• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Yusuf Kaplan

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
23,156
Beğeniler
592
Puanları
113
#6
Mümkün mertebe uzak durmaya çaba gösteriyorum. Şuana kadar gayet başarılı bir şekilde uzak durabildim.
 

Kaptan

Stajyer Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
13,836
Beğeniler
439
Puanları
83
#7
Yusuf Kaplan;

çocuklarımızın kişiliğini, kimliğini, ahlâkını koruyan bir kalkan işlevi gören bu dershaneleri kapatmak bence cinayettir, kendi ayağımıza kurşun sıkmaktır.O yüzden dershanelerin önünün tıkayan, sonuçta dershaneleri kapatmanın eşiğine varan bu yanlış karardan derhal dönülmelidir, diyorum.Ve dershaneleri kapatacağınıza, çoktan iflas eden, çocuklarımızın zihnini körleştiren, entelektüel melekelerini iğdiş eden, eleştirel melekelerini yok eden okulları kapatın, çağrısı yapıyorum!...
2013
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
5,847
Beğeniler
225
Puanları
63
#8
Yusuf Kaplan, medeniyet okumalarına saygı duyduğum bir aydın.

Benim anlamadığım nokta, bu felsefe eğitimi alanların dönüp dönüp ''felsefe iyi bir şey değil'' demeleri. Necip Fazıl'da bile bu var. Necip Fazıl'ı bırak İmam Gazali yahu! Onda bile..

Bunu ben felsefeyle tanıştıktan sonra çok düşündüm. Galiba müslümanlara güvenemiyorlar. Felsefe, insanda ilginç bir kibir oluşturuyor. Kerameti bu ilimde görmek yerine kendilerine atfediyorlar. Oysa bu niteliklerin bizzat felsefenin beyni açıyor olmasından geldiğini kabullenmekte zorlanıyorlar. Mesele derler ki, falan falan filozofu okumayın, falan falanı okuyun derler.. Yahu sen kimsin? Sen okurken bir şey olmuyor da müslümanların geneli okuyunca mı tehlike? Bu güvensizlik nedir arkadaş? Belki bir başkası senin görmediklerini görecek ve daha kaliteli çıkarımlar yapacak, ne biliyorsun?

Felsefe şart arkadaş! Eğer müslümanların geneline bu ilim açılmazsa bizden bir halt çıkmaz, bunu da böyle bilin. Açık söylüyorum, bana öyle geliyor ki konumlarının sorgulanmasından korkuyorlar. Kendilerini adam yapan bu ilmi başkalarından esirgemekle kendilerine hizmet ediyorlar.

Korkmayın, okuyun. Eğer dünyayı anlamak istiyorsanız bunu okuyacaksınız. Yoksa avam olarak kalır, elalemin söylediklerine alkış tutma geleneğini babadan oğla aktarır durursunuz.

DostunDostu

Edit: Okullarda felsefenin düşünce akımları ve öncü isimleri okutulur. Ben onu demiyorum. Bir filozoftan başlayacaksınız. Kitaplarını okuyup çıkarımlarını, bağlantılar kuruş tekniğini falan anlayacaksınız. Sonra diğerine geçeceksiniz.. Böyle böyle neyin nereden geldiğini ilintilendirecek bir melekeniz oluşur, bununla dünyayı anlarsınız. Dünyaı bilen, nereye gittiğini de bilir ve ona göre analizler yapabilir.

Okumaya Platon'dan başlayabilirsniz. Platon, felsfeyi size sevdirir.. Beyin oradan açılmaya başlıyor zaten. Oradan Aristoteles'e gelirsiniz. Bu iki isim, felsefenin iki kanadının babasıdır. Platon keyfiyyetin babası, Aristoteles ise kemmiyetin babası. Madde ve Mananın raksını bu iki isimle içselleştirirsiniz. Sonrası için bir tabandır bu iki isim.. Oradan gele gele modern çağın filozoflarını okumaya başlarsınız. Dikkat ederseniz birçok filozof birbirini tenkit ederken Aristoteles'i anlamamış yahut Platon'u anlamamış derler. Hatta bu iki kutbun babalarını dahi tenkit ederler. İzahlara girerler, delillendirirler falan.. Bununla yeni yeni düşünce akımları üretirler.

Bu güzel bir şey, korkmayın bundan..

Diyeceksiniz ki, düşünce akımı çok da lazım sanki! Öyle demeyin. Her şey buradan çıkar. Düşünce kalıbınız neyse dışarıda kuracağınız dünya odur. Önce normlar belirlenir, sonra formlar üretilir. Norm üretemeyen toplumlar başkalarının ürettiği formları tüketmeye mahkumdur.. Müslümanlar bugün başkalarının ürettiklerini tüketirken dönüp bu üretime sebep olan kaynaklara saldırması şizofren bir haldir.. Kuyudan su çekip çıkartanın suyunu içeceksin, dönüp bir de adama ''bu kuyunun suyu necistir'' diyeceksin. Aynı şekilde suyu sana verene aşık olmakta hata. Aşağılık kompleksi buradan oluşuyor. Adam Avrupaya hayran! Sen niye kendi kuyunu kazıp su aramıyorsun? ''Gerek yok, Allah verir, hatta Allah küffarın elinden müslümana hizmet ettirir!'' Şu çirkin anlayışa bir bakın? Nereden geldi bu şizorfenik duruş tarzı bize? Sonra dönüp ''kimse müslümanları sevmiyor'' diye utanmadan megaloman tavırlar sergiliyoruz. Siz olsanız bu ucuz duruşa sahip bir topluluğu sever miydiniz? Böyle şey olmaz. Derhal aklımızı başımıza alalım ve önümüze bakalım.
 

nefahtü

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Haz 2013
Mesajlar
5,117
Beğeniler
334
Puanları
0
#9
Yusuf Kaplan, medeniyet okumalarına saygı duyduğum bir aydın.

Benim anlamadığım nokta, bu felsefe eğitimi alanların dönüp dönüp ''felsefe iyi bir şey değil'' demeleri. Necip Fazıl'da bile bu var. Necip Fazıl'ı bırak İmam Gazali yahu! Onda bile..

Bunu ben felsefeyle tanıştıktan sonra çok düşündüm. Galiba müslümanlara güvenemiyorlar. Felsefe, insanda ilginç bir kibir oluşturuyor. Kerameti bu ilimde görmek yerine kendilerine atfediyorlar. Oysa bu niteliklerin bizzat felsefenin beyni açıyor olmasından geldiğini kabullenmekte zorlanıyorlar. Mesele derler ki, falan falan filozofu okumayın, falan falanı okuyun derler.. Yahu sen kimsin? Sen okurken bir şey olmuyor da müslümanların geneli okuyunca mı tehlike? Bu güvensizlik nedir arkadaş? Belki bir başkası senin görmediklerini görecek ve daha kaliteli çıkarımlar yapacak, ne biliyorsun?

Felsefe şart arkadaş! Eğer müslümanların geneline bu ilim açılmazsa bizden bir halt çıkmaz, bunu da böyle bilin. Açık söylüyorum, bana öyle geliyor ki konumlarının sorgulanmasından korkuyorlar. Kendilerini adam yapan bu ilmi başkalarından esirgemekle kendilerine hizmet ediyorlar.

Korkmayın, okuyun. Eğer dünyayı anlamak istiyorsanız bunu okuyacaksınız. Yoksa avam olarak kalır, elalemin söylediklerine alkış tutma geleneğini babadan oğla aktarır durursunuz.

DostunDostu

Edit: Okullarda felsefenin düşünce akımları ve öncü isimleri okutulur. Ben onu demiyorum. Bir filozoftan başlayacaksınız. Kitaplarını okuyup çıkarımlarını, bağlantılar kuruş tekniğini falan anlayacaksınız. Sonra diğerine geçeceksiniz.. Böyle böyle neyin nereden geldiğini ilintilendirecek bir melekeniz oluşur, bununla dünyayı anlarsınız. Dünyaı bilen, nereye gittiğini de bilir ve ona göre analizler yapabilir.

Okumaya Platon'dan başlayabilirsniz. Platon, felsfeyi size sevdirir.. Beyin oradan açılmaya başlıyor zaten. Oradan Aristoteles'e gelirsiniz. Bu iki isim, felsefenin iki kanadının babasıdır. Platon keyfiyyetin babası, Aristoteles ise kemmiyetin babası. Madde ve Mananın raksını bu iki isimle içselleştirirsiniz. Sonrası için bir tabandır bu iki isim.. Oradan gele gele modern çağın filozoflarını okumaya başlarsınız. Dikkat ederseniz birçok filozof birbirini tenkit ederken Aristoteles'i anlamamış yahut Platon'u anlamamış derler. Hatta bu iki kutbun babalarını dahi tenkit ederler. İzahlara girerler, delillendirirler falan.. Bununla yeni yeni düşünce akımları üretirler.

Bu güzel bir şey, korkmayın bundan..

Diyeceksiniz ki, düşünce akımı çok da lazım sanki! Öyle demeyin. Her şey buradan çıkar. Düşünce kalıbınız neyse dışarıda kuracağınız dünya odur. Önce normlar belirlenir, sonra formlar üretilir. Norm üretemeyen toplumlar başkalarının ürettiği formları tüketmeye mahkumdur.. Müslümanlar bugün başkalarının ürettiklerini tüketirken dönüp bu üretime sebep olan kaynaklara saldırması şizofren bir haldir.. Kuyudan su çekip çıkartanın suyunu içeceksin, dönüp bir de adama ''bu kuyunun suyu necistir'' diyeceksin. Aynı şekilde suyu sana verene aşık olmakta hata. Aşağılık kompleksi buradan oluşuyor. Adam Avrupaya hayran! Sen niye kendi kuyunu kazıp su aramıyorsun? ''Gerek yok, Allah verir, hatta Allah küffarın elinden müslümana hizmet ettirir!'' Şu çirkin anlayışa bir bakın? Nereden geldi bu şizorfenik duruş tarzı bize? Sonra dönüp ''kimse müslümanları sevmiyor'' diye utanmadan megaloman tavırlar sergiliyoruz. Siz olsanız bu ucuz duruşa sahip bir topluluğu sever miydiniz? Böyle şey olmaz. Derhal aklımızı başımıza alalım ve önümüze bakalım.

Felsefe okumaya başladıktan sonra yavaş yavaş ayarı kaymakta insanların.
Az çok bilgi edinmek için okunabilir belki ancak fazla içine dalanı yutuyor diye düşünüyorum.
Tabi bunu İslam olan ve yaşayan insanlar için söylüyorum.

Sayın @Kaptan sizin alıntınıza gelince sene 2013 o dönem herkes net olarak birşeyleri daha görmemişti.Aslına bakarsanız 15 Temmuz öncesine kadar kimse tam olarak anlamamıştı.
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
5,847
Beğeniler
225
Puanları
63
#10
Felsefe okumaya başladıktan sonra yavaş yavaş ayarı kaymakta insanların.
Az çok bilgi edinmek için okunabilir belki ancak fazla içine dalanı yutuyor diye düşünüyorum.
Tabi bunu İslam olan ve yaşayan insanlar için söylüyorum.
Benim tecrübem, tasavvuf tezgahından geçtikten sonra felsefeyle tanışınca ilginç bir efekt oluşuyor! Bu efektin oluşması kanımca şöyle:

Tasavvuf kalbe tevhidi yerleştiriyor. Bununla kalp aleminizi açıyorsunuz. İman kalbe yerleşiyor. Lakin bu yerleşme esnasında beyin kısmî olarak dumura uğruyor. Beynin uğradığı bu dumuru felsefeyle çözüyorsunuz..

İki çizgi vardır. Bu iki çizginin çıkış noktası ilimdir:

1) İlim >> Amel >> İhlas.. Bu çizgi, tasavvufun alanını ilgilendirir ve kalp aleminin seyr-i sülukudur.

2) İlim >> İrfan >> Hikmet.. Bu çizgi ise Felsefenin alanıdır ve Beyn'in seyr-i sülukudur.

Eğer kalp açık, beyin kapalı kalırsa dünya için bir fayda elde edilemez. Ahireti mamur, dünyası zillet bir ortama hizmet eder.

Eğer beyin açık, kalp kapalı kalırsa dünya için faydalıdır. Ahrieti zillet, dünyası mamur bir ortama hizmet eder..

Demem o ki, her iki kanadı geliştirmek gerek. Hem kalbi açacaksın, hem beyni.. Eğer bu iki alan açılırsa ümmetin ahireti de dünyası da mamur olur..

''İslam olan ve yaşayanlar için'' demişsiniz. İslamın ne olduğunu bu ümmet bilseydi şu an bu durumda olmazdı. Bunu bi düşün derim! Biz, bir şeyleri kaybettik.. Kanımca kaybettiğimiz şey, işte bu iki kanattan birini ihmal edişimizdir. Birisi gidince diğeri lüzumsuz görülmeye başladı. Said Nursi ve benzer ulemanın tasavvufa ''asrımızda lüzumsuzdur'' dediklerini biliyoruz. Bu alimler felsefe bilselerdi kuşun tek kalan kanadına bakıp ''lüzumsuz'' demek yerine kırık olan kanadını görüp onu tamir ederlerdi. Görememişler, çünkü uçmak yerine kanatsız kalıp yürümeyi baştan kabul etmişler. Bu ön kabulle gelen herkes tek kalan kanadı yük görecektir. Başka bir şey beklenemezdi..

Bir örnek vereceğim ama ön yargılarınızdan ötürü yanlış anlayacağınızdan korkuyorum. Anlayan anlar, ben gene de vereceğim. Yahudilerin her sahada bilim adamı, filozof ve kabiliyetli insanlar çıkartabiliyor olmasının arkasında bence bu yazdığım noktayı işletebiliyor olmaları yatıyor. Onların hatası, bu sistemi hükmü kalkmış bir dine hizmet ettiriyor olmaları..

Biz bugünki halimize bakarak yahudileri bundan sorumlu tutuyoruz. Ortaya koydukları eserlerin insanları birbirine düşürüp fitne fücür için hususi teşkilatlanıp yaptıklarını düşünüyoruz. Gerçekten öyle midir? Bizler, çoklu fikirlerin tartışıldığı bir ortamın genelde fayda ürettiğini niye kabul edemiyoruz? Kavga ederek tartışan biziz, başkaları değil. Çünkü egomuz, hata yapmış olmayı kabullenemiyor ve kavga çıkıyor. Beynimiz açık olsa niye kavga ettiğimizi sorgulayıp aklı selim hareket edeceğiz ama yok işte, beyinler kapalı.. Her şey açık seçik ortada değil mi?

Sâlikin seyri tek değil, çiftir.. Kalp ve Beyin.. ZİKREDİN ayetlerini okuyoruz da bir o kadar sık geçen AKLEDİN ayetlerini görmüyoruz!! Bu böyle olmaz. Yeni usüller geliştirmenin vakti geldi diye düşünüyorum..

Bunları bi düşünün inşallah..
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
5,847
Beğeniler
225
Puanları
63
#11
..........

yukarıda yaptığım tespitlere ekleme ihtiyacı duydum..

Dikkat ederseniz FETÖ'nün okullarında her bilim dalı okutuluyordu. Ne hikmetse FELSEFE hariç tutuldu.. Sizce bu hain bunu neden esirgedi? Bir amacı var demi? İşte bu yüzden başımıza hep pislik yağmaya devam ediyor!

FETÖ'nün maddi imkanları muazzam çaplarda olmasına rağmen, dikkatinizi çektiyse FİLM sektöründe son derece sığ ve başarısızdılar. Çünkü insanları düşündürmeye sevk edecek, tarihe geçecek, velhasılı klasikleşecek eserler üretmin yolu felsefeden geçer. Sen sorgulayabileceksin ki izleyiciyi sorgulatabil.. Sorgulama yoksa sorgulayarak üretenleri taklit vardır.

Olay tamamen bundan ibaret..
 

Kaptan

Stajyer Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
13,836
Beğeniler
439
Puanları
83
#12
Sayın @Kaptan sizin alıntınıza gelince sene 2013 o dönem herkes net olarak birşeyleri daha görmemişti.Aslına bakarsanız 15 Temmuz öncesine kadar kimse tam olarak anlamamıştı.
zamaninda gülenin bozuk akidesini görememek ve gülen'i desifre edememek...aman Allah'im bu nasil bir itikattir.
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
23,156
Beğeniler
592
Puanları
113
#13
..........

yukarıda yaptığım tespitlere ekleme ihtiyacı duydum..

Dikkat ederseniz FETÖ'nün okullarında her bilim dalı okutuluyordu. Ne hikmetse FELSEFE hariç tutuldu.. Sizce bu hain bunu neden esirgedi? Bir amacı var demi? İşte bu yüzden başımıza hep pislik yağmaya devam ediyor!

FETÖ'nün maddi imkanları muazzam çaplarda olmasına rağmen, dikkatinizi çektiyse FİLM sektöründe son derece sığ ve başarısızdılar. Çünkü insanları düşündürmeye sevk edecek, tarihe geçecek, velhasılı klasikleşecek eserler üretmin yolu felsefeden geçer. Sen sorgulayabileceksin ki izleyiciyi sorgulatabil.. Sorgulama yoksa sorgulayarak üretenleri taklit vardır.

Olay tamamen bundan ibaret..
Dostum, hangi ehli sünnet alimi felsefe yapmış yada yapıyor? Yahu sana öğretilen dinde sorgu yok ki sorgulama yok ki :)
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
23,156
Beğeniler
592
Puanları
113
#15
Limanı olmayan bir gemiye göre esen her rüzgar yanlış yönden eser.. :) Hadi buyur, attım kuyuya bir taş!
kendi çizginde ve sana çizilmiş sınırların içinde attığın taş ancak başını yarar.

Çemberin dışına gel dostum, dünya çok büyük ve görmediklerini görmeden konuşuyor olduğunun farkına var.

Rüzgar her nereye eserse essin O heryerdedir.
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
5,847
Beğeniler
225
Puanları
63
#16
kendi çizginde ve sana çizilmiş sınırların içinde attığın taş ancak başını yarar.

Çemberin dışına gel dostum, dünya çok büyük ve görmediklerini görmeden konuşuyor olduğunun farkına var.

Rüzgar her nereye eserse essin O heryerdedir.
Aah Adams'ım ah.. Yazıyorsun mürekkebin yok, konuşuyorsun dilin yok. Atarsın ipsiz olta, tutarsın sapsız balta! Nolacak senin bu halin böyle.
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
23,156
Beğeniler
592
Puanları
113
#17
Aah Adams'ım ah.. Yazıyorsun mürekkebin yok, konuşuyorsun dilin yok. Atarsın ipsiz olta, tutarsın sapsız balta! Nolacak senin bu halin böyle.

Oradan öyle mi görünüyor Dostum, en azından gözüm var görebiliyorum sanırım sende yok :halay:
Dostum, ortaya koyduğunuz veriler ortada göz var nizam var daha kitap ile kuran arasındaki çizgiyi göremeden felsefeden dem vuruyorsun. Felsefe diyorsun fakat kaynağın zihninden ibaret böyle felsefe mi olur. Çatışmaya girme sadece davete icabet et ve bulunduğun çemberin dışına çıkarak birde oradan bakmaya çalış göremediklerini görme şansına sahipsin en azından bir kıyas yapabilirsin. Bunlar için mürekkebe, dile, ipe, sapa, baltaya gerek yok sadece şahit olmak için iki çift göze ihtiyaç var. Yaslan arkana filmi seyret dostum,
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
5,847
Beğeniler
225
Puanları
63
#18
Oradan öyle mi görünüyor Dostum, en azından gözüm var görebiliyorum sanırım sende yok :halay:
Dostum, ortaya koyduğunuz veriler ortada göz var nizam var daha kitap ile kuran arasındaki çizgiyi göremeden felsefeden dem vuruyorsun. Felsefe diyorsun fakat kaynağın zihninden ibaret böyle felsefe mi olur. Çatışmaya girme sadece davete icabet et ve bulunduğun çemberin dışına çıkarak birde oradan bakmaya çalış göremediklerini görme şansına sahipsin en azından bir kıyas yapabilirsin. Bunlar için mürekkebe, dile, ipe, sapa, baltaya gerek yok sadece şahit olmak için iki çift göze ihtiyaç var. Yaslan arkana filmi seyret dostum,
Sen bunları boşver adams
Göz kalpte, gör bil adams
Kitap der Kur'an dersin
Farkını anla der durursun
Anlat neymiş diyenlere
Öğren gel der geçersin

Bu mudur izah bu mudur yani
Yaslanıp fime bakmak mıdır yani
Bir çift göz veren yüce Allah
Ol kitapta böyle mi der yani
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
23,156
Beğeniler
592
Puanları
113
#19
Anlat neymiş diyenlere
Öğren gel der geçersin
Öğrenmeden gelirsen, anlatılacak olanı nereden bilebilirsiniz ki? Öğrenmeden gelirsen, her anlatılana inanmak her limana sığınmak zorunda kalırsın.
Benim üzerime vazife olan yaşamaktır benim yaşadığımı okuyabilecek bilgiye sahip değilsen beni anlayabilecek bilgiye nasıl sahip olacaksın?
Sana verilmiş nimetin farkına varmak yerine yine başkasının ağzına bakmayı tercih ediyorsun. Bu yüzden insana ağız verdik anlatsın denmiyor!!
Peki ne diyor kitap? İnsana göz ve kulak verdik diyor!! konuşmayı bırak gözlerini aç ve kulağını ver, ben değil senin istifadene kitabı, O sunuyor ben değil.



Bismillâhirrahmânirrahîm.
1. Rahman
2. Kur'an'ı öğretti.
3. İnsanı yarattı.
4. Ona beyanı öğretti.

okumayı zorlaştırıyorsunuz dostum, bırakın insan yazmalarına göz ve kulak vermeyi
 

nefahtü

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Haz 2013
Mesajlar
5,117
Beğeniler
334
Puanları
0
#20
zamaninda gülenin bozuk akidesini görememek ve gülen'i desifre edememek...aman Allah'im bu nasil bir itikattir.
Yusuf Kaplanın avukatı değilim ancak bir çok kişinin aldandığı dönemler yaşandı.
haa kendim hiç bir an yakın hissetmedim her zaman itici gelmiştir gülen.

Size söylemek isterim ki çok hızlı bir aman Allahım haline giriyorsunuz buna dikkat edin derim.
 
Üst