• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Zİkrİn Hassalari

kadem

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ağu 2006
Mesajlar
1,622
Beğeniler
2
Puanları
0
#1
ZİKRİN HASSALARI

Muhyiddin Arabi hazretleri (k.s) mükevvenatta her bir şeyin Allah’ı zikrettiğini,zikir itibariyle yaratılmışların dört mertebede olduğunu bildirmiştir:
1-Camid olan yani cansız yaratıklar,taşlar,madenler,sular gibi.
2-Nebetat,bitkiler,çiçekler,ağaçlar
3-Hayvanlar
4-İnsan ve cinler.
Bu dört gruptan Allah’ı en çok zikreden cansız varlıklardır.Başka bir meşguliyetle mükellef olmadıklarından bütün hayatları zikrin içinde geçer.Nebatatta ise nefis ve akıl yoktur ama fıtrat-ı ilahi vardır.Ne için yaratılmışlarsa o emri ifa ederler.Şeftali ağacı,şeftali vermeye çalışır.Buğday,çim olur,başak salar,buğday olur.Bunlar emr-i ilahiyi yerine getirmek için fıtratlarındaki vazifeyi görürken , o iş dolayısıyla zikirleri bir derece az olur.Fıtratı gereği Allah’ın emriyle çiçeklenirken kendi işine dikkat eder.’’Şimdi çiçek açacağım.Şimdi koku katacağım; meyve vereceğim,yeşil oldum,güneş etkisiyle pembe olacağım,lezzet katacağım….’’diye zikirden noksan kalır.
Üçüncü grup olan hayvanatın ise nefisleri ve akılları vardır.Yaşamak,tüylenmek,çoğalmak,yemek yemek,su içmek,kavga etmek gibi sıfatlar hayvanlarda bulunduğundan, bunların zikri nebatattan çok azdır.Buradan,insanla cinin nasıl olacağını anlayabiliriz.Akılları,şehvetleri,gazapları,menfaatleri tamdır.Dünya menfaatinin celbi için en yakın akrabasına darılıp, yakınlarına sövebilir.Böyleleri ehl-i dünyadır.Ehl-i Ukba ise,ahiret menfaati için dünyayı celbetmek maksadıyla mücadele etmez,sövüşmez,muhabbet eder.İnsanoğlu,ehl-i dünya olduğundan nefsaniyet arzusu,şehvet ve şöhret saikasıyla,muhakkak Allahın zikrinden gafil olur.
Bir kimse ,birini öldürmek için peşine düştü.Öldürülmek istenen zat,o kadar çok Allah’ı zikreden bir zakirdi ki,öbürü onu öldürmeye muktedir olamadı.Öldürülmek istenen, Cuma namazından çıktı ve bir dünya münasebetiyle kısa bir süre zikirden gafil oldu.Öldürecek olan,o fırsatta onu öldürdü.Eserin yazarı buyuruyor ki; hayvanların avcılara yem olması,koyunun kesilip etinin yenmesi,bir kuşun başka bir kuştan dayak yemesi zikirsizlik sebebiyledir.Allah’ı zikreden zakir,Allah ile,bir azamet-i ilahiye ile himaye-i Rabbaniye ye girdiğinden,zikir halinde başkasına yem olmaz.Şu halde,nefsimize mağlubiyetimiz,şeytana yenilmemiz,emsalimizin hakaretine uğramamız gaflet halinde olur.Allah, kendisine zulmedeni iraz etmez.
‘Başıma şu iş geldi.’dersek; muhakkak o an Allah’tan gafil olmuşuzdur.Şu halde şikayet hakkımız yoktur.Burada biraz düşünelim:Şu lamba ışık verdi,Şu çamaşır makinesi durur,ütüde soğur.Bizim cereyanımız, Allah’ın zikridir.Allah’a iltica,Allah’ı tefekkürdür.O’nu unutursak,Allah kendini unutana ya şeytanı ya nefsini musallat eder.Her bir hayatiyetin bir ruhaniyeti vardır.Her bir düzenin bir nizamı, intizamı vardır.Her bir ilmin bir mevzuu,bir üstadı vardır.O,oradan çıkarsa düzen bozulur,nizam değişir.Beşeriyetin, hayvanatın bütün inkişafı,bütün letaifi ,Allah’a kurbiyyeti,Allah’ın zikri derecesindedir.

TASAVVUFİ HAYAT......MEHMET ILDIRAR
 
Üst