• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Asri saadet Kronolojisi

  • Konbuyu başlatan Murat Sâki
  • Başlangıç tarihi
M

Murat Sâki

Misafir
#1
Sevgili Kardeşlerin,
Hz.Rasulun hayatını bir kronuloji olarak vermek istedim hem konuları yazan arkadaşa bir teşekkür hemde Muazzez Rasulun yaşamda aldığı yolu paylaşmak istedim.

HZ.MUHAMMED RASUL (s.a.v.) DÖNEMI
Hz. Muhammed Dönemi Asri saadet Kronolojisi

571 20 Nisan-12 R.Evvel Rasûlullah'in Dogumu
575 5 yil Beni Sa'd da süt annesi Halime'nin Yaninda kaldiktan sonra Mekke'ye döndü.
576 Annesi Amine, hizmetcileri Ümmü Eymen ile birlikte Medine'ye gelip babasinin mezarini ziyaret etti ve dönüste Ebva köyünde Amine'nin vefat etti.
576 Rasûlullah dedesi Abdulmuttalib'in himayesine alindi.
578 Rasulullah Fil Vak'asinin 8.yilinda Abdulmuttalib'in vefati üzerine amcasi Ebu Talib'in himayesine alinmasi.
583 Amcasi Ebu Talib ile Suriye'ye ticaret kervaniyla gitti ve Busra'da Bahira'nin bu genç çocugun beklenen Son Peygamber olacagini sezdigi rivayeti.
588 Amcasi Züheyr ile Yemen Seyahati.
Kureys ile Kays arasinda 4 yil süren Ficar Harbi’nde bitaraf kalmasi ve Hilfu'l-Fudul anlasmasina katilmasi ve bununla iftihar duymasi.
595 Sam'a 2.seyahati, Meysere'nin Peygamberimize hayranligi
596 Hatice ile izdivaci, Ebu Talib'in nikah töreninde hitabesi
603 Bu izdivaçdan Zeyneb dogdu.
604 Rukayye dogdu.
607 Ümmü Külsüm Amine dogdu.
608 Kabe'nin tamirinde Haceri Esved'i yerine koyma vazifesini Kureys'in Muhammedu'l- Emin dedikleri Peygamberimiz'e ifa ettirmesi
610-1 (Ramazan)
* Hira'da ilk vahyin gelisi.
* Hatice, Ali, Zeyd, Ebu Bekri Islam'a daveti

613-3 3 yil gizli davetten sonra Safa tepesine çikip aleni davete baslamasi
615-5
* Müsriklerin baskisi karsisinda bazi Müslümanlarin Habesistan'a ilk hicretleri
* Iskenceler, Daru'l-Erkam toplantilari.
* Garanik Olayi (Necm Suresinin inisi)

616-6 Hamza, Ömer'in Müslüman Olmalari
617-7
* II. Kafile'nin Habesistan'a hicreti
* Müsriklerin, muhacirleri geri çevirmesi için Habesistan Hükümdarina müracatlari, Cafer'in okudugu ayetlerin tesiriyle bunun sonuçsuz kalmasi
* Kureys'in Hasim Ogullari'yla iliskiyi keserek boykot ilani

619-9
* Kureys'in 3 senelik muhasarayi kaldirmasi
* Iki büyük keder: Hatice ve Ebu Talib'in vefati.

619-10
* Taiflileri Islam'a davet için Taif'e gitmesi, orada maruz kaldigi güçlükler
* Isra Ayet, (Hicretten 1,5 veya 3 yil önce)
Allah'tan baska hiç bir seye ve kimseye ibâdet etmeyin.
Anaya, babaya iyilik edin.
Akrabanin, yoksulun, yolcunun hakkini verin, saçip savurmayin, bozgunculuk yapmayin, seytana uymayin.
Yüz çevirecegin insanlara da güzel söz söyle.
Açlik korkusuyla çocuklarinizi öldürmeyin, rizki veren Alllah'tir.
Zinaya yaklasmayin.
Cinayet islemeyin.
Yetimin malini koruyun
Sözünüze sahip çikin.
Teraziyi dogru tutun, dogru ölçün.
Bilmedigin isin ardina düsme. Böylece Müslümanlarin miraci yâni yücelmesi baslatilmistir.

* I. Akabe Biati: 12 Yesribli'nin müslüman olusu
Bi'set'in onbirinci yilinda hacca gelen Medineliler'e Resûlullah tebligini yapti, alti kisi Islâmiyetle sereflendi: Ebû Ümâme Esad, Rafi bin Mâlik, Avf bin Haris, Kutbe bin Âmir, Ukbe bin Âmir ve Câbir.

621-11 II. Akabe Bey'ati: Hazrec'ten 9, Evs'den 3 kisinin Nakib olusu
Medineli müslümanlar bir sene sonra , bi'set'in on ikinci senesinde on iki kisi olarak hacca geldiler, Akabe Vâdisi'nde, gece karanliginda, gizlice toplandilar; Resûlullah'a biat ettiler:
Putlarin inkâri ve Allah'tan baska ilâh olmadigina inanmak.
Hirsizlik yapmamak.
Zina etmemek.
Çocuklari öldürmemek.
Iftira etmemek.
Hayirli ise karsi çikmamak üzere anlastilar.

622-1 Temmuz
* Yesrib'e hicret
* Beni Salim Yurdunda kildirdigi ilk cuma namazi
* Neccar Ogullari'nin Rasûlullah'i Yesrib'e götürmeleri
* Ebu Eyyub Ensari'nin evinde misafir kalmalari
* Mescid ve Rasûlullah'in Evinin insaati
* Ezan'in va'zi
* Kardeslik Anlasmasi
* Yoksullar için Mescid'in Yanina Suffa Insasi
* Yahudilerle Siyasal Iliskiler
* Aise binti Ebubekr ile evlilik

623-2 Kible'nin Kabe' olarak tayini
623-2 Medine Etrafindaki Kabilelerle Baris Anlasmalari
Medine Anlasmasi
Hicretin birinci yili, o bölgede Müslümanlar, Yahudiler, müsrikler ve Hiristiyanlar vardi. Iki Yahudi kabilesi birbiriyle anlasmazliga düserken, müsrik kabileler arasindaki saldiri bitmiyor, Hiristiyan nüfus çok azdi.
Elli iki maddelik anlasma daha çok Yahudilerle Müslümanlari ilgilendiriyordu. Bunlar birbirine saldirmayacak, dis düsmanlara karsi müsterek savunma yapacak. Suç isleyen fertler kendi dinlerine göre muhakeme edilecek...
Yirminci Asir kültürü alan Müslümanlar bu anlasmaya "Anayasa" Medine sehir devletine de "Islâm Devleti" diyorlar. Halbuki âyet ve hadislerde anayasa ve Islâm Devleti tâbiri yok, amma her zaman Müslümanlarin devleti olmustur, o devlet de Müslümanlara göredir.
3-28 ve 4-144 âyetlerde belirtildigi gibi kâfirleri dost edinmek baska, onlarla anlasma yapmak baska. Islâm Tarihi boyunca ecnebi devletlerle anlasmalar yapildigi gibi, zimmîlerle de bir arada yasanmistir.
Âyet ve hadislerde "Islâm Devleti" tâbiri yok. Resûlullah, hayati boyunca hiçbir zaman: "Ben Islâm devleti kuracagim" dememistir. Fakat her zaman Müslümanlarin devleti olmustur, onlarin devleti de onlara göredir:
"Bulundugunuz hal üzere idare edilirsiniz."
Sahabenin herbiri mükemmel müslümandi; bu mükemmel müslümanlardan mükemmel bir millet meydana çikti, o milletin de devleti mükemmeldi. O devletin ismi olmadigindan "Asr-i Saadet" diyoruz.

Seriyyeler
Kur'an-i Kerim'in nüzûlüyle Müslüman olanlarla, Müslümanlara düsman olanlar karsi karsiya geldi, Islâm'da malin, canin, neslin, aklin ve dînin korunmasi farzdir.
Hicretin ilk yilindan baslayarak sehir içinde devriyeler dolastirilmis ve kontrol için etrafa kesif kollari gönderilmistir ki bunlara seriyye denir. Seriyye birlikleri bes kisiden dört yüz kisiye kadardir, adedi elliye yakindir.
Seriyye kumandanlarindan bazilari:
Hazreti Hamza,
Saad bin Ebi Vakkas,
Ubeyde bin Haris,
Abdullah bin Revâha,
Zeyd bin Sabit,
Ebû Ubeyde bin Cerrah,
Amr bin As,
Hâlid bin Velid.

624-2
* Bedir Zaferi
* Ramazan Orucunun Tutulmasi
* Zekat ve Fitrin Farz kilinmasi
* Ilk Bayram Namazinin kilinmasi
* Kizi Rukiye'nin vafati Hazreti Osman ile evliydi.
* Ali ve Fatima'nin evlilikleri

624-3
* Yahudilerin Müslümanlara karsi düsmanca harekete baslamasi, münafiklarin türemesi
* Kaab bin Esref Olayi
Bu sahis siirleriyle Müslümanlari hicvedip, müsrikleri kiskirtiyordu. Yahudiydi. Yahudilerle yapilan anlasmaya uymuyordu. Peygamberimiz, bu sahis için îdam karari verdi, ashabtan Muhammed bin Mesleme, bu karari uyguladi.

Müslümanlarla Yahudiler'in Savaslari
Medine Yahudileri tüccardi, ekonomik üstünlük onlardaydi. Müsrikler Müslüman olunca, ekonomik üstünlük Müslümanlara geçti. Bu sebeble münafiklarla is birligi yapmaya basladilar. Musevîligin üstünlügünü anlatip, Yahudi âlimleri bu yolda çalistirdilar. Bâzi Yahudiler sabah müslüman olup, aksam dönerek Müslümanlarla alay ettiler. Bedir Savasindaki zaferi aleyhlerinde buldular.
Müslüman bir kadin, sarraf dükkânina girince oradaki Yahudiler kadinin açilmasini istedi. Kadin buna îtiraz edince bir Yahudi kadinin etegini beline ilistirdi. Kadin ayaga kalkinca bacaklari açildi ve imdat istedi. Bunu duyan bir müslüman dükkâna girip, kadina yardimci oldu, Yahudi sarrafla da kavgaya tutustular ve sarraf ölünce, diger Yahudiler de onu öldürdü. Böylece elli iki maddelik Medine Anlasmasi bozuldu, taraflar birbirine savas ilân etti. Islâm ordusu, Medine içinde yasayan Yahudi Kaynuka Ogullarini kusatti, onbes gün sonra Yahudiler teslim oldu, ganimet alindi, yedi yüz Yahudi sürüldü.

Münafikligin Sebepleri:
1- Onlar saglam karakterli degildir, kendilerini baska türlü göstermek isterler
2- Menfaatlerine düskündürler.
3- Münafiklar korkak oldugundan, Islâm'a zarar veremeyince müslümanmis gibi davranirlar.
4- Din degistirenler eski inançlarini tamamen terk edemeyince münafik durumuna düserler.
5- Imân kemâle ermeyince münafiklik alâmetleri görülür.
6- Kabile baglari Islâm kardesligine mânidir.
7- Islâm'in emir ve yasaklarina açikça karsi çikamayanlar münafikça hareket ederler.
8- Mevki, makam hirsi münafikliga sebeptir.
9- Kuvvetin hakim oldugu yerde münafiklarin sayisi da artir.

Mescid-i Dirar
Meshur münafik Abdullah bin Ubey'in akrabasi Ebû Âmir daha evvel papazdi, ilim sahibi bir insandi, müslümanligi kabul etmisti. "Yaslilar, hastalar, isi olanlar Kuba Mescidi'ne de, Mescid-i Nebevi'ye de gidemiyorlar" diyerek, bu iki mescidin arasinda bir mescid daha yaptilar. Mescide cemaat gelecek, Ebû Âmir gibi münafiklar da âyetleri ve Peygamberimizin sözlerini tevil ederek, Müslümanlari bozacaklardi.
Tebük Seferi'nden döndüklerinde "Iyilik yapacagiz, diyerek mü'minlerin arasini açmak, zarar vermek isteyen münafiklar Mescid-i Dirar'i yaptilar" seklinde Tevbe Sûresi'nin 107'nci âyeti nazil olunca, Peygamberimiz bu mescidi yiktirdi.

* Sevik Gazvesi: Müslümanlarin Ebu Sufyan'i bozguna ugratmasi
625-3
* Uhud Harbi
* Hamza'nin Sahadeti

Ramazan
* Hasan'in dogumu
* Hafsa binti Ömer ile evlilik

625-4
* Raci Vakasi: Dine davet için kabilelere gönderilen mürsidlerin pusuya düsürülüp sehid edilmesi
Iki kabilenin elçileri, Hazreti Peygamber'e gelip, müslüman olacaklarini, Islamiyet'i ögretecek ögretmen istediklerini belirttiler. Bu, bir tuzakti; ögretmenleri alip, Mekkeli müsriklere satacaklardi. Âsim (r)'in baskanliginda on sahabe Raci'ye geldiklerinde Huzeyl Kabîlesi'nden iki yüz kisi baskin yapti, sekiz sahabe savasarak sehid düstü, iki sahabeyi esir alip, Mekke'ye götürdüler, dinlerinden dönmesi istendi, dönmeyince Ebû Süfyan tarafindan idam edildiler.
* Biri Maune Faciasi: Islam tebligcilerinin sehadeti "Maune Kuyusu Faciasi"
Necid bölgesinden gelen Ebû Berâ Islâmiyet'i ögrenmek için sahabe istedi, teminat verdi. Ashâb-i Suffe'den yetmis sahabe Münzir bin Amir baskanliginda yola çikti, Maune Kuyusuna geldiklerinde Ebû Berâ'nin yegeni topladigi adamlariyla baskin yapip, Müslümanlari sehid etti, bir kisi kurtulup, durumu Peygamberimize bildirdi. Bu duruma çok üzülen Ebû Berâ'nin oglu da amcazadesini öldürdü.

* Beni Nadir Gazvesi: Yahudilerin Sürgünü
Bi'ri Maune katliâmindan kurtulan Amr bin Umeyye, Medine'ye gelirken (arkadaslarinin intikamini almak için) yolda uyuyan iki kisiyi öldürdü. Medine anlasmasi geregi bunlarin diyetini Müslümanlarla Yahudiler ödeyecekti, Yahudiler vaz geçti. Bir Yahudi de evinin gölgesinde oturan Resûlullah'in basina tas atarak öldürmek istedi...
Yaptiklari bu düsmanca hareketlere karsilik Medine'yi terk etmeleri için kendilerine on gün müddet verildi, onlar da münafiklarin basi Abdullah bin Ubey ile anlastilar, savasacaklardi. Medine'de yasayan üç önemli Yahudi kabilesinden Nadirogullari kusatildi, onbes gün sonra götürebilecekleri her seyi alarak, alti yüz deveyle göç etmek zorunda kaldilar.

* Zeyd ibnu Sabit'in Ibranice ögrenme direktifi alisi

626-5
* Dumetu'l-Cendel Gazvesi: Suriye de toplanan eskiyanin dagitilmasi
* Beni Mustalik Gazvesi: Saldirgan Kabilenin Tasviyesi
* Ifk Olayi
Müstalik Ogullan'nin Medine'yi istilâ edecegi ögrenilince bin kisilik ordu yola çikti, baskin yaparak on müsriki öldürdü, gerisini teslim aldi, Müslümanlar tek sehid verdi.
Ordu geri dönerken geceleyin konakladi. Hazreti Âise ihtiyaç için uzaklasti. Dönerken gerdanligini düsürdügünü anlayip, onu ararken epeyce vakit geçti, döndügünde ordu hareket etmisti. "Gelip beni alirlar" diye bekledi.
Hazreti Âise'yi tahterevanda zannedenler yola devam ettiler.
Safak attiginda konaklama yerini kontrol eden, unutulan esyalari toplayan Safvan (r). Hazreti Âise'yi gördü, onu devesine bindirdi, kendi de devenin yularindan tutarak ilerleyip, orduya yetistiler.
Münafiklar Hazreti Âise'ye iftira attilar: "Muhammed'in esine iftira edenler bir gürûhtur..." diye Nur Sûresi'nin onbirinci âyeti ve devami inince bu mesele kapandi.

627-5
* Hendek Harbi: Müsriklerin medineyi kusatmalari
* Hain Beni Kurayza'nin Cezalandirilmasi
Benî Kaynuka ve Benî Nadir Yahudileri ihanetlerinin cezalarini çektiler. Benî Kureyza Yahudileri ise anlasmayi yenilemelerine ragmen Hendek Muharebesinde müsriklerle, Hayber Yahudileriyle ve münafiklarla ittifak yaptilar, Müslümanlara silâh çektiler. Hendek Savasi bitince, zirhlar çikarilmadan Kureyza ogullarinin üzerine yüründü. Kusatmanin yirmi besinci gününde Sa'd bin Muaz hakem seçildi. O da anlasmayi bozup Müslümanlara silâh çekenlerin idam edilmesi yönünde karar verdi. Hukuki islerin yürütülmesi için tâyin edilen kadilar:
Hz.Ali
Hz. Ala bin Hadramî
Hz. Amr bin As
Hz. Ömer
Hz. Zeyd bin Sabit
Hz. Ebu Musa el Es'arî
Hz. Abdullah bin Mes'ud
Hz. Ubey bin Kâ'b.

628-6-7
* Hudeybiye Andlasmasi: Bazi Sartlari Agir Görülen bu Andlasmanin Feth Olusu
"Haram aylar" denilen dört ayda Müslümanlar da, müsrikler de savasmazdi. Peygamberimiz kurbanlik için yetmis deve aldi, bin dört yüz'den fazla sahabeyle umre için yola çikti. Niyetleri sâdece ziyaretti.
Mekke'ye yakin Hudeybiye'de konakladilar. Müsrikler zirhlarini giyinip, silahlarini alip, savasmak üzere Hudeybiye'ye geldiler, bir anlasma imzaladilar. "Müslümanlar Mekke'ye girmeden geri dönecek, gelecek yil üç günlük bir ziyaret yapacaklar. Mekke'den ayrilip, Medine'ye siginmak istiyenler Müslümanlarca kabul edilmeyecek." Böylece bir baris yili basladi, yirmi yilda Müslüman olanlardan daha çok kisi Islâmiyet'i kabul etti. Peygamberimiz krallara, kabile reislerine mektuplar yazdi.

* Islama Davet Mektublari: Heraclius, Kisra Hüsrev Perviz, Mukavvis, Necasi, Uman, Yemame, Bahreyn, Yemen Emirlerine)
* Hayber'in Fethi
Sellam bin Ebil Hukayk
Hayberli olan bu Yahudi çok zengindi, parali askerlerini Medine'ye gönderdi, Hendek savasinda müsriklere yardim etti. Islâm'in amansiz düsmaniydi.
Resûlullah bes kisiyi Haybere gönderdi, bunlar Sellam'i konaginda öldürüp, geri döndüler.

* Fedek Yahudilerinin Vergiye Baglanmasi
* Bir Yahudi'nin Rasûlu zehirleme tesebbüsü
* Safiyye ile Evlilik
* Muta' Izni ve Yasaklanisi
* Habes Muhacirlerinin Dönüsü (Cafer son Kafile'de idi)

629-7
* Hudeybiye Hükümlerine göre Kabe'yi ziyaret
Iki bin Müslüman Mekke'ye girdiginde halk sehri bosaltip, daglara çekilmisti. Kabe'de ezan okundu, tavaf ettiler, namaz kildilar, sa'y ettiler, kurban kestiler. Mescid-ül Haram'da 360 put vardi, onlara dokunmadilar. Hiç kimseye en ufak zarar vermediler. Peygamberimiz, Meymûne (r) ile nikahlandi, Medine'ye döndüler.

* Halid ibnu Velid ve Amr ibnu’l As'in Müslüman Olmalari
* Iran'in Yemen Valisi Bazan'in Müslüman Olusu

629-8
* Mute Savasi: Suriye'de Bizans ile ilk karsilasma. Halid ibnu Velid'in 3000 kisilik ordusu 100.ooo lik Bizansla bas etti.
* Zatu's-Selasil gazvesinde Amr b. As'in kumandanligi

630-8
* Mekke'nin fethi. Kabe putlardan temizlendi.Genel Af. 1 Ocak
* Huneyn, Evtas, Havazin harbi
* Taif'in Muhasarasi, putlarinin Ebu Sufyan ve Mugire'nin eliyle yikilmasi
* Harb Esirleri Arasinda Süt kardesi Seyma'yi görünce serbest birakmasi, ve Hevazin heyetine bütün esirlerin azad oldugunu bildirmesi
* Ganimetlerden Müellefei Qulub'a pay verilmesi
* Ka'b ibnu Züheyr'in Rasûle gelerek "Banet Suad'i okumasi, Rasûl’un hirkasini sunmasi.
* Zeyneb binti Muhammed'in vefati
* Mariye Anne'nin Ibrahim'i dogurmasi

630-9
* Tebuk Harbi, Suriye'de Bizans'a verilen ders
* Savasa katilmayan Münafiklarin Dirar Mescidini Insasi
* Senetü'l-Vüfud, Heyetler halinde islamlasma
* Ibrahim'in Vefati
* Necasi için Giyabinda namaz
* Ümmü Gülsüm Amine vefat etti. Ablasi vefat edince Hazreti Osman'la evlendi, bu sebeble Osman'a (r) "Zinnureyn" iki nurlu da derler.

631-9
* Ebu Bekr'in Hac Emirligi
* Bütün Yarimada'nin Islamlasmasi

632-10 Veda Hacci. 140.000 haciya hitabe.
Veda Hacci
Peygamberimiz, Hazreti Ebû Bekir'le üç yüz müslümani Mekke'ye gönderdi. Bunlar câhiliye âdetlerini yasaklayacak, Islâmî usûlle nasil hac yapilacagini halka ögreteceklerdi.
Tevbe Sûresinin bas tarafindaki kirk âyeti okumak üzere Hazreti Ali'yi de gönderdi. Artik Mekke mübarek bir beldeydi, mîkat bölgesinin içine gayrimüslimler girmemeliydi. Bunun için Mekke-i Mükerreme'deki gayrimüslimler ya müslüman olmaliydi veya göç etmeliydi. Islâm topraklarindaki Hiristiyanlar, Yahudiler, mecûsiler zimmî sayildi, onlarin mali, cani, dîni korundu.
Subat 632'de Medine'den hareket edildi. Mîkat mevkiinde ihrama girildi. Ucu bucagi görülmeyen insan seli telbiyelerle Mekke 'ye dogru ilerledi. Mekke'ye varinca hac ibâdeti ifâ edildi. 8 Mart 632'de Rasûlullah, Arafat'ta hutbe okudu. O'nun sözlerini vazifeli kimseler tekrarlayarak, sahabenin bütününe duyurdu, buna "Veda Hutbesi" denir, özetle:
- Can, mal, namus mukaddestir.
- Eski sapikliklara dönmeyin.
- Emâneti sahibine verin, borcunuzu ödeyin, faiz haramdir. Cahiliyetin çirkin adetleri ayaklarimin altindadir.
- Kan dâvalari haramdir.
- Haramlardan kaçin, dîninizi korumak için mekruhlardan da kaçinin, seytana uymayin.
- Kadinlarin haklarini koruyun, Allah'tan korkun.
- Allah'in Kitabi Kur'ân'a sarilirsaniz hiç bir zaman sapitmazsiniz.
- Müslüman, müslümanin kardesidir, birbirinizin hakkina tecâvüz etmeyin.
- Harama girip kendinize de zulmetmeyin.
- Zînâda mahrumiyet vardir.
- Rabbimiz Allah'tir, babamiz Adem aleyhisselâm, hepimiz topraktan yaratildik, bir kavmin digerine üstünlügü yoktur.
-Yârin sizden beni soracaklar, ne diyeceksiniz?
-Resul olarak vazifeni yaptin, bize dogru yolu gösterdin...
Sahabe agliyordu.
- Ya Rab, sahid ol!

632-11
* Safer ayinda Baki mezarliginda Esrarengiz bir ziyaret yapmasi
* Ölümünden 3 gün önce Ali ile Fadl'a dayanarak cemaata namaz kildirmasi, son tavsiyelerde bulunmasi

Vahy Katipleri
Kur'ân'i Kerim, kâgida, beze, deriye yazilirdi. Hurma dalina, kürek
kemigine, yassi taslara, agaç kabuguna yazanlar da vardi.
Ayetleri, sûreleri yazanlar:
Hz. Ali
Muâviye
Übey ibni Ka'b
Zeyd ibni Sabit
Muaz ibni Cebel
Abdullah ibni Mesud
Sahabeden Kur'ân'i ezberleyen çoktu.
Kur'ân'in bütününe sâhib olanlar da sunlardi:
Abdullah ibni Mesud
Muaz
Übey ibni Ka'b
Zeyd ibni Sabit
Ebû Zeyd
Ebû Derdâ
Abdullah ibni Ömer (Ulûm-ul Kur'ân, 1997 Timas, sh. 168)

632-11-12 R.Evvel 8 Haziran Vefat

Selam ve Muhabbetle Kalın
 
M

Murat Sâki

Misafir
#2
RESÛLULLAH’IN (s.a.v) VEFATI

Resûl-i Ekrem, hicretin 11. yılında, Safer ayının 19. günü Meymûne’nin odasında hastalandı. Beş gün sonra, Pazartesi günü, Hz. Âişe’nin odasına naklolundu. Sekiz gün de, burada hastalığı devam etti. Rebîülevvelin birinci Pazartesi günü, güneşin zevalinden sonra vefat etti. Çarşamba günü de defnol-undu. Resûl-i Ekrem’in vefatı günü, öğleden sonra, evinde matem başladı. Ölüm haberi birdenbire her tarafa yayıldı. Ashab üzerinde derin tesirler bıraktı. Hem kızı Fâtıma’nın, hem ailesinin, hem de bütün akrabasının üzüntüsü ve ağlayışları herkesi şaşırtmıştı.
Peygamber mescidinde bulunan ashab şaşırmış, pek büyük telâşa düşmüşlerdi. Müminler ağlıyor, düşünüyor ve matem tutuyordu. Münafıklar birden ortalığa fitne tohumları ekmeye başladılar. İşte tam bu sırada Hz. Ebû Bekir (r.a) insanlara şu konuşmayı yaptı:
“Ey insanlar! İçinizde Mühammed’e tapan varsa, iyi bilsin ki, Muhammed ölmüştür. Allah’a ibadet edenler varsa, iyi bilsin ki, Allah bakidir, asla ölmez!“ dedi ve Kur’an’dan bazı âyetler okudu: “Muhammed, ancak bir Peygamberdir. Ondan önce nice resuller geldi, geçti. Eğer o ölürse veya öldürülürse, siz geriye mi döneceksiniz? Her kim geri dönerse, Allah’a hiçbir zarar vermez. Allah, şükredenlere mükâfat verir.“ Bu âyet, evvelce Uhud Gazvesi esnasında “Muhammed öldü!“ diye çıkan şayia üzerine nazil olmuştu. Fakat Medine’deki şaşkınlık yüzünden kimse, bu âyeti hatırlayamamıştı.
Şimdi, Ebû Bekir’in ağzından duyunca, herkes kendine geldi; uykudan uyanır gibi uyandı. Şu bir gerçek ki insanoğlu arasında hakiki manada unutulmayacak biri varsa o da Hz. Muhammed’dir (s.a.v). O hep yanımızdadır.
 

melde

helina_roje
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
2,238
Beğeniler
21
Puanları
0
#3
Şu bir gerçek ki insanoğlu arasında hakiki manada unutulmayacak biri varsa o da Hz. Muhammed’dir (s.a.v). O hep yanımızdadır.
 
M

Murat Sâki

Misafir
#5
Muhammed, Mustafa, Arabi (ASM)


HZ. MUHAMMED (a.s.m.)
“Böyle bedi’ bir kâinatta, böyle bir Zat lâzımdır.
Yoksa, kâinat ve eflak olmamalıdır.”
İlk insan olan Hz. Adem, aynı zamanda ilk peygamberdir. Hz. Adem’den, son peygamber Hz. Muhammed’e (a.s.m.) gelinceye kadar binlerce peygamber gelip geçmiştir. Peygamberler,
• İnsanlık aleminin güneşleri, yıldızları, kumandanları
• Rububiyetin güzelliğinin dellalları
• Nev-i beşerin en mümtaz şahsiyetleridir.
Hayat bahsinde geçtiği üzere, kâinatta bir tasfiye ameliyesi vardır. Kâinattan hayat süzülmüş, canlılardan insan seçilmiş, insanlardan peygamberler intihab edilmiş, peygamberlerden de en son peygamber Hz. Muhammed (a.s.m.) seçilmiştir. Hz. Peygamber, kâinat piramidinin zirve şahsiyetidir.
Şu ifadelerle, Resûlullahın mahiyetine, hakikatine, mânevî şahsiyetine bakabiliriz.
Hz. Muhammed (a.s.m.),
• Şu kâinat ağacının en münevver ve en mükemmel meyvesi
• Rahmet-i İlâhiyenin timsali
• Muhabbet-i Rahmaniyenin misali
• Hakkın en münevver delili
• Hakikatın en parlak lambası
• Kâinat tılsımının anahtarı
• Yaratılış muammasının keşşafı
• Hikmet-i âlemin şarihi
• İlâhi saltanatın dellalı
• Rabbani san’at güzelliklerinin vasfedicisi
• Mevcudattaki kemalatın en mükemmel örneği
• Kâinatın yaratılış gayesi
• Ezel - ebed Sultanının mübelliği, elçisi
• Hakkıyla ibadete lâyık olan Allah’ın en halis kulu
• Yüce ilimlerin kaynağı ve öğreticisi
• Kalplerin sevgilisi
• Akılların muallimi
• Nefislerin terbiyecisi
• Ruhların sultanı
• İnsanlığın efendisi
• Rahmani sırların iniş merkezi
• Enbiyalar kervanının komutanı
• Ezel Sırlarının şahidi
• İnsanlığın şanlı bülbülü
• Umum ehl-i cennetin reisi
• İnsanlığın iftihar vesilesi
• Kâinatın yaratılış sebebi
• Dünya ve âhiret mutluluğuna vesile
• Alemlerin Rabbi olan Allah’ın sevgilisi
• İlâhi cemalin en mükemmel şuurlu aynası
• Cenabı Hakkın güzel isimlerinin en parlak aynası
• Bütün peygamberlerin mirasçısı
• Bütün insanlık namına Allah’ın muhatabı
• İnsanlara olan hadsiz İlâhi ihsanların en mühim bir vesilesi
• En mükemmel kâmil insan
• En mükemmel bir mürşid
• En büyük rehber
• En mükemmel öğretmen
• En büyük dellal
• Kâinatın mânevî bir güneşi
• İlâhî lütuf ve rahmete parlak bir misal
• Allah’ın şefkat ve muhabbetine bir beliğ lisan
• İki cihanın güneşi
• Rahmet hazinesinin en kıymettar pırlantası ve kapıcısı
• İnsanlar içinde en meşhur, en namdar, eserleriyle ve yaptıklarıyla en mükemmel, en muhteşem ferd
• Rahmetin en parlak bir misali ve mümessili
• O rahmetin en beliğ bir dili ve dellalı
• Mücessem bir rahmet
• Kâinat kitabının âyetlerinin tercümanı
• Cenabı Hakkın has kulu
• Zülcenaheyn bir mebus
• Risalet semasının güneşi
• Bütün peygamberlerin efendisi
• Bütün enbiyanın imamı
• Bütün asfiyanın serveri (reisi)
• Allah’a en yakın kul
• Bütün mahlukatın en mükemmeli
• Bütün mürşitlerin sultanıdır.
• Risalet ve hidayetiyle ebedi saadetin meydana gelmesine sebep, ulaşmaya vesile
• Ubudiyet ve duasıyla o saadetin varlık sebebi ve cennetin icadına vesile
• Kâinat kitabının en büyük âyeti
• Bütün ehl-i imana imam
• Bütün insanlara hatip
• Bütün enbiyaya reis
• Bütün evliyaya seyyid
• Peygamberler ve velilerden oluşan zikir halkasının baş zikircisi
• Nübüvvet divanının mührü
• İslâmiyet’in menbaı
• Kur’ân-ın tercümanı
• En mükemmel üstad
• Şaşırmaz ve şaşırtmaz en doğru rehberdir.
Zikredilen bütün bu kemal sıfatlarını zatında toplayan Hz. Peygamber (a.s.m.), elbette en büyük insandır, en mükemmel rehberdir, en büyük peygamberdir.
Diğer peygamberlere olduğu gibi, peygamberimize de bir kısım mu’cizeler verilmiştir. Mu’cize,
• Kâinatın Yaratıcısı olan Allah’ın, peygamberlere verdiği tasdik nişanı şeylerdir. Resûlullah’ın en büyük mu’cizesi Kur’ân’dır. Bundan başka iki büyük mu’cizesi ise, mi’rac ve şakk-ı kamer’dir.
Mi’rac,
• Resûlullah’ın, melekut âlemindeki melekler ve ruhanilere karşı en büyük bir mu’cizesi
• Resûlullah’ın, kemalat mertebelerinde yol kat etmesi
• Onun velayetinin en büyük kerameti
• velayetinin ünvanıdır.
Şakk-ı kamer (Ayın, Resûlullah’ın elinin işaretiyle ikiye bölünüp tekrar birleşmesi),
• Şehadet âlemindeki insanlara ay gibi parlak hissî, büyük bir mu’cize
Bunlardan başka Hz. Peygamberin yüzlerce mu’cizesi, hadis ve siyer kitaplarında zikredilmiştir. Bütün bu mu’cizelerden katı nazar, Onun zatı, dâvâsına en büyük bir delildir. Ümmi, bedevi, vahşi bir topluluğu kısa bir zamanda medeni milletlere üstad olacak seviyeye getirmiştir. Onun yaşadığı asra, asrı saadet denilmekte.
Asr-ı saadet,
• Bir nur ve hakikat asrı
• Asr-ı hakikat-bîn yani, gerçekleri gören bir asırdır.
Resulullah, böyle bir asırda sayıları yüzbini aşan sahabilerini yetiştirmiştir.
Sahabiler,
• Peygamberlerden sonra insanlar içinde en seçkin kişiler
• Peygamberlik dairesinin hizmetkârları
• O güneşin yıldızlarıdırlar.
Resûlullah’ın sahabileri içinde muhtelif tabakalar vardır. Bunlardan bir gruba ehl-i suffe denir.
Suffe,
• Kâinatın hocası olan peygamberimizin kudsi medresesi ve tekyesidir. Bu medrese ve tekyede ders alan zatlar, İslâm’ın tebliğinde büyük bir görevi ifa etmişlerdir.
Rasûlullah bugün mânevî şahsiyetiyle aramızdadır. Onun sözleri, yaşantısı bizler için en büyük bir mirastır. Rasûlullahın sözlerine hadis denilir.
Hadis,
• Maden-i hayat (hayat kaynağı)
• Mülhim-i hakikat (gerçeğin ilham edicisi)
• Müfessir-i Kur’ân’dır. Onun hadisleri Kur’anı tefsir eder.
Resûlullahın yaşantısı ise, sünnet-i seniyye olarak isimlendirilir.
Sünnet-i seniyye,
• Dünya ve âhiret mutluluğunun temel taşı
• Kemalâtın ma’deni ve menbaı
• Rehber alınacak en güzel nümuneler
• Takip edilecek en sağlam rehberler
• Örnek alınması gereken en sağlam kanunlar
• İnsanlığa birer model
• Ruhî, aklî ve kalbî hastalıklarda, özellikle toplumsal rahatsızlıklarda gayet faydalı birer ilaçtır.
Kur’ân-ın da emriyle, Resûlullah’ın sünnet-i seniyyesine tabi olmak her Müslümanın görevidir.
Sünnete ittiba’,
• İnsan için en büyük bir gaye
• En mühim bir görevdir.
Sünnete muhalif şeyler, “bid’at” kavramıyla ifade edilir. Bediüzzaman’a göre bid’at,
• Ahkâm-ı ubudiyette yeni icatlardır. Yani, ubudiyetle ilgili İslâmî hükümlerin yerine, dinin ruhuna yabancı adetleri, ibadet gibi takdim etmektir. Ezanın asliyetinden çıkarılıp, başka şekilde okunması gibi.
Toplumumuzda hayli yaygın bir adet olan mevlid’in, bid’at olup olmadığı, zaman zaman gündeme gelir, tartışılır. Bir kısım dinî çevreler, şiddetli bir mevlid aleyhtarlığı yapar. Bazılarının bunu geçim vasıtası yapması bahanesiyle, mevlide hücum ederler. Bediüzzaman, bu konuda şu tesbitlerde bulunur:
Mevlid,
• Gayet faydalı ve güzel bir âdet
• Müstahsen bir âdet-i İslâmiye
• İslamın toplum hayatının gayet latif, parlak ve tatlı bir sohbet vesilesi
• iman hakikatlarının hatırlanması için en hoş ve en şirin bir ders
• İmanın nurlarını, Allaha muhabbeti ve Rasulullaha aşkı göstermeye ve tahrike heyecan verici ve te’sirli bir vasıtadır.
Resûlullah ile ilgili bu bölümü, O'nun ümmetinin portresini çizen şu ifadelerle noktalamak istiyoruz. Ümmet-i Muhammed,
• Hz. Adem’den beri insanlığın en büyük ve muhteşem ordusudur.
 
M

Murat Sâki

Misafir
#6
Peygamberİmİzbİr Aynadir

PEYGAMBERİMİZBİR AYNADIR


Peygamber Efendimiz bir mecliste otururlarken, oraya İslâmiyet'in baş düşmanlarından Ebû Cehil geldi. Hiçbir şey konuşmadan Peygamberimizin yüzüne epeyce bir dikkatlice baktıktan sonra kinini kusarcasına:
"Ya Muhammed! Sen ne kadar itici ve acayip görünüşlü bir insansın." dedi. (Hâşâ) Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun bu sözlerine ne kızdı, ne de hiddetlendi. Gayet sakin bir şekilde ona:
"Doğru söylüyorsun." buyurdu. Orada bulunanlar bu duruma çok şaşırmışlar ve pek bir şey anlamamışlardı. Biraz sonra aynı meclise Hazreti Ebû Bekir Radıyallahu Anh geldi. O da bir müddet Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimizin mübarek yüzlerine baktıktan sonra:
"Ya Resûlallah! Anam, babam sana feda olsun. Sen ne kadar güzel yüzlü, tatlı sözlüsün. Ben, senden daha güzel bir insan görmedim." dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz ona da:
"Doğru söyledin ey Ebû Bekir!" buyurdu. Tabi-î mecliste bulunan ashab–ı kiram bu duruma daha da şaşırmıştılar. Zira Peygamber Efendimiz birbirine taban tabana zıt olan iki söze de aynı şekilde mukabele ederek tasdik etmişti. Merakla sordular:
"Ya Resûlallah! Biri, 'çirkinsin' dedi; onu tasdik ettiniz. Diğer birisi de 'Güzelsiniz' dedi onu da tasdik ettiniz. Bunun hikmetini bize anlatır mısınız?" Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:
"Ben aynayım. Kim bana bakarsa, kendi sûretini görür. Ebû Cehil, kendi çirkinliğini gördü, "Çirkinsin" dedi. Ebû Bekir ise, ben de kendi güzelliğini gördü, "Ne güzelsin" dedi.
 

yolcu

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
6 Haz 2006
Mesajlar
66
Beğeniler
2
Puanları
0
#7
s.a kardeşim allah razı olsun aklına sağlık,,
kardeşim aslında bütün ümmet bir birnin aynasıdır inşallah allah razı olsun,,
 

berdan66

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Haz 2006
Mesajlar
70
Beğeniler
0
Puanları
0
#8
Zınar kardeş bu güzel yazı için Allah (c.c) senden razı olsun.
 
M

Murat Sâki

Misafir
#9
Buraya bir "mim" koyun

Bedir savaşından önceki saatlerdir...Son bir kez safları kontrol etmekte,askerine çeki düzen vermektedir.Saftan biraz daha önde duran arkadaşlarından Hudayr oğlu Üseyd'i hafifçe göğsünden iterek safa girmesini ister.Şakacı bir kişi olan Üseyd ise:

- "Ey Allah'ın Elçisi" der "canımı acıttın,izin ver,karşılığını alayım." Hz. Muhammed (s.a.v) hemen önüne geçerek:

- "Buyur,al hakkını" der. Üseyd ise son derece ciddi bir tavırla :

- "Fakat" der "Ey Allah'ın Elçisi benim göğsüm cıplaktı , sende ise elbise var " Hz. Muhammed (s.a.v) gömleğini çözerek :

- "Haydi " der "şimdi al hakkını"

Peygamberini kucaklayarak öpmeye başlar Hudayr oğlu Üseyd , bir yandan da

- "Ey Allah'ın Elçisi " demektedir . "Anam babam sana feda olsun , istedim ki, hayatım seni öpmekle son bulsun"
 

mizan

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Tem 2006
Mesajlar
28
Beğeniler
1
Puanları
0
#10
Allah razı olsun keşke biz hiç değilse Onun baştığı kom taneciği olabilseydik.
 

saide

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
17 Haz 2006
Mesajlar
516
Beğeniler
1
Puanları
0
#13
Allah razi olsun.Manevi anamin kulaklari cinlasin göz yaslari icinde anlatmistii bana
 

fisebilillah

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
15 Tem 2006
Mesajlar
148
Beğeniler
0
Puanları
0
#14
Anam,babam Sana Feda Olsun Ya Resulallah....
PaylaŞan KardeŞİmden De Allah Cc Razi Olsun..
 

ibrahimi

Has Uşak
İhvan Üyesi
Katılım
19 Haz 2006
Mesajlar
23,464
Beğeniler
1,831
Puanları
0
Yaş
31
#15
Allah razı olsun zınar usta gerçekten Asrı saadetten güzel çok güzel bir kıssaydı :)
Rabbim O'na layık bir ümmet olmayı ahirette O'nun sancağı altında toplanmak nasip etsin cümlemize...
 
Üst