Wikileaks'in yayınladığı belgeler (Tüm Ayrıntılar) | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Wikileaks'in yayınladığı belgeler (Tüm Ayrıntılar)

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42


2,7 milyon gizli belgeyi bugün açıklıyor


ABD Dışişleri Bakanlığı ile dünyanın dört bir yanındaki Amerikan elçilikleri arasındaki yazışmaları içeren 2.7 milyon gizli belge kamuoyuna açıklanacak.


ABD’nin sızma tehlikesi nedeniyle 4 ay önce elçiliklerini uyardığı, onların da arşivlerinde inceleme yaptıkları belirtildi. Özellikle Rusya, Kanada, İsrail ve Türkiye ile ilişkileri oldukça zora sokacak bilgiler olduğu ifade ediliyor. ABD şimdiden bu ülkeleri arayıp “Yazılanları görünce bize kızmayın” dedi
Önce Irak ve Afganistan’da öldürülen sivillerin sayısının bilinenden çok daha fazla olduğunu öğrendik, ardından İngiliz ve Amerikan güçlerinin bu ülkelerde düzenledikleri operasyonlarda savaş suçu dahi işlemiş olabileceğine dair deliller ortaya çıktı. Tüm bunların kaynağında ise bundan sadece birkaç yıl önce yayına geçen dünyanın ilk ve tek “gizli belge ifşaat” sitesi Wikileaks’ti. Amerikan yönetimi şimdiye dek yayınlanan bu gizli askeri raporlardan zarar gördü ama bu çok da üstesinden gelinemeyecek bir zarar değildi. Ancak Wikileaks’in patronu, henüz 39 yaşındaki Julian Assange’ın sürprizleri bitmemişti.
Elçiliklere uyarı mesajı gitti
Wikileaks birkaç gün önce twitter’dan yaptığı duyuruda ellerinde Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın dünyanın dört bir yanındaki elçilikleriyle yaptığı gizli yazışmaları içeren 3 milyona yakın belge olduğunu belirtti ve bunların yakında açıklanacağını duyurdu. Wikileaks’e yakın kaynaklar dün 2000-2010 tarihleri arasındaki yazışmaları içeren bu belgelerin içinde ABD’nin PKK’ya silah yardımı yaptığına, PKK’nin eylemlerine göz yumduğuna, PKK üyelerini bile bile yakalamadığına ilişkin belgelerin varlığını Londra merkezli El Hayat gazetesine açıklamıştı. Dün bu iddialar tüm Amerikan basınında geniş yer buldu. Hatta ABD’nin bu sızıntıdan 4 ay öncesinden beri haberdar olduğu, tüm elçiliklerine de, “Arşivlerinize girin, bizi küçük düşürmesi muhtemel tüm belgeleri tespit edin” talimatı gönderdiği ortaya çıktı.
Ankara’yı da aradılar
ABD’nin tüm elçilikleri son 4 aydır arşivlerinde son 10 yılda yaptıkları yazışmaları inceliyordu. Hatta Moskova’daki ABD elçiliğinde, “Off şuraya bak Putin hakkında ne yazmışız..” benzeri diyaloglar yaşandığı belirtildi. Rus basınında yer alan iddialara göre belgelerde Rus liderler hakkında çok sert ifadeler içeren raporlar da bulunuyor. Rusya’daki rüşvet ve yolsuzluklara karışan siyasetçilerle ilgili bilgilerin yer aldığı iddia ediliyor. Aynı şekilde ABD’nin iki en yakın müttefiki olan Kanada ve İsrail ile ilgili de bu ülkeleri oldukça küçük düşüren ifadelerin bulunduğu iddia ediliyor. Nitekim bu durum, ABD Dışişleri sözcüsü Philip Crowley tarafından düzenlenen basın toplantısında da doğrulandı. Crowley, “Kendimizi en kötü senaryoya göre hazırlıyoruz. Belgelerin içinde bizi çok utandıracak şeyler olabilir” ifadesini kullandı. Geçtiğimiz günlerde Ankara’yı arayan Amerikalı diplomatların, “Görecekleriniz karşısında ittifakımız zarar görmesin” mesajı verdikleri de ortaya çıktı. Wikileaks ise dün yayınladığı mesajda, “Yeni bir dünya göreceğiz. Küresel tarih yeniden yazılacak” ifadesini kullandı.
ORTALARDA GÖRÜNMÜYOR
CIA tarafından kendisine kurulduğu iddia edilen komplo sonucu 3 kadına tecavüz ettiği suçlamasıyla hakkında uluslararası tutuklama kararı çıkarılan ve INTERPOL tarafından aranan Avustralya vatandaşı Julian Assange, bu büyük ifşaat öncesinde ortalarda görünmüyor. Assange’nin yakalanmamak için gizli bir yerde saklandığı belirtiliyor.
% 86
Amerikan halkının yüzde 86’sı, belgelerin ABD’yi zora sokacak olması durumunda bile kamuoyuna açıklanması gerektiğini düşünüyor.
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
Obamanın bilgisi dahilinde olduğuna inanıyorum bu olanların.

Obama kan dökücü ne conların baskılarından bıktı ve kirli çamaşırlarını ortaya dökmek suretiye artık kendi siyasetini uygulamak istiyor. Son ara seçimlerde oy kaybetti onların yüzünden.
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
WikiLeaks'ta Türkiye ile ilgili tüm ayrıntılar

Wikileaks internet sitesi tarafından sızdırılan belgelere göre Türkiye ile ilgili oldukça ilginç iddialar göze çarpıyor..
ERDOĞAN-BAŞBUĞ İLİŞKİSİ
Bir ABD'li diplomat 'Başbakan Erdoğan, üste çıktı genelkurmay başkanı İlker Başbuğ bu durumla yaşamayı öğrendi' dedi.
TÜRKİYE İSLAM DEVLETİNE DOĞRU GİDİYOR
Türkiye'nin gelecekte İslam devleti olma yolunda ilerlediği yönünde raporlar sunulmuş.
HAMAS DESTEĞİ FAYDASIZ
Belgelerde, Türkiye'nin Filistin-İsrail ilişkilerinde Hamas'a destek vermesinin, bölgedeki diğer ülkelerin bu durumda Hamas'a destek vermemesi Türkiye'ye fayda sağlamayacağı düşünülüyor..
EKSEN KAYMASI ENDİŞESİ
Amerikalı diplomatlar Türkiye'nin muhtemel bir eksen kaymasından endişe duyduklarını raporlarına yazmışları..
İRAN-SURİYE YORUMU

Türk diplomatların 'Suriye'yi İran yörüngesinden çıkarttık' sözleri dikkat çekti..
ABD DAHA MÜDAHİL OLMALI
Türkiye'nin Kıbrıs sorunu çözümünde ABD'nin daha çok müdahil olmasından yana..
SUUDİLER RÜŞVET VERİYOR
Türkiye, ABD'ye Suudilerin Irak'taki partilere rüşvet vermesini bildirmiş..
TÜRKİYE TAKINTILI
Gizli belgelerde İsrail-Suriye görüşmelerinde Türkiye'nin tavrının takıntılığı olduğu belirtiliyor..
İRAN'LA SADECE TÜRKİYE

ABD'li diplomatlar İran'ın nükleer silah üretiminden vazgeçirmek için sadece Türkiye'nin açık ve eleştirel konuşabileceğini rapor etti.
MOSSAD'IN DARBE HAYALİ
İsrail istihbaratı MOSSAD'ın şefi, 'Türkiye'de AK Parti iktidarıyla İslamclık hızlı bir yükselişe geçtiği ve ordunun bu duruma daha ne kadar sessiz kalacak, İslamcılar, laikliğin kuyusunu kazıyor' demiş.


TÜRKİYE MALİKİ'DEN MEMNUN DEĞİL

Hükümet, Irak Başbakanı Maliki'den memnun olmadığını bildirmiş.

AK PARTİ RAPORU HAZIRLANDI..
ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, AK Parti'nin gizli İslami gündemi konulu rapor hazırlayıp ABD'ye sundu.

ANKARA GEREKENİ YAPMADI..

Amerikan yönetimi Türkiye'nin İran'ı uyarmasını istedi.. Ancak Türkiye bunu yapmadı..
AZERİLER TÜRKİYE'DEN RAHATSIZ
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Enerji Bakanı Taner Yıldız'a 'Rusya'yla ilişkilerimizi neden bozuyorsununuz.. Nabucco projesine gerçekten ihtiyacınız var mı?' diye sormuş..
Yine Aliyev, Türkiye'nin İsrail ile yaşadığı sorunlar nedeniyle yeni dış politika çizgisinden rahatsız..haber7
ERDOĞAN AYRINITISI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için ' Atatürk'le aynı idealleri paylaşan bir harekette liderlik ediyor ve 'İşkolik, inatçı, mükemmeliyetçi ve despot değil'
DAVUTOĞLU RAHATSIZLIĞI
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Neo Osmanlıcılık çizgisi ABD'yi rahatsız ediyor..

ORDUNUN 2 NUMARASI
Türkiye'de ordunun 2 numaralı ismi 'İsteseydik 2007'de tankları yürütürdük' dedi..

Türkiye'den bir gazeteci TSK'da İslamcı avının yöntemlerini ABD'li yetkililere anlatmış.
ARINÇ İÇİN BİLGİ İSTENDİ
ABD yönetimi, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiaları için Ankara'dan bilgi edinmek istedi..haber7
TÜRKİYE'NİN AB'YE GİRME OLASILIĞI ZAYFI
Yine raporlarda ABD'li diplomatlarıın rapolarına göre 'Türkiye kısır döngü içinde.. AB'nin istediği reformları yapamıyor.. AB'ye girmeleri zor' dediği görüldü..
TÜRKİYE'NİN OSMANLI DURUŞU RAHATSIZ EDİYOR
ABD için en büyük problem Türkiye'nin Osmanlı duruşu
ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'in kaleme aldığı 20 Ocak 2010 tarihli "Türkiye'nin yeni dış politikasının altında ne yatıyor?" başlıklı belgede, "ABD için en büyük potansiyel stratejik problem, Türklerin Balkanlar'da ve Ortadoğu'daki yeni Osmanlı duruşudur" deniliyor.
Belgede, "Bu 'geçmişe dönüş' hareketi, Davutoğlu'nun Saraybosna konuşmasında apaçık belliydi. Türkler, bu eğilimi daima problemler çıkaran can sıkıcı yerel aktörlere de hissettiriyor. Başarılarına ve göreceli güçlerine rağmen Türkler, bölgesel liderlerle (Balkanlar'da Avrupa Birliği, Kafkaslar'da ve Karadeniz'de Rusya, Ortadoğu'da Mısır, Suudi Arabistan ve hatta İran) gerçekten rekabet edemez. Aksiyona dahil olmak isteyen Türkler, ezilen ya da baskı gören bir grup bularak, (mesela bir Siladjcic, Mish'al ya da Ahmedinejad) 'hile' yapmak zorundalar" iddiaları yer alıyor.
Türkiye'nin yeni dış politikasının, kendileri için "karışık bir çanta" olduğunu vurgulayan Jeffrey, şu ifadeleri kullanmış: "Bölgesel ağır sorunları omuzlamak ABD'nin istenen hedefidir, ancak bu beraberinde kesin bir kontrol kaybını da getiriyor. Afganistan, Pakistan, Irak ve NATO gibi bizim için azami derecede önemli konular ele alındığında Türkiye çok önemli ve kritik bir müttefik. (Bununla birlikte Türkiye'nin Füze Savunma sistemi konusundaki lider rolü hiç kolay olmayacak). İncirlik ve Habur sınır kapısı ile Irak ve Afganistan operasyonlarında Türk hava sahasını kullanmak bizim için zaruri."
James Jeffrey, İsrail – Türkiye ilişkilerinin ciddiyetini koruduğunu belirterek, "Eğer Türkler, kendilerinin de istediği gibi Suriye'yi İran'dan uzak tutmaya çalışırlarsa ve protokollerde gerçek başarıya ulaşırlarsa bu hepimizin yararına. Ancak, İran konusu farklı bir hikaye. Türkiye'nin İran'la ilişkileri, diğer ülkelerle olan tarihi ilişkilerinden biraz daha karışık. Bazı iç siyasi kaygılar Türkiye'yi yanlış yöne yönlendiriyor" ifadelerini kullanmış.
BELGELERDEKİ GENİŞ AYRINTILAR
Wikileaks uzunca bir süredir merakla beklenen ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait belgeleri bu gece yayımladı. Belgeler, 2004 yılından bu yılın Mart ayına kadar yapılan 250 bin adet diplomatik gizli yazışmayı içeriyor.
Wikileaks, internet sitesinin uğradığı saldırı nedeniyle belgelerin İngiliz Guardian, ABD'li New York Times, Alman Der Spiegel, İspanyol El Pais ve Fransız Le Monde tarafından yayınlandığını duyurdu.

Guardian'ın internet sitesine koyduğu belgelerde Türkiye ile ilgili de çok sayıda bilgi yer alıyor. Bunlar arasında İsrail'in Türkiye'nin uyguladığı politikalardan duyduğu rahatsızlığı ABD'ye iletmesi yer alıyor.

Ayrıca, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'in de Türkiye'nin bir enerji merkezi olmaması için Rusya ile gaz anlaşması yaptıklarını söylediği de belirtiliyor. Belgeler arasında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'nun ABD'li yetkililerle yaptığı görüşmelerin tutanakları da bulunuyor.

Elde edilen belgeler arasında Ankara'dan gönderilenler sayı olarak en üst sıralarda yer alıyor. Guardian'ın sitesine göre, Wikileaks, Ankara'dan Washington'a gönderilen 7 bin 918 belgeyi ele geçirdi.

Belgelerin Türkiye ile ilgili bölümlerinin detayları:

İSRAİL'İN ENDİŞESİ

-- 31 Ağustos 2007 tarihli bir belgede, aynı yılın 17 Ağustos günü İsrail gizli servisi Mossad'ın Başkanı Meir Dagan ile ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Burns arasında yapılan toplantının tutanağı görülüyor.

Toplantıda iki yetkilinin Ortadoğu'daki son durumu ele aldıkları ve özellikle İran konusunun üzerinde durdukları ortaya çıktı.

Tutanağa göre, Dagan, Burns'e Türkiye'ye baktığı zaman ülkedeki İslamcıların giderek ivme kazandıklarını gördüğünü söyledi.

Belgede, "Dagan burada sorulması gereken esas sorunun kendisini Türkiye'nin laik kimliğinin savunucusu olan ordunun bu duruma daha ne kadar sessiz kalacağı olduğunu ifade etti" denildi.

Yine aynı belgeye göre, İran'la ilgili olarak Dagan, güç kullanarak rejim değişikliğine gidilmesi için daha fazlasının yapılması gerektiği yönündeki görüşünü dile getirdi.

-- 25 Şubat 2010 tarihli Azerbaycan ile ilgili bir başka belgede de Türkiye'nin bahsi geçiyor. Belgede, Azerbaycan Devlet Başkan İlham Aliyev'in ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Bill Burns ile yaptığı görüşmenin detayları yer alıyor.

Belgede, Aliyev'in Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev ile Başbakan Vladimir Putin arasındaki ilişkiyi tanımlarken "kaba bir sokak ağzını" kullandığı belirtildi.

Aliyev'in Türkiye ile Ermenistan arasındaki yakınlaşma süreci ve Dağlık Karabağ sorunuyla ilgili görüşlerini dile getirirken de aynı üsluba başvurduğu ifade edildi.

Belgede, "Aliyev, Burns'e 24 Nisan'ın Dağlık Karabağ sürecinin yanı sıra Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinin üzerinde 'Demokles'in Kılıcı' gibi sallandığını söyledi" denildi.

Aliyev'in ayrıca Türk-Ermeni normalleşme sürecinin Dağlık Karabağ konusunda ilerleme kaydedilmesi için Nisan ayından sonra ele alınması önerisi yaptığı da vurgulandı. Aliyev, ayrıca Karabağ konusunda daha da esneklik göstereceklerini söyledi ancak ABD'den Ermenistan üzerindeki baskıyı artırmasını istedi.

Belgede Aliyev'in Putin ile Medvedev arasında bir çekişme olduğunu hissettiğini söylediği de yer alırken, "Aliyev, (kaba bir sokak ağzı kullanarak) Azericede bir deyim vardır: İki kelle bir tencerede pişmez" denildi.

Görüşmede Burns, ABD'nin Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin Erivan'ın Dağlık Karabağ konusunda daha esnek hareket etmesini sağlayacak siyasi bir zemin yaratacağını düşündüğünü söyledi.

Aliyev, İran'la ilişkilerini "gergin ve istikrarsız" olarak tanımladı. Azeri lider ayrıca, İran'ın Azerbaycan'a yönelik siyasi provokasyonlarının sürdüğünü de ifade etti.

"NABUCCO'YA İHTİYACINIZ VAR MI?"


Toplantıda enerji konusu da ele alındı. Aliyev Türkiye'nin "yapıcı bir tutum" sergilemesi durumunda gaz geçiş anlaşmasının yapılabileceğini de ifade etti. Aliyev'in bahsettiği anlaşma Haziran ayında imzalandı.

Belgede, "Aliyev, Türkiye Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın kısa bir süre önce Azerbaycan devlet petrol şirketinin başkanına 'Neden Rusya ile ilişkilerinizi bozuyorsunuz ki? Nabucco'ya gerçekten ihtiyacınız var mı?' dediğini de söyledi" denildi.

TÜRKİYE'NİN ENERJİ MERKEZİ OLMASINI İSTEMEDİK

Aynı belgede dikkat çeken bir diğer nokta da Aliyev'in ABD'li yetkiliye Rusya'ya gaz satma anlaşmasının detaylarını aktarması oldu. Belgeye göre Aliyev, bu anlaşmanın "Türk dostlarımıza" doğalgaz dağıtım merkezi yaratmasına izin verilmeyeceğini göstermek için yapıldığını ifade etti.

Belgede, Aliyev, Erdoğan hükümetinden "haz etmediğini" de söyledi.

-- 17 Kasım 2009 tarihinde Ankara'da yapılan ve dönemin ABD Büyükelçisi James Jeffrey tarafından gizli belge statüsünde gönderilen tutanakta, Philip Gordon ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu arasında yapılan ve İran'ın nükleer programını konu edinen bir görüşmenin detayları yer alıyor.

12 Kasım'da yapılan ve 40 dakika süren görüşmede Gordon, Davutoğlu'nu Ankara'nın arabuluculuk çabalarının faydalı ya da mantıklı olmadığına ve İranlılara ciddi müzakerelere başlamadan zamanla oynama şansı verdiğine ikna etmeye çalıştı.

İRAN'A İÇERİDE ELEŞTİRİ, DIŞARIDA SICAK MESAJ

Davutoğlu İran hükümetinin kamu önündeki tavrını bir kez daha dile getirirken, "İranlıların P5+1in önerilerine prensipte evet dediğini ancak kamuoyunun algısını düzeltmek zorunda olduğunu" aktardı. İran'ın nükleer silah sahibi olması durumunda yaşanabileceklerle ilgili olarak Davutoğlu Türkiye'nin "elbette" bu riskin farkında olduğunu, tam da bu sebepten İranlılarla bu kadar yakından çalıştıklarını söyledi.

Gordon, Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarının Türkiye'nin meseleyi nasıl gördüğüyle ilgili soru işaretleri yarattığını söyleyince Davutoğlu bunun farkında olduğunu ancak Guardian'ın son röpotajında Erdoğan'ın söylediklerini doğrudan aktarmadğını belirtti. Davutoğlu, "Sadece Tükiye İran'la açık ve eleştirel bir dille konuşabilir, çünkü Ankara kamuoyu önünde dostluk mesajları vermektedir" dedi.

Gordon, Ankara'dan yaptırımların dikkate alınmaması durumunda olabileceklerle ilgili güçlü bir mesaj vermesini istedi. Davutoğlu ise Erdoğan'ın Tahran ziyaretinde bu mesajı zaten verdiğini belirtti. Türkiye'nin dış politikasının bölgeye bir "adalet duygusu" ve "vizyon duygusu" verdiğini, İran'a ve Suudilere bir alternatif olduğunu ve "bölgede İran etkisini sınırlandırdığını" söyledi.

BÖLGE İRAN'DAN KAYGILI

-- 25 Şubat 2010 tarihli bir başka tutanak ise 18 Şubat tarihinde William Burns'le Feridun Sinirlioğlu arasında yine Ankara'da yapılan bir görüşmenin içeriğiyle ilgili. Toplantıda İran'dan Ermenistan protokollerine, PKK'dan Kıbrıs görüşmelerine ve füze savunma sistemine kadar birçok konuda değerlendirmeler var.

İran: Sinirlioğlu Ankara'nın resmi tavrını yinelerken askeri operasyonun Türkiye'ye zarar vereceğini, yaptırımların ise İran halkının kenetlenmesine yol açarak muhalefete zarar vereceğini söyledi. Sinirlioğlu bölge ülkelerinin İran'ı bir tehdit olarak gördüğünü belirterek, "Şam'da bile alarm zilleri çalıyor" dedi.

Ermenistan: Sinirlioğlu protokollerin onay süreciyle Minsk süreci arasında eşzamanlılık istedi. Kongre'nin "soykırım" tasarısını kabulünün onay sürecindeki hesapları çıkmaza sokacağını söyleyen Sinirlioğlu, "Aliyev'in kabul edeceği bir şey olursa biz de ilerleyebiliriz" dedi. Sinirlioğlu, gaz anlaşmasıyla ilgili olarak da "Bize güvenmiyor" dedi.

Irak: Ankara Başbakan Maliki'den memnuniyetsizliğini dile getirerek, "kontrolden çıkma"ya eğilimli olduğu korkusunu ifade etti. İran'ın bölgede kontrol sağlama çabalarını eleştiren Sinirlioğlu Suudi Arabistan'ın da bölgedeki partilere para verdiğini söyledi.

7 Mart seçimlerinden sonra Irak'ın gaz alanlarının Türkiye'yle bağlanması için girişim başlatacaklarını anlatan Sinirlioğlu İran'ın boru hattına muhalif olduğunu savundu. İkinci bir botu hattı fikrini ortaya atan Sinirlioğlu bunun barışa da katkı yapacağını belirtti.

Odierno'nun ziyaretini öven Sinirlioğlu terörist PKK'ya karşı Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'yle belirledikleri hareket planının daha fazla işbirliği getireceğini umduklarını vurguladı.

İsrail: Burns'un gerginliğe temas etmesi üzerine Sinirlioğlu sorunun "iki taraflı değil genel" olduğunu söyledi ve bölgenin rahatsızlığını barış sürecindeki tıkanmaya bağladı.

Askeri işbirliği, ticaret gibi alanlarda ilişkilerin sürdüğünü turizmde ciddi gerirleme yaşandığını belirtti. Burns Türkiye'nin aracılığıyla yapılabilecek yakınlaşma görüşmelerinin barış sürecine önemli katkı yapacağını söyledi.

TÜRKİYE SARKOZY'DEN MEMNUN DEĞİL

Suriye: Sinirlioğlu Türkiye'nin diplomatik çabalarının Suriye'yi İran'ın yörüngesinden çıkarmaya başladığını söyledi. "Çıkarları ayrılıyor" dedi. İsrail'in Türkiye'yi görüşmelerde arabulucu kabul etmesi durumunda, Sinirlioğlu, İran'ın daha da yalnızlaşacağını belirtti.

AB, Kıbrıs, Yunanistan: Sinirlioğlu, Sarkozy'nin Türkiye'nin üyeliğine muhalefetinin Hıristiyan Avrupa'yla Müslüman dünyası arasındaki kültürel ayrımı derinleştirdiğini söyledi.

Sinirlioğlu Papandreu'nun Erdoğan'a yazdığı mektubun üzerine Türkiye ile Yunanistan arasında yeni görüşmelerin başlayacağını söyledi.

Görüşmede ayrıca Afganistan, Pakistan, Hindistan, Bosna konuları konuşuldu.

İkili Avrupa ilişkileri ve NATO: Türkiye'nin Sarkozy'den memnuniyetsizliğini yineleyen Sinirlioğlu Belçika ve Danimarka'nın PKK'ya yakın örgütleri baskı altına almaktaki gönülsüzlüğünden şikayet etti. Türkiye'den bir ismin NATO Genel Sekreter Yardımcısı olması yönünde ABD Başkanı'nın sözünü hatırlatan Sinirlioğlu, onun yerine çok hak etmeyen bir Alman'ın seçildiğini söyledi ve "Rasmussen'le Merkel arasında bir anlaşmadan şüpheleniyoruz" dedi. Sinirlioğlu," Size güvendik de Rasmussen'in seçilmesine izin verdik" dedi.

Savunma kalkanı: Sinirlioğlu projeyle ilgili Rusya'nın tepkisini sordu, Burns Rusların çok daha rahat olduğunu ve önce ikili sonra Rusya-NATO arasında görüşmeler yapmayı beklediklerini söyledi. Sinirlioğlu Erdoğan'ın Gates'le yaptığı görüşmede dile getirdiği İran tehdidinin öne çıkarılmaması talebini yineledi.

-- 16 Eylül 2009 tarihli bir başka belgede de ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Gordon'un Fransa temasları yer alıyor.

Gordon, Paris'te Fransa Cumhurbaşkanlığı'nın Dış Politika Danışmanı Jean-David Levitte ile de biraraya geldi. Belgeye göre, yapılan görüşmenin ana gündem maddelerinden birisini Türkiye'nin AB üyeliği oluşturdu.

Levitte görüşmede, Fransa'nın Türkiye ile AB arasında bir "imtiyazlı ortaklık" kurulması yönündeki tutumunu değiştirmediğini söyledi. Levitte, Türk halkının bir gün Avrupa'nın parçası olmak yerine Avrupa ile Doğu arasında köprü olma görevine geri dönmek isteyeceğini umduklarını ifade etti.

TÜRKİYE'NİN AB KISIR DÖNGÜSÜ

Gordon da Türkiye'nin bir kısır döngü yaşadığını, bir yandan reformları gerçekleştirmek isterken diğer yandan halkın AB'ye olan inancının azaldığını belirtti.

Belgede, "Levitte, Türkiye'nin üyeliği konusundaki yaşanabilecek en kötü senaryonun Türkiye'nin müzakere başlıklarını tamamlaması ama düzenlenecek referandumda Fransız halkının Türkiye'yi reddetmesi olacağını ifade etti" denildi. Levitte ayrıca bütün sorunlara rağmen Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin "Türkiye'nin bir dostu" olduğunu ifade ettiği vurgulandı.

İTALYA'NIN TÜRKİYE'YE ÖFKESİ

-- 8 Şubat 2010 tarihli bir belgede, İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini'nin ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Gates ile yaptığı görüşmenin tutanağı yer alıyor.

Görüşmede, Frattini'nin Ankara'nın hem Avrupa hem de İran'a yüzünü çevirdiği "ikili oyundan" dolayı duyduğu öfkeyi dile getirdiği belirtildi.


-- 26 Temmuz 2007 tarihli bir belgede de Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'nin Başbakan Tayyip Erdoğan ile ilgili Washington'a geçtiği bilgi görülüyor.

Bu belgenin Erdoğan'ın ismi verilmeyen bir çalışma arkadaşıyla yapılan görüşme üzerine hazırlandığı belirtiliyor.

OTOKRATİK KURALLARI OLAN CÖMERT LİDER

Belgede, söz konusu kişinin Erdoğan'ı "demokratik" olarak nitelendirdiği ancak yaptığı genel tanımlamanın "çevresini katı otokratik kurallara göre yöneten cömert bir lidere" daha çok benzediği ifade edildi. Belgede ayrıca söz konusu kişinin Erdoğan'la çok yakın çalıştığı ve bu nedenle de söylediklerine güvenilebileceği vurgulandı.

Erdoğan'ı mükemmeliyetçi bir işkolik olarak tanımlayan belgede, Başbakan'ın yüzde 47 oy aldığı 2007 seçimlerinin ardından partisinin Merkez Karar Yürütme Kurulu'nda yaptığı konuşmada, bu sonucun yetmeyeceğini, İzmir ve Tunceli gibi yerlerden de oy alınması için çalışmalar yapılması gerektiğini söyleyerek herkesi şaşırttığı ifade edildi.

Ayrıca Erdoğan'ın sağlığıyla ilgili olarak bilgi veren kişinin "mükemmel" tanımlamasını yaptığı da belirtildi.

''TÜRKİYE'NİN İKİLİ OYNADIĞINI, HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI'

WikiLeaks sitesinde yayımlanan gizli belgelere göre, İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini'nin Roma'da ABD Savunma Bakanı Robert Gates'le yaptığı görüşmede, Türkiye'nin hem Avrupa, hem de İran'a açılımlar yapmasını ''ikili oynamak'' diye niteleyerek, ''bu durumun kendisinde hayal kırıklığı yarattığını'' söylemiş.haber7
İtalyan haber ajansları, Roma'da yapılan ikili görüşmenin ardından ABD'nin Roma Büyükelçiliği tarafından 8 Şubat 2010'da Washington'a gönderilen ''gizli'' damgalı telgrafta, ''Frattini, Türkiye tarafından hem Avrupa'ya, hem de İran'a doğru açılımlar yapma suretiyle ikili oynanmasının özellikle hayal kırıklığına neden olduğunu ifade etmiştir'' ibaresine yer verildiğini belirtti.
Telgraftaki değerlendirmeye göre Frattini, nükleer meselesinde İran'la yapılan görüşmelere, ''Suudi Arabistan, Türkiye, Brezilya, Venezüela ve Mısır'ın da dahil edilmesini önerme''sinin yanı sıra, ''Ortadoğu ülkeleri arasında İran konusunda gayri resmi bir toplantı düzenlenmesi'' teklifinde de bulundu.
HABER7.COM - AJANSLAR
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
WikiLeaks'te Erdoğan-Davutoğlu tanımı

Belgeler, Amerikan New York Times, İngiliz Guardian, Fransız Le Mond ve İspanyol El Pai gazeteleriyle Alman Der Spigel dergisinde eş zamanlı olarak yayımlandı.
ABD Dışişleri'nin 2004 yılından 2010’un Mart ayına kadarki 250 bin diplomatik gizli yazışmasında, Türkiye dahil Washington'ın müttefiki ülkeler ve liderlerine yönelik ağır eleştiriler yer alıyor.
Belgelerde Amerikalı diplomatlar bir ortak olarak Türkiye'nin güvenilirliğine ilişkin şüphelerini dile getirirken ve bu kapsamda Başbakan Erdoğan ve danışmanlarına yönelik olumsuz ifadeler yer alıyor.
Türkiye'nin gelecekte İslam devleti olma yolunda ilerlediği ve Avrupa Birliği'ne üye olamayacağı yönündeki görüşler de belgelerde yer alıyor.
Belgelerde, dünya liderleriyle ilgili ifadeler şöyle:

Suudi Kralı Abdullah'ın İran'a saldırması için Washington'a sık sık telkinde bulunduğu ifade edilirken,
İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ‘dengesiz ve deli’,
Afganistan Devlet Başkanı Karzai ‘paranoyak’,
Fransa Cumhurbaşkanı Sarkzoy 'Çıplak kral'
Almanya Başbakan Merkel ise ‘risk almaktan kaçınan bir lider’ olarak nitelendiriliyor.
Ayrıca, Libya lideri Kaddafi’nin Ukraynalı bir hemşireyle ilişkisi olduğu belirtiliyor.

ABD'li diplomatlara göre Başbakan Erdoğan, 'işkolik, mükemmeliyetçi ve işkolik, despot değil.. İkili ilişkilerde çok yetenekli'
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu için de 'müthiş, tehlikeli ve deli' tanımı dikkat çekti..
Putin için 'seksi'

Merkel için de 'teflon' lakabı takılmış.
Libya lideri Kaddafi'nin 'Ateşli sarışın bir Ukraynalı hemşire sevgilisi var' bilgisi göze çarptı.
İtalya lideri Berlusconi 'çılgın partilerden hoşlanıyor'
Ahmedinejad 'deli ve dengesiz'
Suudi Arabistanlı bazı mali kaynaklar terör örgütlerini besleyen kaynak olarak gösterildiği, Çin hükümetinin bilgisayar sabotajlarıyla ABD'yi hedef aldığının kaydedildiği belgelerde, nükleer silah sahiplerinin geliştirdiği programlar da yer alıyor.
Gizli belgelere göre Azerbaycan, Türkiye'nin enerji merkezi olmasını istemiyor..
DİPLOMATİK OLMAYAN AĞIZLA TANIM

ABD'nin dünya başkentlerinde yer alan diplomatların bulunduğu ülke liderleri ile ilgili hiç de diplomatik olmayan konuşmalar ortaya çıktı.

ABD'nin imajını sarsması ve uzun süre dünya kamuoyunu meşgul etmesi beklenen WikiLeaks'in yayınladığı gizli bilgilere göre, Moskova'da görev yapan ABD Büyükelçisi 2008'in sonlarında Rusya Başbakanı Vladimir Putin'i Batman'a ve Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'i de yardımcısı Robin'e benzetmiş.
New York Times başta olmak üzere uluslararası basında yer almaya başlayan bilgilere göre Kuzey Kore lideri Kim Jong-il de Amerikalı diplomatlara göre "iradesiz yaşlı bir adam".
Kuzey Kore lideri için "inme sonucu fiziki ve psikolojik travma geçiren birisi" ifadeleri de kullanılıyor.
ABD Paris Büyükelçiliği, Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'yi ince tenli ve otoriter kişiliği ile tanımlarken, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ise, ABD Roma Büyükelçiliği tarafından "kibirli, beceriksiz ve etkisiz avrupalı bir lider" olarak eleştiriliyor.
ABD Roma Büyükelçiliği'nden geçilen bir başka raporda da "fiziki ve siyasi açıdan zayıf bir lider" olarak tanımlanan Berlusconi, gece hayatına düşkün olduğu için yeterince vakti kalmadığı değerlendirmesi yapılıyor.
BÜROKRASİ PUTİN'İN ALTINI KAZIYOR
Roma Büyükelçiliği'nden 2009'da geçilen raporda da Putin ve Berlusconi arasındaki dostluğa dikkat çekiliyor.

Berlusconi'nin aşırı hediyeler ve iş dünyasındaki gücü sayesinde karlı enerji anlaşmaları sağladığı iddia edilen belgelerde, İtalyan lider Avrupa'da Putin'in sözcüsü olmakla suçlanıyor.
Putin'in toplumda etkili olan kişiler üzerinde bir baskı oluşturduğunu kaydeden Amerikalı diplomatlar, Putin'in fermanlarını yerine getirmeyen ve yönetilemeyen bürokrasi tarafından kuyusunun kazıldığını savunuyor.
ABD'nin Afganistan'da müttefiki Cumhurbaşkanı Hamid Karzai için Kabil Büyükelçiliği'nin kullandığı ifadeler de hayli ilginç: "Gerçekleri dinlemeyen hayli zayıf karakterli birisi. Kendisine karşı ya da başka raporlarla kolaylıkla fikirlerini değiştirebiliyor."
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için söylenen ifadeler de hayli tartışma yaratacak cinsten: "Zarif ve etkiliyici; ancak hiçbir zaman verdiği sözü yerine getirmez."
Suudi Arabistanlı bazı mali kaynakların terör örgütlerine destek verdiği belirtilen bilgilerde, Çin yönetimi sanal ortamda ABD'yi hedef almakla suçlanıyor.
Guardian'da yer alan haberde ABD büyükelçiliklerinden gönderilen 250 binden fazla mesaj arasında, Suudi Kral Abdullah ve bazı Arap liderlerinin ABD'den İran'a nükleer programına son vermesi için hava saldırısı yapmasını istediği bilgisi yer alıyor.
Amerikalı yetkililerin uluslararası örgütlerde casusluk yaptıkları iddiaları da belgelerden sızanlardan.
Gazeteye göre bu iki bilgi bile dünyayı sarsmaya yetecek cinsten.
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
Dikkat edin : Neo-con ile Ergene-con aynı ağızdan konuşuyor.Bizdeki conlar ne demişse, oradaki conlar kaydetmiş.

DAĞ FARE DOĞURDU

Con cephesinde yeni bir şey yok.
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
WikiLeaks depremi dünya basınında

Wikileaks'in paylaştığı belgeler, ABD'nin son dönemde yurtdışında ve Birleşmiş Milletler'de bulunan diplomatlarına daha fazla istihbarat toplama görevi verdiğine işaret ediyor.


İtalya Dışişleri Bakanı: Bu belgeler diplomasinin 11 Eylül'ü
New York Times'ın konuyla ilgili haberine göre belgelerde Dışişleri Bakanlığı çalışanlarına belli ülkelerde "Ulusal İnsani İstihbarat Koleksiyonu Direktifleri"ni nasıl yerine getirebilecekleri anlatılıyor. Diplomatlardan kişilerin işleri, unvanları, mevkileri, telefon numaraları, kredi kart numaraları, uçuş detayları gibi noktalarda bilgi sahibi olmaları isteniyor.
ABD'nin Ortadoğu, Doğu Avrupa, Latin Amerika ve BM'deki misyonlarına gönderilen bu belgede, Amerikalı diplomatların aktif olarak yabancı ülkelerin sırlarını çalıp çalmadıklarına dair bir kanıt yok. Dışişleri Bakanlığı çalışanları uzun bir süredir biyografik profiller çıkarmak için CIA'e bilgi sunuyordu ancak bu belgede talep edilen detaylar bilgi toplama ve izleme operasyonları için de kullanılabilir.
Belgelerde ayrıca diplomatlardan yabancı ülkelerin ordularını ve istihbarat ajanslarını destekleyen telekomünikasyon ağları hakkında da detay talebinde bulunuluyor.
BİZZAT RICE VE CLINTON İMZALAMIŞ
Belgelerin binlercesi dışarıdaki büyükelçiliklerden bakanlığa gönderilmiş ancak 2008 ve 2009 yıllarından beş-altı belge Dışişleri Bakanları Condoleezza Rice ve Hillary Clinton'ın imzasını taşıyor. Örneğin Clinton imzalı bir belgede New York'ta bulunan BM merkezindeki ABD temsilcilerinin öncelikleri sıralanırken "Kuzey Koreli üst düzey diplomatların biyografik ve biyometrik özellikleri" hakkında bilgi toplanması isteniyor.
BM'de ajanlık yapmak uluslararası anlaşmalarca yasaklanmış bir durum ancak birçok ülkenin böyle çabaları olduğu herkesçe bilinen bir "sır".
New York Times'ın verdiği örneklerde Paraguay'daki büyükelçilikten Paraguay-Brezilya-Arjantin sınırında El Kaide, Hizbullah ve Hamas varlığıyla iligli bilgi toplanması, Ruanda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki temsilcilerden HIV rakamları ve Çin'in Afrika'dan kobalt, bakır ve petrol talebi gibi konularda bilgi isteniyor.
Sofya büyükelçiliğinden, Bulgar hükümetinin yolsuzlukla mücadele adımları ve Rus işadamlarıyla bağlantıları sorulurken, İsrail, Ürdün, Mısır ve bölge ülkelerden "Filistin meseleleri" konusunda istihbarat isteniyor.
ESKİ BÜYÜKELÇİLER KAYGILI
ABD çoğunlukla diplomat görünümlü gizli ajanları yurtdışına yolluyor ancak diplomatların çoğu ajan değil. Konuyla ilgili bilgilendirilen birçok eski büyükelçi, bu durumun Dışişleri Bakanlığı'nın yurtdışındaki çalışmalarını zorlaştırabileceği yönünde kaygılarını gile getirdi.
New York Times, bakanlık çalışanlarına yönelik bu talebin, ABD'nin istihbarat ajanslarının iki savaş ve küresel bir terörist avının ortasında kendilerinden bekleneni karşılamaya yetişemediği bir dönemde geldiği yorumunu yaptı.
SIZINTI DÜNYA BASININDA
Guardian
ABD elçiliklerinin iç yazışmaları küresel diplomatik krize neden oldu ABD bugün elçiliklerinin kendi içindeki 250 binden fazla iç yazışmasının medyaya sızmasının ardından dünya çapında bir diplomatik krizin içine çekildi.
Birçoğunun “gizli” olarak nitelendirilen belgelerde, Arap liderler özel olarak İran'a bir hava saldırısı düzenlenmesi için kulis yapıyor.
Belgelerde ayrıca, ABD'li yetkililere BM'nin üst düzey görevlileri hakkında casusluk yapmaları talimatı veriliyor.
Daily Telegraph
Wikileaks: ABD Mahmud Ahmedinejad'ı Hitler olarak adlandırıyor. Wikileaks tarafından yayımlanan ABD belgelerinde Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad “Hitler”, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise “çıplak imparator” olarak adlandırılıyor.
New York Times
Dünya genelinde İran endişesi
Belgeler ABD eski Başkanı George W. Bush ve halefi Barack Obama'nın İran'ın üstesinden gelmek için gösterdiği çabaları ve Obama'nın daha sert yaptırımlar için nasıl deste sağladığını anlatıyor.
Belgelerde, Çin'in İran'a olan enerji bağımlılığından kurtulması için Suudi Arabistan'ın Pekin'e düzenli olarak petrol sağlamasını amaçlayan bir ABD planından da söz ediliyor.
Jerusalem Post
Barak: Dünyanın kaderi İran'ın durdurulmasına bağlı Wikileaks'in yayımladığı belgelerde İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın barış süreci ve İran'ın nükleer hırsları konusundaki görüşleri de yer alıyor.
ABD'nin Tel Aviv Büyükelçiliği'nden gönderilen 2 Haziran 2009 tarihli bir belgeye göre, Barak, “İran ve Kuzey Kore'nin önünü kesmek için hiçbir opsiyonun masadan kaldırılmaması gerektiğini”söylüyor.
Barak ayrıca, ABD ve İsrail'in İran konusunda aynı istihbaratı paylaştığı ancak edindikleri bilgiyi farklı analiz ettiklerini söyledi.
Barak'a göre, ABD, İran'ı “suçluluğu ispatlanana kadar masum” olduğunu düşünüyor, oysa “bölgenin ve dünyanın kaderi İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemekten geçiyor.”
Haaretz
Barak'tan “İran'a saldırı 2010 yılı içinde yapılmalı” uyarısı
ABD hükümetine ait 2009 tarihli bir iç yazışmada, Savunma Bakanı Ehud Barak'ın İsrail'i ziyaret eden Amerikan yetkililere, İran'ın nükleer tesislerine yönelik bir saldırının 2010 yılı sonuna kadar uygulanabilirliği olduğunu, ancak bu tarihten sonra ortaya konacak herhangi bir askeri çözümün sonuçlarının kabul edilemeyecek derecede hasarlara neden olabileceğini söylüyor.
Der Spiegel: Bir süpergücün dünya görüşü
ABD Dışişleri Bakanlığı'na ait 251 bin gizli belge Washington'ın dünya üzerindeki etkisini nasıl korumaya çalıştığını gösteriyor.
Yayımlanan belgelere göre, ABD'nin eski Berlin Büyükelçisi William Timken Dışişleri Bakanlığı'na yaptığı bildirimde, iki ülke arasındaki ilişkilerinde bir gelişme olduğunu ancak Almanya Başbakanı Angela Merkel'in ilişkilerin daha da ileriye gitmesi için gerekli olan cesur adımları atamadağını belirtiyor.

(Hürriyet)
 
K

Kaçak

Misafir
Evet abi birde senin yorumunu alalım ...
Bu bilgilerin anlamı ne ?
Güvenelimmi bu yazılanlara ...
Güvenli/güvensiz bir yana ne anlıyorsun ?
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
Gün gün Wikileaks'ta yayınlanacak belgeler

Pazar akşamı yayınlanan az sayıda belgeden sonra Pazartesi günü tamamen yayınlanacak belgelerde Amerikalı diplomatların dünya liderleri hakkında tuttuğu raporlar ve yorumlar yer alıyor.
Salı günü yayınlanacak belgelerde ise gündem Kuzey Kore – Güney Kore eksenli olacak. Ayrıca Guantanamo belgeleri de Salı günü yayınlanacak.
Çarşamba günü ise Pakistan ile ilgili belgeler ve Cibuti’deki korsan karşıtı faaliyetler ile ilgili gizli belgeler ve yazışmalar yayınlanacak.
Perşembe günü ise Amerikalıların, Kanadalıların ‘aşağılık kompleksiyle’ ilgili belgeleri, Afganistan’daki yolsuzluk raporları gün ışığına çıkacak.
Cumartesi günü Yemen ile ilgili belgeleri yayınlayacak site, Pazar günü ise Çin dosyasının kapağını kaldıracak.
(Haber 7)
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
Evet abi birde senin yorumunu alalım ...
Bu bilgilerin anlamı ne ?
Güvenelimmi bu yazılanlara ...
Güvenli/güvensiz bir yana ne anlıyorsun ?

Eteklerinde neler var bir döksün görelim

WikiLeaks internet sitesinin açıkladığı belgelere Türkiye'den ilk tepki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan geldi.
Libya ziyareti öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan WikiLeaks'in belgeleri için "WikiLeaks eteklerinde neler var bir döksün görelim. Ondan sonra bu belgeler ne kadarı ciddi ne kadarı gayriciddi görelim. Sonrasında değerlendirmesini yapar, açıklama yaparız." dedi.
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42


Wikileaks nedir? Gücünü nereden alıyor?


Kaynaklarını gizli tutarak ülkelerin en özel bilgilerine ulaşan, dahası bu verileri yayınlayan İsveç merkezli uluslar arası bir organizasyon Wikileaks.
Ellerindeki çok ses getirecek bir milyondan daha fazla dokümanı yayınlayarak, tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başarmış olsalar da aslında çok daha önceden de zaman zaman yayınladıkları raporlar ile çok sayıda ödül kazanmış, birçok kesimden insanın takdirini kazanmışlardı. (WikiLeaks Belgelerinde Türkiye Adı Geçiyor)



Torrent'e Düştü!
Washington'ın tüm ikazlarına rağmen belgeleri açıklayacaklarını duyuran ve bugün önce Twitter hesabından belgeleri duyuran Wikileaks, tüm dünyada deprem etkisi yarattı.
Kısa sürede tüm belgeler şifreli bir dosya halinde Torrent'e de düştü. Google'da biraz arama yaptıktan sonra Wikileaks hakkında birçok detaylı dokümana ulaşabilmek mümkün.
Wikileaks belgeleri arasında Amerika'nın Afganistan ve Irak Savaş Günlükleri, Türkiye hakkında çarpıcı yorumlar ve veriler, bakanlar hakkında değerlendirmeler ve raporlar yer alıyor.
Teknoloji sitesi ShiftDelete.Net'in haberine göre, Wikileaks kabloları arasındaki en fazla ikinci bilgi alışverişinin ise Amerika'nın Ankara büyükelçiliği üzerinden yapılmış olması dikkat çekici.
- Wikileaks Twitter Sayfası: http://twitter.com/#!/wikileaks
- Wikileaks Resmi Adresi: http://wikileaks.org/
- Wikileaks Türkiye Çeviri Ekibi: http://friendfeed.com/wikileakstr



SDN - ShiftDelete.Net
 
K

Kaçak

Misafir
Yahu Tıpkı Başbakan gibi konuştun desem yalan olmaz yani ...
Bırak bu başbakan agızları abiiiii :)
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=90702

Linke bir göz atarsan faydası olur kanaatindeyim kaçak kardeşim
Kim ne derse desin Obama savaşıyor zaten savaşmaktan başka alternatifi yok ve bu savaşa tüm dünyayı çekmeye çalışıyor.
Erdoğan nasıl savaşıyorsa Obama da öyle savaşıyor.
Bu savaşımda kim haklı kim haksız ve kazananı kim olacak bunu yakın bir zaman da göreceğiz hep beraber.
Tüm dünya savaşıyor aslında ve bu savaşın kazananları hep aynı olmuş bakalım tersine dönebilecek mi?
Benimde bir savaşım var kendimle
Başkalarının savaşı beni etkileyecek olsada ben başkalarını etkilemeyecek kendi savaşımdan yanayım çıkardım topraktan savaş baltalarını...
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
Aliyev, Türkiye'yi sırtından mı vurdu?

25 Şubat 2010 tarihli belgeye göre Azerbaycan lideri İlham Aliyev, Türkiye’nin bir enerji merkezi olamayacağını söylüyor. Ayrıca Aliyev, Türkiye’deki Erdoğan hükümetinden hoşlanmadığını açıklıyor, dış politikada “saf” olduklarının ve girişimlerindeki başarısızlıklarının, Türkiye’nin geleneksel uluslararası arkadaşlarının desteğini Ankara’nın İsrail’e husumeti nedeniyle kaybettiğinin altını çiziyor. Ayrıca, “ılımlı İslam” mefhumunun gerçeklik payı olmadığını ve Erdoğan’ın Hamas ve Gazze’ye destekte diretmesinin Türkiye’ye bir kazanç sağlamadığını söylüyor.
Wikileaks'in yayımladığı gizli belgeler arasında Azerbaycan Devlet Başkan İlham Aliyev'in ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı William Burns ile yaptığı görüşmenin detayları da yer aldı.
25 Şubat 2010 tarihli belgeye göre, Rusya Cumhurbaşkanı Dimitri Medvedev ile Başbakan Vladimir Putin arasındaki ilişkiyi tanımlarken bir Azeri deyimi olan "İki kelle bir kazanda pişmez" ifadesini kullanan Aliyev'in, Türkiye-Ermenistan arasındaki yakınlaşma süreci ve Dağlık Karabağ'daki barış sürecine ilişkini endişelerini dile getirirken de yine aynı deyimi kullanmış olabileceği belirtildi.
Aliyev, Burns'e, 1915 olaylarının yıldönümü olan 24 Nisanın hem Dağlık Karabağ hem de Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi süreci üzerinde "Demokles'in kılıcı" gibi sallandığını da söyledi.
Belgede, İlhan Aliyev'in ayrıca, Dağlık Karabağ'a daha fazla süre tanınması açısından Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinin Nisan ayından sonraya bırakılmasını önerdiği belirtildi.
Belgeye göre, ABD'den Ermenistan üzerindeki baskıyı artırmasını isteyen Aliyev, Karabağ konusunda daha fazla esneklik göstermeye çalıştıklarını da söyledi.
-ENERJİ İŞBİRLİĞİ-
Enerji konusunun da ele alındığı toplantıda Aliyev, Türkiye'nin "yapıcı bir tutum" izlemesi halinde bu yıl bir gaz geçişi anlaşmasının yapılabileceğini ifade etti ancak 24 Nisandan önce hiçbirşeyin imzalanamayacağını da belirtti.
Türkiye-Rusya arasındaki faal işbirliğinin, sürecin önündeki engellerden biri olabileceği konusundaki endişesini de dile getiren Aliyev, "Türkiye Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın kısa bir süre önce Azerbaycan devlet petrol şirketinin başkanına, 'Neden Rusya ile ilişkilerimizi bozmaya çalışıyorsunuz ki? Nabucco'ya gerçekten ihtiyacınız var mı?' dediğini de söyledi.
Belgeye göre, Rusya'ya gaz satma anlaşmasının detayları hakkında da bilgi veren Aliyev, bu anlaşmanın "Türk dostlarımıza" doğalgaz dağıtım merkezi yaratmasına izin verilmeyeceğini göstermek için yapıldığını ifade etti.
Belgede, Aliyev'in, Ankara'nın İsrail'e düşmanlığı nedeniyle Türkiye'nin uluslararası geleneksel dostları arasındaki desteğini yitirmesi de dahil "politik insiyatiflerinin başarısızlığına" ve dış politikalarındaki "naifliğine" işaret ederek, Erdoğan hükümetinden duyduğu hoşnutsuzluğu da ortaya koyduğu belirtildi.
Kendi düşüncesine göre, Türkiye'deki hükümetin hiçbir zaman "Ilımlı İslam" nitelemesini hak etmediğini dile getiren Aliyev, Erdoğan'ın, Arap ülkeleri sessiz kalırken, Hamas ve Gazze konusunda teşvik edici açıklamalar yapmasının Türkiye'ye hiçbir fayda getirmediğini söyledi.
İRAN'DAN TÜRKİYE'YE KAÇAN BİR ABD VATANDAŞININ İRAN'A İADESİ ABD BÜYÜKELÇİLİĞİNİN GİRİŞİMİYLE ENGELLENMİŞ
Wikileaks internet sitesinde yayımlanan sızdırılmış ABD'nin Ankara Büyükelçiliği belgelerinde, 2009 yılında İran'dan Türkiye'ye kaçarak ABD Büyükelçiliğine sığınan İran asıllı bir Amerikan vatandaşının İran'a iadesinin, ABD Büyükelçilğinin girişimiyle engellendiği öne sürüldü.
''Hizmete özel'' koduyla sınıflandırılan 11 Şubat 2009 tarihli belgede, Türkiye'nin, 9 Ocakta ABD Büyükelçiliğine sığınan Hüseyin Ghanbarzadeh Vahedi adlı 75 yaşındaki ABD vatandaşının Türkiye'ye yasadışı giriş yaptığı gerekçesiyle sınırdışı etmek istediği, ancak ABD Büyükelçiliğinin girişimiyle buna engel olunduğu savunuluyor.
Vahedi'nin İran'a akrabalarını ziyaret etmek üzere gittiği ve isteği dışında 7 ay bu ülkede tutulduğu belirtilen belgede, Vahedi'nin 3 gün süren çok zorlu şartlar altında İran'dan kaçarak Türkiye'ye geldiğine işaret edildi.
Belgede, Vahedi'nin İran'dan kaçışının Amerikalı yetkililerce bilindiği gerekçesiyle İran'a iade edilmek istendiğinin ABD'li yetkililere iletildiği belirtiliyor.
ABD Büyükelçiliğinin temasa geçtiği Türk Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin İçişleri Bakanlığına yaptığı "baskı sonucu" Vahedi'nin ABD'ye gönderilmesinin sağlandığı öne sürülen belgede, Türkiye'den ABD'ye iadesiyle ilgili hukuki işlemler, ülkeden çıkış hazırlıkları ve havaalanına götürülüşü sırasında Vahedi'nin güvenliğinin konsolosluk yetkililerince sağlandığı kaydediliyor.
Belgenin yorum kısmında Türk yetkililerin, "özellikle İran veya Irak'tan kaçak yollarla Türkiye'ye giren kişilerin, İran veya Irak pasaportunun yanı sıra ABD pasaportuna sahip olsalar bile geldikleri ülkeye iade ettikleri" belirtiliyor.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) raporlarına göre Türk yetkililerin, Türkiye'ye kaçan kişileri son derece acımasız şartlarda geldikleri ülkelere iade ettikleri iddialarına yer verilen belgede, "kaçak giriş yapanların gece yarısı otobüsle Türkiye'nin güney sınırına getirildikleri ve sonra da bu kişilere yeterli su ve yiyecek verilmeden havaya ateş açılmak suretiyle İran veya Irak sınırını geçmeye zorlandıkları" öne sürülüyor.
AA
 

ukubat

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
1,926
Puanları
48
Web sitesi
www.ismailaga.org.tr
Amerika'nın OSMANLI korkusu....



AMERİKA'NIN OSMANLI KORKUSU...

"ABD için en büyük potansiyel stratejik problem, Türklerin Balkanlar'da ve Ortadoğu'daki yeni Osmanlı duruşu"









Osmanlı duruşu ABD'yi korkuttu !




WikiLeaksinternetsitesi, ABD'nin karşı çıkmasına rağmen yeni belgeleri çeşitli yayın organları aracılığıyla yayınladı. Gizli belgelerde ilginç detaylar yer alıyor.

ABD'nin eskiAnkaraBüyükelçisi James Jeffrey'in kaleme aldığı 20 Ocak 2010 tarihli "Türkiye'nin yeni dış politikasının altında ne yatıyor?" başlıklı belgede, "ABD için en büyük potansiyel stratejik problem, Türklerin Balkanlar'da ve Ortadoğu'daki yeni Osmanlı duruşudur" deniliyor
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
AK Parti'ye kapatma davası Wikileaks'te

''AKP'nin Kapatılmasının Sonuçları ve Bizim Duruşumuz'' başlığı ve 'Hizmete özel'' koduyla yazılan 04 Kasım 2008 tarihli belgenin giriş cümlesinde, ''AK Parti'nin kapatılması davası bu ülkenin geleceğine bir darbedir'' ifadelerine yer verildiği dikkat çekiyor.
Büyükelçi Ross Wilson tarafından kaleme alınan belgede, davanın ''Türkiye'nin, devletin, ülke demokrasisinin büyümesi ve dinin toplumdaki rolü gibi konuların doğasına ilişkin çözümlenmemiş ihtilafları yansıttığı'' görüşüne yer verilen belgede, mevcut durumun bir nedeninin de, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Temmuz 2007'de yeniden iktidar geldikten sonra geçen 9 aylık dönemde sergilediği başarısız liderlik'' olduğu ileri sürülüyor.
Erdoğan'a, baş örtüsü konusunu Türkiye'de yapılacak reformlar listesinin başına getirerek, ''ülkenin İslamlaştırılmasından ve gücü dizginlenmemiş bir çoğunluk iktidarından duyulan korkuları yatıştıracak en önemli vasıtalar olan AB reformlarını sürdürmediği'' eleştirisinin yönetildiği görülüyor.
ABD'nin öncelikleri, ''Türkiye ile ortak çıkarlar çerçevesinde çalışma yeteneğinin muhafaza edilmesi ve ülkedeki demokratik sürecin geniş anlamda desteklenmesi'' olarak sıralanıyor ve ''Türkler arasında yapılan bu gürültülü, tarihi tartışma ve siyaset yürütmenin'', Türkiye'deki demokrasinin olgunlaşmaya devam etmesi açısından hayati önem taşıdığına işaret edilerek, ABD'nin buna saygı göstermesi ve Türk siyasetine ilişkin görüş belirtmekten kaçınması yaklaşımını benimsemesi tavsiye ediliyor.
Açılan dava hakkında ''Bu, bir adli darbe girişimi ve siyasetin, kanuni yöntemlerle Clausewitz benzeri bir şekilde genişlemesidir. Bu iddianame siyasi bir belge olarak yorumlanıyor. Parti ile partideki önde gelen 70 kişinin siyasetten yasaklanmasını haklı çıkarmak için gazetelerden yapılan alıntılara yer veriliyor'' ifadeleri kullanıldı.
Belgede, ABD'nin kamuya yapacakları açıklamalarda olumlu ifadelere yer verilmesi tavsiye edilirken, ''ABD'nin ülkedeki demokratik kurumlara, Türkiye'nin demokratik değerler ve laik prensiplere olan bağlılığına'' olan desteğini vurgulaması, ''Türkiye'nin AB'ye giriş hedefine ve ABD'nin, gelecekte Türkiye'nin özgürlüğe ve refaha ulaşmasını sağlayacak kapsamlı siyasi ve ekonomik reformlara verdiği desteğin altının çizilmesi'' ABD'nin kamuya yapacağı açıklamalarda dile getirilmesi, tavsiye edilen konular arasında yer alıyor.
ABD tarafından yapılan kamu açıklamalarında. ABD yönetiminin, Irak, Afganistan, Kafkasya, Balkanlar, terörizm, enerji güvenliği, Kıbrıs ile bölgedeki ve dünyanın değişik yerlerindeki sorunlar gibi konularda ortak çıkarları bulunan Türkiye ile birlikte çalışmayı sürdürmeyi çok arzu ettiğinin de özellikle belirtilmesi öneriliyor.
Belgede adli sahanın siyasi mücadele alanına dahil edildiği iddiasında işaret edilen düşünür, 1780-1831 arasında yaşamış Prusyalı general Carl Philipp Gottlieb von Clausewitz. "Vom Kriege" (Savaş üzerine) adlı çok ünlü bir eserin yazarı olan Clausewitz'e göre "Savaş bir siyasi araç olduğu kadar aynı zaman da bizatihi bir siyasi eylem, siyasi faaliyetin devamıdır."
AA
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
TSK'daki Gülen cemaati avı da WikiLeaks'te

TSK'nın Fethullahçı subay fişleme iddiası da Wikileaks belgelerinde yer aldı..
Wikileaks, dün yayınlayacağı belgeleri saldırı nedeniyle geçikmeli olarak yayınladı. Belgelerdeki Türkiye ayrıntılarında hükümet ile asker ilişkileriyle ilgili önemli tespitler yer alıyor. Yine aynı belgelere göre Türkiye'de darbeyi bekleyen ABD'li üst yetkili, İslami duyarlılığın artmasından da şikayetçi.. TSK'nın Fethullahçı subay fişlemesi de belgelerde yer aldı.
ÇÖPTE İÇKİ ŞİŞESİ
TSK'daki irtica faaliyetleri ve subaylarla ilgili başlatılan "av"la ilgili ABD'ye bir gazeteci bilgi verdi. TSK, irticacı olduğu iddia edilen subayların çöplerini karıştırarak belge aradı. Uzun süre içki şişesi bulunmayan subaylar fişlendi.
MAYOLU PARTİLER
TSK'nın başka bir fişleme şekli ise verdiği mayolu partiler.. Belgelerde yer alan bilgilere göre TSK tarikatçı subayları deşifre etmek için mayolu partiler organize ediyor.
Washington'dan sonra Ankara ikinci sırada
Wikileaks internet sitesinde yayınlanan belgelerde Washington'dan sonra en çok Ankara kaynaklı olanlar yer alıyor.
Wikileaks sitesinin yayınlayacağı belgeler içerisinde Türkiye ile ilgili olanlar çok önemli yer tutuyor. ABD Büyükelçiliği Türkiye ile ilgili 7 bin 918 belge yayınladı. Bu sayı ile Türkiye ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan sonra hakkında en çok belge yayınlanan ülke oldu.

Wikileaks'in yayınladığı belgeler arasında Türkiye ile ilgili olanlar çok önemli yer tutuyor. Hatta siteye yüklenen belgeler arasında Washington'dan sonra en çok Ankara kaynaklı belgeler bulunuyor.
Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı ise 8 bin 17 belgeye kaynaklık ederken, Ankara 7 bin 918 belgeye kaynaklık ediyor.
Birçok belgeye kaynaklık eden diğer bazı başkentler ise şöyle sıralanıyor:
Bağdat: 6 bin 677
Amman: 4 bin 312
Tel Aviv: 3 bin 194
Kabil: 2 bin 961
Beyrut: 2 bin 368
AKŞAM- NTV
 

redyellow

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
20 Nis 2010
Mesajlar
2,168
Puanları
0
Web sitesi
redyellow.besaba.com
Ben bu belgelerin amerikanın izniyle yayınlandığını düşünüyorum, yani amerikaya rağmen yayınlanmadı.

eğer amerika yönetimi bunların yayınlanmasına gerçekten karşı olsaydı bi şekilde bunu yayınlatmazdı.

Şu ana kadar açıklanan hiç bir belgede israili zor duruma bırakacak bir şey yok, hatta israil memnun bu belgelerin açıklanmasından.

Bakalım daha neler açıklanacak.

Ama dediğim gibi ben bunların amerikan yönetiminin bilgisi dahilinde açıklandığını düşünüyorum.
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
WikiLeaks'in gizli belgelerine tepkiler

Pakistan, Irak, İsveç, Fransa, Rusya ve İngiltere ortaya çıkarttığı belgelerle dünyada tartışma yaratan WikiLeaks sitesini topa tuttu. Yapılan açıklamalarda belgelerdeki iddialara sert tepki verildi.

ALMAN HÜKÜMETİ, ABD İLE İLİŞKİLERİN SAĞLAM OLDUĞUNU AÇIKLADI
Alman hükümet sözcüsü Steffen Seibert, WikiLeaks adlı internet sitesinde gizli Amerikan diplomatik yazışmalarının yayımlanmasının ardından ABD ile ikili ilişkilerin sağlam olduğunu açıkladı.
Sözcü Seibert bugün başkent Berlin'de yaptığı açıklamada, ikili ilişkilerin sağlam olduğunu ve bu yayınlardan hiçbir şekilde olumsuz etkilenmediğini belirtti. Seibert, "iki ülke arasındaki tarihi ilişkilerin bu tür yayınlarla ciddi bir şekilde sarsılamayacak kadar güçlü olduğunu" kaydetti.
Yazışmalarda saldırgan ve şımarık olmakla eleştirilen Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de gizli belgelerin açığa çıkmasını üzücü bir olay olarak nitelendirerek, şimdi ortaya çıkan çok sayıda gizli bilgiden kaynaklanacak zararın büyüklüğünün şimdiden tahmin edilemeyeceğini söyledi.
Almanya'nın ve diğer müttefik ülkelerin güvenliğinin bu olaydan olumsuz yönde etkilenmemesini dilediğini ve bu olay nedeniyle ikili ilişkilerin bozulmayacağını ifade eden Westerwelle, "Amerikan yönetimi ile sıkı ve dostane bir şekilde çalışıyoruz. Bu böyle de kalacak" dedi.
Genel başkanlığını yaptığı Hür Demokrat Parti'den (FDP) bir kişinin Alman hükümeti içinde yaşananları Amerikalılara anlattığına ilişkin iddiayı da reddeden Westerwelle, tüm parti çalışanlarına büyük güven duyduğunu kaydetti.
Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Andreas Peschke, söz konusu yayınlarla Almanya'nın ya da müttefik ülkelerin güvenliğinin tehlikeye girebileceği uyarısında bulunarak, bunu Alman hükümetiyle ilgili belgeleri değil daha çok Ortadoğu ve Asya ülkeleri hakkındaki belgeleri gözönünde bulundurarak söylediğini belirtti.
Bu arada Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, yazışmaların yayınlanmasını kınayarak, WikiLeaks adlı internet sayfasına abartılı bir ilgi gösterildiğini ifade etti.
Amerikalı diplomatların Alman üst düzey politikacılar hakkında eleştiri olarak neler yazdıklarını okumaya niyeti olmadığını kaydeden Schaeuble, eski Doğu Alman İstihbarat Teşkilatı STASI'nin bile kendisi hakkında neler yazdığını bugüne kadar okumadığını sözlerine ekledi.
Söz konusu yazışmalarda eleştirilen Alman Ekonomik İşbirliği Bakanı Dirk Niebel de ikili ilişkilerin bozulamayacak kadar sağlam olduğunu ifade ederek, yazışmalarda saldırgan ve şımarık olarak nitelendirilen Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle'nin pozisyonunun bu nedenle zayıfladığına inanmadığını söyledi.
Niebel, konunun bu kadar abartılmasını anlayamadığını da belirterek, burada asıl önemli olan olayın, gizli belgelerin güvenliğinin sağlanamaması olduğunu kaydetti.
Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, hükümetlerin diğer hükümetler hakkında rapor tutmasının doğal olduğunu, bunun gelecekte de devam edeceğini belirterek, asıl önemli sorunun gizli belgelerin güvenliği olduğunu söyledi.
Partinin diğer eşbaşkanı Claudia Roth, her zaman açıklık ve saydamlıktan yana oldukları için, diplomasi duvarının bir parça yıkılmasını doğru bulduğunu ifade etti.


KREMLİN'DEN WIKILEAKS BELGELERİNE TEPKİ

Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev'in basın Sözcüsü Natalya Timakova, Wikileaks belgelerinde Rusya ile ilgili bilgilerin yayımlanmasını yorumlamaya gerek bile duymadıklarını, Başbakan Vladimir Putin ve Medvedev için yapılan "Batman ve Yardımcısı Robin" ifadelerinin uydurulmuş Holywood kahramanları olduğunu söyledi.
Timakova, yaptığı kısa açıklamada, "Wikileaks sitesinde ve bazı gazetelerde yayımlanan makalelerde ilginç ve yoruma değer bir şey yok. Uydurulmuş Holywood kahramanlarını yorumlamaya gerek duymuyoruz" dedi.
Putin'in Sözcüsü Dimitriy Peskov da gazetecilerin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, belgeleri yorumlamak için henüz erken olduğunu belirterek, "Şimdilik net bir şey söylemek mümkün değil. İlk önce hangi İngilizce kelimenin kullanıldığına bakmak lazım. ikincisi hangi seviyedeki memur veya siyasetçilerin hangi belgelerde yorumda bulunduğunu görmek lazım. Daha da önemlisi Putin hakkında konuşuyorlar mı, onu araştırmak lazım" diye konuştu.


İNGİLTERE, BELGELERİN YAYIMLANMASINI KINADI

İngiltere, Wikileaks'in ABD belgelerini izinsiz şekilde yayımlamasını kınadı.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün yaptığı ve bakanlığın resmi internet sitesinde yer verilen açıklamada, "Bilgilerin izinsiz bir şekilde yayımlanmasını, İngiltere'de de benzer belgelerin yayımlanmasında olduğu gibi kınıyoruz" denildi.
Bu bilgilerin ulusal güvenliğe zarar verebileceğine dikkat çekilen açıklamada, ayrıca "ABD'nin de belirttiği gibi insanların hayatlarını riske atabileceği" kaydedildi.
Açıklamada, "ABD hükümetiyle çok güçlü ilişkilerimiz var ve bu devam edecektir" ifadesi kullanıldı.

PAKİSTAN'DAN KINAMA

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ortaya çıkarttığı belgelerle dünyada tartışma yaratan WikiLeaks sitesini kınadı.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abdul Basid, WikiLeaks sitesinde yayımlanan belgeleri ''sorumsuzluk'' olarak nitelendirerek, hassas bilgilerin ortaya çıkarılmasını kınadıklarını açıkladı.
Pakistan'ın savunmasını ve ülke politikalarını ilgilendiren kritik bilgilerin internet sitesinde yayımlanmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Basid, söz konusu belgelerin sorumsuzca ve rahatlıkla servis edilmesinin ''kınanması gereken bir davranış'' olduğunu ifade etti.
Basid ayrıca, sitede yer alan çoğu bilgilerin Amerikalı yetkililer tarafından daha önce kendilerine iletildiğini belirtti.
WikiLeaks sitesinde yayımlanan gizli belgelerde, ABD'nin, Pakistan'ın sahip olduğu zenginleştirilmiş uranyumu Pakistan'ın elinden almaya yönelik raporlar ile Devlet Başkanı Asıf Ali Zerdari ve Pakistan yönetimi hakkında olumsuz ifadeler yer almıştı.
PAKİSTAN BAŞBAKANI GİLANİ: GÜCÜMÜZ, NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMAKTAN GELİYOR
Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gilani, ''Pakistan'ın gücünün kaynağı sahip olduğu nükleer silah ve nükleer teknolojidir'' dedi.
Pakistan'ın kontrolündeki Keşmir'in Ravlakot kentinde konuşan Gilani, Wikileaks sitesinde yayımlanan raporlarda yer alan ''ABD, Pakistan'ın nükleer silahlarını elinden almak istiyor'' yönündeki ifadelere gönderme yaptı.
Ülkesinin gücünün sahip olduğu nükleer teknolojiden kaynaklandığını belirten Pakistan Başbakanı, nükleer silahların emin ellerde olduğunu ve nükleer teknolojiye sahip olmalarını egemenlik haklarının bir parçası olarak gördüklerini söyledi.
Keşmir sorununun Pakistan için önemine de değinen Gilani, partisinin hala halk desteğine sahip olduğunu, ayrıca muhaliflerinin yapıcı eleştirilerine açık olduğunu ifade etti.
IRAK'TAN BELGELERİN SIZDIRILMASINA ELEŞTİRİ
Irak, Wikileaks internet sitesinde gizli Amerikan diplomatik yazışmalarının yayımlanmasına tepki gösterdi.
Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, İran'ın Irak'a karışmasından ABD'nin duyduğu kaygıları gösteren yazışmaların içeriğine değinmedi, ancak belgelerle ilgili olarak "yardımcı olmayan ve zamansız" tabirlerini kullandı.
İngiliz gazetesi Guardian'da yayımlanan belgelerde Amerikalı diplomatlar, İran'ın Irak'taki yandaşlarına heryıl milyonlarca dolar yardım ettiğini bildiriyor.
İSVEÇ DIŞİŞLERİ BAKANI BİLDT'DEN DİPLOMATİK RİSK UYARISI
İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, Wikileaks internet sitesinde gizli Amerikan diplomatik yazışmalarının yayımlanmasına tepki göstererek, belgelerin yayınlanmasıyla birlikte dünyada diplomasinin de tehlikeye gireceğini söyledi.
Belgelerin yayımlanmasının ardından İsveç radyosuna konuşan Bildt, bu şekilde dünyanın daha az güvenilir hale geleceğini savundu.
Bu durumun uluslararası diploması için iyi olmadığının altını çizen Bildt, ''Bundan sonra ABD ile yürütülecek diplomatik görüşmelerde gösterilecek cesarette de azalma yaşanabilir. Belgelerin yayımlanması ABD diplomasisi ile birlikte bütün dünya diplomasisine zarar vermiş oldu'' diye konuştu.
Carl Bildt ayrıca, belgeler yayımlanmadan önce ABD Dışişleri Bakanlığının İsveç Dışişleri Bakanlığı ile görüştüğünü doğruladı.
FRANSA:''GİZLİ BELGELERİN YAYIMLANMASI TEHDİT. ABD YÖNETİMİ İLE DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ''
Fransa'da hükümet sözcüsü Francois Baroin, Wikileaks internet sitesi tarafından yayımlanan on binlerce gizli belgenin ''tehdit oluşturduğunu'' ve bu konuda ülkesinin, ABD yönetimiyle ''dayanışma'' içinde bulunduğunu açıkladı.
Sözcü Francois Baroin, gizli belgelerin yayımlanmasının, ''ABD'nin yurtdışında görev yapan çalışanlarının hayatını tehlikeye atacağını'' söyledi.
Europe-1 radyo kanalına konuşan Fransız bakan, ABD yönetiminin, gizli belgelerinin yayınlanmasından önce kendileriyle temasa geçip, belgelerle ilgili bilgi verdiğini sözlerine ekledi.
AA
 

Kırmızı_zambaK

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 May 2010
Mesajlar
1,434
Puanları
83
Reklam sadece..Bunun arkasında başka şeyler yatıyor ;)
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
Son durum obama ve erdoğan arasını bozmaya yönelik bir durum sergiliyor. Koskoca dünyada tek ak parti ve erdoğan kalmış haklarında belge yayınlayacak.

Yanlarına kalmayacak tabiki.
 
Üst