Yılbaşını ‘Müslümanca’ kutlamak ?! | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Yılbaşını ‘Müslümanca’ kutlamak ?!

DADAS

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
18 Kas 2006
Mesajlar
1,651
Puanları
0

Ebubekir Sifil

Modern hayatın bizi ruhumuzdan kavrayıp kendine bağlamasına müsaade ettikçe onunla çatışan/çelişen değerlerimizi, inançlarımızı, düşüncelerimizi onun lehine dönüştürmemiz bir noktadan sonra kaçınılmaz hale geliyor. Bu modern zamanların Müslümanının en temel problemidir.

Kadın-erkek eşitliği meselesini Müslümanlar hiçbir zaman bugünkü gibi tartışmadılar söz gelimi. Buna bağlı olarak miras taksimatı, şahitlik meselesi… gibi hususlardaki tartışmalar için de aynı şey geçerli tabii.

Yahut akılla, bilimle, (kendi tasavvurumuz doğrultusunda oluşturduğumuz) Kur'an anlayışıyla çeliştiğini düşündüğümüz her ayet ve hadis için zihnimizde otomatiğe bağlanmış bir mekanizma işliyor. Ayetse tevil, hadisse reddederek modern hayatın taleplerine gönüllü olarak karşılık verdiğimizi deklare etmiş oluyoruz.

Yarın miladi 2015'in ilk günü. Bu ülkede miladi takvim sistemine geçişin niçin yaşandığını ve neyi simgelediğini çoktan unutmuş olan "İslamî kesim"in, daha doğrusu "İslamî kesimin bir kesimi"nin, "kutlanacak olanın "Noel" değil, "yeni bir yıla giriş" olduğu düşünülürse zoraki cepheleşmelere meydan verilmemiş olur" tarzı yorumlar yaparak dolaylı biçimde noeli meşrulaştıran yorumlar yaptığını görüyoruz.

Herhangi bir zaman dilimi için hayır dilemekte elbette bir sakınca yok. Biz bütün zamanlarımızın ve bütün ahvalimizin hayrını, bereketini dileriz; hem kendimiz için hem de başkaları için. Mesele bu değil.

Bu tarz yorumlara tevessül edenlere bodoslama bir soru sorsak ve desek ki: "Hicrî/Rumî takvim sistemine dönmeyi düşünür müsünüz?"

Alacağımız cevap, söz konusu yorumun nasıl bir zihin durumuyla yapıldığı sorusunun cevabını da teşkil edecektir. Cevabın "haaayır" olacağını söylemek için kehanete lüzum yok. Zira noel ile yılbaşı arasında bu tarz zorlama bir tefrik yapacak kadar modernleşmiş bir zihin için bu elbette "irtica" göstergesi sayılacaktır.

Evet takvim sistemi gibi sadece "fonksiyonel tarafı" itibariyle üzerinde durulması gereken bir konuda bile modern zihin durumu hiç tereddüt etmeden olumsuz cevap veriyorsa maruz kaldığımız durumun vehameti üzerine fazla söz söylemeye hacet yok demektir. Çinlilerin, Hintlilerin, Yahudilerin, Hristiyanların… kendilerine özgü takvim sistemleri vardır ve bu, onlar için son derece "tabii"dir. Ama biz mevcut takvim sisteminin terki söz konusu olduğunda adeta öz değerlerimizden birinden uzaklaşmış gibi hissediyoruz. Yaşadığımız dönüşümün derinliğini düşünebiliyor musunuz?

Bu elbette "tek başına" bir mesele değil. Bu zihin ve algı durumunun hakimiyeti devam ettikçe takvim sistemini değiştirseniz ne olur, değiştirmeseniz ne olur? Aslolan daha derindeki dönüşümü düşünebilmek. Daha derinde maruz kaldığımız yabancılaşmanın etkilerini fark edebilmek.

Bunun "yapısal" bir mesele olduğunun altını çizelim. Yapısal dönüşümleri "gerçekleştirmek" şöyle dursun, gündeme getirmek ve üzerinde konuşmak bile belli bariyerleri aşabilmiş olmayı gerektiriyor.
Dolayısıyla herhangi bir meseleyi İslam'la ve onun hayata yansımalarıyla irtibatlandırarak konuşabilmek için evvela böyle bir iradeyi göstermek durumundayız.

Dolayısıyla "yılbaşını Müslümanca kutlamak"tan değil, öncelikle "yılbaşı üzerinde Müslümanca düşünmek"ten söz etmeliyiz.

http://www.gazetevahdet.com/yilbasini-muslumanca-kutlamak-291yy.htm
 

lafons7275

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
19 Şub 2013
Mesajlar
21,533
Puanları
83
 

zülcenaheyn

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
2 Tem 2013
Mesajlar
202
Puanları
0
Güzel bir yazı. Hatta güzel bir gazete Vahdet Gazetesi. Bu gazeteye destek vermek, okumak gerekiyor.

Uzak doğuluların takvimi var, İsraillilerin takvimi var, Hristiyanların takvimi var...

Yahu biz hangi ara takvimimizi unuttuk?

Silah zoruyla bu millete dayatılan bir takvimi bu millet gönül rahatlığıyla yavaaaaştan terk eder. Bazıları bunu hazım etse de etmese de.

Benim görüşüm şu: 1960'da ve sonra on senede bir darbe olmasaydı bugün çok farklı bir Türkiye'de yaşar olurduk çünkü bugünkü süreç 1950'de başlamıştı ve 1960'da devam ederdi.

Hayırlısı. Öyle ya da böyle su yolunu buluyor.
 

kodoo

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
17 Mar 2012
Mesajlar
380
Puanları
28
YILBAŞI NEDİR?

Yılbaşı; Hristiyan veya Müslüman geçinen sefahet düşkünlerine, kendilerini sömüren materyalistlerce dini(?) kisveyle sunulmuş başka bir eğlence(?) günü ve anlamsız-gereksiz bir alış-veriş manyaklığı olayıdır.

Aslında ne Hz İsa'nın (a.s) doğum günü miladi yılbaşı denen günle aynıdır [1], Ne de Hz İsa'nın (a.s) doğum günü böyle bir harabata alet olarak kullanılmalıdır. Ne de düğün-dernek kurup, davul-zurna eşliğinde (veya bunların maalesef batılılaşmış versiyonlarıyla) raks etmesi gereken mazlum halklardır, çünkü bu halklar bırakmalılardır ki dünya ve saray ehli süfyaniler sahip oldukları gemiciklerini, uçakcıklarını vs. kutlasınlar, ancak maalesef günümüzde her şey al-üst olmuştur; aç ayılar oynamaktadır.

Evet, Hz İsa'nın doğum gününü kutlamak gerekiyorsa, ki Eyyamullah Ayeti [2] [3] ve Meryem Suresi 33'e göre kutlamak gerekiyor, bilinmelidir ki; Hz İsa Nebinin (a.s) doğumu, dini kisveye bürünen saray dini[4]ne indirilmiş en büyük darbeydi ve dini bir devrimdi ve bunu öylece kutlamalı, ihya etmelidir. Harabat içerisinde ve emperyalleri daha da zenginleştirmeyle değil.

Evet; miladi yılbaşını sefahet içinde kutlamak haramdır. Lakin dindar (Hristiyan) geçinen deccali rejimlerde (mesela, Büyük Şeytan Amerika) ve yine onların dindar (Müslüman) geçinen avâneleri ve ortadoğudaki eş-başkanları olan süfyani-laik sistemlerde (mesela T.C.) bu tür yılbaşı -halklarca daha rahat bir şekilde harabat içerisinde kutlanmasına sebep olunsun için- resmi tatil olarak ilan edilir. İslam dinine ve bu milletin dünya ve ahiretine yapılmış en büyük ihanettir bu. [5] Bahtsız ülkemizdeki süfyani sistemin bundan daha büyük ihanetleri de, takva ile göz ve görüşleri aydınlanmış Furkan kılıcına sahip olan, ehl-i iman ve ilimce bilinmekte ve bizlere bildirilmektedir. [6] Ve umarım bizler, onların sözlere kulak verip; "Sözü dinleyen ve en güzeline uyanlar.." [7] ayetinin muhataplarından oluruz inşaAllah.

Ves-selam.


Dipnotlar:

[1] Ermeni kiliselerindeki tarih doğru olanıdır; Amerikan kiliselerindeki tarih değil.
[2] İbrahim Suresi, 5. Ayet
[3] Eyyamullah (Allah'ın Günleri) - İslami Davet
[4] Saray Dininin Zakiri, Görmez Asla Fakiri - Siyaset Mektebi
[5] YILBAŞI: Yıla Günah ile Girmek - Musa GÜNEŞ
[6] Yılbaşı Kutlamak Haram mıdır? - Lokman Hikmet SEBAT
[7] Zümer Suresi, 18. Ayet


Alıntıdır.
 
Üst