ve HÜSNÜ artık YOK! | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

ve HÜSNÜ artık YOK!

|SEÇKiN|

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
25 May 2010
Mesajlar
812
Puanları
43
HÜSNÜ MÜBAREK İSTİFASINI VERDİ.. TAHRİR MEYDANI'NDA BÜYÜK COŞKU VAR..



SAAT 18:04 MÜBAREK BIRAKTI

SAAT 17.00 BAŞKANLIK SARAYINDAN İKİ HELİKOPTERİN AYRILDIĞI BELİRTİLDİ

Mısır'ın Sina'daki El Ariş şehrinde bin kadar Mısırlının bir polis karakoluna saldırdığı bildirildi.

Görgü tanıklarının verdiği bilgiye göre, tutukluları serbest bırakmak için karakola saldıran kişilerle, karakolun çatısına çekilen polisler arasında çatışma çıktı.

Saldırganların karakolun önündeki 3 aracı ateşe verdikleri ve molotof kokteyli kullandıkları belirtildi.

Bu arada, görgü tanıkları başkanlık sarayından en az iki helikopterin havalandığını belirttiler.


Mısır'da 18 gündür devam eden isyan sonunda amacına ulaştı. Hüsnü Mübarek'in yetkilerini devrettiğini açıkladığı cumhurbaşkanı yardımcısı Ömer Süleyman yaptığı açıklamayla Hüsnü Mübarek'in istifa ettiğini duyurdu.

İstifa sonrasında ülke yönetimi Yüksek Ordu Konseyi'ne geçti.

18 gündür sokak ve meydanları dolduran Mısır halkı sevinç gösterileri yapıyor.

Muhalif lider El Baradey açıklamayı, "bu hayatımın en güzel günü. Ülke artık özgür" sözleriyle değerlendirdi.



EYLEMCİLER SARAYA YÜRÜDÜ
Şimdiye kadar eylemler sadece meydan ve sokaklarda yapılmıştı ancak bugün eylemler Başkanlık Sarayı çevresine sıçradı. Devlet televizyonu eylemciler tarafından kuşatılırken ajanslar sabah saatlerinde bir kısım göstericinin Başkanlık Sarayı önünde slogan attığını ve saray çevresindeki askerlerin müdahalede bulunmadığını bildirdi. Ancak öğleden sonra saray çevresinde çatışmaların yaşandığına dair haberler gelmeye başladı. Devlet televizyonu da eylemcilerin saraya doğru yürüyüşe geçtiğini duyurdu.

MÜBAREK KAHİRE'DEN AYRILDI
Öte yandan hükümete yakın bir kaynak, Mübarek'in başkent Kahire'yi terk ettiğini iddia etti. Görgü tanıkları en az iki helikopterin Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndan havalandığını söyledi. Herhangi bir kaynak belirtmeden Mübarek'in Kahire'den ayrıldığını duyuran El Arabiye televizyonu da, Cumhurbaşkanının Kızıl Deniz'deki tatil beldesi Şarm Eşşeyh'e gittiğini iddia etti. Adının verilmesini istemeyen Şarm Eşşeyh'te bulunan bir yerel yetkili de bu iddiayı doğruladı. Mübarek'in burada büyük bir yazlık konutu bulunuyor.

ABD: OLUMLU BİR İLK ADIM
ABD Mübarek'in Kahire'den ayrıldığı haberlerini "olumlu bir ilk adım" olarak nitelendiridi. Beyaz Saray sözcücü, kendilerine de Hüsnü Mübarek'in Şarm Eşşeyh'e gittiğine dair bilgiler geldiğini söyledi ancak detay vermedi.




[url=http://www.islamigundem.com/mubarek-cumhurbaskanligini-birakti-haber-28366.html]kaynak[/URL]
 

|SEÇKiN|

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
25 May 2010
Mesajlar
812
Puanları
43
evet, nâmübarek firavunu gitti.
de, bakalım bundan sora gelişmeler neyi gösterecek...
ihvan-ı müsliminin çapı ne kadar, müessiriyeti ne göreceğiz inşaallah.
dua edelim, müslümanlar kazansın.
 

YagmuR

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2006
Mesajlar
2,504
Puanları
0
Yaş
32
Web sitesi
www.gencislam.com
Hayırlı olsun, Rabbim güzellikler ve barışla sıkıntısız bir gelecek nasip etsin...
 

Meryem

Komplike
İhvan Üyesi
Katılım
6 Tem 2006
Mesajlar
15,309
Puanları
113
Yaş
34
İnşaAllah gelen gideni aratmaz, en doğru dua bu olacaktır sanırım...
 
K

Kaçak

Misafir
Bakarmısınız haberin güzelliğine ...
Devrimin derdi İslam değilmiş ...
İslam ne ki acaba bu zihinlerde ...
Açlığa , zülme ve dahi Belamlara direnmek İslam değilse ne ?
Buyrun ilgili haber ...


Gençler:Ezher Şeyhi İstifa Etsin
Mısırlı gençlerin başlattığı 25 Ocak Hareketi yayınladığı bildiride, Hüsnü Mübarek’i destekleyen El-Ezher şeyhi Ahmet El-Tayyib’i de istifaya çağırdı

El-Ezher şeyhi Ahmet El-Tayyib'e hitaben bir bildiri yayınlayan 25 Ocak Hareketi, Mısırlı alimi, Mübarek'i desteklemesi ve Mısırlı inkılapçı gençliği kınadığı için derhal istifa etmeye çağırdı.

Bildiride El-Ezher şeyhine, Mısırlı gençliğin hareketi haktaleplik suçundan kana bulandığı, oysa eğer biri suçsuz bir insanı katlederse, tüm beşeriyeti katletmiş olacağı, hatırlatıldı.

Bildiride, şeyhin Mübarek rejiminin cinayetlerine karşı suskunluğu hatırlatılarak, görevinden istifaya çağırıldı.



farsnews
 

Meryem

Komplike
İhvan Üyesi
Katılım
6 Tem 2006
Mesajlar
15,309
Puanları
113
Yaş
34
İslam, barış demekse ve barış İslam'ın mutlak bir getirisiyse, barış olan her yer İslam'ın bir parçası, İslam olan her yer barışın bir habercisiyse, ahir zamanın son demlerinin müslümanlara huzur ve barışla vadedildiği gerçeği daha bir anlamlı hale geliyor. İslam her yere barış, barış da her yere İslam getiriyor...
 

Okyanus

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
11 Şub 2008
Mesajlar
1,317
Puanları
0
Hüsnü gitti ordusu geldi.Gelen ordu kimin ordusu?Kim vardı bu ordunun tepesinde?İnşallah yeni bir Hüsnü çıkmaz.
 

Hikem

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
31 Ağu 2009
Mesajlar
6,073
Puanları
0
Bela Hüsnü'nün sonu

Bela Hüsnü'nün sonu



Yedi Bela Hüsnü filminde başrol oyuncusu Kemal Sunal, aba yaktığı Hüsniye'ye (Oya Aydoğan) kur yaparken zamk gibi yapışkan olduğuna dair şikayetler alır. Lakin oralı olmaz ve kendisinin 404'ten ve Japon yapıştırıcıdan daha etkili ve garantili olduğunu söyler. Hüsnü Mübarek de Mısırlılar tarafından zamka benzetilmiş ve 30 yıl garantili bir yapıştırıcı olduğu söylenmiştir. Yedi Bela Hüsnü'de Kemal Sunal, Robin Hood gibi bir halk kahramanı olmasına rağmen Mısır'ın yedi belalısı halkın düşmanı idi. Dolayısıyla 18 günlük gösteri ve nümayişlerden sonra Mısır halkı onu koltuğundan koparabildi ve zafer cumasıyla birlikte gösteriler kutlamalara döndü.

Halk, Mübarek'in devrilmesinden sonra dalgalandırdığı pankartlarda The End yani perde indi ifadelerine yer veriyorlar. Bu nasıl gerçekleşti? Başta halkın kararlılığı büyük rol oynadı.


Mesele müzakerelere kalsaydı Mübarek bir çıkış yolu daha bulur ve koltuğunu muhafaza ederdi. Vatan gazetesinin manşetine yansıttığı gibi Firavun giderayak Mısır halkına bir çalım daha yaptı. Ordunun da kendisini istemediğini görmezlikten geldi ve 10 Şubat gecesi aslında orduya da darbe yaptı.

Lakin bütün çırpınmaları ve çalımları ancak onu iktidarda bir gün daha tutabildi. Sonunda pılını pırtısını toplayarak saraylarını terk etti. 29-30 yılın sonunda halk kaynama ve taşma noktasına gelmişti ve 10 Şubat konuşmasıyla halkın da kendisini destekleyen Batılı başkentlerin de sabrını taşırdı. Bu son çırpınışı oldu.
n
Son gün 'yabancıların müdahalesine göz yummam ar ve ayıp olur' dediyse de aslında 30 yıldan beri bu yöndeki ayıplarını unuttu ve kimlerin kucağında bugünlere geldiğini görmezlikten geldi. 10 şubat yani iktidardaki son gününde, Eylül ayına kadar iktidarda kalacağını bir kez daha ve inatla söylemesiyle birlikte bütün dünyayı karşısına aldı ve aleyhinde birleştirdi.


Halkın sabrı taştı ve öfkesi tavan yaptı. Obama gibiler de 'son baltacı Mübarek'in sözlerinden alındılar ve bu ham sözleriyle birlikte Batılı dostlarını da küstürmüş oldu.

Sonunda onlar da tamamen tercihlerini halktan yana yapmak zorunda kaldılar. Akabinde İngiltere de Mübarek'in devrinin sona erdiğini ve çekilmesi gerektiğini açıkladı. Mübarek giderayak velinimetlerine de nankörlük etti. Halkı öfkelendirdiği gibi aynı zamanda Batılıları da psikolojik olarak kendisinden kopardı. Hilafı hakikat sözler sarf etti. Üçüncü Cuma günü muhteşem bir kalabalık Tahrir Meydanını doldurdu ve zafer namazlarını kıldılar.


Meydan Okuma Cumasında rejimi devirdiler. Cuma hutbesini irat eden Ezherli Hatip Muhammed Cibril 'ya Özgürlük meydanında özgürlüğümüzü tekrar kazanacağız ve geri alacağız ya da burada ruhumuzu teslim edeceğiz. Burası ya zafer alanımız ya da bu yolda kabrimiz olacak' dedi.

Bu sözler halkı daha da biledi ve galeyana getirdi. Ve bu son hamle Mübarek'in ayaklarını yerden kesti.
Hatip Muhammed Cibril, konuşmasında Mübarek'i Firavun'a halkı da Musa'ya benzetti. Firavun, halkı hala sindirmeye çalışıyordu. Firavun, Musa'nın doğmasına ve büyümesine ve tahtını sarsmasına engel olabilmek için bütün Musa adaylarını ve erkek çocukları öldürüyordu.

Lakin Musa'yı, daha sonra keder ve üzüntüsü olması için bilmeden kendi sarayında besledi, büyüttü.

Son Firavun Hüsnü de muhaliflerine göz açtırmadı ve hiçbir muhalifin serpilmesine imkan vermedi. Böylelikle ebedi olarak iktidarını muhafaza edeceğini düşündü. Lakin bütün önlemleri gençliğin feveranı karşısında sukut etti ve yerle bir oldu.

Halka sebat tavsiye eden Yusuf Karadavi de halkın zaferini paylaşarak ve kutlayarak 11 Şubat'ı sevinç günü ilan etti ve Tahrir Meydanının isminin 25 Ocak Devrimi olarak değiştirilmesini teklif etti. Hüsnü son günlerde yabancı parmağından ve anayasa değişiklerinden bahsetmeye ve bunlara tutunmaya çalıştı.

Bu girişimi de kendisine mal ederek halkın babası olduğu yönündeki hastalıklı tavrını sürdürdü. Halkın devrimine karşı yabancı parmağı ve anayasa değişikliği meselesini sütre ve payanda yapmak istedi. Lakin 'güç oyunu bozar' misali halk Mübarek'in oyunlarını bir bir bozdu ve Hüsnü'ye 'anayasanı da al da git' diye son sözünü söyledi.





Bush'a ayakkabı fırlatan Iraklı gazeteci gibi Mısır halkı da kırmızı kart anlamında Mübarek'e pabuçlarını gösterdi. Mısır halkı tarih yazdı. Tarihi günü yaşadı ve şimdi tarihi yeniden yazıyor. Bütün Firavun çalımlarına karşı 'Allahu Ekber ala külli zalim' narası attı. Firavun çalımına karşı Allahu Ekber diye meydan okudu.

Zalimler kendilerini yeryüzünün tanrıları sanıyorlardı ve Musa'nın misyonunu kuşanan ve devralan Mısır halkı ve kalabalıklar ise son Firavun'a 'kıral çıplak' dedi ve zemin sarsıldı ve Hüsnü kaçacak delik aradı. Mutlu son böyle geldi.
 

|SEÇKiN|

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
25 May 2010
Mesajlar
812
Puanları
43
Mutlu son böyle geldi.
Ben mutlu son'un geldiğine öyle kolay inanamıyorum ne yazık ki!
inanamıyorum; çünki mısır'da asıl macera yeni başlıyor...
tamam, yedi bela hüsnü gitti de, imanı, maneviyatı iğdiş edilmiş bir ülkede yedi belâ hüsnüden daha müspet birinin gelmesi çok zor gibi gözüküyor.
çünki sanırım yarım asırdan bu yana amerikan yardımıyla yemlenen, kursaklarında yeşil dolardan başka bişey olmayan bir ordunun hükümferma olduğu bir ülkede bir müslümanı, ya da islâmi tandanslı bir sistemi
getirebilmek son derece ütopik, hatta imkânsız gibi gözüküyor bana...

ihvan-ı müslimin'ın çapı kalibresi bundan böyle gösterebileceği ve ne elde edebileceği şimdi çok daha önem kazandı...

görelim mevlâ neyler, neylerse güzel eyler!
 
Üst