Yavru Şahin Adlı Bir Yeniçerinin Şiiri | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Yavru Şahin Adlı Bir Yeniçerinin Şiiri

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,181
Puanları
83
Deli Hüseyin'in anılır cengi
Islah için kırdı yay-ı frengi
Arslan, Kaplanı, Babür Pelengi
Bilir, konarlı şikâr basmayı

Yavru Şahin tüylerini düzedür
Gök turnalar uçar boyun uzadur
Sarp kayadan şikârını gözedür
Alıcı şahini Âl-i Osman'ın

Yavru Şahin
 

Mugalata

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
10 Mar 2014
Mesajlar
4,252
Puanları
63
yorumunu, açıklamasını da rica etsek?..
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,181
Puanları
83
yorumunu, açıklamasını da rica etsek?..
Yeniçeri, seferde iken vakit bulursa şiir yazar, bunu çöğürle çalarak söylerdi. Çünkü sefer esnasında insanlar birçok hadisatın içinde olmakla duygu yüklenirler. Bu şiirlerin içinde o kadar sosyolojik enformasyonlar var ki, of of of..

Deli Hüseyin'in anılır cengi (Deli Hüseyin Paşa'nın cengaverliğine vurgu var)
Islah için kırdı yay-ı frengi (Düşmanın ''kimse kuramaz bu yayı'' diye gönderdiği, Deli Hüseyin Paşa'nın kurduktan sonra atış yaparken çekerek kırdığı yaydır. Bu yay kırık haliyle Askerî Müze'de mevcuttur)
Arslan, Kaplanı, Babür Pelengi (Babür Pelengi, Hindistanda bir Pars cinsidir)
Bilir, konarlı şikâr basmayı (Şikar, av demektir. Şahinin üstüne konarak avını basmasıdır. Belki yukarıda ki yırtıcıların üstüne konarak av basması olabilir)


Yavru Şahin tüylerini düzedür (avdan sonra şahinin bir kenarda tüylerini düzeltmesi ile yeniçerinin üstünü başını düzeltmesi, silahlarını bilemesi olabilir. Çünkü bu şiiri yazan yeniçerinin lakabı Yavru Şahin'dir)
Gök turnalar uçar boyun uzadur (avdan sonra ki relaks halle göğe bakmak ve uçan turnalardan keyif almak hali)
Sarp kayadan şikârını gözedür (tepeye çıkıp avlayacağı düşmanı gözetlemek)
Alıcı şahini Âl-i Osman'ın (Osmanlı hanedanının kulu, kölesi olan Yavru Şahin'in kendisi tarif etmesi. Al benisi olan şahine benzetiyor kendini)

Muhtemelen bu şiiri sarp bir kayalıkta düşmanı gözetleme görevini icraa ederken kaleme aldı. O an yapmış olduğu görevle duyduğu hazı tarif etmiş. Muhtemelen küçük bir yeniçeri bu. Böyle bir görevi icraa etmekle yeniçeri içinde bir itibar kazanacağını biliyor. Belki ilk seferi ve ilk görevi bu. Hadi bakalım göster kendini şahinim, diye göndermişler..

Bu şiiri okuyup empati yaptığınız zaman yeniçerinin psikosunu da anlar gibi oluyorsunuz. O devirlerde yaşayası geliyor insanın.

Osmanlı arşivinde bu şekilde birçok yeniçeri şiiri bulunmaktadır. Kim oldukları hakkında fazla malumat yoktur. Sadece yeniçeri oldukları bilinir o kadar. Bu şiir girit seferinde yazılmış. Yavru Şahin isimli bir yeniçeriye ait. İsmi de ilginçtir, kızılderili ismi gibi Yavru Şahin! Ne kadar hoş bir isim ya Rabb.. Sen ruhunu şâd eyle İLLALLAH..

Yeniçeri, ekeriyetle kendisini şahin kuşuyla özdeşleştirir. Fatih'in ''... biz ki şahinler sürürü'' tarzında sık sık geçen söylemleri vardır. Dikkat ederseniz yeniçeri kıyafetinin döş kısmı yatay çizgilidir. Bu çizgi motifi şahinin döşünde ki tüylerde de mevcuttur. Kolların arkasında sallanan ve fazladan kolmuş gibi gözüken geniş şeritler sanki kanat gibidir. Belki kılıç savururken düşmanı şaşırtmak için.

Bizde hâlâ YENİÇERİ tam araştırılmamıştır. Ciddi bir kitap bile yok. Korkuyorlar gibi geliyor bana! Kemalistler araştırmaz çünkü osmanlıya heves etmezler. İslamcılar ise her araştırmayı muhakkak şeriatle tartarlar. Bununla manipüle ederler. Yani al birini vur ötekine. Aralarında fark yoktur. Onun için ciddi bir iş çıkmaz bizden. Elin Amerikalısı gelir, araştırır, yazar çizer, yayınlar. Heyhat ki ne heyhat. Aldıkları maaşlardan utansalar bari. O da yok.. Bildiğin karektersizlik, bizde akademisyenlik olmuş..
 
Üst