Arakan'da Katliam ve Neo-Nazi Budist çetesi 969`un lideri rahip Wirathu

Muminaga

Yeni
Katılım
19 Ara 2006
Mesajlar
8,208
Tepkime puanı
989
Puanları
0
Evet ama Manifestoda anlar herhaldeki Budistlerin katliamları aylardır sürerken bu Budist rahibin ödülünü almak herhalde pek hayırlı olmamıştır!!! Bazan bir ödülü bir gerekçeyle reddetmekte büyük bir erdemdir!!!
evet. insanlık için buluşlara imza atmış pek çok bilim adamı fizik, kimya, tıp, edebiyat dallarında Nobel ödüllerine layık görülmüş iken, onurluca ve dürüstçe bir tavır sergileyerek ödülü iade etmişlerdir.
 

manifesto

Yasaklı
Katılım
23 Ara 2006
Mesajlar
0
Tepkime puanı
334
Puanları
0
Konum
Kocaeli
Evet ama Manifestoda anlar herhaldeki Budistlerin katliamları aylardır sürerken bu Budist rahibin ödülünü almak herhalde pek hayırlı olmamıştır!!! Bazan bir ödülü bir gerekçeyle reddetmekte büyük bir erdemdir!!!

Boş polemik dedikodu avam ve ayak takımı işi.
Bir barış ödülü var ise bunu bu ülkede hak eden Gülen'dir.
Siz ülkenizde yüzlerce yıldır bir arada yaşadığınız alevileri ve aleviliği dahi hedef alırken
Onları iğrenti gibi ifade ederken çapınız ortaya çıktı.
Ki ben aleviliği esas alan temellerin İslam dışı olduğunu da görüyorum
Ama herkesin dini herkese
Buradan aklınız sıra Budizm meselesi ile GEYİK yapıyorsunuz.
Katliamı kim alkışlar
Sizin ki Yeniçeri hikayesine benziyor..

Yeniçeri camidedir sohbeti dinler hoca Hz.İsa'yı öldürmeye çalışan yahudileri anlatır.
Yeniçeri celalleni
Sokağa çıkınca karşısına ilk çıkan yahudiye okkalı bir tokat atar
Yahudi şaşkın
Abe kuzun ne oldu niye vurdun
Yeniçeri hiddetlidir
"siz isa efendimize kastetmişsiniz"
İşte sizde ki olay mekan ve insan bütünlüğü ancak bu kadar.

Hiç bir dini inancı hedef almıyoruz
Herkesin dini kendisine

Amerika yüzbinlerce Müslümanı katletti diye Sultanahmette ki Amerikalı Turistleri bundan sorumlu tutan ZEKA ancak sizde rastlanır.

Gülen Budizm için iki kelime kullanmış , Ahlak dini. Hepsi bu
Bu kelimelerin içinde ne arakanda yaşananlar var
ne de arakanda bu olaylardan sorumlu olan budist rahipler var

Kötü niyetinizi bu kadar açık etmeyin
Saygınlığınız da kalmadı
 

HaZiRuN

Revizyonda
Katılım
15 Ara 2010
Mesajlar
2,591
Tepkime puanı
354
Puanları
0
o kadar ileri derecede bir zulüm var ki ortada,katliamları ve Şehid kardeşlerimizin nasıl katledildiklerini görmeye takatim kalmıyor..hani ibadet için Kabe'ye girilmek istendiğinde müşrikler karşı çıkmıştı ve Hz. Osman elçi olarak gönderilmişti ve gecikince telaş edilmiş,hemen müşriklerle savaşmak için biat almıştı Efendimiz(a.s)..öyle ya sadece 1 kişi,savaş yapılırsa onlarca kişi telef olacak denmedi.1 adem 1 alem demekti Müslüman olmak..şimdi dünyada zulme uğrayan ve Şehid edilen milyonlarca kardeşimiz var.yanı başımızda Suriye,Filistin,Afganistan,Irak var.bizim gündemimiz ise ağaç olmuş . yapay gündemlerle oyalanıyoruz.bilinçli yapılıyor ve başarıyorlar da doğrusu..
 

Ahter

Kıdemli Üye
Katılım
1 Eki 2009
Mesajlar
5,252
Tepkime puanı
186
Puanları
0
Konum
antalya
Anlamıştır demiştik ama anlamamış manifesto!! Biz gülen ödüle layıktır veya değildir demedik ki!!! Arakanda Budist rahiblerce binlerce Müslümanın kanı akarken, bir Budist adına düzenlenen barış ödülünü almak bir Müslüman için ne anlam ifade eder!! bun u sözkonusu ettik!!
 

manifesto

Yasaklı
Katılım
23 Ara 2006
Mesajlar
0
Tepkime puanı
334
Puanları
0
Konum
Kocaeli
Anlamıştır demiştik ama anlamamış manifesto!! Biz gülen ödüle layıktır veya değildir demedik ki!!! Arakanda Budist rahiblerce binlerce Müslümanın kanı akarken, bir Budist adına düzenlenen barış ödülünü almak bir Müslüman için ne anlam ifade eder!! bun u sözkonusu ettik!!

Sana uzun cevap yazınca anlamıyorsun
Kısa yazayım
Gandi de Budist Myanmarda katliam yapanlar da budist
Esad da Müslüman Sen de müslüman
 

Muminaga

Yeni
Katılım
19 Ara 2006
Mesajlar
8,208
Tepkime puanı
989
Puanları
0
Arakan Müslümanları Rohingyalıların Izdırabı

Rohingyalara karşı insanlık suçları geçmişte olduğu gibi günümüzde de işlenmeye devam etmektedir. Rohingya halkına karşı yapılan muameleler dini ve siyasi liderlerin açıklamaları ile birlikte değerlendirildiğinde Rohingya halkının bir etnik temizlikle karşı karşıya olduğu görülmektedir.

Resim_1382171360.jpg



Uzun zamandır dünyanın en fazla zulme uğramış halklarından biri olarak kabul edilen Rohingyalar, Myanmar`da (Burma) hiç bir yasal statüye sahip olmadıkları gibi, aşırı ayrımcılık, taciz ve giderek artan şekilde şiddete maruz kalmaktadırlar. 2012`de aşırı düsmanlaştırıcı Müslüman karşıtı nefret dolu konuşma kampanyaları ile körüklenen şiddet saldırıları sonucunda çeşitli Royingha toplulukları imha edildi ve 100 binden fazla Royingha mekânlarını terketmek zorunda kaldı. Bugün Myanmar`da Rohingyalar baskılar sonucu, izole edilmiş neredeyse her türlü mal ve hizmetlerden mahrum bırakılmış ve kendilerini geçindirme imkanlarından alıkonmuş durumdalar.

Birleşmiş Milletler`e göre, Rohingyalara karşı insanlık suçları geçmişte olduğu gibi günümüzde de işlenmeye devam etmektedir. Rohingya halkına karşı yapılan muameleler dini ve siyasi liderlerin açıklamaları ile birlikte değerlendirildiğinde Rohingya halkının bir etnik temizlikle karşı karşıya olduğu görülmektedir.

Myanmar hükümetinin Rohingya halkının ızdırabını sona erdireceğine dair niyetli olduğunu açıklamış olmasına rağmen, henüz onların çektiği çilenin temel sebeplerini kaldırmaya yok denecek kadar az şey yaptığı görülmektedir. Myanmar demokrasi hareketi de Rohingya halkının maruz kaldığı uygulamalar karşısında sessiz kalmayı tercih etmektedir.

Zulüm altında ezilmiş bir azınlık

Royinghalar, halkının çoğunluğunu Budist Rakhinelerin oluşturduğu, Myanmar`ın Bangladeş`le sınır bölgesindeki Arakan veya Rahkine eyaletinde yaşayan bir müslüman halktır. Royinghalar Arakan`da bir kaç yüz yıldır yaşamış olmalarına rağmen, Myanmar`ın 1982 tarihli vatandaşlık yasası onları ülkenin resmi olarak tanınmış etnik gruplarından biri olarak kabul etmemiş ve her türlü vatandaşlık hakkını inkar etmiştir. Myanmar hükümeti, yaklaşık 800 bin Rohingya insanını Bagladeşli olarak kabul etmekte ve Bagladeş`ten gelen yasa dışı göçmenler olduklarında ısrar etmektedir. Myanmar`ın 19848`de bağımsız olmasından beri (o zamanlar Burma), belli aralıklarla şiddet saldırısı kampanyalarına maruz kalmış ve aralarında aşağıda sayacaklarımızın da olduğu çeşitli zulümlere maruz kalmışlardır:

Evlenme ve çocuk sahibi olma hakkı üzerinde sınırlamalar: Rohingyalılar evlenmek için resmi izin almak zorundadırlar ve belli bölgelerde ikiden fazla çocuk sahibi olmaları yasaklanmıştır. Bunun sonucu olarak, 60 binden fazla Rohingyalı çocuk bu kuralların ihlali dışında dünyaya gelmiş olup nüfus kayıtlarına geçirilmemiştir ve eğitim dahil olmak üzere hiç bir hükümet hizmetinden istifade edememektedirler.

Seyahat etme özgürlüğü üzerindeki sınırlamalar: Rohingyalar bir komşu köye gitmek için bile resmi izin elde etmek zorundadır. Seyahat izni için başvurular uzun süre sırada beklemeyi, ücret ödemeyi, çoğunlukla rüşvet ödemeyi ve mahremiyeti ihlal edecek incelemeleri beraberinde getirmektedir. Seyahat hürriyeti üzerindeki sınırlamalar, Rohingyaların ilkokul sonrası eğitim imkanına sahip olma, pazara ulaşma, iş imkanlarına sahip olma ve sağlık hizmetlerinden yararlanma haklarının yok sayılmasına neden olmaktadır.

Zorla çalıştırma: Rakhine eyaletinin kuzeyindeki Rohingyalar düzenli olarak hükümet ve askeri otoriteler için ücret karşılığı olmaksızın çalışmaya zorlanmaktadırlar. Rakhine eyaletinde tamamıyle Royinghalar için zorunlu olan bu çalışmayı sık sık çocuklar da yerlne getirmek zorunda kalmaktadırlar.

Yargı sürecinin inkârı: Rohinghyalar otoriteler tarafından rutin olarak mülklerine el konulma, keyfi tutuklama ve gözaltına alınma, fiziki ve cinsel şiddet mağduru olma ve işkenceye maruz kalma gibi durumlara muhatap olmaktadırlar.

Ayrımcılık: Royinghalar eğitim, sağlık ve mühendislik alanlarında meslek sahibi olmaları engellenmektedirler. Pek çok sağlık merkezinde Rohingyaların tedavisi reddedilmekte ve ağır el emeği gerektiren işler dışında, pek az işyeri onları istihdam etmektedir.

Rakhine, Burma`nin en fakir eyaletlerinden birisidir. Eyalet nüfusunun çoğunluğunu oluşturan etnik Rakhineler de Burmalı çoğunluğun ve merkezi hükümetin kültürel baskılarından ve ekonomik ayrımcılığından çok çekmiştir. Fakat Budist ve yasal olarak tanınmış bir azınlık olarak Rakhineler, Burma`da her kesimce nefret edilen Rohingyalara tanınmayan hak ve fırsatlara sahiptirler. Yoksulluk, Rohingyalar Rakhine, Burma`nin en fakir eyaletlerinden birisidir. Eyalet nüfusunun çoğunluğunu oluşturan etnik Rakhineler de Burmalı çoğunluğun ve merkezi hükümetinin kültürel baskılarından ve ekonomik ayrımcılığından çok çekmiştir. Fakat Budist ve tanınmış bir azınlık olarak Rakhineler, Burma`da her kesimce nefret edilen Rohingyalara tanınmayan hak ve fırsatlara sahipler. Yoksulluk, Rohingyaları kıt kaynaklar üzerinde yabancı rakip olarak gören Rakhinelerin onlar üzerindeki düşmanlığını alevlendiriyor.

Bu düşmanlıklar, Haziran ve Kasım 2012 arasında iki toplum arasında çatışmaların patlamasına neden oldu. Toplumlar arası şiddet geriye yüzlerce ölü ve ezici çoğunluğu Rohingya olan 140 bin yerinden edilmiş insan bıraktı. En öldürücü şiddet, Rakhinelerin Rohingya toplulukları üzerine saldırıları sonucunda oluştu. Hem Rakhine hem de Rohingya tarafından olan şahitlere göre, Budist rahipler ve Rakhine siyasetçileri pek çok saldırıyı tahrik ettiler veya saldırıların başını çektiler. Devletin güvenlik güçleri ise ya bu saldırıları önlemede başarısız oldu, ya müdahele etmeyi reddettiler ya da bazı durumlarda bizzat saldırılara iştirak ettiler. Şiddet pek çok Rohingyalıyı kendi topluluklarını terketmeye zorladı. Onların ayrılmasının ardından, geriye kalan ayakta kalmış olan ne varsa, hükümet tarafından geriye Rohingyalardan hiç bir iz bırakmayacak şekilde tamamıyla ortadan kaldırıldı.

Yerlerinden edilmiş Rohingyalar, halihazırda Birlermis Milletler yardım koordinatörünün gördükleri arasında en kötüsü olarak nitelediği, resmi ve gayri resmi ülke içinde yerlerinden olmuş kişiler kamplarında yaşamaktadırlar. İnsani yardım çalışanlarının sıklıkla bu kamplara erişmelerine engeller çıkarılmaktadır.

Güvenliği sağlamak gerekçesini öne sürerek, Myanmarlı yetkililer mahiyeti itibariyle Rohingya nüfusunun büyük kısmını hapsetmiş durumdadırlar. Dikenli tel örgüler ve barikatlar kullanmak suretiyle sadece yerinden olmuş kişilerin kampları değil, halen var olmaya devam eden Rohingya topluluklarının yaşadığı yerlerin etrafı çevrelenmiş durumdadır. Dışarı çıkmalarına izin verilmeyen Rohingyaların pazara, okula ve sağlık hizmetlerine erişimleri engellenmektedir ve geçimlerini sağlamak için çalışma imkânlarından mahrum bırakılmış durumdadırlar. Kısa zaman önce yayınlanmış bir Birleşmiş Milletler raporuna göre, kamplarda alarma geçmeyi gerektirecek ölçüde korkunç boyutta ileri safhada eksik beslenme durumundan söz edilmektedir. Haziran ayında BM`nin Myanmar`da insan hakları üzerine özel raportörü Tomas Ojea Quintana, Rakhine eyaletinde Rohingyalari ve genel müslüman nüfusu hedef almış ve hala devam eden oldukça yaygın ve sistematik insan hakları ihlallerinin bizzat devlet görevlilerince yapıldığına dair itibar edilir iddiaların var olduğunu belirtmiştir.

Son gelişmeler

Rohingyaların genel durumunda radikal bir iyileşme olmamasına rağmen merkezi ve yerel idareler tarafından bazı olumlu adımların atıldığı söylenmektedir. İnsani yardım kurumlarının erişimi eskiye oranla biraz kolaylaştırılmıstır. Munson sezonundan önce yerlerinden olmuş Rohingyalara daha güvenilir barınaklarin temin edilmesi için girişimler olmuştur. Fakat bu olumlu çabalar Rohingyaları Bengali kimliğini Kabul etmeye zorlayan bir kayıt kampanyası ile birlikte sürdürülmüştür. Rohingyaların Bengali olarak kaydedilmesi, haliyle onların illegal bir statüyü kabul etmiş olmalarını da beraberinde getirmektedir. Mayıs 2013`te hükümet 2012 yılındaki şiddet olaylarını araştırmak için bir komisyon kurdu; fakat bu komisyonda bir tane bile Rohingya üyeye yer verilmedi. Bu komisyon 2012 olaylarının sorumlularının cezalandırılması ve Rakhine eyaletinde toplumlararası ilişkilerin geliştirilmesi için önlemlerin alınması çağrısında bulundu. Ancak aynı zamanda “Bengaliler” için doğum kontrolü tedbirleri tavsiyesinde de bulundu. Bu tavsiyeye karşılık olarak Rakhine eyaleti yerel yetkilileri Rohingya için iki çocuk sınırlandırmasının titizlikle uygulanması konusunda alınan tedbirleri artıracaklarını açıkladı.

Myanmar`ın Göçmenlik ve Nüfus Bakanı Rakhine eyaleti yetkililerinin bu tedbirlerini övmesine rağmen, BM`nin Myanmar insan haklar özel raportörü Tomas Ojea Quintana`ya, hem bakan hem de eyaletin başbakanı bu politikanın uygulamaya konmadığını söylemiştir. Ancak, aynı zamanda hem eyaletteki rahipler hem de siyasetçiler eyaletin Royinghalardan arındırılması için açıkça çağrıda bulunmaktadırlar.
Myanmar Devlet Başkanı Thein Sein`in Rohingya`nın yasal statüsünde düzenleme yapılacağı konusunda vaatte bulunmasına rağmen, Rohingyaların çoğu için vatandaşlık elde etmeyi neredeyse imkansız kılan 1982 vatandaşlık yasasında değişiklik yapılmasına gerek olmadığında ısrar etmektedir.

Temmuz 2013`de merkezi hükümet tacizleriyle meşhur Rakhine eyaleti sınır güvenlik gücü NaSaKa`yı yasakladı. Ancak onların yerine getirilen polis güçlerinin Rohingyalara suistimal ve tacizlerinin devam ettiği rapor edilmektedir. Ağustos 2013`te Rakhine otoriteleri Haziran 2012 yılında çıkan şiddet olaylarının başlangıcını oluşturan Rohingya otobüs yolcularının öldürülmesinden sorumlu 6 Rakhine`yi cezalandırdı. Öte yandan, 2012 yılındaki olayda mağdurların çok büyük kısmı Rohingyalar olmasına rağmen, olayların sorumlusu olarak cezalandirilanlarin çoğunluğunu da Rohingyalar oluşturdu.

Müslüman karşıtı nefret söylemi ve şiddetin artması


Sorumlularından hesap sorulmaması, Mart`tan bu zamana ülkenin diğer yerlerindeki Müslümanları da hedefleyen salgın şiddete eşlik eden önüne geçilemeyen Müslüman karşıtı nefret soyleminede muhtemelen büyük katkıda bulundu. Şiddetin en belirgin kışkırtıcıları Budist rahipler olmakla beraber, güvenlik güçlerininin de pek çok insanın ölümüne ve binlerce mülkün tahribine sebep olan olaylarda suç ortalığı olduğuna dair yeterince delil bulunmaktadır. Budist “969” hareketi Müslümanlara ait ticari işletmelerin boykot edilmesi için Müslüman karşıtı bir söylem ve tehdite basvurmaktadır. Aynı zamanda Müslüman erkek ile Budist kadınların evlenmesini suç haline getirme çabası içine girmiştir. Nüfusun yüzde beşini oluşturan Myanmar Muslumanlarına karşı her geçen gün artan toplumsal ayrıştırma ve ayrımcılık, onları kendi hayatları ve güvenlikleri konusunda çok haklı bir endişeye sevketmektedir

Kaynak: "The Plight of the Rohingya", http://www.ushmm.org/confront-genocide/cases/burma
 
Üst