ile ilgili açıklamaları yapmaları için söz hakkı vereceğini ifade etti.

Yeşil liste adına Oğuzhan Asiltürk ve Birol Aydın söz aldılar.

Asiltürk yaptığı konuşmada her iki listeninde Milli Görüş için çalışacağını ve birbirinin kardeşi olduğunu ifade etti ve “ben ve arkadaşlarım böyle bir liste hazırladık ve sizlerin takdirine sunuyoruz, beyaz liste de kazansa, yeşil liste de kazansa hepsi bizim kardeşimizdir ve hep birlikte çalışacağız” dedi.

Genel Başkan Numan Kurtulmuş’ta “beyaz liste” yi desteklediğini ifade etti ve diğer listenin bilgisi dışında hazırlandığını söyleyerek delegeleri “beyaz liste”ye destek verme çağrısı yaptı.

Bu konuşmaların ardından Divan Başkanlığı’na “yeşil liste”de bulunan 42 kişi kendi muvafakatleri alınmadan listeye isimlerinin yazıldığını beyan ederek “yeşil liste”den istifa ettiler.

Listenin bilgisi dışında hazırlandığını ifade eden Genel Başkan Numan Kurtulmuş’ta “yeşil liste” den istifa etti.

Ancak salonda bütün bu gelişmeler yaşanırken bazıları delegelerin yanına giderek manevi ve psikolojik baskı kurma çalışması başlattılar.

Özellikle “yeşil liste” de yaşanan istifaların ardından salonda bulunan ve sözde Erbakan adına hareket ettiğini söyleyen bazı kişiler, delegeye salonu terk etme yönünde çağrıda bulundular ve baskı yaptılar.

Bu kişiler bir süre sonra bazı gençleri de tahrik ederek Divan Başkanı Teoman Rıza Güneri Bey’in üzerine yürüdüler ve kürsüyü işgal etmeye kalkıştılar. Sonuçta gençleri sakinleştirmek için salona çevik kuvvet davet edilmek zorunda kaldı. Aynı gençler ve onların başını çeken şahıslar bu kez delegeleri kaba kuvvet kullanarak ve bağırarak salonun dışına çıkarmaya çalıştılar. Ancak bunu başaramadılar.

Ve ardından Kongre’de seçimlere geçildi.

Bu arada salonda Oğuzhan Asiltürk Bey’in ismi okunduğunda kendini bilmez bazı şahısların “yuh” çekmesi üzerine Saadet Lideri Numan Kurtulmuş kürsüye gelerek ”Ben burada olduğum sürece bu davaya hizmet vermiş hiçbir insana yuh çekilmesine müsaade etmem” dedi ve tüm delegeleri ve izleyicileri sakinleştirdi.

Kongre salonuna gelen delege sayısı toplam 830 kişiydi.

Her türlü baskı ve engellemelere rağmen ilk tur oylamada 634 delege oy kullandı.

Kullanılan 634 oyun 563’ü geçerli sayıldı.

Beyaz liste 490 oy aldı.

Yeşil liste ise 78 oy aldı.


Bu sonuca göre Beyaz Liste’de yer alan isimler Genel İdare Kurulu’na seçildi.

Ancak Genel Başkanlık için toplam delege sayısının yarısından fazlasının oyu gerektiği için 2.tur oylamaya geçildi.

İlk tur oylamada oy kullanan delegelerin bir kısmı da oy kullandıktan sonra birlikte geldikleri illerin otobüslerine binerek illerine geri dönmek için salondan ayrıldılar.

İkinci tur oylamada da yeterli sayı bulunamayınca 3.tur oylamada salonda bulunan ve oy kullanan 316 delegeden 310’unun onayıyla Numan Kurtulmuş yeniden Genel Başkan seçildi.


"Kurtulmuş delege desteğini alamadı" sözü boş ve mesnetsiz bir iddiadır


Şimdi bu sonuçlara bakarak bazıları Numan Kurtulmuş’un delegeden gereken desteği alamadığını iddia ediyorlar. Salona toplam 830 civarında delegenin giriş yaptığı göz önüne alındığında ilk turda 563 delegenin 490’ının hem beyaz listeye ve hem de Numan Kurtulmuş’un Genel Başkanlığı’na destek verdiğini görmemek kötü niyetliliktir.

İlk tur oylamanın ardından delegenin bir kısmının bazılarının baskıları nedeniyle ve bir kısmınında oy kullanmış olmanın rahatlığıyla eve dönmek üzere salondan ayrıldığını görmezden gelmek kötü niyetliliktir.

Kurtulmuş her şeye rağmen baskılara boyun eğmeyen ve her şeye rağmen sonuna kadar salonda bekleyen delegenin iradesiyle seçilmiştir.Eğer şartlar böyle gelişmemiş olsaydı ve daha ilk turun başında delegeye psikolojik baskı uygulayan ve neredeyse işi kaba kuvvet kullanmaya kadar vardıranlar olmasaydı salona gelen 830 delegenin tamamının oyu ile Genel Başkan seçilmiş olacaktı.

Bugün delegeye salonu terk etme çağrısı ve baskısı yapanların delegenin iradesine ambargo koymaya çalışanların “Kurtulmuş delegeden yeterli desteği” alamadı sözü boş ve çelişkili bir iddiadır.


İkinci listeyi hazırlayanlar büyük hata yaptılar


Kurtulmuş’a danışmadan ve onun onayını almadan 2.liste hazırlayanların ne kadar büyük bir hata yaptıkları apaçık ortadadır.

Genel Başkan’ın onayı olmadan ikinci liste hazırlayanlar ve delegenin iradesini hiçe sayarak delegelerin seçme hakkına ipotek koymaya kalkışanlar hüsrana uğramışlardır.

Madem ikinciyi listeyi Genel Başkanı’nın bilgisi dışında hazırladınız ve Divan Başkanlığı’na sundunuz o halde bırakın delege seçimini yapsın.

Neden delegenin iradesine güvenmeyerek delegeye salonu terk edin baskısı ve çağrısı yapıyorsunuz?

Hani hangi liste seçilirse seçilsin her ikisi de meşruydu?

Nitekim Divan 42 kişi istifa etmiş olmasına rağmen her iki listeyi de delegelerin iradesine teslim etti ve seçime soktu.

Madem bu seçim “hayır”da yarışmaktır o halde bırakın delege kendi iradesiyle seçimini yapsın ve oyunu kullansın.

Yeşil Liste Erbakan’ın listesi değildi

Milli Görüş Lideri Erbakan salona geldi konuşmasını yaptı ve ayrıldı. Eğer Milli Görüş Lideri Erbakan “yeşil liste”yi destekliyor olmuş olsa idi bunu açıkça söylerdi. Milli Görüş Lideri herhangi bir şey söylemediği halde onun adına hareket ettiğini iddia edenler çok büyük bir hata yaptılar ve maalesef Milli Görüş Lideri Erbakan’ın hukukunu da zedelemiş oldular.

Hiç kimsenin Milli Görüş Lideri Erbakan’ı kendi hazırladığı listenin destekçisi gibi göstererek Milli Görüş Lideri’nin ismini kullanmaya hakkı yok.Eğer gerçekten Milli Görüş Lideri Erbakan bir liste hazırlamış olsa ve seçilmesini istemiş olsaydı bunu en azından Milli Gazete’de deklare ederdi.


Nitekim Milli Gazete’nin 13 Temmuz’da yayınlanan başyazısındaki satırlar aynen şöyle; “Bu durumun tek teselli olunabilecek yönü, olup bitenin bir ayrışma değil, tartışma şeklinde ortaya çıkmış olmasıdır. Basının "Saadet`te Erbakan dönemi bitti" şeklindeki değerlendirmesi gerçekçi değildir. Erbakan ismini bir partiyle sınırlandırmak ne kadar doğru olabilir? Çünkü bu ülkede ve bütün dünyada Erbakan dediğiniz zaman akla gelen ilk şey siyasi bir parti değil, büyük bir davadır ki, bunu herkes Milli Görüş olarak bilmektedir. Genel Başkan Numan Kurtulmuş üstüne basa basa, Saadet Partisi`nin Milli Görüş partisi olduğunu söylediğine göre, "Bizim diğerlerinden farkımız Manaviyatçı olmamızdır. Bu milletin kendi özü olmamızdır. Emperyalizme karşı olmamızdır. Bizi değerli kılan ve bütün dünyayı kurtaracak olan şey, ecdadımızın inandığı değerlerin ortaya koyduğu kendi medeniyetimize olan sadakatimizdir. Bizim medeniyetimiz yenilmemiştir. Esas yenilen, Batı`nın ortaya koyduğu yeni dünya düzenidir. Dünyayı bir kez daha barış dünyası haline getirecek olan yeniden bizim medeniyetimizdir.

Bunun için, Saadet Partisi`nin öncülüğünde önce Yeniden Büyük Türkiye inşa edilecek ve Türkiye`nin öncülüğünde Yeni Bir Dünya kurulacaktır." Dediğine göre ideolojik anlamda "Saadet`te Erbakan dönemi bitti" demenin her hangi bir geçerliliği var mıdır?

Bu teknik anlamda da aynen böyledir.

Öncelikle, basının "yeşil liste" diye adlandırdığı listeyi Erbakan vermiş değildir.”

Her şeye rağmen Saadet Lideri Numan Kurtulmuş kongre sonunda yaptığı teşekkür konuşmasında; Gönül isterdi ki tek liste ile kongreye gidelim ancak olmadı. Kimseye kırgın değiliz. Bu davaya gönül vermiş herkesten, kadını, erkeği, genci, yaşlısı kim olursa olsun herkesin birikiminden, tecrübesinden ve enerjisinden istifade edeceğiz ve hep birlikte, birlik ve beraberlik içinde yeniden büyük Türkiye’yi kurmak için çalışacağız” diyerek büyük bir siyasi nezaket ve olgunlukla kongrenin hayırlı olmasını diledi.

Bundan sonra yapılacak iş Milli Görüş’ün iktidar yürüyüşüne sonuna kadar destek olmak ve Numan Kurtulmuş’un liderliğindeki Saadet Partisi’ne sahip çıkmaktır. Vesselam!

ALİ ÖZTÜRK
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
Numan Kurtulmuş gördü Eski kafalar ile sp hep aynı marjinallikle devam edip gidecek büyümek için bir takım kararlar alıyor uygulamaya kalkıyor ama önüne dikiliyorlar hep de ne pahasına.... vah ki vah vah...
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Saadet Partisi Kongresi’ne ilişkin dün kısa bir değerlendirme yapmıştık. Şimdi Kongre’de yaşananlar, ayrıntıları ve neden böyle bir kongre yaşandı konusunu değerlendirelim.

Binlerce Milli Görüşçü salonu ve salonun dışına hınca hınç doldurmuş ve coşku içinde Saadet Lideri Numan Kurtulmuş ve Milli Görüş Lideri Erbakan’ı heyecan içinde dinlediler.Ve Divan heyetinin kongre programı çerçevesinde seçim maddesine geçmesi ile salonda maalesef gerilim yükselmeye başladı.

Divan Başkanı Teoman Rıza Güneri kendilerine iki liste ulaştığını ifade etti. Birinci liste Numan Kurtulmuş ve kurmayları tarafından teklif edilen “beyaz liste”, ikinci liste ise Oğuzhan Asiltürk önderliğinde hazırlanan “yeşil liste”ydi.

Divan Başkanı her iki listeyi de tek tek okudu ve delegelerin bu iki listeden biri için oy kullanması gerektiğini ifade etti.

Liste teklifi verenlere de konu ile ilgili açıklamaları yapmaları için söz hakkı vereceğini ifade etti.

Yeşil liste adına Oğuzhan Asiltürk ve Birol Aydın söz aldılar.

Asiltürk yaptığı konuşmada her iki listeninde Milli Görüş için çalışacağını ve birbirinin kardeşi olduğunu ifade etti ve “ben ve arkadaşlarım böyle bir liste hazırladık ve sizlerin takdirine sunuyoruz, beyaz liste de kazansa, yeşil liste de kazansa hepsi bizim kardeşimizdir ve hep birlikte çalışacağız” dedi.

Genel Başkan Numan Kurtulmuş’ta “beyaz liste” yi desteklediğini ifade etti ve diğer listenin bilgisi dışında hazırlandığını söyleyerek delegeleri “beyaz liste”ye destek verme çağrısı yaptı.

Bu konuşmaların ardından Divan Başkanlığı’na “yeşil liste”de bulunan 42 kişi kendi muvafakatleri alınmadan listeye isimlerinin yazıldığını beyan ederek “yeşil liste”den istifa ettiler.

Listenin bilgisi dışında hazırlandığını ifade eden Genel Başkan Numan Kurtulmuş’ta “yeşil liste” den istifa etti.

Ancak salonda bütün bu gelişmeler yaşanırken bazıları delegelerin yanına giderek manevi ve psikolojik baskı kurma çalışması başlattılar.

Özellikle “yeşil liste” de yaşanan istifaların ardından salonda bulunan ve sözde Erbakan adına hareket ettiğini söyleyen bazı kişiler, delegeye salonu terk etme yönünde çağrıda bulundular ve baskı yaptılar.

Bu kişiler bir süre sonra bazı gençleri de tahrik ederek Divan Başkanı Teoman Rıza Güneri Bey’in üzerine yürüdüler ve kürsüyü işgal etmeye kalkıştılar. Sonuçta gençleri sakinleştirmek için salona çevik kuvvet davet edilmek zorunda kaldı. Aynı gençler ve onların başını çeken şahıslar bu kez delegeleri kaba kuvvet kullanarak ve bağırarak salonun dışına çıkarmaya çalıştılar. Ancak bunu başaramadılar.

Ve ardından Kongre’de seçimlere geçildi.

Bu arada salonda Oğuzhan Asiltürk Bey’in ismi okunduğunda kendini bilmez bazı şahısların “yuh” çekmesi üzerine Saadet Lideri Numan Kurtulmuş kürsüye gelerek ”Ben burada olduğum sürece bu davaya hizmet vermiş hiçbir insana yuh çekilmesine müsaade etmem” dedi ve tüm delegeleri ve izleyicileri sakinleştirdi.

Kongre salonuna gelen delege sayısı toplam 830 kişiydi.

Her türlü baskı ve engellemelere rağmen ilk tur oylamada 634 delege oy kullandı.

Kullanılan 634 oyun 563’ü geçerli sayıldı.

Beyaz liste 490 oy aldı.

Yeşil liste ise 78 oy aldı.


Bu sonuca göre Beyaz Liste’de yer alan isimler Genel İdare Kurulu’na seçildi.

Ancak Genel Başkanlık için toplam delege sayısının yarısından fazlasının oyu gerektiği için 2.tur oylamaya geçildi.

İlk tur oylamada oy kullanan delegelerin bir kısmı da oy kullandıktan sonra birlikte geldikleri illerin otobüslerine binerek illerine geri dönmek için salondan ayrıldılar.

İkinci tur oylamada da yeterli sayı bulunamayınca 3.tur oylamada salonda bulunan ve oy kullanan 316 delegeden 310’unun onayıyla Numan Kurtulmuş yeniden Genel Başkan seçildi.


"Kurtulmuş delege desteğini alamadı" sözü boş ve mesnetsiz bir iddiadır


Şimdi bu sonuçlara bakarak bazıları Numan Kurtulmuş’un delegeden gereken desteği alamadığını iddia ediyorlar. Salona toplam 830 civarında delegenin giriş yaptığı göz önüne alındığında ilk turda 563 delegenin 490’ının hem beyaz listeye ve hem de Numan Kurtulmuş’un Genel Başkanlığı’na destek verdiğini görmemek kötü niyetliliktir.

İlk tur oylamanın ardından delegenin bir kısmının bazılarının baskıları nedeniyle ve bir kısmınında oy kullanmış olmanın rahatlığıyla eve dönmek üzere salondan ayrıldığını görmezden gelmek kötü niyetliliktir.

Kurtulmuş her şeye rağmen baskılara boyun eğmeyen ve her şeye rağmen sonuna kadar salonda bekleyen delegenin iradesiyle seçilmiştir.Eğer şartlar böyle gelişmemiş olsaydı ve daha ilk turun başında delegeye psikolojik baskı uygulayan ve neredeyse işi kaba kuvvet kullanmaya kadar vardıranlar olmasaydı salona gelen 830 delegenin tamamının oyu ile Genel Başkan seçilmiş olacaktı.

Bugün delegeye salonu terk etme çağrısı ve baskısı yapanların delegenin iradesine ambargo koymaya çalışanların “Kurtulmuş delegeden yeterli desteği” alamadı sözü boş ve çelişkili bir iddiadır.


İkinci listeyi hazırlayanlar büyük hata yaptılar


Kurtulmuş’a danışmadan ve onun onayını almadan 2.liste hazırlayanların ne kadar büyük bir hata yaptıkları apaçık ortadadır.

Genel Başkan’ın onayı olmadan ikinci liste hazırlayanlar ve delegenin iradesini hiçe sayarak delegelerin seçme hakkına ipotek koymaya kalkışanlar hüsrana uğramışlardır.

Madem ikinciyi listeyi Genel Başkanı’nın bilgisi dışında hazırladınız ve Divan Başkanlığı’na sundunuz o halde bırakın delege seçimini yapsın.

Neden delegenin iradesine güvenmeyerek delegeye salonu terk edin baskısı ve çağrısı yapıyorsunuz?

Hani hangi liste seçilirse seçilsin her ikisi de meşruydu?

Nitekim Divan 42 kişi istifa etmiş olmasına rağmen her iki listeyi de delegelerin iradesine teslim etti ve seçime soktu.

Madem bu seçim “hayır”da yarışmaktır o halde bırakın delege kendi iradesiyle seçimini yapsın ve oyunu kullansın.

Yeşil Liste Erbakan’ın listesi değildi

Milli Görüş Lideri Erbakan salona geldi konuşmasını yaptı ve ayrıldı. Eğer Milli Görüş Lideri Erbakan “yeşil liste”yi destekliyor olmuş olsa idi bunu açıkça söylerdi. Milli Görüş Lideri herhangi bir şey söylemediği halde onun adına hareket ettiğini iddia edenler çok büyük bir hata yaptılar ve maalesef Milli Görüş Lideri Erbakan’ın hukukunu da zedelemiş oldular.

Hiç kimsenin Milli Görüş Lideri Erbakan’ı kendi hazırladığı listenin destekçisi gibi göstererek Milli Görüş Lideri’nin ismini kullanmaya hakkı yok.Eğer gerçekten Milli Görüş Lideri Erbakan bir liste hazırlamış olsa ve seçilmesini istemiş olsaydı bunu en azından Milli Gazete’de deklare ederdi.


Nitekim Milli Gazete’nin 13 Temmuz’da yayınlanan başyazısındaki satırlar aynen şöyle; “Bu durumun tek teselli olunabilecek yönü, olup bitenin bir ayrışma değil, tartışma şeklinde ortaya çıkmış olmasıdır. Basının "Saadet`te Erbakan dönemi bitti" şeklindeki değerlendirmesi gerçekçi değildir. Erbakan ismini bir partiyle sınırlandırmak ne kadar doğru olabilir? Çünkü bu ülkede ve bütün dünyada Erbakan dediğiniz zaman akla gelen ilk şey siyasi bir parti değil, büyük bir davadır ki, bunu herkes Milli Görüş olarak bilmektedir. Genel Başkan Numan Kurtulmuş üstüne basa basa, Saadet Partisi`nin Milli Görüş partisi olduğunu söylediğine göre, "Bizim diğerlerinden farkımız Manaviyatçı olmamızdır. Bu milletin kendi özü olmamızdır. Emperyalizme karşı olmamızdır. Bizi değerli kılan ve bütün dünyayı kurtaracak olan şey, ecdadımızın inandığı değerlerin ortaya koyduğu kendi medeniyetimize olan sadakatimizdir. Bizim medeniyetimiz yenilmemiştir. Esas yenilen, Batı`nın ortaya koyduğu yeni dünya düzenidir. Dünyayı bir kez daha barış dünyası haline getirecek olan yeniden bizim medeniyetimizdir.

Bunun için, Saadet Partisi`nin öncülüğünde önce Yeniden Büyük Türkiye inşa edilecek ve Türkiye`nin öncülüğünde Yeni Bir Dünya kurulacaktır." Dediğine göre ideolojik anlamda "Saadet`te Erbakan dönemi bitti" demenin her hangi bir geçerliliği var mıdır?

Bu teknik anlamda da aynen böyledir.

Öncelikle, basının "yeşil liste" diye adlandırdığı listeyi Erbakan vermiş değildir.”

Her şeye rağmen Saadet Lideri Numan Kurtulmuş kongre sonunda yaptığı teşekkür konuşmasında; Gönül isterdi ki tek liste ile kongreye gidelim ancak olmadı. Kimseye kırgın değiliz. Bu davaya gönül vermiş herkesten, kadını, erkeği, genci, yaşlısı kim olursa olsun herkesin birikiminden, tecrübesinden ve enerjisinden istifade edeceğiz ve hep birlikte, birlik ve beraberlik içinde yeniden büyük Türkiye’yi kurmak için çalışacağız” diyerek büyük bir siyasi nezaket ve olgunlukla kongrenin hayırlı olmasını diledi.

Bundan sonra yapılacak iş Milli Görüş’ün iktidar yürüyüşüne sonuna kadar destek olmak ve Numan Kurtulmuş’un liderliğindeki Saadet Partisi’ne sahip çıkmaktır. Vesselam!

ALİ ÖZTÜRK

Bu makaleyi, olan biteni tarafsız bir gözle yansıtabilme adına buraya nakletmiştim. Ancak görüldüğü gibi gerçekle hiç İLGİSİ yokmuş.

Erbakan YEŞİL LİSTENİN kendisine ait olduğunu ikrar etti ve yeni bir KONGRE çağrısı yaptı...
 
Üst