Astım için en riskli şehir Bursa

Dergaz

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
31 Ara 2007
Mesajlar
1,685
Puanları
0
Yaş
34
BURSA (CİHAN)- Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dane Ediger, astım hastalığının Avrupa'dan sonra en çok Türkiye'de görüldüğünü söyledi. Ediger, hastalık için en riskli şehrin ise Bursa olduğunu kaydetti.


Bursa İl Sağlık Müdürlüğü ve Türk Toraks Derneği tarafından "Dünya Astım Günü" sebebiyle İl Sağlık Müdürlüğü Konferans Salonu'nda panel düzenlendi. Hekimlerin erken tanı ve teşhis, hastaların ise astım belirtileri ve ilaç kullanımını hakkında bilgilendirildiği seminer yoğun ilgi gördü.


Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Yusuf Ziya Leventoğlu, dünyada ve Türkiye'de astım hastalığının tedavisiyle ilgili gereken her türlü ilaç ve tedavinin bulunmasına rağmen, Türkiye'de astımlı hastaların yalnızca yüzde 1.25'inde bir yıl boyunca tam kontrol sağlanabildiğini ifade etti. Son bir yılda her 4 hastadan birinin hastaneye yattığını belirten Leventoğlu, astımlıların yüzde 80'inin günlük yaşamının bu hastalıktan etkilendiğini belirttiğini de dile getirdi.
Astımı tamamen yok etmenin mümkün olmayacağını, ancak astımda tam kontrolün mümkün olacağını kaydeden Leventoğlu, "Astım hastalığı, iyi takip ve tedavi edilmesi durumunda normal yaşamı etkilemeyen bir hastalıktır. Astımın tedavisinde hasta ve aile eğitimi önemlidir. Hasta, ilaçlarını ne zaman ve nasıl kullanması, ne zaman doktora gitmesi gerektiğini iyi bilmelidir." dedi.


Astımdaki güncel tedaviler hakkında bilgi veren Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dane Ediger ise astım hastalığının Avrupa'dan sonra en çok Türkiye'de görüldüğünü vurguladı.


Bitki polenlerinin yoğun ve nemin yüksek olması sebebiyle Türkiye'nin en riskli şehrinin de Bursa olduğunu belirten Ediger, bu yüzden Bursalıların çevre ve hava kirliliğine dikkat etmelerini tavsiye etti.


Türk Toraks Derneği Marmara Şubesi Başkanı Prof. Dr. Oktay Gözü de seminerlerle hem hekimlerin geç ya da yanlış tanı tehlikesini, hem de hastaların bilinçsiz hareket etmelerini önlediklerini kaydetti.
 
Üst