Zübeyir Gündüzalp Abiden Günlük Program | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Zübeyir Gündüzalp Abiden Günlük Program

Erhan

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
21 Tem 2006
Mesajlar
2,115
Puanları
48
Web sitesi
www.softajans.com
Zübeyir Gündüzalp Ağbi’den Günlük Program ile alakalı bir yazı.

GÜNLÜK PROGRAM YAPIN

Pazartesi günü başlarım, yahut yarın sabah başlayaca*ğım” sözünü hiçbir zaman söylemeyiniz. Müsbet ve meşru, fay*dalı ve yapıcı bir düşünceyi hemen harekete getiriniz. Onu hemen ve derhal yapmak en iyi başlangıçtır.
Başınızda daima şu düşünceyi tutunuz: “Hiçbir vakit acelem olmadığı gibi, fazla işim de yok. Gayemi biiznillah elde edeceğim. Hedefime ulaşacağım. Maksadımı tahakkuk et*tireceğim. Bu husustaki imanım tamdır ve etemdir.”
Her sabah beş dakika içinde, bütün yapacağınız işlerin programını yapınız. Çok günler program münderecatını ye*rine getiremezseniz veya bir kısmını yapsanız dahi bu usulü terk etmeyiniz. Her gün devam ediniz.

Yaptıklarınızı oku*dukça sizdeki hasıl olan zevk ve şevk, hamd ve şükür size sihirli bir gayret ve kuvvet verecek ve bu amelinizdeki sebat ve sabrınız, sizi, aşk ve iştiyakında ol*duğunuz meşru işlerin tamamını başarmaya kavuşturacak*tır.

Unutmayınız ki içinizde ne taşıyorsanız dışınızda da onu bulursunuz. Eğer içinizde beslediğiniz Allah’a hamd ve şü*kür, neşe ve neşve, ferah ve sürur, şevk ve zevk ise şahsî ve umu*mî âleminizde de bunları görecek, bunları bulacak ve bun*larla karşılaşacaksınız.

Bunun güzel semeresi ve mükafatı olarak da Allah’a iba*det, taat ve hidematta muvaffakiyetin şerait ve esbabı içinde yaşamak saadetiyle mesut olacaksınız.

Eğer içinizde hüzün, sıkıntı, gam, keder, yeis, ümitsizlik, kızgınlık, kin, nefret, haset ve rekabet varsa muhitinizde bun*lardan başka bir şey göremeyeceksiniz. Müddehar olan maddî mânevî enerji ve kuvvetinizi gaye-i hilkat uğrunda is*timal edemeyeceksiniz. Kendi kendinizi yıpratıp harap et*mekten başka bir şey yapmış olmayacaksınız.

Kendisi ile birlikte iman, gayret ve himmet, ihlas ve sa*mimiyet, Rabbine minnet ve şükrandan muhassal ferah ve sürur götürenler bunların her yerde ürediğini, tezayüt ve te*za*uf ettiğini, sümbüllendiğini ve çiçeklendiğini görür, ha*ya*tını semere ve meyvelerle dolu, bol güneşli bahçelerde gül*lük ve gülistanlıklarda geçirir.

Zahmetin altında rahme*tin cilvelerini görerek meşakkat ve mesaide rahatlık ve makbuliyet müşahede eder.


www.zubeyirgunduzalp.com
 

ORHANCAN

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
15 Ara 2006
Mesajlar
2,536
Puanları
0
HERGÜN TAZE BİR HEYECAN


Siz daima ileriye doğru yürümelisiniz. Her gün terakki­ler kaydeden hamleler yapmalısınız. Ruh kuvvetinizi hil­kat-i hikmet yolunda yükseltmede ve imanî hakikatleri masset­me­de bugünü dünden ziyadeleştirmelisiniz. Bu uğurda ve hiz­met-i Kur’âniye meydanında ve ubudiyette hareket ve fa­aliyet kabiliyetinizi her gün artırmaya uğraşmalısınız.

Mücadele ve mücahede, savaş ve şahlanış gündelik ve da­i­midir. Cehd ve cidale, yepyeni bir güçle, ter ü taze bir sev­­gi ve tutkunlukla ve nihayette galebenin inancı ile sarıl­ma­lıdır.

İnsan her gün yepyeni bir kuvvet ve kudret, mânevî bir haz ve zevk, güzel bir huy ve ahlâk, himmet ve gayretle uyan­­malıdır. Cenab-ı Hakkın bir fazl-ı İlâhî olarak hamlet­tiği fazilet-i asliyenizi ve hizmet-i kudsiyenizi ifa etmek azmi ve sebatıyla ile yatağınızdan fırlamalısınız.

Atalet ve tembellik döşeğinde zelilane yatıyorsanız, irade ve gayretinizi kamçılayınız. Maddî ve mânevî hayatınızı ye­ni baştan kurmalı ve düzen vermelisiniz.

Kendini, yaşamanın seline ve intizamsız ve başıboş sey­ri­ne kaptıran adam kendi kendini ölüme veya meyyit-i mü­te­harrik olmaya sürüklemiş olur. Yaratanına, sahip ve mali­ki­ne ibadet ve taat ve hizmet için cehd etmeyen kimse, kendi kendisini helâket ve felaketlere, hastalık ve sakatlık­lara uğratmış ve müptela etmiş olur.

Âdemoğlu, daha başlangıçtan beri hep savaştı. Dinî ve dün­yevî hayatının bekâsı için fâni hayatını, mücahedelerle müebbed eyledi.

Demek Âdemoğlu, dünyaya geldiği günden itibaren mü­ca­hedeye hazır olmalı ve bunu yaşadığı müddetçe de­vam et­tirmelidir. İmanla küfrün, din ile dinsizliğin Âdem Aley­hisselâmdan başlayıp devam etmekte olduğunu ve kı­yame­te kadar da devam edeceğini hatırdan çıkarmamalıdır.
 
Üst