Araf Suresi Ayet 39: Zalim Yandaşlarına Azap Ne Kadar Gelir?

ŞAKİROĞLU

Asistan
Katılım
16 Nis 2013
Mesajlar
374
Tepkime puanı
3
Puanları
18
Yaş
73
Konum
İSTANBUL
Web sitesi
www.hikayeler.net
Araf Suresi'nin 38'nci ayetinde yalan ve hile ile zulüm icra edenlerin ve onların yandaşlarının akıbetleri konu edildi. Akıbetleri safhasında gelişen olay 38'nci ayetin son cümlesinde dikkate veriliyor.

Dördüncü bölüm olarak bakalım:

Son cümle şu: ''Kalet uhrahüm li ülahüm; Rabbena haülai edallüna. Fe atihim azaben zıafen minennar''. Yani, o zaman geldiğinde, ashabü'n-nar tanımıyla anılan savaş çıkarıcı zalimlere sonradan yandaş olanlar, kendilerini yandaş edenler için, ''Rabbimiz!..'' diyerek sızlanmaya başlarlar... ''Bunlar var ya bunlar!.. Bizi şaşırttılar; Onlara ateşten azabı fazlasıyla ver'', derler.

O zaman geldiğinde, zalime sonradan yandaş olacak kimseler, gruplar, cemaatler... Bu anılanlar, acaba 'reis' ya da ''dünya lideri'' diye anılan ya da anılacak kişinin dağıttığı ulüfe veya makam vaadi ile mi şaşırtılacaklar? Yoksa son safhada da ''ALDATILDIK'' yalanını mı söyleyecekler?

'Edallüna' kelimesinin taşıdığı anlam, bazı şeylerin bilinmesini gerektiriyor:

'İdlal' اضْلالًا fiil masdarı, meşru gidilen yolda, gideni saptırma ve yol dışına itme hareketini yaptırır. Sonraki grup veye cemaat, önceki grup veya cemaatın, kendilerini saptırdığını söyleyecekse, bu, bir millet içinde, o ana kadar hukuki düzen bulunduğunu ima eder. Sakinlik vardır. Ama bazı şeyler gaflet ile unutulmuştur. Şaşırtıldıklarını veya kandırıldıklarını, içinden çıkamayacakları belaya düştüklerinde anlarlar. Konu sonraki ayette devam ediyor:

Araf Suresi 39: ''Ve kalet ülahüm li uhrahüm; fe ma kane leküm aleyna min fazlin. Fe züku el-azabe bi ma küntüm teksibün''. Yani, zalime ilk yandaş olanlar, sonradan yandaş olanların sızlanmalarına itiraz ederler ve şöyle demiş olurlar: ''Bize yandaş oldunuz ama, sizden bizim verlığımıza bir değer, bir üstünlük katılmadı. Göreceğiniz azap yaptıklarınız sebebiyle gerçekleşecek. Tadın azabı''.

Şu anlaşılıyor: Demek ki ilk yandaşlar neyin ne olduğunu ve ne olacağını bilerek Ashabü'n-nar denen zalimlerle beraber ateş (savaş ya da isyan) ortamına girecekler. İnançları, Rabb'e diklenmeyi ve onun tavsiye ve kurallarını ret etmeyi gerektiriyor. Sonrakilerin ateş çıkaranlara dahil olması ise. ''bi ma küntüm teksibün'' kelimesinin işaretiyle, -belki de-, daha fazla dünyalık elde etme arzularından.

Günümüzde olaylara dikkatli bakanlar, bunun küçük örneklerini görebilirler.

Olay anında ''Rabbena!..'' diye sızlanan yandaşların... ya da müttefiklerin... kimi, hangi gücü 'rabb' bildikleri merak edilir.

38'nci ayetteki son cümle ile önceki ve sonraki ateş yandaşlarına verilecek hüküm belirtilmiş oluyor: ''Kale li küllin zıaün velakin la talemün''. Yani, o zaman geldiğinde onlara şu denmiş olacak: Hepiniz için azap fazlasıyladır. İşte onu bilmiyorsunuz''.

Vah.. Yazııık o grup ve cemaatlere!..

Hak olanı ret eden, kural dışında icra eden her fert 'zalim' sıfatını alır. Yönetimde iseler 'tağut' olurlar. Zulüm icrasında bulunan grup, cemaat veya kurum, uygulamalarının sonucunda ne kadar azap geleceğini bilemezler. Önce kendileri batarlar; batarken bölgeye ve ülkeye zarar verirler.

Soru: Azabın kendisi ve fazlası nasıl bir şeydir?

Bu sorunun cevabını gelecek zamanın yandaşları bilemeyeceğine göre, bu zamanda yaşayan biz de bilemiyoruz. O zamanın azabının bu güne kadarki duyduğumuz ve öğrendiğimiz azap şekillerine benzemeyeceğini tahmin ediyoruz.

'Azap' عَذابًا terimi, Arapça-Türkçe lügatte, nefse ağır gelen her şey olarak belirtiliyor. Mekke bölgesi baz alındığında, su ihtiyacının karşılanmadığı haller, 'azap' olarak kendini gösteriyormuş. Bir yerde hapis kalma da, havasız ve kötü ortamda zorla bulundurulma da azap olayının bir çeşidi. Yandaşlara azabın fazlasıyla tattırılması, azabın o zamandaki boyutunun şu zamanda tahminini .zorlaştırıyor.

Kandırılan yandaşların, kandıranlar için azabı 'minennar' مِنَ النًارِ kelimesi gereği istemesi, 'nar' teriminin 'savaş' anlamı dışında başka bir oluşum için de kullanılabileceğini akla getirir. Çünkü ateş (nar), fiziki ateş olsa, bedeni yakar kül eder. Ateş, savaş anlamında olsa, sonuçta ölme ve öldürülme meydana gelir. Lakin ayette 'minennar' (ateşten gelecek) şeklinde belirtilen azap, ölüm gelmeden önce görülecek azaptır. Belki de ferdin dayanamayarak ölüm isteyeceği azaptır.

İbrahim Faik Bayav / ŞAKİROĞLU
(20.02.2024 09:05)
 
Üst