Yerli otomobili baştan boğdurtmayız | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Yerli otomobili baştan boğdurtmayız

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
Işık: Yerli otomobili baştan boğdurtmayızYerli otomobille ilgili eleştirilere yönelik Bakan Işık, Devrim otomobiline yapılanı yerli otomobile yaptırmayacaklarını söyledi.


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobil konusundaki çalışmaları değerlendirirken, Devrim otomobilinde olduğu gibi olayı baştan boğmaya yönelik bir anlayışı kabul etmediklerini belirterek, "Olayı hemen başka taraflara çekip, kimsenin

Dün kamuoyuna açıklanan yerli otomobilin, başka markaların kopyası olduğu yönündeki iddiaların sorulması üzerine Işık, fikri mülkiyet haklarının geldiği bu noktada kimsenin başka bir aracı kopyalamasının mümkün olmadığını söyledi. Kopya iddialarını reddettiklerini belirten Işık, güçlü bir işbirliği çalışması sürdürdüklerini ve işin detaylarını gelecek süreçte ya kendisinin ya da Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıklayacağını dile getirdi.
Işık, gelecek dönemde hem Türkiye'nin birikimini hem de işbirliği yapılan otomotiv alanındaki önemli bir grubun tecrübesini değerlendireceklerini anlatarak, "Türk markası ile dünyaya önemli bir aracı sunacağız. Bu noktada çalışmalarımız programladığımız gibi sürüyor" diye konuştu.
Bugüne kadar yapılan çalışmaların işin daha başlangıç evresi olduğunu vurgulayan Işık, gelecek 3-4 yılda hedeflenen menzili uzatılmış elektrikli aracı yerli otomobil olarak Türkiye'ye ve dünyaya sunacaklarını ifade etti.
- "Tarihi, bari bu defa tekerrür ettirmeyelim"
Işık, bir gazetecinin, "Aracın modelinin çalıntı olduğu" yönündeki iddiaları sorması üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:



"Böyle bir dünyada, böyle bir anlayış olabilir mi? Hiç olmazsa bu tip milli konuları karşıtlık üzerinden değerlendirmeyelim. Bu son derece yanlış bir anlayış olur. Bu, milli bir konudur. Türkiye kendi, menzili uzatılmış elektrikli aracını üretecek. Bununla ilgili büyük bir gayret gösteriyor ama daha önce Devrim otomobilinde olduğu gibi olayı baştan boğmaya yönelik bir anlayışı kesinlikle kabul edilemez buluyoruz. Tarihi, bari bu defa tekerrür ettirmeyelim. Yapılan güzel şeylere sahip çıkalım, eksiklikler varsa eleştirelim ama 1961'de olduğu gibi olayı daha başlangıçta boğma gibi bir anlayışla hareket etmeyelim.Biz belirli bir program dahilinde çalışıyoruz. Türkiye'nin geleceği açsından önemli bir çalışma yürütüyoruz, bunu da güçlü bir işbirliği içinde yapmanın gayreti içindeyiz. Olayı hemen başka taraflara çekip, kimsenin bu girişimi adeta sabote etmesine de müsaade etmeyeceğiz."
Aracın tasarımıyla ilgili bir soru üzerine de Işık, bunun daha bir başlangıç olduğunu, nihai ürünün tüketicinin beğenisini daha çok kazanacak, estetik, fonksiyon, dayanıklılık ve konfor olarak da prototipi ortaya konulan araçtan çok daha iyi olacağını vurguladı. Işık, bu çalışmaların sonucunda bir Türk markasının çıkacağını ve geleceğin teknolojisinde iddialı olan bir Türkiye olacağını ifade etti.
 

Yahayy

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
25 Ocak 2014
Mesajlar
4,603
Puanları
63
Ne tasarımı ya hu?
Eyy bakan sen insanları aptal mı belledin, zaten millet sizin açığınızı arıyor sürekli.

Siz gidip bizim tasarımımız şu bu diye 10 yıllık Cadillac BLS kasasını yerli üretim diye seçim öncesi afişe ediyosun.

Ya güzel kardeşim sıfırdan başlamayın, Saab battı yok pahasına hiç olmazsa alt yapısını kullanın derken işimiz olmaz dediniz, şimdi 10 yıllık Saab kasasını kamufle edip yerli araba diye seçim propagandası yapıyosunuz :)






Araba bu 10 yıllık kasa, neresi senin sayın bakan.


C6603 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
6,984
Puanları
113
Bu konuda seninle aynı fikirde değilim abi ( saabın yada volvo satılırken alınmaması noktası hariç )

Bi yerden başlamak lazım. Eski kasa olsun, o halledilir. Patent ve altyapıyı satın alsınlar da artık türkiyede üretilen arabalar için yurtdışına marka parası vermeyelim.
 

Yahayy

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
25 Ocak 2014
Mesajlar
4,603
Puanları
63
Bu konuda seninle aynı fikirde değilim abi ( saabın yada volvo satılırken alınmaması noktası hariç )

Bi yerden başlamak lazım. Eski kasa olsun, o halledilir. Patent ve altyapıyı satın alsınlar da artık türkiyede üretilen arabalar için yurtdışına marka parası vermeyelim.
Kardeşim tabi ki öyle.
Ama o zaman sıfırdan konsept geliştiriyoruz, hiç alakası yok falan diye milleti ahmak yerine koymazsın.
Hazır bir şasi ve altyapı üzerinde kendi sistemimizi geliştiriyoruz, bu henüz başlangıç şu bu dersin olur biter...

Devlete varana kadar aynısını Derindere denen distribütör yapıyor, Toyotadan aracı alıp elektrikli hale getiriyor, 400 Km menzilli araba yapıp garantili satıyor, bu da aynı şey.

Buradaki Motto neydi biz batmış markalarla uğraşamayız, kendimize yakışan sıfırdan bir araba yapacağız.

Eee yapa yapa 10 yıllık Cadillac Bls ye motor mu taktınız.

Yanılıyor muyum.
Bak Fiat Egea tamamen yeni sıfır şasi üzerine kurulu, Türkiye'de üretilip dünyaya satılacak, O daha milli o zaman, onlara da destek verin.

Başka markaların eskimiş kasaları üzerinde araba yaptık olayı Çinlilerin bile terkettiği bir şey yahu.

Yanılıyor muyum?


C6603 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
6,984
Puanları
113
bugünki habertürk programını radyodan dinledim.

Anladığım kadarıyla benzinli değil elektrikli araç yapacaklar. Şahsen bu işe el atacak kadar zengin olsam Tesla ile anlaşır Türk markasını onun patentleri ile çıkartırım. Hali hazırda 450 km menzinli elektrikli aracı ( hızı da 160-200 arası ) o üretiyor sadece.

Ama dediğinde haklısın. Bi ara Volvo satılıyordu düşünmüştüm devlet kasasında ki milyarlarca doları neden bu firmayı almaya harcamıyor diye? Hem dünya çapında bilinilirliği var hemde kaliteli bir marka. Volvo markasının Türk markası olmasını çok istemiştim o dönem.
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,628
Puanları
113
Saab kasasını kamufle edip yerli araba diye seçim propagandası yapıyosunuz :)

C6603 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
İşte bunların salatı gösteriş içindir.
İşte bunların salatı çıkar amaçlıdır.
 

redyellow

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
20 Nis 2010
Mesajlar
2,168
Puanları
0
Web sitesi
redyellow.besaba.com
Ben bu yerli otomobil vs. denilip bunun siyasiler tarafından sunulmasını anlayamadım.

Bu yerli otomobili devlet mi yapacak, özel şirketler mi?

Mesela bu sunulan arabayı kim yaptı?

Bilgisi olan varsa payllaşırsa sevinirim.
 

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
6,984
Puanları
113
Ben bu yerli otomobil vs. denilip bunun siyasiler tarafından sunulmasını anlayamadım.

Bu yerli otomobili devlet mi yapacak, özel şirketler mi?

Mesela bu sunulan arabayı kim yaptı?

Bilgisi olan varsa payllaşırsa sevinirim.
Şu an çalışmayı devlet yürütüyor devredek özel sektörden bir büyük şirket arıyorlar. Arge ve büyük maliyetli kısımlarda devlet desteği verilecek. Yazılımsal konularda Tübitak öncülüğü olacak mühendislikte Özel sektör, tabi özel sektörden birileri çıkıp el atarsa...
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,181
Puanları
83
Nedense ellerine yüzlerine bulaştıracaklar gibi geliyor bana. Niye dersen!

....otomobil üretmek, belli bir ağır sanayi alt yapısı gerektirir.

....ağır sanayi ise oturmuş bir iş ve işçi geleneği gerektirir.

....iş ve içşi geleneği ise kültüre yerleşmiş olması gerekir.

....bir şeyin kültüre yerleşmesi ise en az 150-200 sene gerektirir.

üstelik bütün bunlar, bu işin sırf işçi kanadı. Bunun mühendisi var tasarımcısı var bilim adamı var, var da var!


Eğri oturup doğru konuşmak lazımsa, arkadaş, araba üretmekten falan geçtim, bize bütün bu çalışma yumağının içinde sırf REKLAMINI YAP deseler onu bile beceremeyiz.. Türkiye'de tanıtırız ok ama dünyada? Var mı konekçınımız? Yok.. Sevilmeyen adamın ürettiğini kimse almaz..

Evet, araba üretme sevdamız var. Ama bu sevdadan başka da hiçbir şeyimiz yok.. Bu sevdayı ben şuna benzetiyorum: Bir nal buldum, üç nal bir at kaldı..

Arkadaşlar, diyeceksiniz ki niye kötülüyorsun, niye köstek oluyorsun... Olacağım! Çünkü bugüne kadar bizi hayallerle kandırdılar. Bu sevdanın var olduğunu bilyorlar ya, işte onu sömürüyorlar..

Size Mali kralı Kankan Mansa Musa'nın hikayesini anlatayım da ibret olsun. Mansa Musa'nın ismini kaçınız duydunuz? Bence araştırın. Zira Mansa Musa Allah'ın ümmeti Muhammed içinde yarattığı en zengin kuldur.



Mansa Musa'nın serveti, 500 MİLYAR DOLAR olarak hesaplanıyor. Tarihte en fazla altına sahip insan olarak biliniyor. Bu eleman hacca giderken bütün servetini develere yüklüyor ve yol boyunca sahip olduğu servetin büyük çoğunluğunu fakir fukaraya dağıta dağıta gidiyor. Kendine ve çocuklarına yetecek kadarını ayırıyor... Bu adam hacdan dönünce ne oluyor biliyor musunuz? Yapmış olduğu aymazlıkla tarihin kaydettiği ilk ekonomik kriz oluşuyor. Adamın piyasaya dağıttığı altın, altının piyasada ki değerini hurda fiyatına denk bir seviyeye düşürüyor. Pazarlarda kullanılan altın sikkelerin sayısı o kadar artmış ki teneke sikkelerden daha kıymetsiz olmuşlar.

..ve Mansa Musa hacdan sonra memleketine döndüğünde elinde kalan altınların artık bir kıymeti kalmamıştır. Aklınsıra iyilik yaptığını sanan bu adam bütün dengeleri alt üst etmiş, ümmeti perişan etmiştir..

Bu hikayeyi niye anlattım? Mansa Musa bir bakıma ümmetin heykelleşmiş şeklidir. Bakın arkadaşlar, yer altı ve yer üstü zenginliklere sahip olmanız hiçbir şey ifade etmez. İyi niyetli olmanız da hiçbir şey ifade etmez. İfade edecek bir şey varsa o da hikmet üreterek bilim yapmaktır. Bilgi=Güçtür.. Bakın, biz İngilizlerin petrolü sömürdüğüne falan kızıyoruz ama sen ne yaptın da kızıyorsun ki? O petrolün üstünde oturmuş olman, bütün insanlığı bilimsel gelişmelerden geri bırakma hakkını verir mi? Ne bekliyorsun ki? Adamlar petrolü bulacak ve sana ''haa bu bizim değil, o zaman bi 10 bin sene bekleyelim, bunlar bilim yapsın, öyle çıkartsınlar ve bizde bunlardan satın alalım''.. Biz keyfimizden BİLİM BİLİM BİLİM diye bağırmıyoruz.. Yahu bilime savaş açan, üstelik bunu islam adına yapan tipler üretebilecek kadar geriyiz, siz neden bahsediyorsunuz. Bu gerçekler acıdır ama acı gerçekleri söylemeden farkındalık oluşmuyor.. Kendimizi bir halt sanarak hareket edersek olmayan niteliğimizle balon gibi patlatırlar bizi.. Bir şey daha söyleyim size: Bugün dış güçlerin keşfettiği yeni bir tuzak var.. Bu ümmeti uyutacak bir tuzak.. Tarih tuzağını kullanıyorlar şu an.. Evet, şu an bizim gençlerimizi bilimden uzak tutmak adına tarihe özendiriyorlar. Osmanlılık, yeni Osmanlılık diye bir modanın gayesi, bu tarihi dizilerin bizi nereye götürdüğünü aymaz yöneticiler fark etmiyorlar. Gençlerin bilime yönelmemesi için ne lazımsa, sıra neye geldiyse onu kullanıyorlar. Dün bizi Avrupalılıkla oyaladılar, ne kadar keyif işi varsa ona özendirdiler, bugün ise tarihe özendirerek orada bir 100 yıl daha oyalayacaklar.. Bakın dikkat edin, TRT Belgesel'de hiç bilimsel belgesel yapıyorlar mı? Yok... Niye? Hep tarihi belgeseller yapılıyor şu an!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Biz akıllanmayız.. Felsefeyle barışmadığımız sürece, kusura bakmayın ama bizden bir halt çıkmaz.. Felsefe üretemeyen toplumların kaderi her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırmaktır.. Araba üretmek falan fişman, bunlar fasa fiso arkadaşlar. Boşuna heveslenmeyin.. Bu nesilden hele hiçbir halt çıkmaz. Yatırım yapacaksanız geleceğe yapın ve çoluk çocuğunuzu felsefeyle barışık yetiştirin. Madde ve manada ne varsa sorgulamaktan korkmasınlar.. Allah sorgulayanları sever.. Ve ne kadar bereket varsa sorgulayanların üstüne yağdırır.. Sorgulamayanların üstüne ise pislikten başka bir şey yağmaz..
 

Ebu Computer

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
22,778
Puanları
113
Bilgisi olan varsa payllaşırsa sevinirim.
Özel sektör yapıyor.

Devlet önünü açıyor, teşvik ve vergi indirimi filan.

Devlet eli ile giderse o iş bitmez.

Özel sektör yaparsa teşviklerle desteklenirse ve ortaya çıkan araba en azından bir şarj ile 350-500 Km arası yol yaparsa bu iş tutar.

Kardeşimde elektrikli araba var, bir şarj ile 300-350 Km civarı gidiyor.

Normal şarjda dolması saatler sürüyor ama acil şarjda çok kısa bir sürede batarya şoklanıp şarj ediliyor.

Elektrikli arabanın en önemli özellikleri sessiz olması, çok seri bir şekilde ivmelenmesi.

Olumsuz yanları şuan için bir şarj ile gidilen yolun istenilen düzeyde olmaması.

Şarj istasyonlarının yaygın şekilde bulunmaması.

Selam ve dua ile...
 

Ebu Computer

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
22,778
Puanları
113
Sayın @Yahayy

Araba arabaya benzer.

Bu benzerliklere takılmamak lazım.

Ayrıca 3 farklı firma araç üretiyor.

Bakalım ortaya ne çıkacak.

Selam ve dua ile...
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
Bu konuda seninle aynı fikirde değilim abi ( saabın yada volvo satılırken alınmaması noktası hariç )

Bi yerden başlamak lazım. Eski kasa olsun, o halledilir. Patent ve altyapıyı satın alsınlar da artık türkiyede üretilen arabalar için yurtdışına marka parası vermeyelim.

Ama bu zihniyeti taşımak için VATANSEVER olmak gerek kardeş VATANHAİNİ olmuş dış mihrak kuklalarına anlatamaya çabalamak beyhude yorgunluk olur vesselam..
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
Bizden bir şey çıkmaz, yapamazlar, ellerine yüzlerine bulaşır (Devrim arabasının başına da çorabı bu zihniyet ördü), biz kim araba üretmek kim...... vesaire zihniyetinden de yıldık ya HU!


Biraz tarih okuyun neler yapmış atalarınız GÖRÜN ARTIK.......
 

Ebu Computer

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
22,778
Puanları
113




Örneğin şu iki arabanın üretildiği ülkeler ve firmaların bir biri ile alakası yok ama bir birlerine benziyorlar.

Bir İtalyan kalkıp da demiyor ''Yaw ne yaptınız Mini Cooper Countrymannin aynısının tıpkısı'' demiyor.

Selam ve dua ile...
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
Karşı 'Devrim'ciler yine sahnedeYerli oto, malum çevrelerce doğmadan infaz edilmeye çalışılıyor. Bugün bizimle aynı dönemde otomobil için düğmeye basan Güney Kore, dünyanın en büyük üreticilerinden biri oldu. Biz ise Devrim'i müzeye kilitledik. Bugün karşı 'Devrim'ciler yine sahnede

Türkiye'nin vizyon projesi yerli otomobil prototipleri vitrine çıkmadan 'devşirme' gazetelerin sabotajıyla durdurulmaya çalışılıyor. Tıpkı Anadol ve Devrim'e yapılan gibi algı operasyonlarını devreye sokan Doğan Grubu ve Paralel Yapı'nın yayın organları, dünyadaki otomobil markalarının nasıl ortaya çıktığını göz ardı ederek projenin içini boşaltmaya çalışıyor.

TARİH TEKERRÜR EDİYOR
Bugün aynı yollardan geçen Türkiye aslında Güney Kore'den çok daha önce bu adımları atmıştı. O dönemde de medyadaki kalemşörler 'Yerli otomobile gerek yok' diyerek, bugünkü gibi uluslararası kartellerin ekmeğine yağ sürmüştü. 1961'de Türkiye Devrim'i üretirken proje daha doğmadan ölüme mahkum edilmişti. Güney Kore lisansla üretime başladığı tarihlerde ise Türkiye'de otomotiv sektörü çoktan ikinci yerli markayı yaratmak için adım atmıştı. Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in talimatıyla 4.5 ayda üretimi tamamlanan otomobil 29 Ekim 1961'de Ankara'da halk önüne çıkarılmıştı. Ama sadece 200 metre gittikten sonra benzini bittiği için stop edince Gürsel, yapılan alaylar ve muhalefetin de etkisiyle "Garp kafasıyla araba yaptık, Şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk" diyerek projenin sonlanmasına vesile olmuştu. Türkiye'yle aynı dönemde otomotiv sanayisine giren Çin, liderleri Mao Zedung'un talimatıyla başlayan yerli otomobil atağında bugün FAW, BYD, Chery, Chang'an, Geely, JAC, Great Wall, Roewe gibi markalarla dev bir ekonomi haline geldi.



ÜÇ ŞEHİR OTOYA TALİP
Yerli otomobil prototipleri 'devşirme' medya tarafından eleştirilse de sanayiciler epey heyecanlı. Sakarya, Kocaeli ve Bursa şimdiden yerli otomobilin üretim üssü olmak istiyor.

DÜNYANIN İHTİYACI VAR
Otomotiv pazarı her ne kadar ABD, Avrupa ve Uzakdoğu üçgenindeki gelişen ülkelerin tekelinde olsa da yeni markalar için potansiyel barındırıyor. Araştırmalara göre, 2020'de dünya otomotiv üretimi yıllık 100 milyon adedin üzerine çıkacak. Bu da yeni markalara ihtiyaç duyulacağını gösteriyor. Hindistan'ın bile yerli otomobil ürettiği şu dönemde, 1960'lardan bu yana dünyanın en ünlü markalarının üretimine ev sahipliği yapan hatta Avrupa'nın Detroit'i olarak anılan Türkiye'nin kendi markasını yaratma tecrübesi de bilgi birikimi de var.

KOÇ KENDİ ÇOCUĞUNU ÖLDÜRDÜ
Devrim'den sonra Türkiye bir kez daha yerli otomobil denemesine sahne oldu. O dönemde Koç Holding, Ford'dan aldığı motorla Anadol'u üretmeye başladı. İngiliz Reliant firmasınca yapılan tasarım, Otosan'da bu firmadan alınan lisansla üretime dönüştü. Ancak Koç, adeta kendi çocuğunu öldürerek Ford Motor ile anlaşarak 1991'de üretimi durdurdu.

BU İŞLER BÖYLE OLUYOR BEYLER!
Bugün dünyanın en büyük üreticisi Güney Koreli Hyundai ve Kia da zamanında başka firmaların lisansıyla üretime başladı. Aslında başka örnekler de var. İranlı Samand Peugeot, Rus Lada Fiat firmaların lisansıyla üretip, sonra kendi markasıyla yola devam etti. Malezyalı Proton ise teknolojisini Japon Mitsubishi'den aldı. Önce Ford lisansıyla montaj yapan Hyundai, 1974'ten bu yana kendi markasını üretiyor. Hatta 1991'de motor dahi üretti. Şimdi Mitsubishi'ye motor satıyor.
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
ŞEREF OĞUZ


Yerli marka otoya üçüncü kez infaz



İlk girişimin adı Devrim idi. Kimlerin infaz ettiğine dair yığınca tezimiz oldu. Filmi de yapıldı. 3 adet prototipten ikisi "benzin bitti" otopsi raporuyla defnedildi. Üçüncüsü bugün Eskişehir Tülomsaş'ın müzesinde sergileniyor. Sonuçta olmadı... O tarihte yola çıkan markaları, onlarca milyon dolar ödeyerek ithal ediyoruz.
İkinci girişim özel sektörden geldi. İngiliz Reliand firmasının tasarımıydı, Koç Holding ve Ford ortaklığıyla 1966'nın son ayında üretime geçti. Adını Anadol koyduk. Amblemi de Hitit geyikleriydi. 34yıl içinde "böcek" gibi gençlere yönelik onlarca türevini de geliştirdik.
Derken fiberglas gövdesini öküz, keçi, eşek yiyor diye "medya infazı" geldi. Oysa o tarihlerdeAnadol sınıfında bu kaporta teknolojisi kullanılıyordu. Yerli markamız tutulmuş, geliştirme yolunda hızla ilerlemiştik. Ancak "burada üretilmişi var" diyenler, ikinci infazı gerçekleştirdi ve kamyonet modeli de dâhil, 1991'de "sürdürülemezlik tarihimizin" karanlık sayfalarında yerini aldı.
Yerli marka otomobil üretecek babayiğit arayışımıza ilk cevap Otomobil Sanayicileri Derneği'nden geldi. Proje için 6 ay zaman istediler ve süre sonunda, "neden ve nasıl üretemeyeceklerine dair" 164 sayfalık raporla geri döndüler.
Vazgeçmedik ve 3'üncü girişimimiz nihayet görücüye çıktı. Ancak işi bilsin bilmesin, elindeki taşlarla lime lime edercesine yerli marka otomobili infaz timleri kurduk. Toplumsal aşağılık kompleksi de tavan yaptı nedense...
Biz Türkler araba yapamayız klişesi, temel duygu... Yerli otomobil isteyenleri, küresel ekonomiyi bilmemek ve cehaletle suçlayanlar türedi anında... Baştan sona özgün otomobil çağı100 yıl geride kaldı oysa.
Kürenin dev markaları, bir yerden başladı bugün kendi özgün model ve tarzlarını oturttu. Dahacenin halinde iken yerli otomobili infaz etmek isteyenleri tarih affetmeyecektir.
 

Dua Nur

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Nis 2007
Mesajlar
37,459
Puanları
63
Kıskançlıktan çatlıyorlar, hayırlı olsun, her şey iyiye gitsin deseler rahatlayacaklar.
 

Dua Nur

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Nis 2007
Mesajlar
37,459
Puanları
63
Cevdet Akbay @CevdetAkbay 45 dk.45 dakika önce

Yerli otomobile en çok A. Doğan'in medyası karşı çıkıyor. Tahminimce R. Koç'un direktifiyle. Koç'un yerli otomobile karşı çıkışı yeni değil.

Bernar Nahum, yerli otomobile engel olmak icin "Bursa'da şeftali üretmek otomotiv üretmekten hem daha kolay hem daha kazançlıdır" demisti.

Aydın Doğan, yerli otomobil yerine şeftali üretmeyi tavsiye eden Bernar Nahum'u çok iyi tanır. Yerli otomobil karşıtlığı ondan olabilir!
 

redyellow

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
20 Nis 2010
Mesajlar
2,168
Puanları
0
Web sitesi
redyellow.besaba.com
Özel sektör yapıyor.

Devlet önünü açıyor, teşvik ve vergi indirimi filan.

Devlet eli ile giderse o iş bitmez.

Özel sektör yaparsa teşviklerle desteklenirse ve ortaya çıkan araba en azından bir şarj ile 350-500 Km arası yol yaparsa bu iş tutar.

Kardeşimde elektrikli araba var, bir şarj ile 300-350 Km civarı gidiyor.

Normal şarjda dolması saatler sürüyor ama acil şarjda çok kısa bir sürede batarya şoklanıp şarj ediliyor.

Elektrikli arabanın en önemli özellikleri sessiz olması, çok seri bir şekilde ivmelenmesi.

Olumsuz yanları şuan için bir şarj ile gidilen yolun istenilen düzeyde olmaması.

Şarj istasyonlarının yaygın şekilde bulunmaması.

Selam ve dua ile...
Özel sektör yapıyorsa, yapacaksa bakanların, hükümet yetkililerinin vs. bu kadar ön plana çıkıp iki de bir yeril otomobil vs. yaptık demesi doğru mu sence üstad?

Özel sektör yapıyorsa onlar çıksın işte bizim hazırladığımız şey bu desin, eleştiri olacaksa da alkış olacaksa da onlar alsın.

Yetkililer öyle davranıyor ki sanki fabrikanın sahibi devlet gibi. Tamam yapacak olanı desteklesin devlet, teşvik etsin vs.vs. ama bence devlet bu kadar ön planda olmamalı bu olayda.

Bi de 3 farklı firma demişsin, hangi firmalar bunlar üstad?
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst