Yüreğini yokla ey dost! | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Yüreğini yokla ey dost!

The İmam

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
29 Kas 2006
Mesajlar
283
Puanları
0
Yaş
35
Web sitesi
theimamnbahesi.blogspot.com
YÜREĞİNİ YOKLA EY DOST
Dur dostum, dur ve bak etrafına…
Ne görüyorsun?
Orada, karlar üzerinde yırtık pabuçlarıyla okula giden çocuklar var. Önlüksüz, deftersiz, kitapsız…
Orada dağ yollarında doğuran anneler var…
Orada annesinin memesinden süt yerine kan emen bebeler var…
Orada, gözleri hep bir iş umudunda sönen, evine her akşam ekmeksiz dönen, yüreği utanç mengenesine
sıkışmış babalar var…
Orada çocuklarını avutmak için tenceresinde aş yerine taş kaynatan anneler var.
Orada kapısını soğuk rüzgarlardan başka kimsenin çalmadığı, açmadığı garipler var…
Yaşlılar, dullar, yetimler, yatalak hastalar var.
Doktorsuz, ilaçsız, mezar sessizliğindeki evlerinde kuşatılmış bir nice insan var orada…
Çöplüklerde ekmek arayanlar var…
Dur ve bak etrafına…
Isınamayanlar, aylarca et göremeyenler, bir lokma ekmek için çamurlara bulananlar var orada…
Gör onları…
Önce gör!
Görmezsen me’sulsun çünkü…
Bir beldede açlıktan ölse bir kişi, tüm şehrin insanları sorumlu tutulur onun ölümünden… diyor Allah’ın
Rasulü…
Gör, çünkü “komşusu açken tok sabahlayan bizden değildir” diyor.
Ömer bin Abdülaziz gibi ağla ve sor:
“ya yarın hesap gününde Rabbim bunlar için beni sorguya çekerse, Resulullah bunlar için bana serzenişte bulunursa ben nasıl cevap vereceğim.”
Çünkü sorulacaksın!
Mal mülk toplayıp, üstüne oturanları kınıyor Yaratan…
“yazıklar olsun” diyor toplayıp toplayıp sayanlara…
Karunlaşanlara yazıklar olsun!
Malını mülkünü putlaştıranlara!
Karunlaşanlar yerin dibine geçiyor Kur’anımıza göre…
Elini sıkıp yalayanlara yazıklar olsun!
Yetimi itip kakanlara…
Muhtaçlara hor bakanlara…
Yazıklar olsun!
Unutma:
Bir melek iner her gün göklerden
Dua eder paylaşanlar için…”ihsan et Rabbim, yenisini ihsan et” diye…
Ve bir melek yönelir Rezzak-ı Aleme, “telef et nesi varsa cimrilik edenin, telef et! Diye seslenir.
Kefenin cebi yok unutma…
Yağmur gibi ver, güneş gibi ver, toprak gibi ver…
Kibirsiz ol verirken..
Başa kakmadan ver!
Mihnet yüklemeden!
Aşağılamadan, hor görmeden ver!
Kendini onun yerine koyarak ver… Duygularını paylaşarak ver!
Allah’ın lütfunu paylaşan iki kul gibi ver.
Malının içinde saklanmış hakkı iade eder gibi…
Arınma duygusuyla ver!
Rabbinin buyruğuna bütün kalbinle katılırcasına ver.
Yarım hurma da olsa ateşten korunurcasına ver.
Kazalara belalara zırh olsun diye ver.
Kurtlanmış fasulyeyi verme,, çürümüş domatesi, kokmuş eti, atılacak elbiseyi verme…
Seni iğrendirecek olanı verme…
Yarın senin sofrana konulacak olanı, üzerine giyeceğin şeyleri ver…
Verdiklerin ahiret azığın olsun..
Cennet sofrana konsun.
Erteleme ver!
“erteleyenler helak oldu” diyor Kutlu Önder’in…
Yarın verecek zamanın olmayabilir…
Bak nasıl da göçüp gidiyor ansızın kafileler…
Dağlar gibi malı mülkü bırakarak…
oysa ecelde pazarlık yok.
Dar zamana bırakma hesabı, kitabı…
Derle, toparla, denkleştir ve gönder göndereceklerini…
Bak etrafına bir…
Gör…
Görmemekten sorumlusun.
Ver
Vermemekten sorumlusun…
Altına gümüşe kul olanlar helak oldu…
 
Üst